T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/1114 Esas
KARAR NO : 2024/745
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/12/2021
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/02/2022
KARAR TARİHİ : 09/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 26/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan), Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ESAS DAVA: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, ........ Yapı Hizmetleri Ltd Şti ile aralarındaki ticari ilişki sebebiyle dava konusu olan çek ile yine ekte sundukları Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ....... soruşturma numaralı dosyada ve İstanbul ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... esas sayılı çek iptal dosyasında görülen çekleri vermiş olduğunu, bu çeklerden birinin de dava konusu olan ..... Bankası AŞ. ..... şubesine ait keşidecisi ..... İnşaat İthalat İhracat olan 30/12/2021 tarihli ...... seri numaralı çek olduğunu, bu çekin şuanda kimin elinde olduğunun bilinmediğini, iş bu çeklerin davalılardan ........ yapının elinde iken müvekkilinin çekleri peyder pey ödemeye başladığını ve aralarındaki cari hesap üzerinden ödemiş ve ödemiş olduğu çekleri ........ Yapıdan istediğini, ancak ........ Yapı yetkilisinin iş bu çekleri çaldırdığını ve bu nedenle Büyükçekmece CBS'nin ..... numaralı dosyasının açıldığını ifade ettiğini, ayrıca çekler ile ilgili olarak savcılık kanalının ödeme yasağı aldırdığını kendisine yönelik herhangi bir işlem yapılmayacağını söylemiş olduğunu, bunun üzerine beklemeye geçen müvekkilinin işyerine alacaklı vekili tarafından çalınan veya kaybolan çeklerden 157.750 TL'lik çek için Bursa İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosyasına istinaden yazılan Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin .... Talimat dosyasından borçlu şirkete ait olmayan işyerine ihtiyati haciz ile gelinmiş ve hukuksuz olarak istihkaklı haciz işlemi yapılmış ve müvekkilinin ihtiyati hacizden haberdar olmuş olduğunu, iş bu ihtiyati haciz kararı ile Bursa İcra Dairesi'nin ...... Esas sayılı dosyasından kesin icra takibine geçilmiş olduğunu, icra takibi başlatan ..... İplik Tesktil San. Tic. Ltd. Şti.'nin kendilerinin adresi İstanbul olmasına ve keşideci ile diğer cirantaların tamamının adresleri İstanbul olmasına rağmen ibraz yeri de Zeytinburnu İstanbul olduğu halde, yasaya, usule aykırı olarak ihtiyati haciz kararını Bursa ...... Asliye Ticaret Mahkemesine başvurarak aldırmış, mahkeme tarafından usulsuz olarak yetkisiz olduğu halde .... Değişik İş dosyası ile bu kararın verilmiş olduğunu, iş bu hususta ilgili mahkemenin yetkisine itiraz etmiş bulunduklarını, alacaklı ...... İplik Tesktil San. Tic. Ltd. Şti.'nin ihtiyati haciz kararını yetkisiz Asliye Ticaret Mahkemesinde almış olup yine yetkili olmayan İcra Müdürlüğü olan Bursa ..... İcra Müdürlüğünde takibe geçmiş olduğunu, tahminlerine göre iş bu dava konusu olan çek ile diğer çeklerin ...... İplik Tekstil San. Tic. Ltd. Şti. nin elinde olduğunu ve yine aynı hukuk bürosunun elinde olduğunu, tekrardan aynı yöntemle yetkisiz Asliye Ticaret Mahkemesinde ve İcra Müdürlüklerinde takibe geçmek suretiyle cebri icra baskısı altında dosyayı tahsil etmeye çalışacaklarını, kanunun boşluklarından faydalanarak yetki itirazı sonuçlanıncaya kadar cebri icra ve haciz baskısı altında dürüst bir şekilde ticari faaliyet yürüten İstanbulda ki şirketlerden tahsilat yapmaya çalışmakta olduklarını, bu şekilde yapılan tahsil ve infaz edilen dosyalarda menfi tespit davası aleyhlerine sonuçlansa bile aslında alacaklı olmayan çeklerin meşru hamili olmayan ....... arasında patates şirket terimi kullanılan şirketlerden istirdatı mümkün olamayacağından tahsil ettikleri paranın yanlarına kar kalacağını ve bu şekilde bir çok firmanın mağduriyetine yol açmakta olduğunu, Büyükçekmece CBS'nin ..... soruşturma dosyası ile Başsavcılık tarafından Bursa ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... dosyasına takibin durdurulması müzekkeresi gönderilmiş olup işbu yazıya istinaden takibin durdurulmuş olduğunu, ancak diğer çeklerin hala ödeme vakitleri gelmediği için bankaya ibraz edilmemiş olduğunu, bu nedenle her ne kadar şuanda ibraz edilmemiş olsa bile çeklerin Bakırköy ...... ATM'nin ...... sayılı dosyasında isimleri geçen şirketlerden birinde olmasının muhtemel olduğunu, iş bu iki dosyanın da halen derdest olup soruşturma ve tahkikat aşamalarının devam etmekte olduğunu, müvekkilinin ödeme yaptığı aslında borcu olmayan bir çekten dolayı, tekrardan bir ödeme baskısı altında olması sebebiyle iş bu davayı açma zarureti hasıl olduğunu, üstelik bu çekin davalılardan ........ Yapının rızası hilafına elinden çıkmış çalıntı olan ve suç unsuru çek olduğunu, Bursa ..... ATM'nin ..... D.iş dosyası ile Bursa ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyasına istinaden Bakırköy ..... ATM'nin ...... Esas sayılı dosyası ile taraflarına yine menfi tespit davası açılmış ve bu dosyadan mahkeme tarafından ihtiyati tedbir kararı verilmiş olduğunu, iş bu davanın halen derdest olduğunu, iş bu çek bedelsiz kaldığından mahkeme tarafından çekin iptaline, iptal olan çekin taraflarına iadesine müvekkilinin borcu olmadığının tespitine karar verilmesi talepleri mevcut olduğunu, müvekkili tarafından davalıya verilen ve davalı elinden rızası hilafına çıkmış olan ..... Bankası AŞ. Gaziaosmanpaşa /İstanbul şubesine ait keşidecisi ..... Gıda İnşaat İthalat İhracat olan 30/12/2021 tarihli ...... seri numaralı çekin şuanda kayıp olup müvekkilince ödenmiş olan ve bedelsiz kalmış olan çekten dolayı müvekkilinin yeniden ödeme ve haciz tehdidi altında olduğunu, iş bu nedenle bu çekten dolayı çek hakkında ihtiyati tedbir uygulanmasına, çek ibraz edildiğinde banka marifetiyle çeke el konulup çekin mahkeme kasasına alınmasına, dava sonuçlanıncaya kadar müvekkili hakkında bu çekten dolayı icra tabi yapılmasının engellenmesine yönelik tedbir kararı verilmesini talep ediyor olduklarını beyanla; öncelikle TEMİNATSIZ OLARAK (ve yahut uygun bir teminat oranında) müvekkili tarafından ödenmiş olan .... Bankası A.Ş. ..... şubesine ait keşidecisi ..... Çarşıları Tekstil Gıda İnşaat İthalat İhracat olan 30/12/2021 tarihli ..... seri numaralı çek hakkında icra takibi yapılmasının ve dava açılmasının veya açılmış ve açılacak icra takipleri ve davalarının DURDURULMASINA, ..... Bankası A.Ş. ..... şubesine ait keşidecisi ..... Çarşıları Tekstil Gıda İnşaat İthalat İhracat olan 30/12/2021 tarihli ..... seri numaralı çekin bankaya ibrazı halinde dava konusu çeke banka marifetiyle el konularak mahkeme kasasına alınması yönünde İHTİYATİ TEDBİR kararı verilerek çeke el konulmasına, ..... Bankası A.Ş. ..... şubesine ait keşidecisi ...... Çarşıları Tekstil Gıda İnşaat İthalat İhracat olan 30/12/2021 tarihli ...... seri numaralı çekin iptali ile iptal edilen çekin taraflarına İSTİRDATINA, müvekkilinin iş bu çekten dolayı borcu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
ESAS DAVA: Davalı şirkete usulüne uygun tebligat yapıldığı, ancak davaya cevap verilmediği görülmüştür.
BİRLEŞEN DAVA: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı alacaklının, müvekkili aleyhine 164.200 TL bedelli çek fotokopisi ile Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü’nün ..... Esas sayılı dosyası üzerinden, aslen hakkı olmadığı bir alacağı, kötü niyetle ve müvekkilini zarara uğratmak kastıyla ihtiyati haciz ile takip başlatmış olduğunu, müvekkili ........ Yapı Mühendislik Hizmetleri Mimarlık İnşaat Malz. ve Orman Ürünleri İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. adına düzenlenen ...... Bankası ...... Şubesi, keşidecisi ..... Tekstil Gıda İnşaat İthalat İhracat olan 30.11.2021 tarihli ..... seri nolu, 164.200- TL ve 147.600-TL bedelli iki adet çekin 18.06.2021 tarihinde müvekkilinin rızası dışında elinde çıkmış ve kaybolmuş olduğunu, aynı gün konuyla ilgili ..... Amirliğinde suç duyurusunda bulunmuş olduğunu, davacı müvekkilinin aralarındaki ticari ilişkiye bianen dava dışı ..... Çarşıları Tekstil Gıda İnşaat İthalat İhracat Ltd. Şti'nden ciro ile aldığı ..... Bankası ..... Şubesi, keşidecisi ..... Çarşı Tekstil Gıda İnşaat İthalat İhracat olan 30.12.2021 tarihli ..... seri nolu, 164.200- TL ve ..... Pazar Çarşıları Tekstil Gıda İnşaat İthalat İhracat Ltd. Şti'nden ciro ile aldığı ..... Bankası ..... Şubesi, keşidecisi ..... Pazar Çarşı Tekstil Gıda İnşaat İthalat İhracat olan 30.01.2022 tarihli ..... seri nolu, 147.600-TL bedelli iki adet çek için aynı gün suç duyurusunda bulunulduğunu, çekin takas yoluyla bankaya ibraz edildiğinin ancak İstanbul ...... Asliye Ticaret Mahkemesi ..... Esas sayılı dosyasından ödeme yasağı nedeniyle işlem yapılamadığı, çekin ..... Tekstil Gıda İnşaat İthalat İhracat Ltd. Şti'ne ulaşamaması nedeniyle ciro silsilesinin koptuğunu ve kötüniyetli firmaların eline geçtiğini, müvekkilinin bu firmalarla ticari ilişkisinin bulunmadığını, davalının kötüniyetli olduğundan dava konusu çekin istirdatına karar verilmesi gerektiğini, davaya konu çekin müvekkilinin rızası hilafında elinden çıkmış olduğunu, davalı firmanın kötü niyetli şekilde çeki iktisap etmiş olduğunu, müvekkilinin kendisinden sonra gelen çekin arka yüzündeki diğer cirantalarla hiçbir ticari ilişkisi bulunmadığını, davacı müvekkilinin davalı şirket ile hiçbir ilgisi bulunmamakla beraber hamilinde bulunmakta iken çalınan ve davalı şirketin eline geçen davaya konu çekin davalıya nasıl ulaştığı konusunda da hiçbir bilgisi ve görgüsü bulunmadığını, çekin arka yüzünde yer alan ve ciro silsilesi oluşturan şirketler arasında ticari ilişkinin mevcut olup olmadığının belirlenilmesi gerektiğini, bu sebeple bilirkişi marifetiyle müvekkilinin ve diğer şirketlerin ticari defterlerinin incelenilmesini, aralarında ticari ilişkinin olup olmadığının belirlenmesi yönünde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına ilişkin talepleri bulunduğunu, taraflarınca, hırsızlık olayına ilişkin olarak şüpheliler hakkında suç duyurusunda bulunulmuş, işbu dosya davalısı hakkında da suç duyurusunda bulunup soruşturmanın birleştirilmesini talep edeceklerini, Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Değişik İş numarası verilen dosyada müvekkili hakkında ihtiyati haciz kararı verilmiş olduğunu, bu kararın usul ve yasaya aykırı olup itiraz etmiş olduklarını, itirazları doğrultusunda mahkemenin ihtiyati haczin kaldırılmasına karar vermiş olduğunu, aynı zamanda taraflarınca Bakırköy ..... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ..... Esas sayılı dosyasında Memur muamelesini şikayet ve usulsüz takibin iptaline karar verilmesi talepli dava açıldığını ve halen derdest olduğunu, müvekkili hakkında daha önce birbiri ile bağlantılı bu kişi ve şirketlerin daha önce çalıntı çeklerle işlem yapılmış mahkemeler tarafından bazı takiplerin iptal edilmiş bazılarının da durdurulmuş olduğunu, mahkeme tarafından yapılacak tespit ile ilgili kişiler hakkında Cumhuriyet Başsavcılığına taktir ve ifası için şikayette bulunduklarını, davalı firma ile önceki ciro eden şirketler ve kişilerin tamamen fason ticari hayatta patates şirket olarak tanımlanan şirketler olup genelde böyle çalıntı gasp edilmiş çek ve senetler ile işlem yapan birer dolandırıcılık şebekesi olduğunun müvekkilinin ifade etmiş olduğunu, davalının bu çeki hangi ticari alacağı sebebiyle aldığını ispat zorunda olduğunu, çalıntı olduğunu bildiği halde bile bile işlem yapmasının kendisininde bu kişilerle birlikte hareket ettiğini göstermekte olduğunu, iş bu takibe konu çek ile alakalı olarak dava dışı diğer borçlu ..... İnşaat'ın takipten önce ..... Bankası ..... Şubesi, keşidecisi ...... Pazar Çarşı Tekstil Gıda İnşaat İthalat İhracat olan 30.01.2022 tarihli ..... seri nolu, 147.600-TL bedelli bir adet çek için Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Esas sayılı dosyasında menfi tespit davası açmış ve mahkeme tarafından durdurma kararı verilmiş olup, ..... Bankası ...... Şubesi, keşidecisi ..... Pazar Çarşı Tekstil Gıda İnşaat İthalat İhracat olan 0.12.2021 tarihli ..... seri nolu, 164.200- TL bedelli 1 adet çek için takipten önce Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... Esas sayılı dosyasında menfi tespit davası açmış ve mahkeme tarafından durdurma kararı verilmiş olup, müvekkilinin yasalara uygun bir şekilde ticaret yapan bir firma olup, yaptıkları araştırmalarda fason bir şirket olduğu görülen, alacaklıdan önceki cirantalardan .... Ticaret ve Tekstil San. Tic. Ltd. Şti ile ...... 'ün genellikle çalıntı çekler ile takip yapan bir firmalar olup aslında adresleri belli olmayan ve ..... İplik Tekstil Sanayi Ticaret Limited Şirketi ile genelli bağlantılı çalışan bu kişi ve firmalar her nasılsa iz kaybettirmek ciro silsilesi bozuk olan, çalıntı bir çek üzerinde işlem yapmak üzere iş bu alacaklıyı devreye koymuş ve ondan önce de başka bir ciranta koyarak iz kaybettirmeye çalışan firmalar olduğunu, bu gibi kişi ve şirketler tarafından müvekkili şirketin iş yapamaz konuma getirilmeye çalışılmasının, gayrimenkullerine ve banka hesaplarına haciz konulmaya çalışılmasının bu şekilde müvekkili firmanın ve çalışanların helal kazancına çökülmek istenmesinin bunu da devletimizin kamu kurum ve kuruluşlarını yasada ki boşluklardan faydalanarak yapmaya çalışılmasının hakkaniyete ve vicdana sığmayacağını, ihtiyati haciz ile, haciz baskısı altında Asliye Ticaret Mahkemesinde ve İcra Müdürlüklerinde takibe geçmek suretiyle cebri icra baskısı altında dosyayı tahsil etmeye çalışacak olduklarını, davalılardan ve icra takibinde alacaklı olarak görünen davalı tarafından yapılan icra takibinde yalnızca çek keşidecisi ..... Pazar Çarşı Tekstil Gıda İnşaat İthalat İhracat ve müvekkili firma üzerinden icrai işlemlerin yürütüldüğü aralarında bir ilişki/bağ olduğunun açıkça ortada olduğunu, iş bu dava konusu olan ..... Bankası A.Ş. ...... şubesine ait keşidecisi ..... Çarşıları Tekstil Gıda İnşaat İthalat İhracat olan 30/12/2021 keşide tarihli .... seri numaralı 164.200,00 tl bedelli çek davacının elinde olmadığını, çek aslının bankada da olmadığını, çek aslının Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ..... soruşturma nolu dosyasında olduğunu, hiçbir kurum ve kuruluş ve yahut kişinin kendi uhdesinde olmayan bir evrak için aslı gibidir şerhi düşerek evrak düzenleyemeyeceğini, düzenlediği takdirde resmi evrakta sahtecilik suçunu işlemiş olacağını, yine kanaatlerince çekin üzerinde ki ASLI GİBİDİR yazısını talep eden davacılar tarafından atıldığının düşünülmekte olduğunu, zira çek aslının bankada olmadığını, çek aslının yukarıda zikrettikleri üzere Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ..... Soruşturma nolu dosyasıda bulunduğunu, iş bu nedenle çek aslı olmadan veya ASLI GİBİDİR şerhi çek aslını bulunduran kurum veya kişi tarafından yazılmadan Aslı Gibidir Şerhi koyan kişinin adı soyadı varsa sicili ve imzası olmadan düzenlenen evrakların sahte olup bu evrak üzerinden İhtiyati haciz kararı alınmış olmasına rağmen itirazları doğrultusunda ihtiyati haczin kaldırılmış olduğunu, ancak sözde alacaklı görünen kötüniyetli kişiler tarafından ihtiyati haciz alınıp icra takibi başlatılmış olduğunu, karşı tarafa ödeme yapılmaması için çek keşidecisi ...... Pazar Çarşı Tekstil Gıda İnşaat İthalat İhracat ve müvekkili şirket ........ Yapı Mühendislik Hizmetleri Mimarlık İnşaat Malz.ve Orman Ürünleri İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. için dava sonuçlanıncaya kadar İVEDİLİKLE TEDBİR TALEBİ verilmesini talep ediyor olduklarını, çekin istirdadına yönelik davalarda arabuluculuk dava şartı olmadığından bahisle arabuluculuk kurumuna başvurulmamış olduğunu beyanla; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, karşı tarafa ödeme yapılmaması için müvekkili şirket ........ Yapı Mühendislik Hizmetleri Mimarlık İnşaat Malz.ve Orman Ürünleri İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. için dava sonuçlanıncaya kadar Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı icra dosyası hakkında İVEDİLİKLE TEDBİR KARARI verilmesine, davanın kabulüne ve ..... Bankası ...... Şubesi, keşidecisi ..... Pazar Çarşı Tekstil Gıda İnşaat İthalat İhracat olan 30.12.2021 tarihli ..... seri nolu, 164.200- TL bedelli 1 adet ve ..... Bankası ..... Şubesi, keşidecisi ...... Pazar Çarşı Tekstil Gıda İnşaat İthalat İhracat olan 30.01.2022 tarihli ..... seri nolu, 147.600-TL bedelli bir adet çekin davalıdan istirdadına ve müvekkiline iadesine, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyasına konu takibin bu şekilde iptaline, müvekkili firmanın borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA: Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın haklı alacağından kaynaklanan dava konusu: keşidecisi ..... Pazarlama Çarşıları Tekstil Gıda İnşaat İthalat İhracat Ticaret Limited Şirketi olan, ....... Bankası ..... Şubesine ait, ...... Seri Numaralı, 30.12.2021 tarihli, 164.200,00-TL bedelli çekin karşılıksız kalması üzerine Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... D. İş sayılı ihtiyati haciz kararı ile Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı dosyasından; keşidecisi ..... Pazarlama Çarşıları Tekstil Gıda İnşaat İthalat İhracat Ticaret Limited Şirketi olan, ..... Bankası ..... Şubesine ait, ..... Seri Numaralı, 30.01.2022 tarihli, 147.600,00-TL bedelli çekin karşılıksız kalması üzerine Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... D. İş sayılı ihtiyati haciz kararı ile Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı dosyasından
keşideci, avalist ve cirantalar hakkında, dava konusu çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatılmış olduğunu, öncelikle işbu davaya konu söz konusu çekler incelendiğinde; keşidecisinin .... Pazarlama Çarşıları Tekstil Gıda İnşaat İthalat İhracat Ticaret Limited Şirketi olduğu daha sonra gerçekleştirilen ciro silsilesiyle takip alacaklısı müvekkili ..... İplik Tekstil San. Tic Ltd. Şti. ' ye geçtiğinin ve alacaklı müvekkilininin yetkili son hamil olduğunun görülecek olduğunu, usulüne uygun geçilmiş olan takip sonrasında dava dışı çeklerde keşideci olan ..... Firması tarafından işbu çeklerden, 30.12.2021 tarihli 164.200,00-TL bedelli çeke ilişkin alınmış olan ihtiyati hacze itiraz edilmiş, işbu itirazın ise, müvekkili firmanın taraf dahi olmadığı, ........ Yapı ile ..... firması arasında görülmekte olan yine aynı çeke ilişkin Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyasında değerlendirmeye alınmış olduğunu, işbu hususun açıkça müvekkilinin hak kaybına uğramasına neden olacak nitelikte olduğunu ve nihayet dava dışı keşidecisi ..... Pazarlama ....Tekstil Gıda İnşaat İthalat İhracat Ticaret Limited Şirketi olan, ....... Bankası ...... Şubesine ait, ..... Seri Numaralı, 30.11.2021 tarihli, 157.750,00-TL bedelli çek hakkında ........ Yapı Firması tarafından taraflarına karşı Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin .... E. Sayılı dosyası ile istirdat talepli menfi tespit davası ikame edilmiş olup yargılamanın devam etmekte olduğunu, ayrıca davacı tarafça işlemlerin avukatla takip edildiği bilinmesine rağmen kötü niyetli ve kasti olarak, dava dilekçesinde taraflarının vekil bilgilerine ilişkin hiçbir ifadeye ver vermemiş olup benzer davalarda da aynı tutumu devam ettirmekte olduklarını, her iki dava arasında sıkı bir bağlantı bulunduğunu, bu davaların ikisinde de taraflar aynı olup, davaların birisinde verilecek kararın diğerini de etkileyecek olduğunu, dolayısıyla gıyapta yapılan işlemlerin devam etmemesi, kararlarda birlik sağlanabilmesi ve usul ekonomisi açısından öncelikle huzurdaki dava ile Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ..... E. Sayılı dosyalarının birleştirilmesini talep etme gerekliliği hasıl olduğunu, müvekkili firmanın haklı alacağı ödenmemiş olup davacı tarafça kötü niyetli olarak ikame edilmiş olan işbu haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, 18.03.2022 tarihli ara kararı ile "Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin KABULÜ ile, İİK nun 72/3. maddesi gereğince davacı tarafından, icra takibine konu edilen miktar olan 311.800,00 TL'nin takdiren % 15’i (yüzde onbeşi) oranındaki nakdi teminat mahkememiz veznesine yatırıldığında veya muteber bir bankanın kesin ve süresiz nitelikteki teminat mektubununun mahkememize ibraz edilmesi şartı ve huzurda görülen davanın taraflarıyla sınırlı olmak üzere Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı takip dosyasındaki icra takibi nedeniyle icra veznesine yatırılacak her türlü paranın tedbiren davalı alacaklıya ödenmemesine/verilmemesine," şeklinde ihtiyati tedbir kararı verilmiş olduğunu, söz konusu kararın yasa ve usule aykırı olması ile birlikte alacaklı müvekkilinin alacak hakkını zedelediğinden ve telafisi imkansız zararlar ortaya çıkarabileceğinden alınan ihtiyati tedbir kararının iptali gerektiğini, zira salt davacı tarafın beyanları üzerine kurulmuş bir karar olan ihtiyati tedbir kararının hiçbir hukuki norma dayandırılamadığının da ortada olduğunu, davacının, borçlu tarafın dilekçesinde her ne kadar ihtiyati haciz kararı sebebiyle büyük bir itibarsızlaştırma çabası ile karşı karşıya kalmış iseler de davacı borçlu şirketin tüm bu iddia ve taleplerinin asılsız olduğunu, mesnetten yoksun olduğunu, bu sebeple davacı borçlu tarafın dava dilekçesindeki alacaklıya, alacaklı vekillerine ve hatta Türkiye Cumhuriyeti Mahkemelerine atılmış iftira niteliğindeki iddia ve taleplere itibar edilmeyerek öncelikle ihtiyati tedbir kararının kaldırılması, sonrasında ise huzurdaki davanın reddi gerektiğini, alacaklı müvekkili adına ihtiyati haciz başvurusu yapılırken aradaki ticari ilişkiye ilişkin tüm belgelerin, müvekkili şirketin iyi niyetini gösterir tüm hususların mahkemeye sunulmuş ve bunun neticesinde ihtiyati haciz başvurularının kabulüne karar verilmiş olduğunu, dava dilekçesinde bu hususlar göz ardı edilerek, usul ve yasaya uygun olarak verilmiş ihtiyati haciz kararının adeta yok sayılmaya çalışılmakta olduğunu, davacı tarafın mahkemeyi bu hususta yanıltarak haksız kazanç elde etmeyi amaçlamakta olduğunu, dava dilekçesinde ciro silsilesinde imzası bulunan diğer şirketlerin fason - patates şirket tabiri ile ifade edilerek itibarsızlaştırılmaya çalışılmış ve bu saikle müvekkili şirketin haksız kazanç elde etme amacında olduğunun iddia edilmiş olduğunu, tüm bu iddialara karşı yasal hakları saklı olduğunu, ancak bu iddiaları değerlendirmek gerekirse, tüm bu iddialara ilişkin dava dilekçesi ekinde herhangi bir somut delil sunulamamış olduğunun da ortada ve mahkemenin takdirinde olduğunu, kaldı ki, kambiyo senetlerinin illetten mücerret olması nedeniyle çeki elinde bulunduran hamilin alacağının bir sebebi olması gerekmediği gibi bu çeki elinde bulunduran hamilin alacağının ispatı için başka bir delil ikamesine de gerek bulunmadığını, müvekkilinin haklı alacağını tehlikeye atan ihtiyati tedbir kararının alınabilmesi için davacının haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi gerektiğini, ancak davacının haklılığını yaklaşık olarak ispatlayamadığı gibi dosyada müvekkilinin kötü niyetli olduğunu gösteren herhangi bir veri de bulunmadığını, bu sebeple müvekkilininin alacağından mahrum kalmasına neden olan ihtiyati tedbir kararının usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğunu, alınan ihtiyati tedbir kararına itirazlarının kabulü ile söz konusu kararın ortadan kaldırılması gerektiğini, tüm bunlar göz önüne alındığında ihtiyati tedbir talep edenin bu talep ile ilgili olarak bir hukuki yararının bulunması, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması veya tamamen imkansız hale gelmesi ihtimalinin varlığı gerektiğini, ancak somut olayda davacının beyanlarından da görüleceği üzere Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 18.06.2021 tarih ve ....... soruşturma sayılı kararı gereğince zaten ödeme yasağı konulmuş bulunduğunu, bu anlamda davacıların bu talebinin hukuki gerekçeden ve yarardan yoksun olduğunu, dolayısıyla ihtiyati tedbir talebinin yasal dayanakları oluşmadığından reddi gerekmekte iken kabulünün hukuka aykırı olduğunu, ayıca kambiyo senetlerinin illetten mücerret olması nedeniyle çeki elinde bulunduran hamilin alacağının bir sebebi olması gerekmediği gibi bu çeki elinde bulunduran hamilin alacağının ispatı için başka bir delil ikamesine de gerek bulunmadığını, dava konusu icra takibine konu çeke ilişkin davacı şirketin herhangi bir imza inkarı mevcut olmayıp, çeki usule uygun şekilde düzenledikleri ve teslim ettiklerinin ikrar edilmiş olduğunu, hal böyle iken ve müvekkilinin Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyasında alacaklı olduğunun da açıkça ortada olduğunu, imzaların bağımsızlığı ilkesi gereğince çekte yer alan bir imzanın herhangi bir sebepten dolayı geçersiz olmasının diğer imzaların sıhhatine halel getirmeyecek olduğunu, bu takdirde muntazam bir ciro silsilesi taşıyan çekin meşru hamili müvekkiline karşı çekin çalınmış olduğu iddiasının öne sürülemeyecek olduğunu, senette imzası bulunan herkesin, meşru hamil olan müvekkiline karşı müteselsilen sorumlu olduğunu, çekin çalınmış olmasından bahisle menfi tespit iddiasının hamile karşı ancak kötüniyetli olması ihtimalinde ileri sürülebileceğini, müvekkili iyi niyetli olduğundan aksi de davacı tarafından somut delillerle ispatlanmadığından müvekkilinin alacağı noktasında ihtilaf bulunmadığını, bu nedenle davanın açılmasından önce talep edilip alınan ihtiyati tedbir kararının yeniden davanın açılmasıyla birlikte bir daha talep edilmesinin usule ve HMK'nın ilgili maddelerine açıkça aykırılık oluşturmakta olduğunu, bu sebeple mahkemece ihtiyati tedbir kararına ilişkin itirazlarının kabulü ile anılan karardan rücu edilerek davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, huzurdaki davanın 7155 sayılı yasanın 20. maddesi ile 6102 sayılı TTK'nun 5. maddesine eklenen 5/a maddesinde kabul edilen "ticari Davalarda Arabuluculuk Dava Şartına Uyulmadan" ikame edilmiş olduğunu, huzurdaki davanın konusunu oluşturan icra takibinin dayanağının kambiyo senetlerinden olan çeke dayalı alacak olduğunu, çekin, TTK üçüncü bölümde, çek başlığı altında TTK. 780 ve devamı maddelerinde hüküm altına alınmış olduğunu, dolayısıyla TTK. 4/1-(a) maddesi ve TTK. 780 ve devamı maddelerinden de açıkça anlaşılacağı üzere huzurdaki davanın bir TİCARİ DAVA olduğunu, ticari davalarda ise TTK. 5/A. maddesi gereği dava açılmadan önce arabuluculuk görüşmesi gerçekleştirmenin dava şartı olduğunu, davacı tarafın TTK. 5/A. maddesi gereği arabuluculuk dava şartını yerine getirmeksizin işbu davayı açmış olup HMK. 114/2 ve HMK.115/2. maddeleri gereği davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, müvekkilinin resmi kayıtlar ile almış olduğu senetlere ilişkin alacağı ödenmediğinden mağdur olmuş, taraflarınca müvekkilinin haklı alacağının tahsili amacıyla kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatılmış, ancak davacı tarafların alacaklılardan mal kaçırma kastı ile, yıllar boyunca işini layığıyla yerine getirmiş olan müvekkilinin itibarını zedeleyici mesnetsiz iddialarda bulunmakta olduklarını, sektörünün öncülerinden olan, her daim basiretli tacire yakışır hareket etmiş olan iyi niyetli müvekkilinin mağduriyetinin davacı yanın mesnetsiz ve kötü niyetli iddiaları ile katlanarak artmakta olduğunu, hal böyle iken davacının, ispatlanamamış salt iddialardan ve kurgudan ibaret beyanlar ile hukuka ve usule aykırı olarak ikame etmiş olduğu işbu davanın reddi gerektiğini, davacı tarafın basiretli tacire uygun düşmeyecek iddialarının gerçek dışı olduğunu, TTK'ya göre tacirin, tacir sıfatını kullanarak yaptığı her türlü ticari iş ve eylemlerinde basiretli tacir kavramına uygun hareket etmek zorunda olduğunu, davacı tarafın, sözde çekleri basiretli tacire uygun düşmeyecek şekilde kaybetmiş, çaldırmış veya klasik Türk insanımızın uyanıklığını ve hukuk sistemindeki açıklarını kullanarak aslında zayi olmayan çeklerden kaynaklı borçlarından kurtulmak amacıyla çalındığını kurgulamış olduğunu, keza bu kurgunun ülkemizde çokça kullanılmakta olduğunu, genelde çek ve senetle ticaret yapan firmaların her ne hikmetse kıymetli evraklarını ya kargoda kaybetmekte ya da iş yerindeki kasadan çaldırmakta olduklarını, bu senaryoların hemen hemen bütün kıymetli evrak zayi ve iade davalarında aşağı yukarı aynı olduğunu, dolayısıyla da salt iddialar ile yaklaşık ispat söz konusu olamadığını, basiretli tacirin aracından, çantasından, iş yerinde veya kargoda olası çalıntı ve kaybolma durumlarını göze almalı ve bu durumlara uygun önlemleri alması gerektiğini, olağan ticari hayatın en önemli unsurlarından ve ödeme aracı olarak en çok kullanılan kıymetli evrak olan çekin söz konusu olduğunu, davacının iddialarının aksine dava konusu çekin çalındığı iddiasını ispat edememiş olduğunu, davacı her ne kadar söz konusu çekin çalındığını iddia etse de buna ilişkin savcılık şikayetine başvurulduğu beyanından başka herhangi bir belge veya delil ibraz etmemiş, ilgili çeklerin çalındığına ilişkin dosyaya ispata yarar bir belge sunmamış olduğunu, istirdat ve menfi tespit davalarında ispat yükünün davacı tarafta olup, davacı tarafça çekin çalındığı hususunun ispat edilememiş olduğunu, basiretli tacire uygun düşmeyecek şekilde hareket eden davacının iddialarına itibar edilmemesi gerektiğini, davacı tarafın dilekçesinde, çekin faaliyette bulunduğu adreste hırsızlık olayı neticesinde çalındığını iddia etmiş olduğunu, kambiyo senetlerinin illetten mücerret olması nedeniyle çekin ciro ile tedavül ettiğini, çeki elinde bulunduran hamilin alacağının bir sebebi olması gerekmediği gibi bu çeki elinde bulunduran hamilin alacağının ispatı için başka bir delil ikamesine de gerek bulunmadığını, elindeki çekin, tek başına alacaklı ve hamil olduğunun delili olduğunu, çekin, illetten mücerret bir kambiyo senedi ve kambiyo senetlerinde imzaların istiklali ilkesi geçerli olduğunu, bu hususun, Türk Ticaret Kanunu 677. maddesinde açıkça ifade olunduğunu, buna göre, bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kimselerin imzasını, sahte imzaları, mevhum şahısların imzalarını yahut imzalayan veya namlarına imzalanmış olan şahısları herhangi bir sebep dolayısıyla ilzam etmeyen imzaları taşırsa, diğer imzaların sıhhatine bu yüzden halel gelmeyeceğini, aynı esasın Türk Ticaret Kanunu 818.-(c) maddesinin yollamasıyla çeklerde de geçerli olduğunu, tüm bu nedenlerle davacı ciranta borçlunun, davaya konu çekin çalındığının ileri sürülmüş olması, çekin sıhhatine halel getirmediği gibi yine bu iddianın müvekkiline karşı ileri sürülmesinin hükümsüz olduğunu, çünkü çekteki her imzanın diğerlerinden bağımsız bir borç doğurduğunu, ödeme yasağının, müvekkilin takip hukukundan doğan haklarını kullanmaya engel olmadığını, başka bir açıdan ise ödeme yasağına ilişkin tedbir kararının yetkili hamil müvekkilini bağlayıcı nitelikte olmadığını, bir başka deyişle yetkili HAMİL MÜVEKKİLİNİN, TEDBİR KARARINDA TARAF OLMADIĞINI, çekte ödeme yasağı bulunmasının, çekin tahsili amacıyla ihtiyati haciz kararı alınmasına ve icra takibine konu edilmesinde herhangi bir engel teşkil etmediğini, müvekkilinin çekin iktisabında ve tahsiline ilişkin icra takibinde bulunmasının kötü niyetli olduğu iddiasının kabul edilemeyeceğini, müvekkili firmanın hukuka uygun ve iyi niyetli hareket etmiş olduğunu, davacı tarafın iddiaları gerçek dışı olduğundan itibar edilmemesi gerektiğini, asla kabul anlamına gelmemekle beraber davalı müvekkilinin, çekin çalıntı olup olmadığını bilebilecek durumda olmadığını, müvekkilinin TTK 792. madde kapsamında iyiniyetli yasal hamil olduğunu, huzurdaki davanın irade dışında elden çıktığı iddia olunan çek hakkında borcun olmadığından bahisle açılan menfi tespit davası olduğunu, TTK 792. maddenin ise bu konuda çok açık bir düzenlemeye yer vermiş olduğunu, dava konusu çeklerin ..... Tekstil-..... firması ile aralarındaki ticari ilişkinin sonucu olarak müvekkiline geçmiş olduğunu, müvekkilinin davacının çeki çaldırmış olabileceğini bilmediği gibi davacı ile diğer çek borçluları arasındaki ilişkileri bilebilmesinin de mümkün olmadığını, kaldı ki; dava konusu icra takibine konu çekin usule uygun keşide edilip, usule uygun tedavüle sunulmuş olduğunu, çalınan çeklerin gerçekten çalıntı olup olmadığı haklı hamil müvekkilince bilinebilecek durumda olmadığını, davacının çekleri gerektiği gibi muhafaza etmemesinin mesuliyetinin müvekkiline ait olmayıp; çek gerçekten çalındıysa yaşanan mağduriyetin bu konuda iyi niyetli hamil olan müvekkiline değil; kusuru bulunan kişilere rücu edilmesi gerektiğini, müvekkilinin çekin iktisabı hususunda iyi niyetli olup, çeki ticari alacağı karşılığında iktisap etmiş olduğunu, Yargıtay kararları incelendiğinde de görülmektedir ki davaya konu çekin çalındığının müvekkili şirketçe bilinebilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili firmanın, çekin iktisabında iyi niyetli olduğunu, çekin iktisabında herhangi bir kusuru ve kötü niyeti bulunmadığını, davacı yanın aksi yöndeki beyanları salt iddia boyutunda olup, iddialarının somut delillere dayandırılamamış olduğunu, yalnızca suçlamaya dayanan bu iddiaların taraflarınca kabulü mümkün olmadığını, hamil müvekkilinin, yetkili ve meşru hamil olmasının yeterli olduğunu, davalı müvekkili ..... İplik Tekstil San. Tic. Ltd. Şti'nin çekin iktisabında herhangi bir kusuru ve kötü niyeti bulunmadığını, davalı müvekkili şirketin çekin iktisabında iyi niyetli olup haklı hamil olduğunu, davacı tarafın beyanlarının salt iddia boyutunda olup, iddiaları somut delillere dayandırılamamış olduğunu, müvekkili şirketin işbu çekin yasal hamili olduğunu, müvekkilinin icra takibine konu çekleri, faturalı ve resmi alacağı karşılığında iktisap etmiş olduğunu, müvekkili şirkete karşı dava konusu edilmiş olan çekin müvekkiline .... Tekstil- ..... Firması ile aralarındaki ticari ilişki gereğince geçmiş olduğunu, müvekkili şirketin resmi kayıtlar ile almış olduğu çeke ilişkin alacağı ödenmediğinden mağdur olması sebebi ile yasal hakkını kullanarak söz konusu çeki icra takibine koymuş olduğunu, müvekkilinin ..... Tekstil firmasına kesmiş olduğu faturaları, ve çek giriş bordrosunu ekte sunuyor olduklarını, ayrıca mahkememizin takdir etmesi halinde müvekkilinin ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde bu durumun tespit edilecek olduğunu, davaya konu çekte yer alan keşideci ve tüm cirantaların meşru hamil olan müvekkili şirkete karşı müteselsilen sorumlu olduklarını, huzurdaki davada kötüniyetli davacı, borçlu olmadığına ilişkin menfi tespit davası açmış olsa da çek üzerinde imzası bulunan herkesin meşru hamile karşı borçlu olarak sorumlu olduğunu, Yargıtayın bu yönde kararları mevcut olduğunu, davalı müvekkilinin tamamen hukuka uygun ve iyi niyetle hareket etmiş olduğunu, takibe konu çekte de görüldüğü üzere ciro silsilesinin düzgün olduğu veçhile yetkili hamil sıfatını haiz müvekkilinin işlemi, mevzuatın aradığı tüm belge ve şartlar yerine getirilerek yapılmış olduğunu, dolayısıyla çekin iktisabında her türlü araştırma görevini yerine getiren iyi niyetli müvekkili hakkında açılmış olan işbu haksız davanın reddinin gerektiğini, kıymetli evrak hukukunun temel kuralı olan mücerretlik ilkesi gereği davacı tarafın kötü niyetli olarak ileri sürmüş olduğu borca itiraz iddialarının dinlenmeyecek olduğunu, mücerretlik ilkesi gereğince, senette yer alan hak ile bu hakkın oluşumuna neden olan temel borç ilişkisi arasındaki bağın ortadan kalkmakta olduğunu, senedin temel borç ilişkisinden soyutlanmış, bağımsız bir varlık kazanmış olduğunu, mücerretin kıymetli evrakın, doğumuna sebep olan ilişkiden bağımsız ve soyut olduğunu, kıymetli evrak bir defa doğduktan sonra, doğumuna sebep olan ilişkideki aksaklık veya bozukluğun kıymetli evrakın geçerliliğine etki etmeyeceğini, kaldı ki, aksi senaryoda dahi hem davacı şirketin hem de borcunu ödediğini iddia ettiği diğer davalı şirketin, basiretli birer tacir gibi hareket etmediklerinin ortada olduğunu, kendi hatalarını, müvekkili şirketi kötü niyetli gibi göstererek telafi etme çabası içerisinde olduğunu, huzurdaki davada davacı yanın üzerine düşen ispat külfetini yerine getirememiş, çekin meşru hamili olduğunu ve taraflarının kötü niyetli olduğunu ispat edememiş olduğunu, alacaklı-müvekkilinin menfaatini hiçe sayan davacının bu taleplerinin mahkememizce reddedilmesi gerektiğini beyanla; fazlaya dair ve diğer hakları saklı kalmak üzere, izah edilen, mahkemece re'sen göz ününde bulundurulacak ve yargılama aşamasında ortaya çıkabilecek nedenlerle, gıyapta yapılan işlemlerin devam etmemesi, kararlarda birlik sağlanabilmesi ve usul ekonomisi açısından öncelikle ; tarafları ve esasta konuları aynı olan huzurdaki dava ile Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .....E. sayılı dosyasının BİRLEŞTİRİLMESİNE, akabinde yukarıda da ayrıntılı olarak belirtilen nedenler ve kanun maddeleri dikkate alındığında, işbu dava şartlarındaki noksanlığın giderilmesi mümkün olmadığından davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davacı tarafın açmış olduğu işbu haksız davanın mahkeme nezdinde yapılacak yargılama sonucunda esastan reddine, haksız şekilde işbu davayı ikame eden davacı borçlu aleyhine, oranı mahkeme tarafından belirlenecek icra inkar ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Esas dava, .... Bankası AŞ ..... şubesine ait keşidecisi .... Pazar Çarşıları Tekstil Gıda İnşaat İthalat İhracat Ltd. Şti. olan 30/12/2021 tarihli ..... seri numaralı 164.200,00 TL bedelli çeke dayalı menfi tespit istemine ilişkin olup, uyuşmazlık; davacının, dava konusu edilen çek nedeniyle davalıya borçlu olup olmadığı, çekin iptali ile istirdadının gerekip gerekmediğinin tespitine ilişkindir.
Birleşen dava, çeke dayalı menfi tespit ve istirdat davası olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının takibe dayanak yapılan çeklerin meşru hamili olup olmadığı, çekin davacı elindeyken kaybolup kaybolmadığı, davalının çeklerin iktisabında ağır kusurunun bulunup bulunmadığı ile çeklerin iktisabında kötü niyetli olup olmadığı; söz konusu çekler nedeni ile davacının davalıya borçlu olup olmadığı ile çekin istirdatı koşullarının oluşup oluşmadığı ve icra inkar ve kötü niyet tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarındadır.
Birleşen dosyada davacının iddiası, davalının savunması ve tüm dosya kapsamına göre, ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlıkların hâlli için DAVACI VE DAVALININ ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde 25/10/2022 günü saat 15:00 da mahkememiz duruşma salonunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, dosya kapsamına SMMM bilirkişi ...... tarafından sunulan 28/02/2023 tarihli raporda özetle; yanlar tarafından ibraz edilen ticari defterlerin usulüne uygun bir şekilde açılış ve kapanış
tasdiklerinin yaptırıldığı, ticari defterlerinin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, ticari
defterlerinin yanları lehine delil niteliğinin mahkeme takdirlerinde
olduğu, davacı ile dava dışı ..... Pazar Çarşıları… Şti. arasında 2021 yılından önceye dayanan bir ticari ilişki olduğu, davacı ticari defterlerinde, dava dışı firmadan
borçların ifası uğruna dava konusu edilen, ...... bank ..... Şub. ..... nolu
30.12.2021 vad. 164.200,00 TL bedelli, ..... bank ..... Şub. ..... nolu
30.01.2022 vad. 147.600,00 TL bedelli çeklerin 01.10.2021 tarihinde alındığı, davacı tarafından dava konusu çeklerin 18.06.2021 tarihinde rızası dışında elinden
çıktığına ilişkin 21.06.2021 tarihinde Silivri Cumhuriyet Başsavacılığı’na suç
duyurusunda bulunulduğu,
davacı ticari defterlerinde, dava konusu edilen çeklerden 147.600,00 TL’lik çekin
15.11.2021 tarihinde dava dışı .... Mağazacılık’a çıkış yapıldığı, gerek çeklerin
giriş tarihindeki çelişki, gerekse dava konusu edilen çeklerden 147.600,00 TL’lik çekin
çıkış kaydının olmasındaki çelişkiye istinaden, davacı mali müşaviri tarafından
çeklerin giriş tarihinde ve çek çıkışında sehven yanlış kayıtlar olduğunun beyan
edildiği, dava konusu çeklerin davalı ticari defterlerine 10.08.2021 tarihinde giriş
yapıldığı ve davalı elinde olduğu sabit olduğundan, davacı mali müşavirinin çeklere
ilişkin sehven yanlış kayıtlar işlendiği beyanının doğru olduğuna kanaat edildiği,
davacı ticari defterlerinde, dava konusu çeklerin arkasında davacıdan sonraki
cirantalar olan .... Dış Ticaret, ..... Tekstil-..... ve ..... İplik ile
olan herhangi bir ticari ilişki veya başkaca bir işlem tespit edilemediği,
davalı ticari defterlerinde, dava konusu çeklerin alındığı dava dışı ..... -
..... Tekstil firması ile davalının ticari ilişkisinin 05.07.2021 tarihinde başladığı,
davalının dava dışı firmaya kestiği fatura tarihleri ile aynı tarihlerde olmak üzere
yaklaşık fatura bedellerine denk gelecek şekilde çeklerle ödemeler aldığı,
davalı ticari defterlerinde, dava konusu iki adet çekinde içerisinde bulunduğu üç adet
469.550,00 TL’lik çeklerin 10.08.2021 tarihinde dava dışı ..... -......
Tekstil firmasından alındığı, çeklerin alınmasından bir gün önce 09.08.2021 tarihinde
dava dışı firmaya 10.500 mt. “Pamuk Baskılı Poplin Kumaş” 487.620,00 TL bedelle
fatura edildiği, davalının dava dışı firmaya kestiği faturaların irsaliyelerinde .....
İplik’e ait ..... plaka sayılı araç ile gönderildiği/taşındığının yazdığı, davalı
ticari defterlerinde ..... plaka sayılı aracın ..... marka bir araç olarak
gözüktüğü, 09.08.2021 tarihinde dava dışı firmaya satıldığı gözüken 10.500 mt
kumaşın ..... marka bir araç ile taşınmasının izaha muhtaç olduğu, yine ibraz edilen
irsaliyelerde dava dışı firmanın teslim alan isim imzası bulunmadığı,
davalı ticari defterlerinde çeklerin keşidecisi veya davacı ile olan bir ticari ilişkiye
rastlanmadığı, yine dava konusu çeklerin arkasında ciranta olarak yer alan ..... Dış
Ticaret ile herhangi bir ticari ilişkiye rastlanmadığı, bir diğer ifade ile davalı ticari
defterlerinde sadece kendisinden önceki ciranta olan ..... ile ticari
ilişkisinin olduğunun gözüktüğü,
yukarıda yapılan tespitler neticesinde davacının 147.600,00 TL ve 164.200,00 TL’lik
çeklerin menfi tespiti ve istirdatı taleplerinin mahkemenin takdirlerinde
olduğu bildirilmiştir.
ESAS DOSYA YÖNÜNDEN YAPILAN İNCELEMEDE;
Davacının talebi, davalı ile aralarında yer alan ticari ilişki nedeni ile davalı tarafa verilen çekin davalıdan çalınması nedeni ile hakkında başlatılan icra takipleri kapsamında mükerrer ödeme yapılmaması adına borçlu olunmadığının tespiti ve istirdat istemine ilişkindir.
Menfi tespit talebine konu çekin incelenmesinde keşidecisinin davacı ..... Pazar Çarşıları Tekstil Gıda İnşaat İthalat İhracat Ticaret Limited Şirketi olduğu, lehtarının davalı ........ Yapı Mühendislik Hizmetleri Mimarlık İnşaat Malz.ve Orman Ürün. İth.ihr.san.ve Tic.ltd.şti. olduğu, keşide yerinin İstanbul, vadesinin 30/12//2021 tarihi olduğu çekin arka yüzünde davacı lehtara ait cironun yer aldığı, ciro silsilesinin kopuk olmadığı görülmüştür.
Buna göre taraflar arasında çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; keşidec olan davacının lehtar olan davalının çeklerin çalınması nedeni ile davacı keşidecinin davalı lehtara karşı çek nedeni ile borçlu olup olmadığı, davalının yetkili hamil olup olmadığı, davacının istirdat talep edebilip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun kambiyo senetlerine ilişkin hükümleri poliçe esası üzerine kurulmuştur. Kanun, kambiyo senetlerinin ortak olan hükümlerine poliçe başlığı altında yer vermiş; bono ve çek hakkında ise ortak hükümlere yollama yapmakla yetinmiştir (6102 TTK' nın 778, eTTK. 690, 730).
6102 sayılı TTK'nın 818. maddesi yollaması ile çeklerde de uygulanması gereken aynı yasanın 677. maddesinde ''..bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez'' düzenlemesine yer verilmiştir.
İmzaların bağımsızlığı (istiklali) şeklinde tanımlanan bu ilke, poliçeye atılan her geçerli imzanın (keşidecinin, cirantanın, avalistin, kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığını, geçersiz imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade eder. Geçerli imzaların sahipleri, başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo sorumluluğundan kurtulamazlar. Geçersiz bir imza sahibini bağlamaz, ancak ciro zincirini de koparmaz.
İmzaların bağımsızlığı ilkesi, ciro zincirinde bulunan imzalardan birinin veya bazılarının sahteliğine dayanılarak menfi tespit davası açılmasına olanak sağlamaz. Diğer bir deyişle, “imzaların istiklali (bağımsızlığı)” ilkesine göre senet lehtarının veya diğer cirantaların ciro imzasının sahte olması hali, diğer imza sahiplerinin ve özellikle senedin asıl borçlusu olan keşidecinin senetten kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Poliçeye imza koyan kişi, diğer imzaların geçersiz veya sahte ya da mevhum kişilere ait olmasının riskini de taşır. Buna göre her imza kendi sahibini, diğer imzalardan bağımsız olarak bağlar. Poliçe üzerinde şekil bakımından tamam ve görünüşe göre sahibini bağlayan bir imzanın bulunması yeterlidir. Kanun yapıcı, 6102 sayılı TTK'nun 677. maddesinde senedin geçerliliğinin, sorumluluktan tamamen bağımsız şekilde mevcut olabileceğini kabul etmiştir. Çekteki imzalar, bu imzalarda ismi geçen şahıslar yönünden herhangi bir sorumluluk yaratmasa bile, senet yine de geçerli kalır. Çekin geçerli kalmasının sonucu ise, diğer imzaların sahiplerinin sorumluluklarının devam etmesidir. (Reha Poroy/ Ünal Tekinalp; Kıymetli Evrak Hukuku Esasları, 17. Baskı, İstanbul 2006, s. 141-142; Fırat Öztan, Kıymetli Evrak Hukuku, 2.Bası, Ankara 1997, s. 414 vd; Hüseyin Ülgen / Mehmet Helvacı / Abuzer Kendigelen/ Arslan Kaya; Kıymetli Evrak Hukuku Ders Kitabı, İstanbul 2004, s. 126 vd; Naci Kınacıoğlu; Kıymetli Evrak Hukuku, 5.Baskı, Ankara 1999, s. 122 vd; Gönen Eriş; Türk Ticaret Kanunu, Kıymetli Evrak ve Taşıma, Ankara 1988, s. 174 vd- s.286; Yargıtay 11.HD.3.11.1987 tarih, 347/5865 Esas ve Karar sayılı kararı; Oğuz İmregün; Kıymetli Evrak Hukuku, İstanbul 1998, s.58 vd; İsmail Doğanay; Türk Ticaret Kanunu Şerhi, c.II , 3. Baskı, Ankara 1990 s.1611 vd.).
Yine 6102 sayılı TTK’nun Kanunun 710/3. Maddesinde; “Hile veya ağır kusuru bulunmadıkça poliçeyi vadesinde ödeyen kişi borcundan kurtulur. Ödeyen kişi, cirolar arasında düzenli bir teselsülün bulunup bulunmadığını incelemekle yükümlü ise de, cirantaların imzalarının geçerliliğini araştırmak zorunda değildir” düzenlemesine yer verilmiştir.
Bu açıklamalar karşısında somut olayın değerlendirilmesinde; dava konusu çekte, davacı ...... Pazar Çarşıları Tekstil Gıda İnşaat İthalat İhracat Ticaret Limited Şirketi keşideci, davalı ........ Yapı Mühendislik Hizmetleri Mimarlık İnşaat Malz.ve Orman Ürün. İth.ihr.san.ve Tic.ltd.şti. lehtar ve ilk ciranta konumundadır. Görünüşe göre ilk ciro, çekin lehtarı durumundaki davalı ...... Pazar Çarşıları Tekstil Gıda İnşaat İthalat İhracat Ticaret Limited Şirketi'nin imzası ile yapılmıştır. Davacı, kendi imzasını inkar etmemektedir. Çek metnine göre ciro silsilesinde şeklen bir kopukluk bulunmamaktadır.
Bu durumda eldeki davaya konu dosya kapsamından, taraflar arasındaki maddi ve hukuki olguların gerçekleşme biçimi bir bütün olarak değerlendirildiğinde; çek keşidecisi davacının, çek lehtarı davalıya karşı çek nedeni ile borçlu olunmadığının tespiti talebinin, davacının imzaya yönelik bir inkarları bulunmadığından, diğer cirantalara ait imzaların sahteliği veya borç ilişkisi bulunmamasına dayalı şahsi defiyi davalı lehtara karşı ileri sürülemeyeceğinden açılan davanın reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılmıştır.
BİRLEŞEN DOSYA YÖNÜNDEN YAPILAN İNCELEMEDE;
Davacının talebi, yedinde iken kayıp/çalıntı sureti ile davalıya geçen çek nedeni ile istirdat, takibin iptali ve borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkememizce soruşturma dosyaları, davaya konu hırsızlık olayına ilişkin benzer mahiyetteki dava dosyaları celp edilerek incelenmiş taraf delilleri toplanmıştır.
TTK'nın 792. maddesine göre; "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür."
Söz konusu düzenleme uyarınca rızası hilafına elden çıktığı ileri sürülen çekin istirdatına yahut menfi tespite karar verilebilmesi için davacının dava konusu yaptığı çekin yetkili hamili olduğunu kanıtlaması yanında, çeki elinde bulunduran yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap ettiğini ya da iktisapta ağır kusuru bulunduğunu ispat etmesi gerekmektedir. Bu durum karşısında davada ispat yükü, çekin istirdatına karar verilmesini talep eden davacıya ait olup aksinin kabulünün kıymetli evrakın mücerretlik ilkesini ortadan kaldıracağı açıktır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesi'nin Esas No: ....., Karar No: ..... sayılı ilamında: "Dosya kapsamı incelendiğinde davacının taraf olduğu ve dava konusu edilmeyen farklı çeklerin de benzer ciro silsileleriyle davalıya geçtiği ve davalı tarafından bankaya ibraz edildiği görülmüş, bunun üzerine UYAP’nda yapılan tespitler itibariyle, davalı taraf hakkında farklı hırsızlık suçlarına konu çok sayıda çeki elinde bulundurması nedeniyle başlatılan ceza soruşturmalarının ve ceza davasının henüz sonuçlanmadığı görülmüş ise de, davalının farklı çok sayıda olayda, hırsızlık yoluyla elden çıkan çekleri benzer cirantalardan ciro yoluyla devralıp, bir çoğunu son hamil olarak farklı kişiler/firmalar aleyhine icra takiplerine konu ettiği sabittir. Bu durumda bir tacir olarak basiretli davranması gereken davalının, keşidecileri ve lehdar-cirantaları farklı olan çok sayıda hırsızlık iddiasına konu çeki yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekmiştir. O halde ilk derece mahkemesince ağır kusurlu olarak iktisap edilen çekin davalıdan istirdatına karar verilmesi gerekirken..." hususlarına yer verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesi'nin Esas No: ....., Karar No: ...... sayılı ilamında:"Dosya kapsamı ve dosyaya yansıyan deliller üzerine UYAP’nda yapılan tespitler neticesinde davalı ......A.Ş'nin hırsızlık sonucu elinden çıktığını iddia ettiği 2 ayrı senedi yine aynı ciro silsilesindeki şirketler ile davalı .... Kargo..Ltd.Şti'nin hamil olarak Konya ...... İcra Dairesinde .... ve ..... eses sayılı dosyalar ile takip başlattığı ve davalı ..... Kargo..Ltd.Şti hakkında hırsızlık suçlarına konu çok sayıda çeki elinde bulundurması nedeniyle başlatılan ceza soruşturmalarının bulunduğu ve birçok olayda, hırsızlık yoluyla elden çıkan çekleri benzer ve farklı cirantalardan ciro yoluyla devralıp, son hamil olarak farklı kişi veya şirketler aleyhine icra takiplerine konu edildiği sabittir. Bu durumda davalının, keşidecileri ve lehdar-cirantaları farklı olan çok sayıda hırsızlık iddiasına konu çeki yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. İlk derece mahkemesince ağır kusurlu olarak iktisap edilen çek nedeniyle davacının borçlu olmadığı kabul edilerek çek nedeniyle icra dosyasına yapılan ödemenin istirdatına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmış olup, açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvusunun esastan reddine karar verilmiştir." hususlarına yer verildiği görülmektedir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin Esas No: ......, Karar No: ..... Sayılı ilamının Yargıtay incelemesinden geçerek Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin Esas No: ....., Karar No: ...... sayılı kararı ile aynı gerekçelerle onanarak kesinleştiği görülmektedir.
Belirtilen ve son dönemlerde istikrar kazanmış içtihatlar doğrultusunda davacı vekili tarafından huzurda görülen davanın davalısı aleyhine menfi tespit ve istirdat istemli olarak bir çok davanın açılmış olduğunun belirtilmesi üzerinde bilgileri verilen bir kısım dosyalar dosyamız arasına celp edilmiştir. UYAP sistemi üzerinden yapılan sorgulamada davalı hakkında menfi tespit ve istirdat istemli olarak bir çok davanın açıldığı tespit edilmiştir. İlgili dosyaların incelenmesinde menfi tespit ve istirdat istemli olarak davaların açıldığı, davalara konu çeklerin aynı ya da benzer nitelikte ciro silsileleri ile davalı ..... İplik Tekstil Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ne geçtiği tespit edilmiştir.
Yine UYAP sistemi üzerinden yapılan sorgulamada dava konusu .... bank ..... Şubesi .... çek seri nolu, keşidecisi ..... Pazar Çarşıları ... Ltd. Şti. olan 30/12/2021 vadeli ve 164.200,00 TL bedeli çekin cirantaları aleyhine aleyhine farklı davacılar tarafından farklı hırsızlık olaylarına dayanılarak menfi tespit ve istirdat davası açıldığı görülmüştür.
Bu kapsamda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin ...... Hukuk Dairesi'nin ve Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin yukarıda alıntılanan kararlarında da belirtildiği üzere huzurda görülen davanın davalısının, farklı hırsızlık olayları yoluyla elden çıkan çekleri benzer cirantalardan ciro yoluyla devralarak son hamil olarak farklı kişiler/firmalar aleyhine icra takiplerine konu ettiği; bu durumda bir tacir olarak basiretli davranması gereken davalının, keşidecileri ve lehdar-cirantaları farklı olan çok sayıda hırsızlık iddiasına konu çeki yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında ağır kusurlu olduğu, davacının dava konusu çekin yetkili hamili olduğu ve hırsızlık sonucu rızası hilafına çekin elinden çıktığı Mahkememizce kabul edilmiş, bu kapsamda davacının dava konusu çekin istirdadı isteminin kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere:
1-Esas dosya yönünden açılan davanın REDDİNE,
2-Birleşen dosya yönünden açılan DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE;
Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ...... esas sayılı takip dosyasına dayanak olan ...... bankası A.Ş. ...... Şubesi 30.12.2021 keşide tarihli ..... seri nolu 164.200,00 TL bedelli çekin davalıdan istirdadı ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
ESAS DAVA YÖNÜNDEN:
3-Alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 2.804,13 TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 2.376,53 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
4-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 26.272,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine İADESİNE,
BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN:
7-Alınması gereken 11.216,50 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
8-Davalı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 26.272,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine İADESİNE,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (Davalı/birleşen dosya davacısı ........ Yapı vekiline e-duruşma ortamında) kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 09/07/2024
Katip ......
Hakim .....