T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/1130 Esas
KARAR NO : 2025/1144
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 09/12/2022
KARAR TARİHİ : 09/12/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 31/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; 16.08.2022 tarihinde davalı ..... (TC: ....)'ın adına kayıtlı, .... (TC:....)’un kullandığı, .... plakalı aracın karıştığı tek taraflı kazada; müvekkili .....'in kaza neticesinde İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesinde yapılan tüm müdahalelere rağmen sağ bacağını diz altından kaybetmiş olduğunu, kaza yeri tutanaklarında, alınan beyanlarda, dosya kapsamına muhabere yoluyla gönderecekleri görüntüler ve iş bu haber linkinin https://www......com.tr/... ana-haber/bolumler/kanal-ana-haber-808-2022 9 dakikasının 25. saniyesinden itibaren izlendiğinde davalı tarafın %100 kusurlu olduğunun anlaşılacak olduğunu, bu konuda Büyükçekmece CBS’ de soruşturma devam etmekle tahkikat evraklarının bir kısmının halen Kıraç Polis Merkezinde bulunduğunu, iş bu nedenle CBS ve Polis Merkezine müzekkere yazılarak evraklar ve görüntülerin dosya arasına alınmasını talep ediyor olduklarını, müvekkilinin zararlarının karşılanması için taraflarınca davalı sigorta şirketine başvuru yapılmış ve dava şartı arabuluculuk yoluna gidilmiş ise de davalı sigorta şirketi ile arabulucukta anlaşılamamış fakat arabulucuk görüşmelerinden sonra şirketin 970.000,00 TL ödemeyi hesaplarına aktarmış olduğunu, söz konusu ödeme müvekkilinin zararını karşılamadığı için işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu, müvekkilinin sağ bacağını diz altından kaybetmesi nedeni ile ömür boyu malul kalmış ayrıca uzunca bir süre bakıcı, tedavi, protez ve protez yenileme ihtiyacı doğmuş olduğunu, söz konusu hesaplama yapıldığında müvekkilinin zararının kaza tarihinde sigorta limiti olan 1.000.000,00 TL'yi da aştığının açıkça görülmekte olduğunu, ayrıca Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarih- ..... sayılı iptal kararı gereği, ZMSS Genel Şartları’nın A.5-c maddesine göre bakıcı ve tedavi giderlerinin sürekli sakatlık teminatı kapsamında kabul edilmesinin mümkün olmadığı; bakıcı gideri zararının, AYM iptal kararı da dikkate alınarak tedavi giderleri teminatında yer aldığı hususlarının açık olduğunu, davaya konu edilen bakıcı gideri zararının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından karşılanması gerektiği dikkate alınmak suretiyle karar verilmesi gerektiğini, iş bu nedenle kalıcı/geçici maluliyet için 1.000.000,00 TL'nin ve yine tedavi ve bakıcı gideri için ayrıca 1.000.000,00 'luk teminat bedelinin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini beyanla; her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla; davacı ..... için 10 TL geçici maluliyet tazminatı, 10 TL kalıcı maluliyet tazminatı, 10 TL bakıcı gideri, 10 TL tedavi gideri ( protez, protez yenileme ücreti ve diğer) giderinin tazminata olay tarihi olan 16.08.2022 tarihinden itibaren avans faiz uygulanarak davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, avukatlık vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalılar üzerinden bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının HMK’nun yetki kurallarına aykırı olarak yetkisiz mahkemede huzurdaki davayı açmış olduğunu, davalı şirket merkezinin “..... Mah. .... Sok. .... (WBC) No:9 Kat:13 Batı Ataşehir / İstanbul” adresinde bulunduğu göz önüne alındığında huzurdaki davanın yetki bakımından İstanbul Anadolu Mahkemesi yetki alanına girdiğinin görülecek olduğunu, bu nedenle yetkisiz mahkemede açılan davaya ilişkin olarak yetkisizlik kararı verilmek suretiyle İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini talep ediyor olduklarını, başvuran tarafından müvekkili şirkete taleplerine ilişkin olarak başvuru yapılmaksızın doğrudan tahkim yoluna gidilmiş olup işbu başvurunun usulden reddi gerektiğini, başvuru şartının yerine getirilmiş kabul edilebilmesi için; gerekli belgelerin tamamının sigorta şirketine ibraz edilmesi ve ödeme süresi dolmasına rağmen ödeme yapılmamış olması gerektiğini, zarar gören kişilerin sigorta kuruluşuna başvurmaksızın, sigorta kuruluşu aleyhine doğrudan doğruya dava açma hakları bulunmadığını, başvuranın, başvuru şartını yerine getirmemiş olması, kanunun lafzı ve amacı birlikte değerlendirildiğinde sonradan ikmali mümkün olmayan bir noksanlık teşkil ettiğini, Karayolları Trafik Kanunu’nda düzenlenen sigorta şirketine başvuru şartı ile davanın görülmesinden ziyade DAVANIN AÇILABİLMESİNE dair bir ön şart getirilmiş olduğunu, bu nedenle usulüne uygun geçerli belgelerle müvekkili şirkete başvuru yapılmaması halinde eksikliğin tamamlanmasına değil, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, itirazları baki kalmak kaydıyla her halükarda; başvuran tarafından sunulan sağlık kurulu raporu usulüne uygun düzenlenmediğinden huzurdaki başvurunun HMK 115 gereği usulden reddi gerektiğini, başvuran tarafından sunulan sağlık kurulu raporu tek bir rapor olarak tanzim edilmesine rağmen, içerisinde birden fazla yönetmeliğe göre birden fazla maluliyet oranı tespit edildiğinin anlaşılmakta olduğunu, ancak, takdir edileceği üzere her bir yönetmelik için belirlenen düzenlenme usulleri farklı olduğundan iki ayrı yönetmeliğe göre tanzim edilen dayanak raporun gerekli usuli şartları taşımayacağının aşikâr olduğunu, nitekim başvuran tarafından sunulan raporun içerisinde “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” ve “Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği” hükümlerine göre ayrı ayrı değerlendirmelerinde bulunulmuş olduğunu, bu yönetmeliklerin usulen ve esasen düzenlenme şekillerinin birbirinden farklı olduğunu, tüm bu nedenlerle, başvuran tarafından denetime elverişli olmayan ve usulen hangi yönetmelik hükmüne göre düzenlendiği dahi belli olmayan bir sağlık kurulu raporu ile huzurdaki başvurunun ikame etmesinin kabul edilebilir nitelikte olmadığını, dolayısıyla, başvuran tarafından usulüne uygun sağlık kurulu raporu sunulmadan işbu başvuruyu ikame edilmiş bulunulmuş olup, huzurdaki başvurunun HMK 115. maddesi gereği usulden reddini talep ediyor olduklarını, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik olduğundan, rapora ilişkin usuli itirazlarının cevap dilekçesinin okunamaz hale gelmemesi amacıyla ilgili rapor üzerinden yapılacağını beyan ediyor olduklarını, her durumda itiraz haklarını saklı tuttuklarını, müvekkili sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine, aktüer tarafından yapılan hesaplama sonucu %40 maluliyet oranı üzerinden 972.479,02-TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplanmış ve hesaplanan tutarın başvuran vekili hesabına 01.11.2022 tarihinde ödenmiş olduğunu, ödemeye ilişkin dekontun ekte olduğunu, olası bakiye tazminat ödemesinin hesaplanması halinde ödeme tarihindeki verilere göre hesaplaması gerektiğini, yapılan ödemenin yeterli olmaması halinde; öncelikle ilk itirazları dikkate alınarak sürekli iş göremezlik tazminatının tam ve doğru bir şekilde belirlenmesini, daha sonra belirlenen sürekli iş göremezlik tazminatından gerekli indirimler yapılarak sorumlu olunan sürekli iş göremezlik tazminatının tespit edilmesini, en sonunda ise sorumlu olunan sürekli iş göremezlik tazminatından yapılan ödemenin de güncellenerek tenzil edilmesini ve kalırsa bakiye sürekli iş göremezlik tazminatına hükmedilmesini talep ediyor olduklarını, sürekli bakıcı giderinin ölüm/sakatlık teminatı kapsamında yer aldığı KZMSS Genel Şartları’nda açıkça belirlenmiş olduğunu, başvuranın talebi olan sürekli bakıcı giderine ilişkin tazminat taleplerinin Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğunu, huzurdaki uyuşmazlık kapsamında müvekkili şirket aleyhine hükmedilebilecek bir tazminat türü ve miktarı kalmamış olduğunu, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi gideri tazminatı trafik poliçesi teminatı kapsamında olmadığından davacının taleplerinin reddi gerektiğini, davacının talebine konu geçici iş görmezlik, geçici bakıcı ve tedavi gideri tazminatının Trafik Sigortası Genel Şartları A.5.b maddesi gereği, sağlık gideri teminatı kapsamında olduğunu ve sağlık gideri teminatının ise SGK’nın sorumluluğunda bulunduğunu, zira sürekli sakatlık raporu alıncaya kadar zarar görenin çalışma gücündeki kayba bağlı giderlerin, sağlık gideri olarak kabul edilerek SGK’nın sorumluluğuna dahil edilmiş olduğunu ve bu kapsamda sigorta şirketlerinin ve Güvence Hesabının sorumluluğuna son verilmiş olduğunu, Genel Şartlar yürürlüğe girmeden önceki tarihli Yargıtay kararlarında SGK’nın sorumluluğunun geçici iş görmezlik ve sağlık giderleri ödeneğini kapsamadığı yönünde şekillenmiş olduğunu, ancak Genel Şartlardaki yeni düzenleme ile bu kararların geçerliliğinin kalmamış olduğunu, bu açık hüküm karşısında geçici iş görmezlik, geçici bakıcı ve tedavi gideri tazminatı talebinin her halükârda reddini talep ediyor olduklarını, her halükarda sağlık giderleri teminatının Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğunun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona ermiş olduğunu, dosya kapsamında, Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği kapsamında, ilgili kuruma tazminat ve giderlerin ödenmesi için başvuru yapılıp yapılmadığı veya kurumun başvuruyu ret edip, etmediği dahi ispatlanmamış olduğunu, kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderlerin sağlık gideri teminatı kapsamında olduğunu, sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla müvekkili sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğunun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona ermiş olduğunu, davacının tedavi gideri kapsamındaki taleplerin teminat kapsamında olmadığını, bu nedenle her halükarda davacının geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatına ilişkin taleplerinin reddini talep ediyor olduklarını, her halükarda başvuran tarafından tedavi giderlerinin faturalandırılmamış olduğunu, ancak günümüzde teknolojinin geldiği noktada faturalandırılmayan bir gider olmasının hayatın olağan akışına uygun düşmeyeceğini, ayrıca iddia edilen tedavi giderinin neye göre hesaplandığının belirsiz olduğunu, denetime elverişli olmayan ve varsayım üzerinden hesaplanan tedavi giderinin hükme esas alınmasının mümkün olamayacağını, açıklanan nedenlerle başvuranın faturalandırılmayan ve talep edilen tedavi giderinin her durumda reddini talep ediyor olduklarını, dosyada davacının güncel SGK Hizmet Dökümü bulunmadığını, güncel SGK hizmet dökümünün dosyaya sunulması ve geçici iş göremezlik süresi boyunca kesintisiz maaş alıp almadığının tespit edilmesi gerektiğini, geçici iş görmez olduğu süre zarfı boyunca kesintisiz maaş aldığının tespit edilmesi durumunda geçici iş görmezlik tazminatı talebinin reddi gerektiğini, konu dosyada davacıya SGK tarafından geçici iş göremezlik ödemesi yapılıp yapılmadığı, yapıldıysa tutarını bildiren resmi yazının dosyaya sunulması talep edilmeden hesaplama yapılmasının hatalı olacağını, bilindiği üzere SGK tarafından davacıya geçici iş göremezlik ödemesinin yapılmış olması durumunda işbu dava ile hükmedilen geçici iş göremezlik tutarının mükerrer ödemeye ve dolayısıyla sebepsiz zenginleşmeye yol açacağını, açıklanan nedenden dolayı eğer müvekkili sigorta şirketinin herhangi bir sorumluluğu doğacak olsa dahi ilk olarak SGK ödemesine ilişkin resmi yazının dosyaya sunulması ve sonrasında ödeme durumuna göre hesaplama yapılması gerektiğini, itirazları baki kalmak kaydıyla tazminat tutarı hesaplanırken TRH-2010 tablosuna göre hesaplama yapılarak %1.65 teknik faiz uygulanması gerektiğini, uyuşmazlığa konu kazada davacının müterafik kusuru bulunması nedeniyle tazminattan indirim yapılmasını talep ediyor olduklarını, dava konusu kaza nedeniyle davacının yaralandığı bölgeler dikkate alındığından kaza esnasında koruyucu tertibat –kask, koruyucu mont, dizlik vb.- kullanmadığı, koruyucu tertibat kullanması halinde bahsi geçen yaralanmaların meydana gelmeyeceği ve koruyucu tertibat kullanılmaması ile maluliyetin meydana gelmesi arasında nedensellik bağının bulunduğu ve davacının kendi kusurlu eylemiyle zararını arttığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde açık olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu yönündeki iddiaların kabulünün mümkün olmadığını, bilindiği üzere KZMSS sigortası ile işletenin veya araç sürücüsünün kusurlu davranışının bu tür sigorta ile teminat altına alınmakta olduğunu, maddi giderler için geçerli olan teminatın her halükârda verilecek bir teminat olmayıp KZMSS sigortası kapsamında müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında olduğunu, haksız fiil sonucu kusur konusunda bir değerlendirme yapılabilmesi için kazanın meydana geldiği yer, kaza şekli ve nedeni hususlarının bilinmesi gerektiğini, bu nedenle kusur dağılımına ilişkin kusur bilirkişi raporu aldırılmasını talep ediyor olduklarını, davacının faize ilişkin taleplerinin reddi gerektiğini, Yargıtay ..... Hukuk Dairesinin 11.03.2014 tarih ve E..... - K. ..... sayılı kararında irdelenmiş ve sigortalı aracın özel araç olması durumunda sigorta şirketinin yasal faizle sorumlu olması gerektiğinin içtihat edilmiş olduğunu, ayrıca söz konusu olayın işleten açısından haksız fiilden kaynaklanan bir olay olduğu, müvekkili şirketin de yasal olarak işletene düşen hukuki sorumluluğu üstlendiği göz önüne alındığında haksız fiilden kaynaklanan olaylarda ise ancak yasal faizin talep edilebileceğini, Yargıtay kararlarıyla da sabit olduğunu, bu nedenle davacının ticari faiz talebinin reddini talep ediyor olduklarını, her durumda müvekkili sigorta şirketi temerrüde düşmediğinden yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini, somut olayda; Sigorta Tahkim nezdinde başvuru yapılmasına, müvekkili şirketin neden olmadığını, dolayısıyla müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini ve başvuranın muaccel alacağı bulunmadığı dikkate alındığında, müvekkili şirketin yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, Usul Hukukunda “yargı önünde eşitlik” ilkesi geçerli olduğundan, Anayasaya ve Usul Hukukunun genel ilkelerine ve 6327 Sayılı Sigortacılık Kanununa eklenen 30/f.17 hükmüne uygun olan ve 19.01.2016 tarih ve 29598 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in ilgili hükmünün uygulanarak 1/5 vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyanla; yetkisiz mahkemede açılan işbu davanın usulden reddine karar verilerek İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunun tespitine, davacı tarafından Trafik Kanunu ve Trafik Sigortası Genel Şartları düzenlemelerindeki yükümlülükler yerine getirilmeden, müvekkili şirkete eksik evrak ile başvuruda bulunularak; doğrudan dava yoluna başvurmuş olması nedeniyle, HMK 115 maddesi gereği dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, itirazlarının kabul edilmemesi halinde hasar bedellerinin Genel Şartlara göre hesaplanmasına, başvuranın sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin taleplerinin müvekkili şirketçe karşılanmış olması nedeniyle haksız ve hukuka aykırı tazminat taleplerinin reddine, başvuran tarafından sunulan maluliyet oranını gösterir hastane raporunda gösterilen oran hatalı olduğundan; taraflar arasında maluliyet oranı bakımında da uyuşmazlık bulunup başvuranın maluliyet oranının kesin ve net olarak belirlenmesi amacıyla dosyada mübrez hastane evrakları, maluliyet raporu ve tıbbi mütalaa raporunun alanında uzman bilirkişiye gönderilmesine, davacının SGK’dan geçici iş göremezlik ödemesi alıp almadığının kesin ve net olarak tespit edilmesine, ödeme alınması durumunda mükerrer ödemeye mahal vermemek için davacının taleplerinin reddine, her halükarda başvuranın geçici iş göremezlik ve bakıcı tazminatına ve tedavi giderlerine ilişkin taleplerinin teminat dışı olması nedeniyle reddine, itirazları baki kalmak kaydıyla her durumda TRH 2010 Tablosu’na göre %1,8 teknik faiz uygulanarak hesaplama yapılmasına, her durumda hesaplanan tazminat tutarından %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasına, başvuranın haksız ve hukuka aykırı faiz taleplerinin reddine, müvekkili sigorta şirketinin yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava konusu kazada kusur durumunun tespiti, ile, davacının, geçici iş göremezlik zararının, kalıcı iş göremezlik zararının, bakıcı ve tedavi gideri zararının bulunup bulşunmadığı, zararı bulunmakta ise miktarı hususlarındadır.
Sağlık kuruluşlarına yazılan müzekkerelere ikmalen cevap verildiğinde davacının ATK ..... İhtisas Kurulu’na sevki ile dava konusu olay nedeniyle geçici ve sürekli işgörmezlik durumunun tespiti ile rapor tanziminin istenmesine karar verilmiş olup, ATK ..... İhtisas Kurulu .... Karar ve ..... A.T.Nolu raporda özetle; İstanbul Üniversitesi Acil Cerrahi Servisinin 17/08/2021 tarihli raporunda; “yarım saat önce araba çarpması sonucu sağ ayağının araba ile mermer arasında kalma ifadesiyle getirildiği, sağ ayak krus üstünden ampute, sol krusta dermabrazyonlar mevcut olduğu, İstanbul Üniversitesi KDC yoğun bakımının 17/08/2021 yatış 18/08/2021 çıkış tarihli epikrizinde; “genel fiziki muayene sağ krus middiafiz travmatik amputasyon amputat su olmayan buz dolu bir kap içerisinde getirildi. Hastaya uyluk üzerinden turnike uygulandı. Ameliyat Notu: hasta GAA silindi ve steril örtüldü. Amputata ayak dorsumunda iki adet ve malleollerin üzerinden medialde ve lateralde fasyotomi insizyonları yapıldı. Amputatta nekroze görünümdeki kas dokuları debride edildi. Amputatta ve güdükte posterior tibial arter ve konkomitan venleri ve anterior tibial arter ve konkomitan venleri diseke edildi. Tibial sinir diseke edildi. Ortopedi ekibine devridildi. Ortopedi ekibi bu aşamada vakaya dahil oldu. Prc ekibinden hasta devralındı. Hastanın amputatı ve distal güdüğü karşılıklı uç uça getirilmesi için nekrotik parçalar temizlendi, fragmante ve fiksasyonun sağlanamayacağı düşünülen kemik parçalar uzaklaştırıldı. Hastanın prox tibia anteromedialinden 1 adet şanz yollandı, daha sonra sağlam tibianın en distalinde tibia kınına dik olacak şekilde 1 adet daha şanz yollandı. Daha sonra amputatta anteromedialde olacak şekilde 1 adet şanz hemen distalinoen tibiotalar ekleme zarar vermeyecek şekilde hemen üstünden tibiaya 1 adet daha şanz yollandı. Hastanın ayrıca calcaneusundan da 1 adet şanz yollandı. Daha sonra rodlar ve sabitleyiciler ile ayak bileği redükte olacak ve amputat - distal fragmanlar temas edecek ve angulasyon-rotasyon olmayacak şekilde fiksasyon sağlandı. Hastanın tespitinin stabilliğinden emin olundu. Hasta kdc ekibine devredildi. KDC tarafından amputatta PTA ve ata bulundu- dizaltı bölgede PTA ve ata bulundu. Klemplendi. Turnike gevşetildi. Pta dizaltı bölgeden, amputat ptaya end-to end anastomoz edildi. Distalde pulse olarak görüldü. Ptv, dizaltı ve amputatta bulunarak end-to-end anastomoze edildi. Ata, iki uçtan bulunarak end to end anastomoze edildi. Anterior tibial venin diseke olduğu görüldü. Venöz dönüşün vsm ile sağlanması kararı alındı. Dizaltı ve amputatta vsm bulunarak end to end anastomoze edildi. Distale geçişin iyi olduğu görüldü. Peroneal arter bulunarak dizaltında ve amputatta bağlandı. Hasta kdc ekibinden devralındı. Tibial sinir uçları debride edildikten sonra uygun şekilde 6-0 prolen sütür ile koapte edildi. Cilt flepleri ile uygun şekilde adapte edildi. Pansuman yapıldı operasyon sonlandırıldl. Cerrahi müdahale: Replantasyon. Tanı: Sağ bacak ampütasyonu. Günlük gözlem: 17/08/2022: adtk nedeniyle travmatık amputasyon olan hasta sağ alt ektremıte reımplantasyon operasyonu yapıldı. Post op KVC YB takip ediliyor genel durumu kötü hemotokrıt düşüklugu görülen hastaya sağ alt ekstrenmıte amp kararı alındı. Sağ dizaltı ampütasyon yapıldı.” Şeklinde kayıtlı olduğu, İstanbul Üniversitesi KDC yoğun bakımının 18/08/2021 yatış 25/08/2021 çıkış tarihli epikrizinde; “Ameliyat Notu: Hasta GAA supin pozsyonda masaya alındı, hastanın fiksatörü çıkarıldı sağ alt ekstremite steril boyandi örtüldü. Hastanın replantasyon gerçekleştirilmiş kısımdaki sütürlen alındı. Hastanın daha sonra amputati serbestlendi. Hastanın arter - ven - sinir bağlaması uygun şekilde ipek bağlama ile gerçekleştirildi. Hastanın proksimalde kalan kemiğinden uygun kesi ve törpü işlemi yapılarak posteriorda flep bırakacak şekilde ayarlandı. Hastanın kaslan güdüğü kapatacak şekilde şanzla halihazırda oluşmuş delikten geçirilerek dikildi. Irigasasyon ve hemostaz sağlandı. 1 adet dren konularak katlar aslına uygun kapatıldı isleme son verildi. Sağ diz altı ampütasyon. 22/08/2022 Ruh sağlığı ve hastalıkları: “hasta yatağında değerlendirildi, yakınlarından bilgi alındı. 23 y, evli, çocuğu yok, 8/7 kardeş, ıö 6. sınıf terk, çalışmıyor, esenyurtta eşi ve eşinin kardeşleriyle yaşıyor. 1 hafta önce araç dışı trafik kazası sonrası sağ dizaltı amputasyon yapılmış. Hastanın kabuslar görme, irkilme, fisshback'ler yaşama, kazayla ilgili konuşma ve haberlerden kaçınma gibi bulguları mevcut. Hastanın psikiyatrik özgeçmişinde yaklaşık 2 sene önce Covid döneminde kısa süreli kirlenme-temizlik obsesif kompulsif şikayetleri için başvurusu olmuş, ilaç kullanımı olmamış soy geçmişinde psikiyatrik özellik yok. Ruhsal durum muayanesinde bilinci açık, koopere, görüşmeye istekli, göz teması kuruyor. Yer-zaman-kişi yöneilmi tam. Psikomotor aktivıtesi olağan. Konuşma hız ve miktarı olağan. Duygudurumu hafif depresif, afektl uygun. çağrışımları düzenli, hız ve miktarı olağan. Düşünce içeriğinde sanrı yok, kaza ve uzuv kaybıyla ilgili depresif temalar mevcut. Pöd; Suisid düşünce/planı yok. Algı patolojisi saptanmadı. Uyku ve iştahı normal. Hastada akut stres bozukluğu tanısı düşünülmüş olup hasta şu anda psikiyatrik ilaç kullanmak istemediğini belirtmiştir. Taburculuk sonrası psikiyatri poliklinik kontrolü önerilir.” Şeklinde kayıtlı olduğu, dosyaya ekli grafilerin incelemesinde; 17/08/2022 tarihli BT ve grafilerde; sağ tibia-fibula 2/3 distal diafizden itibaren ampute kırık, 26/08/2022 tarihinde sağ 1/3 krustan itibaren ampute izlendiğine göre SONUÇ OLARAK: Kurullarının 28/08/2023-14011 ve 31/01/2024-1723 tarih-karar numaralı müzekkereleri ile kurullarına muayeneye gönderilmesi istendiği ancak kişinin belirlenen gün ve tarihte muayeneye gelmediği, kurullarına muayeneye gönderilmesi halinde yeniden değerlendirileceği cihetiyle; mevcut belgelere göre; davacı ..... ’in 16/08/2022 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik dikkate alındığında; Kas-İskelet Sistemi, Alt Ekstremiteye Ait Sorunlarda Engellilik, Tablo 3.30, Diz üstü, proksimal ampütasyon maddesine göre %85 olup Tablo 3.2’ye göre; kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının % 43 (yüzdekırküç) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği bildirilmiştir.
Dosyanın ATK ...... İhtisas Kurulu'na sevki ile davacının bakıcı yardımına muhtaç olacağı sürenin hesaplanması için ek rapor tanziminin istenilmesine karar verilmiş olup, ATK ..... İhtisas Kurulu 14/02/2025-2504 Karar ve ..... A.T.Nolu raporda özetle; mevcut belgelere göre; davacı .....’in 16/08/2022 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik dikkate alındığında; Kas-İskelet Sistemi, Alt Ekstremiteye Ait Sorunlarda Engellilik, Tablo 3.30, Diz üstü, proksimal ampütasyon maddesine göre %85 olup Tablo 3.2’ye göre; kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının % 43 (yüzdekırküç) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6(altı) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur.” şeklinde kayıtlı olduğu, dosyaya ekli grafilerin incelemesinde; 17/08/2022 tarihli BT ve grafilerde; sağ tibia-fibula 2/3 distal diafizden itibaren ampute kırık, 26/08/2022 tarihinde sağ 1/3 krustan itibaren ampute izlendiğine göre; SONUÇ OLARAK: mevcut belgelere göre; davacı .....’in 16/08/2022 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanması nedeniyle başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı ancak iyileşme (iş göremezlik) süresi içerisinde 1(bir) ay süresince bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği bildirilmiştir.
Dosyanın kazanın oluşumuna ilişkin belgeleri ve ceza dosyası ile birlikte ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderilerek tarafların olay nedeniyle kusur durumlarının tespiti ile rapor tanziminin istenmesine karar verilmiş olup, ATK Trafik İhtisas Dairesi 11/03/2025 tarih ve ..... sayılı raporda özetle; 16.08.2022 tarihinde saat 23.20 sıralarında sürücü ..... sevk ve idaresindeki ..... plaka sayılı otomobil ile ..... Sokak üzerinde park halinde iken sağ tarafa manevra ile hareketlendiği esnada idaresindeki otomobilin hakimiyetini kaybederek No:18 önünde bulunan davacı yaya ......'e çarpması sonucu dava konusu yaralanmalı trafik kazası meydana gelmiş olduğu, dosya içerisinde bulunan kaza tespit tutanağından kaza yerinin meskun içi mahal, yolun iki yönlü yol, zeminin asfalt kaplama, yol yüzeyinin kuru, vaktin gece, havanın açık, yolun eğimli düz, yol genişliğinin 3.5 m, yol platform genişliğinin 11 m, yol şerit sayısının 2 olduğunun, olay yerinin kavşak olmadığının, aydınlatmanın mevcut olduğunun, yol şerit çizgisinin olmadığının görüldüğü, kaza tespit tutanağında kaza yerindeki azami hız limitinin 30 km/sa olarak işaretlendiğinin görüldüğü, 10.06.2024 tarihli Büyükçekmece ..... Asliye Ceza Mahkemesi'ne sunulan bilirkişi raporunun sürücü .....'un birinci dereceden kusurlu olduğu, davacı yaya .....'in kusursuz olduğu şeklinde tanzim edildiğinin görüldüğü, kaza anı görüntüsünü içeren CD'nin açıldığı, kaza anının görüldüğü, dosyanın tümüyle incelendiği, trafik kazası tespit tutanağı, sürücü .....'un ifadesi, davacı ifadesi, iddianame, bilirkişi raporu içeriği, mevcut diğer veriler ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak kazanın yukarıda "Olay" bölümünde anlatılan şekilde meydana geldiği anlaşıldığı, mevcut verilere göre; sürücü .....'un sevk ve idaresindeki otomobil ile park halinden hareketine başlamadan önce gerekli ve yeterli çevresel kontrolleri yapması, idaresindeki otomobili kaplama içerisinde tutmaya özen göstermesi, yol kenarında bulunan yayaları dikkate alması gerekirken bu hususlara riayet etmeyerek park halinden manevra ile hareketlendiği esnada idaresindeki otomobilin hakimiyetini kaybedip bina önünde bulunan davacı yayaya çarptığı olayda kusurlu olduğu, davacı yaya ......'in, yol kenarında bulunduğu esnada sürücü .....'un idaresindeki otomobilin çarpmasına maruz kaldığı olayda atfı kabil kusuru bulunmadığı SONUÇ OLARAK: dava konusu olayda; sürücü .....'un %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ..... 'in kusursuz olduğu bildirilmiştir.
Dosyanın bilirkişi listesinden resen seçilecek bir aktüerya ve bir doktor bilirkişisine tevdii ile; davacının talep edebileceği maddi tazminat miktarının hesaplanmasının istenilmesine karar verilmiş olup, Tazminat Hesap Uzmanı Y. Mühendis bilirkişi ..... ve doktor bilirkişi .... 15/09/2025 tarihli raporlarında özetle; Tedavi giderlerinin, trafik kazası dolayısıyla yaralanan kişinin bedenen eski haline dönmesi ve
hastalığının artmasının engel olması amacıyla tedavi ile ilgili yapılan tüm masraflar olduğunu, 01/07/1999 doğumlu önceden bilinen ek hastalığı olmayan davacı ..... ’in 16/08/2022
tarihinde geçirdiği araç dışı trafik kazası sonrasında yaralanarak, İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp
Fakültesi Hastanesi’ne kaldırıldığını, burada bacağının ampüte edildiğini, ömrü boyunca diz altı protez
kullanması gerekeceğini, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Adli Tıp ..... İhtisas Kurulunun 22/07/2024 tarih, .... karar nolu
mütalaasında kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının % 43 (yüzdekırküç) olduğunun, iyileşme (iş
göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceğinin 14/02/2025 tarih,
2504 karar nolu mütalaasında ise iyileşme (iş göremezlik) süresi içerisinde 1(bir) ay süresince bir
başkasının yardımına gereksinim duyabileceğinin mütalaa olunduğunu, davacının tedavisinin yapıldığı hastanenin Üniversiteye ait olup, tedavi bedellerinin Genel Sağlık Sigortası kapsamında SGK tarafından karşılanmış olduğunu, SGK Ismarlama Ortez-Protez firmalarıyla 01/05/2022 tarihinden itibaren sözleşme yapmış olup,
sözleşme kapsamında olduğundan kurumumla sözleşmeli ısmarlama protez/ortez firmalarına müracaat halinde SUT hükümleri çerçevesinde karşılanmakta olduğunu, dolayısıyla, dosyada BELGELİ TEDAVİ GİDERİ bulunmadığını, bununla birlikte, mahkememizin daha iyi değerlendireceği gibi hukuklarında belge sunulamasa da
gereken BELGESİZ tedavi giderlerinin bilirkişi marifetiyle hesaplanmasının yerleşik uygulama olduğunu, bu kapsamda;
davacının kazadan sonra evindeki iyileşme sürecinde 5.500,00 -TL PANSUMAN GİDERİ ödemesi yapmış olabileceği,
davacının kontrol muayenelerini gerçekleştirilen hastaneye giderken tahminen 8.500,00 -TL YOL
GİDERİ’ne katlanmış olabileceği,
bu durumda, davacının 16.08.2022 tarihli trafik kazası sonrası TOPLAM 14.000,00 –TL TEDAVİ
GİDERİ HARCAMASI YAPMIŞ OLDUĞU kanaatinde olduklarını, 01.07.1999 doğumlu olan davacı ..... 'in 9 kaza tarihi itibarı ile (23) yıl (1) ay (15) günlük
olup, (23) yaşında kabul edilerek TRH-2010 Kadın yaşama tablosuna göre muhtemel bakiye ömrünün (56) yıl ve (79) yaşına kadar yaşayacak olduğunu, Şikayetçi İfade Tutanağında davacının ev hanımı olduğunun belirtilmekte olduğunu, buna göre; ev hanımı
olan davacının (23) yaşından itibaren (56) yıllık muhtemel bakiye ömür süresi sonuna ve (79) yaşına
kadar kendi evi hizmetlerinde aktif çalışmasını devam ettirecek olduğunu, buna göre; davacının zarar gördüğü
bakiye aktif hayat süresinin (56) yıl olduğunu, Yargıtay ..... HD 20/01/2022 T., .... E., ..... K. sayılı kararında; “Davacı kaza tarihinde
ev hanımı olup, kazanç getiren herhangi bir işte çalışmadığından (bu konuda davacı tarafın bir
iddiası ile sunduğu somut neden ve delil bulunmadığından) ve bu yönden mahrum kalınan bir
kazançtan bahsedilemeyeceğine göre davacı için geçici iş göremezlik tazminatına
hükmedilmemesi gerekirken eksik incelemeyle, yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı
gerektirmiştir” denilerek hüküm kurulmuş olduğunu, yukarıda anılan Yargıtay .... HD 20/01/2022 T., ..... E., ..... K. sayılı kararı nazara
alınarak ev hanımı olan davacı yönünden geçici iş göremezlik maddi zarar hesabına yer olmadığı kanaatine varılmış olduğunu, hal böyle olunca; davacının sürekli iş göremezlik başlangıç tarihi olan
16.02.2023 tarihinden itibaren davacının sadece sürekli iş göremezlik maddi zararı hesaplanacak olduğunu, ev hanımı olan davacının bu olay sebebiyle maluliyete uğramasına rağmen kendi evi hizmetlerinde aktif çalışmasını devam ettireceği ve kendi evi hizmetlerinde çalışması karşılığı sarf etmesi gereken
mesainin parasal değerleri yasal asgari ücretlerin net tutarının altında olmayacağı kabul edilerek
kaza tarihinden itibaren günümüze kadar ve bilinen dönem içinde memleketimizde uygulanan Yasal
asgari ücretlere göre değerlendirme ve hesaplama yapılacak olduğunu, ev hanımı olan davacının hesaba esas geliri bordro karşılığı olmayıp gelir vergisi ödenmediğinden
vergi indirimi anlamında olan asgari geçim indirimi dikkate alınmadan AGİsiz net asgari ücretler esas alınacak olduğunu, ) 16.02.2023 – 16.08.2025 arasındaki (2,5) yıllık işlemiş aktif devrede net kazançlar: 30 ay = 476.912,93 TL
olduğunu, 16.08.2025-den itibaren işleyecek dönem sonuna kadar Yargıtay 4., 9., 10., 17. ve 21. Hukuk
Dairelerinin bu konudaki Yerleşmiş içtihatlarında belirtilen hususlar da nazara alınarak ortalama yıllık
kazanç esasına göre değil, her yıl için ayrı-ayrı %10 Artış ve yine her yıl için ayrı ayrı %10 iskontolama
esasına göre değerlendirme ve hesaplama yapılacak olduğunu, kazalının işleyecek aktif dönem hesabına esas net aylık ücreti 22.104,67 TL olduğuna göre
işleyecek aktif devre başında yıllık net kazanç = 22.104,67 TL x 12 Ay = 265.256,04 TL olduğunu, (53) yıllık işleyecek aktif devre kazançlarının peşin değerinin = 14.058.570,12 TL
olduğunu, davacının sürekli iş göremezlik maddi zararları toplamının 6.250.257,71 TL olduğunu, davacının bakıcı gideri maddi zararı: Yargıtay ...... Hukuk Dairesi 08.03.2011 tarih ve ..... Esas, ..... K. sayılı kararında ve
diğer bu konudaki yerleşmiş içtihatlarında, bakıcı gideri brüt asgari ücretlere göre belirlenmesi gerektiği belirtildiğinden; davacının bakıcı giderleri brüt yasal asgari ücretlere göre, bakıcı gideri nedeniyle maddi tazminatı hesaplanacak olduğunu, davacının (1) aylık bakıcı gideri toplamı 1 Ay = 6.471,00 TL
olduğunu, olayın meydana gelmesinde davacının kusursuz ve davalının kusur sorumluluğu %100 oranında
olması hasebiyle %100 kusur sorumluluğuna isabet eden kısmı davacı yararına maddi tazminat olarak
nazara alınacağını, somut olayın iş kazası olmadığını, bununla birlikte; SGK Esenyurt SGM’nin 21.02.2025 tarihli müzekkere cevabında davacının sigorta tescilinin olmadığının belirtilmekte olduğunu, bu durumda; rücuya tabi ödemeler
hususunda indirime yer bulunmadığını, dosyada ödeme makbuzu mevcut olmamakla birlikte; tarafların ikrar ve beyanlarından davacıya
01.11.2022 tarihinde 972.479,02 TL ödeme yapıldığının görülmüş olduğunu, davacıya yapılan ödemenin; ödeme
tarihinden işbu rapor tarihine kadar işlemiş faiziyle güncellenerek hesaplanan maddi zarar tutarından
tenzil edilecek olduğunu, davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının;
davacının indirimsiz sürekli iş göremezlik maddi zararının = 6.250.257,71 TL, ödemenin güncel tutarının indirimi (anapara+faiz) = 1.412.252,68 TL, davacının nihai ve gerçek sürekli iş göremezlik maddi zararının = 4.838.005,03 TL olduğunu, davacının talep edebileceği bakıcı gideri maddi zararının;
= 6.471,00 TL x %100 kusur = 6.471,00 TL
olduğu kanaatine varılmış olduğunu, davacıya 01.11.2022 tarihinde 972.479,02 TL sürekli iş göremezlik maddi tazminat ödemesi
yapıldığının anlaşılmakta olduğunu, dosyada ödeme makbuzu mevcut olmakla birlikte ibraname mevcut
olmadığını, ..... plakalı araç 15.08.2022-15.08.2023 vadeli ZMSS poliçesi ile davalı sigorta şirketi
tarafından sigortalanmış olduğunu, kaza tarihi itibarı ile Hazine Müsteşarlığınca belirlenmiş olan ZMSS poliçe
limitleri şahıs başına ölüm ve sakatlık yönünden 1.000.000,00 TL; tedavi gideri yönünden
1.000.000,00 TL olduğunu, davalı sigorta şirketinin sigortalamış olduğu araç sürücünün ve işleteninin
sorumluluğunu onların kusurları oranında üstlenmiş olduğunu, davacıya yapılan ödeme neticesinde sakatlık bakiye teminat limitinin (1.000.000,00 TL – 972.479,02 TL) = 27.520,98 TL olduğunu, davacının bakıcı gideri maddi zararının 6.471,00 TL ve tedavi gideri maddi zararının 14.000,00 TL olmak
üzere tedavi gideri teminatı kapsamında değerlendirilen maddi zararları toplamının 20.471,00 TL olup,
1.000.000,00 TL tutarındaki tedavi giderinin teminat limiti dahilinde kalmakta olduğunu, davacının sürekli iş göremezlik maddi zararı 4.838.005,03 TL olup, 27.520,98 TL tutarındaki
sakatlık bakiye teminat limitini aşmakta olduğunu, buna göre; davacının sürekli iş göremezlik maddi zararı
yönünden 27.520,98 TL bakiye teminat limiti ile sınırlı olarak davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna
gidilebileceği kanaatine varılmış olduğunu, davalı sigorta şirketine dava öncesinde gerekli belgelerle birlikte başvurunun 26.09.2022 tarihinde
tebliğ edildiğinin görülmüş olduğunu, hal böyle olunca; 26.09.2022 tarihinin (8) iş günü sonrası olan 10.10.2022
tarihinin temerrüt başlangıcı olduğu kanaatine varılmış olduğunu, sigortalı aracın poliçesinde ve tecil
kayıtlarında kullanım amacının hususi olduğunun belirtilmiş olması hasebiyle faiz nev’inin yasal faiz
olduğu kanaatine varılmış olduğunu SONUÇ OLARAK: nihai takdir ve karar mahkememize ait olmak üzere uyuşmazlık noktaları yönünden;
davacının talep edebileceği tedavi gideri maddi zararının 14.000,00 TL olduğunu, davacının talep edebileceği bakıcı gideri maddi zararının 6.471,00 TL olduğunu, Yargıtay .... HD 20/01/2022 T., ..... E., ..... K. sayılı kararı nazara alındığında
davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının bulunmadığını, davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının sakatlık bakiye teminat
limitiyle sınırlı ve 27.520,98 TL olduğunu, temerrüt başlangıcının 10.10.2022 tarihi ve faiz nev’inin yasal faiz olduğunu bildirmişlerdir.
Davacı vekili 25/09/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile, fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak üzere dava dilekçesinde 10,00 TL olarak talep etmiş oldukları tedavi gideri taleplerini 14.000,00 TL'ye , 10,00 TL olarak talep etmiş oldukları bakıcı gideri taleplerini 6.471,00 TL'ye, 10 TL olarak talep etmiş oldukları sürekli iş göremezlik tazminatı taleplerini 27.520,98 TL'ye ıslah ediyor olduklarını, tüm alacak kalemlerine 16.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
6098 Sayılı Türk Borçlar kanunun 49. Maddesi uyarınca kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Buna göre bir kişi kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle (kasten, ihmal ederek, tedbirsiz davranarak) bir başkasını zarara uğratırsa zarar tazmini ile yükümlüdür. Zararın türü maddi ve manevi olabilir.
6098 Sayılı Yeni Türk Borçlar Kanununun 54. maddesi ise bedensel zararların kapsamını şu şekilde tayin etmiştir.
“Bedensel zararlar özellikle şunlardır:
1. Tedavi giderleri.
2. Kazanç kaybı.
3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.
4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar."
Yukarıdaki yasa maddelerinden de görüleceği üzere; trafik kazası sonucu şayet ölüm meydana gelmişse defin ve cenaze masrafları ile vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının talep edebileceği destek yoksun kalma tazminatı talep edilebilecek zarar kalemlerini oluşturur. Trafik kazası sonucu yaralanma halinde ise tedavi giderleri, tedavi sırasında çalışılamayan günlere ilişkin zararlar, kalıcı bir maluliyet varsa, kalıcı maluliyetin getirdiği maddi gelir kaybı en önemli maddi tazminat kalemleridir. Ölümü halinde ise defin cenaze masrafları ve vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının zarar talep edebilecek tazminat kalemleridir. Trafik kazasında mağdur olan kişinin kaza sırasında araç kullanıyor olması halinde aracında yada başka bir eşyasında kaza sebebi ile zarar meydana gelmişse bunlarda talep edebilecek tazminat kalemleri arasında sayılacaktır.
Trafik kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle ortaya çıkan zararın tayininde zarar görenin elde ettiği gelir önem arz eden hususlardandır. Zarar miktarı tespit edilirken göz önünde bulundurulacak olan gelir, zarar verici olayın meydana geldiği andaki gelir olmakla birlikte bu gelire zarar görenin ileriki yıllarda elde edeceği terfileri, ücret ve maaş yükselmeleri gibi gelir artışları da eklenmelidir.
16.08.2022 tarihinde dava dışı .....'ın sevk ve idaresindeki ..... plakalı aracın davacıya çarpması şeklinde gerçekleşen tek taraflı kazada davacının yaralandığı ve belirtilen trafik kazası nedeni ile alınan ATK Trafik İhtisas Dairesi 11/03/2025 tarih ve ...... sayılı raporda sürücü ..... 'un %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ......'in kusursuz tespit edilmiş ve yapılan tespitler Mahkememizce dosya kapsamına uygun ve gerekçeli bulunmuştur.
Davacı yönünden düzenlen ATK ..... İhtisas Kurulu 14/02/2025-..... Karar ve ..... Nolu raporda; Kurullarının 28/08/2023-..... ve 31/01/2024-..... tarih-karar numaralı müzekkereleri ile kurullarına muayeneye gönderilmesi istendiği ancak kişinin belirlenen gün ve tarihte muayeneye gelmediği, kurullarına muayeneye gönderilmesi halinde yeniden değerlendirileceği cihetiyle; mevcut belgelere göre; davacı ..... yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik dikkate alındığında; Kas-İskelet Sistemi, Alt Ekstremiteye Ait Sorunlarda Engellilik, Tablo 3.30, Diz üstü, proksimal ampütasyon maddesine göre %85 olup Tablo 3.2’ye göre; kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının % 43 (yüzdekırküç) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir.
Davacı hakkında düzenlenen ATK raporları ve kusura ilişkin yukarıda yapılan tespitler, SGK ödemeleri dikkate alınarak davacının talep edebileceği maddi tazminatlarının hesabı yapılmış olup buna göre davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının sakatlık bakiye teminat limitiyle sınırlı ve 27.520,98 TL, talep edebileceği tedavi giderinin 14.000,00 TL olduğu, talep edebileceği bakıcı giderinin 6.471,00 TL olduğu, geçici iş göremezlik maddi zararının bulunmadığı tespit edilmiştir.
Dosya arasında mevcut sigorta poliçesi uyarınca davalı sigorta şirketinin ..... plaka sayılı aracın kaza tarihindeki ZMMS sigortacısı olduğu ve kazanın aracın sigortalı olduğu tarihler arasında gerçekleştiği anlaşılmakla davalı sigorta şirketinin teminat kapsamında olan davacının maddi tazminat taleplerinden sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır.
Yapılan bu açıklamalar ve davacı vekilinin harçlandırılmış ıslah dilekçesi uyarınca, davalı sigorta şirketine
dava öncesinde gerekli belgelerle birlikte başvurunun 26.09.2022 tarihinde tebliğ edildiği,8 iş günü sonrası olan 10.10.2022 tarihinde davalı sigorta şirketinin mütemerrit sayılması gerektiği, davacının ev hanımı olan davacının kazanç getiren herhangi bir işte çalışmadığı geçici iş göremezlik tazminatı talep edemeyeceği ( Yargıtay 4 HD 20/01/2022 T., 2021/8472 E., 2022/920 K. Sayılı ilamı), sonucuna varılarak açılan davanın kabul kısmen reddi ile; geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, sürekli iş göremezlik, tedavi gider ve bakıcı gideri taleplerinin kabulü ile yapılan ödeme sonrası bakiye teminat limiti olan 27.520,98 sürekli iş göremezlik, 14.000,00 TL tedavi gideri, 6.471,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 47.881,98 -TL maddi tazminatın 10.10.202 2 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;
1-Geçici iş göremezlik tazminatı talebinin REDDİNE,
2-Sürekli iş göremezlik, tedavi gider ve bakıcı gideri taleplerinin KABULÜ İLE yapılan ödeme sonrası bakiye teminat limiti olan 27.520,98 sürekli iş göremezlik, 14.000,00 TL tedavi gideri, 6.471,00 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 47.881,98 -TL maddi tazminatın 10.10.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
3-Alınması gereken 3.270,82 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL peşin harç ile 820,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 900,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.370,12 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinden kabul oranı ret oranı dikkate alınarak hesaplanan 3.112,20 TL'nin davalıdan 7,80 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
5-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 161,40 TL ile ıslah harcı 820,00 TL olmak üzere toplam 981,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafça sarf edilen bilirkişi, ATK fatura ücreti, posta ve tebligat masrafı 31.472,75 TL yargılama giderinden kabul oranı (%99,75) ret oranı (%0,25) dikkate alınarak hesaplanan 31.394,07-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 45.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 10,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
9-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 09/12/2025
Katip.....
Hakim .....