T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/723 Esas
KARAR NO : 2025/86
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/06/2014
KARAR TARİHİ : 04/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 12/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 18.06.2014 tarihli dava dilekçesinde, müvekkilinin işyeri adresine 28.05.2014 tarihinde İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı dosyasından alınan talimatla hacze gelindiğini, hacizde müvekkilinin istihkak iddiasında bulunduğunu, işyerinde borçlu şirkete ait evrak araştırması yapılıp bulunamadığını, 29.05.2014 günü tekrar haciz için gelindiğini, istihkak iddialarını yinelediğini, adreste yapılan araştırmada ... isimli bir firma tarafından borçlu adına düzenlenmiş bir evrakın bulunduğu tutanağa yazılarak haciz yapıldığını, yediemin olarak menkullerin müvekkiline bırakıldığını, icra mahkemesinde takibin devamına ilişkin karar verildiğini, üçüncü kez haciz için gelindiğini, haciz ve muhafaza tehdidi altında alacaklı vekili ile bir protokol yapma ve bu protokol doğrultusunda 55.000,00 TL toplamı 3 adet bononun imzalanmak zorunda kalındığını, hacze konu takip dosyasındaki çekin incelendiğinde kambiyo vasfına haiz olmadığını, davalının alacaklının cirosunun sonradan araya sıkıştırıldığını, esasen çek bedelinin tahsil edilmiş olup mükerrer tahsilat yapılmaya çalışıldığını, bonolardan dolayı davalıya bir borcun olmadığının tespitini talep etmiştir.
Davalı usulüne uygun yapılan tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
Dava konusu senetler yönünden tensip zaptında davacının talebi üzerine teminat karşılığı İİK'nun 72/2.maddesine göre takibe konu edilmesinin önlenmesine karar verilmiş, davacının 01.07.2014 tarihli başvurusuna göre İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... ve ... sayılı dosyasında takibe konu edildiği belirtilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan 12.06.2014 tarihli protokolde; davacının borç kendisine ait olmasa da muhafaza tehdidi nedeniyle borcu ödemeyi üstlenmek durumunda kalmıştır. Davacı ile davalı vekilinin toplamda 55.000,00 TL olması konusuda mutabakata vardıklarını, ödemenin 16.06.2014 tarihli 10.000,00 TL, 25.06.2014 tarihli 35.000,00 TL ve 12.07.2014 tarihli 10.000,00 TL olacağı, bonolarda lehtarın alacaklı, borçlunun davacı olacağı, bonoların 3.kişilere ciro edilmeyeceği, davacının ödemek zorunda kalacağı bedelin iadesi için tüm yasal haklarını kullanmakta serbest olduğu yazılmıştır.
Dava konusu bonoların fotokopileri sunulmuş, 12.06.2014 keşide tarihli olup keşideci davacı lehtarın davalı olduğu, 16.06.2014 vadeli 10.000,00 TL, 25.06.2014 vadeli 35.000,00 TL ve 12.07.2014 tarihli 10.000,00 TL bedelli oldukları görülmüştür.
Büyükçekmece .... İcra Dairesi'nin .... tal.dosyası uyap üzerinden celp edilmiştir. İncelenmesinde; İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında davalı alacaklı tarafından borçlu dava dışı ..... Teks.Mak.Kimya San.ve Tic.Ltd.Şti.hakkında 55.628,63 TL (faiz masraf hariç) için yapılan takipte haciz talebine ilişkin talimatın 28.05.204 tarihinde yazıldığı, aynı gün yapılan hacizde işyerinde davacının olduğu, burasının borçlu ile ilgisinin olmadığını, yapılan aramada borçlu şirket adına bir evrakın olmadığı, alacaklı vekilinin talebiyle haciz yapılıp davacının yediemin olarak bırakıldığı, davacının istihkak iddiasında bulunmuştur. 29.05.2014 tarihinde ikinci kez yazılan talimatla gene davacının işyerine gelinmiştir. Mahalde evrak araştırmasında borçlu şirket adına 26.02.2014 düzenleme tarihli .... tarafından düzenlenen bir adet fatura örneği bulunmuş, istihkak iddiasında bulunmuştur. Alacaklı vekili davacının borçlu firmayı devraldığını, 2 yıl sorumlu olduğunu, muvazaalı işlem olduğunu iddia etmiş, davacı ve borçlunun aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, haciz yapılmıştır. Mahcuzlar yediemin olarak davacıya bırakılmıştır. 12.06.2014 tarihinde gene haciz işlemi yapılmış, alacaklı vekili darp edilmiş, davacı vekili gelmiş, haciz ve muhafaza tehdidi nedeniyle borcu ödemek zorunda kaldıklarını söylemiş, 3 taksitte borcun ödeneceğini söylemiştir.
İstanbul ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası uyap ortamından gönderilmiş, incelenmesinde borçlu Agessa şirketi tarafından davalı alacaklı hakkında İstanbul .... İcra Dairesi'nin ..... esas sayılı dosyasındaki takibe dayanak çekin kambiyo vasfında olmadığı belirtilerek takibin iptali talep edilmiş, mahkemece 31.07.2014 tarihinde davanın reddine karar verilmiştir.
İstanbul .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası uyap ortamından celp edilmiştir. Dosyada davacı ... tarafından davalı alacaklı hakkında yapılan 29.05.2014 tarihli hacizdeki menkuller yönünden istihkak iddiasına yönelik olduğu görülmüştür. İşyerinin kendisine ait olduğunu, mallarında kendisinin olduğunu belirtmiştir. Davalı vekili cevabında istemin reddini talep etmiş, borçluya ait makinelerin aynı işkolunda aynı çalışanlarca ticari hayata devam ettiğini, muvazaalı işlemler olduğunu iddia ederek reddini savunmuştur. Mahkemece gönderilen 25.02.2016 tarihli yazıda istihkak davasının reddedildiği ancak gerekçeli kararın henüz yazılmadığı belirtilmiştir. Kısa karar gönderilmiş, 16.02.2016 tarihinde mahkemece davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
İstanbul ... İcra Dairesi'nin .... esas sayılı takip dosyası uyap ortamından celp edilmiş, 21.05.2014 tarihinde çeke dayalı olarak dava dışı ... Teks.Mak...Ltd.Şti, ... Teks. ve .....Ltd.Şti.aleyhine 50.000,00 TL asıl, feriler toplamı 55.628,63 TL alacak için takip yapıldığı görülmüştür. Büyükçekmece ... İcra Dairesi'ne yazılan talimatla davacının işyerinde yapılan haciz sonucu İstanbul .... İcra Hukuk Mahkemesi'nce 11.06.2014 tarihli kararla davacının istihkak iddiası yerinde görülmeyerek takibin devamına karar verilmiştir (İİK'nun 97.maddesi uyarınca). Dosyada bir tahsilatın olmadığı görülmüştür.
Yapılan yargılama sonunda taraflar arasındaki uyuşmazlığı 3 adet bonodan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığına ilişkin menfi tespit davası olduğu görülmüştür. Menfi tespit (olumsuz tespit) davası İİK’nun 72.maddesinde düzenlenmiş olup borçlunun, alacaklıya borçlu olmadığını genel hükümlere göre kanıtlamasına imkan sağlamak amacıyla getirilmiş bir düzenlemedir. Öte yandan TBK'nun 201.maddesinde mevcut bir borç için borçlunun yanında yer almak için katılan ile alacaklı arasında yapılan ve katılanın borçlu ile birlikte sorumlu olması sonucunu doğuran bir sözleşme yapılabileceği hususu düzenlenmiştir.
Somut olayda, davacı 12.06.2014 tarihinde yapılan haciz sırasında borcun 3 taksit halinde ödenmesini kabul etmiş, buna istinaden alacaklı vekili ile protokol düzenlemiştir. Davacının iddiası borcun kendisine ait olmayıp haciz tehdidi altında bonoları imzaladığını iddia etmiştir. Davacının baştan beri savunması işyerinin kendisine ait olup asıl borçlu ... şirketi ile ilgisinin olmadığı yönündedir. Haciz tehdidi altında kendisine ait menkullerin muhafaza altına alınmaması için imzaladığını iddiasını ileri sürmüştür. Böyle bir savunmada bulunan kişinin yapması gereken istihkak iddia etmektir. Zaten davacı bu nedenle istihkak iddia etmiş olup İstanbul .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında istihkak iddia etmiştir. İstihkak iddiası yerinde görülürse haczedilen menkuller üzerindeki haciz kalkacak, iddiası yerinde görülmezse haciz devam edecektir. Bu imkanı varken ayrıyeten bir de protokol düzenleyip bonolar vermesi hayatın olağan akışına terstir. Bu nedenlerle davacının 12.06.2014 tarihli protokole göre eyleminin TBK'nın 201.maddesinde düzenlenen mevcut bir borca katılma sözleşmesi olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenlerle borçlu olmadığı iddiası ispatlanamamış olup istemin reddine karar vermek gerekmiştir. Öte yandan mahkemece İİK'nun 72.maddesine göre tedbir kararı verildiğinden ve istem reddedildiğinden davacı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına da hükmetmek gerekmiş ve davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkememizin 29/02/2016 tarih ve .... Esas ... Karar sayılı ilamı temyiz edilmiş olmakla, Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin 27/05/2019 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile; "Davanın, İİK. 72. maddesi uyarınca açılan bonolardan dolayı borçlu bulunmadığının tespitine ilişkin olduğu, davacının, davalının 3. şahsın alacağı için işyerinde haciz işlemi başlattığını, muhafaza tehdidi ile borcu ödemek zorunda kaldığını ve dava konusu bonoları verdiğini beyan ettiği, dosya içerisinde bulunan haciz tutanaklarının incelenmesinde, davacının haciz tehdidi altında bonoları verdiği şeklinde beyanda bulunduğu yine bu hususta taraflar arasında 12.06.2014 gece yarısı saat 00.05’te protokol düzenlendiğinin anlaşıldığı, davacı tarafından haczedilen ve muhafaza altına alınan mallarla ilgili İstanbul .... İcra Hukuk Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasından dava açıldığı ve davanın halen derdest olduğunun anlaşıldığı, mahkememizce davacının istihkak iddiası ile ilgili görülmekte olan davasının beklenerek sözkonusu istihkak iddiasına ilişkin bu davanın eldeki davayı doğrudan etkileyeceği gözetilerek, şayet istihkak davası davacı lehine sonuçlanırsa sözkonusu bonoların haciz ve muhafaza tehdidi altında verildiği kabul olunup, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, mahkememizce bu hususlar gözetilmeden yanılgılı gerekçe ve eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesinin bozmayı gerektirdiği SONUÇ OLARAK: yukarıda açıklanan nedenlerle, hükmün davacı yararına BOZULMASINA" karar verilmiştir.
Usul ve yasaya uygun Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin 27/05/2019 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı kararına uyulmasına karar verilmiş ve yargılamaya devam olunmuştur.
İstanbul ... İcra Hukuk Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasının İstanbul ... İcra Hukuk Mahkemesi’ne aktarıldığı ve aktarıldığı Mahkemede ... Esasını aldığı, Mahkemesinde dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği ve kararın 17/12/2024 tarihi itibari ile kesinleştiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı ve Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin 27/05/2019 tarih ve ... Esas .... Karar sayılı ilamının bir arada değerlendirilmesinde, davacının talebinin keşidecisi olduğu senelere ilişkin menfi tespit istemine ilişkin olduğu, talebe konu senetlerin haciz baskısı altında verildiği dosya kapsamı ile sabit olmakla senetlerin illetten mücerret olduklarının kabul edilemeyeceği, davacının istihkak iddiasının görüldüğü İstanbul ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyasında davanın konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği ve kararın kesinleştiği, bu nedenle davacının dava konusu bonoları haciz ve muhafaza tehdidi altında verildiğinin sabit hale geldiği, senetlerin veriliş amacının ve haciz baskısı altında verilmiş oldukları sabit olmakla Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin 27/05/2019 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı uyarınca davanın kabulü ile davacı tarafın keşidecisi davalı tarafın lehtarı olduğu 10.000,00 TL bedelli, 16.06.2014 ödeme tarihli, 12/06/2014 düzenlenme tarihli senet, 35.000,00 TL bedelli, 25.06.2014 ödeme tarihli, 12/06/2014 düzenlenme tarihli senet, 10.000,00 TL bedelli, 12.07.2014 ödeme tarihli, 12/06/2014 düzenlenme tarihli senetler nedeni ile davacı tarafın davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE;
1-Davacı tarafın keşidecisi davalı tarafın lehtarı olduğu
-10.000,00 TL bedelli, 16.06.2014 ödeme tarihli, 12/06/2014 düzenlenme tarihli senet,
-35.000,00 TL bedelli, 25.06.2014 ödeme tarihli, 12/06/2014 düzenlenme tarihli senet,
-10.000,00 TL bedelli, 12.07.2014 ödeme tarihli, 12/06/2014 düzenlenme tarihli senetler nedeni ile davacı tarafın davalı tarafa borçlu olmadığının TESPİTİNE,
2-Alınması gereken 3.757,05 TL harçtan peşin alınan 939,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.817,75 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
3-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 964,50 TL ile tebligat ve posta masrafı 223,00 TL olmak üzere toplam 1.187,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 30.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde mahkememize müracaatla YARGITAY yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.04/02/2025
Katip ...
Hakim ...
¸