T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/177 Esas
KARAR NO: 2024/386
DAVA: Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 18/02/2022
KARAR TARİHİ: 22/04/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 22/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili .... Yapı İnşaat Ltd. Şti.'nin, İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi No:15 (.... Ada,.... Parsel) adresinde bulunan .... Ticaret ve İş Merkezi isimli taşınmazın müteahhidi ve maliki olduğunu, belirtilen taşınmaz üzerinde inşa edilmiş bulunan bağımsız bölümlerin ve ana taşınmazın izolasyon işleri için müvekkili şirket ..... Yapı İnşaat Ltd. Şti. ile .... İnşaat Gıda San.ve Tic. Ltd. Şti arasında düşük döşemeli bitüm poliüretan işi, terasta malzemeli bitüm poliüretan, mastik dolgu işleri, perdah yapım işi silim işleri, su depolarının izolasyon işi, ıslak hacimlerin izolasyon işi ve dilatasyon çıtalarının montaj işi, dilatasyon izolasyonları ve her türlü izolasyon işi" için 22.08.2019 tarihli sözleşme akdedilmiş olduğunu, belirtilen sözleşme kapsamında davacı müvekkili şirketin, anlaşılan bedelleri davalı şirkete ödemiş olduğunu, davaya konu sözleşmede belirtilen iş/işlerin sözleşmeye ve eklerine uygun şekilde yapılmaması sonucunda ortaya çıkabilecek zararların davalı şirket tarafından karşılanmasını teminen 13.03.2020 tarihli " tutanak" başlıklı belge ile " 300.000,00 TL bedelli bono" düzenlenmiş ve bononun kefilinin de diğer davalı ... olduğunu, buna göre davalı ...'un bononun kefili olmakla davaya konu sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanan zararlardan bono miktarı olan 300.000,00 TL ile davacı müvekkili şirkete karşı sorumlu ve taahhüt eden olmuş olduğunu, müvekkili şirketin sözleşmedeki edimlerini yerine getirmiş olmasına karşın davalı şirketin akde aykırı hareket etmiş olduğunu, davalı şirketin akde aykırılıklarının ancak yağmur yağınca ve su deposu doldurulunca ortaya çıkmış olduğunu, yağmur yağdığı dönem içerisinde, yağmur sularının iş merkezinde bulunan pek çok dükkana ulaşmış ve dükkan içerindeki ürünlerinin ıslanmasına sebebiyet vererek ciddi maddi zararlara sebep olmuş olduğunu, yaşanan sorunlar sonrasında davalı şirkete durum derhal ve gecikmeksizin bildirilmiş ve sorunların giderilmesi talep edilmiş, davalı şirket tarafından ilk etapta bu hatalar kabul edilmiş ve tamir edilmeye çalışılmışsa da her tamirat sonrası mevcut problemlere yenileri eklenmiş ve zararların artmış olduğunu, örneğin su deposundan sızan sular sebebiyle en az 3 kez 250şer ton kapasiteli yağmur ve içme suyu depoları boşaltılmış ve tamirat sonrası tekrar doldurulmak zorunda kalınmış, yangın depolarının boş kaldığı süreçte olası bir yangın sebebiyle iş merkezinin ciddi risk altında kalmış olduğunu, bina genelinde birbirine düşey ve yatay paralelde tüm katlarda bulunan dilatasyon hatlarının teras kat kısmında oluşan problemler nedeni ile yağmur sularının bir alt kata sızmış, oradan diğer alt kata ve sonrasında bodrum kata kadar tüm yağmur sularının inmiş ve bu esnada bu dilatasyon hatlarının olduğu dükkanlarda malların ıslanmış çok ciddi maddi zararlar oluşmuş olduğunu, diğer taraftan yağmur suyu iniş süzgeçlerinin etraflarının düzgün yapılmaması sebebiyle iş merkezinde yer alan pek çok dükkanın içine su girmiş ve dükkanlar içerisinde bulunan mallara zarar vermiş olduğunu, öte yandan cadde üzerinde bulunan dükkan önlerindeki izolasyon işlerinin akde aykırı yapılması sebebiyle yağan yağmurlar sonucunda dükkanlara yağmur suları girmiş olduğunu, davalı şirketin akde aykırı iş ve uygulamaları sonrasında meydana gelen su akmalarının her geçen gün artmış bu artmalara bağlı olarak zararların günden güne katlanılması ve telafisi imkansız zararlara yol açmış olduğunu, bu zararlar sonrasında, davalı şirket yetkililerinin her seferinde başka bahaneler üreterek, gerekli iş/işleri ertelemiş ve bu gecikmelerin zararın daha da büyümesine sebep olmuş olduğunu, oyalama ve geciktirme sürecinin sonunda davalı şirket tarafından teras katta 150 m2den fazla kırım yapılmış ve müvekkili şirketin bütün uyarılarına rağmen kırımlar kapatılmamış akabinde yağan yağmur sonrasında bütün binanın su almış ve yukarıdan aşağıya 4 katın tamamında bütün dükkanlar zarar görmüş olduğunu, yağan yağmur sularının temizlenmesi için çok kapsamlı temizlik faaliyetleri gerçekleştirilmiş olup, ayrıca dükkanlar içerisindeki malların daha da fazla zarara uğramaması için farklı dükkanlara mal taşımaları yapılmak zorunda kalmış olduğunu, bu esnada firmanın sorumlu şefi ve ekibinin yapılan hataları kabul etmiş, ancak çözüm noktasında firma sahibi ve yetkililerinin masraf etmemek adına palyatif çözümler üretmeyi tercih ettiklerini beyan etmiş olduklarını, tüm bu gelişmeler yaşanmaya devam ettiği süreçte davalı şirket yetkililerinin telefonlara çıkmamış, ancak müvekkili şirketçe gönderilen elektronik postalara da vermiş oldukları cevaplarında akde aykırılığı geçiştirmeye çalışmış olduklarını, davalı şirketin akde aykırı davranışı sonucunda davacı müvekkili şirket sözleşmeye konu işlerin yeniden yapılması, dükkanları su basan kişilerin zararlarının karşılanması, yağmur sularının temizlenmesi ile benzeri bir çok işi yapmak suretiyle pek çok masrafa katlanmak zorunda kaldığı gibi aylardır devam eden bu sıkıntılar sebebiyle de ciddi prestij kaybı yaşamış olduğunu, sonbahar-kış aylarının gelmesi ve hava koşullarının da yağışlı devam etme ihtimali yüksek olduğundan yapının ve dükkanların daha fazla zarar görmesinin engellenmesi için müvekkili şirketin dava dışı .... Ltd. Şti. ve .... A.Ş ile anlaşılarak davaya konu sözleşmedeki iş ve işlerin yeniden yapılması ve mevcut sorunların giderilmesi amacı ile hareket etmek zorunda kalmış olduğunu, dava dışı şirketlere yaptırılan işlerin faturalarını ekte sunuyor olduklarını, davalı şirketin sözleşmeye aykırı hareket etmesi sonucunda davacı müvekkili şirketin uğramış olduğu zararların karşılanması için Beşiktaş .... Noterliğinin 17.08.2021 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi keşide edilmiş, davalıların belirtilen ihtarnameye rağmen davacı müvekkili şirketin zararını karşılamamış olduklarını, yasal düzenleme gereği dava şartı olan " arabuluculuk" müessesine taraflarınca müracaat edilmiş olup, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamamış olduğunu beyanla; fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı şartı ile şimdilik; 351.793,25 TL maddi tazminatın ihtarnamenin keşide edildiği 17.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan .... İnşaat Gıda San. Tic. Ltd. Şti.den ve 300.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydı ile davalılardan ...tan tahsili ile davacı müvekkili şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; ticari davalarda zorunlu dava şartı yerine getirilmiş sayılamayacak olduğunu, müvekkillerinin her ikisinin de toplantıdan haberi bulunmamakta nitekim son tutanakta bu nedenle yalnızca başvurucu ve arabulucu imzası yer almakta olduğunu, dava şartı yerine getirilmeden ikame olunan davanın işbu nedenle usulden reddi gerektiğini, davaya konu edilen bonoda yetki sözleşmesi yapılmış olması karşısında, yetkili yerin İstanbul Mahkemeleri olup, yetki itirazlarının kabulü ile davanın usulden reddini talep ediyor olduklarını, davaya konu taleplerin kabulü anlamına gelmemekle birlikte; zamanaşımı itirazları bulunduğunu, alacak taleplerinin zamanaşımına uğramış olup huzurdaki davanın işbu yönden de reddine karar verilmesi gerektiğini, öncelikle davalı müvekkili ...'un davaya konu senede istinaden hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, senet üzerinde yer alan imzaların şirket kaşesi üzerinde yer almakta olup, bu anlamda herhangi bir kefalet ilişkisi doğurmayacak olduğunu, davacı yan tarafından müvekkili şirketten eser sözleşmesine dayalı olarak, rücuen bir tazminat talebinde bulunulmuş, vekil eden gerçek kişinin ise teminat senedi niteliğinde olduğu karşı yanca beyan olunan senedin kefili olduğu iddia olunmuş ve 300.000,00 TL yönünden müvekkili ...'a sorumluluk atfedilmiş olduğunu, ancak taraflarınca işbu senet incelendiğinde, müvekkili ...'un şirket yetkilisi olduğu dönemde keşide edilen işbu senette yer alan her iki imzada şirket kaşesi üstüne atılı olduğunun görülmüş olduğunu, davaya konu edilen senedin müvekkili .... İnş. Gıd. San. ve Tic. adına imzalanmış olduğunun görülmekte olduğunu, kural olarak kıymetli evraklarda şirket kaşesi üzerine atılan imzaların şirket yönünde sorumluluk doğurucu nitelikte iken, senedin ön yüzünde kaşe dışına atılan imzalar ile imza sahibinin aval olarak sorumluluğu doğmakta olduğunu, ancak senet ön yüzünde yer alan ikinci imzanın da şirket kaşesi üstünde bulunması halinin avalist olarak sorumluluk doğurmayacak olduğunu, nitekim işbu hususun Yargıtay kararları ile de sabit olduğunu, kaldı ki; müvekkilinin avalist olarak bir sorumluluğu bulunmadığı karşı yanın da kabulünde olup, senedin teminat senedi olduğu ve kefalet ilişkisi iddiasıyla müvekkiline sorumluluk atfedilmiş olduğu için şirket kaşesi dışına atılmayan imza ile müvekkilinin kefil olarak da sorumluluğunun doğmayacağını, müvekkili gerçek kişinin herhangi bir sorumluluğu bulunmaması şirket ortaklığından da ayrılmış olması nedeniyle, huzurdaki davanın müvekkili yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, işbu senet üzerinde şirket kaşesi üzerine atılı iki imza bulunması, işbu imzaların şahsi sorumluluk doğuracağına dair iddiaların hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olduğunu göstermeye yeterli olduğunu, ayrıca müvekkilinin şu anda davalı diğer müvekkili şirket ortaklığından 18.06.2020 tarihli genel kurul kararıyla ayrılmış ve hiçbir hukuki bağı kalmamış olduğunu, davacı yan tarafından sözleşme kapsamında anlaşılan bedellerin müvekkili şirkete ödendiği beyan edilmiş, ancak karşı yanca sunulan faturaların açık fatura niteliğinde olup ödeme yapılmadığını göstermekte olduğunu, fatura içerisine alt kısma atılan satıcı kaşe ve imzasının faturayı kapalı fatura haline getirdiğini ve kapalı faturanın mal bedelinin ödendiğine karine olduğunu, ancak müvekkili şirket tarafından düzenlenen faturaların üst kısmında şirket kaşe ve imzası bulunduğunun gözlenmekte olduğunu, işbu durumun faturaya konu mal/hizmet bedelinin ödenmediğine karine teşkil etmekte olduğunu, müvekkili şirketin sunmuş olduğu mal/hizmet karşılığı bedellerin ödendiği iddiasında bulunan davacı yanın işbu faturalar dışında herhangi bir banka dekontu yahut yazılı bir delile dayanmamış olmasının da ödeme yapıldığına dair iddiaları hukuki dayanaktan yoksun hale getirmekte olduğunu, bu anlamda ödeme yapıldığına ilişkin ispat yükü üzerinde olan davacının işbu yükümlülüğü yerine getirmediğinin kabulü ile öncelikle sözleşme kapsamında kararlaştırılan bedelleri ödemesi gerektiğini, davacı tarafın sunmuş olduğu dava dilekçesinde, iddia etmiş olduğu hususların, yasal dayanaktan yoksun, somut bir delile dayanmayan ve tamamen soyut iddialardan ibaret olup, bu beyanlara itibar edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacı tarafın, iddia etmiş olduğu hususları ispat yükü altında olup, dava dilekçesinde delil olarak sunulan bilgi ve belgelerin hiç birinin usul kuralları çerçevesinde, iddia edilen vakıayı ispata elverişli araçlar olmadığını, davacı yanın müvekkili şirket ile akdetmiş olduğu sözleşmeye dayalı olarak anlaşılan tüm bedellerin ödendiğini iddia etmiş, ancak işbu bedellerin ödendiğine dair hiçbir somut delil gösterememiş ve işbu konudaki iddialarını kanıtlayamamış olduğunu, buna karşılık sunulan sözleşmede faturalama ve ödeme başlıklı madde 6'da, hizmet verenin (müvekkili) tarafından sözleşme konusu işin tam ve gereği gibi tamamlanması ve hizmet alana teslim edilmesini müteakip faturalandırmaya hakkı olduğu düzenlenmiş, karşı yan tarafından kendilerinin de imzalarının bulunduğu ve böylece kabul etmiş oldukları faturalardan anlaşılacağı üzere müvekkili şirketin üstüne düşen sorumluluğu tam ve layıkıyla yerine getirmiş olduğunu, öte yandan karşı yanın ödemeler yaptığı iddiasının sözleşmede yer alan 6.2. Numaralı madde ile birlikte değerlendirilmesine ihtiyaç bulunduğunu, zira işbu maddede, hizmet alanın (davacı) işin tamamlandıktan sonra varsa eksikliklerin hizmet verene (müvekkili) bildirileceği, söz konusu eksiklikler tamamlanıncaya ve hizmet alanın (davacı) yazılı onay vermesine kadar müvekkilinin ücret talep etmek hakkına sahip olmadığı vaz olunduğunu, dolayısıyla davacı yanın iddia ettiği gibi bir ücret ödemesi yapıldıysa, müvekkiline tevdi edilen işin tam ve eksiksiz olarak tamamlandığının ve (hizmet alan) davacı şirket yönünden de işbu durum hakkında yazılı onay verilmiş olduğunun, davacının kendisinin kabul ettiği bir olgu olarak sayılması gerektiğini, davacı yanın vermiş olduğu emsallerde su deposundan sızan sular nedeniyle en az 3 kez 25'şer ton yağmur ve içme sularının boşlatılmak zorunda kaldığından, yangın depolarının susuz kaldığı işbu dönemde iş yerinin yangın riski ile baş başa kaldığı, dilatasyon hatlarının bulunduğu dükkanların su sızmaları sonucunda çok ciddi maddi zararlarının bulunduğu beyan ve iddia olduğunu, yağmur sonrasında taşınmazda çekilen fotoğraflar ve video kayıtlarının bilahare sunacağını ifade etmiş, ancak taraflarınca işbu iddiaların hiçbir şekilde kabul edilemeyecek olduğun, üç kez 250'şer tonluk su depolarının boşaltıldığından bahsedilmiş bunu kanıtlayan hiçbir delil sunulamamış, devamla dükkan sahiplerinin maddi zararları olduğu belirtilmiş, ancak anılan zararın müvekkili şirketten yahut onun yapmış olduğu işten kaynaklandığına dair hiçbir somut emare sunulmamış olduğunu, yağmur sonrası çekildiği beyan edilen fotoğraf ve video kayıtları sunulacağı izah olunmuşsa da, gösterilecek zararın, müvekkilinin ortaya çıkarmış olduğu iş nedeniyle oluştuğunu kanıtlayan hiçbir emare bulunmadığını, müvekkilinin üstüne düşeni layıkıyla yerine getirdiği halde iş bitiminden ve eksiklikler giderildikten sonra üçüncü kişiler tarafından yapılan müdahale sonucu oluşan zararlardan sorumlu tutulamayacak olduğunu, davacı yan tarafından iş merkezinde yer alan dükkanların zararlarının kendilerince giderildiği beyan olunmuş, yine bu konuda hiçbir delil vs. evrak sunamamış olduklarını beyanla; davanın öncelikle usulden reddine, mahkememiz aksi kanaatte olması halinde davanın esastan reddine, yargılama ücreti ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasında imzalandığı konusunda ihtilaf bulunmayan sözleşme nedeniyle tarafların edimlerini ifa edip etmediği, davalı tarafın eksik ve ayıplı ifasının söz konusu olup olmadığı, davacı tarafça ödemelerin yapılıp yapılmadığı, mahkememizin yetkili olup olmadığı, dava şartlarının yerine getirilip getirilmediği, davanın zamanaşımı süresinde açılıp açılmadığı, sözleşmeye aykırılığın söz konusu olup olmadığı, davacının bu sebeple alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı hususlarına ilişkindir.
Tarafların ticari Defter ve belgeleri üzerinde SMM refakatinde 27/06/2022 günü, saat 14:00 de Mahkememiz duruşma salonunda bilirkişi incelemesi yapılmasına, mahallinde ve dosya kapsamında inceleme yapılarak uyuşmazlık konularına ilişkin rapor tanziminin istenmesine karar verilmiş olup, SMMM bilirkişi .... 27/02/2023 tarihli raporunda özetle; davacı tarafın defterlerinin, sair vesaikin, muhasebe kayıtlarının TTK. m. 64,65 VUK. m.
229,230,231,232 hükümlerine uygun şekilde tanzim edildiğini, HMK. m. 222 sahibi lehine delil niteliğinin taşıdığı kanaatine varıldığını, takdirin mahkememize ait olduğunu, davalı tarafın defterlerinin, sair vesaikin, muhasebe kayıtlarının 6102 Say. TTK. m.
64,65,66 ve 82. Mad. VUK. m. 220-226,229,230,231,232 hükümlerine uygun şekilde
tanzim edildiğini, HMK. m. 222 sahibi lehine delil niteliğinin taşıdığı kanaatine varıldığını, takdirin mahkememize ait olduğunu, davacı tarafından davalıya kesilen faturaların FORM BS (Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin
Bildirim Formu) Beyanı ile ilgili vergi dairesine kanuni süre içinde beyan edildiğinin tespit
edilmiş olduğunu, davacıya davalı tarafından kesilen faturaların FORM BA (Mal ve Hizmet Alışlarına İlişkin
Bildirim Formu) Beyanı ile ilgili vergi dairesine kanuni süre içinde beyan edildiğinin tespit
edilmiş olduğunu, davalı tarafça FORM BA/FORM BS beyannamelerinin sunulmamış olması sebebiyle davalı yönünden inceleme yapılamamış olduğunu, tarafların yasal defter kayıtlarının örtüşmemekte olduğunu, davacının yasal defter kayıtlarında
davacının davalıdan dava tarihi itibariyle 85.260,01 TL alacaklı görünüyor iken davalının
yasal defter kayıtlarında ise dava tarihi itibariyle davalının davacıdan 136.485,51 TL tutarında
alacaklı olduğunun görünmekte olduğunu, tarafların yasal defterleri arasında (85.260,01 – (-
136.485,51 =) 221.745,52 TL tutarında örtüşmeme farkı bulunduğunu, davacı yönünden, bu örtüşmeme farkı incelendiğinde; tarafların cari hesap ekstresinin
karşılaştırılması neticesinde davacı tarafça 03.05.2019 tarihinde davalıya 11.643,00 TL
bedelli bir çek verildiğinin fakat davalı tarafça bu çekin kayıt altına alınmadığının tespit edilmiş
olup söz konusu çekin incelenmiş ve bu çekin ....’ a düzenlendiğinni ve ödemenin
Serdar Bakan adına yapıldığının tespit edilmiş olduğunu, 2020 yılına gelindiğinde ise davacının
07.01.2020 tarihinde 226.000,00 TL bedelli çek düzenlediğinin görülmüş, ancak çeke ait
görüntü ya da ödeme dekontu bulunmadığından çekin kimin adına düzenlendiğinin tespit
edilememiş olduğunu, davacı tarafça 11.08.2020 tarihinde düzenlenen .... seri
numaralı 3.545,90 TL bedelli ve 01.09.2020 tarihli .... seri numaralı
3.009,00 TL bedelli iki adet faturanın davalı tarafça kayıt altına alınmadığının tespit edilmiş olduğunu, davacı tarafça tanzim edilen 2 adet 11.643,00 TL ve 226.000,00 TL bedelli çeklerin ve
11.08.2020 tarihinde düzenlenen ..... seri numaralı 3.545,90 TL bedelli
ve 01.09.2020 tarihli ..... seri numaralı 3.009,00 TL bedelli iki adet
faturanın dosya münderecatında herhangi bir dayanak belgesi bulunamamış olup eğer bu
çekler davalı adına düzenlenmiş ve ödemesi yapılmış ise bunun ispat yükünün davalı da
olacağının kanaatine varılmış olduğunu, davalı yönünden, bu örtüşmeme farkı incelendiğinde; davalının cari hesap ekstresinde kayıt altına almış olduğu 31.12.2019 tarihli, 2019/10 Dönemi SGK ödemesi 7.279,94 TL,
2019/11 Dönemi SGK ödemesi 5.311,44 TL ve 2019/12 Dönemi SGK ödemesi 3.393,60
TL bedelli ödemelerin dosya münderecatı incelendiğinde herhangi bir dayanak belgesi
bulunamamış olup işbu ödemelerin ispat yükünün davalıda olduğu kanaatine varılmış olduğunu, her ne kadar taraflar arasında hesap bakiyeleri yönünden uyuşmazlık olsa da taraflar
arasındaki ihtilaf konusunun ayıba ilişkin olup söz konusu ayıbın tespitinin uzmanlık alanına girmemesi sebebiyle teknik bilirkişi incelemesi yapılması sonrası tazminat hesaplaması
yapılabileceğini bildirmiştir.
Bilirkişi heyetine izolasyon konularında uzman bilirkişi dahil edilmesine, bilirkişi heyetinden davalı tarafın eksik ve ayıplı ifasının söz konusu olup olmadığının tespiti ile tarafların beyan ve itirazları doğrultusunda ek rapor tanziminin istenilmesine karar verilmiş olup, İnşaat Mühendisi bilirkişi .... ve kök rapor sunan SMMM bilirkişi .... 02/10/2023 tarihli raporlarında özetle; dava dışı şirketlere yaptırılan işler nedeniyle tanzim edilen Faturalar İhtarname ve Mail yazışmaları incelenmiş olup, davalı şirketin yapmış olduğu İzolasyon işlerinin Usulüne, tekniğine, Fen ve Sanat kurallarına
uygun olarak yapılmamış olduğundan, zaruret halinde davalının yapmış olduğu işler kısmen dava dışı ..... İnşaat A.Ş. tarafından yapılan: (Beton kırımı-JSB iş makinası çalışması –Çelik
hasır ve hazır beton uygulaması –Perdah yapılması-Naylon Serimi –Su depolarına kullanma suyu alımı ve test yapımı işleri için ) KDV Dahil 171.793,25 TL ödeme yapıldığını, yine davalının yapmış olduğu işlerin kısmen tadilat görmesi nedeniyle.... İNŞ. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ‘ne yaptırılan işler olan (İzolasyon ve Tadilat işleri –Dilatasyon Kenar Kırımı ve Eski yalıtım malzemesinin sökülmesi –Dilatasyon bandı 1,5 mm
Epoksi harcı ile uygulanması –Dilatasyon bandı ve etrafına sürme yalıtım yapılması –Süzgeç
etraflarının kırımı –Süzgeç montajı ve sürme yalıtım yapılması –Beton kesimi-Dükkan içleri
epoksi harç ile dilatasyon bandı yapıştırılması –Asansör Kule üzeri su yalıtımı yapılması – Ünite
odasına Akrilik esaslı sürme yalıtım yapılması –Enjeksiyon Yalıtımı yapılması (dükkan tavan
betonlarına ) –Ünite odalarında süzgeç kırımı ve su yalıtımı yapılması işleri için 10/03/2021 tarihli FATURA ile KDV dahil 180.000,00 TL tutarındaki işin dava dışı ... İZOLASYON
İNŞ. SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ ‘ne yaptırıldığından
buna göre davacının dava dışı iki şirketlere, davalının yapmış olduğu izolasyon işlerinin kısmen
tadilatı, tamiri ve onarımı için ödenen : 171.793,25 TL+180.000,00 TL = 351.793,25 TL iş
bedellerinin parantez içlerinde yapmış olduğum yapılan işler açıklamalarına göre; yapılan işlerin
yapımı için ödenen bedelin kadri marufunda bir bedel olduğu görüş ve kanaatine varılmış olduğunu, davacı tarafın dava dışı şirketlere ödemiş olduğu 351.793,25 TL’nin kısmen 300.000,00 TL sinin BONO’ ya kefil olan gerçek kişi ... ‘a yöneltmesi, 51.793,25 TL’yi davalı tüzel
kişi aleyhine yöneltilmesi hususundaki hukuki değerlendirme ve takdirin mahkememize ait olduğunu, 27.02.2023 tarihli kök raporda davacı ve davalı tarafın defter incelemesi için taraflardan ihtilaf
dönemlerine ait yılların defter bilgileri talep edilmiş ve tarafların Ticari Defter
Belgelerinin TTK ve VUK hükümlerine uygunluğunun incelenmiş olduğununun, davacı ...
Yapı İnşaat A.Ş.’nin 6102 sayılı TTK.m.64/3, V.U.K. m.182 göre Bilanço Esasına
tabi olduğununun, davacının dava konusu fatura tarihlerini kapsayan 2019 yılına ait ticari
defterlerinin kâğıt ortamda tutulduğununun, 2020-2021-2022 yıllarına ait ticari defterlerinin
elektronik ortamda tutulduğunun, defter beratlarının kanuni süresi içinde gönderildiğinin, envanter defterinin açılış tasdiklerinin yapıldığının yazılmış olduğunu, kök raporda sunmuş
Büyükçekmece .... Noterliği 27.12.2018 tarihli ..... numaralı
yevmiye defterin açılış tasdikinin yapıldığının tarafına ibraz edilmiş olup kapanış
tasdikinin tarafına ibraz edilmediğinin bildirilmiş olduğunu, netice itibariyle 2019 yılı yevmiye
defterinin açılış tasdiki mevcut olup kapanış tasdiki olmadığından işbu durumun takdir
ve değerlendirmesinin mahkememiz takdirinde olduğunu, kök raporda da belirtildiği üzere davalı
tarafça kayıt altına alınmış olan ancak herhangi bir açıklama ya da belgeye
dayandırılmamış 31.12.2019 tarihli, 2019/10 Dönemi SGK ödemesi 7.279,94 TL,
2019/11 Dönemi SGK ödemesi 5.311,44 TL ve 2019/12 Dönemi SGK ödemesi
3.393,60 TL bedelli ödemelerin davacı tarafça kayıt altına alınmamış olması sebebiyle
taraflar arasındaki uyuşmazlık farkı ortaya çıkmış olduğunu işbu kayıtların davalı tarafça yapılmış olmasından dolayı ödemelere ait dekont/ödeme belgesi vs. ibraz edilmesi halinde ispatlanabileceği kanaatine varılmış olup, takdirin ve değerlendirmenin mahkememize ait olduğunu SONUÇ OLARAK; davacının dava dışı iki şirketlere, davalının yapmış olduğu izolasyon işlerinin
kısmen tadilatı, tamiri ve onarımı için ödenen : 171.793,25 TL+180.000,00 TL = 351.793,25 TL iş bedellerinin parantez içlerinde yapmış olduğu yapılan işler
açıklamalarına göre; yapılan işlerin yapımı için ödenen bedelin kadri marufunda bir bedel
olduğu görüş ve kanaatine varılmış olduğunu, davacı alacağının kabul edilmesi halinde taleple bağlı kalınarak; dava dilekçesinde
görüldüğü üzere 351.793,25 TL maddi tazminat talebinde bulunulduğu dolayısıyla
davacının davalı yandan cari hesap bakiyesine ilişkin herhangi bir alacak talebinde
bulunmadığından dolayı kök raporda her ne kadar bu durumla ilgili bir tespit yapılmış olsa
da heyete dahil edilen teknik bilirkişinin yapmış olduğu hesaplama doğrultusunda yine
taleple bağlı kalınarak davacının davalıdan davacı tarafın dava dışı şirketlere ödemiş olduğu
351.793,25 TL’nin kısmen 300.000,00 TL sinin BONO’ ya kefil olan gerçek kişi
... ‘a yöneltmesi, 51.793,25 TL’yi davalı tüzel kişi aleyhine yöneltmesi
hususundaki hukuki değerlendirme ve NİHAİ takdirin mahkememize ait olduğunu bildirmişlerdir.
Dosyanın bilirkişi heyetine tevdii ile tarafların rapora karşı beyan ve itirazlarının irdelenerek ek rapor tanzimin istenilmesine karar verilmiş olup, kök ve ek rapor sunan bilirkişi heyeti 04/01/2024 tarihli 2. ek raporlarında özetle; davaya konu İzolasyon işlerinin, birebir açık olup da yerinde görülme imkanı bulunmadığını, İzolasyon
yapılan yerlerin üstü kapatıldığından yerinde inceleme yetkisi dahi verilse yapılan miktarının
ve kalitesini işçilik ve malzeme kalitesini görme imkanı bulunmadığını, bilirkişi heyetlerine verilen görev dosyadaki bilgi belge ve delilere göre faturalar ve ticari defter
kayıtları da incelenerek fatura sarf malzemelerinin dava konusu metrajlara uyumlu olduğu ve kadri
marufunda olduğu yönünde görüş ve kanat bildirilmiş olduğunu, hayatın olağan akışına ve normal halin icabına göre bir binanın bodrum katına betonarme perde
duvarlardan su sızıntısı oluyor ise, betonarme perde duvarların daima rutubetli ve ıslak ise dıştan
yapılması gereken izolasyon işinin usulüne ve tekniğine uygun, fen ve sanat kurallarına uygun
olarak yapılmamış olduğundan su sızıntısının olduğunu herkesin söyleyebileceğini, somut olayda davalının yapmış olduğu izolasyon işinin usulüne, tekniğine, fen ve sanat
kurallarına uygun olarak yapılmamış olduğu kanaatleri ile davacının izolasyon işlerini başka
bir firmaya yaptırma lüzum ve gereğinin hasıl olduğu görüş ve kanaatleri ile kök rapor
hazırlanmış olduğunu, inşaat işlerinde bir yerde bir sorun çıkıyorsa işin usulüne, tekniğine, fen ve sanat kurullarına uygun
olarak yapılmadığından sorun meydana geldiğini, diğer bir deyişle bunun da izolasyon işi yapıldıktan
sonra üstü kapatıldığından, yağmur ve kar yağması ve mevsimsel olaylar neticesinde yapılan
izolasyon işinin GİZLİ AYIPLI iş olduğunu gösterdiğini, gizli ayıbında ihbar süresinde iş
yapımcısına bildirilip, bildirilmediği hususunun ise takdir ve değerlendirmesinin mahkememize ait olduğunu, davalı vekilinin bilirkişi heyet raporuna yapmış olduğu itirazları özenle okunmuş ve incelenmiş
olup, sonuçta 02/10/2023 kök rapordaki teknik değerlendirmede herhangi bir değişiklik
yapılmasını gerektirecek herhangi bir neden bulunamamış olduğunu, takdiri mahkememize ait olmak üzere dosya kapsamında yapılan değerlendirmeler neticesinde, taraf vekili itirazları doğrultusunda, ek raporda değişikliği gerektirir herhangi bir
eksiklik tespit edilmediğini bildirmişlerdir.
Dava, taraflar arasında tanzim olunan 13.03.2020 tarihli tutanak başlıklı belge uyarınca davalı tarafın üstlenmiş olduğu izolasyon işinin gereği gibi yapılmadığı iddiası ile zararın giderilmesi için dava dışı üçüncü kişilere yaptırılan iş bedelinin davalı taraftan tahsili istemine ilişkindir. 13.03.2020 tarihli tutanak başlıklı belge uyarınca davalı taraftan 300.000,00 TL senet alınacağı kararlaştırılmıştır. Dava dilekçesi ekinde yer alan senedin incelenmesinde davacı şirketin senedin lehtarı, davalı şirketin senedin keşidecisi ve davalı gerçek kişinin de senedin kefili olduğu ve senet üzerinde teminat senedi ibaresinin yer aldığı görülmüştür. Her ne kadar davalı vekilince davalı gerçek kişinin senette kefil olarak yer almadığı ve senet nedeni ile sorumluluğunun olmaması gerektiği belirtilmiş ise de, davalı gerçek kişinin senette açıkça kefil olarak belirtilmiş olması ve senet üzerinde çift imza yer alması hususları nazara alınarak davalının bu itirazı yerinde görülmemiş ve davalı gerçek kişinin senet nedeni ile senette belirtilen tutar ile sorumlu olması gerektiği kabul edilmiştir. 13.03.2020 tarihli tutanak başlıklı belgede kararlaştırılan izolasyon işi ile alakalı kıs-orta-uzun vadede oluşabilecek imalatçı hatalarının giderilmesi sürecinde hataların davalı şirket tarafından sahiplenilmemesi ya da daha büyük zararlara yol açacak zaman zarfında giderilmemesi halinde ekte yer alan 300.000,00 TL'lik senet tahsil edilmek sureti ile hatalar davacı şirket tarafından 3. Kişilere yaptırılacak ve bedeli herhangi bir fark eklenmeksizin davalı şirkete yansıtılacaktır ve iş bu senet yukarıda bahsi geçen konuların teminatı olarak alınmış olup 3. kişilere ciro edilmez hükümlerinin yer aldığı görülmüştür. Davacının talebi de ayıplı imalat nedeni ile üçüncü kişilere yaptırılan zarar tanzim giderlerine ilişkindir. Dava dilekçesi ekinde 3. kişilere yaptırılan işlere ait faturalar sunulmuştur. İzolasyon konusunda uzman bilirkişi aracılığı ile yapılan incelemede, davaya konu izolasyon işlerinin, birebir açık olup da yerinde görülme imkanı bulunmadığı, izolasyon
yapılan yerlerin üstü kapatıldığından yerinde inceleme yetkisi dahi verilse yapılan miktarının
ve kalitesini işçilik ve malzeme kalitesini görme imkanı bulunmadığı, davalı şirketin yapmış olduğu izolasyon işlerinin usulüne, tekniğine, fen ve sanat kurallarına
uygun olarak yapılmamış olduğu, zaruret halinde davalının yapmış olduğu işlerin kısmen dava dışı .... Grup İnşaat A.Ş. Tarafından yapıldığı ve yapılan işler için KDV dahil 171.793,25 TL ödeme yapıldığını, yine davalının yapmış olduğu işlerin kısmen tadilat görmesi nedeniyle ...
İzolasyon İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından yapıldığı ve yaptırılan işler için 10/03/2021 tarihli fatura ile KDV dahil 180.000,00 TL tutarındaki işin dava dışı .... İzolasyon
İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti ‘ne yaptırıldığından
buna göre davacının dava dışı şirketlere, davalının yapmış olduğu izolasyon işlerinin kısmen
tadilatı, tamiri ve onarımı için 171.793,25 TL+180.000,00 TL = 351.793,25 TL ödemiş olduğu ve iş
bedellerinin yapılan işlerin
yapımı için ödenen bedelin kadri marufunda bir bedel olduğu ve bilirkişi heyetlerine verilen görev ile dosyadaki bilgi belge ve delilere değerlendirilerek faturalar ve ticari defter
kayıtları da incelenerek fatura sarf malzemelerinin dava konusu metrajlara uyumlu olduğu ve kadri
marufunda olduğu, hayatın olağan akışına ve normal halin icabına göre bir binanın bodrum katına betonarme perde
duvarlardan su sızıntısı oluyor ise, betonarme perde duvarların daima rutubetli ve ıslak ise dıştan
yapılması gereken izolasyon işinin usulüne ve tekniğine uygun, fen ve sanat kurallarına uygun
olarak yapılmamış olduğundan su sızıntısının olduğunun anlaşılacağı, belirtilen ayıbın gizli ayıplı niteliğinde olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişinin yapmış olduğu bu tespitler ve dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde davalı tarafın üstlenmiş olduğu edimi gereği gibi yerine getiremediği, tarafların kabulünde olan 13.03.2020 tarihli tutanak başlıklı belge uyarınca davacının ayıplı imalat nedeni ile üçüncü kişilere yaptıracağı işin bedellerini davalı taraftan talep edebileceği, üçüncü kişilerce yapılan işler karşılığı tanzim olunan faturaların kari marufunda olduğu kanaatine varılmıştır. 13.03.2020 tarihli tutanak başlıklı belge uyarınca davacı tarafa senet verilmiş olduğu sabit olup mükerrer tahsilata yol açmamak adına senet aslı davacı taraftan alınarak Mahkememiz kasasında muhafazasına, yine hükümde kesinleştiğinde mahkememiz kasasında muhafaza altına alınan bono aslının davalılara iadesine karar verilmiştir. Açıklanan bu nedenlerle açılan davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE;
1-300.000,00 TL maddi tazminatın 07/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa VERİLMESİNE,
2-51.793,25 TL maddi tazminatın 07/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsili ile davacı tarafa VERİLMESİNE,
3-Hüküm kesinleştiğinde mahkememiz kasasında muhafaza altına alınan bono aslının davalılara İADESİNE,
4-Alınması gereken 24.031,00 TL harçtan peşin alınan 6.007,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 18.023,25 TL eksik harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir KAYDINA,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinden 1.330,37 TL'nin her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen, bakiye kalan 229,63 TL'nin davalı ...Ltd. Şti.'den alınarak hazineye gelir KAYDINA,
6-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 6.088,45 TL ile bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 3.271,50 TL olmak üzere toplam 9.359,95 TL yargılama giderinden 7.982,17 TL'nin her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen, bakiye kalan 1.377,78 TL'nin davalı ...Ltd. Şti.'den alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 54.768,99 TL ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, (47.000,00 TL'den her iki davalının, bakiye kalan 7.768,99 TL'den davalı ...Ltd. Şti.'nin sınırlı sorumluluklarına)
8-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.22/04/2024
Katip ...
Hakim ...
.