T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/261 Esas
KARAR NO : 2024/1139
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/09/2014
KARAR TARİHİ : 08/11/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/12/2024
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacının dava dışı .... adlı firmanın davalı şirketten olan 77.979,00 Euro alacağını 20/02/2012 tarihli temlikname ile temlik aldığını, davalı tarafın temlik tutarını ödemekten imtina etmesi üzerine icra takibi başlatıldığını ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin temlik eden firmaya hiç bir borcu bulunmadığını, alacağın dayanağı faturaların müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini, temlike konu bir alacağın olmadığını, bu nedenle geçerli bir temlikten söz edilemeyeceğini savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, temlik sözleşmesi kapsamındaki alacağın tahsili için başlatılan takibe karşı vaki itirazın iptali, takibin devamı ve %20 icra inkar tazminatının tahsili talebine ilişkindir.
-Mahkememizin 27/11/2015 tarih ... ssas .... karar sayılı ilamı ile "dava dışı temlik eden şirketin davalı ile arasındaki ticari ilişki kapsamında komisyon alacağının doğduğu, alacak tutarının takip tarihi itibariyle 77.397,26 Euro olduğu, geçerli temlik nedeniyle davacının temlik almış olduğu alacağı talep etme hakkının olup, alacağın likit bulunduğu" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
-Kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay .... Hukuk Dairesi’nin .... esas ... karar sayılı ilamı ile; "Dosya içerisindeki geçici iflas yöneticisi sıfatıyla düzenlenen 01/12/2011 tarihli bilirkişi raporunda dava dışı temlik eden .... şirketinin 2009 yılından beri kapalı olduğu, şirketle ilgili .... dosya numarasında kayıtlı acizlik/iflas açılış davasının bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda temlik eden şirketin iflas edip etmediği, iflas etmiş ise temlik tarihi olan 20/02/2012 tarihi itibarıyla temlik veren şirket yetkilisi ....'in temlik yetkisinin bulunup bulunmadığının araştırılmaması doğru değildir. Davanın dayanağı 20/02/2012 tarihli temliknamedir. Temlik alan davacı temlik tarihinde dava dışı temlik veren .... şirketinin davalıdan dava konusu miktar kadar alacaklı olduğunu ispatla yükümlüdür. Bilirkişi rapor ve ek raporlarına, davalının ticari defterler ve kayıtlarına göre davalı yan 31/12/1999 tarihi itibarıyla temlik veren şirkete 230,71 Euro borçlu gözükmektedir.Davalının bu miktardan daha fazla borçlu olduğunun usulüne uygun delillerle ispatlanması gerekir. Bilirkişi raporunda belirttiği üzere davalı ve temlik eden arasında düzenlenen protokolün 10. maddesinde öngörülen müşteri listesi ibraz edilememiştir. Bilirkişinin raporunda dayanak yaptığı 01/12/2011 tarihli rapor temlik edenin ticari defterlerine göre yapılan inceleme sonucu şirketin acizlik-iflas durumu nedeniyle düzenlenmiş olup, tek taraflı düzenlenen, dayanağı bulunmayan ve delillerle desteklenmeyen bu kayıt alacağın varlığını ispat için yeterli değildir. Davalının daha önce fatura düzenlediği şirketlerle ilgili birden fazla ihracat yapıldığı ve bu şirketler adına temlik veren şirketce düzenlenen komisyon bedellerine ilişkin faturaların da kabul edilmesi gerektiği görüşü soyut ve varsayıma dayanmaktadır. Bilirkişi tarafından davalının banka kayıtlarındaki hesaba gelen müşteri havaleleri ile dosyaya sunulan faturalardaki bilgiler karşılaştırılarak herhangi bir değerlendirme yapılmamış, genel ve soyut bir beyanda bulunulmuştur. Mahkemece temlik veren tarafından 3. kişilere düzenlenen faturalardaki malların davalı tarafından 3. kişilere ihraç edilip edilmediğinin tespiti için taraflardan malların yurtdışına ihracına ilişkin belgeleri sunmaları istenerek gümrük müdürlüğünden ihracat belgeleri getirtilerek tüm belgeler toplandıktan sonra dosyanın aralarında ithalat-ihracat ve gümrük mevzuatı konusunda uzman bir bilirkişinin de bulunduğu üç kişilik bilirkişi aracılığıyla davalının rapor ve ek raporlarına karşı yapmış oluduğu itirazlar da değerlendirilmek suretiyle düzenlenecek rapor doğrultusunda bir karar verilmesi" gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
-Mahkememizce usul ve yasaya uygun olan bozma ilamına uyma kararı verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
-Bozma kararı doğrultusunda davacı tarafa temlik belgesinin ibraz hususunda kesin süre verilmiş, gümrük kayıtları celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
-Mahkememiz dosyası Yargıtay bozma ilamı içeriğindeki bozma sebepleri dikkate alınarak rapor tanzim edilmesi için aralarında 2 mali müşavir, 1 ithalat-ihracat ve gümrük mevzuatı konusunda uzman bilirkişi heyetine tevdii edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 31/05/2019 tarihli raporda özetle; . davacı ... ın ... firmasının 77.979,00 EURO alacağını 1.500,00 EURO karşılığında satın almış ise de, davacı açısından ulacak doğuran 77.979,00 EURO tutar hakkedişine konu ihracat yapılan yurt dışı firmaların dava dışı .... firma müşterisi olduğu konusunun protokolün 10. Maddesi kapsamında davacı ispatına muhtaç olduğu, davalı yanın, davacı yana 498,38 Buro borcu görünmekle birlikte, dosyaya sunulan Yargıtay ilamında da atıf yapıldığı üzere davalının tespit edilen 230,71 Euro'dan daha fazla borçlu olduğunun ve sözleşmenin 10. Maddesinde de atıf yapıldığı üzere, davacı Müşterilerinin kim/kimler olduğu hususunun, davacı yanın ispatına muhtaç olduğu, Yargıtay ilamında da ifade olunduğu üzere, 2009 yılından beri kapalı olduğu tespit edilen .... şirkeli adına hareketle temlik veren kişinin 20.02.2012 tarihi itibari ile bu şirkeli temsile yetkisi olduğunun kurulumuzca da tespit edilemediği, Dava dışı .... şirketi adına temlik veren hakkında, davacı sayın vekilinin dosya ekine sunmuş olduğu 12.06.2017 havale tarihli dilekçe ceki belgeler incelenmiş ancak, temlik yetkisi hakkında açıkça bir ifadeye rastlanmamış olup, iş bu husus değerlendirmesinin, Muhkemeniz takdirlerinde olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Düzenlenen kök raporda davalının banka kayıtlarındaki hesaba gelen müşteri havaleleri ve dosyaya sunulan faturalardaki bilgiler karşılaştırmak suretiyle herhangi bir değerlendirmenin yapılmadığı anlaşılmakla, bu hususla birlikte davacı tarafın rapora itirazlarının dağerlendirilmesi amacıyla ek rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 30/01/2020 tarihli ek raporda özetle; davacı tarafından düzenlenip, davalı ticari defterlerinde kayıtlı 2007-2008 ve 2009 yılları toplamı komisyon faturaları toplamı 176.830,71€ olduğu, ancak komisyon fatura ekinde bulunan praforma faturalar incelendiğinde, bazı faturalarda yapılan ihracat iskontolarının komisyon hesaplanmasında dikkate alınmadığı için 8.426,58.€ fazla komisyon hesaplanmış olduğu, ihracat iskontoları dikkate alınarak hesaplama yapıldığında Komisyon tutarının 168.404,13€ olduğu, davacı tarafından düzenlenip, davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmayan ve gümrük beyanname listeleri ile doğrulaması yapılan 2007-2008 ve 2009 yılları toplamı komisyon faturaları toplamı 70.894,77 € olduğu, ancak komisyon fatura ekinde bulunan praforma faturalar incelendiğinde, bazı faturalarda yapılan ihracat iskontolarının komisyon hesaplanmasında dikkate alınmadığı için 3.848,64 € fazla komisyon hesaplanmış olduğu, ihracat iskontoları dikkate alınarak hesaplama yapıldığında Komisyon tutarının 67.046,13 € olduğu, davacı tarafından düzenlenip, davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmayan ve gümrük beyanname listeleri ile doğrulaması yapılamayan, davalı ticari defterlerinde ihracat teyidi yapılabilen 2008 ve 2009 yılları komisyon faturaları toplamı 304,80 € olduğu, davacı tarafından dosyaya sunulan praforma faturalarda Maliye onaylı fatura numaraları bulunmadığı için, davalı ticari defterlerinde de doğrulama yapılamayan 2008 ve 2009 yılları komisyon faturaları toplamı 55.517,30 € olduğu, ancak komisyon fatura ekinde bulunan praforma faturalar incelendiğinde, bazı faturalarda yapıları ihracat iskontolarının komisyon hesaplanmasında dikkate alınmadığı için 174,75 € fazla komisyon hesaplanmış olduğu, ihracat iskontoları dikkate alınarak hesaplama yapıldığında Komisyon tutarının 5.442,55 € olduğu, davacı tarafından dosyaya sunulmayan, ancak, düzenlenen diğer komisyon faturalarına esas yurt dışı firmalarından olması sebebiyle, A.H.L ve HALKALI Gümrüklerinden gelen beyanname listelerinden tespiti yapılan ihracatlara göre hesaplanan 2008 ve 2009 yılları komisyon toplamı 3.198,59 € olduğu, davalının banka kayıtlarındaki hesaba gelen müşteri havaleleri ve dosyaya sunulan faturalardaki bilgiler karşılaştırmak suretiyle bir değerlendirme yapılması istenmiş olduğu, bu doğrultuda yapılan incelemede davacı firmanın aracı olduğu firmalara yapılan hesaplanan ihracat rakamları toplamı olan 2.443.961,93 € ile dosyaya sunulan davalı .... Bankası banka ekstrelerinde görünen işbu yurt dışı firmalardan gelen bedeller toplamı olan 1.046.975,95 € arasında çok fark (1.396.985,98€) bulunduğu için faturalar ile bankaya gelen bedel eşleştirmesinin yapılamadığı, özetle, doğrulaması yapılan komisyon tutarının 242.738,74 € hesaplanmış olduğu, davalı tarafından davacı yana yapılmış olanı ödemeler toplamı olanı 176.600,€ düşüldükten sonra davacının alacağının 66.138,74 € kalmış olduğu, doğrulaması yapılamayan sadece davacının dosyaya sunmuş olduğu, praforma faturalarından yola çıkarak tespit edilen, praforma faturalarında Maliye onaylı fatura numaraları olmadığı için doğrulaması yapılamayan komisyon tutarının 5.442,55 € olduğu, doğrulama yapılamadığı için davacının komisyon alacağına dahil edilmemiş olduğu, davacı yan lehine karar alınması durumunda, icra takip tarihi olan 03/05/2012 tarihinden itibaren asıl alacağına, Davacının takip talebinde belirtmiş olduğu gibi, yıllık 48 faiz(Bankalarca Euro üzerinden açılan döviz tevdiyat hesaplarına uygulanacağı bildirilen azami faiz) talep edebileceği, davacı açısından alacak doğuran hakkedişe konu, ihracat yapılan yurt dışı firmaların dava dışı ... firma müşterisi olduğu konusunun "İhracat | belgeleri üzerinden tespit edilemediği” banka ve cari hesap kayıtları üzerindeki tespitlerin değerlendirmesi, muhterem Mahkemeniz takdirlerinde olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Alınan kök ve ek raporların Yargıtay bozma ilamı da nazara alındığında yeterli olmadığı anlaşılmakla dosyanın Yargıtay bozma ilamı içeriğindeki bozma sebepleri dikkate alınarak rapor tanzim edilmesi için aralarında 1 sektör, 2 mali müşavir, 1 ithalat-ihracat ve gümrük mevzuatı konusunda uzman bilirkişiden oluşan heyete tevdiine karar verilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 07/12/2020 tarihli raporda özetle; Yargıtay'ın bozma ilamında yer alan "..temlik veren tarafından 3. kişilere düzenlenen faturalardaki malların davalı tarafından 3. kişilere ihraç edilip edilmediğinin tespiti ”amacıyla, davacının ticari defterleri ile gümrük çıkış beyannameleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda gümrük beyannameleri ile ticari defterler karşılaştırıldığında bir kısım ihracat bedellerinin davalı tarafından ticari defterlere kayıt edilmemiş olduğunun anlaşıldığı, davalı defterlerinde kayıtlı olmayan ancak gümrük çıkış beyannameleri ile varlığı tespit edilen satışlar dikkate alındığında .... firmasının davalıdan alacağı tutarın 80.846,16 Euro olarak hesaplandığı, ancak, davalının düzenlediği faturalar ile beyanname tutarları arasında (256.884,39 Euro— 244,396,19 Euro—) 12.488,20 Euro tutarında farkın mevcut olduğu, bu farkın davalının müşterilere fatura bedeli üzerinden 010 iskonto yapmasından kaynaklandığı, davalı ile ....... firması arasındaki sözleşmenin 6. maddesi uyarınca, .......'nun alacağı komisyon hesaplanırken fatura bedellerinin değil, davalının yapmış olduğu gerçek satış bedeli olan (iskontolu (010) satış bedeli üzerinden) hesaplanması gerektiği, bu durumda iskonto düşülmüş hali ile hesaplanan komisyon tutarı 67.796,19 Euro olarak hesaplandığından, takip tarihi itibariyle talep edilebilecek ana para alacağının bu bedel olarak kabul edilmesi gerektiği, davacı açısından icra inkar tazminatı talep etme şartlarının da doğduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Tarafların kök rapora ilişkin beyan ve itirazların değerlendirilmesi amacıyla ek rapor düzenlenmek üzere dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 14/07/2021 tarihli ek raporda özetle; yapıları itirazlara ilişkin taraflarca herhangi bir somut belge ibrazında bulunulmadığından bu aşamada kök rapordaki kanaatlerde bir değişikliğe gidilmediği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Mahkememizce taraflarca bilgi ve belge ibraz edilmemesi, uyulmasına karar verilen Yargıtay ilamında yer verilen bozma gerekçelerinden birinin de dava dışı temlik eden ..... şirketinin iflas edip etmediği, iflas etmiş ise temlik tarihi olan 20/02/2012 tarihi itibarıyla temlik veren şirket yetkilisi .... 'in temlik yetkisinin bulunup bulunmadığı hususunda inceleme ve araştırma yapılması gerektiği olmakla dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelere göre bu hususunun açıklığa kavuşmadığı kanaatine varılarak "dava dışı temlik eden ... şirketinin iflas edip etmediği, iflas etmiş ise hangi tarihte iflas ettiği ve 20/02/2012 tarihi itibarıyla şirketi temsil ve ilzama yetkili kişi veya kişilerin kim olduğu" yönündeki tereddütün giderilmesi amacıyla Almanya'da bulunan ilgili resmi makamlar nezdinde yapılacak yazışmalar neticesinde elde edilecek bilgilerin Mahkememize bildirilmesi için Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü'ne müzekkere yazılmasına karar verilmiş, yapılan yazışmalar neticesinde istinabe evrakları temin edilmiş, çevirileri yapılarak dosya arasına alınmıştır.
-Temin edilen istinabe evraklarında Mahkememizin talebi doğrultusunda tanık olarak .... ile ..... 'in ifadelerine yer verilmiş;
-...'in Alman adli makamları huzurunda alınan beyanında; "Hayır. Temlik beyanını ben düzenlemedim. Ayrıca ben kayyum da değildim, ne birinci, ne de ikinci, sadece ....'nın iflas başvurusu davasında iflas mahkemesi tarafından görevlendirilen bilirkişiydim. Bilirkişi sıfatımla temlik beyanlarını yasal geçerli nitelikte imzalamam zaten mümkün değildi.Iflas davası devam eden süreçte açılmadı. Yetersiz aciz varlıkları nedeniyle dava reddedildi ve benim de bilirkişiolarak görevim böylece sonlandı. Burada ibraz edebileceğim herhangi belgeye sahip değilim." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
-....'in Alman adli makamları huzurunda alınan beyanında Bakırköy Mahkemesinde görülen dava dosyasının esasını oluşturan, devreden tarafın "....." ve devralan tarafın "..." olduğu, 20.02.2012 tarihinde "... Deri San. Tic. Ltd. tarafından ...'a devredilmesi öngörülen 77.979,00 Euro tutarında alacak hakkında 20.02.2012 tarihli temlik beyanı birinci kayyum sıfatıyla Hukuk Avukatı ... tarafından mı, yoksa şirketin son kayyumu olan ... tarafından mı düzenlendi? sorusuna; "Evet, o tarihte "......" şirketi adına bu temliği ben verdim." şeklinde beyanda bulunduğu, Mahkeme tarafından tanığa, temlik tarihinde hazırlanan temlik vekaletnamesi ile ilgili, varsa eğer, düzenlendiği hali ile, bilgi ve belgeye sahip olup olmadığının sorulması üzerine; "evet, temlik beyanının bir nüshası yanımda. Ayrıca, o tarihte şirketin henüz sicilden silinmediğini gösteren ve benim ilgili temlik beyanını vermeye yetkili olduğumu ispatlayan, Wuppertal Ticaret Odasının Ticaret Sicil Belgeside yanımda." şeklinde beyanda bulunulduğu görülmüştür.
-Yukarıda yer verilen açıklamalar, Yargıtay bozma ilamı, alınan bilirkişi raporları kapsamında Mahkememizce yapıaln değerlendirmede; öncelikli olarak bozma ilamı doğrultusunda dava dışı temlik eden .... şirketinin son kayyumunun ...... olduğu, dosyada mevcut bilgi ve belgelerin bu hususu doğruladığı, istinabe yoluyla tanıklığına başvurulan ......'in 20/02/2012 tarihli temlik işlemini doğruladığı ve bu belgedeki yetki ve imzasını inkar etmediği, bu haliyle davacı yanın geçerli bir yazılı temlik belgesine dayanarak iş bu davayı ikame ettiği Mahkememizce kabul edilmiştir.
-Yine yukarıda yer verilen bozma gerekçeleri kapsamında davalı ile temlik eden arasındaki protokolün 10. Maddesi uyarınca müşteri listeleri incelenmiş, gümrük kayıtları dosya arasına alınmış, bilirkişi raporunda davalının banka kayıtlarındaki hesaplarına gelen müşteri havaleleri ile fatura bilgileri karşılaştırılmış, bu çerçevede ve bozma ilamında yer alan hususlarla bağlı kalınarak; davalı defterlerinde kayıtlı olmayan ancak gümrük çıkış beyannanmeleri ile varlığı tespit edilen satışlar dikkate alındığında dava dışı ....... firmasının davalı yandan 80.846,16 Euro alacağının bulunduğu, ancak davalının düzenlediği faturalar ile beyanname tutarları arasında 12.488,20 Euro fark olduğu, bu farkın da davalının müşterilerine iskonto yapmasından kaynaklandığı, bu haliyle dava dışı şirketin davalıdan gerçek satış bedelleri tutarınca 67.796,19 Euro talep edebileceği Mahkememizce kabul edilmiştir.
-Bu kapsamda davacı tarafça geçerli bir temlik sözleşmesine dayanılarak iş bu davanın ikame edildiği, 20/02/2012 tarihli temlik sözleşmesi uyarınca dava dışı ....... firmasının 67.796,19 Euro'luk alacağı yönünden açılan bu davanın yerinde olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne, icra takibine yapılan itirazın kısmen karar vermek gerekmiştir.
-Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
-Buna göre davalı borçlu tarafından sözleşme, temlikname ve gümrük kayıtları ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
-Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı takip dosyasında davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 67.046,13 Euro asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı kanun uyarınca devlet bankalarının Euro cinsinden açılmış 1 yıllık vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz üzerinden devamına,
-Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen miktarın %20'si üzerinden hesap edilen 31.458,04 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Fazlaya ilişkin taleplerin reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 10.826,93-TL karar ve ilam harcından peşin harç olarak alınan toplam 2.210,05-TL harcın mahsubu ile bakiye 8.616,88- TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından peşin harç olarak yatırılan 2.210,05-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama sırasında yatırılan 24,30 TL başvurma harcı, 1.052,15-TL bozma öncesi masraf, 155,80 bozma sonrası tebligat ve posta gideri, 765,90-TL çeviri masrafı, 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, olmak üzere toplam 7.998,15-TL yargılama giderinden davanın kabul red oranına (%85,95) göre hesap edilen 6.875,03-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafça yargılama sırasında sarf edilen 6.000,00 TL bilirkişi ücreti, 140,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 6.140,00 TL yargılama giderinden kabul red oranına (%14,05) göre hesap edilen 862,19-TL'nin davacıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddine karar verilen miktar üzerinden hesap edilen 25.695,30-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde mahkememize müracaatla YARGITAY yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.08/11/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır