T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/288 Esas
KARAR NO: 2018/1034
DAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/03/2018
KARAR TARİHİ: 22/11/2018
Mahkememizde açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkili ile davalı arasında mezkur sözleşme uyarınca davalı tarafın 10/03/2018 tarihine kadar kendisinden beklenen borcunu ifa edeceğini, aksi takdirde müvekkili tarafından ileri sürülecek ödemeden men talebinin davalı lehtar tarafından kabul edileceğini bir diğer deyişle keşide eidlen çeklin ödeme tarihinde tahsil edilemeyeceğinin kararlaştırıldığını, söz konusu sözleşme gereğince müvekkili şirketinin üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirdiğini, bu anlamda çeki davalıya teslim ettiğini fakat davalı tarafın kumaşları müvekkili şirkete teslim etmediğini, sürekli müvekkilini oyaladığını, davalı tarafın 2500 kumaş borcunu 10/03/2018 tarihine kadar ifa etmesi gerekirken bu taahhüdünü yerine getirmediğini ve müvekkilinin mağduriyet yaşadığını beyan ederek dava konusu çekin ödenmesini engeller mahiyette ve muhtemel icra takiplerinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir ve davanın kabulü ile davalılara borcunun olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar usule uygun davetiye tebliğine rağmen cevap dilekçesi de sunmamışlardır.
Davalılar ön inceleme duruşmasındaki ortak beyanlarında; ... ile beraber parça kumaş alıp satma konusunda birlikte ticaret yapmaya karar verdiklerini, ..... ilk parti 23.600 TL'lik kumaş aldıklarını, karşılığında dava dilekçesi ekindeki çek teslim sözleşmesinde bahsedilen 25.000 TL'lik keşidecisi davacı olan kendilerinin de ciro ettikleri çeki .....'a verdiklerini, söz konusu kumaşların yaklaşık 13.000 TL'lik kısmını sattıklarını ve parasını davacıya teslim ettiklerini, davacının bu parayı aldıktan sonra bir daha dükkana gelmediğini, dükkan kirasının da üzerlerinde kaldığını, daha sonra çek bedelini vadesinde ödeyemeceklerini anlayınca davacı ile bir araya geldiklerini ve dava konusu çekin ödemesinin durdurulması için yani bankaya yazdırılmaması için davacı ile aralarında dava dilekçesinin ekindeki çek teslim sözleşmesini hazırladıklarını, satamadıkları kumaşların parasını da ödeyemedikleri için 6.000 TL'lik kısmını .....'a geri verdiklerini, ayrıca bu 6.000 TL'lik kumaşa karşılık .....'ın davacının hesabına ödeme yaptığını beyan etmişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava İİK'nun 72. Maddesine istinaden açılmış Menfi Tespit davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu çekin davacı tarafından 2.500 kg kumaş karşılığında davalılara teslim edilip edilmediği, davalıların kumaş teslimatını yapmamaları nedeniyle çekin bedelsiz kalıp kalmadığı, bu nedenle davacınn davalılara dava konusu çek nedeniyle borçlu olup olmadığı hususlarındadır.
Dava konusu çekin ibraz ve ödemelerine ilişkin bilgi ve belgelerle arka ve önlü bir suretinin gönderilmesi için....bank .... Şubesine müzekkere yazılmış, müzekkerenin tekikinden dava konusu çekin ibraz edildiği ve karşılıksız işlemi gördüğü, 09.04.2018 tarihinde ...... Şubsinden 1.600 TL taahhüt bedeli ödendiği, çek, dekont ve kimlik bilgilerinin müzekkere ekinde gönderildiği bildirilmiştir. Dava konusu çek incelendiğinde, 20/03/2018 keşide tarihli, 25.000,00 TL bedelli olduğu keşidecisinin davacı ... olup hamiline düzenlendiği, cirantaların sırasıyla davalı ..., davalı ......, dava dışı ....., ..... - ....olduğu, ....tarafından bankaya ibraz edilerek çek garanti bedelinin tahsil edildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde sunduğu çek teslim sözleşmesi incelendiğinde, imâlatçı ...'un 11/12/2017 tarihinde dava konusu çeki 2.500 kg kumaş karşılığında davalılara verdiği, 10/03/2018 tarihine kadar çekin karşılığının verileceği, verilmediği takdirde çekin ödenmeyeceği ve bankadan tahsili yapılamayacağı, çekin keşidecisi tarafından ödemeden men edileceği, çekin bu sözleşme karşılığında davalılara verildiği hususlarının yazılı olduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirildiğinde,
Yapılan yargılama, davacı tarafın iddiaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacı tarafça davalılara verildiği iddia olunan çekin teminat amacıyla mı verildiği, yoksa borç karşılığı düzenlenen ve ödeme aracı olarak düzenlenmiş bulunan bir senet mi olduğu noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. Menfi tespit davalarında genel kural, alacaklı olan davalı tarafın alacağını ispatlaması olmakla birlikte, kambiyo senedine dayalı menfi tespit davalarında ise bu kuralın istisnası olarak davacı söz konusu senet sebebiyle borçlu olmadığını yada bu senedi ödediğini, borcun ifa edildiğini yada zaman aşımına uğradığını ispatlamakla mükelleftir. Dolayısıyla ispat külfeti davacı borçludadır. Ancak, senedin ihdas (düzenlenme) sebebi davalı tarafça talil edildiği taktirde yada senedin bir şeyin teminatı için verildiği düzenlendiği takdirde, bu kez ispat külfeti tekrar alacaklı davalıya geçmekte ve ispat külfeti yer değiştirmektedir. Kambiyo senetleri kural olarak düzenleme sebepleri yazılmamışsa mevcut bir borcun ödenmesi için düzenlenmektedir. Bu borcun doğumu da ya nakden olmakta yada malen olmaktadır. Ayrıca kambiyo senetleri mevcut bir borcun ödenmesi için düzenlenmeyip, bir hukuki ilişkide üstlenilen bir edimin ifasını temin amacıyla teminat amaçlı da düzenlenebilir. Teminat amaçlı kambiyo senedi düzenlendiği takdirde bunun hangi amaç için verildiği, ya teminat senedinin üzerine yazılmalı, yada ayrı bir sözleşme ile bu senedin hangi hukuki ilişkinin teminatı olduğuna ilişkin bir düzenleme yapılmalıdır. Davalı borçlular tarafından dava konusu çekin davacıyla birlikte yapmaya karar verdikleri kumaş alım satım işi kapsamında dava dışı .....'dan aldıkları kumaş bedeli olarak dava dışı .....'a verdiklerini, söz konusu kumaşların yaklaşık 13.000 TL'lik kısmını sattıklarını ve parasını davacıya teslim ettiklerini, davacının bu parayı aldıktan sonra bir daha dükkana gelmediğini, dükkan kirasının da üzerlerinde kaldığını, daha sonra çek bedelini vadesinde ödeyemeceklerini anlayınca davacı ile bir araya geldiklerini ve dava konusu çekin ödemesinin durdurulması için yani bankaya yazdırılmaması için davacı ile aralarında dava dilekçesinin ekindeki çek teslim sözleşmesini hazırladıklarını, satamadıkları kumaşların parasını da ödeyemedikleri için 6.000 TL'lik kısmını .....'a geri verdiklerini, ayrıca bu 6.000 TL'lik kumaşa karşılık .....'ın davacının hesabına ödeme yaptığını iddia etmişlerse de, dava dilekçesi ekinde sunulan davalılarca inkar edilmeyen çek teslim sözleşmesi ve davalıların yukarıdaki iddialarını ispatlayacak yazılı bir delil sunamamaları dikkate alındığında, söz konusu çekin davalılar tarafından davacıya teslimi yapılması gereken 2.500 kg kumaş karşılığında davalılara davacı tarafından verildiği, davalıların davacıya 2.500 kg kumaş teslim ettiklerine ilişkin de bir delil sunamadıkları, sundukları bir kısım imzasız ve dava konusu ile doğrudan bağlantısı tespit edilemeyen defter sayfalarının davalıların iddialarını ispatlar nitelikte bulunmadığı değerlendirilmekle, bu bağlamda davacının kendisine teslimi yapılacak 2.500 kg kumaş karşılığında dava konusu çeki davalılara verdiği kumaş teslimatı ispatlanamadığından çekin bedelsiz kaldığı anlaşıldığından, söz konusu çek sebebiyle davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KABULÜNE,
Dava konusu....bank .... Şubesi'ne ait ...... seri numaralı 20/03/2018 ödeme tarihli, keşide yeri İstanbul olan, 25.000,00 TL bedelli çekten dolayı davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine
2-Alınması gereken 1,707,75 TL harçtan, peşin alınan 426,94 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.280,81 -TL eksik harcın davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 462,84 TL, tebligat ve müzekkere gideri 71,00 TL olmak üzere toplam 533,84 -TL nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına takdir edilen 3.000,00 -TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/11/2018
Katip ......
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır