T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/802
KARAR NO: 2023/1272
DAVA: Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı)
DAVA TARİHİ: 27/09/2021
KARAR TARİHİ: 13/12/2023
KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 15/12/2023
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; davalı şirket yetkilisinin müvekkiliyle birlikte iş yapmak istediğini söylediğini, davalı şirket yetkilisinin oğlunun güven tesis etmek için müvekkilinin satışa çıkardığı dairelerden 1.000.000 TL nakit para ile 9 adet daire satın aldığını, davalının müvekkilinin maliki olduğu ... Köyü ... parsel üzerindeki arsası üzerinde birlikte villa inşaatları yaparak elde ettikleri karı bölüşme yoluyla para kazanma konusunda müvekkiline iş teklif ettiğini, 29.01.2020 tarihinde taraflar arasında ortaklık ve kar payı dağıtım sözleşmesi imzalandığını, davalı şirket yetkilisinin müvekkiline taşınmazı devretmesini, değerinin yarısı olan 1.300.000 TL’yi ödeyeceğini, takyidatları temizleyeceğini söylediğini, müvekkilinin üzerindeki takyidatlarla birlikte taşınmazı davalıya devrettiğini, davalının taşınmazın satış bedelinin yarısını ödemediğini, müvekkilinin bu davayı açmadan 1 hafta önce davalının ilgili arsayı satışa çıkaracağını öğrendiğini, müvekkilinin bu ilan üzerine dolandırıldığını anlayarak ihtarname gönderererek aralarındaki sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini, Büyükçekmece CBS’ye başvurduklarını, ... soruşturma sayılı dosya ile soruşturmanın devam ettiğini belirterek davanın kabulü ile taşınmazın tapusunun iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu, öncelikle davacının iddialarının somutlaştırılması gerektiğini, davacının söz konusu talebini tescil işlemini gerçekleştirirken irade sakatlığından dolayı hile hukuki sebebine mi, adi ortaklık sözleşmesinde edimlerin yerine getirilmemesine mi dayandığının açıklanmasının gerektiğini, müvekkilinin davacının ekonomik zorlukları nedeniyle diğer 9 adet daire gibi dava konusu taşınmazı da satın aldığını, davacının taşınmazı bedelsiz aldığını iddia ettiğini, resmi satış senedinin aksinin aynı nitelikte bir delille ispatlamasının gerektiğini, adi ortaklık sözleşmesinin müvekkili tarafından imzalanmadığını, taraflar arasında herhangi bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığını, hile hukuksal nedenine dayanılması halinde davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmasının gerektiğini, bu sebeple de davanın reddinin gerektiğini, davacının adi ortaklık sebebiyle taşınmazın devredildiği iddiasının doğru olmadığını, zira adi ortaklık sebebiyle taşınmazın devredilmeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava konusu taşınmazın harca esas değerinin tespiti için 1 inşaat mühendisi, 1 gayrimenkul değerleme uzmanı, 1 fen bilirkişisi vasıtasıyla mahallinde ... günü saat ... itibariyle keşfen bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup, Bilirkişi İnşaat Mühendisi ..., Gayrimenkul Değerleme Uzmanı ... ve Harita ve Kadastro Y. Mühendisi ...'un 22/12/2021 tarihli raporunda özetle; dava konusu edilen ... İli, . ... İlçesi, Karaağaç Köyü, ... Mevkiinde bulunan, ... parsel sayılı 2.400,00 m2 yüzölçümlü “Üzerinde İki Katlı Ev ve İşyeri olan Tarla”nın değeri; 27/09/2021 dava tarihi itibariyle 3.120.000,00 TL olarak takdir ve tespit edildiği şeklinde görüş sunmuşturlar.
Dava konusu taşınmazın değerinin tespitine yönelik bilirkişi incelemesi yapıldığı, dava konusu taşınmazın değerinin tespit edildiği ve tespit edilen değer üzerinden harcın yatırılması ile davanın niteliği ve 5235 sayılı kanunun 5. maddesi dikkate alınarak dosyanın heyete tevdiine karar verilmiştir.
Büyükçekmece CBS'ye yazılan müzekkereye ikmalen cevap verildiği, tetkikinde soruşturma dosyasının takipsizlik karar ile sonuçlandığı ve takipsiz kararına itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı taraf, taraflar arasında adi ortaklık sözleşmesi yapıldığını, dava konusu taşınmaz üzerine villa inşaatları yaparak satmayı ve taşınmazın devri karşılığında taşınmaz bedelinin yarısını ödeyeceğini belirterek taşınmazın kendisi adına tescilini sağladığını, buna karşılık edimlerini yerine getirmediğini ve taşınmaz satış bedelini ödemediğini belirterek tapunun iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Adi ortaklık; iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir.(TBK md 620/1). Diğer bir anlatımla, adi ortaklık; birbirini tanıyan, birbirlerinin kabiliyet ve şahsiyetlerine güvenen, eşit ve aynı durumda olan gerçek veya tüzelkişilerin, müşterek amacın gerçekleştirilmesini sağlayacak vasıtaları (katılım paylarını) ortaklığa getirme konusunda karşılıklı ve uygun irade beyanlarının birbirine ulaşmasıyla teşkil eden bir kişi topluluğudur.
Buna göre adi ortaklığın unsurları; kişi, müşterek amaç, müşterek amaç uğruna birlikte çaba (affectio societatis), katılım payı (sermaye) ve sözleşme bağı şeklinde belirtilebilir.
Adi ortaklık sözleşmelerinin kuruluşu bakımından, ortakların esaslı noktalarda uyuşması gerekir (TBK md 2/1). Eş söyleyişle, ortakların şahsı, müşterek amaç, müşterek amaç uğruna birlikte çaba, katılım payının türü ve kapsamı, ortaklık açısından esaslı unsurlar olup, bunlarda uyuşulması ortaklık sözleşmesinin kurulması için yeterlidir. Ortaklar, ikinci derecedeki noktalarda uyuşmamış olsalar bile, ortaklık kurulmuş sayılır.
Somut olayda davalı taraf, davacı tarafça fotokopisi sunulan 29/01/2020 tarihli sözleşme altındaki imzayı kabul etmemiş olup, imza incelemesi için sözleşme aslının davacı tarafça ibrazı hususunda süre verilmiş, verilen süre içerisinde sözleşme aslı sunulmadığından belge üzerinde imza incelemesi yapılamamıştır. Adi ortaklık sözleşmesi; geçerlilik şekli olarak, herhangi bir şekle bağlı değildir. Ancak, ispat şekli bakımından yasal delillerle kanıtlanması gerekir. Davacı tarafça tanık dinlenmesi talep edilmiş ise de, davacı tarafça yazılı delil başlangıcı niteliğinde belge sunulmadığı ve davalı tarafın da açık muvafakatının bulunmadığı anlaşılmakla tanık dinlenmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı taraf, satış bedelinin ödenmediğini belirtmiş olup taşınmaz akit tablosu celbedilmiştir. Dava konusu taşınmazın 29/01/2020 tarihinde davacı tarafından davalıya 906.000 TL bedelle satış yoluyla devredildiği, bedelin nakden ve tamamen alındığının belirtildiği görülmüştür. Davalı hakkında başlatılan Büyükçekmece CBS'nın ... soruşturma sayılı dosyasının tetkikinde müştekinin basit bir yalana kanmasının müsnet hile suçunun unsurlarını oluşturmayacağından bahisle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, verilen kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
Yukarıda belirtilen hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafın taraflar arasında adi ortaklık ilişkisi kurulduğu ve hile ile taşınmazın devrinin sağlandığı iddiasının sübut bulmadığı, bu hususta başlatılan ceza soruşturması neticesinde kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, bedelin ödenmediği iddiası bakımından ise akit tablosunda bedelin nakden ve peşinen alındığının belirtildiği tespit edilmiştir. TBK'nın 235. maddesi hükmü uyarınca, satış bedelinin ödenmemesi halinde akdi feshederek satışa konu şeyin geri alınması hakkı saklı tutulmadıkça veya bu konuda bir ihtirazi kayıt dermeyan edilmedikçe, satılan şeyin istirdadı istenemez. Taraflarca bedelin sonra ödeneceği kararlaştırılmış ise; TMK’nın 893. maddesi hükmü uyarınca satış bedeli üzerinden ipotek yaptırılması mümkün bulunduğu gibi, bedel ödenmediği takdirde taşınmazın mülkiyetinin iade edileceğine dair ihtirazi kayıt konulabilir. Davacı tarafça bedelin ödenmediği iddiası ispatlanmış değildir. Bedelin sonradan ödenmesi taraflarca kararlaştırılmış ve ihtirazi kayıt konulmamış ise, satıcının hakkı bedel olup ödenmemesi halinde yasal yollara müracaat ederek tahsili sağlanabileceğinden ödememe, tapu iptal ve tescilin hukuki nedenini teşkil etmeyecektir. Bu sebeplerle sübut bulmayan davanın reddine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN REDDİNE,
1-Alınması gereken 269,85 TL'nin davacı tarafından peşin yatırılan 53.341,10 TL'den tenzili sonucu fazla yatırılan 53.071,25 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
3-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre takdir olunan 294.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. 13/12/2023
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır