T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/998 Esas
KARAR NO : 2024/875
DAVA : Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/12/2020
KARAR TARİHİ : 11/09/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/09/2024
DAVA;
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Davacı ... Kağıt AŞ'nin zararının tam ve kesin olarak hesaplanmasıyla birlikte bedel arttırımında bulunmak kaydıyla, davacının 1.540.000- TL ve 20.000- USD kayıp ve zararının davalılardan TTK 557. Maddesi uyarınca mahkemece tespit olunacak kusur oranlarına göre hesaplanacak tazminat tutarları üzerinden, zarar tarihinden itibaren en yüksek ticari temerrüt faizi oranı üzerinden işlemiş ve işleyecek gecikme faiziyle birlikte tahsiline ve davacı ... Dış Ticaret AŞ'ye ödenmesine ve HMK'nun mad. 406/2, İİK'nun mad. 257, Mad. 264 ve devamı hükümleri uyarınca davalıların malvarlıklarının ihtiyati haczine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP;
Davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davacı tarafın eda davası niteliğindeki taleplerinin davacı şirkete haksız ve hukuka aykırı olarak Sulh Ceza Hakimi tarafından kayyım atanması öncesi dönemine ait bağış ödemesi ve bir kısım tasarruflara ilişkin olduğunu, dava konusu bağış ödemeleri ve diğer tasarruf işlemlerinin yapıldığı tarih itibari ile mevzuata ve hukuka uygun olarak yapıldığını, çok üyeli yönetim kurullarında, halen üye sıfatını taşıyan bir veya birkaç üye hakkında sorumluluk davası açılması gereken hallerde ise, dava açılmasına karar verme yetkisinin Yönetim Kurulunun diğer üyelerine ait olduğunu, davalıların ve dolayısıyla müvekkilinin sorumluluk şartları oluşmadığını, Sorumluluk Davası Açılabilmesi İçin Genel Kurul Kararının Dava Şartı olduğunu, şartın Gerçekleşmediğini, başvurunun usulüne uygun olmadığını, arabuluculuğun ifa edilmediğini, şartın gerçekleşmediği dikkate alınarak davanın reddini, TMK madde 20/A'nın bu davada uygulanma imkanı bulunmadığını, davada iddia edilen zararın konusunun belirli olduğunu, bu nedenle ortada belirsiz alacak davasının koşulları bulunmadığından HMK'nın 114/h maddesi uyarınca, davanın hukuksal yarar yokluğu nedeniyle reddini,müvekkili tarafından yapılmış yasadışı herhangi bir iş ve eylem olmadığını, davacı tarafın hukukilikten uzak değerlendirmelerinin evrensel hukuk ilkesinin işlediği hiçbir ülkede kabul edilmeyeceğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davacı tarafın eda davası niteliğindeki taleplerinin davacı şirkete haksız ve hukuka aykırı olarak Sulh Ceza Hakimi tarafından kayyım atanması öncesi dönemine ait bağış ödemesi ve bir kısım tasarruflara ilişkin olduğunu, dava konusu bağış ödemeleri ve diğer tasarruf işlemlerinin yapıldığı tarih itibari ile mevzuata ve hukuka uygun olarak yapıldığını, çok üyeli yönetim kurullarında, halen üye sıfatını taşıyan bir veya birkaç üye hakkında sorumluluk davası açılması gereken hallerde ise, dava açılmasına karar verme yetkisinin Yönetim Kurulunun diğer üyelerine ait olduğunu, davalıların ve dolayısıyla müvekkilinin sorumluluk şartları oluşmadığını, sorumluluk davası açılabilmesi için genel kurul kararının dava şartı olduğunu, şartın gerçekleşmediğini, başvurunun usulüne uygun olmadığını, arabuluculuğun ifa edilmediğini, şartın gerçekleşmediği dikkate alınarak davanın reddini, TMK madde 20/A'nın bu davada uygulanma imkanı bulunmadığını, davada iddia edilen zararın konusunun belirli olduğunu, bu nedenle ortada belirsiz alacak davasının koşulları bulunmadığından HMK'nın 114/h maddesi uyarınca, davanın hukuksal yarar yokluğu nedeniyle reddini, müvekkili tarafından yapılmış yasadışı herhangi bir iş ve eylem olmadığını, davacı tarafın hukukilikten uzak değerlendirmelerinin evrensel hukuk ilkesinin işlediği hiçbir ülkede kabul edilmeyeceğini, İstanbul .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin .... Esas Sayılı dosyasında ... Holding A.Ş.'nin müsaderesine ilişkin yargılamanın yapıldığını, huzurdaki dosyanın hukuki ilerleyişi açısından işbu ceza dosyasının bekletici mesele yapılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
-Dava, davacılar tarafından, davacı şirketin yönetim kurulu üyesi olan
davalıların 01.01.2013-17.11.2015 tarihleri arasında davacı ... Kağıt A.Ş.’yi zarara
uğrattıkları iddiası ile şimdilik 1.540.000-TL ve 200.000-USD’nin kusur oranlarına göre zarar
tarihinden itibaren faizi ile tahsili talebine ilişkindir.
-Mahkememiz dosyası dosya kapsamı, taraf ticari defter ve belgeleri ile İstanbul ... Ağır Ceza Mahkemesinin .... Esas sayılı dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları incelenmek suretiyle rapor düzenlenmesi amacıyla Hukukçu Prof. Dr. .... ve SMMM ... 'ya tevdi edilmiş, düzenlenen 12/03/2024 tarihli kök raporunda özetle; davalılardan hakim şirket ... Holding AŞ'nin yönetim kurulu üyeleri ..., ..., ..., ..., ..., ... Ve ... hakim şirket yönetim kurulu üyesi sıfatıyla TTK md. 202'ye istinaden, davalılardan .... Kağıt AŞ yönetim kurulu üyeleri ... ve ... bağlı şirket yönetim kurulu üyesi sıfatıyla TTK md. 553 vd. hükümlerine istinaden, ... Kağıt AŞ'nin uğradığı zarardan sorumlu oldukları, davalılardan ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nun 1.540.000,00-TL+200.000-USD bağış ve yardımlardan sorumlu olduğu, davalı ...'nin 300.000,00-TL bağış ve yardımlardan sorumlu olduğu bildirilmiştir.
-Dosyanın yeniden aynı bilirkişi heyetine tevdii ile ek rapor tanzimine karar verilmiş olup, Hukukçu Prof. Dr. ... ve SMMM .... 'nın 09/06/2024 tarihli ek raporunda özetle; davalılardan hakim şirket ... Holding AŞ'nin yönetim kurulu üyeleri ..., ..., ..., ..., ..., ... Ve ... hakim şirket yönetim kurulu üyesi sıfatıyla TTK md. 202'ye istinaden, davalılardan ... Kağıt AŞ yönetim kurulu üyeleri ... ve ... bağlı şirket yönetim kurulu üyesi sıfatıyla TTK md. 553 vd. hükümlerine istinaden, .... Kağıt AŞ'nin uğradığı zarardan sorumlu oldukları, davalılardan ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nun 1.540.000,00-TL+200.000-USD bağış ve yardımlardan sorumlu olduğu, davalı ...'nin 300.000,00-TL bağış ve yardımlardan sorumlu olduğu bildirilmiştir.
-Dosyada mevcut raporlar ve mevcut belgeler nazara alındığında; öncelikle her bir zarar kalemi yönünden iddia ve savunmaların irdelenmesi gerekmektedir.
-Bu kapsamda bağış adı altında yapılan şüpheli ödemeler ile davacı ....ın
1.540.000,00 TL + 200.000,00 USD zarara uğratıldığı iddiaları yönünden yapılan incelemede; davacı şirketin ticari defterlerinde çeşitli kurumlara 01.01.2013-17.11.2015 tarihleri arasında
1.540.000,00 TL + 200.000,00 USD bağış ve yardım yapıldığı, davacı şirketin 2013-2014-2015 yılı Kurumlar Vergisi Beyannamelerinde söz konusu bağış
ve yardımların kanunen kabul edilmeyen giderlere alındığı, bir diğer
ifade ile davacı şirketin yapmış olduğu 1.540.000,00 TL + 200.000,00 USD bağış ve yardım
sadece şirketten nakden olarak çıkmış ancak herhangi bir gider unsuru taşımadığı ve vergi matrahında düşülmediği görülmektedir. Yine davacı şirket kayıtlarına göre davacı şirketin yapmış olduğu bağış ve yardımlar kanun koyucunun bağış yapıldığı takdirde
gider olarak yazılmasına izin vermediği dernek ve vakıflara yapılan bağış olduğundan, davacı
şirketin gideri olarak kabul edilmemiştir. Dolayısıyla davacı şirket gider olarak kabul
edilemeyeceği, buna rağmen ilgili bedellerin üzerinden %20 kurumlar vergisinin ödendiği görülmektedir. Yine vergi beyannamelerine göre 2013 yılında 2,51 milyon TL kâr raporladığı ve
şirket kârının yaklaşık %40’nın bağış olarak dağıtılmasının, 2014 yılında 2,51 milyon TL kâr
raporladığı ve şirket kârının %25’nin bağış olarak dağıtılmasının, yine 2015 yılında zarar
raporlayan şirketin 325 bin TL’sinin bağış olarak dağıtılmasının uygun olmadığı görülmektedir. Bu doğrultuda şirket yöneticilerinin şirket işlerinde tedbirli bir yöneticinin özeniyle hareket etmedikleri, şirket menfaatlerini gözetmedikleri, davacı şirketten
nakden yapıldığı tespit edilen ve herhangi bir gider unsuru taşımayan 1.540.000,00 TL +
200.000,00 USD’lik bağış ve yardım nedeniyle davacı şirketin zararının oluştuğu Mahkememizce kabul edilmiştir.
-Uluslararası Türkçe Derneği İktisadi İşletmesi’ne yapılan ödeme ile davacı
şirketin zarara uğratıldığı iddiaları yönünden yapılan incelemede; davacı şirketin ticari defterlerinde 28.04.2014 tarihinde söz konusu kuruma 118.000,00 TL
ödeme yapıldığı, 26.06.2014 tarihinde de 118.000,00 TL’lik Sponsorluk, Reklam ve Tanıtım
açıklamalı fatura alındığı, bu haliyle davacı şirket ticari defter kayıtlarına göre söz
konusu kurumdan Sponsorluk ve Reklam hizmeti satın alınmış ve bedelinin ödenmiş
olduğu, hizmet alımına ilişkin aksi yönde bir delil bildirilmediğinden davacı ... zarara uğratmak
amacı ile iş bu işlemlerin yapıldığı iddialarının ispat edilemediği Mahkememizce kabul edilmiştir.
-Davacı şirketin ... ’dan 6.700,00 TL’lik hisse alarak zarara
uğratıldığı iddiaları yönünden yapılan incelemede; davacı şirketin ticari defterlerinin incelenmesinde, ... ’dan 12.11.2014 tarihinde
3.350,00 TL’lik, 18.11.2014 tarihinde 3.350,00 TL’lik hisse senedi alındığı, hisse senetlerinin alım tarihinin 17.12.2013 tarihinden önce olmasından,
gerekse hisse senedi alım tutarlarının zarara uğratma kastı ile hareket etmeyecek kadar düşük
olması nazara alınarak iş bu işlemlerin davacı ... zarara uğratmak
amacı ile yapıldığının ispat edilemediği Mahkememizce kabul edilmiştir.
-... Tarım Hisseleri için 200.000,00 TL rayiç değer bedeli ödenerek
davacı şirketin zarara uğratıldığı iddiaları yönünden yapılan incelemede; davacı şirket ticari defterlerinde 20.02.2014 tarihinde; .... ’den 80.000,00 TL’si
rayiç bedel farkı olmak üzere 280.000,00 TL’lik, ... ’den 60.000,00 TL’si rayiç bedel
farkı olmak üzere 210.000,00 TL’lik, ...’dan 40.000,00 TL’si rayiç bedel farkı
olmak üzere 140.000,00 TL’lik, ....’dan 20.000,00 TL’si rayiç bedel farkı olmak
üzere 70.0000,00 TL’lik ... hisse senedi alındığı görülmektedir. Her ne kadar denetim raporunda, ......’a ait hisse senetlerinin alımı için 200.000,00 TL rayiç bedel
farkı ödenerek davacı şirketin zarara uğratıldığı, daha önce alınan hisselerde rayiç bedel
uygulaması olmadığı belirtilmiş ise de davacı şirket ticari defterlerinde işbu hisse senedi
alımları haricinde, 07.03.2013 tarihinde .... ’den alınan ......’ın
600.000,00 TL nominal bedelli hissesi için 240.000,00 TL rayiç bedel farkı ödendiği, dolayısıyla alınan 500.000,00 TL’lik nominal bedelli hisse senedi için 200.000,00
TL rayiç bedel ödenmesinde bir uygunsuzluk görülmediği, iş bu işlemler yönünden davacı şirketin zararından söz edilemeyeceği anlaşılmakla davacı ... zarara uğratmak
amacı ile yapıldığının ispat edilemediği Mahkememizce kabul edilmiştir.
-... Kağıt şirketine ödenen 183.566,00 TL İle davacı şirketin zarara
uğratıldığı iddiaları yönünden yapılan incelemede; davacı şirket ticari defterlerinde 09.04.2013 tarihinde ... Kağıt firmasına 183.566,00 TL
banka havalesi ile ödeme yapıldığı, akabinde 01.08.2013 tarihinde ......’dan olan
alacağın şüpheli ticari alacaklar ve şüpheli ticari alacaklar karşılığı hesabına alındığı görülmektedir. Bu haliyle davacı şirketin avans olarak ödeme yapıp karşılığında herhangi bir mal alımı
yapamayınca, söz konusu alacağın tahsili için yasal yollara başvurduğu görülmektedir. Sunulan bilgi ve belgelerde yapılan ödemenin davacı ... zarara uğratmak kastı ile yapıldığına ilişkin herhangi
bir delil sunulmadığı gibi, davacı şirket yöneticileri alacağın tahsili için yasal yollara başvurduğu da sabittir. Bu nedenle ilgili işlemlerin davacı ... zarara uğratmak
amacı ile yapıldığının ispat edilemediği Mahkememizce kabul edilmiştir.
-Yukarıda yer verildiği şekilde talep edilen zarar kalemlerinin tespit ve değerlendirilmesi akabinde davacıların aktif dava ehliyeti ile davalıların görev tanımları, süreleri ve sorumlulukları yönünden inceleme yapılması gerekmektedir.
-Davacıların aktif dava ehliyeti yönünden yapılan değerlendirmede; davacılardan Davacı ... Kağıt AŞ doğrudan zarar gören sıfatıyla, aktif dava ehliyetini sahip olduğu, davacı ... AŞ ise dolayısıyla zarar gören pay sahibi sıfatına sahip olmakla birlikte
aynı zamanda davacı ... Kağıt AŞ’nin yönetim kurulu üyesi sıfatını da haiz olduğu, bu haliyle TTK md. 553 vd. hükümlerine istinaden açılan sorumluluk davasında bu
.... Kağıt AŞ’nin
aktif dava ehliyetinin bulunmadığı Mahkememizce kabul edilmiştir.
-Davalılar yönünden yapılan değerlendirmede; Türk Ticaret Kanunu'nun Sorumluluk başlıklı 202. Maddesinde; Sorumluluk davalarında pasif dava ehliyeti organ sıfatıyla yönetim kurulu üyelerinde olup, tüzel kişilerin yönetim kuruluna seçilen temsilcilerinin organ sıfatı bulunmadığından bunlara sorumluluk davası yöneltilemez. Tüzel kişinin yönetim kurulundaki temsilcisi onun bir organı (örneğin yönetim kurulu üyesi) olabileceği gibi dışarıdan üçüncü bir kişi de (örneğin şirketin avukatı veya danışmanı) olabilir. Tüzel kişinin yönetim kuruluna gönderdiği kimse, görevin niteliği göz önüne alındığında, tüzel kişinin ancak organları vasıtasıyla gerçekleştirebileceği bir işlevi yerine getirmektedir. Bu nedenle tüzel kişi adına bu görevi yerine getiren kimsenin tüzel kişinin organı olduğunu kabul etmekte duraksamamak gerekir. Bununla birlikle gerçek kişi temsilcinin yönetim kuruluna seçilen tüzel kişinin organı olması onun aynı zamanda anonim şirketin de organı olduğu anlamına gelmez (örneğin (X) tüzel kişisi adına yönetim kuruluna gönderilen gerçek kişi, yani temsilci aynı za- manda yönetim kurulunda bulunduğu (Y) AŞ’nin organı değildir). Zira şirketin yönetim kuruluna seçilen tüzel kişiyi temsilen toplantılara katılan gerçek kişi, bu sıfatla yönetiminde bulunduğu şirketin iradesini ortaya koyan bir organ vazifesi görmemektedir. Organ sıfatı yönetim kuruluna seçilen tüzel kişisindedir, gerçek kişi temsilci ise yönetim kurulu toplantılarında tüzel kişi adına hareket ederek onun adına aracı sıfatıyla şirketin iradesini ortaya koymaktadır. O nedenledir ki, temsilci sadece kendisini atayan (X) tüzel kişisi tarafından seçilip azledilebilir. Temsilci yönetim kuruluna gönderildiği anonim şirketin organı olsaydı seçimi ve azlinin de genel kurulun veya bu şirketin yönetim kurulunun yetkisinde olması gerekirdi. Hal böyle olunca organ sıfatı olmayan temsilciye karşı, TTK’nın sorumluluk hükümleri uygulanmasından bahsedilemez (Akdağ Güney, Necla, Anonim Şirket Yönetim Kurulu 2. Bası, İstanbul 2016, s. 43 vd.).
-İş bu davada ise davacı ... Kağıt AŞ’nin yönetim kurulu üyesi sıfatı doğrudan yönetim
kuruluna seçilen tüzel kişiler yani ... Holding AŞ ve ... Basım AŞ ye ait olduğu, iş bu tüzel kişilerin davalı olarak gösterilmediği ancak temsilcilerine sorumluluk yöneltildiği, sorumluluk davasının tüm YK üyelerine yöneltilmesi bir zorunluluk olmadağından, tüzel kişilerin temsilcisi konumundaki ... Basım AŞ yi temsilen ...
(sadece temsilci sıfatıyla) husumet yöneltilebileceği, ..., ... ve ... Holding AŞ yi temsilen
... ve ...’ın pasif dava ehliyetlerinin bulunmadığı Mahkememizce kabul edilmiştir.
-Somut olay bakımından yukarıda yer verilen tüm açıklamalar nazara alındığında;
Davacı şirketin
gider olarak kabul edilmeyen 1.540.000,00 TL + 200.000,00 USD’nin %20 Kurumlar Vergisi
ödediği Şirketin Kurumlar Vergisi Beyannamelerinden 2013 yılında 2,51 milyon TL kâr
raporladığı ve şirket kârının yaklaşık %40’nın bağış olarak dağıtıldığı, 2014 yılında 2,51
milyon TL kâr raporladığı ve şirket kârının %25’nin bağış olarak dağıtıldığı, yine 2015 yılında
zarar raporlayan şirketin 325 bin TL’sinin bağış olarak dağıttığı anlaşılmış olup, yapılan
bağışların makul miktarların üzerinde olduğu gerek şirketin gerekse ortakların ve alacaklıların
menfaatine uygun olmadığı,
Davacı şirket
zararının davalıların eylemleri yani şirket karının bağışlanmasının neticesinde meydana
geldiği; davalıların davranışlarıyla davacı şirketin malvarlığında meydana gelen azalma
arasında illiyet bağının mevcut olduğu,
Pasif dava ehliyet bulunan davalılar bakımından hakimiyetin kötüye kullanılması suretiyle
bağlı şirketin mal varlığında azalmaya yol açacak biçimde gerçekleştirilen bağışlar gerek TTK
md. 202 gerekse TTK md. 369 hükümlerine aykırılık olarak değerlendirilmesi gerektiği,
Davalıların davranışlarının tedbirli bir yöneticiden beklenen objektif ölçüde gösterilmesi gereken özeni yansıtmadığı, tedbirli bir yönetici gibi davranmakla yükümlü davalıların aynı çevreye dahil normal ve ortalama bir insanın aynı durum ve koşullarda göstereceği davranışları sergilemek yöneticisi oldukları şirketin çıkarlarını gözetmek yerine kazancının önemli bir kısmını bağış yoluyla azaltmasına yol açarak şirketi zor duruma sokan eylemlerin merkezinde yer almak suretiyle kusurlu davrandıkları görülmektedir.
-Bu haliyle yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davalı hakim şirket yönetim kurulu
üyeleri bakımından zarar, illiyet bağı, kanuna/esas sözleşmeye aykırılık ile kusur şartlarının gerçekleştiği, hakimiyetin kötüye kullanılması nedeniyle TTK md. 202ye istinaden
sorumluluk şartlarının oluştuğu Mahkememizce kabul edilmiştir.
-Davalılardan hakim şirket ... Holding AŞ’nin yönetim kurulu üyeleri ..., ..., ..., ..., ..., ... ve
... hakim şirket yönetim kurulu üyesi sıfatıyla TTK md. 202’ye istinaden ... Kağıt AŞ'nin uğradığı zarardan sorumlu oldukları sabit olduğundan 1.540.000,00 TL ve 200.000 USD’nin davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'den tahsili ile ... AŞ’ye ödenmesine, Euro ve Usd alacağına dava tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasa’nın 4/a maddesine göre, TL alacağına ise dava tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, davalı ...’nun 1.215.000,00 TL ve 200.000 USD üzerinden, ...’nin 300.000 TL üzerinden sorumlu tutulmalarına, davalı gerçek
kişi temsilcilerin davalı sıfatı bulunmadığından davalılar ..., ... ve ...'a karşı açılan davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Açılan davanın kabulü ile 1.540.000,00 TL ve 200.000 USD’nin davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’den tahsili ile ... Kağıt AŞ’ye ödenmesine, Euro ve Usd alacağına dava tarihinden itibaren 3095 Sayılı Yasa’nın 4/a maddesine göre, TL alacağına ise dava tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine (davalı ...’nun 1.215.000,00 TL ve 200.000 USD üzerinden, ...’nin 300.000 TL üzerinden sorumlu tutulmalarına) fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Davalılar ..., ... ve ...'a karşı açılan davanın reddine,
3-Alınması gereken 206.717,00-TL karar ve ilam harcının davalılar davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’den tahsili ile hazineye gelir kaydına, (Davalı ...'nun 184.364,59-TL, Davalı ...'nin 20.493,00-TL üzerinden sorumlu tutulmalarına )
4-Davacı tarafça sarf edilen tebligat ve müzekkere gideri, bilirkişi sarf gideri masrafı olmak üzere toplam 24.251,92-TL'nin davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'den alınarak davacı ... Kağıt AŞ'ye verilmesine, (Davalı ...'nun 21.645,43-TL, Davalı ...'nin 2.405,99-TL üzerinden sorumlu tutulmalarına )
5-Davacı ... Kağıt A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 289.197,00-TL vekalet ücretinin davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'den alınarak davacı ... Kağıt A.Ş.'ye verilmesine, (Davalı ...'nun 258.115,36-TL, Davalı ...'nin 28.690,75-TL üzerinden sorumlu tutulmalarına )
6-Davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 17.900,00-TL tek vekalet ücretinin davacı ...'nden alınarak iş bu davalılara verilmesine,
7-Davalılar ... ve ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 17.900,00-TL tek vekalet ücretinin davacılardan alınarak alınarak iş bu davalılara verilmesine,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca İstanbul Arabuluculuk bürosunun .... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.440,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'den tahsili ile hazineye gelir kaydına,
9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, davacılar vekili ile Davalı ...'ın yüzüne karşı diğerlerinin yokluğuında, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.11/09/2024
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır