T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/142 Esas
KARAR NO: 2024/291
DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 11/08/2021
KARAR TARİHİ: 22/03/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 28/04/2024
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı ... ile müvekkili şirket arasında 12.11.2010 tarihinde belirsiz süreli iş sözleşmesi akdedilmiş ve davalının aynı tarihte müvekkili şirkete ait iş yerinde "Üretim Operatörü" olarak işe başlamış olduğunu, müvekkili şirketin bünyesinde Üretim Operatörü olarak geçirdiği 10 yılın ardından kendi talebiyle "Depo ve Sevkiyat" bölümüne geçmiş ve işyerini sebepsiz yere terk etmeden önceki aylarda bu bölümde çalışmış olduğunu, dolayısıyla; uzun yıllar boyunca müvekkili şirkete ait üretim bilgilerini edinen davalının, son aylarda kendi isteğiyle geçiş yaptığı depo ve sevkiyat bölümünde ise müşteri ve ürün detayları ile hangi ürünün hangi müşteriye ne şekilde teslim edileceği ile ilgili bilgilere vakıf olmuş olduğunu, böylelikle davalının, müvekkili şirkete ait üretim ve iş sırlarının tamamına sahip olan ender personellerden biri haline gelmiş olduğunu, görev tanımı gereğince davalının; fabrika içindeki tüm iş akışına, makine parkurlarına, üretim kapasitelerine, çalışan personel bilgilerine, laboratuvar işleyişine, numune test metotlarına, depo ve sevkiyat süreçlerine, müşteri bilgilerine, ürün kodlarına ve reçetelerine hakim olduğunu, müvekkili şirket tarafından; davalıya çalıştığı süre boyunca, her türlü maddi ve manevi destek sağlanmış, vasıfsız olarak girdiği sektörde müvekkili şirketin fabrika içi ve laboratuvarda verdiği onlarca eğitim sayesinde de davalıya vasıflı eleman sıfatı kazandırılmış olduğunu, davalının 14.06.2021 tarihinden itibaren sebepsiz işe gelmemeye başlamış olduğunu, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından İş Hukuku mevzuatına uygun olarak işe davet edilmiş, fakat işçinin işyerine dönmemesi sebebiyle "48" (işverence haklı nedenle fesih) koduyla işten çıkışının gerçekleştirilmiş olduğunu, davalının müvekkili şirket ile iş sözleşmesi devam ederken dava dışı .... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinde sigorta girişi yapıldığının anlaşılmış olduğunu, dava dışı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ("... A.Ş.")'nin 2017 yılında kurulmuş konsantre boya imalatı yapan bir firma olduğunu, tıpkı müvekkili şirket gibi Masterbatch, Addetive ve Kompaund üretimi ve satımı alanlarında faaliyet göstermekte olduğunu, diğer bir deyişle müvekkili şirket ile davalı şirketin rakip firmalar olduğunu, davalı ile müvekkili şirket arasında akdedilmiş olan Rekabet Etmeme ve Gizlilik Sözleşmesinin 2. maddesi uyarınca; davalının, iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra 2 yıl süre ile İstanbul ili sınırları içerisinde Masterbatch, Addetive ve Kompound üretimi, işlenmesi, satış ve pazarlaması veya benzer alanlarda çalışmamayı taahhüt etmiş ve rekabet etmeme yasağına aykırı davranması sonucunda sözleşmenin 4. maddesi uyarınca brüt ücretinin 12 katı cezai şartı ödemeyi kabul etmiş olduğunu, davalının Rekabet Etmeme ve Gizlilik Sözleşmesine ve sadakat ve özen gösterme borcuna aykırı olarak müvekkili şirket ile rakip konumda bulunan şirketle iş sözleşmesi akdetmiş olması sebebiyle cezai şart ödemesinin zorunlu olduğunu, davalının ödemesi gereken cezai şartın tahsili konusunda arabuluculuğa başvurulmuşsa da görüşmelerin olumsuz sonuçlanmış olduğunu beyanla; müvekkili şirketin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00-TL cezai şartın tahsiline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı üzerine aidiyetine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların tümünün gerçek dışı olduğu, usulüne uygun tebliğ edilmeyen dava dilekçesi ekindeki belgelere ilişkin beyan ve itiraz sunma haklarını saklı tuttukları, davalının davacı işveren nezdinde 13.11.2010 tarihinden itibaren makine operatörü olarak çalıştığı ve iş akdinin işveren tarafından 12.06.2021 tarihinde haksız ve usule aykırı olarak feshedildiği, davalı tarafından işçilik alacaklarının talep edildiği Bakırköy .... İş Mahkemesi’nin .... E sayılı dosyası ile dava ikame edildiği, derdest olan bu davanın bekletici mesele yapılmasını talep ettikleri, talep edilebilir miktar belli olmasına rağmen davacının 1.000 TL olarak dava ikame etmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, davacının fesih ile ilgili olarak davalıya yazılı bildirimde bulunmadığı, davalı tarafından işçilik alacaklarına konu dava ikame edildikten sonra huzurdaki davanın açılmasının davacının tamamen kötüniyetli olduğunun göstergesi olduğu, davalının yalnızca depo ve sevkiyat süreçlerine hakim olduğu, davacının iddia ettiği gibi şirketin gizli bilgilerini öğrenme olasılığının bulunmadığı, şirketin üretim sırlarına ilişkin teknik bilgiye sahip olmadığı, makine operatörü olarak çalışan davalının davacı şirketin hizmet verdiği müşterilerini bilmediği ve birebir iletişim kurmadığı, davacı şirket tarafından davalıya herhangi bir eğitim verilmediği, davacı şirketin haksız kazanç gayesiyle hareket ederek ve davalıyı zorda bırakma ve korkutma amacıyla işbu davayı ikame ettiği, kanuna ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre tek taraflı öngörülen cezai şartın geçersiz nitelikte olduğu, davalıya konuyla ilgili herhangi bir bilgi verilmediği, davalı tarafından imzalanan Personel Hizmet Sözleşmesinde “Okudum” ifadesinin yazılarak imzalatılmadığı, ücretinin ve işe başlama tarihinin yazılmadığı gibi tarih dahi belirtilmediği, maktu olarak basılan sözleşmenin ve rekabet yasağının hukuken herhangi bir geçerliliği bulunmadığı, davacının hiçbir beyan ve iddiasını kabul etmemekle birlikte davacı tarafın Bakırköy .... İş mahkemesinin ... E sayılı dosyasına sunmuş olduğu Personel Hizmet Sözleşmesinde rekabet yasağının 5 yıl boyunca geçerli olduğunun ifade edildiği, TBK’nın emredici hükümlerine aykırı olarak düzenlenen sözleşme hükümlerinin geçersiz olduğu, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre de işçinin yaşı, görevi, kıdemi, bulunduğu il ve gölge gözetildiğinde işçinin ekonomik geleceğini tehlikeye düşürecek rekabet yasaklarının geçersiz nitelikte olduğu, davacının makine operatörü sorumlusu olup kimyager veya işletmeci olmadığı, bu nedenle işyerine ait herhangi bir bilgisi bulunmadığı, ikame edilen davanın haksız ve mesnetsiz olduğu belirtilerek davanın reddini, Bakırköy .... İş Mahkemesinin ... E sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasını ve davacıya alacak miktarının belirlenerek harcın tamamlattırılması için kesin süre verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, işçinin rekabet yasağına aykırı davrandığı iddiasına dayalı ceza koşulu (cezai şart) alacağının tahsili istemine ilişkindir.
-Mahkememizce SGK kayıtları, hizmet döküm cetveli, işyeri kayıtları ve davacı şirketin ticaret sicil kayıtları celp edilerek dosya arasına alınmış, taraf tanıkları dinlenmiştir.
-Davacı tarafından açılan iş bu davada Mahkememizce verilen görevsizlik kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... esas ... karar sayılı ilamıyla kaldırılarak Mahkememizin görevli olduğunun tespit edildiği görülmektedir.
-Rekabet yasağı 6098 sayılı TBK' nın Genel Hizmet Sözleşmesi hükümleri içinde 444 ila 447. maddelerinde düzenlenmiştir.
- İşçinin iş/hizmet sözleşmesinin devamı süresince işverenle rekabet etmemesi sadakat borcu içinde yer alan bir yükümlülüktür. Dürüstlük kuralı gereğince bu yükümlülük bazı durumlarda sözleşmenin sona ermesinden sonra da belli bir süre devam etmelidir. Zira işçinin çalışması esnasında elde ettiği bazı bilgileri iş akdinin sona ermesinden sonra kullanması işverenin haklı menfaatlerine zarar verebilir. Buna karşılık, Anayasa’nın 48 inci maddesinde güvence altına alınan işçinin dilediği alanda “çalışma ve sözleşme özgürlüğü”, onun hayatını kazanması yanında yine Anayasa’da öngörülmüş olan maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkıyla (md. 5, 17) doğrudan ilgilidir. Dolayısıyla iş/hizmet sözleşmelerinde sözleşme sonrası rekabet yasağı kapsamında işverenin rekabet nedeniyle ortaya çıkabilecek haklı menfaati ile işçinin çalışma ve sözleşme özgürlüğünün dengelenmesi gerekmektedir. Bu nedenle TBK’da bu dengeyi sağlamaya yönelik özel düzenlemeler yapılmıştır.
-Bu dengenin sağlanması amacıyla kanunda öngörülen rekabet yasağı anlaşması, hizmet sözleşmesiyle bağıtlanan işçinin sözleşmenin sona ermesi sonrasında iş sahibiyle rekabet edeceği bir işi kendi adına yapmamasını ve rakip bir işyerinde çalışmamasını, böyle bir kuruluşta ortak ve başka sıfatlarla ilgili olmayacağını öngören anlaşma olarak tanımlanabilir (Türk Hukuk Kurumu: Türk Hukuk Lûgatı C. 1, Ankara 2021 s. 926).
-Türk Borçlar Kanunu’nun 444/1 inci maddesi gereğince fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir.
- İşçi ile işveren arasında TBK'nın 444 ve devamındaki maddelerinde işaret edilen koşullar dahilinde tesis edilecek rekabet yasağı sözleşmesi, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesine konulacak bir hükümle düzenlenebileceği gibi bu hususta ayrı bir metin ile rekabet yasağı sözleşmesinin akdedilmesi mümkündür. Her iki durumda da rekabet yasağı, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinden bağımsız olarak varlığını sürdürür. Başka bir anlatımla hizmet sözleşmesi içerisinde ayrı bir hüküm olarak rekabet yasağı kaydının mevcudiyeti hâlinde, taraflar arasındaki sözleşmede hem hizmet ilişkisinin devamı süresince geçerli olan bir hizmet sözleşmesinin, hem de hizmet ilişkisi sona erdikten sonraki döneme dair yükümlülükler içeren bir rekabet yasağı sözleşmesinin varlığı kabul edilerek tarafların her iki sözleşme ile bağlı oldukları kabul edilmelidir.
-Rekabet yasağı sözleşmesine aykırı davranışların sonuçları ise TBK’nın 446 ncı maddesinde düzenlenmiş olup buna göre rekabet yasağına aykırı davranan işçi, işverenin bu sebeple uğradığı tüm zararları gidermekle yükümlüdür. Öte yandan rekabet yasağına aykırı davranış bir ceza koşuluna bağlanmış ise işçi, sözleşmede aksine bir hüküm de yoksa, ceza koşulu olarak öngörülen meblağı ödeyerek rekabet yasağına dair borcundan kurtulabilecektir; ancak işverenin ceza koşulu olarak belirlenen miktarı aşan zararları da işçi tarafından tazmin edilmelidir (TBK md. 446/2).
Türk Borçlar Kanunu'nun 420/1 inci maddesine göre hizmet sözleşmelerinde sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulu geçersiz olacaktır. Buna göre hizmet sözleşmelerinde işçi aleyhine öngörülecek ceza koşulu, ancak işverenin de bu konuda bir karşı edim yükümlendiği durumlarda geçerli olacaktır. Burada kanun koyucu, hizmet sözleşmelerinde işveren karşısında dezavantajlı konumda olan işçinin korunması amacıyla, işveren tarafından sözleşmenin düzenlenmesi sırasında işçiye dayatılması mümkün olan ceza koşulunun geçerliliğini, işveren aleyhine uygun bir karşı edimin varlığı koşuluna bağlamıştır.
-Öte yandan, TBK'nın 446 ncı madde hükmündeki düzenlemeden hareketle rekabet yasağı sözleşmesinde işçi aleyhine ceza koşulunun öngörülebileceği anlaşılmakla, anılan ceza koşulunun geçerliliği herhangi bir karşı edim yükümlülüğüne bağlanmamıştır. Başka bir anlatımla; rekabet yasağı sözleşmelerinde işçi aleyhine öngörülebilecek ceza koşulunun geçerliliği, bu konuda işverenin karşı edim yükümlülüğüne bağlı değildir. Zira anılan hükümde, cezai şarta dair işveren tarafından karşı edim yükümlülüğüne ilişkin herhangi bir geçerlilik koşulu aranmaksızın; sözleşmede aksine bir hüküm de yoksa, işçinin öngörülen cezai şartı ödeyerek rekabet yasağına ilişkin borcundan kurtulabileceği ve işçinin cezai şartı aşan zararları gidermekle yükümlü olduğu düzenlenmiştir. Nitekim rekabet yasağı sözleşmelerinde işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edim, ancak aşırı nitelikteki rekabet yasağının sınırlandırılmasında hâkim tarafından nazara alınması gereken unsurlardan biri olarak TBK'nın 445/2 nci maddesinde ayrıca düzenlenmiş olup bunun dışında rekabet yasağı sözleşmelerinde işçi aleyhine öngörülecek ceza koşulunun geçerliliği için herhangi bir karşılıklılık unsuru aranmamıştır.
-Nitekim bu hususlara Hukuk Genel Kurulu'nun 08.03.2023 tarih 2021/11-477 esas 2023/179 karar sayılı ilamında da yer verilmiştir.
-Somut olayda davacı ile davalı arasında bir iş sözleşmesinin imzalandığı, iş bu sözleşmeye Ek Rekabet Etmeme ve Gizlilik Sözleşmesi” başlıklı Sözleşmenin 2.
Maddesinde; “Taraflar arasındaki hizmet akdinin, işçinin haklı nedenle veya işverenin haklı
neden olmaksızın feshi halleri hariç, işçi veya işveren tarafından feshedilmesi veya sona
ermesi halinde; işçi, hizmet akdinin bu suretle feshedildiği tarihten itibaren 2 yıl süre ile
İstanbul, İzmir, Konya, Bursa, Gaziantep illeri sınırları içerisinde, Masterbatch (plastik
boyar maddeler), Addetive (her türlü plastik katkı maddeleri), Kompound (polimer ve
katkı üretimi) üretimi, işlenmesi, satışı, pazarlanması işlerinden herhangi biri ile iştigal
eden herhangi bir kişi, firma veya kuruluşta, herhangi bir sözleşme ile veya sözleşme
olmaksızın doğrudan veya dolaylı olarak herhangi bir sıfatla çalışamayacağını, rakip
şirketlerde danışman veya şirket yönetim kurulu üyesi veya hissedar olmayacağını, ortak
olmayacağını, kendi hesabına rakip bir işletme açmayacağını, rakip işletmelerle herhangi bir
menfaat ilişkisine girmeyeceğini, herhangi bir biçimde işveren veya bağlı şirketlerle rekabet
etmeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt eder.” düzenlemesine yer verildiği görülmektedir.
-Her ne kadar davalı tarafça iş bu rekabet sözleşmesine ilişkin hükmün hukuka aykırı ve geçersiz olduğu ileri sürülmüş ise de yukarıda ayrıntılarına yer verildiği üzere TBK'nın 446 ncı madde hükmündeki düzenlemeden hareketle rekabet yasağı sözleşmesinde işçi aleyhine ceza koşulunun öngörülebileceği sabit olduğundan, sözleşmede yer alan rekabet yasağına ilişkin maddenin geçersiz olduğuna ilişkin iddialar yerinde görülmemiştir.
-Mahkememizce davacı tarafın talebi doğrultusunda bilirkişi raporu alınmış, davacı tarafın düzenlenen rapor akabinde 07/02/2024 tarihli dilekçesi ile dava değerinin 53.259,98-TL olarak ıslah edildiğinin bildirildiği görülmüştür.
-Bakırköy .... İş Mahkemesinin ... E sayılı, 28.09.2022 tarihli müzekkere cevabı ekinde
sunulan işverene ait cevap dilekçesi ekindeki 13.07.2021 tarihli SGK İşten Ayrılış
Bildirgesinin incelenmesinde; işçinin meslek adı ve kodunun “Diğer Plastik Mamuller İmalat
İşçileri-8142.02” olarak belirtildiği; işverene ait delil dilekçesi ekinde sunulan 12.11.2010
tarihli SGK İşe Giriş Bildirgesinde ise işçinin meslek adı ve kodunun “Soğuk Hava Depo
İşçisi-9333.08” olarak bildirildiği görülmüştür.
- SGK tarafından dosyaya sunulan 25.04.2023 tarihli müzekkere cevabı ekinde davacıya ait
İşe Giriş/İşten Ayrılış Bildirgeleri ve Hizmet Dökümü bulunmadığı görülmüştür. Bununla
birlikte; Bakırköy .... İş Mahkemesinin ... E sayılı, 28.09.2022 tarihli müzekkere
cevabı ekinde sunulan davalıya ait SGK Hizmet Dökümünün incelenmesinde; davacının
13.11.2010 tarihinde ... İş Yeri Kurum Numaralı davacı şirkette çalışmaya
başladığı görülmüş, anılan döküm 2021/5 döneminde sona erdiğinden davacının işten ayrılış
tarihi ve kodu Hizmet Dökümünde görülememiş; işverenin cevap dilekçesi ekinde sunulan
13.07.2021 tarihli SGK İşten Ayrılış Bildirgesinde ise işçinin çıkışının 08.07.2021 tarihinde,
48 kodu ile yapıldığı görülmüştür. Anılan müzekkere cevabı ekinde sunulan 08.08.2022
tarihli Bilirkişi Raporunun incelenmesinde ise; SGK kayıtları ve çıkış işlemleri dikkate
alınarak işçinin işveren nezdindeki hizmet süresinin 13.11.2010 tarihinden 14.06.2021
tarihine kadar 10 yıl 7 ay 1 gün olarak belirlendiği görülmüştür.
-24.06.2021 tarihli SGK İşe Giriş Bildirgesinin incelenmesinde;
davacının dava dışı ... San. Ve Tic. A.Ş.’de 25.06.2021
tarihinde işe başladığı ve meslek adı-kodunun “8142.31-Plastik Ekstrüzyon Makinesi
Operatörü (Ekstrüder)” olarak belirtildiği görülmüştür.
Dava dışı ... San. Ve Tic. A.Ş. tarihinden 10.10.2022 tarihinde
dosyaya sunulan müzekkere cevabının incelenmesinde; davalı ...’un dava dışı
şirkette 25.06.2022 tarihinde çalışmaya başladığı, başlangıçta makine operatörü olarak işe
alındığı fakat çok kısa bir zamanda makinede çalışmaya devam edemeyeceğini bildirmesi
üzerine görev değişikliği yapılarak forklift operatörü olarak çalışmaya devam ettiğinin
belirtildiği görülmüştür.
-Dava dışı şirketin müzekkere cevabının incelenmesinde;
-25.06.2021 tarihli “Belirsiz Süreli Hizmet Akdi”nin incelenmesinde davalı işçi Şahin
BOZ’un makine operatörü/forklift operatörü olarak çalışacağının belirtildiği,
-24.06.2021 tarihli SGK İşe Giriş Bildirgesinin incelenmesinde davalı ...’un
dava dışı şirkette 25.06.2021 tarihinde işe başladığı ve meslek adı/kodunun “Plastik
Ekstrüzyon Makinesi Operatörü (Ekstrüder)-8142.31 olarak belirtildiği,
-01.07.2021 tarihli Görev Değişikliği yazısının incelenmesinde ise; dava dışı şirkette
makine operatörü olarak çalışmakta olan davalı işçinin görev unvanının değiştirilmesi
talebinin uygun görülerek 02.07.2021 tarihinden itibaren dava dışı şirketin depo
bölümünde forklift operatörü olarak çalışmasının uygun görüldüğü hususunun davalı
işçiye 01.07.2021 tarihinde bildirildiği görülmüştür.
-Buna göre dosyaya celp edilen bilgi ve belgeler ile tarafların dinlenen tanıklarının beyanları nazara alındığında, davalı tarafın davacı şirketten ayrıldıktan sonra dava dışı .... San. Ve Tic. A.Ş. 'de forklift operatörü olarak çalıştığı, yine sonraki dönemlerde bu husustaki görevine dava dışı şirketin farklı bölümlerinde devam ettiği görülmektedir. Yine davacı tanıklarının, davalının davacı şirketten ayrıldıktan sonra çalıştığı şirketteki dönemlere ilişkin doğrudan bilgi ve görgülerinin bulunmadığı görülmektedir.
-
-Bu doğrultuda her ne kadar davacı tarafça davalının rekabet yasağına aykırı davrandığı iddia edilerek sözleşme kapsamında tazminat talebinde bulunmuş ise de iş rekabet yasağının davalının çalışma özgürlüğünü etkileyecek nitelikte uygulanması mümkün değildir.
-Yine yukarıda yer verildiği üzere davalı yanın dışı şirkette operatör olarak görev yaptığı görülmektedir. Davacı tarafın sunmuş olduğu belgelerde bu hususun aksini ispat edecek bir husus bulunmadığı gibi davacı tanıklarının da bu hususta doğrudan bilgi sahibi olmadıkları görülmektedir. Davalı tarafın davacı şirket nezdinde üretim operatörü / depodaki malların hazırlanması şeklindeki görevleri de davalının dava dışı şirket nezdindeki görev ve sorumluluğu nazara alındığında tek başına rekabet yasağından kaynaklı tazminatı gerektirmeyecektir.
-Buna göre her ne kadar davalı tarafça müvekkilinin iş tanımı ve görev alanı sınırlı olduğundan davacıya zarar verme ihtimalinin bulunduğu ileri sürülmüş ise de taraflar arasındaki sözleşme kapsamında cezai şart alacağının şartlarının oluşmadığı, bu haliyle davacı tarafın talebinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİ ile;
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının davacı tarafça peşin harç ve ıslah harcı olarak yatırılan toplam 968,85-TL harçtan mahsubu ile bakiye 541,25-TL harcın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça sarf edilen sarf edilen 290,50 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Büyükçekmece Arabuluculuk bürosunun ... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıld.22/03/2024
Katip ... Hakim ...
E-imzalıdır E-imzalıdır