T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/717
KARAR NO: 2023/1242
DAVA: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 08/10/2020
KARAR TARİHİ: 07/12/2023
KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 04/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, tıbbi aletler için steril malzemeler üreten bir şirket olduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ... refarans numarasıyla, ... Makinesi imalatı için 19.06.2019 tarihinde sözleşme akdedildiğini, işbu sözleşmeye göre, davalı şirketçe imal edilecek olan makinenin müvekkili şirketin ... Mahallesi ... Mevkii ... Cadde No:... Kat:... ... Merkezi ... İstanbul adresine davalı tarafından atölyesinde yer olmadığı bahanesi ile makine henüz bitmemiş olmasına rağmen, 24 Aralık 2019 günü teslim edildiğini, müvekkili tarafından sözleşmede belirtildiği üzere, makinenin üretim ve teslim bedeli olan 37.500 USD + KDV'nin davalıya ödendiğini, dava konusu makinenin teslim tarihinin, ilgili sözleşme uyarınca 8-10 hafta olarak belirlendiğini ancak, makinenin 24.12.2019 tarihinde, sözleşmede kararlaştırılan teslim tarihinden üç buçuk ay sonra davalı firma tarafından teslim edildiğini, teslim edildikten sonra, davalı firma çalışanlarının Nisan 2020 sonuna kadar makine üzerine çalışmaya devam ettiğini ancak makinenin üretim yapmaya elverişli olarak hiç bir zaman çalışmadığını, davalı firma tarafından müvekkili şirkete gelerek yapılmaya çalışılan tamiratlarında sonuç vermediğini, davalı şirket tarafından da söz konusu üretim hatalarının kabul edilmiş dolayısıyla müvekkili şirketin üretim yapamadığı için zararının meydana geldiğini, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında defaatle ilgili makinenin tamiri konusunda görüşüldüğünü, davalı şirket teknisyenleri tarafından makinenin tamiri için pek çok kez müvekkili şirketin adresine gelindiğini ancak yapılan hiçbir işlemin makinenin çalışmasını mümkün kılmadığını, söz konusu aksaklıklar neticesinde hiçbir şekilde ürün üretilmediğini, teslim tarihinden itibaren makine üzerinde defalarca davalı şirket elemanları tarafından gelinip bir sürü parçasının yenilenmesine ve yeniden yapılmasına rağmen makinenin hala atıl durumda olduğunu, bütün bu gerekçelerle, makinenin ayıplı olmasından ve hiç bir şekilde çalışmamasından dolayı iadesine ve makinenin bedeli olan 37.500 USD + KDV (Güncel Kurla: 350.460 TL)'nin, müvekkili firmanın makinenin tamir aşamalarında davalı firmanın kusuruyla harcanan ham maddelerin tazmini amacıyla şimdilik 1.000 TL'nin ve nihai olarak, müvekkili firmanın makinenin ayıplı olması neticesinde mahrum bırakıldığı kar payının tazmini olarak şimdilik 1.000 TL olmak üzere fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik toplam 352.460 TL'nin davalı şirketin temerrüte düşürüldüğü ihtarname tarihi olan 19 Mart 2020'den itibaren uygulanacak en yüksek faiziyle birlikte davalı şirketten alınarak davacı müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin kurulduğu tarihten bu yana makine üretimi yaptığını, yurt içinde ve yurt dışında satışını gerçekleştirdiğini, müvekkili şirketin üretimini yapmakta olduğu makinelerin seri üretim olmayıp, tamamen müşterilerin talepleri, talimatları ve ihtiyaçları doğrultusunda planlanan, müşteri ile karşılıklı mutabakat ile üretimine girişilen makineler olduğunu, davacı tarafça talep edilen özel üretim makinenin imalatının müvekkili şirketçe gerçekleştirildiğini, taraflar arasında mutabakata varılan sözleşme uyarınca, ... Makinesinin, tamamen davacının talepleri ve talimatları doğrultusunda, üretimine başlandığını, makinenin kurulumu tamamlandıktan ve çalışır vaziyete getirildikten sonra müvekkili şirkete ait işletmede, son testlerin davacının teknik personeli ile birlikte yapıldığını, makinenin test çalışmalarının sorunsuz gerçekleşmesinden sonra teslimatın davacının iş yerine yapıldığını, söz konusu makinede herhangi bir üretim hatası ya da ayıp söz konusu olmadığını, makinenin davacının imalatında kurulumu yapıldıktan sonra çalıştırıldığını, müvekkili şirketin teknik elemanları ve davacı şirketin yetkilileri nezdinde ürün imalatına başlandığını, bu safhaya kadar makinede herhangi bir aksaklığa-yavaş çalışma ve bunun gibi herhangi bir eksikliğe rastlanmadığı gibi davacı tarafça herhangi bir aksaklık - eksiklik ya da hataya ilişkin bir bildirimde bulunulmadığını, davacı şirket yetkilerinin, işletmelerinde mevcut, ithal bir makinenin büyük kısmı örnek alınarak üretimin yapılmasını talep ettiğini ve hatta ithal olan ve örnek alınacak makinede yaşandığı belirtilen bir takım sorunların iyileştirilmesi talebi ile yapıştırma ve sarma ünitelerinde değişiklik yapılmasının talep edildiğini, bahsi edilen sorunların müvekkili şirketçe imal edilecek yeni makinede yaşanmaması bakımından üstün bir çaba ile çalışmada bulunulduğunu ve yeni tasarımlar yapıldığını, neticede yapılması planlanan imalat ve tasarımın davacının onayına sunulduğunu ve gerekli talimatı vermelerinin üzerine işe başlandığını, bu süreçte, müvekkili şirket yetkilileri tarafından mevcut makinenin ithal bir makine olması, müvekkili şirketçe bu imalatın ilk defa yapılacağı, yerli üretimin yaratabileceği bir takım aksaklıklar gibi sebeplerle üretim ve teslim sürecinin uzayabileceği, makinede bir takım aksaklıkların olabileceği konusunun davacıya ihbar edildiğini, yine de yapılması konusunda taraflarca mutabakata varıldığını, hatta tam da bu sebepten teslimin gecikmesi ihtimaline binaen cezai şart veya iade gibi bir yaptırımın sözleşmede kararlaştırılmadığını, ancak yerli üretimin çok daha az maliyetli olmasının cazip bir fırsat olarak değerlendirildiğini ve davacının bu taleplerinde ısrarcı olduğunu, tüm bu şartlara rağmen, kurulumun ve çalışma testlerinin akabinde sorunsuz bir şekilde çalışan makinede gerek davacı şirket yetkililerinin, gerekse teknik elemanlarının daha önce talep edilmemiş ve sözleşmede de kararlaştırılmamış bir takım teknik değişiklikler yapılmasını istemelerinin üzerine teslim ve kabulden sonra müdahalelerde bulunulduğunu, yine bu değişiklikler neticesinde yaşanabilecek aksaklıklara ilişkin gerekli uyarıların davacı şirket yetkililerine yapılmak suretiyle, tamamen müvekkili şirketin müşteri memnuniyetini üst düzeyde tutma prensibi gereğince, hiçbir ilave ücret ve masraf dahi talep edilmeden taleplerin yerine getirilmeye çalışıldığını, bu makinenin imalatının müvekkili şirket tarafından ilk defa yapılacağı bilgisinin defalarca bildirildiğini, bu bakımdan da yaşanabilecek aksaklıklar ve olumsuzluklar konusunda sorumluluk kabul edilmediğinin beyan edildiğini, ancak yine de yapılması kararı ve ısrarlı talepleri üzerine bu değişiklikler de gerçekleştirildiğini, taraflar arasında ürün bedelinin Türk Lirası olarak kararlaştırıldığını ve bu şekilde fatura düzenlendiğini, ödemenin de yine Türk Lirası cinsinden yapıldığını, müvekkili şirket tarafından düzenlenen 30.05.2019 tarihli proforma fatura bedelinin 243.750,00 TL + KDV olduğunu, bu teklifin verilmesinden sonra davacı tarafından bir takım ek talepler olması nedeniyle son olarak asıl faturanın 24.12.2019 tarihli ve 258.000,00TL + KDV bedelli olarak düzenlendiğini, davacı tarafça gerçeğe aykırı olarak sözleşme bedelinin 37.500,00 Amerikan Doları + KDV olduğu beyan edilmiş ise de hem proforma faturadan hem taraflar arasındaki yazışmalardan hem de faturadan anlaşılacağı üzere ürün bedelinin Türk Lirası olarak kararlaştırıldığını ve de Türk Lirası cinsinden ödendiğini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle beraber bir an için ayıp olduğu düşünülse dahi, iş sahibinin seçimlik haklarından Dönme Hakkı kanun ile sınırlandırıldığını, tüm bu nedenlerle haksız ve dayanaksız davanın tümden reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Taraflar arasında ... referans numarası ile ... makinası imalatı konusunda eser sözleşmesi yapıldığı, sözleşmeye göre malların davacıya teslim edildiği konusunda uyuşmazlık bulunmayıp, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının siparişi üzerine davalı tarafça imal edilerek davacıya teslim edilen dava konusu ürünlerin ayıplı olup olmadığı, ayıplıysa süresinde ayıp ihbarı yapılıp yapılmadığı, zarar miktarı ve tazmini gerekip gerekmediği, ayıbın davacının talepleri ve talimatlarından mı yoksa davalının imalatından mı kaynaklandığı, ayıbın gizli-açık ayıp olup olmadığı, ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı, malın iadesi ve bedelin ödenmesi şartlarının oluşup oluşmadığı, davacı tarafından harcandığı iddia edilen hammadalerin tazminin davalıdan talep edip edemeyeceği ve davacının davalıdan kar payı talep edip edemeyeceği hususlarında olduğu tespit edilmiştir.
Bakırköy ... Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosyasının evrakları Uyap sisteminden celp edilmiştir.
