T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/445 Esas
KARAR NO : 2025/45
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/05/2021
KARAR TARİHİ : 21/01/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 07/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin adresinde 25/12/2020 akşamında hırsızlık eylemi gerçekleşmiş olduğunu, yaşanan bu hırsızlık sonucunda davacının kasasında bulunan imzalı imzasız yaklaşık 50 adet müşteri çekinin, bir miktar parasının ve ziynet eşyalarının çalınmış olduğunu, hırsızlık olayı ile ilgili Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının ...... soruştuma dosyası açılmış, hırsızlık eylemi ile ilgili bazı şüphelilerin gözaltına alınmış ancak çeklerin ortaya çıkmamış olduğunu, savcılık soruşturmasının devam etmekte olduğunu, ayrıca davacının elinde iken kaybolan, hamili/lehdarı bulunduğu çeklerle ilgili olarak Bakırköy ....... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ....... Esas sayılı dosyasıyla ve Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin ....... Esas sayılı dosyasından çek iptali davası açılmış olduğunu, dava dosyasına çek bedellerinin %15’i oranında teminat yatırılarak çeklere ilişkin ödemeden men yasağı kararı verilmiş ve bu kararın ilgili bankalara müzekkere ile bildirilmiş olduğunu, dava konusu çekin Bakırköy ....... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ...... Esas sayılı dosyasından iptal davasına konu edilmiş olduğunu, ihbar olunan keşideci ...... HIRDAVAT LTD. ŞTİ. tarafından davacıya teslim edilen ...... bank A.Ş. ....... Şubesine ait ...... numaralı 23/05/2021 tarihli 15.000,00-TL bedelli çeke de ödemeden men kararı işlenmiş olduğunu, davacının hamili/lehdarı olduğu çeklerin ticari ilişkisi olduğu diğer firmalara verilmek üzere cirolu ve imzalı bir şekilde kasasında muhafaza edilmekteyken kimliği belirsiz kişilerce çalınmış olduğunu, ekli faturalardan ve çek teslim bordrolarından da görüleceği üzere dava konusu çekin gerçek bir ticaret karşılığında ihbar olunan keşideci ...... HIRDAVAT LTD. ŞTİ. 'den teslim alınmış olduğunu, dava konusu çekin davalı ...... A.Ş. tarafından takas merkezi aracılığıyla 24/05/2021 tarihinde sorgulatılmış olduğunu, çeki taraflarına teslim eden ihbar olunan ...... HIRDAVAT LTD. ŞTİ. ile çeki bankaya ibraz eden davalı arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, bu hususta dava dışı ....... HIRDAVAT LTD. ŞTİ. firmasının ticari defter ve kayıtlarının da incelenebileceğini, bu nedenle davacıdan sonra çek üzerinde ciro silsilesi bozulmuş olup davalı şirketin de çek bakımından yetkili hamil sıfatına haiz bulunmadığını, çekin yetkili hamilinin davacı olduğunu, Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı ekteki yazı ile bankalara dava konusu çekin ibrazı halinde "... çeki ibraz eden şahıslarla beraber en yakın kolluk birimine teslimi ile Resmi Belgede Sahtecilik ve Dolandırıcılık suçlarından suç duyurusunda bulunulması ile söz konusu çek ile ilgili hırsızlık soruşturmasının yürütüldüğü Başsavcılığımızın ...... sayılı dosyasına bildirimde bulunulması rica olunur." şeklinde yazı göndermiş olduğunu, ancak öğrendikleri kadarıyla davalının Takas Merkezi aracılığı ile elektronik ortamda ibrazı gerçekleştirerek savcılık tedbirlerinde de kaçmakta olduğunu, davalıların ağır kusurlu/kötü niyetli olduğunu, davacı müvekkilinin, Bakırköy ....... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ..... E. sayılı dosyasında davaya konu çek bakımından teminat yatırmış olup iş bu dava bakımından da teminat yatırılması ihtimalinde aynı çeke ilişkin mükerrer bir teminat söz konusu olacağını, Bakırköy ....... Asliye Ticaret Mahkemesi’nde görülen yargılama kapsamında ticaret sicil gazetesinde ‘’davaya konu çekleri elinde bulunduranların ilk ilan tarihinden itibaren 3 ay içinde mahkemeye ibraz etmeleri aksi halde çekin iptaline karar verileceği hususu’’ ihtar olunduğunu, dolayısıyla halihazırda davalının bahse konu çek iptali davasına müdahil olması ve çek bakımından yetkili hamil olduğunu ispat etmesi gerektiğini, yani davalının çekin çalıntı olduğunu, çekle ilgili ödemeden men kararı olduğunu bile bile çeki kötü niyetli olarak icra takibine konu etme tehlikesi mevcut olduğunu, çek üzerinde ödemeden men kararı olduğunu gören Faktoring firmasının bu çeki almasının ve icra takibine konu etmesinin basiretli bir tacirden beklenmeyecek davranış olduğunu, Faktoring firması gibi bir firmanın teslim aldığı çeklerin güvenilirliğinden emin olmadan çeki alan davalının iyi niyeti dinlenemeyeceğini, öte yandan davalı ...... A.Ş.'nin davacının çalınan başka çeklerini icra takiplerine konu etmiş olduğunu, İstanbul ..... İcra Müdürlüğünün ...... Esas ve İstanbul ...... İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı dosyasından ihtiyati haciz/haciz vs işlemlerine konu etmiş olduğunu, bu çeklerle ilgili İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...... Esas ve İstanbul ....... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...... Esas sayılı dosyasından da taraflarınca huzurdaki dava gibi dava açılmış olduğunu, daha önceden de davacının çalınan çekini alıp işleme koyan faktoring firmasının yine aynı müşterisinden, çalıntı olduğu başka bir çeki teslim alıp işleme koymasının ağır kusur ve kötü niyet göstergesi olduğunu, yine davalıya Bakırköy ...... Noterliğinin 07/05/2021 tarihli ...... numaralı ihtarnamesi gönderilerek, dava konusu çek dahil (ihtarnamede 13. Sırada) 41 adet çekin davacının elinden rızası dışında çıktığı, çeklerin elinde olması halinde iyi niyetli kabul edilmeyip, kötü niyetli kabul edileceğinin ihtar edilmiş olduğunu, ayrıca ihtarnameden de anlaşılacağı üzere, FİNANSAL KİRALAMA, FAKTORİNG VE FİNANSMAN ŞİRKETLERİ BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA da ihtarname gönderilmiş ve ihtarnamenin diğer faktoring firmalarına da ulaşmasının sağlanmış olduğunu, keza kamu kurumu statüsünde olan Başkanlığın bu ihtarnameyi tüm üyelerine göndermekte olduğunu, davacı tarafın bu ihtarname haricinde yazılı olarak çekler çalındıktan sonra da Başkanlığa bildirimde bulunulmuş olduğunu, davalı gibi oldukça güçlü, PARADAN PARA KAZANAN, finans konusunda tüm tedbirleri ve riskleri dikkate alması gereken bir firmanın sürekli olarak davacının çalınan çeklerini alıp işleme koymasının, üstelik çekler üzerinde aynı mahkemenin (Bakırköy ..... Asliye Ticaret ...... Esas) ödemeden men kararı olmasına ve kendisine ihtarname gönderilmesine rağmen bunu yapmasının basiretsiz davranış, ağır kusurlu hareket olduğunu, diğer davalılarla da davacının herhangi bir ticareti olmadığını, ticari defter ve kayıtları incelendiğinde bu hususun ortaya çıkacak olduğunu, dava konusu çek incelendiğinde tüm cirantalarının tacir olduğunun görülmekte olduğunu, ticari ilişki kapsamında çeki aldıkları yasal karine olan davalıların bu çeki hangi ticaret karşılığında elde ettiklerini ortaya koymaları gerektiğini, çekin icra takibine konu edilmesi/paranın alacaklıya ödenmesi engellenmesi gerektiğini, davalı firmanın ödemeden men kararı olan ve savcılıkça el koyma kararı bulunan çeki icra takibine koyma ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu, davalı firmanın çalınan çekleri/suç unsuru çekleri nakde çevirmeye çalışmakta olduğunu, bu kapsamda henüz icra takibine konu edilmeyen dava konusu çekin icra takibine konu edilmesinin ve icraya ödenecek paranın kim tarafından yatırıldığına bakılmaksızın alacaklıya ödenmesinin tedbiren önlenmesine karar verilmesinin çok elzem olduğunu, diğer önemli bir hususun ise davalının söz konusu çek dolayısıyla başvuru borçlularına karşı müracaat hakkının doğmaması olduğunu, zira davalının, bankaya başvurduğunda ona ödeme yapılmama nedeninin hesapta yeterli karşılık olmaması sebebiyle değil, çeke ilişkin iptal davasının derdest oluşu ve mahkeme tarafından ödemeden men yasağı kararı verilmesi olduğunu, nitekim bu durumda davalının iptal isteminden haberdar olmuş olup TTK m.763 gereği çekin Bakırköy ....... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ....... Esas sayılı dosyasına sunulması gerektiğini, çünkü bankanın, davalıya ödemeden men kararı nedeniyle kendisine ödeme yapmamış olup bu durumda davalının başvuru borçlularına karşı talepte bulunmasının imkânı bulunmadığını, bu noktada ise davalının ve akabinde hukuken korunan hak sahibinin kim olduğu sorununun işbu davada çözüme kavuşturulması gerektiğini, yukarıda izah edildiği üzere davalının çalıntı çek bakımından yetkisiz hamil olduğunu, dolayısıyla davacının kendisinden sonra gelen yetkisiz cirantalarla da herhangi bir ilişkisi söz konusu olmadığını beyanla; öncelikle keşidecisi ihbar olunan ...... HIRD. LTD. ŞTİ. olan ve davacıya teslim edilen ..... bank A.Ş. ..... Şubesine ait ...... numaralı 23/05/2021 tarihli 15.000,00-TL bedelli çekin yetkili hamil olan davacı rızası hilafına hırsızlık suçuna konu edilmesi sebebiyle icra takibine konu edilmesinin ve icraya ödenen paranın ödemenin kim tarafından yapıldığı farketmeksizin (keza çekte hak iddiası bulunduğu) alacaklıya ödenmesinin tedbiren durdurulmasına, çekin yetkili hamilinin davacı olduğunun/talep hakkının davacıda olduğunun tespitine, davacının yetkili son hamili olduğu takibe konu çekin davacı lehine davalıdan istirdadına, davacının davalılara borçlu bulunmadığının tespitine, davanın çek keşidecisi ...... HIRDAVAT LTD. ŞTİ. firmasına ihbarına, davalı haksız ve kötü niyetli olduğundan davacı lehine alacak miktarının %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ....... Faktoring A.Ş. vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; öncelikle müvekkilinin yaptığı faktoring işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu, bu hususun, müvekkili nezdinde incelenecek Faktoring İşlem Belgeleri'nden (Alacak Bildirim Formu- Kıymetli Evrak Tevdii Bordrosu- Ön Ödeme Talimatı, Fatura vd.) açıkça anlaşılacak olduğunu, müvekkilinin, temlik alınan alacağı tevsik eden belgeleri kontrol etmiş; bu kapsamda kanunun kendisine yüklediği yükümlülükleri yerine getirmiş olduğunu, bu kapsamda müşteriye finansman sağlanarak gerçek bir ödeme yapılmış; karşılığında davaya konu edilen çekin ciro yoluyla devir alınmış olduğunu, müvekkili şirketin, herhangi bir alacağı temlik alırken; 6361 sayılı Faktoring Kanunundaki usule uygun şekilde müşterinin alacağını fatura ile tevsik etme, aldığı kambiyo senedi ile faturadaki alacağın uyumlu olduğunu kontrol etme ve çekin görünüşteki ciro zincirini kontrol etme ile yükümlü olup; bunun dışında herhangi bir yükümlülüğü bulunmadığını, dolayısıyla; arz edilen faktoring işlemi belgelerinin, bu yükümlülüklerin yerine getirildiğini açıkça kanıtlamakta olduğunu, davacının '' çek istirdatı '' talebinin hukuki dayanağı olmadığını ve şartları da bulunmadığını, bu hususta; 6361 sayılı yasa md.9/3 açık olduğunu, davacının önceki hamillere karşı ileri sürebileceği şahsi defilerini müvekkiline karşı ileri süremeyeceği açık olmakla birlikte; faktoring şirketinin çekin iktisabı anında bile bile davacının zararına hareket ettiğinin ispatlanması gerektiğini, ancak; davacının ileri sürdüğü delilerin müvekkilinin çeki kötü niyetli iktisap ettiğini kanıtlamadığını, müvekkilinin çeki iktisap tarihi 29.12.2020 tarihi olduğunu, bu hususun, faktoring işlem belgelerinden açıkça anlaşılmakta olduğunu, davacının açmış olduğu Çek İptali Davasının ( Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi ......E.) ve bu davada verilen Ödemeden Men Kararının müvekkilinin çeki iktisap tarihinden (29.12.2020) sonra olduğunu, davacının '' Çek üzerinde ödemeden men kararı olduğunu gören Faktoring firmasının bu çeki alması ve icra takibine konu etmesi basiretli bir tacirden beklenmeyecek davranıştır.'' şeklindeki anlamsız iddiasının aksine, müvekkilinin çeki Ödeme Yasağı Kararı'ndan önce iktisap ettiğinin açık olduğunu, davacı çekle ilgili müvekkiline ihtarname (Bakırköy ..... Noterliği, 07/05/2021 tarihli ..... numaralı) çekildiğini ileri sürmüşse de, müvekkilinin çeki ihtisap tarihinin (29.12.2020) ihtarname tarihinden önce olduğunu, davacı çekle ilgili FİNANSAL KİRALAMA, FAKTORİNG VE FİNANSMAN ŞİRKETLERİ BİRLİĞİ BAŞKANLIĞINA bildirim yapıldığını iddia etmişse de, müvekkilinin çeki ihtisap tarihinin (29.12.2020) söz konusu bildirimden önce olduğunu, dolayısıyla, davacının, müvekkilinin çeki iktisap tarihinden sonraki delil ve bildirimlere dayanmakta olduğunu; söz konusu delil ve bildirimlerin müvekkilinin çek iktisabını kötü niyetli hale getirmeyeceğini, zira; 6361 sayılı yasa md.9/32ün açık hükmü ve Yargıtayın yerleşmiş kararları gereğince faktoring şiketinin çekin iktisabı sırasında kötü niyetli hareket etmesi gerektiğini, müvekkilinin çeki iktisap tarihinden (29.12.2020) habersiz olan davacının ''çekin Ödeme Yasağı Kararı'ndan sonra iktisap edildiği vb '' şeklinde asılsız iddialarda bulunmakta olduğunu, bunun davacının iddialarının ve açtığı davanın dayanaksızlığını göstermekte olduğunu, davacının ''birden fazla çekin müvekkil tarafından temlik alındığı ve müvekkilin kötü niyetli olduğu'' şeklindeki iddiasının da hukuki dayanaktan yoksun olduğu gibi, dayanılan BAM kararındaki maddi vakıaların dosyadaki maddi vakıalardan farklı olduğunu, müvekkilinin bir faktoring şirketi olmakla; elinde çek bulunan binlerce müşterinin bu çekleri nakite çevirebilmek için en başta faktoring şirketlerine ibraz etmekte olduklarını, yani; faktoring şirketlerinin, piyasadaki çeklerin muhatabı olan başlıca şirketler olduğunu, dolayısıyla; bu çeklerin bir kısmının müvekkiline veya farklı bir faktoring şirketine ibraz edilmesi kadar doğal bir durum olmadığını, bunun yanı sıra; Faktoring şirketlerinin kendisine ibraz edilen her çeki de kabul etmediklerini, faktoring işleminin yapılabilmesi ve çek kabulü için, mevzuatın ve uygulamanın gerektirdiği tüm yükümlülüklere ve diğer hususlara dikkat edilmekte olduğunu, müşterinin alacağının Fatura ile belgelendirmesi aranmakta, sunulan fatura ile çek bedelinin uyumlu olmasına, çekteki ciro zincirinin kopuk olmamasına dikkat edilmekte, bunun yanı sıra istihbarat çalışması yapılmakta olduğunu, zira; yapılan faktoring işlemi ile faktoring şirketlerinin cebinden nakit para çıkmakta olduğunu, herhangi bir faktoring şirketinin, sorunlu olan ve müşteriye ödediği bedeli tahsil edemeyeceği bir faktoring işlemi gerçekleştirmek istemeyeceğini, davacının dayandığı BAM kararında, faktoring şirketi dışında bir şahsın hırsızlık ürünü olan birden fazla çeki iktisap etmesi söz konusu olduğunu, yani; karara konu olayda davalının bir faktoring şirketi olmadığını ve hırsızlık ürünü çok sayıda çekin kendisine ibrazını makul kılabilecek haklı bir gerekçe bulunmadığını, yine söz konusu karara konu olayda '' davalının farklı çok sayıda olayda, hırsızlık yoluyla elden çıkan çekleri benzer cirantalardan ciro yoluyla devralıp, bir çoğunu son hamil olarak farklı kişiler/firmalar aleyhine icra takiplerine konu etmesi'' durumu söz konusu olduğunu, yani; birden fazla hırsızlık olayına konu olmuş ve benzer cirantalarca cirolanmış çeklerin davalıya geçmesi söz konusu olduğunu, oysa; iş bu davaya konu olayda tek bir hırsızlık olayı söz konusu olduğunu, dolayısıyla; söz konusu kararın iş bu dosyadaki maddi vakıaları karşılamadığını, davacı '' çekin icra takibine konu edilemeyeceğini'' ileri sürmüşse de, bu iddianın da hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, Yargıtayın yerleşmiş kararları gereğince Ödeme Yasağı Kararının yetkili hamilin alacağını tahsil edebilmesi için müracaat haklarını kullanarak icra takibi başlatmasına engel olmadığını, netice itibariyle çekin iktisap tarihi itibariyle müvekkilinin davacı iddialarından haberdar olmadığı gibi, yapılan faktoring işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının, müvekkilinin çeki ''davacı aleyhine olacak şekilde kötü niyetli iktisap ettiğine'' dair bir delil sunamamış olduğunu beyanla; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama sırasında davacının kötü niyetinin sübut bulması halinde; dava değerinin % 20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...... ve ...... Grup......Ltd. Şti.'ye usulüne uygun tebligat yapıldığı, ancak davaya cevap verilmediği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, kambiyo senedine dayalı menfi tespit ve istirdat davası olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının lehdarı olduğu ...... bank A.Ş. ...... Şubesine ait ...... numaralı 23/05/2021 tarihli 15.000,00 TL bedeli çek nedeni ile davacı tarafın davalılara borçlu olup olmadığının tespiti ile davalıların çeki iktisapta ağır kusurlu veya kötü niyetli olup olmadığı, çekin istirdatının gerekip gerekmediği hususlarındadır.
Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek, uyuşmazlık konusu ve davanın esasının tespiti için tarafların Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde 30/10/2023 günü saat 14:15'de Mahkememiz duruşma salonunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, Mali Müşavir bilirkişi ...... 02/02/2023 tarihli raporunda özetle; dava konusunun, davacı yanın yetkili hamil olduğu çekin çalınması
nedeniyle davalılara çek tutarı kadar borcunun bulunmadığının menfi
tespiti talebinden ibaret olduğunu, davacının 2021 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin
bulunduğunu, davacının incelenen ticari defterlerinde davalılar ile cari hesap hareketlerinin bulunmadığını, davalının 2021 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin
bulunduğunu, davalının incelenen ticari defterlerinde davacı ve diğer davalılar ile hesap
hareketlerinin bulunmadığını, davacı yan ticari defterlerinde yapılan incelemede davalılar ile ticari
ilişkisinin bulunmadığını, davalılardan çekteki ciro silsilesinde davacıdan
sonra gelen ..... Grup Tek. Tic. Ltd. Şti.’nin ticari defterlerinde yapılan
incelemede davacı ile ve ciro silsilesinde davalı şirketten sonra gelen
..... Tekstil ile ticari ilişkisinin bulunmadığını NETİCETEN; dava konusu çekte ciro silsilesinin ticari ilişkiye dayalı
olmadığı tespit edilmekle davacı yanın davalılara ihtilaf konusu çek
tutarı kadar borçlu olmadığını bildirmiştir.
Dosyanın bilirkişiye tevdii ile Davalı faktoring şirketinin çekleri iktisabında ağır kusurlu veya kötüniyetli olup olmadığının değerlendirilmesi noktasında; davalının normal gerçek ve tüzel kişilere göre daha fazla dikkat, özen ve araştırma yükümlülüğü altında olduğu hususu da nazara alınarak;davalı faktoring şirketinin müşterisi olan dava dışı şirketten fatura ve çekleri alırken gerekli istihbarat çalışmasını yapıp yapmadığı, bu şirketin mali durumuna ilişkin bir değerlendirme yapıp yapmadığı, faktoring işlemi yapılırken faturaların sahihliği yönünde bir araştırma yapıp yapmadığı, fatura ekindeki çek üzerinde yer alan ciroyu fatura borçlusuna yazılı şekilde teyit ettirip ettirmediği hususlarında ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiş olup, kök rapor sunan bilirkişi 04/07/2024 tarihli ek raporunda özetle; dava konusu çeki faktöring işlemi için sunan ile ciro silsilesinde önce gelen
ciranta arasında gerçek bir ticari ilişkinin bulunması ve çek ile birlikte sunulan
faturanın sahih olması çekin keşidecisi ile ciro silsilesinde keşideciden sonra gelen
arasında ticari ilişkinin bulunduğu anlamına gelmediğini, dosyaya mübrez
belgelerden davalı ...... şirketinin, davacı yandan çekin ciro silsilesinde davacı yandan sonra gelen ..... Grup Tic. Ltd. Şti. ile cari ilişkisinin bulunup bulunmadığı
hususunda yazılı bir teyidin alınmadığının anlaşılmakta olduğunu, böylece davalı ...... şirketinin müşterisi olan dava dışı şirketten fatura ve
çekleri alırken gerekli istihbarat çalışmasını yapmadığının, davacının davadışı şirketin mali durumuna ilişkin bir değerlendirme yapıp yapmadığı hususunda dosyaya herhangi
bir belgenin sunulmadığının, faktoring işlemi yapılırken faturaların sahihliği yönünde bir
araştırma yapmadığının, fatura ekindeki çek üzerinde yer alan ciroyu fatura borçlusuna
yazılı bir şekilde teyit ettirmediğinin anlaşılmakta olduğunu nihai takdirin mahkememize ait olduğunu SONUÇ OLARAK: davalı Faktöring şirketinin müşterisi olan dava dışı şirketten fatura ve çekleri
alırken gerekli istihbarat çalışmasını yapmadığını, davacının davadışı şirketin mali
durumuna ilişkin bir değerlendirme yapıp yapmadığı hususunda dosyaya herhangi bir belgenin sunulmadığını, faktoring işlemi yapılırken faturaların sahihliği yönünde bir
araştırma yapmadığını, fatura ekindeki çek üzerinde yer alan ciroyu fatura borçlusuna
yazılı bir şekilde teyit ettirmediğini bildirmiştir.
Mahkememizce soruşturma dosyaları, davaya konu hırsızlık olayına ilişkin benzer mahiyetteki dava dosyaları celp edilerek incelenmiş, ticari defter kayıtları incelenmiş, taraf delilleri toplanmıştır.
TTK'nın 792. maddesine göre; "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür."
Söz konusu düzenleme uyarınca rızası hilafına elden çıktığı ileri sürülen çekin istirdatına yahut menfi tespite karar verilebilmesi için davacının dava konusu yaptığı çekin yetkili hamili olduğunu kanıtlaması yanında, çeki elinde bulunduran yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap ettiğini ya da iktisapta ağır kusuru bulunduğunu ispat etmesinin gerekmektedir. Bu durum karşısında davada ispat yükü, çekin istirdatına karar verilmesini talep eden davacıya ait olup aksinin kabulünün kıymetli evrakın mücerretlik ilkesini ortadan kaldıracağı açıktır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesi'nin Esas No: ......, Karar No: ...... sayılı ilamında: "Dosya kapsamı incelendiğinde davacının taraf olduğu ve dava konusu edilmeyen farklı çeklerin de benzer ciro silsileleriyle davalıya geçtiği ve davalı tarafından bankaya ibraz edildiği görülmüş, bunun üzerine UYAP’nda yapılan tespitler itibariyle, davalı taraf hakkında farklı hırsızlık suçlarına konu çok sayıda çeki elinde bulundurması nedeniyle başlatılan ceza soruşturmalarının ve ceza davasının henüz sonuçlanmadığı görülmüş ise de, davalının farklı çok sayıda olayda, hırsızlık yoluyla elden çıkan çekleri benzer cirantalardan ciro yoluyla devralıp, bir çoğunu son hamil olarak farklı kişiler/firmalar aleyhine icra takiplerine konu ettiği sabittir. Bu durumda bir tacir olarak basiretli davranması gereken davalının, keşidecileri ve lehdar-cirantaları farklı olan çok sayıda hırsızlık iddiasına konu çeki yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekmiştir. O halde ilk derece mahkemesince ağır kusurlu olarak iktisap edilen çekin davalıdan istirdatına karar verilmesi gerekirken..." hususlarına yer verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesi'nin Esas No: ......, Karar No: ..... sayılı ilamında:"Dosya kapsamı ve dosyaya yansıyan deliller üzerine UYAP’nda yapılan tespitler neticesinde davalı ......A.Ş'nin hırsızlık sonucu elinden çıktığını iddia ettiği 2 ayrı senedi yine aynı ciro silsilesindeki şirketler ile davalı .... Kargo..Ltd.Şti'nin hamil olarak Konya ...... İcra Dairesinde ...... ve ...... eses sayılı dosyalar ile takip başlattığı ve davalı ...... Kargo..Ltd.Şti hakkında hırsızlık suçlarına konu çok sayıda çeki elinde bulundurması nedeniyle başlatılan ceza soruşturmalarının bulunduğu ve birçok olayda, hırsızlık yoluyla elden çıkan çekleri benzer ve farklı cirantalardan ciro yoluyla devralıp, son hamil olarak farklı kişi veya şirketler aleyhine icra takiplerine konu edildiği sabittir. Bu durumda davalının, keşidecileri ve lehdar-cirantaları farklı olan çok sayıda hırsızlık iddiasına konu çeki yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. İlk derece mahkemesince ağır kusurlu olarak iktisap edilen çekin nedeniyle davacının borçlu olmadığı kabul edilerek çek nedeniyle icra dosyasına yapılan ödemenin istirdatına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmış olup, açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvusunun esastan reddine karar verilmiştir." hususlarına yer verildiği görülmektedir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesi'nin Esas No: ......, Karar No: ..... Sayılı ilamının Yargıtay incelemesinden geçerek Yargıtay ....... Hukuk Dairesi'nin Esas No: ....., Karar No: ...... sayılı kararı ile aynı gerekçelerle onanarak kesinleştiği görülmektedir.
Belirtilen ve son dönemlerde istikrar kazanmış içtihatlar doğrultusunda davacı vekili tarafından huzurda görülen davanın davalıları aleyhine menfi tespit ve istirdat istemli olarak bir çok davanın açılmış olduğunun belirtilmesi üzerinde bilgileri verilen bir kısım dosyalar dosyamız arasına celp edilmiştir. UYAP sistemi üzerinden yapılan sorgulamada davalılar hakkında menfi tespit ve istirdat istemli olarak bir çok davanın açıldığı tespit edilmiştir. İlgili dosyaların incelenmesinde menfi tespit ve istirdat istemli olarak davaların açıldığı, davalara konu çeklerin aynı ya da benzer nitelikte ciro silsileleri ile davalılardan .....'e geçtiği tespit edilmiştir. Yine UYAP sistemi üzerinden yapılan sorgulamada davalılar aleyhine farklı davacılar tarafından farklı hırsızlık olaylarına dayanılarak menfi tespit ve istirdat davası açıldığı görülmüştür. Her ne kadar davalı ...... tarafından dava konusu çekin meşru hamili olduğu iddia edilmiş ise de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin .... Hukuk Dairesi'nin ve Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin yukarıda alıntılanılan kararlarında da belirtildiği üzere huzurda görülen davanın davalılarının, farklı hırsızlık olayları yoluyla elden çıkan çekleri benzer cirantalardan ciro yoluyla devralarak son hamil olarak farklı kişiler/firmalar aleyhine icra takiplerine konu ettiği; bu durumda bir tacir olarak basiretli davranması gereken davalının, keşidecileri ve lehdar-cirantaları farklı olan çok sayıda hırsızlık iddiasına konu çeki yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında ağır kusurlu olduğu, davacının dava konusu çekin yetkili hamili olduğu ve hırsızlık sonucu rızası hilafına çekin elinden çıktığı Mahkememizce kabul edilmiştir.
Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin ...... Esas, ..... Karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere somut uyuşmazlığın, TTK'nın kambiyo senetlerine ilişkin genel hükümlerine nazaran faktoring işlemleri bakımından özel bir hüküm niteliğinde olan ve uyuşmazlığın çözümünde öncelikle uygulanması gereken 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu ve buna ilişkin Yönetmelik ile BDDK Genelgeleri çerçevesinde değerlendirilip çözüme kavuşturulması gerekmektedir.
6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketler Kanunu'nun 9/2. maddesi ile, "Faktoring şirketi kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile kurulaca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz ve tahsilini üstlenemez." hükmü düzenlenmiştir.
04.02.2015 tarih ve 29257 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 8/1. madesi; "Faturalı alacağa istinaden kambiyo senedi veya diğer senetlerin alınması halinde alınan kambiyo senedi veya diğer senetteki ciro silsilesinde kuruluşa kambiyo senedi ve diğer senedi ciro edip veren kişinin, devralınan faturada alacaklı olarak gözüken kişi ve bu kişiden bir önceki cirantanın veya keşidecinin de faturadaki borçlu ile aynı kişi olması gerekir. Fatura ile kambiyo senedi veya diğer senetteki tutarın uyumlu olmasına dikkat edilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Aynı yönetmeliğin 5. madesinde ise; "(1) Kuruluş tarafından müşteriyi yeteri kadar tanıyacak şekilde istihbarat çalışmalarının yapılması, sadece müşterilerin beyanı veya sözlü teyidi ile işlem yapılmaması gerekir. İstihbarat çalışması;
a) Öncelikle ilgili mevzuatta yer alan faturanın tarifi, şekli ve nizamına ilişkin düzenlemeler de dikkate alınarak faturadaki bilgilerin kontrol edilmesi,
b) İç kontrol sisteminin devralınan faturalara ilişkin gerekli istihbarat ve araştırma yapılmasını sağlayacak ve Merkezi Fatura Kaydı Sisteminde bu faturaların mükerrer olmadığının kontrolü tamamlanmaksızın kullandırım yapılamayacak şekilde oluşturulması,
c) Müşterilerin mali durumlarının değerlendirilerek bunların itibarı ve işlem geçmişleri de dikkate alınmak suretiyle gerektiğinde fatura borçlusu ve kambiyo senedi veya diğer senedin keşidecisine de başvurularak borcun teyit edilmesini sağlayacak yöntemler geliştirilmesi ve ulaşılabilmesi mümkün olan ilgili veri tabanlarından yararlanılması yoluna gidilmesi hususları dâhil olmak üzere asgari olarak yukarıda belirtilen usul ve esasları içerecek şekilde yapılır ve bunların yetersiz kalması durumunda ilave yöntemlere başvurulur.'' hükmü düzenlenmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesi'nin E. ......, K. ..... sayılı kararına göre;
"Davalı taraftan faktoring sözleşmesi, dava konusu çeke ait çek tevdi bordrosu, temlike konu alacağa ilişkin fatura, alacak bildirim formunun ibrazının sağlanarak ibraz edilecek faturanın sözleşmenin tarafı dava dışı ...... Çelik İnş. Paz. San. Tic. LTD. ŞTİ. tarafından BA formu ile ilgili vergi dairesine bildirilip bildirilmediği, davalı faktoring şirketinin dava konusu çeki alırken gerekli istihbarat çalışmasını yapıp yapmadığı, şirketin mali durumlarına ilişkin değerlendirme yapıp yapmadığı ve diğer yükümlülükleri yerine getirip getirmediği hususlarında araştırma yapıldıktan sonra açıklanan hususlar ve davaya konu çeke dayalı alacağın sahih fatura ile tevsik edilip edilmediğinin araştırılması, bu çerçeve de tarafların ticari defter ve kayıtlarının uzman bilirkişi aracılıyla incelenerek gerçek bir ticari alım satım olup olmadığının tespiti, oluşacak sonuca göre davalı faktöring şirketinin çeki iktisabında ağır kusurlu veya kötüniyetli olup olmadığı, çekin istirdadına karar verilip verilmeyeceği yukarıda açıklanan mevzuat çerçevesinde değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma inceleme doğrultusunda ve davanın çek bedelinin istirdadına dönüştüğü de gözetilmeksizin yukarıdaki gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmüştür."
Davacının menfi tespit talebi yönünden, davacının lehtarı ve ilk cirantası olduğu ...... bankası A.Ş. ..... Şubesi ...... numaralı 23/05/2021 tarihli 15.000,00 TL bedeli çekin yetkili hamili olduğu, talebe konu çeke dayalı olarak başlatılan İstanbul ..... İcra Müdürlüğünün ..... E. sayılı takip dosyasında davacının borçlu olarak yer aldığı ve talebe dayanak çekin arka yüzünde davalılar ....., ...... Grup ... Ltd. Şti.'nin cirolarının bulunduğu anlaşılmakla davacının davalılara karşı menfi tespit talep etmekte hukuki yararı bulunduğu, belirtilen davalılar yönünden açılan davanın kabulü ile davacının İstanbul ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... E. sayılı takip dosyası ve takibe konu ..... bankası A.Ş. ..... Şubesi ..... numaralı 23/05/2021 tarihli 15.000,00 TL bedeli çek nedeni ile borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerektiği kanaatine varılmıştır.
Davacının istirdat talebi yönünden, davacının meşru hamil olduğu mahkememizce kabul edilmiş ise de TTK’nın 792. maddesi uyarınca davacının çekin istirdadını talep edebilmesi için hamilin çeki kötüniyetle veya ağır kusuruyla iktisap ettiğini ispat etmesi gerektiği açıktır. ..... faktoring şirketi olup somut uyuşmazlığın, TTK'nın kambiyo senetlerine ilişkin genel hükümlerine nazaran faktoring işlemleri bakımından özel bir hüküm niteliğinde olan ve uyuşmazlığın çözümünde öncelikle uygulanması gereken 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu ve buna ilişkin Yönetmelik ile BDDK Genelgeleri çerçevesinde değerlendirilip çözüme kavuşturulması gerekmektedir. Mahkememizce davalı faktoring şirketine dava konusu çeke dayanak yapılan faturalara konu sevk irsaliyesini sunmak ve dava konusu çeki alırken gerekli istihbarat çalışmasını yapıp yapmadığı, şirketin mali durumlarına ilişkin değerlendirme yapıp yapmadığına ilişkin beyanda bulunmak; gerekli istihbarat çalışması ile değerlendirme yapıldı ise buna ilişkin tüm bilgi ve belgeleri mahkememize sunmak üzere süre verilmiştir. Davalı ...... şirketi tarafından bu hususta beyanda bulunulmamış ise de bilirkişiden bu hususta ek rapor alınmış olup belirtilen ek rapor uyarınca davalı ......şirketinin müşterisi olan dava dışı şirketten fatura ve çekleri
alırken gerekli istihbarat çalışmasını yapmadığı, davacının davadışı şirketin mali
durumuna ilişkin bir değerlendirme yapıp yapmadığı hususunda dosyaya herhangi bir belgenin sunulmadığı, faktoring işlemi yapılırken faturaların sahihliği yönünde bir
araştırma yapmadığı, fatura ekindeki çek üzerinde yer alan ciroyu fatura borçlusuna
yazılı bir şekilde teyit ettirmediği tespit edilmiştir. Ek bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere davalı faktoring şirketinin ilgili yönetmelik hükümlerine aykırı bir şekilde gerekli istihbarat çalışması yapılmadan çekin iktisap edilmesinde davalının ağır kusurlu davrandığı mahkememizce kabul edilmiş olup bu davalı bakımından açılan istirdat davasının kabulüne karar verilmiştir. Çek istirdadı davasının hamile karşı açılması gerektiğinden açılan istirdat talebi ile açılan davanın davalılar ..... ve ...... Gurup Tekstil Ticaret Limited Şirketi bakımından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
A)Menfi tespit talebi yönünden;
-Açılan davanın kabulü ile davacının İstanbul ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... E. sayılı takip dosyası ve takibe konu ..... bankası A.Ş. ..... Şubesi ..... numaralı 23/05/2021 tarihli 15.000,00 TL bedeli çek nedeni ile borçlu olmadığının TESPİTİNE,
B)İstirdat Talebi yönünden;
-Davalı ..... A.Ş. aleyhine açılan davanın kabulü ile çekin ve icra dosyası kapsamında ödenen 20.500,00 TL'nin davalı ..... A.Ş.'den istirdadı ile davacı tarafa VERİLMESİNE,
-Davalılar ..... ve ..... Ltd. Ştti. aleyhine açılan davanın REDDİNE,
1-Alınması gereken 1.400,36 TL harçtan peşin alınan 256,17 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.144,19 TL eksik harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir KAYDINA, (768,48 TL'nin tüm davalılardan, bakiye kalan 375,71 TL'nin davalı Tam Finans Faktoring A.Ş.'den alınmak üzere)
2-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 315,47 TL ile bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 3.972,35 TL olmak üzere toplam 4.287,82 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, (3.137,40 TL'nin tüm davalılardan, bakiye kalan 1.150,42 TL'nin davalı..... Faktoring A.Ş.'den alınmak üzere)
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 20.500,00 TL ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, (15.000,00 TL'nin tüm davalılardan, bakiye kalan 5.500,00 TL'nin davalı ..... Faktoring A.Ş.'den alınmak üzere)
4-Davalı ......Ltd. Şti. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden bu davalı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 5.500,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak bu davalıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının talep halinde davacıya İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, (davacı vekiline ve davalı ...... vekiline e-duruşma ortamında) İstinaf yasa yolu yargısal miktar sınırının altında kalmakla kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/01/2025
Katip......
.
Hakim .....