T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/1079 Esas
KARAR NO : 2024/723
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/11/2022
KARAR TARİHİ : 04/07/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin Kanada'da faaliyet göstermekte olan ..... Şirketi ile ....... Şirketi'nin sipariş ettiği ürünleri temin etmek üzere sözleşme imzaladığını, İşbu sözleşme gereğince müşteri ...... Şirketinin 01.12.2021 tarihinde müvekkil şirkete ...... Re. No'lu Siparişi verdiğini, dava dışı ...... adlı şirketin müvekkil şirkete her bir makinede nasıl özellikler istediklerine ve makinelerin hangi maddelerden yapılması gerektiğine dair ayrıntılı video gönderdiğini ve bu özellikler çerçevesinde sipariş oluşturulduğunu, davacı şirket tarafından ..... şirketinin siparişlerini anlaşmalı bulunduğu makin üretim faaliyetinde bulunan davalı şirkete 17.01.2022 tarih ve ...... Por. No'lu Performa (Proforma) sipariş verildiğini, İşbu sipariş formunda, hangi makinelerin talep edildiği, talep edilen makinelerin özellikleri ve sayıları ayrıntılı bir biçimde belirlenmiş olduğunu ve davalı-borçlu şirkete siparişi teslim etmesi için 30 iş günü süre verildiğini, müvekkili şirket tarafından davalı-borçlu şirkete makinelerin üretimine başlanması için ön ödeme olarak 8.600,00 USD / ABD Doları avans verildiğini ve işbu avans için 18.01.2022 tarihli makbuz kesildiğini, sipariş edilen ürünlerle ilgili olarak müvekkil şirket satın alma bedeli olarak davalı-borçlu şirkete toplam 21.500,00 USD / ABD Doları ödeme yapacağını, .......Şirketinin ise, bu makinelere karşılık olarak müvekkil şirkete 25.640,00 USD / ABD Doları ödeme yapacağını, davacı şirketin, eğer satış anlaşma koşullarına uygun gerçekleşmiş olsaydı 4.140,00 USD / ABD doları bu satıştan kâr elde edeceğini, yapılan bütün uyarılar ve ihtarlara rağmen davalı şirketin borcunu ödememesi üzerine, davalı-
borçlu şirket aleyhine, iadesi talep edilen avans ödemesi 8.600,00 USD / ABD Doları ve ...... Şirketi'nin aralarındaki sözleşmeyi feshetmesinden kaynaklanan 4.140,00 USD / ABD Doları mahrum kalınan kar olmak üzere, toplam 12.740,00USD / ABD Doları için müvekkili şirket tarafından İstanbul Anadolu ...... İcra Müdürlüğü nezdinde icra takibi başlatıldığını, davalı-borçlu şirket, 05.10.2022 tarihinde işbu icra takibine yetki, borç ve faizleri yönleriyle itiraz ettiğini, davalı-borçlu şirketin yetki itirazı üzerine yetki itirazı kabul edilerek, İstanbul Anadolu ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyanın Büyükçekmece adliyesine gönderilmesi talep edildiğini, Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğü'ne gönderilen ...... Esas sayılı dosyasından borçlu aleyhine başlatılan icra takibine davalı-borçlu şirket tarafından 17.10.2022 tarihinde tekrar itirazda bulunulduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin tüm yasal hak, alacak ve talepleri saklı kalmak kaydıyla, İtiraz edilen alacak nedeniyle; Davalının Büyükçekmece ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı dosyasında itirazının şimdilik ( 50 usd / abd doları iadesi talep edilen avans ödemesi ve 50 usd / abd doları mahrum kalınan kâr [zarar] alacak kalemi olmak üzere toplam) 100,00 usd / abd doları kısmi asıl alacak üzerinden kısmen iptaline ve icra takibinin bu şekilde devamına; Davalı / borçlunun haksız ve kötü niyetli (şimdilik, 100 USD / ABD Doları kısmi asıl alacak üzerinden) itirazı nedeniyle en az % 20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
CEVAP; Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davanın itirazın iptali olup kısmı dava olarak açılamayacağını, davacı tarafından iddia edilen alacakların olduğunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla; davacı tarafın iddia ettiği söz konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, bu sebeple davacının talep ettiği tüm alacak kalemlerine ilişkin açıkça zamanaşımı itirazında bulunduklarını, proforma faturada görüleceği üzere teslim süresi sipariş onayı ve peşin ödemenin alınmasından itibaren 30 iş günü olduğunu, ancak davacı tarafın peşin ödenmesi gereken %50 tutarı ödemediğinden 30 günlük teslim süresi başlamadığını, dolayısıyla davacı müvekkilinin süresinde makineyi üretmediğini iddia ederek haksız alacak talebinde bulunamayacağını, davacının her ne kadar 30 iş gün teslim süresi olduğunu söylemiş ise de delil olarak dayandığı proforma faturada 21.500 USD olan tutarın %50 peşin olarak ödeneceği, sevkiyattan önce ise kalan %50 'nin ödeneceğinin açıkça yazıldığını, aynı proforma faturada teslim süresi; "sipariş onayı ve peşin ödemenin alınmasından sonra 30 iş günü" olarak belirlendiğini, dolayısıyla peşin ödeme tutarının 10.750 USD olduğunu, ancak davacının kendisinin de kabulünde olduğu üzere müvekkiline yapılan ödemenin 8.600 USD olduğunu, müvekkiline kararlaştırıldığı gibi %50 peşin ödeme yapılmadığını, %40 lık bir ödeme yapıldığını, hal böyleyken aynı proforma faturada belirtildiği üzere siparişe başlanılması için gerekli peşin ödemenin yapılmadığını, bu nedenle müvekkilinin bir süre sipariş üretimine başlamak için peşin ödemenin tamamının yapılmasını beklediğini, daha sonra ise yine de müvekkilinin tüm iyiniyeti ile birlikte siparişe başladığını ve makineyi ürettiğini, bunun üzerine davacıya ürünün üretildiği, ödeme yapılması ve makinenin teslim alınması gerektiği, teslim alınmaması halinde makinenin fabrikada çok yer kaplaması nedeniyle depo kiralanacağı ve ücretin bakiye olarak yansıtılacağı gerek mail yoluyla gerekse sözlü olarak bildirilmesine rağmen davacının ürünle ilgili ödeme yapmadığını ve de ürünü teslim almadığını, iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde, karşı taraftan borcunu ifa etmesini isteyen alacaklının, önce kendisi sorumlu olduğu edimleri ifa etmiş olması gerektiği, alacaklı henüz kendi edimini ifa etmemiş olmasına rağmen borçludan, ediminin ifasını talep ediyorsa borçlunun ödemezlik defini ileri sürerek ifadan kaçınabileceğini, bu sebeplerle ödemezlik defi ileri sürdüklerini, ayrıca takas mahsup talebinde bulunduklarını, davacının makinenin istenilenden farklı üretildiği yönündeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını, bu nedenlerle davanın reddini, icra takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacı-alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, mahrum kalınan kar ve avans ödemesinin iadesi talepli başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki ticari ilişki olup olmadığı davacının davalıya avans ödemesinde bulunup bulunmadığı, avans ödemesi var ise iade talep edip edemeyeceği davacının davalıdan kar mahrumiyeti talep edip edemeyeceği edebilecekse miktarı hususlarında olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce alınan 22/07/2023 tarihli Bilirkişi Raporunda özetle;
Davacı tarafın 2021-2022 yılına ait yasal defterlerini usulüne uygun tuttuğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalı tarafın 17.07.2023 defter inceleme günü gelmediği, yerinde inceleme talebinin bulunmadığı, bu nedenle davalı tarafın ticari defter kayıtları veya belgeleri üzerinden inceleme yapılamadığı, bu husustaki takdir sayın mahkemenize bırakılmıştır.
HMK 222 (5) maddesinde "Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." ifadesi yer almıştır.
Takip Talebi;
Davacı tarafın davalı taraf hakkında 8.600,00 USD (iadesi talep edilen avans ödemesi) + 4.140,00 USD (mahrum kalınan kar) olmak üzere 12.740,00 USD asıl ve toplam alacağın takip tarihinden itibaren icra harç masrafları ve vekalet ücretiyle asıl alacağa işleyecek yıllık en yüksek USD mevduat faizi tahsili talebi ile (Türk Borçlar Kanunun 100.maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerin öncelikli faiz ve masraflara mahsubuyla) İstanbul Anadolu ..... İcra Müdürlüğü’nün ..... esas sayılı dosyası üzerinden 15.09.2022 tarihinde takibe geçtiği, davalı tarafın 05.10.2022 tarihinde itiraz ettiği, icra müdürlüğünün 06.10.2022 tarihinde takibi durdurduğu, İstanbul Anadolu ...... İcra Müdürlüğü’nün takibi 11.10.2022 tarihinde Büyükçekmece İcra Tevzi Müdürlüğü’ne yolladığı, davacı tarafın Büyükçekmece ..... İcra Müdürlüğü’nün ..... esas sayılı dosyası üzerinden 13.10.2022 tarihinde takibe devam ettiği, davalı tarafın 17.10.2022 tarihinde itiraz ettiği,
Ticari Defter Ve Kayıtların İncelenmesi;
Davalı tarafın dosya muhteviyatına ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı, davacı Tarafın 2021-2022 yılı ticari defter ve kayıtlarında, davalı taraf ile ilgili herhangi bir cari hesap ilişkisinin, fatura veya ödeme kaydının, borç veya alacak durumunun bulunmadığı,
BS-BA Formu Beyanlarının irdelenmesi;
Dosya muhteviyatına sunulan taraflara ait 2021 yılı BS-BA Formu bilgilerinde, tarafların birbirlerine ait herhangi bir faturayı BS-BA Formu beyan etmediğinin anlaşıldığı,
Davacı Tarafından Dosya Muhteviyatına Sunulan Belgelerin İrdelenmesi;
Nakit Makbuzu, davalı tarafından düzenlenen nakit makbuzunun 18.01.2022 tarihli ve ..... numaralı olduğu, iş bu nakit makbuzunun, nakit alınan kısmına ....., tutar kısmına 8.600,00 USD, açıklama kısmına ekipman için, alınan miktar kısmına 8.600,00 USD ödenecek toplam miktar kısmına 21.500,00 USD diye yazıldığı, makbuzun davalı tarafın kaşesi ile imzalandığı, Proforma Fatura, davalı tarafından düzenlenen proforma faturanın 17.01.2022 tarihli ve ..... numaralı olduğu, iş bu proforma faturanın, alıcı kısmına ..... (davacı taraf), toplam değer kısmına 21.500,00 USD, teslim süresi kısmına sipariş onayı ve peşin ödemenin alınmasından sonra 30 iş günü diye yazıldığı, faturanın davalı tarafın kaşesi ile imzalandığı, teklif, davacı tarafından düzenlenen teklifin 01.12.2021 tarihli ve ..... numaralı olduğu, müşteri kısmına dava dışı ...... şirketinin bilgilerinin, genel toplam kısmına 26.300,00 USD yazıldığı, Fesih Bildirimi, Dava dışı ..... şirketi tarafından düzenlenen bildirimin 01.03.2022 tarihli olduğu, iş bu fesih bildirimin konusunun, davacı taraf ile aralarında akdedilen satın alma sözleşmesinin süre ihlali nedeniyle fesih edilmesi olduğu, bildirimin içeriğinde, belirlenen süre içerisinde teslimat yükümlülüklerine uyulmadığından, süre uzatımı verilse dahi sipariş edilen cihazların üretiminin tamamlanmayacağının anlaşıldığından 01.12.2021 tarihli satın alma sözleşmesinin haklı nedenle fesih edildiğinin beyan edildiği, fesih bildiriminin Dava dışı ..... şirketi tarafından imzalandığı,
Netice itibariyle;
Davalı tarafın dosya muhteviyatına ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan herhangi bir alacağının veya borcunun bulunmadığı, bu durumda dosya muhteviyatına sunulan tüm belge ve bilgiler ışığında, nihai takdir ve değerlendirme tamamen sayın mahkemeye bırakılarak davacı tarafın haklı bulunması halinde takip tarihi itibariyle talep edebileceği alacak tutarlarının hesaplandığı, davalı tarafından düzenlenen 18.01.2022 tarihli ve ...... numaralı nakit makbuzunun, nakit alınan kısmına ......, tutar kısmına 8.600,00 USD, açıklama kısmına ekipman için, alınan miktar kısmına 8.600,00 USD, ödenecek toplam miktar kısmına 21.500,00 USD diye yazıldığı, makbuzun davalı tarafın kaşesi ile imzalandığı, davacı tarafın takip tarihi itibariyle talep edilebileceği avans ödeme tutarının 8.600,00 USD olarak hesaplandığı, davacı tarafından 01.12.2021 tarihli ve ..... numaralı ve dava dışı ..... şirketine düzenlenen teklifin 26.300,00 USD tutarlı olduğu, davalı tarafından 17.01.2022 tarihli ve ..... numaralı ve davacı tarafa düzenlenen proforma faturanın olduğu, iş bu proforma faturanın 21.500,00 USD tutarlı olduğu, faturanın davalı tarafın kaşesi ile imzalandığı, dava dışı ..... şirketi tarafından 01.03.2022 tarihli ve davacı tarafa düzenlenen fesih bildirimin konusunun, davacı taraf ile aralarında akdedilen satın alma sözleşmesinin süre ihlali nedeniyle fesih edilmesi olduğu, bildirimin içeriğinde, belirlenen süre içerisinde teslimat yükümlülüklerine uyulmadığından, süre uzatımı verilse dahi sipariş edilen cihazların üretiminin tamamlanmayacağının anlaşıldığından 01.12.2021 tarihli satın alma sözleşmesinin haklı nedenle fesih edildiğinin beyan edildiği, fesih bildiriminin Dava dışı ..... şirketi tarafından imzalandığı, davacı tarafın davalı taraftan malları/ürünleri 21.500,00 USD tutara alabileceği, dava dışı ..... şirketine 26.300,00 USD tutara satabileceği, aradaki farkın 4.800,00 USD olduğu, davacı tarafın takip tarihi itibariyle talep edilebileceği mahrum kalınan kar tutarının 4.800,00 USD olarak hesaplandığı, davacı tarafın takip talebine konu ettiği mahrum kalınan kar tutarının 4.140,00 USD yönünde olduğu, davacı tarafın takip tarihi itibariyle talep edebileceği toplam alacak tutarının 13.400,00 USD olarak hesaplandığı, takip talebine konu edilen alacak tutarının 12.740,00 USD yönünde olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davacı vekilince 07/03/2024 tarihli sunulan ıslah dilekçesi ile davayı alacak davası olarak ıslah ettiğine ve Davacı tarafından davalı tarafa ödenen avans tutarını 8.550,00 USD /ABD Doları daha artırarak toplam 8.600,00 USD /ABD Doları avans tutarının iadesine, Davalı tarafın davacı müvekkili mahrum bıraktığı kar kaybı tutarını $ 4.090,00 USD /ABD Doları daha artırarak toplam 4.140,00 USD / ABD Doları Mahrum Kalınan Kârı [Zararı]'na, Olacak şekilde alacak kalemlerini toplam 12.640,00 USD / ABD Doları artırarak, netice-i talebimizi toplam 12.740,00 USD / ABD Doları Alacağa yükseltiklerini belirtmiştır.
Mahkememizce alınan 11/11/2023 tarihli Bilirkişi Ek Raporunda özetle;
Davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davacı taraftan herhangi bir alacağının veya borcunun bulunmadığının tespit edildiği, netice itibariyle, tarafların ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle birbirlerine/birbirlerinden herhangi bir alacağının veya borcunun bulunmadığı, ancak kök raporda davacı tarafın talebi ile ilgili dosya muhteviyatına sunulan tüm belge ve bilgiler ışığında, nihai takdir ve değerlendirme tamamen sayın mahkemeye bırakılarak davacı tarafın haklı bulunması halinde takip tarihi itibariyle talep edebileceği alacak tutarlarının hesaplandığı, bu nedenle davalı tarafın “Yani bilirkişi davacının defter ve kayıtlarında yer almayan belgelere göre alacak tespitinde bulunmuş olup bu durum çelişkiye neden olmaktadır.” İtirazının yerinde olmadığı, bu durumda kök rapordaki sonuç ve kanaat değiştirecek herhangi bir durum bulunmadığı şeklinde rapor düzenlemişlerdir.
Uyuşmazlığın ticari nitelikteki satım sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle olaya sayılı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
Türk Borçlar Kanunu’nun satım sözleşmesine dair hükümlerinin (TBK m. 207 vd) esasen tacirler arasında yapılan satım sözleşmelerine de uygulanması benimsenmiştir. Bununla birlikte satım sözleşmesinde malın ayıplı olması halinde özel hükümler öngörülmüştür (TTK m. 23/1-c). Dolayısıyla tacirler arası satım sözleşmelerine Borçlar Kanunu hükümleri ile birlikte TTK m. 23/1-c hükmü de uygulanacaktır.
Ticari satımlarda muayene ve ihbar külfeti olay tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nın 23/1-c maddesinde düzenlenmiştir. Bu hükme göre; Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Ancak ayıp ihbarının bu süre içinde satıcıya ulaşması şart değildir. Bu süre içinde satıcıya ulaşmasa bile alıcı haklarını korumuş olur.
Türk Borçlar Kanunu'nunda ayıp durumunda alıcının seçimlik hakları 227. maddesinde düzenlenmiştir. Madde hükmüne göre ''Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.
Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.
Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.
İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.
Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir." hükmüne amirdir.Bununla birlikte davacı alıcının tacir olduğu da dikkate alınarak yine aynı yasanın 18/3 maddesinde "Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır. " denilmekle ayıp ihbarının ne şekilde yapılması gerektiği açıkça belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmesinde; Ticari nitelikteki satım sözleşmesinden kaynaklanan avans ödemesinin iadesi ve kar kaybı talepli alacak istemine ilişkin dava olup dosyada alınan bilirkişi raporunda davalı tarafın dosya muhteviyatına ticari defter ve kayıtlarını sunmadığı, davacı Tarafın 2021-2022 yılı ticari defter ve kayıtlarında, davalı taraf ile ilgili herhangi bir cari hesap ilişkisinin, fatura veya ödeme kaydının, borç veya alacak durumunun bulunmadığı,Davacı tarafından dosya muhteviyatına sunulan belgelerin irdelenmesi; Nakit Makbuzu, davalı tarafından düzenlenen nakit makbuzunun 18.01.2022 tarihli ve ..... numaralı olduğu, iş bu nakit makbuzunun, nakit alınan kısmına ....., tutar kısmına 8.600,00 USD, açıklama kısmına ekipman için, alınan miktar kısmına 8.600,00 USD ödenecek toplam miktar kısmına 21.500,00 USD diye yazıldığı, makbuzun davalı tarafın kaşesi ile imzalandığı tespit edilmiştir.Davalı tarafın 07/08/2023 tarihli cevap ve bilirkişi raporuna beyan konulu dilekçesinde 8.600 USD avans ödemesinin davacı tarafça davalı tarafa ödendiği beyan edilmiştir. Davacı tarafça ayıba ilişkin ve muayene ve ihbar yükümlülüğünün usulüne uygun olarak yapıldığına ilişkin bir bilgi ya da belge ibraz edilmemiştir. Akit feshedildiğinden taraflar aldıklarını iade ile yükümlü olup, birbirlerinden kâr kaybı talep edilemeyeceği anlaşılmakla davacının davalıdan 8.600,00 USD talep edebileceği fazlaya ilişkin talebin yerinde olmadığı anlaşılmakla açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine ; 8.600,00 USD'nin dava tarihi olan 25/11/2022 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun uyarınca devlet bankalarının USD cinsinden açılmış 1 yıllık vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz üzerinden hesaplanacak faiz ile birlikte fiili ödeme tarihindeki merkez bankası efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE;
1-) 8.600,00 USD'nin dava tarihi olan 25/11/2022 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun uyarınca devlet bankalarının USD cinsinden açılmış 1 yıllık vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz üzerinden hesaplanacak faiz ile birlikte fiili ödeme tarihindeki merkez bankası efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak Türk Lirası olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Alınması gereken 10.952,48 TL harçtan peşin alınan 6.937,70 TL harcın mahsubu ile 4.014,78 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
3-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 7.029,90 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafça sarf edilen bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 3.105,00 TL yargılama giderinin kabul ret oranı dikkate alınarak hesaplanan 2.095,87-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 25.653,59-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine İADESİNE,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin, kabul ret oranı üzerinden hesaplanan 1.013,90 TL'nin davacıdan, 2.106,10 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin e-duruşma ortamında yüzüne karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 04/07/2024
Katip .....
¸e-imzalıdır
Hakim ....
¸e-imzalıdır