T.C.
BAKIRKÖY
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/20
KARAR NO: 2018/101
DAVA: Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 04/01/2018
KARAR TARİHİ: 24/11/2014
KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 13/02/2018
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; davacının diş hekimi olup eşi ve 2 küçük çocuğu ile birlikte davalının Frankfurt-İstanbul seferini yapan uçağıyla saat 22.30 civarında Atatürk Havalimanına iniş yapıldığını, bagaj alım bölümüne geçtiğini, valizlerini aldığını ancak çocuk pusetini almak için görevli personele danıştığını, kırılacak eşya bölümünden alabileceğinin söylendiğini, ancak anılan bölümde uzunca süre beklemesine rağmen personelin ilgilenmediği, kaba ve ilgisiz tavırları nedeniyle kayıp eşya bölümüne yöneldiğini, arada geçen sürede kayıp bagajı ile ilgili bilgi verilmediğini, personel tarafından kaba davranıldığını, geçen sürede kendisinin zor durumda kaldığını, eşi ve çocuklarının yorulduğunu, çocuklarının yaralanmasına sebep olunduğunu, çocuklarını eşyaların üzerine oturttuğunu, çocuklarının saatlerce bekleyiş sonucu düşüp yaralandığı, kayıp eşya bölümündeki personel tarafından da kühtah tavırlara maruz kaldığını, en son 09.12.2013 tarihinde saat 03.00 civarında havalimanı adli hizmetler büro amirliğine gelerek yaşadığı mağduriyetle ilgili ifade verdiğini, bu olayların davacı ve aile fertlerinin fiziksel ve psikolojik yorgunluğa, üzüntüye sebebiyet verdiğini, davalının üstlendiği taşıma borcunu yerine getirmediği gibi psikolojik olarak da mağduriyetine sebebiyet verildiğini, ailecek küçük çocuklarıyla güzel bir tatil sonucunda karşılaşmış oldukları muamele sonucunda psikolojik olarak yaşadıkları çöküntü olduğunu, Türk Sivil Havacılık Kanunu ve Montreal 1999 Konvansiyonu'na göre davalının sorumlu olduğunu, ayrıca BK hükümlerine göre de sözleşmeden dolayı davalının edimini gereği gibi ifa etmemesi sebebiyle oluşan zararları gidermekle yükümlü olduğunu belirterek 20.000,00 TL manevi tazminatın 08.12.2013 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; bebek arabasının 11.12.2013 tarihinde teslim edildiğini, bagaj teslimi sırasında yaşanan aksaklıktan ötürü personel tarafından yardımcı olunmaya çalışıldığını, davacının agresif tutumuyla yaşanan aksaklığı kendi personellerine mal edildiğini, çözüm imkanı tanımayan davacının sonradan manevi tazminat talebinin hakkaniyete aykırı olduğu, bagajın geç teslimi nedeniyle sorumluluklarının sınırlı olduğunu, Montreal Konvansiyonu'nda bagajın geç teslimi nedeniyle bir manevi tazminata hükmedileceğine ilişkin bir hükmün olmadığını, manevi tazminat şartlarının oluşmadığını, bagajın tek başına teslim edilememesinin manevi tazminat gerektirmediğinden bahisle açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce verilen karar Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 27/09/2017 tarih, 2016/2518 Esas, 2017/4773 karar sayılı ilamı ile bozularak mahkememize gönderilmiş, mahkememizce usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunmuştur.
Dava havayolu ile yolcu taşıma ilişkisinden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.
28.05.2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 sayılı Yasa'nın 3/k maddesinde "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" tüketici, 3/ı maddesinde ise "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" tüketici işlemi olarak tanımlanmıştır. Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasının engelleyemeyeceğine değinilmiştir. HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda; davanın açıldığı 24/11/2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlüğe girdiği, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu taşıma işleminin de tüketici işlemi sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmakla davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, mahkememizin görevsizliğine, dosyanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde görevli Bakırköy Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın dava şartı yokluğundan REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
Dosyanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde görevli Bakırköy Tüketici Mahkemesine gönderilmesine,
2-01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli Bakırköy Tüketici Mahkemesine gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğine, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
3-6100 sayılı HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceğine; şayet görevsizlik kararından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine mahkememizin dosya üzerinden bu durumu tespiti ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkum edeceğine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde mahkememize müracaatla Yargıtay yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. 12/02/2018
Katip ...
Hakim ...