T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/304 Esas
KARAR NO : 2025/674
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 01/04/2021
KARAR TARİHİ : 08/07/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 20/08/2025
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı Sürücü ........ tarafından kullanılan ....... plakalı ticari minibüsün 01.09.2020 günü saat 17:25 sıralarında ..... bulvarında Firüzköy istikametine seyrederken kırmızı ışıkta durmayarak U dönüşü yapıp Esenkent istikametine dönüş yaptığını; bu esnada yaya geçidinden karşıdan karşıya geçen davacı müvekkiline çarparak yaralanmalı ve maddi zararlı trafik kazasına sebebiyet verdiğini, çarpmanın etkisi ile yaralanan müvekkilinin hayati tehlike geçirmiş önce ..... Hastanesine hayati tehlikenin devam etmesi ve kafa bölgesinden çok darbe almasına bağlı beyin kanaması geçirmesi nedeniyle de oradan ..... Hastanesi yoğun bakım servisine sevk edilmiş ve burada tedavi altına alınmış olduğunu, yaralanmalı trafik kazasında ....... plaka sayılı ticari minibüsün şoförü davalı ........'un 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m. 47/1b uyarınca kırmızı ışıkta geçme kuralını ihlal ettiği yazılı tutanak altına alındığını, müvekkilinin kusurunun bulunmadığının tutanağa geçirildiğini, müvekkilinin sigortaya başvuru yaptığını ancak henüz bir ödeme alamadığını, somut olayda ....... plaka sayılı aracın sürücüsü davalı ........ ile bu aracın maliki davalı ...... ’in, ve aracı sigortalayan davalı ..... Sigorta AŞ’nin bu davada tazminat talebinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, kaza ile ilgili olarak Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının ...... Sor. No.'lu dosyasında soruşturma başlatılmış olduğunu ve dosyada yer alan ifade tutanakları, trafik kaza tespit tutanağı, hastane adli muayene raporları, hastane epikriz raporları ve diğer savcılık soruşturma evraklarından da görüleceği üzere ....... plaka sayılı ticari minibüsün sürücüsü davalı ........’un kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğu, davacı müvekkilinin ise kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğunun anlaşıldığını, müvekkili adına ...... Hastanesi tarafından düzenlenmiş 01.09.2020 tarihli adli muayene raporuna göre hayati tehlike riski taşıyacak şekilde yaralandığını, düzenlenmiş epikriz raporda kaza nedeniyle müvekkilinde meydana gelen yaralanma nedeniyle "ajite ağrılı, yumuşak dokuda ödem, lomber uzanan hassasiyet, sol bölgede abrazyon, fraktür, kanama, travma" gibi bulgularla hayati risk taşıdığı yoğun bakıma sevkinin gerektiğinin dile getirildiğini, müvekkilinin geçirdiği kaza nedeniyle yardım almadan hareket edemez ve çalışamaz duruma gelmiş olup, halen yaşadığı travmanın izlerini atlatamadığını, halen sağ ayağının üzerine basamamakta ve kendi başına yürüyememekte olduğunu, sağ ayakta kalıcı hasar oluştuğunu, kazadan sonra kazaya bağlı olarak konuşma, çevresindekileri tanıma ve hatırlama bozuklukları oluştuğunu, tek başına evden çıkamadığını, yaşadığı korku nedeniyle sürekli panik ve kaygı halinde olduğunu, kontrollerinin halen ..... Hastanesinde yapılmaya devam ettiğini, kaza nedeniyle malül ve sakat duruma gelmiş olup; uhdesinde maddi ve manevi zararlarının gün be gün arttığını, süresiz malül durumda olduğundan bir işte kalıcı olarak çalışmasının da mümkün olmadığını ve halen çalışamadığını, kazadan ötürü müvekkil aylarca yatalak şekilde yatağa bağımlı şekilde yaşadığını, kaza sonrası müvekkilinin ciddi maddi kayba uğramış ve trafik kazası nedeniyle yüksek miktarda maddi harcama yapmış, kaza sonrası fizik tedavi görmüş olduğunu, kaza sonucu birtakım şahsi eşyalarının telef olması, tedavi masrafları, işgücü kaybı sonucu mahrum kalınan karlar, bilet, ulaşım ve konaklama masraflarının tazmininin gerektiğini, açıklanan nedenlerle fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak üzere belirsiz alacak davalarının kabulü ile şimdilik kısmen davacı için 1.000.TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, davalı sigorta şirketlerinin limitler dahilinde sorumlu tutulmasını, davacı için 75.000.TL olmak üzere manevi tazminatın davalılar sigorta şirketlerinin manevi tazminat talebinden sorumluğu bulunmadığından davalı sigorta şirketi dışındaki bu iki davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı ..... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf Karayolları Trafik Kanunu gereğince usulü yükümlülüğü olan başvuru şartını eksiksiz olarak yerine getirmeksizin dava açtığından, davanın usulen reddi gerektiğini, davacı tarafın talebi usul kurallarına uygun olmamakla, öncelikle davacı taraftan talebine ilişkin ek açıklama istenmesi gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere davacının maluliyet oranının ve kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının tespiti bakımından mevzuat hükümleri uyarınca Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri doğrultusunda usulüne uygun yeni bir rapor alınması gerektiğini, davacının kusura ilişkin iddialarının gerçek dışı olduğunu, kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini, tedavi giderleri ile tedavi süresince ortaya çıkabilecek iş gücü kaybı ve bakıcı giderleri ile ulaşım vs. gibi diğer tüm giderler tedavi teminatı kapsamında olduğundan, davacının bu yönde bir talebi varsa da ilgili mevzuat kapsamında SGK tarafından karşılanması gerekli işbu giderlerden davalı müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacı tarafça gelire ilişkin belge sunulmaması halinde, tazminatın asgari ücret üzerinden hesap edilmesi gerektiğini, tazminat hesaplamasının genel şartlarda belirlenen usul ve esaslara uygun olarak yapılması gerektiğini, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, davacı tarafın kaza tarihinden itibaren avans faizi talebinin yasa ve içtihatlara aykırı olduğunu, temerrüt tarihinin KTK hükümleri doğrultusunda belirlenmesi, faizin yasal faiz olarak alınması gerektiğini, açıklanan nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın esastan ve usulden reddini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür.
Davalı ...... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının talebinin net olmadığından davanın usulden reddi gerektiğini, davacının taleplerinin net olmamasından dolayı sigorta poliçesi kapsamında sigorta tarafından yapılması gereken ödemeler belirlenemediğini, dava dilekçesinde belirtilen kazadaki kusur durumu ve kusurlu hareket ile meydana geldiği iddia edilen zarar arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, maluliyet oranının ispatlanması gerektiğini ve zararın sorumlu aktüer bilirkişi tarafından hesaplanması gerektiğini, davacıya bu kaza sonucu Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, manevi tazminatın zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması gerektiğini, açıklanan nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddini, yargılama masraflarının ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
-Davacı tarafın dava dilekçesindeki taleplerine açıklama getirdiği beyan dilekçesinde; maddi tazminat zarar kaleminin 300,00-TL'sini çalışma gücünün azalmasından kaynaklanan işgöremezlik kaybı tazminatı ile 700,00-TL'sini belgeli ve belgesiz tedavi giderleri ve bu amaçla yapılan harcamalar olduğunu beyan ettiği görülmüşür.
-Gerçek kişi tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırma yapılmış, araç tescil kayıtları, kaza tutanağı, davacının hastane kayıtları, SGK kayıtları, ceza dosyası ile tarafların dayandıkları tüm kayıtlar ilgili yerlerden celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
-Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5 vd. maddelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır.
-818 sayılı Borçlar Kanunun haksız fiili düzenleyen 41. maddesi: "Gerek kasten ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik haksız bir suretle diğer kimseye bir zarar ika eden şahıs, o zararın tazminine mecburdur.." şeklindedir. Bu maddenin karşılığı 6098 Sayılı Türk Borçlar kanunun 49. Maddesidir. Bu madde hükmü ise şu şekildedir. “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür” Buna göre bir kişi kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle (kasten, ihmal ederek, tedbirsiz davranarak) bir başkasını zarara uğratırsa zarar tazmini ile yükümlüdür. Zararın türü maddi ve manevi olabilir.
-6098 Sayılı Yeni Türk Borçlar Kanununun 54. maddesi ise bedensel zararların kapsamını şu şekilde tayin etmiştir.
“Bedensel zararlar özellikle şunlardır:
1. Tedavi giderleri.
2. Kazanç kaybı.
3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.
4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar."
-Yukarıdaki yasa maddelerinden de görüleceği üzere; trafik kazası sonucu şayet ölüm meydana gelmişse defin ve cenaze masrafları ile vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının talep edebileceği destek yoksun kalma tazminatı talep edilebilecek zarar kalemlerini oluşturur. Trafik kazası sonucu yaralanma halinde ise tedavi giderleri, tedavi sırasında çalışılamayan günlere ilişkin zararlar, kalıcı bir maluliyet varsa, kalıcı maluliyetin getirdiği maddi gelir kaybı en önemli maddi tazminat kalemleridir. Ölümü halinde ise defin cenaze masrafları ve vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının zarar talep edebilecek tazminat kalemleridir. Trafik kazasında mağdur olan kişinin kaza sırasında araç kullanıyor olması halinde aracında yada başka bir eşyasında kaza sebebi ile zarar meydana gelmişse bunlarda talep edebilecek tazminat kalemleri arasında sayılacaktır.
-Trafik kazasından kaynaklanan tazminat davalarında, zarar veren taraf, kusuru oranında, gerçek zarardan sorumlu olur.
-Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
-Sigortacının sorumluluğu, izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir.
-Mahkememiz dosyası dava konusu kazadaki kusur durumunun belirlenmesi amacıyla İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmiş olup düzenlenen 16/07/2024 tarihli raporda özetle; davalı sürücü ........’un idaresindeki minibüs ile kavşak girişinde kendisine hitaplı kırmızı ışığı dikkate alarak durmadığı, nizamlara aykırı şekilde kırmızı ışıkta geçerek dönüş manevrası yaptığı sırada karşıdan karşıya geçmekte olan yayaya ilk geçiş hakkını vermediği olayda kusurlu olduğu, davacı yaya ...... ’in yaya geçidi üzerinde karşıdan karşıya geçtiği sırada meydana gelen olayda atfı kabil bir kusuru bulunmadığı, davalı ........’un %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu, davacı ...... in kusursuz olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Mahkememiz dosyası varsa davacının trafik kazası nedeniyle varsa iş göremezlik oranının tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumu ...... İhtisas Dairesi'ne gönderilmiş, düzenlenen 05/06/2023 tarihli raporda özetle; mevcut belgelere göre ..... ’in 01.09.2020 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre Kas İskelet Sistemi, Tablo 1.1’e göre Kategori IV, % 23 olarak tespit edildiğine göre; kişinin tüm vücut engellilik oranının % 23 (yüzdeyirmiüç) olduğu, iyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Mahkememiz dosyası düzenlenen kusur ve iş göremezlik raporları ile tarafların gelir durumu ve yaşları nazara alınarak iş göremezlik iş göremezlik tazminatı yönünden hesaplama yapılması amacıyla aktüerya aktüerya bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 06/01/2025 tarihli raporda özetle; Yargıtay ..... HD 20/01/2022 T., ..... E., ..... K. sayılı kararı nazara alınarak ev hanımı olandavacı yönünden geçici iş göremezlik maddi zarar hesabına yer olmadığı, ödeme tarihindeki verilere göre yapılan inceleme neticesinde davacıya yapılan ödeme ile ödeme tarihindeki verilere göre hesaplanan maddi zarar arasında açık nispetsizlik olduğunun tespit edildiği, davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 942.828,71 TL, davalı sürücü ve işleten yönünden temerrüt başlangıcının haksız fiilin başlangıcı olan 01.09.2020 tarihi olduğu, davalıların sürücüsü ve maliki olduğu ...... plakalı aracın tescil belgesinde kullanım tarzının ticari olduğunun belirtilmiş olması hasebiyle faiz nev'inin avans faizi olduğu, davacının talep edilen tedavi giderlerinin alanında uzman tıp doktoru bilirkişi tarafından tespiti gerektiğinden tarafımdan bu hususta değerlendirme yapılmadığı; bununla birlikte; tedavi gideri hesabı yapılmış olsa dahi tespit edilecek tutarın feragat edilen 410.000,00 TL teminat limitinin atında kalacağı hususunun kuvvetli olasılık görüldüğü, bu olasılığın gerçekleşmesi durumunda davalıların sorumluluğuna gidilemeyeceği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Mahkememiz dosyası
aktüerya bilirkişinin yanına doktor
bilirkişi ...... 'ün dahil edilerek tedavi giderleri yönünden de hesaplama yapılarak
heyet olarak rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiş, düzenlenen 06/04/2025 tarihli ek raporda özetle; Yargıtay .... HD 20/01/2022 T., ...... E., ...... K. sayılı kararı nazara alınarak ev hanımı olan davacı yönünden geçici iş göremezlik maddi zarar hesabına yer olmadığı, ödeme tarihindeki verilere göre yapılan inceleme neticesinde davacıya yapılan ödeme ile ödeme tarihindeki verilere göre hesaplanan maddi zarar arasında açık nispetsizlik olduğunun tespit edildiği, davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 942.828,71 TL, davacının tedavi gideri maddi zararı 14.400,00 TL tespit edilmiş ise de; davacı 410.000,00 TL tedavi gideri teminatı kadar feragat etmiş sayıldığından talep edebileceği tedavi gideri maddi zararının kalmadığı, davalı sürücü ve işleten yönünden temerrüt başlangıcının haksız fiilin başlangıcı olan 01.09.2020 tarihi olduğu, davalıların sürücüsü ve maliki olduğu ....... plakalı aracın tescil belgesinde kullanım tarzının ticari olduğunun belirtilmiş olması hasebiyle faiz nev'inin avans faizi olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Mahkememizce alınan raporlar dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.
-Bu kapsamda alınan raporlar ile tarafların iddia ve beyanlarına göre Mahkememizce kusura ilişkin yapılan incelemede; 01/09/2020 günü saat 17:25 sıralarında davalı sürücü ........'un sevk idaresindeki ...... plakalı minibüs ile Esenkent istikametinden Firuzköy istikametine doğru ..... Bulvarı üzerinde seyir halindeyken 38-003 numaralı trafik ışıklarında kırmızı ışıkta geçerek U dönüşü yaptığı sırada, karşıdan karşıya geçmekte olan davacı yaya ......'e çarpması sonucu dava konusu kazanın gerçekleştiği sabittir.
-Büyükçekmece ...... Asliye Ceza Mahkemesi’nin ..... Esas ...... Karar sayılı ilamında da yapılan yargılama sonunda sanık ........’un kusurlu davranışıyla dava konusu kazaya sebebiyet verdiği gerekçesiyle cezalandırılmasına karar verildiği, ceza dosyasında yer verilen maddi vakıanın oluş şekliyle mahkememiz tarafından alınan raporun birbirini doğruladığı, maddi vakıalar yönünden farklılığın bulunmadığı görülmekle, bu haliyle ceza dosyasının kesinleşmesinin beklenmesine lüzum olmadığı Mahkememizce kabul edilmiştir.
-Somut olayda ........’un idaresindeki minibüs ile kavşak girişinde kendisine hitaplı kırmızı ışığı dikkate alarak durmadığı, nizamlara aykırı şekilde kırmızı ışıkta geçerek dönüş manevrası yaptığı sırada karşıdan karşıya geçmekte olan yayaya ilk geçiş hakkını vermediği ve bu nedenle kazanın gerçekleşmesinde asli ve tam kusurlu olduğu görülmektedir. Davacı yayanın ise dava konusu kazada kusurunun bulunmadığı, yukarıdaki tespitler kapsamında Mahkememizce kabul edilmiştir
-Dosyada mevcut tüm tedavi evraklarının incelenmesi neticesinde Adli Tıp Kurumu ...... İhtisas Daresi tarafından düzenlenen rapor ile sabit olduğu üzere; kaza tarihine göre yürürlükte bulunan ve somut olayda uygulanması gereken Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik uyarınca; kişinin tüm vücut engellilik oranının %23 olduğu, bulunmadığı, geçici iş göremezlik süresinin ise süresinin olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği görülmektedir.
-Bu kapsamda düzenlenen iş göremezlik raporunda Adli Tıp Kurumu tarafından yer verilen tespitlerin yasal mevzuata ve olayın oluş şekline uygun olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir.
-Kusur oranlarına ve Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenen iş göremezlik oranlarına göre aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen raporlar ile davacının gelir durumu ve yaşı nazara alındığında davacı asilin dava konusu trafik kazası nedeniyle talep edebileceği kalıcı iş göremezlik bedelinin neticeten 942.828,71 TL olduğu, belirlenen bu maddi tazminat miktarının davacı tarafından talep edilebileceği Mahkememizce kabul edilmiştir.
-Yine alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere davacı asilin ev hanımı olduğu, bu nedenle geçici iş göremezlik talebinde bulunamayacağı, davacı ile davalı sigorta şirketi arasındaki ödeme nedeniyle sulh kapsamında davacı tarafın teminat limiti olan 410.000,00 TL'nin tamamından sulh nedeniyle vazgeçmiş sayıldığı ve yapılan ödeme ile hesaplanan tedavi giderleri - iş göremezlik zararlarından teminat limitinin tamamının mahsubu halinde davacının neticeten 942.828,71 TL kalıcı iş göremezlik zararını talep edebileceği Mahkememizce kabul edilmiştir.
-Somut olayda davacı ile davalıların sürücüsü, maliki olduğu araçlar arasında yaralamalı trafik kazasının meydana geldiği, davalı sigorta şirketinin ZMMS kapsamında kusur oranlarıyla sınırlı kalmak üzere sorumlu olduğu, diğer davalıların da araç maliki ve sürücü sıfatıyla sorumlu oldukları sabit olduğundan; sigorta şirketlerinin ZMMS Genel Şartları hükümleri gereğince, araç malikinin ve işletenin kusuru nedeniyle haksız fiil hükümleri kapsamında dava konusu maddi tazminat miktarlarından sorumlu olduğu Mahkememizce kabul edilmiş, davalı sigorta şirketi ile davacının yargılama sırasında sulh oldukları, bu nedenle davalı sigorta şirketi yönünden davanın konusuz kaldığı, diğer davalıların ise bakiye kalıcı iş göremezlik zararı yönünden sorumlu oldukları sabit olduğundan maddi tazminat taleplerinin ıslah kapsamında davalılar ..... ve ........ yönünden kabulüne karar verilmiştir
-Davacının manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı Kanunun 56. maddesine göre bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda zarara uğrayana hakim bir miktar manevi tazminat verir. Yine aynı Kanunun 58. maddesine göre kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir.
-Davaya konu manevi tazminat, 22.06.1966 tarih ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da açıklandığı üzere, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarar uğrayanın manevi ısdırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araçtır. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
-Somut olayda davacı tarafın manevi tazminat talebi dava konusu trafik kazası nedeniyle uğramış olduğu bedeni zarara ve sonrasında gerçekleşen ıstıraba dayanmaktadır. Alınan raporlar ve mevcut belgeler ile de sabit olduğu üzere davalı araç sürücüsünün tam ve asli kusurlu davranışlarıyla dava konusu kazanın meydana geldiği sabittir. Buna göre davaya konu olayda davalı araç sürücüsü ile araç malikinin haksız fiil hükümlerine göre davacılara karşı sorumlu olduğunun kabulü gerekmektedir.
-Mahkememizce manevi tazminatın belirlenmesinde davacı yanın maddi gücü, davalı tarafın maddi durumu, davacıların uğramış olduğu zararın niteliği ve davaya konu trafik kazasında kusur oranları göz önüne alınarak tazminat miktarının tespiti cihetine gidilmiştir. Bir tarafın zenginleştirilip diğer tarafın fakirleştirilmemesi gerektiği hususu nazara alınmış, bunun yanında manevi tazminatın caydırıcı ve cezalandırıcı boyutunun da olduğu göz önünde tutulmuş, bütün bunlar toplu halde biri diğerine üstün tutulmaksızın tüm ilkeler birlikte değerlendirilmek suretiyle manevi tazminatın hüküm kısmında belirtildiği şekilde takdir edilmesi uygun görülmüştür. Bu bağlamda davacı yanın manevi tazminat talepleri yerinde olduğundan manevi tazminat talebinin miktar yönünden kabulüne ancak haksız fiil hükümleri kapsamında talep edebilecek faiz cinsi yasal faiz olduğundan manevi tazminatın alacağın ferisi olan faiz yönünden kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının maddi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile;
-Sabit olan 942.828,71 TL kalıcı iş göremezliğe ilişkin maddi tazminatın 01/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...... ve ........'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-Davalı sigorta şirketi yönünden karar verilmesine yer olmadığına,
2-Davacı tarafın manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile;
-75.000,00 TL manevi tazminatın 01/09/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..... ve ........'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3-Maddi tazminat talebi yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 64.404,63-TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 259,58-TL peşin harç ile 3.219,21-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 3.478,79-TL harcın mahsubu ile bakiye 60.925,84-TL harcın davalılar ..... ve ........'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Maddi tazminat talebi yönünden davacı tarafça peşin harç ve ıslah harcı olarak yatırılan toplam 3.478,79-TL harcın davalılar ..... ve ........'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Manevi tazminat talebi yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 5.123,25-TL karar ve ilam harcının davalılar ..... ve ........'dan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Kabul edilen maddi tazminat miktarı yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' ne göre hesap edilen 143.996,02- TL vekalet ücretinin davalılar ...... ve ........'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Reddine karar verilen maddi tazminat miktarı yönünden davalı ..... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' ne göre hesap edilen 700,00- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ..... 'e verilmesine,
8-Kabul edilen manevi tazminat miktarı yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' ne göre hesap edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ..... ve ........'dan alınarak davacıya verilmesine
9-Davacı tarafından yargılama süresince sarf edilen 59,30 TL başvurma harcı, 13.000,00-TL bilirkişi ücreti, 6.078,00-TL Atk fatura bedeli, 2.270,60- TL tebligat gideri ve posta masrafı olmak üzere toplam 21.407,90-TL yargılama giderinin davanın kabul/red oranına (%99,93) göre hesaplanan 21.393,19-TL’sinin davalılar ...... ve ........'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
10-Davalılar tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
11-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Büyükçekmece Arabuluculuk Bürosu'nun ..... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen 1.320,00 TL'nin, iş bu davanın yalnızca davalı sigorta şirketi yönünden zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu nazara alınarak, davanın maddi tazminat talebi yönünden kabul red oranına (%100,00) göre hesap edilen 1.320,00-TL'sinin davalı ...... Sigorta Anonim Şirketi'nden tahsili ile hazineye irat kaydına,
12-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,
Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin e-duruşma ortamında yüzüne karşı, davalıların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/07/2025
Katip .....
e-imzalıdır
Hakim .....
e-imzalıdır