T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/1156 Esas
KARAR NO : 2024/726
DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/03/2017
KARAR TARİHİ : 05/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 22/07/2024
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yurt dışına tekstil ürünleri ihraç eden bir şirket olduğunu, üretimin tamamlanması aşamalarında dikim, nakış, yağlı boyama gibi işlemleri fason olarak üçüncü şahıslara yaptırdığını, dava konusu ürünlerin müvekkili şirket tarafından İngiltere merkezli ,... şirketine ihraç edildiğini, ingiliz şirketin müşterilerinin koku ve alerjene sebebiyet verdiği şeklindeki şikayetleri üzerine ürünlerin müvekkile iade edildiğni, dava dışı İngiliz şirketin laboratuvarında yapılan inceleme sonucunda ürünler üzerinde bulanan kokunun kirli yağlı boya işlemi sırasında kullanılan don yağı ve dolayısıyla boyama projesi kaynaklı olduğunun tespiti olduğunun tespit edildiğini, dava konusu ürünlerdeki ayıbın mahiyeti itibariyle gizli ayıp olduğunu, ürünlerin tesliminden sonra numune ürünlerde yapılan mutad muayene sonucunda dürüstlük kuralını ihlal edecek nitelikte ve teamülün dışında bir ayıbın tespit edilemediğini, daha sonra kullanımla ortaya çıktığını belirterek davanın kabulüne, davalı şirket ile müvekkili şirket arasındaki sözlü eser sözleşmesinin iptali ile müvekkili şirketin ödediği bedelin dava tarihine kadar uygulanacak faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkili şirkete iadesini, davalı şirketin kusurlu olarak ayıp ifası nedeniyle müvekkili şirketin uğradığı zararların tazminini,yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın sadece boyama işlemi gerçekleştirmekte olduğunu, bu imalatın kalite kontrolünün tamamen aracı firmaya ait olduğunu, lekeleri, malları , kontrol edip ayıplı hatalı ürün var ise müvekkiline iade ettiklerini ve müvekkili şirket tarafından da tamirinin yaptırılıp gönderildiğini beyanla açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir.
-Taraflar arasında, davalının, davacıya kumaş boyama işlemi yapması konusunda sözlü eser sözleşmesi yapıldığı, davalı tarafça kumaş boyama işleminin yapılarak ürünlerin davacıya teslim edildiği, davacı tarafça söz konusu ürünlerin ütü ve paketleme işlemlerinin yapılarak yurt dışına ihraç edildiği, ürünlerin ayıplı olduğu gerekçesi ile iade edildiği, yapılan tespit ve alınan bilirkişi raporundan ürünlerin ayıplı olduğu, ayıbın davalı yüklenici tarafından yapılan kumaş boyama işleminden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
-Mahkememizin 12/07/2019 tarih, ... Esas, .... Karar Sayılı ilamı ile davanın reddine karar verilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi’nin .... Esas ... Karar Sayılı ilamı ile; “mahkemece yapılacak iş, konusunda uzman bilirkişi aracılığı ile mahallinde keşif yapılmak suretiyle davalının ayıp olmadığına ilişkin savunması da değerlendirilmek suretiyle varsa ayıpların miktarı ve tutarı belirlenerek ayıp iddiasının sabit olması halinde ayıptan kaynaklandığı iddia edilen talep konusu zarar kalemlerinin de incelenip, araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi olmalıdır.” gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.
-Mahkememizce kaldırma kararı doğrultusunda dosyanın daha önce rapor veren tekstil bilirkişi ... ve Mahkememizce re'sen belirlenen SMMM bilirkişi ... e tevdi edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı doğrultusunda dava konusu ürünlerde varsa ayıpların miktarı ve tutarı belirlenerek, ayıp iddiasının sabit olması halinde; varsa ayıplı ürünler nedeniyle uğranılan zararın, ayıplar nedeniyle davacının talep edebileceği indirim bedelinin, ayıplı olduğu belirlenen ürünler yönünden davacı şirketin varsa iade, depolama, nakliye ve diğer masraflar yönünden uğradığı zararın ürünlerdeki ayıp oranına göre belirlenerek rapor düzenlenmesi istenmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 10/12/2023 tarihli raporda özetle; davalının yapmış olduğu kirli yağlı boyama işlemi sonucunda 3.500 adet şort ve 500 adet tişörtün ağır koku nedeniyle ayıplı hale geldiği, ağır koku ayıplı ürünlerin piyasada ortalama %50 tenzilatlı olarak satılabileceği, ayıplı ürünlerin ayıp nedeniyle değerinde satılamaması sonucu dava tarihi itibariyle davacının 52.633,54 TL zararının oluştuğu, ayıplı 4.000 adet ürünün depolama, gümrük ve damga vergisi masrafının 12.189,59 TL olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Tarafların beyan ve itirazları üzerine dosyanın daha önce rapor veren bilirkişi heyetine tevdi edilerek tarafların hukuki nitelikte olmayan beyan ve itirazları doğrultusunda ek rapor düzenlenmesi istenmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 04/03/2023 tarihli raporda özetle; kök rapordaki görüş ve kanaatlerde bir değişiklik olmadığının bildirildiği görülmüştür.
-Yukarıda yer verilen açıklamalar, kaldırma kararında yer verilen hususlar ve akabinde alınan bilirkişi raporu kapsamında Mahkememizce yapılan değerlendirmede; davacı tarafından sunulan ürünler içerisinde 3.500 adet şort ve 500 adet tişörtün ağır koku nedeniyle ayıplı olduğu, ağır koku nedeniyle ürünlerin %50 indirim yapılarak satılabilir halde olduğu, ayıplı ürünler nedeniyle davalı tarafın 52.633,54 TL zarara uğradığı, bunun dışında ayıplı ürünlerin depolama vs masrafları yönünden dava tarihi itibariyle talep edilebilecek zarar miktarının 12.189,59 TL olduğu Mahkememizce kabul edilmiş, bu kapsamda davacının talebinin maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
-Davacı tarafın dava dilekçesindeki talebinin dava tarihine kadar işleyecek faiz ile sınırlı olduğu, dosyada mevcut değişik iş dosyasında alınan rapor ve sair ayıp iddialarının dava tarihinden önce davalı yana bildirilmediği, bu haliyle davacı tarafın dava tarihine kadar işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, davacının yalnızca dava tarihinden itibaren işlemiş faiz talep edebileceği görülmektedir. Ve fakat davacı tarafın dava dilekçesinde bu yönde bir talebi olmadığından belirlenen tazminat bedeli üzerinden faize hükmedilmemiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
-Sabit olan 64.823,13 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Fazlaya ilişkin taleplerin reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 4.428,07-TL karar ve ilam harcın peşin harç ve tamamlama harcı olarak alınan toplam 5.781,46-TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.353,39-TL harcın davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 4.428,07-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama sırasında yatırılan 31,40 TL başvurma harcı, 4.700,00 TL bilirkişi ücreti, 552,00- tebligat, yol ve posta masrafı olmak üzere 5.283,40-TL yargılama giderinden davanın kabul red oranına (%21,96) göre hesap edilen 1.160,58-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yargılama sırasında sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddine karar verilen miktar üzerinden hesap edilen 36.541,53-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,
9-Karar kesinleştiğinde Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... değişik iş sayılı dosyasının ilgili Mahkemesine derhal iadesine,
Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin e-duruşma ortamında yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/07/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır