T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/1191
KARAR NO : 2024/877
DAVA : Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)
DAVA TARİHİ : 26/12/2022
KARAR TARİHİ : 11/09/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/09/2024
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından 24/12/2021 fatura tarihli ve 3.190.057,43 TL bedelle davalı şirketten satın alınan 2021 model ... marka .... plakalı aracın 05/02/2022 trafiğe çıkış tarihli olduğunu, müvekkili tarafından satın alınan aracın satın alındıktan hemen sonra çeşitli arızalarının meydana gelmeye başladığını, aracın yetkili servise götürüldüğünü, garanti kapsamında araçtaki arızaların giderildiğinin söylendiğini, fakat hemen akabinde yine arıza meydana geldiği için servise götürmek zorunda kaldıklarını, bu süreçte müvekkili şirket yetkilisinin 3 defa yolda kaldığını, aracın satın alınmasının üzerinden geçen 11 aylık süreçte 3 aydan fazla sürenin serviste geçirildiğini, süreçteki arızaların giderilememesi üzerine Karşıyaka ... Noterliğinin 23/09/2022 tari ve ... yevmiye no’lu ihtarnamenin keşide edildiğini, aracın satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesinin talep edildiğini, davalı şirket tarafından cevap verilmediğinden Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinin ... değişik iş no’lu dosyası üzerinden tespit dosyası ikame edildiğini, bilirkişi raporunda aracın gizli ayıplı olduğu, TBK m.227 şekil şartlarının oluştuğunun tespit edildiğini, belirterek dava ve tazminat hakları saklı kalmak kaydıyla davalı şirketten satın alınan aracın gizli ayıplı olması nedeniyle TBK m.227 hükmü gereğince aracın ayıpsız benzeri ile değiştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacının yasanın öngördüğü ayıp ve ihbar yükümlülüğüne uygun davranmadığını, dava hakkının ortadan kalktığını, davacı tarafından aracın satın alınmasının üzerinden geçen 11 aylık süreçte 3 aydan fazla süreyi serviste geçirdiğini iddia etmesine rağmen şirket tarafından keşide edilen ihtarnamenin 13/09/2022 tarihli olduğunu, davacı tarafından yasal sürede ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, dava konusu araçta üretimden kaynaklanan bir ayıp bulunmadığını, davacının ayıp olarak nitelendirdiği hususların kullanım hatasına veya müşteri memnuniyetsizliğine dayandığını, dava konusu aracın üzerinde gerekli incelemeler yapılarak aracın onarıldığını, dava konusu aracın hangi şartlar altında ve ne şekilde kullanıldığı belirsiz olduğunu, kullanıcı hatası/dış etken faktörlerinin gözardı edilmemesinin gerektiğini, ayıp iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla dava konusu aracın yetkili servis nezdinde onarılarak müşteriye teslim edildiğini ücretsiz onarım seçimlik hakkının kullanılmış olması nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, misli ile değişim kararının satıcıyı zarara uğratacağını, hakkaniyete aykırı olacağını, davacının dayanak raporunun müvekkiline tebliğ edilmediğini, gıyapta yapıldığını, taraflarından itiraz edilmiş raporun usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayıp iddiaları kabul edilmemek kaydıyla davacının araç kullanımından elde ettiği faydaları ve hasarları nedeniyle meydana gelen değer kaybını iade etmesinin gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
CEVABA CEVAP; Davacı vekili tarafından sunulan cevaba cevap dilekçesinde özetle; davalının cevap dilekçesinde üzerinde durduğu 2 ve 8 günlük ihbar sürelerinin dava konusu olay ile ilgisinin bulunmadığını, gizli ayıp ortaya çıktıktan sonra makul süre içerisinde bildirimde bulunulduğunu ve süre yönünden itirazların yersiz olduğunu, satılanın gizli ayıplarla teslim edilmiş olması halinde bu ayıpların ortaya çıktıktan sonra makul bir süre içerisinde satıcıya bildirilmesinin gerektiğini, bu nedenle zamanaşımı süresi için TBK m.231 hükmüne dayanıldığını, 2 yıllık zamanaşımının uygulama alanı bulacağını, ortaya çıkan gizli ayıplara ilişkin bildirim külfetinin bu süre içerisinde yerine getirilmesi gerektiğini, her ihtimalde dava süresi yönünden yapılan itirazların haksız olduğunu, 11 aylık süreçte dava konusu aracın yaklaşık 3 ay yetkili serviste onarım görmesinin aracın tam ve verimli çalıştığına delalet etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilin misli ile değişim talebinin yetkili servis kayıtlarına da işlendiğini, alınan tespit raporunun davalıya tebliğ edildiğini, davalı tarafın araçtaki değer kayıplarının iadesine yönelik talebinin ayrı bir davanın konusunu oluşturacağını belirterek davanın kabulünü talep etmiştir.
İKİNCİ CEVAP; Davalı vekili tarafından sunulan ikinci cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın tacir olarak ayıbı ihbar yükümlülüğü altında olduğunu, bu yükümlülüğün davacı tarafça ihlal edildiğini, dava hakkının ortadan kalktığını, davacının aracındaki sorunların giderildiğinin servis kayıtları ile somut olarak anlaşıldığını, davacının ayıp olarak nitelendirdiği hususların kullanım hatasına dayalı olduğunu, ayıp iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının ücretsiz onarım seçimlik hakkının kullanıldığının açık olduğunu davacıya ikame araç sağlandığını, davacının mağduriyet yaşamaması için her türlü çabanın gösterildiğini, gıyaplarında yapılan, herhangi bir teknik ve bilimsel bir inceleme içermeyen bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, araç değişimi içeren davalarda değer kaybının gözönünde tutulmasının gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Davanın aracın ayıplı olduğundan bahisle misli ile değiştirilmesi istemli olarak açıldığı, uyuşmazlığın davanın yasal ayıp ihbar yükümlülüklerine uygun olarak açılıp açılmadığı, araçta ayıp olup olmadığı, araçta ayıp bulunmakta ise gizli mi açık ayıp mı olduğu, araçtaki ayıbın üretim hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, aracın misli ile değişimi koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin 27/10/2023 tarihli ara kararı ile Karşıyaka ATM'ye talimat yazılarak dava konusu araç üzerinde iddia olunan ayıpların teknik olarak mevcut olup olmadığı, araçta üretim hatası, ayıp bulunup bulunmadığı, ayıbın gizli ayıp mı açık ayıp mı olduğu, arızaların kaynağı, kullanıcı hatası bulunup bulunmadığı, yasal ihbar sürelerine uyulup uyulup uyulmadığının tespiti hususunda 3 kişilik otomotiv alanında uzman bilirkişiden oluşan bilirkişi kurulu marifetiyle dosya üzerinde yapılacak inceleme ile rapor tanziminin istenmesine karar verilmiş olup, Bilirkişi Makine Mühendisi .... , Bilirkişi Makine Mühendisi .... ve Bilirkişi Makine Mühendisi ......'nun 08/01/2024 tarihli kök raporunda özetle; 27.12.2023 tespit günü araç ile yetkili servis personeli ile kısa tur test sürüşü, bilahare araç sahibi ile İzmir Çevre Otoyolu dahil olmak üzere uzun test sürüşü ile dur, kalk ve hızlanma yapılarak sürüş gerçekleştirildiğini, test sürüşlerinde Vites “P” den (park halinden) “D” ye geçerken genelde vuruntu meydana geldiğini, söz konusu husus ile ilgili aracın servise girdiği 19.07.2022 tarihli servis iş emrinde şanzıman kulağının değiştirildiği belirtilmiş ancak, test sürüşlerinde söz konusu arızanın devam ettiğini, araç hareket halindeyken frene basıldığında zaman zaman vuruntu sesi gelmekte olduğunu, özelikle kapalı alanlarda sesin çok daha fark edildiğini, aracın arka amortisörlerden ya da salıncaklardan ses gelmekte olduğunu, araç trafikte seyir halindeyken, zaman zaman gaz pedalına hafif basıldığında ani hızlanma yaptığını, ani hızlanmak için gaz verildiğinde ise yine zaman zaman aracın boğulmakta olduğunu, aracın vitesi önünde yer alan üst üste duran 2 adet ekranın bulunduğu konsoldan ve/veya konsol arkasından cızırtı ve titreşim sesi geldiğini, bagaj kapağı açılırken amortisörlerden sürtme sesi geldiğini, bazen tam açılmadığını, sonuna doğru takılı kaldığını, araç kısa süreli durup her çalıştığında motorun belli bir süre yüksek devirde çalıştığını, tespite konu araçta 8 ileri tork konventörlü otomatik ZF şanzıman bulunduğunu, servis iş emirlerine göre 19.07.2022, 15.08.2022, 14.10.2022 tarihlerinde üç kez şanzıman arızası ile servise girdiği test sürüşlerinde arızanın devam ettiğini, tespite konu "...." plaka sayılı ..... marka aracın satın alma tarihinin 24.12.2021 olduğunu, garanti belgesinde yasal garanti süresinin başlangıç tarihinin işlenmemiş olduğunu, tespit tarihi itibarıyla söz konusu aracın fatura tarihinden itibaren 11 aylık süre geçtiği ve aracın 25.629 km olduğu tespit edildiğini, yasal garantisinin devam ettiğini, tespit isteyen vekilinin karşı tarafa gönderdiği ihtarname tarihinin 23.09.2022 olup, sözkonusu tarih itibarıyla aracın yasal garanti süresinin devam ettiğini, tespite konu aracın şanzıman sistemi ile ilgili 3 kez tekrarlayan arızasının da aracın yasal garanti süresi içinde meydana geldiğini, davacının bu arızalarda ücretsiz onarım hakkını kullandığı ancak, sonuç alamadığını, aracın henüz periyodik bakım süresinin gelmemiş olması nedeniyle eksik ve/veya düzensiz bakımdan ve/veya kullanıcı hatasından söz etmek mümkün olmadığını, aatın alma aşamasında makul ve yeterli bir süre incelemeyle anlaşılamayacak seyir güvenliğini ve sürüş konforunu olumsuz etkileyen kullanım amacının karşılamamasına yol açan ve satın alanın makul olarak beklediği faydaları azaltan motor arızaları, güç aktarma sistemi arızaları, pert ya da ağır hasar kaydı, kilometre sayacı ile oynanmış olması vb. bir kısım arızaların varlığı durumlarında araçlarda ayıp mevcut olduğunu, yetkili servis iş emirlerinde, arızaların kullanım kaynaklı olduğuna dair bir rapor ve/veya tespitin bulunmadığını, aracın hor kullanımım söz konusu olmadığını, bu durumunda bu kilometrede, bir aracın tespite/incelemeye konu arızalarının; kullanıcı/alıcı tarafından basit bir kontrol ve gözden geçirme ile ya da satın alındıktan sonra yasal kontrol sürecinde anlaşılabilecek türde arıza ve ayıplar olmadığını, şikayete konu arızaların üretimden kaynaklı arızalar olduğunu, sonradan ortaya çıktığını, bu özellikleri nedeniyle hukuki değerlendirmesi Sn. Mahkemeye ait olmak üzere, teknik açıdan değerlendirildiğinde yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle söz konusu aracın gizli ayıplı olduğunu, TBK Madde 227 kapsamında gerekli şekil şartlarının oluştuğunu bildirmişlerdir.
Bilirkişi raporuna itirazlar irdelenmek suretiyle ek rapor tanzimi için dosyanın bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş olup, Bilirkişi Makine Mühendisi ..., Bilirkişi Makine Mühendisi.... ve Bilirkişi Makine Mühendisi ....'nun 10/05/2024 tarihli ek raporunda özetle; Test sürüşlerinde vites “P” den (park halinden) “D” ye geçerken genelde vuruntu sesi meydana geldiğini, söz konusu husus ile ilgili aracın servise girdiği 19.07.2022 tarihli servis iş emrinde şanzıman kulağının değiştirildiği belirtilmiş ancak, test sürüşünde söz konusu arızanın devam ettiği tespit edilmediği, araç hareket halindeyken frene basıldığında zaman zaman vuruntu sesi gelmekte olduğu ayrıca özelikle kapalı alanlarda sesin çok daha fark edilir olduğunu, aracın arka amortisörlerden ya da salıncaklardan ses gelmekte olduğunu, araç trafikte seyir halindeyken, zaman zaman gaz pedalına hafif basıldığında ani hızlanma yaptığını, ani hızlanmak için gaz verildiğinde ise yine zaman zaman aracın boğulmakta olduğunu, aracın vitesi önünde yer alan üst üste duran 2 adet ekranın bulunduğu konsoldan ve/veya konsol arkasından cızırtı ve titreşim sesi geldiğini, bagaj kapağı açılırken amortisörlerden sürtme sesi geldiğini, bazen tam açılmadığını, sonuna doğru takılı kaldığını, araç kısa süreli durup her çalıştığında motorun belli bir süre makul yüksek devirde çalıştığını, tespite konu araçta 8 ileri tork konventörlü otomatik ZF şanzıman bulunmakta olup, servis iş emirlerine göre 19.07.2022, 15.08.2022, 14.10.2022 tarihlerinde üç kez şanzıman arızası ile servise girdiğini, arızanın giderilemediğini, test sürüşünde arızanın devam ettiğini, tespite konu "...." plaka sayılı .... marka aracın satın alma tarihinin 24.12.2021 (fatura tarihi) olduğunu, garanti belgesinde yasal garanti süresinin başlangıç tarihinin işlenmemiş olduğu ancak garanti belgesinden 2 Yıl veya 60.000 km (hangisi önce dolarsa) şeklinde düzenlendiği ancak tarafımızca yapılan araştırma neticesinde davalı şirket tarafından satış fatura tarihi 01.07.2023 öncesi olan araçlar için garanti süresinin 3 yıl/100.000 km (hangisi önce dolarsa) şeklinde olduğu tespit edildiğini, ek rapor tespit tarihi itibarıyla söz konusu aracın fatura tarihinden itibaren 27 aylık, trafiğe çıkış tarihi olan 05.02.2022 tarihinden itibaren 24 ay süre geçtiği ve aracın 026005 km olduğu tespit edildiğini, yasal garantisinin devam ettiğini, tespit isteyen davacı vekilinin karşı tarafa gönderdiği ihtarname tarihinin 23.09.2022 olup, sözkonusu tarih itibarıyla aracın yasal garanti süresi devam ettiğini, tespite konu aracın şanzıman sistemi ile ilgili 3 kez tekrarlayan arızasının da aracın yasal garanti süresi içinde meydana geldiğini, davacının bu arızalarda ücretsiz onarım hakkını kullandığı ancak, sonuç alamadığını, aracın periyodik bakım süresinin geldiğinde bakımı yapılmış olup, bu nedenle kullanıcının eksik ve/veya düzensiz bakımdan ve/veya kullanıcı hatasından söz etmek mümkün olmadığını, satın alma aşamasında makul ve yeterli bir süre incelemeyle anlaşılamayacak biçimde olan, arızanın imalat ve üretim hatası olup, kullanım amacı bakımından değerini, alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran ve önemli ölçüde azaltan, araçtan faydalanmaya engel teşkil edecek nitelikte arıza kategorisinde bulunduğunu, seyir güvenliğini ve sürüş konforunu olumsuz etkileyen kullanım amacının karşılamamasına nitelikte olduğu ve bu hali ile araçtaki ayıp, gizli ayıp nitelikte olduğunu, araç kullanımı Km ne bakıldığında kullanım olmadığının görüldüğünü, yetkili servis iş emirleri incelendiğinde arızaların kullanım kaynaklı olduğuna dair bir rapor ve/veya tespitin bulunmadığını, aracın hor kullanımının söz konusu olmadığını, aracın mevcut güncel kilometresi göz önüne alındığında, aracın tespite/incelemeye konu arızalarının; kullanıcı/alıcı tarafından basit bir kontrol ve gözden geçirme ile ya da satın alındıktan sonra yasal kontrol sürecinde anlaşılabilecek türde arıza ve ayıplar olmadığı tespit edildiğini, araçtaki şikayete konu arızaların imalat ve üretimden kaynaklı arızalar olduğunu, sonradan ortaya çıktığını, basit bir inceleme ile ortaya çıkacak nitelikte olmadığını, bu özellikleri nedeniyle hukuki değerlendirmesi Mahkeme'ye ait olmak üzere, teknik açıdan değerlendirildiğinde yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle söz konusu araçtaki arızaların hukuki mahiyeti itibari ile gizli ayıplı olduğunu, TBK Madde 227 kapsamında gerekli şekil şartlarının oluştuğunu bildirmişlerdir.
Dava, satın alınan aracın ayıplı olduğu iddiasına dayalı aracın misli ile değişimi istemine ilişkindir.
6098 sayılı TBK’nın 227. maddesi uyarınca satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcı satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme ve imkan varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme seçimlik haklarından birini kullanabilir. Alıcının genel hükümlere göre uğradığı diğer zararlar için tazminat isteme hakkı saklıdır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 23/1-c maddesinde tacirler arası ayıp ihbar süreleri düzenlenmiş olup, yine 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 223/2. maddesine göre ise, alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.
Öğretide ayıp satılanda, vaad edilen niteliklerin bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun ya da eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali olarak tanımlanmakta ve maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde sınıflandırılmaktadır. Maddi ayıp bir malda madden hata bulunmasıdır (örneğin malın yırtık, kırık, bozuk, lekeli olması gibi). Hukuki ayıp malın kullanımının hukuken sınırlandırılmış olmasıdır (malın üzerinde rehin, haciz, intifa hakkı gibi kısıtlamalar bulunması gibi). Ekonomik ayıp ise malın iktisadi vasıflarında eksiklik olmasıdır.(Yargıtay HGK'nın 24.05.2017 tarih, 2017/19-1633 E.- 2017/1013 K. Sayılı kararı).
Satıcının ayıba karşı tekeffül borcunun doğabilmesi için ayıbın sözleşmenin kurulduğu anda mevcut olması, ayıbın önemli olması, alıcının sözleşmenin kurulduğu anda ayıbın varlığından haberdar olmaması ve en nihayetinden alıcının kendisine düşen muayene ve ihbar yükümlülüklerini yerine getirmiş olması gerekir. Aksi halde satılan, alıcı tarafından mevcut haliyle kabul edilmiş sayılır.
Gerek ticari satım, gerek tüketicilere yönelik ticari olmayan satımlarda ayıp nedeniyle seçimlik hakların kullanılması yenilik doğurucu hak niteliğindedir (Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri, 13. Bası, Turhan Kitabevi, Ankara 2013, s. 127; Yavuz, Cevdet; Satıcının Satılanın (Malın) Ayıplarından Sorumluluğu, Beta Yayınevi, İstanbul 1989 (Satım), s. 141; Aslan, Yılmaz; 6502 sayılı Kanuna Göre Tüketici Hukuku, 4. Baskı, Ekin Yayınevi, Bursa 2014, s. 165-166; G). Gerek kurucu nitelikte, gerekse bozucu nitelikte olsun yenilik doğurucu haklar kural olarak bir kez kullanılmakla tükenirler. Bu kuralın istisnası ise, tüketicinin kullandığı seçimlik yenilik doğurucu hakkının yerine getirilmemesi olup, bu durumunda Kanunun kendisine tanıdığı başka seçimlik bir hakkı kullanması mümkün olacaktır (Zevkliler, Aydın/Aydoğdu, Murat; Tüketicinin Korunması Hukuku, 3. Baskı, Seçkin Yayınevi, Ankara 2004, s. 126).
Somut olayda; dava konusu aracın 14/12/2021 tarihinde satın alındığı, arızalı olduğu bildirimiyle servise giriş iş emri tarihinin 19/07/2022 tarihli olduğu, akabinde çeşitli tarihlerde arıza bildirimiyle servis hizmeti alınmasına rağmen arıza sorunlarının devam ettiği, mahkememizce alınan bilirkişi raporunda arızalı hususların tespit edildiği, 19/07/2022 tarihli servis hizmetinde şanzıman kulağı değiştirilmiş olmasına rağmen keşif tarihi itibariyle mevcut sorunun devam etmekte olduğu, servis iş emirlerine göre 19/07/2022, 15/08/2022, 14/10/2022 tarihlerinde üç kez şanzıman arızası ile servise girmesine rağmen arızanın devam ettiği, bunun yanısıra diğer arızaların da mevcut bulunduğu, kullanıcı hatasının bulunmadığı tespit edilmiştir. Dosyadaki servis kayıtları, yapılan işlemlerin niteliği ve bilirkişi raporu ile ek raporlarına göre aracın gizli ayıplı olduğu, dava tarihine kadar bir çok kere yetkili servise başvurulup ücretsiz onarım yapılmasına rağmen gizli ayıbın giderilemediği anlaşılmaktadır.
Davacının aracı her seferinde servise götürmesinin ayıp ihbarı niteliğinde olduğu, bununla birlikte davalı tarafa ihtarname gönderildiği, ayıbın gizli ayıp niteliğinde olması nedeniyle davalının süresi içinde ayıp ihbarı yapılmadığı yönündeki itirazı yerinde değildir. (bkz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/5180 Esas - 2020/4973 Karar sayılı ilamı)
Dava tarihine kadar bir çok kere yetkili servise başvurulup ücretsiz onarım yapılmasına rağmen gizli ayıbın giderilemediği, davacının aldığı araçtan beklediği faydanın önemli ölçüde azaldığı, ayıbın üretimden kaynaklandığı, garanti kapsamında olduğu, tamirine rağmen sorunun giderilemediği, davacı alıcının öncelikle TBK'nın 227. maddesinde öngörülen ücretsiz onarım hakkını kullandığı, buna rağmen arızanın giderilmesi mümkün olmadığından davacının, malın ayıpsız misli ile değişimini talep edebileceği anlaşılmakla davanın kabulü ile dava konusu ... plakalı ... şasi numaralı 2021 model ... Marka aracın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesine, dava konusu aracın davalıya teslimine, teslim masraflarının davalı tarafından karşılanmasına karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN KABULÜNE,
1-Dava konusu ... plakalı ... şasi numaralı 2021 model .... Marka aracın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesine,
2-Dava konusu aracın davalıya teslimine, teslim masraflarının davalı tarafından karşılanmasına,
3-Alınması gereken 217.912,83-TL harçtan, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 54.478,21-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 163.434,62-TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
5-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 54.558,91-TL ile bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 21.341,75-TL olmak üzere toplam 75.900,66-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 297.502,87-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının talep halinde ilgilisine İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.
11/09/2024
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır