T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2017/829 Esas
KARAR NO: 2018/46
DAVA: Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin)
DAVA TARİHİ: 15/09/2017
KARAR TARİHİ: 17/01/2018
G.KARAR YAZIM TARİHİ: 19/01/2018
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ... Tic. Aş'nin %25 payına sahip kurucu ortağı olduğunu, bu şirketin esas sözleşmesinin 8c maddesi gereğince ortaklardan hiç birinin yönetim kurulunun onayı olmaksızın paylarını devredemeyeceğini, devretmek istemesi halinde diğer ortakların ön alım hakkı bulunduğunu, sözleşmenin bu hükmüne göre uygun olarak yapılmayan devirlerin geçersiz olduğunu, davalı ...'ın müvekkiline herhangi bir bildirim yapmadan, ön alım hakkının kullanıp kullanmayacağına ilişkin süre tanımadan %25 hissesini diğer davalı ... Anonim Şirketine devrettiğini, bu durumun 15/06/2017 tarihli genel kurul toplantısında öğrendiklerini, daha öncesinde bu yönde duyum aldıklarını ve bunun üzerine 12/06/2017 tarihli noter ihtarnamesinin gönderildiğini, buna rağmen kendilerine ön alım hakkının kullanılması hususunda süre tanınmadığını, devir işleminin yok hükmünde olduğunu, hisse devrinin 325.000-TL'ye yapıldığını belirterek hisselerinin geçerliliği yönetim kuruluna dayanıp dayanmadığını, dayanmadığının tespitine yönetim kurulu kararının TTK'nun 391. Maddesine aykırı olması nedeniyle batıl olduğunun tespitine ve iptaline pay devrinin geçersizliğinin tespiti ile iptaline, ön alım hakkına dayalı olarak güncel devir bedelinin tespiti ile mahkeme veznesine depo edilmesi karşılığında müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP; davalı ...A.ş. Cevap dilekçesinde özetle; davacının hisselerini 2017 yılının başlarında öğrendiğini, davacının devre yanaşmadığını, bunun karşılığında devir yapıldığını, bu aşamada ön alım hakkı kullanılmasının HMK'nun 2. Maddesine göre dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, 6102 sayılı yasanın 492. Maddesi gereğince esas sözleşme ile devredilebilirlik şartlarının ağırlaştırılamayacağını, şirketin buna uygun olarak sözleşme değişikliği yapmadığından sözleşmenin 8. Maddesinin geçersiz hale geldiğini, ayıraca devir bedelinin 1.500,000-TL olduğunu, bu miktarın ödendiğini ispat edileceğini, devrinde usulüne uygun olarak ortaklar kurulu defterine işlendiğini beyan etmiştir.
Davalı ...A.Ş. Cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmamış olduğunu, HMK'nun 733. Maddesi gereğince öğrenme tarihinden itibaren 3 ay, her halükarda 2 yıl içerisinde kullanılması gerektiğini, hisse devrinin 03/04/2017 tarihinde yapıldığını, davacının hisselerini bildiğini, dava dilekçesinde 15/06/2017 tarihinde öğrendiğini kabul ettiğini, 3 aylık sürenin dolmuş olduğunu, davacı ile ...'ın kardeş olduğunu, akrabalık ilişkisi nedeniyle devri daha önceden bildiğini, bunu bilmediğini ileri sürmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, daha konusu payların borsaya kote edilmemesi nedeniyle TTK'nun 493. Maddesi gereğince devrinin yapılacağını, esas sözleşme ile bu durumun ağırlaştırılmasının yasaya aykırı olduğunu, davacının genel kurul toplantısında muhalefet etmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... dava dilekçesinde özetle; davacının iddialarının gerçek olmadığını, hem şirket ortağı hem de kardeşi olan hissedarın hissesini devretmesinden haberdar olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davanın 3 ay içerisinde açılmadığını, davacıya teklif yapıldığını ancak kendisinin devralmadığını, TTK'nun 493. Maddesi gereğince sözleşmede ki sınırlamanın geçersiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, anonim şirket hisselerinin geçerli olup olmadığı, şirketin esas sözleşmesinde bulunan ön alım hakkı nedeniyle devrin geçersizliğinin tespiti ve ön alım hakkının kullanılmasına ilişkindir.
Tüm dosya kapsamından; davacı açmış olduğu dava ile davalı ...'ın davalı ... Aş'den bulanan %25 hissesinin diğer davalı...A.Ş.'ye devrettiğini, devrin esas sözleşmenin 8c maddesine aykırı olduğunu belirterek bu aykırılığın tespiti ile ön alım hakkını kullandığını belirterek bedeli depo edilmek üzere kendisine devrini talep etmiştir. Davacı taraf 11/12/2017 tarihli cevap dilekçelerine karşı beyanında ise; hisselerine ilişkin yönetim kurulu kararlarının iptallerine, ön alım hakkı gereği hissenin kendi adına tescili ile usulsüz hisse devrinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; her ne kadar dava dilekçesinde tespit talebi de bulunmakta ise de, tarafların ön inceleme duruşmasına kadar iddia ve savunmalarını değiştirip genişletebilecekleri, davacının da son beyanı dikkate alındığında davalılar arasındaki hisselerinin iptali, ön alım hakkının kullanılarak 325.000-TL'nin devredene ödenerek hissenin kendisi adına tescil edilip edilemeyeceği hususundadır.
Ön alım hakkının kullanılmasına gelince; ön alım hakkı esasen TMK'nun 732. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre paylı mülkiyette bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını tamamen veya kısmen 3. Kişiye satması halinde diğer paydaşlar ön alım hakkını kullanabilirler. Yine TBK'nun 237 ve devamı maddeleri de ön alım hakkının kullanılmasına ilişkin hükümler bulunmaktadır. TBK'nun 237. Maddesinde sözleşmenin şekli, 238. Maddesinde süresi, 240. Maddesinde ön alım hakkının kullanılması ve devamı madde de ise koşulları düzenlenmiştir. TBK'nun 240. Maddesine göre ön alım hakkı, taşınmazın satışı ya da ekonomik bakımdan satışa eş değer her türlü işlemin yapılması halinde kullanılabilir.
TMK'nun ve TBK'nun yukarıdaki hükümleri gereğince, dava konusu olayımızı değerlendirdiğimizde davalı ...A.Ş.'nin hissedarlarından olan ...'ın hissesini, diğer hissedar olan ... A.Ş.'ye devrettiği, netice itibariyle şirket hissedarları arasında bir devir söz konusu olduğu anlaşılmaktadır. TMK'nun 732. Maddesinde açıkça 3. Kişilere devirde ön alım hakkının kullanılacağı belirtilmiştir. Her ne kadar Borçlar Kanunu'nun belirtilen hükümlerinde açıkça bu durum belirtilmese de TMK'nun 732. Maddesi ile birlikte değerlendirildiğinde ön alım hakkının 3. Kişilere karşı devirlerinde kullanılacağını kabul etmek gerekir. Ön alım hakkının kurum olarak mantığında da bu husus yatmaktadır. Hedeflenen hissedarlar arasına yabancı bir ortağın girmesinden önce diğer ortakların bu hakkı kullanmasıdır. Aksine düşünüldüğünde hissedarlar arasında yapılan satışta da diğer hissedara bu hak tanındığında TMK'nun 2. Maddesindeki hakkın kullanımında iyi niyet ilkelerine göre hareket etme kurallarına riayet edilmemiş olacaktır. Dava konusu olayımızda da celp edilen sicil kaydı ve CD içeriğinde devir alan ... A.Ş.'nin 2014 yılından beri şirketin hissedarı olduğu, bu hissedarın dava konusu uyuşmazlığı teşkil eden yeni bir hisseyi devraldığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla hisse devir alan 3. Kişi konumunda değildir. Bu haliyle hissedarlar arası, hisse alım satımında ön alım hakkının kullanılması mümkün olmadığından açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar davacının yukarıda değinilen cevaba cevap dilekçesinde iddiasını değiştirerek sınırladığı sabit ise de, hisse devrinin tespitine ilişkin talebini değerlendirdiğimizde de; hisse devredilen şirketin anonim şirket olduğu, devre ilişkin yasal prosedürlerin uygulandığı, şirket yönetim kuruluna bildirildiği ve karar alınarak pay defterine işlendiği, devirde bir usul ve yasaya aykırılık olmadığı anlaşılmıştır.
Tüm bu hususlar dikkate alındığında davacının davası yerinde olmadığından reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere:
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Alınması gerekli 35,90-TL red harcının peşin yatırılan 31,40-TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 4,50-TL eksik harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden davalılar yararına takdir olunan 2.180,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
5-Davalı ...tarafından sarf edilen tebligat ve müzekkere masrafı olan 13,40-TL nin davacıdan alınarak davalı ...ye verilmesine,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. 17/01/2018
Başkan ...
¸
Üye ...
¸
Üye ...
¸
Katip ...
¸