T.C.
BAKIRKÖY
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/106
KARAR NO: 2018/59
DAVA: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/01/2018
KARAR TARİHİ: 26/01/2018
G. KARARIN YAZIM TARİHİ: 26/01/2018
TALEP :Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin eşi ...'ün müteahhitlik işi ile uğraştığını, 2010 yılı sonlarında sahibi olduğu ... Yapı İnş. Ltd. Şti. İçin davalı ...'e ait olan ... Ltd. Şti.'nden toplamda 51.200,00-TL tutarında PVC alımı yaptığını, bu alıma ilişkin bazı fatura suretlerinin kendilerinde mevcut olduğunu, söz konusu faturalarda belirtildiği şekilde malların fatura tarihinde teslim edildiğini, tarafların ödemenin ileri tarihte yapılacağı konusunda anlaştıklarını, müvekkilinin hesabından eşinin borcuna karşılık ve gelecekteki alımın devam edeceğine duyulan güvenle, ileri tarihli olarak davalının lehine 132.500,00-TL'lik çekin, şahsi güvence olarak keşide edildiğini, bu çekin ...Bankası'nın ... nolu 30/05/2012 vade tarihli 132.500,00-TL tutarındaki çeki olduğunu, müvekkilinin eşinin ticari ilişkilerinin beklenmeyen bir şekilde zarar gördüğünü ve bu nedenle ... Ltd. Şti'nin ticari hareket hacminin daraldığını, beklenen projelerin gerçekleşmemesi nedeniyle davalıya ait şirketten beklenenden az alımın yapılacağının anlaşılması üzerine müvekkilinin eşinin şifahi olarak davalı ile irtibata geçtiğini, verilen senedin iadesini talep ettiğini, buna karşılık yapılan iş için ve devam edecek olan işler için aynı mahiyette şahsi güvence olarak 80.000,00-TL tutarında çek vereceğini söylediğini, davalının bu anlamda kendi lehine müvekkilinin hesabından ... Bankası ... nolu 30/10/2012 vade tarihli 80.000,00-TL tutarında çeki teslim aldığını, ancak aralarındaki anlaşmaya uymayarak 132.500,00-TL tutarındaki çeki iade etmediğini, söz konusu çeki zorla alıkoymaya devam ettiğini söz konusu olaylarla ilgili olarak müvekkilinin hesabından eşinin 51.200,00-TL tutarındaki borcuna karşılık olarak toplamda 212.500,00-TL tutarında ödemenin yapıldığını, davalının haksız yere müvekkilinin hesabından 161.300,00-TL fazla tahsilat yaptığını, davalının müvekkilinin mal varlığından haksız olarak sebepsiz zenginleştiğinden bahisle bilirkişi marifetiyle hesaplanacak tutardan fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile şimdilik 5.000,00-TL alacağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, Küçükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış olup, mahkemece uyuşmazlığın kambiyo senedinden doğduğundan bahisle görevsizlik kararı verilerek mahkememize gönderilmiştir.
6102 Sayılı T.T.K.'nun 4. maddesinin 1. fıkrası 6335 Sayılı Yasanın 1. maddesi ile değiştirilerek ticari davalar her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları, T.T.K.'nun 4. Maddesinin a bendi gereğince T.T.K.'nun dan kaynaklanan davalar, T.T.K.'nun 4. maddesinin b, c, d, e, f bentlerinde sayılan davalar ve diğer özel kanunlarda Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu kararlaştırılan davalar ticari dava olarak Ticaret Mahkemelerinde görülecektir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Küçükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından uyuşmazlığın kambiyo senedinden doğduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş ise de, davanın davalı ile davacının eşi arasındaki ticari ilişki nedeniyle borcuna mahsuben davacı tarafından yapılan fazla ödemenin sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince iadesi istemine ilişkin olduğu, uyuşmazlığın kambiyo senedine değil, taraflar arasındaki temel ilişkiye dayandığı ve bu sebeple mahkememizin görev alanında olmadığı anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine, davaya bakmaya görevli mahkemenin Küçükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmiş ve aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçeye istinaden,
1-Davanın HMK 115/2 maddesi gereğince aynı kanunun 114/1-c maddesinde, belirtilen görev dava şartı noksanlığı nedeneyle usulden REDDİNE, mahkemenin görevsizliğine,
2-Davaya bakmaya görevli mahkemenin Küçükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna,
3-Küçükçekmece ... Asliye Hukuk Mahkemesinin .... Esas ... Karar sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilmiş olmakla, mahkememiz nezdinde verilen görevsizlik kararının istinaf denetiminden geçmeden kesinleşmesi halinde olumsuz görev uyuşmazılığının tayini için dosyanın yargı yerinin belirlenmesi amacı ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine re'sen gönderilmesine,
Dair tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.26/01/2018
Katip ...
Hakim ...