DAVACI TANIĞI ...:08/07/2021 tarihli duruşmada alınan beyanında '' ben davalı şirkette 2019-2020 yılları arasında montaj ve teknik servis elemanı olarak çalıştım. Davacı, davalı şirketten kağıt ve naylonu birbirine birleştiren makine siparişi vermiş. Bunun üzerine bu makinenin montaj işlemlerini yaptık. Siparişin ne zaman verildiğini tam hatırlamıyorum. Ancak 2019 yılı Ocak ayında makinenin davacı şirkete teslim edildiğini biliyorum. Bu makineyi teslim etmeden önce işyerinde denemesini yaptık, daha sonra teknik servis elemanı olarak makinenin kurulumuna gittim, makinenin kurulumunda bazı sıkıntılar çıktı. Makine istenilen randumanda çalışmadı. Makinenin yapıştırma ve sarma kısmında sorunlar çıktı. Daha sonra iyileştirme için yerinde yapıştırma kısmında revizyon yaptık. Daha sonra makineyi bu şekilde çalıştırmaya başladık. Yapıştırma kısmı istenilen seviyeye geldi. Bu seferde sarma kısmında sorunlar çıktı. Teslimden sonra yaklaşık 2 günde 1 makinedeki bu arızalar sebebiyle davacı şirkete gidip geliyorduk. Gittiğimizde makineyi arızalardan dolayı çalıştıramıyorlardı. Bu arızalar makinenin tamamını çalışmasına engel olmaktadır. Biz gittiğimiz zaman davacı şirketin yetkilileri bu makineyi çalıştıramıyordu, biz gittiğimizde çalıştırıyorduk, ancak makinenin istenilen seviyede olmadığını davacı şirket yetkilileri bize bildiriyordu. Daha sonra davalı şirket yetkilisi olan patronum beni bu yere göndermedi. Benim yerine başka bir arkadaşı gönderdi. O da gidip geldiğinde makine ile ilgili sorunların devam ettiğini, aynı yerde çalıştığımız için biliyorum. Daha sonrasında da davacı şirkete servis hizmetini, davalı şirket kesmiştir. Bundan sonra da mahkeme sürecinin başladığını biliyorum. Davaya konu makine, davalı şirket tarafından üretilen bir makinedir, dışarıdan alınan bir makine değildir, tanıklık ücreti talebim yoktur, dedi.
Davalı vekilinin talebi üzerine tanığa soruldu: davaya konu makine zincirli tıp makine türündedir, aynı tip makinelerde istasyonlar vardır, istasyonlarda şekil verme, yapıştırma ve kesme istasyonları vardır, davaya konu makine de sadece yapıştırmaya ilişkin istasyon vardır, diğer istasyonların olmaması, davaya konu makinenin çalışmasını engelleyici bir durumu yoktur, sipariş verilirken de sarmaya ilişkin kısımda siparişin kapsamı içindeydi. Davalı şirketin üretim konusu ambalaj makinesi üzerinedir. Davaya konu makine şekilsiz olarak düz kağıda alt plastiği yapıştırarak üretim yapar. Diğer emsal makinelerde altı paketli olarak üstü ambalaj kapağı şeklinde olan bir kapakla kapanacak şekilde üretim yapar. İkisi de yine ambalajlıdır ama birisi kapaklı diğer kapaksızdır, yani zarf şeklindedir. Davacı şirkete gittiğimde medikal ambalajlarla ilgilendiklerini gördüm, ancak ayrıntısını bilmiyorum, bize davacı şirket yetkilileri bir makine örneği gösterdiler. Ama o makineden çok daha farklı bir makine davalı şirket tarafından yapıldı. Çok alakasız bir makine davacı tarafa teslim edildi. Davacının fabrikasında ithal bir makine vardı. Benim bildiğim kadarıyla davacı şirket, davalıdan ithal olan makineden yapılmasını istedi. Daha sonra davalı tarafından makine oluşturuldu. Davacı şirket yetkilisi olan ama ismini bilmediğim kişi, makineyi teslim almaya geldiğinde; " Bizim istediğimiz makineden çok farklı bir makine" dediğini bizzat duydum, daha sonra ben montaj ekibinde olduğum için makinenin son montajlarını ve denemelerini yaparak davacı şirkete teslim ettik, denemeler yapıldığı sırada davacı şirketten bir kişi de geldi. Davacı şirketin yetkililerinden ... isimli kişi vardı. Zaten makine bizim işyerimizde bulunduğu için bizim yanımızda davalı şirketin patronu ... Bey'de vardı.şekinde beyanda bulunmuştur.
DAVACI TANIĞI ...:08/07/2021 tarihli, duruşmada alınan beyanında :'' ben 2010 yılından beridir davacı şirkette üretim sorumlusu-şef olarak çalışıyorum. Davacı şirket medikal ürünler üretir, bu ürünlerin paketlemesini, yapıştırmasını yapar. Dava konusu makinenin görevi kağıtla filmi birbirine yapıştırma yapmasıdır. Bu süreçle ilgili tam tarihini hatırlamamakla birlikte 29/12/2019 tarihinden beridir makinenin bizde olduğunu biliyorum. Makinenin bize ne zaman teslim edildiğini hatırlamıyorum, davalı şirket davaya konu makineleri üretimi yapmaktadır. Makinenin üretilmesi için davacı şirket yetkilisi ... Bey davalı şirkete makinenin üretimine ilişkin sipariş vermek için görüşmüştür. Makinenin üretimi bittikten sonra davacı şirketin oraya getirilmesi tarihini tam hatırlamamakla birlikte 2019 yılının Aralık ayında teslim edilmiştir. Makine bizim oraya geldikten sonra makineyi kurmaya çalıştık, davalı şirketten makineyi kurmak için ..., ... ve ismini hatırlamadığım 1-2 kişi daha vardı. Davalı şirketten makineyi çalıştırmak için 5-6 ay boyunca davacı şirkete geldiler. Makinenin sorunları gidermeye çalıştılar, ancak makinenin sorunlarını gideremediler. Bu süreçte makinenin parçalarını götürüp getirdiler. Tamir etmeye çalıştılar, ancak olmadı. İşyerinde aynı mahiyette bir makine vardır, ancak o ithal bir makinedir, 5-6 aylık süreç sonunda davalı şirketten birileri gelmedi. Dava konusu makine halen davacı şirkettedir, tanık ücreti talebim yoktur, dedi.
Davalı vekilinin talebi üzerine tanığa soruldu: davalı şirket, bizim işyerimizde bulunan ithal makineye ilişkin olarak 3 gün boyunca geldiler. İthal makinenin çizimini yaptılar, video çektiler. Ancak davalı şirket tarafından üretilen makine ile ithal makinenin birebir aynısı olmadı. Davalı şirket, örnek ithal makinenin birebir aynısını yapabileceği, hiçbir sıkıntı olmayacağını söylemiştir, dava konusu makinede birden çok problem vardır, dava konusu makinenin görevi; yapıştırma ve sarım işidir, makinede yapıştırmalar problem olup, sarım işlemi yapmamaktadır, şasesinde problem vardır, bu haliyle dava konusu makineyi kullanma imkanı yoktur, deneme aşamasında da bayağı bir ürün kaybımız oldu. İthal olan örnek makinede bu şekilde hiçbir zaman problem olmamıştır, davalı tarafa örnek olarak gösterilen ithal makine halen davacı şirkette çalışmaktadır, dava konusu makineler teslim alınmadan önce makineler üzerinde 1-2 saat çalışma oldu, geri kalan denemeleri sizin orada yaparız dediler, bu süreçte 5-6 ay sürdü.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
DAVALI TANIĞI ...: 08/07/2021 tarihli duruşmada alınan beyanında '' ben 2017 yılından beri davalı şirkette makinelerin imalatından sorumlu olarak çalışmaktayım. Makinelerin yapımında hem de denetimi konusunda sorumluluğum vardır, davacı şirket davaya konu makinenin yapımına ilişkin olarak davalı şirketle görüşüp anlaşmışlar. Bizde imalat bölümünde olduğumuzda bize makinenin formu geliyor. Bize diyolar ki "Yapıştıracak, kesilecek" biz de buna göre makineleri üretmektedir, davaya konu makineden ilk kez yaptık, biz firma olarak bardak su makinesi, peynir makineleri, tereyağ-bal makinesi gibi kapsamlı makineler yapıyoruz, dava konusu makineyi ilk kez yaptık, makineyi yapmadan önce davacı şirkete gidip ürünü nasıl yapalım diye sorduk, bizim yapağımız makineden bir örnek davacı şirkette vardı. Biz de elimizden geldiği kadar bu ürünü yapmaya çalıştık, bu bahsettiğim olan tam hatırlamamakla birlikte pandeminin çıktığı tarihler olan 15 Mart 2020 tarihidir, dava konusu makineyi biz yılını hatırlamamakla Ocak ayında teslim ettiğimizi hatırlıyorum, ancak tarihi tam hatırlamıyorum, davacı şirket tarafından makinede arıza olduğu bildirilince 15 Mart 2020 tarihine yakın bir zamanda davacı şirkete gittik, dava konusu makineyi baktığımızda; makine çapak yapmaktaydı. Yani makine rulo yaparken çapak diye tabir ettiğimiz bir tozluk yapmaktaydı. Bunu çözmeye çalıştık. Dava konusu makineyi çalıştırmak için 3-4 kez gittik, makine de zincir yavaş dönüyordu, bunun için programcı götürdük. Makinenin ilerleme hızında sorun vardır, onu yaptık, yapıştırma konusunda bir müddet sorun vardı. Yapıştırma sorununu tamir etmeye çalıştık, dava konusu makinenin davacı şirkete teslim edilmeden önce test edildi. İş yerinde test ederken genel durumunun iyi olduğu söylediler. Makinenin ince ayarlarını da davacı şirkette yaparız dediler. Dava konusu makinedeki arıza giderilmiştir. Daha sonra bıçaklarda bir arıza çıktı, ancak davalı şirket tarafından bize gelmeyin, dendi. Biz de bunun üzerine bir daha gitmedik, biz bu makineyi Türkiye'de ilk kez yaptık, tanıklık ücreti talebim yoktur, dedi.
Davacı vekilinin talebi üzerine tanığa soruldu: dava konusu makine ile davacı tarafından örnek gösterilen ithal makine arasında; bizim makinemiz 1,5 metre iken ithal makine 4 metredir, ithal makinesinde ayrı ayrı kalıplar vardır, bu makineden biz sadece sarma bölümünü istiyoruz, bu nedenle makineyi ufak yapmamızı söylediler. Biz makineyi yapmadan önce davacı şirket yetkilileri çağırdık, projeleri yapıyoruz, buna istinaden projeyi şirket yetkiliyi imzaladıktan sonra makinenin üretimine başladık. Bu sürecin detaylarını bilmiyorum, hatırladıklarım tam olarak bunlardır, dedi.
Davalı vekilinin talebi üzerine tanığa soruldu: davalı şirketin personelleri davacı şirkete servis için gittiğinde, hatta benimde dahili olduğum 3-4 kez ki servis bakımından sonra davacı şirket tarafından "gelmenize gerek yok, biz sizi istemiyoruz" diye sözle ve telefonla ilettiklerini bizzat bize söylediler. Ben şahidim, çünkü bizzat bana telefonda söylendi. Diğer kişilere ne söylendi bilmiyorum, ben davacı ile davalının bu makinenin üretimi ve örnekler ile ilgili süreçteki görüşmelerinden bilgim yoktur,şeklinde beyanda bulunmuştur.
DAVALI TANIĞI ... : 08/07/2021 tarihli duruşmada alınan beyanında ; ben 2017 yılından beri satış temsilcisi olarak davalı şirkette çalışmaktayım, dava konusu makinenin üretiminden sonra süreçte pandemi dönemine denk gelmiştir. Dava konusu makinenin üretimine ilişkin olarak, davacı firmanın elinde örnek bir ithal makine vardır, örnek makine ile ilgili bizim firmada teknik çizimle uğraşan arkadaşımız, davacı şirketin iş yerinin ince ve uzun bir alana sahip olması nedeniyle çok yer kaplamaması amacıyla bir makine yapıldı. Örnek gösterilen makinenin uzunluğu 4 metreydi. Dava konusu makinenin uzunluğunu tam bilmemekle yaklaşık olarak 2 metre civarındaydı. Makine de daire kesen aparatın 40 dk da bir değiştiği, çalıştıkta çok sıcak olduğundan 40 dakikada bir değişmektedir, davaya konu makinede de bu süreç 30-35 dk da değiştirilmektedir. Makinenin görevi medikal malzemeleri sterilize bir ortamda paketleme yapmaktır. Bu paketleme sırasında makine çapaklama yaptığını davacı şirketten ... isimli bir kişi bize iletti. Biz de bu sorunu gidermek için tamamen davacı şirkete destek verildi. Özellikle firmamızdan ... bu sorunu gidermeye çalıştı. Bu sorun minimilize edildikten sonra aynı sorunların örnek gösterilen makinede de yapıldığı görüldü. Makinedeki alt ve üst kısmında bulunan folyolarda laminasyonlarda daha önce ürettiğimizdeki makinelerdeki sorunlar oldu. Ancak bu makineler ile ilgili sorunlar değil, ambalajlarla ilgili oluşan sorunlardır. Makinelerin 30-35 dklık süreçte bir fırça yardımıyla temizlenmesi gerekmektedir, temizlenmezlerse bu şekilde sorunlar çıkarmaktadır. Dava konusu makinenin deneme aşamasında bir problem yoktu, dava konusu makine 2020 yılının Mayıs ayında teslim edildiğini biliyorum, makinedeki sorunlar biz makineyi teslim edip, davacı şirket tarafından üretimine başlandıktan sonra ortaya çıkmıştır. Tarih olarak hatırlamıyorum ama makinenin tesliminden yaklaşık 2 ay sonra bu sorunların başladığını biliyorum, bu süreçte sürekli olarak davacı şirketten ... beyle konuşuyordu, bayağı yardımcı olmaya çalıştım, sorunları minimilize etmeye çalıştık, minimilize ettikten sonra da makinede bir arıza çıkmadığını biliyorum, daha sonra davacı şirket yetkililerin davranışları biraz sertleşmeye başladı. Sanırım davacı şirkette müşterilerine siparişleri yetiştirmeye çalıştığından davranışları sertleşmeye başladı. Benim bildiklerim bu kadardır, tanıklık ücreti talebim yoktur, dedi.
Davacı şirket yetkilisinin talebi üzerine tanığa soruldu: dava konusu makinenin davacı şirkete 2020 yılının Mayıs ayında teslim edildiği biliyorum, dava konusu makinenin davacı şirkete ne zaman teslim edileceğini bilmiyorum, makineler kesmeyi daire bıçak aparatıyla yapmaktadır, daire bıçaktan kastım, aparat dikey kesim yapmaktadır, makineler aparatı ileri doğru sürdükçe ürünlerde kesme yapar. Bu aparat tüm kesme işi yapan tüm makinelerde vardır, dilimleme görevi yapar. Davacı şirkette çalışan personeller, ithal örnek makinede de bizim üretip teslim ettiğimiz makine de fırça yardımıyla 40 dk da bir temizleme işi yapmaktadırlar. Biz bu makinenin kurulum sürecinde, servis sürecinde ve makinenin tüm sürecinde olduğumuz için bu süreci iyi biliyorum, sürekli makinenin temizlenmesi gerektiğini söyleme nedenim ise makinenin temizlenmemesi üzerine bıçağın zamanla körelir, dedi.
Davacı vekilinin talebi üzerine tanığa soruldu: biz üretip teslim ettiğimiz makine, 15 ya da 17 arası vuruş yapmaktadır, yapıştırma dediğimiz yani alt folyo ile üst folyoyu 1 dakikat yapıştırmaktadır. Ben bu süreci gördüm. Sonrasında makine kesme işlemine geçiyor. Kesme işleminden kaynaklı olarak titreme yapmasın diye gerekli bakımları yaptık, titreme giderilmiştir, makine sonrasında bayağı bir yoluna girdi, makinenin tamiri için elimizden geleni yaptık, daha sonra süreçte firma yetkililerinin birbiri ile görüştüklerini biliyorum, ancak ne aşamada olduklarını bilmiyorum, dedi.
Davalı vekilinin talebi üzerine tanığa soruldu: örnek makinenin 4 metre olup, dava konusu makinenin neden 2 metre üretildiği konusunda bir bilgim yoktur, sadece davacı şirketin talebinin bu şekilde olduğunu biliyorum, şirketimizde makinenin projesini çizen Arge çalışanının projeyi bu şekilde getirdiğini biliyorum, şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı Tanık ... 09/12/2021 tarihli duruşmada alınan beyanın da ; ben davalı şirkette Arge müdürü olarak görev yaptım, yaklaşık 7 ay önce oradan ayrıldım ve kendi firmamı kurdum, dava konusu makine ile ilgili olarak; makinenin tasarımı ve imalatı ile ilgili olarak en başından beri bilgim vardır, davalı şirketin ürettiği makineler gıda paketleme ve medikal makineleridir, davacı tarafın istediği makina Türkiye'de bulunmayan bir makinadır, bizim yapmış olduğumuz makinede; sıralı işlemler yapılır, davacı taraf bize örnek bir makine gösterdi. Gösterdiği makine kağıdı folyoyo yapıştırıyor, kesiyor ve rulolama işlemi yapmaktadır, bizim konuşmamız bunun üzerine oldu. Sözleşmede zaten bunun üzerine kuruldu. Makinenin tasarımı yapılırken davacı şirket firma sahibi ve davalı şirket sahibi toplantı yaptık. Davacı tarafından gösterilen ilgili makina 6 metre uzunluğundaydı. İsmini bilmediğim davacı şirket sahibi, yerinin olmadığını, makinanın daha kısa ebatta olmasını istedi. Ben de bunun üzerine davacı şirket sahibine ısıtmanın olduğu yerde kesmenin sıkıntı olacağını söyledik. Ancak istediği şekilde olmasını istedi. Yalnız ruloların en son aşamasında; son kısımlarının bazı yerlerinde topaklaşma oldu. Topaklaşma işini davacı taraf bize önceden söylemedi. Bize söylediği sadece birbirine folyo yapışacak, kesilecek ve rulo yapılacaktı. Biz de bunu sağladık. Davacının bize gösterdiği örnek makine tahmini 300.000-EURO'dan aşağı değildir, bizim davacı tarafa yaptığımız makine cüzi 50.000-EURO dahi olmayan bir makinedir, ancak yaptığımız makine de davacının istediklerini karşılamaktadır, biz teslim ettikten sonra makineyi bize teşekkür ettiler. Tahmini 2-3 hafta sonra bizi aradılar. Ayarlarında ufak bir problem olduğundan bahisle bizi aradılar. Biz de o problemlerini gidermeye çalıştık, davalı şirket sahibi patronum yardımcı olmaya çalıştı. Montaj ekibi davacı firmaya gittiğinde sürekli psikolojik baskı altında tutmaya çalışmışlar. Ben de bir kere toplantıya gittiğimde beni de psikolojik baskı altında tutmaya çalıştılar. Makinenin şurası şöyle mi olacak, burası böyle mi olacak diye sorular sordular. Sözler söylediler. Davalı şirket sahibi patronum, hatta dışarıdan da birilerini çağırarak yardımcı olmaya çalıştı. Orada her şeyin olması gerektiği gibi olduğunu söylediler. Davacı taraf makineyi teslim ederken davacı şirkete aracın normal bir vinçle kaldırmadan nakliyeyi yapmalarını istedik, ancak davacı taraf binanın yan tarafından araca kadar uzun bir mesafe makineyi taşıdılar. Bu taşıma esnasında dahi makinenin yamulmuş olması muhtemeldir. Davacı şirket sahibi davalı firmaya gelerek tehdit vari de konuşmalar yapmıştır. dedi.
Davacı vekilinin talebi üzerine tanığa soruldu: makine hızı ekrandan ayarlanan bir hızdır, servis için gidildiğinde önce randumanlı olarak başlatırsınız, daha sonrasında arttırılır veya yavaşlatılır, buna ilişkin şeyler yapılabilir. Yapıştırma ile ilgili olarak bu makine büyük bir makinedir, makine yaklaşık 2.5 metrelik bir makinedir, bu makinenin bir tarafı ağırdır, bir tarafı daha hafiftir, davacı şirket yetkilisi bu makineyi şirketimizde görüp onay vermiştir, bunu taşırken davacı tarafça bahsettiğim hatalardan dolayı yamulmuş olması muhtemeldir, yapıştırma işlemi çok hassas bir iştir, davacının yapmış olduğu hatalı taşıma işlemini sorun etmedik ve buna ilişkin revizyonunu yaptık, makine zinciriyle ilgili herhangi bir problem olmadı, makine sarma esnasında bahsettiğim üzere ilk 15 dk'dan sonra topaklanma yapmaktadır, davacı tarafından gösterilen örnek makinede de 30-40 dk sonra bu topaklanma yapmaktadır, bizim sözleşmede bu topaklanma ile ilgili herhangi bir bildirim olmadığı için bu konuda bir düzenleme yapılmamıştır, dedi.
Davalı vekilinin talebi üzerine tanığa soruldu: makine davacı şirket yetkilisi tarafından işyerimize geldi. Operatörde yanındaydı. Ben, ... isminde çalışan, Otomasyoncu ... ve firma sahibimiz ... Bey vardı. Hep birlikte bu makineyi çalıştırdık, baktık, davacı şirket yetkilisi bunun üzerine makineye onay verdi. Buna istinaden makine davacı tarafa teslim edildi. Biz servise gittiğimizde; bu makine kullanılmaktaydı. Ürünler nerede diye sorduğumda bana ürünlerin gittiğini söyledi. Fireli ürünlerin de bana gösterilmesini istedim. Onlarda gitti dediler. Herhangi bir fireli üründe göstermediler. Makinenin çalışmasından 15 dk sonra makine topaklanma yaptı. Makinenin topaklama yapacağını biz bilmiyorduk, dedi.
Davacı vekilinin talebi üzerine tanığa soruldu: makine teslimatını yapan İrfan isminde bir ustabaşıdır, işin başında ben varım, benim bildiğim kadarıyla İrfan usta genelde işin son kısmında dahil olur ve makineyi çalıştırır ve teslim eder. Şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizce alınan 25/07/2023 tarihli Bilirkişi Raporunda özetle; Taraflarca sunulan ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı ve ticari defterlerin birbirini teyit ettiği, davalı tarafından davacıya dava konusu makineye ilişkin faturanın düzenlendiği ve bu fatura bedelinin kısmen davacı tarafından ödendiği, davalının davacıdan cari hesap bakiyesi olarak 60.689,85 TL tutarında alacaklı olduğu tespit edilmiş olup, defterlerin birbirleriyle örtüştüğü, yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde, bahse konu ... Makinesinin üretiminden kaynaklı olarak kusurlu/ayıplı olduğu, kusur/ayıpların ortaya çıkış şekli düşünüldüğünde gizli kusur/ayıp niteliğinde olduğu, ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı konusundaki hukuki takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, rapor içerisinde açıklanan nedenlerle davacı tarafından talep edilen hammadde tazminatı ve kar mahrumiyeti talebinin yerinde olmadığı, yapılan açıklamalar doğrultusunda; davacının makine bedelinin iadesi talebinin sayın Mahkemece mümkün görülmesi halinde; davacının davalıdan talep edebileceği tutarın davalıya olan cari hesap alacağının tenzili ile birlikte 288.579,83 TL olabileceği kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce alınan 27/10/2023 tarihli Bilirkişi Ek Raporunda özetle; Yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde, bahse konu ... Makinesinin üretiminden kaynaklı olarak kusurlu/ayıplı olduğu, kusur/ayıpların ortaya çıkış şekli düşünüldüğünde gizli kusur/ayıp niteliğinde olduğu, ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı konusundaki hukuki takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, davacı tarafından talep edilen hammadde tazminatı ve kar mahrumiyeti talebinin yerinde olmadığı, yapılan açıklamalar doğrultusunda; davacının makine bedelinin iadesi talebinin sayın Mahkemece mümkün görülmesi halinde; davacının davalıdan talep edebileceği tutarın taraflar arasındaki akdedilen 28.06.2019 tarihli sözleşmenin davalıya olan cari hesap alacağının tenzili ile birlikte 288.579,83 TL olabileceği, davalının Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (tebliğ No: 2008-32/34)’de Değişiklik Yapılmasına dair Tebliğ'in (tebliğ No: 2018-32/51) 8. Maddesinin 5. Fıkrası uyarınca söz konusu sözleşmenin TL olarak düzenlenmesinin gerektiği yönündeki itirazlarının sayın mahkemece kabulü halinde davalıya olan cari hesap alacağının tenzili ile birlikte 243.750,15 TL olabileceği şeklinde rapor düzenlemişlerdir.
Tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirilmesinde;
Dava, ayıplı satıma dayalı sözleşmeden dönme bedel iadesi istemine ilişkindir.
6098 Sayılı TBK'nun 219. Maddesinde; Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olduğunu ve satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumlu olduğu belirtilmiştir.
6098 sayılı TBK'nun 227. Maddesinde; "Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.
2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.
3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.
4. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.
Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. Alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir. Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir." hükmü ile alıcının seçimlik hakları düzenlenmiştir.
TTK’nin 23/c maddesi şu şekildedir:"c) Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır."
TBK 223. maddesinde "Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır." denmektedir.
TBK m.229 da belirtildiği üzere; Satış sözleşmesinden dönen alıcı, satılanı, ondan elde ettiği yararları ile birlikte satıcıya geri vermekle yükümlüdür. Buna karşılık alıcı da, satıcıdan aşağıdaki istemlerde bulunabilir:
1. Ödemiş olduğu satış bedelinin, faiziyle birlikte geri verilmesi.
2. Satılanın tamamen zaptında olduğu gibi, yargılama giderleri ile satılan için yapmış olduğu giderlerin ödenmesi.
3. Ayıplı maldan doğan doğrudan zararının giderilmesi.
Satıcı, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe, alıcının diğer zararlarını da gidermekle yükümlüdür
Davacı şirket ile davalı şirket arasında ... refarans numarasıyla,... Makinesi imalatı için 19.06.2019 tarihinde sözleşme akdedildiği dosyada alınan bilirkişi raporuna göre taraflarca sunulan ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı ve ticari defterlerin birbirini teyit ettiği davacı tarafın davalı tarafa dava konusu makineye ilişkin olarak 1 adet toplam KDV dahil 304.440,00TL bedelli , 24/12/2019 tarih ve ... nolu faturanın tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu davacı tarafın davalı tarafa söz konusu makineye ilişkin toplamda 330.600,00 TL tutarında ödeme yaptığı ve 27/06/2019 tarihli ... numaralı 41.829,15 TL tutarında bir fatura düzenlediği yapılan ödemenin 128.679,00 TL tutarındaki kısmın tekrar iade ediliği ve bu ödeme ve faturalarında tarafların ticari defterlerinde kayıt ediliğitaraflar arasındaki sözleşmeye göre davaya konu makina bedeli yönünden 37.500,00 USD +KDV olarak kararlaştırıldığı fatura bedelinin tamamının davacı tarafından ödenemdiği cari hesap bakiyesinden bu tutarın tenzili gerektiği ilgili makina bedelinin dava tarihi itibar ile (44.250,USD X7,8931=) 349.269,68 TL olarak hesaplandığı bu tutardan cari hesap bakiyesi tenzili ile davacının davalıdan talep edebileceği tutarın (349.269,68 TL -60.689,85 TL =) 288.579,83 TL olduğu, davaya konu ... Makinesinin üretiminden kaynaklı olarak ayıplı olduğu, ayıpların ortaya çıkış şekli düşünüldüğünde gizli ayıp niteliğinde olduğunu tespit etmiştir. Davaya konu makinenin gizli ayıplı olduğu davacı taraf davalı tarafa Bakırköy .... Noterliğinin 19/03/2020 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ve dosyada dinlenen tanık anlatımları ile davacı tarafın davalı tarafa ayıp ihbarında bulunduğu dikkate alındığında TBK 223 maddesi kapsamında davacı tarafından davalıya süresi içinde ayıp ihbarında bulunduğu ,dava konusu makinedeki ayıbın aracın özgülendiği amaca uygun şekilde kullanılmasına engel oluşturacak şekilde gizli ayıplı olduğu, TBK'nın 227.maddesi ve TBK 229 maddesi ve dosyada alınan bilirkişi raporu da dikkate alınarak davacı taraf davalı taraftan sözleşmeden dönme hakkını kullanarak dava konusu 24/12/2019 tarih ve ... nolu faturada satıma konu ... makinasının davalı ... Ticaret LTD. ŞTİ.'ye aynı anda ifa ve teslim şartı ile 288.579,83 TL talep edebileceği anlaşılmakla açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; Dava konusu 24/12/2019 tarih ve ... nolu faturada satıma konu ... makinasının davalı ... Ticaret LTD. ŞTİ.'ye aynı anda ifa ve teslim şartı ile 288.579,83 TL'nin iade tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ... Sanayi Ticaret LTD. ŞTİ.'den tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilşkin talebin reddine, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;
1-Dava konusu 24/12/2019 tarih ve ... nolu faturada satıma konu ... makinasının davalı ... Sanayi Ticaret LTD. ŞTİ.'ye aynı anda ifa ve teslim şartı ile 288.579,83 TL'nin iade tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ... Sanayi Ticaret LTD. ŞTİ.'den tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilşkin talebin reddine,
2-Alınması gereken 19.712,88-TL harçtan, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 6.019,14-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 13.693,74 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Dava ilk açılış harç gideri olan 6.081,34-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan müzekkere, tebligat, keşif ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.564,30-TL'den kabul-red oranına göre hesaplanan 4.555,49-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan müzekkere ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 177,00-TL'den kabul-red oranına göre hesaplanan 32,09-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 45.286,97-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,
9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinden kabul-red oranına göre hesaplanan 240,00-TL'sinin davacıdan, 1.080,00 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı şirket yetkilisi ile davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin e-duruşma ortamında yüzüne karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 07/12/2023
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır