T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/1089 Esas
KARAR NO : 2024/893
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/11/2022
KARAR TARİHİ : 17/09/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlunun müvekkilinden hammadde satın aldığını ve sözleşme kapsamındaki malı teslim almaktan imtina ettiğini, müvekkilinin, uzun yıllardır petrokimya alanında hizmet veren bir firma olduğunu, davalı borçlu ile müvekkili arasında geçen karşılıklı yazışmalar sonucunda davalının, PVC ABADAN 5-70 tabir edilen üründen 45.000 kg hammadde ürünün 153,900,00 USD karşılığında teslim edilmesi hususunda anlaşmaya varıldığını, bunun üzerine müvekkil şirket tarafından 15.10.2021 tarihli proforma düzenlenerek davalının, onayına sunulduğunu, davalının onayı üzerine müvekkili şirketin, davalıya teslim edilmek üzere ürünü İran'dan ithal ettiğini, anlaşmaya göre %20 ön ödeme alınacağını ve kalan %80 bedelin ise teslimattan önce ödeneceğini, anlaşma gereğince ödenmesi gereken %20 ön ödeme miktarı olan 30.780,00 USD'nin 15.10.2022 tarihinde müvekkiline peşin olarak ödendiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından davalıya teslim edilmek üzere ürünün ithalat işlemlerine başlandığını, davalının deposunda 08.12.2021 tarihinde olacak şekilde ilk aracın 22.304 kg olarak sevk edilerek ödenmesi gereken miktarın bildirildiğini, bunun üzerine davalı şirket tarafından anlaşma gereğince kendisi için ithal edilen ürün bedelinden, %20'lik ön ödemeden sonra kalan 80'lik kısmın tamamını teslimattan önce ödemesi gerekirken, anlaşmaya aykırı şekilde, ön ödeme olarak gönderilen 30.780,00 USD 'yi ilk sevkiyat tutarından mahsup ederek, 45.499,68 USD'yi 08.12.20222 gönderildiğini, ikinci sevkiyat bedelinin ödemediğini, davalının ham maddeyi teslim almamasının gerçek nedeninin ham madde fiyatlarındaki düşüş olduğunu, pandemi sebebiyle siparişin alındığı tarihlerde dünya genelinde yaşanan ham madde tedarik zorluğu ve fiyatlardaki aşırı yükseliş göz önünde bulundurulduğunda, fiyatların her an değişiklik gösterdiğini, yukarıda da izah edildiği üzere, ham madde yurt dışından ithal edildiğinden yurt içinde de Amerikan Doları üzerinden fiyatlandırıldığını, siparişin verildiği tarihteki ham madde fiyatının yüksek, teslim tarihindeki ham madde fiyatı düşük olduğunu, davalının ham maddeyi pahalıya mal ettiğini düşünerek, kendisi için ithal edilen malı almak istemediğini, yoksa ham maddenin vasıfları itibariyle her hangi bir ayıbının bulunmadığının iki tarafın da malumu olduğunu, hammaddenin teslimi ve bedelinin ödenmesi için davalıya Büyükçekmece ..... Noterliğinin 14.12.2021 tarih ve ...... yevmiye numaralı ihtarnamesi çekildiğini ve fakat davalının sözleşme konusu ham maddeyi almaktan imtina ettiğini, bedelini de ödemediğini, böylece davalının ihtarnamenin kendisine tebliğ edildiği 14.12.2021 tarihinde temerrüde düştüğünü, davalının teslim almaktan imtina ettiği ham maddenin müvekkili tarafından başka bir firmaya zararına satılmak zorunda kalındığını beyanla mahfuz kalmak kaydı ile; davanın kabulüne ile itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazimatına mahkumiyetine, muhakeme masrafları ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davacı şirket arasında 15.10.2021 tarihli proforma fatura ile İran menşeli ABADAN 5-70 (K70-Pvc) hammadde alımı konusunda bağlantı yapıldığını, buna bağlı olarak hammaddenin yarısının teslim edildiğini, müvekkilinin de bu malların bedelini ödediğini, müvekkili şirketin satın almış olduğu hammadde ile üretmek istediği saydam esnek boruların deneme üretimine başladığında hortumun değişlik bölgelerinde saydamlığını ve esnekliğini yitirdiğini gördüğünü, bu bölgelerde hammaddenin K-67 hammadde özelliği gösterdiğinin görüldüğünü, üretmek istediği hortumun saydam ve esnek bir ürün yerine birkaç metrede bir olmak üzere saydamlığını ve esnekliğini yitirmiş hiçbir tüketicinin kabul etmeyeceği kusurlu bir ürün ortaya çıktığını, buna bağlı olarak müvekkili şirketin hammadde numunesi alarak bu konuda en büyük laboratuvar standartlarına sahip ve Türkiyenin tek hammadde üreticisi ..... AŞ. ye 10.12.2021 tarihinde numune gönderdiğini ve çıkan sonuçta K-68,9 değerinde çıktığını, 15.12.2021 tarihinde B numunesinde ise K-68,3 olarak belirlendiği, bu arada davacı firma ile birçok telefon görüşmesi yapıldığını, istedikleri zaman ortak test yaptırabileceklerinin söylenmesine rağmen karşı tarafın bunu kabul etmediğini, bu durumun Bornova ..... Noterliğinin 20.12.2021 tarihli ...... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davacı şirkete bildirildiğini ve hammaddelerinin K- 70 standartlarında olmadığını, K-67 ye daha yakın K-68 özelliği gösterdiğinin ihtar edildiğini ve hammaddenin K-70 standartlarında bir hammadde ile değiştirilmesi aksi takdirde temerrüde düştükleri kabul edilerek yasal yollara başvurulacağı ihtar edildiğini, davacı tarafın malı değiştirmemesi üzerine müvekkili şirketin Menemen Sulh Hukuk Mahkemesinin ....... Değişik iş dosyası ile tespit incelemesi yapıldığını, alınan 3 numunenin yapılan test sonuçları K-71, K-69,1 ve K-68,1 çıktığını, her ne kadar bilirkişinin yanlış değerlendirme yapmış olsa bile tarafça itiraz edildiğini, 3 numuneden bir tanesinin K-68,1 bulunmuş olmasının kendileri için yereli olup iddiaları doğruladığını, bunun anlamının üreteceği, her 3 metre borunun 1 metresi bozuk çıkacağı doğruladığını, imalat sektörü gözü ile bakıldığında hammaddenin karışık standart dışı ve hatalı mal üretimine neden olacak bir hammadde olduğunun görüleceği üzere davacı tarafın İran menşeli K-70 standardı bir hammadde yerine K-67'ye daha yakın standart dışı sorunlu bir hammadde verdiğini, müvekkilinin bu hammadde ile K-70 standardına uygun boru üretme şansı olmadığını, ancak bu hammaddenin K-67 standardı borularda kullanılabileceğini, K-67 standardı hammaddelerde K-70'e göre daha ucuz ve moleküler yapı olarak daha zayıf hammadde olduğunu, müvekkili şirketin bu olayın mağduru olduğunu, müvekkil şirket bayileri TL bazında sezon başında bağlantılar yaparak çalışan bir şirket olduğunu, davacının hammaddesinin hatalı çıkması nedeniyle üretimini zamanında yapamadığını, ürünleri teslimde zorlandığını, ödemeleri geç alması nedeniyle kur farkı nedeniyle büyük zarara uğradığını, burada ki ana sorunun üretici İran menşeli şirket ile ithalatçı davacı şirket arasında olduğunu, mağdurunun ise müvekkili şirket olduğunu, davacının "davalı temerrüde düşmüştür " şeklindeki iddiasının da gerçeği yansıtmadığını, yasal olarak hiç kimse ayıplı malı teslim almaya zorlayamayacağını, müvekkilinin de hammaddeyi standartlara uygun olmadığı yani ayıplı olduğu için teslim almadığını, neticeten; yukarıda açıklanan ve resen gözetilecek nedenlerle, haksız ve yersiz davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Açılan davanın taraflarca davalı tarafa teslimi kararlaştırılan hammaddenin davalı tarafından süresinde teslim alınmaması nedeni ile doğduğu iddia olunan zararın davalı taraftan tahsili amacı ile başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı tarafa teslim edilecek ürünün istenilen özellikle olup olmadığı, ürünlerin istenilen özellikte olması halinde davalı tarafın belirtilen ürünleri teslim almada temerrüde düşüp düşmediği, davacı tarafın zararının bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise miktarı ile davalı taraftan talepte bulunabilip bulunamayacağı hususlarına ilişkin olduğunun tespitine ilişkindir.
Menemen Sulh Hukuk Mahkemesinin ...... değişik iş sayılı dosyası UYAP üzerinden celp edilerek dosya arasında alınmış olup incelenmesinde davalı tarafından davacı aleyhine delil tespiti isteminde bulunulduğu, alınan bilirkişi raporunda Türkiye'de ...... veri tabanından ...... metodundan akredite bir laboratuvar olmadığı, .... Holding A.Ş. laboratuvarında yaptırılan analizlere göre eşyanın S70 veya S68 kalitesinde olup olmadığını kesin olarak tespit etmenin mümkün olmadığı, konu ile ilgili Türkiye'de akredite olmasa bile analiz yapacak bir laboratuvar da belirlenemediği, bu nedenle söz konusu ürünün S70 kalitesinde veya S68 kalitesinde olduğunun tespit edilemediği belirtilmiştir.
Dava dışı ..... Holding A.Ş.'den 10/12/2021 ve 16/12/2021 tarihli deney raporları celp edilerek dosya arasında alınmış olup incelenmesinde incelenen numunelerden bir kısmının K sayısının 68,9 olduğu, bir kısmının K sayısının 65,2 olduğu, bir kısmının K sayısının 68,3 olduğu görülmüştür.
Davalı tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinde ve ayıplı olduğu iddia edilen ürünler üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş olup Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat ile kimya mühendisi bilirkişi tarafından bildirilen incelemenin İstanbul'da bulunan Eurolab'da yapılabileceği, laboratuvar analiz ücretinin 250 EURO +KDV olduğunun belirtildiği, teknik bilirkişinin belirtilen yazsısı doğrultusunda davacı vekiline süre verildiği, verilen süre içerisinde laboratuvar ücretinin yatırılmadığı, alınan bilirkişi raporunda özetle; davalı şirketin incelenen 2021 yıllına ilişkin Elektronik defter kullanmış olduğu 2021 dönemi e defter kayıtlarının yasal süresi içinde oluşturmuş ve sisteme yüklemiş olduğu, defter kayıtlarının dayanağı belgelerle uyumlu olduğu, defterlerin birbirini teyit ettiği, yapılan kayıtların muhasebe standartlarına uygun olduğu tespit edilmiş olup,TTK gereğince davalı şirketin dava konusu döneme ait ticari defterlerinin “Sahibi lehine kat'i delil olma” özelliğine haiz olduğu, davalı tarafa teslim edilecek ürünün istenilen özellikte olup olmadığı, ürünlerin istenilen özellikte olması halinde davalı tarafın belirtilen ürünleri teslim almada temerrüde düşüp düşmediği, davacı tarafın zararının bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise miktarı ile davalı tarafın talepte bulunabilip bulunamayacağı hususlarının tespitinin 05/09/2023 tarihli dilekçede belirtildiği üzere, numune için talep edilen bedelin karşılanmaması karşısında mümkün olamadığı hususunu bildirmişlerdir.
Davacı tarafın ticari defter ve belgelerinin incelenmesine karar verilmiş olup inceleme sonucu tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle; dava konusunun, davacının, davalı yana düzenlemiş olduğu proforma faturada belirtilen hammaddenin 23.427 kilogramlık kısmının 15.12.2021 itibariyle teslim alınmamasından doğan zararın tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, davacının 2021 ve 2022 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davalının ticari defterlerine göre; takip tarihi (15.06.2022) itibariyle davacının davalıdan alacağının bulunmadığı, davacı yanın ihtilaf konusu hammaddeye ilişkin davalı yana düzenlemiş olduğu proforma fatura ile davadışı ..... AŞ'ye düzenlemiş olduğu fatura arasındaki farkın 67.898,70 — 58.567,50 9.331,2 USD olduğu, mahkemenin davacı yanın alacak talebinde haklı olduğu yönünde kanaate varması halinde davacı yanın talep edebileceği zarar tutarının 9.331,20 USD olduğu, mahkemenin davacı yanı alacak talebinde haklı görmesi halinde davacı yanın takip öncesine ilişkin talep edebileceği faiz tutarının 132,68 USD olduğu kanaatine varıldığını bildirmiştir.
Dava, satım sözleşmesine konu ürünün davalı tarafça teslim alınmaması sonucu ürünün üçüncü bir firmaya satılması nedeni ile doğan zararın tazmini istemine ilişkindir. Davalı tarafın savunması satım sözleşmesine konu ürünün taraflarca kararlaştırılan özellikte olmadığına ilişkindir. Davacı taraf her ne kadar satım konusu ürünlerin teslim alınmaması nedeni ile doğan zararın tazmini isteminde bulunmuş ise de, zarar tazmini isteminde bulunan davacının edimlerini gereği gibi ifa ettiğini, buna göre satım konusu ürünü istenilen özellikte davalı taraf teslime hazır hale getirdiğini ispatla mükelleftir. Satım sözleşmesine konu ürün kimyasal ham madde niteliğinde olup tarafların dosyaya yansıyan beyanları uyarınca ürün değerinin S 70 olması gerekmektedir. Davacı vekilince sunulan deney raporu örnekleri ilgili firmadan celp edilmiş olup incelenmesinde numunelerden bir kısmının K sayısının 68,9 olduğu, bir kısmının K sayısının 65,2 olduğu, bir kısmının K sayısının 68,3 olduğu görülmüştür. Ürünler üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş ise de teknik bilirkişinin incelemenin yapılması hususunda laboratuvar ücretinin yatırılması gerektiğine ilişkin tespiti uyarınca davacı vekiline süre verilmiş ise de laboratuvar ücretinin karşılanmayacağı belirtilmiş ve ...... 'den alınan deney raporunda ham maddede de ayıplı bir husus bulunmadığının tespit edildiği belirtilmiştir. Dava dışı firmadan alınan deney raporu işbu davada yalnız başına delil olarak kabul edilemeyecektir. Davacı tarafın iddialarının işbu dosya kapsamında alınacak rapor ve yapılacak inceleme ile tespiti gerekmektedir. Açıklanan bu nedenlerle ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN REDDİNE;
1-Alınması gereken 427,60 -TL'nin harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 2.413,15 TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 1.985,95 TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde DAVACIYA İADESİNE,
2-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 31.974,11 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Taraflarca dosyaya yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine İADESİNE,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, (e-duruşma ortamında) davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/09/2024
Katip .....
¸e-imzalıdır
Hakim .....
¸e-imzalıdır