T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/269 Esas
KARAR NO : 2025/676
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 17/03/2022
KARAR TARİHİ : 08/07/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 20/08/2025
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; 07.02.2020 tarihinde ...... Caddesi No:23 sırasında yaya olarak karşıya geçmesi sırasında, ..... Plaka nolu aracın, ön kısımları ile müvekkiline çarptığını ve kemik kırığı oluşacak şekilde yaraladığını, bu kaza sebebiyle birkaç defa ameliyat olmak zorunda kaldığını, yaralamalı bu trafik kazasının meydana gelmesinde müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, işleteninin ..... Örme Tekstil Sanayi Ticaret A.Ş , sürücüsünün..... olduğu kazada, sürücünün tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin kaza sonrası İstanbul Bakırköy Dr.Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde ameliyat ve tedavisinin yapıldığını, dava sürecinde, davacının adli tıp kurumu veya üniversite hastanesi adli tıp anabilim dalı başkanlığına sevki ile yapılacak muayene sonucu maluliyetinin hesaplanmasını talep ettiklerini, müvekkilinin kaza tarihi itibarı ile 61 yaşında olup; iş göremezlik tazminatı hesaplaması yapılırken emsal asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmasını talep ettiklerini, davalı sigorta şirketinin poliçesi kapsamında belirlenecek daimi iş göremezlik tazminatı tutarı, sakatlık ve ölüm teminatından; maluliyet oranının yüksek çıkması veya geçici iş göremezlik süresi boyunca bakıcı giderine hükmedilecek olması halinde ise bakıcı giderine ilişkin zararın sağlık gideri - tedavi teminatından tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini, sürücünün TBK'nın 49. maddesinden doğan sorumluluğunun söz konusu olduğunu, araç işletenin (Davalı ..... Örme Tekstil Sanayi Ticaret A.Ş ) ise TBK 'nın 71. maddesine göre kusursuz sorumluluğu söz konusu olduğunu, meydana gelen kazada, müvekkilinin manevi anlamda uğradığı zararın bir nebze olsun tatmininin sağlanması adına bu zararın giderilmesi ile yükümlü bulunan sürücü ve araç işletenin ortaya çıkan zarar nedeniyle müştereken ve müteselsilen (ortaklaşa-zincirleme) sorumluluğu bulunduğunu, müvekkilinin evinde yetişkin iki oğlu ile yaşadığını, iki çocuğu da çalıştığı ve evde başka kimse olmadığı için bakıcı hizmeti almak zorunda kaldığını, bakıcı hizmetinin 4(dört) ay sürdüğünü, bakıcı şirketi ile yapılan sözleşmenin ekte sunulduğunu, ayağı kırıldığı için ambulans hizmeti, hasta yatağı ve hasta malzemeleri almak zorunda kaldığını, tedavisi sırasında tedavi masrafları da yapmak zorunda kaldığını, meydana gelen kazada müvekkilinin uğramış olduğu manevi zararlardan araç sürücüsü ve malikinin sorumlu olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın kabulünü, trafik kazası sebebiyle oluşan bedensel zarar nedeniyle, 6100 sayılı HMK'nın 107. maddesine göre fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, 500-TL geçici iş göremezlik, 500-TL sürekli iş göremezlik, 200TL Tedavi, Bakım ve bakıcı gideri olmak üzere toplam 1.200,00-TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile davalı sigorta şirketinden tahsilini, trafik kazası sebebiyle oluşan manevi zarar nedeniyle, 6100 sayılı HMK'nın 107. maddesine göre fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilin manevi anlamda uğradığı zararın bir nebze olsun tatmininin sağlanması adına, 50.000TL manevi tazminatın sürücü ve araç işletenden müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı taraflardan tahmilini talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı ..... Anonim Şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul anlamına gelmemekle beraber müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kusur oranlarının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Kurumu’na sevk edilmesi gerektiğini, davacının kusurunun tespiti halinde, yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının tespit edilmesi gerektiğini, iş göremezlik ödeneğinin poliçe teminat kapsamı dışında olduğunu, dolayısıyla müvekkili şirketin bu sayılan kalemleri ödemesi gibi bir sorumluluğunun bulunmadığını, iş göremezlik ödeneğinin Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğunda olduğunu, maluliyet oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp ..... İhtisas Kurumu’na sevk edilmesi gerektiğini, faize hükmedilmesi halinde hükmedilecek faizin, dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz olması gerektiğini, manevi tazminat talebinin poliçe kapsamı dışında olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın esastan reddini, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür.
Davalı ..... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin müvekkili yönünden hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, müvekkilinin meydana gelen olay nedeniyle bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin bununla beraber yardımda da bulunmuş hemen 112'yi aramış olduğunu, yine davacının ziyaretine de giderek insani olarak geçmiş olsun dileklerinde bulunduğunu, tüm bu hususlarla birlikte müvekkili hakkında yapılan yargılama ve kazaya konu tutanaklarda da müvekkil aleyhine olan tüm hususların haksız tanzim edilmiş olduğunu, müvekkilinin meydana gelen olayda herhangi bir kusuru ve dahli bulunmadığını, uzun yıllar boyunca şoförlük yapmakta ve herhangi bir cezai ve idari sürece maruz kalmamış olduğunu, olay günü ölçülen alkolmetre değerinin sıfır çıktığını, yapılan yargılamada, Bakırköy ..... Asliye Ceza Mahkemesi ...... esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda davacının asli kusurlu olduğunun tespitine varıldığını, davacının huzurdaki davada sorumluluğu açık olduğunu ve hiçbir şekilde müvekkilinin kusurlu olduğunu kabul etmemekle birlikte, davacı bakımından yapılacak sorumluluk değerlendirmesinde de, Borçlar Kanunu m. 52 ve ilgili hükümlerine göre, zarar görenin kusuru, yasa gereği hakime tamamen kaldırma yetkisi durumunun da bu davacı yönünden de uygulanması gereğinin açık olduğunu, davacının dava dilekçesi ile aleyhe tüm hususlara itiraz etmekle beraber, tüm sorumluluk bakımından müvekkiline husumet yöneltilmesinin da hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, davacının sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, tedavi, bakım ve bakıcı giderleri ile manevi tazminat talebi istemleri kapsamında somut beyanlarını sunmadığını, yine geçici veya sürekli iş göremezlik zararı iddiasını da müvekkiline isnat etmişse de adı geçen ödemeler kapsamında, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunduğunu, davacı lehine bu denli fahiş miktarda manevi tazminata hükmedilmesi talebi davacının sebepsiz zenginleşmesine ve uğradığı iddia edilen zarardan da fazla maddi kazanım elde etmesine neden olacağını, davacının kusur durumunu davaya etkisi de araştırıldıktan sonra taleplerin mesmu olup olmayacağının anlaşılacağını, açıklanan nedenlerle yetki, görev, husumet, zamanaşımı, hak düşürücü süre ve diğer tüm itirazları ile birlikte hukuka aykırı davanın reddini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, trafik kazasında yaralanma nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
-Gerçek kişi tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırma yapılmış, araç tescil kayıtları, kaza tutanağı, davacının hastane kayıtları, SGK kayıtları, vergi dairesi kayıtları ile tarafların dayandıkları tüm kayıtlar ilgili yerlerden celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
-Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5 vd. maddelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır.
-818 sayılı Borçlar Kanunun haksız fiili düzenleyen 41. maddesi: "Gerek kasten ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik haksız bir suretle diğer kimseye bir zarar ika eden şahıs, o zararın tazminine mecburdur.." şeklindedir. Bu maddenin karşılığı 6098 Sayılı Türk Borçlar kanunun 49. Maddesidir. Bu madde hükmü ise şu şekildedir. “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür” Buna göre bir kişi kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle (kasten, ihmal ederek, tedbirsiz davranarak) bir başkasını zarara uğratırsa zarar tazmini ile yükümlüdür. Zararın türü maddi ve manevi olabilir.
-6098 Sayılı Yeni Türk Borçlar Kanununun 54. maddesi ise bedensel zararların kapsamını şu şekilde tayin etmiştir.
“Bedensel zararlar özellikle şunlardır:
1. Tedavi giderleri.
2. Kazanç kaybı.
3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.
4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar."
-Yukarıdaki yasa maddelerinden de görüleceği üzere; trafik kazası sonucu şayet ölüm meydana gelmişse defin ve cenaze masrafları ile vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının talep edebileceği destek yoksun kalma tazminatı talep edilebilecek zarar kalemlerini oluşturur. Trafik kazası sonucu yaralanma halinde ise tedavi giderleri, tedavi sırasında çalışılamayan günlere ilişkin zararlar, kalıcı bir maluliyet varsa, kalıcı maluliyetin getirdiği maddi gelir kaybı en önemli maddi tazminat kalemleridir. Ölümü halinde ise defin cenaze masrafları ve vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının zarar talep edebilecek tazminat kalemleridir. Trafik kazasında mağdur olan kişinin kaza sırasında araç kullanıyor olması halinde aracında yada başka bir eşyasında kaza sebebi ile zarar meydana gelmişse bunlarda talep edebilecek tazminat kalemleri arasında sayılacaktır.
-Trafik kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle ortaya çıkan zararın tayininde zarar görenin elde ettiği gelir önem arz eden hususlardandır. Zarar miktarı tespit edilirken göz önünde bulundurulacak olan gelir, zarar verici olayın meydana geldiği andaki gelir olmakla birlikte bu gelire zarar görenin ileriki yıllarda elde edeceği terfileri, ücret ve maaş yükselmeleri gibi gelir artışları da eklenmelidir.
-Mahkememiz dosyası dava konusu kazadaki kusur durumunun belirlenmesi amacıyla İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmiş, düzenlenen 09/12/2022 tarihli raporda özetle; Davalı sürücü ...... ’ın, idaresindeki aracın hızını mahal şartlarına göre ayarlayıp kontrollü ve tedbir alabilecek şekilde seyrini sürdürmediği, bu şekilde seyri neticesinde ön ilerisinde duran araca karşı kavşak mahallinde uygun tedbir almayıp bu araca çarpmamak için kontrolsüzce yolun karşı yön bölümüne manevra yaptığı, bu manevrası neticesinde ise karşıdan karşıya geçiş yapan davacı yayaya tedbirsizce çarptığı, davacı yaya ...... ’ın karşıdan karşıya geçmeden evvel ve geçişi süresince kaplama üzerinde seyir halinde olan araçların seyir durumunu dikkate alarak kontrollü bir şekilde karşıdan karşıya geçmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, kendi can güvenliğini tehlikeye düşürdüğü anlaşılmakla meydana gelen kazada kusurlu olduğu, davalı sürücü ...... ’ın %75(yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu, davacı yaya ...... ’ın %25(yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Kusura ilişkin kesinleşmiş ceza dosyasında düzenlenen 28.10.2020 tarihli bilirkişi raporunda; "olay mahallinde 30 km/h hız tahdit levhasının bulunduğu, sürücü ......’ın tali kusurlu, davacı yaya ......'ın ise 1.derecede asli kusurlu olduğu" kanaati belirtilmiştir.
-Mahkememizce ceza dosyası ile Mahkememiz dosyasında alınan raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla ATK'dan yeniden rapor düzenlenmesi istenmiş, İstanbul Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 01/06/2023 tarihli Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu Raporu'nda özetle; sürücü ......’ın sevk ve idaresinde bulunan araç ile meskun mahalde gündüz vakti seyri sırasında gerekli dikkat ve özeni yola vermesi, kaza mahalli kavşak noktasına yaklaştığı sırada görüş alanını kontrol altında bulundurması, kavşak mahallinde ön ilerisinde seyir halinde olan araç ile arasında güvenli mesafesini koruması ve duracak kadar yavaşlayan ya da duran araç nedeniyle zamanında etkili tedbir alması, bu aracın sol tarafından geçtiği esnada kavşak mahallinde olduğunu dikkate alarak hızını yeterince azaltması ve görüş alanını kontrol altında bulundurması, duran aracın önünden taşıt yoluna girerek karşıdan karşıya geçmekte olan ve belirli mesafe kat eden yaya nedeniyle etkili tedbir alması, yayanın geçişini tamamlamasının ardından seyrine müteyakkız şekilde devam etmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, kavşak mahallinde seyir halindeyken duracak kadar yavaşlayan / duran aracın sol yanından geçmek için karşı yön bölümüne girmesi akabinde duran aracın önünden taşıt yoluna girerek karşıdan karşıya geçmekte olan yayaya çarpması sonucu gerçekleşen kazada kusurlu olduğu, yaya ......’ın kaza mahalli yol bölümünde taşıt yoluna girerek karşıdan karşıya geçmeden önce görüş alanını kontrol altında bulundurması, sol tarafından seyirle gelmekte olan araçlar nedeniyle etkili korunma tedbirine başvurması, geçiş eylemini kontrollü bir şekilde tamamlaması gerekirken bu hususlara yeterince riayet etmediği, geçişi sırasında sol tarafından seyirle gelen aracın çarpmasına maruz kaldığı olayda kusurlu olduğu, sürücü ......’ın %75(yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu, yaya ......’ın %25(yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Mahkememiz dosyası davacı yanın trafik kazası nedeniyle varsa iş göremezlik oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu ...... İhtisas Dairesi'ne gönderilmiş, düzenlenen 27/06/2024 tarihli raporda özetle; ......’ın 07/02/2020 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı resmi gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre değerlendirildiğinde;Kas-İskelet Sistemi, Yürüyüş bozukluğuna göre özürlülük oranları, Tablo 3.4 Orta, G özürlülük oranı %42,II.Kas-İskelet Sistemi, Lomber omurganın özürlülük oranları, Tablo 1.1 Kategori II’ye göre özürlülük oranı %8 olup Balthazard formülü kişinin tüm vücut engellilik oranının %47 (yüzdekırkyedi) olduğu iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 18(onsekiz) aya kadar uzayabileceği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Mahkememiz dosyası davacının talep edebileceği maddi tazminat miktarının hesaplanması amacıyla aktüerya bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 13/12/2024 tarihli raporda özetle; davacının talep edebileceği tedavi gideri maddi zararının 5.423,10 TL olduğu,
davacının talep edebileceği bakıcı gideri maddi zararının 6.621,75 TL olduğu, davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 30.863,43 TL olduğu,
davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 1.153.193,57 TL olduğu ve bu
zararın ZMSS poliçesi sakatlık teminatı olan 410.000,00 TL için davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna
gidilebileceği,
temerrüt başlangıcının sigorta şirketi yönünden 21.12.2021 tarihi; davalı sürücü ve işleten
yönünden 07.02.2020 kaza tarihi ve faiz nev’inin yasal faiz olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Mahkememiz dosyası aktüerya raporuna tarafların itirazlarının değerlendirilmesi ve güncel asgari ücret üzerinden hesaplama yapılarak ek rapor düzenlenmesi amacıyla yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 11/04/2025 tarihli raporda özetle; davacının talep edebileceği tedavi gideri maddi zararının 5.423,10 TL olduğu,
davacının talep edebileceği bakıcı gideri maddi zararının 6.621,75 TL olduğu,
davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 30.863,43 TL olduğu,
davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 1.457.578,92 TL olduğu ve bu
zararın ZMSS poliçesi sakatlık teminatı olan 410.000,00 TL için davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna
gidilebileceği,
temerrüt başlangıcının sigorta şirketi yönünden 21.12.2021 tarihi; davalı sürücü ve işleten yönünden 07.02.2020 kaza tarihi ve faiz nev’inin yasal faiz olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Davacı vekilinin alınan raporlar doğrultusunda ıslah ibraz ettiği, dilekçesinde; olay tarihinden işleyecek ticari (avans) faizi ile 30.863,43TL Geçici İş Göremezlik zararı, 1.457.578,92TL Sürekli İş Göremezlik zararı , 5.423,10TLTedavi gideri zararı ve 6.621,75TL Bakıcı gideri zararı tazminatının Davalılar ..... , ...... Örme Tekstil Sanayi Ticaret A.ş Ve ..... Sigorta A.Ş ( (sigorta şirketi açısından poliçe limitleri dahilinde)'den alınarak ödenmesine karar verilmesini, olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile, 50.000 TL manevi tazminatın davalılar ..... , ..... Örme Tekstil Sanayi Ticaret A.Ş 'den alınarak ödenmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
-Bu doğrultuda alınan raporlar ile tarafların iddia ve beyanlarına göre Mahkememizce kusura ilişkin yapılan incelemede; 07/02/2020 günü, saat 15.45 sıralarında davalı sürücü .....'ın sevk ve idaresinde bulunan ..... plaka sayılı otomobil ile iki yönlü Eski Edirne Yolu Caddesini takiben Bağcılar istikametinden Güneşli yönüne doğru yolda seyir halindeyken, kaza mahalli üç yönü Dere Sokak kavşağına geldiği esnada, ön ilerisinde seyir halindeyken yolun sağ tarafında duran aracın solundan geçiş yapmak için karşı yön bölümüne girerek seyrini sürdürdüğü esnada, duran aracın önünden taşıt yoluna girerek karşıdan karşıya geçiş yapmakta olan yaya ......'a çarpması sonucu dava konusu kazanın meydana geldiği görülmektedir.
-Bu kapsamda davalı sürücü ...... 'ın sevk ve idaresinde bulunan araç ile meskun mahalde gündüz vakti seyri sırasında gerekli dikkat ve özeni yola vermesi, kaza mahalli kavşak noktasına yaklaştığı sırada görüş alanını kontrol altında bulundurması, kavşak mahallinde ön ilerisinde seyir halinde olan araç ile arasında güvenli mesafesini koruması ve duracak kadar yavaşlayan ya da duran araç nedeniyle zamanında etkili tedbir alması, bu aracın sol tarafından geçtiği esnada kavşak mahallinde olduğunu dikkate alarak hızını yeterince azaltması ve görüş alanını kontrol altında bulundurması, duran aracın önünden taşıt yoluna girerek karşıdan karşıya geçmekte olan ve belirli mesafe kat eden yaya nedeniyle etkili tedbir alması, yayanın geçişini tamamlamasının ardından seyrine müteyakkız şekilde devam etmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği ve iş bu kazada asli olarak kusurlu olduğu, davacı yayının ise karşıdan karşıya geçmeden önce görüş alanını kontrol altında bulundurması, sol tarafından seyirle gelmekte olan araçlar nedeniyle etkili korunma tedbirine başvurması, geçiş eylemini kontrollü bir şekilde tamamlaması gerekirken bu hususlara yeterince riayet etmediği ve bu nedenle iş kazada tali kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre yukarıda ayrıntılarına yer verilen kusura ilişkin Atk raporunda belirlenen davacı yayanın %25, davalı sürücüsünün ise %75 kusurlu olduğuna ilişkin kusur oranlarının olayın şekline ve maddi gerçeğe uygun olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir.
-Davacının toplanılan tüm tedavi evrakları neticesinde Adli Tıp Kurumu ..... İhtisas Daresi tarafından düzenlenen raporlar ile sabit olduğu üzere kaza tarihine göre yürürlükte bulunan ve somut olayda uygulanması gereken Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümleri uyarınca; tüm vücut engellilik oranının %47 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 18 aya kadar uzayabileceğinin sabit olduğu görülmektedir.
-Kusur oranlarına ve Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenen iş göremezlik oranlarına göre aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen raporlar ile davacının gelir durumu ve yaşı nazara alındığında davacı asilin dava konusu trafik kazası nedeniyle talep edebileceği kalıcı iş göremezlik bedelinin 1.457.578,92, geçici iş göremezlik bedelinin 30.863,43 TL, tedavi gideri bedelinin 5.423,10 TL, bakıcı gideri bedelinin 6.621,75 TL olduğu, belirlenen bu maddi tazminat miktarının davacı tarafından talep edilebileceği Mahkememizce kabul edilmiştir.
-Somut olayda davacı yaya ile ..... plakalı araç arasında 07/02/2020 günü yaralamalı trafik kazasının meydana geldiği, davalı sigorta şirketinin dava konusu kazaya karışan ..... plakalı aracın ZMMS kapsamında sigortacısı olduğu, diğer davalıların da araç maliki ve kaza anında araç sürücüsü oldukları görülmektedir.
-Bu kapsamda davalı sigorta şirketinin ZMMS kapsamında kusur oranlarıyla sınırlı kalmak üzere sorumlu olduğu, diğer davalıların da araç maliki ve sürücü sıfatıyla sorumlu oldukları sabit olduğundan; sigorta şirketlerinin ZMMS Genel Şartları hükümleri gereğince poliçe limitiyle sınırlı kalmak üzere, araç malikinin ve işletenin kusuru nedeniyle haksız fiil ve Karayolları Trafik Kanunu hükümleri kapsamında işleten sıfatıyla dava konusu maddi tazminat miktarlarından sorumlu olduğu Mahkememizce kabul edilmiş, maddi tazminat taleplerinin ıslah dilekçesi kapsamında kabulüne karar verilmiştir
-Davacının manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı Kanunun 56. maddesine göre bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda zarara uğrayana hakim bir miktar manevi tazminat verir. Yine aynı Kanunun 58. maddesine göre kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir.
-Davaya konu manevi tazminat, 22.06.1966 tarih ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da açıklandığı üzere, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarar uğrayanın manevi ısdırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araçtır. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
-Somut olayda davacı tarafın manevi tazminat talebi dava konusu trafik kazası nedeniyle uğramış olduğu bedeni zarara ve sonrasında gerçekleşen ıstıraba dayanmaktadır. Alınan raporlar ve mevcut belgeler ile de sabit olduğu üzere davalı araç sürücüsünün asli kusurlu davranışlarıyla dava konusu kazanın meydana geldiği sabittir. Buna göre davaya konu olayda davalı araç sürücüsü ile araç malikinin haksız fiil hükümlerine göre davacılara karşı sorumlu olduğunun kabulü gerekmektedir.
-Mahkememizce manevi tazminatın belirlenmesinde davacı yanın maddi gücü, davalı tarafın maddi durumu, davacıların uğramış olduğu zararın niteliği ve davaya konu trafik kazasında kusur oranları göz önüne alınarak tazminat miktarının tespiti cihetine gidilmiştir. Bir tarafın zenginleştirilip diğer tarafın fakirleştirilmemesi gerektiği hususu nazara alınmış, bunun yanında manevi tazminatın caydırıcı ve cezalandırıcı boyutunun da olduğu göz önünde tutulmuş, bütün bunlar toplu halde biri diğerine üstün tutulmaksızın tüm ilkeler birlikte değerlendirilmek suretiyle manevi tazminatın hüküm kısmında belirtildiği şekilde takdir edilmesi uygun görülmüştür. Bu bağlamda davacı yanın manevi tazminat talepleri kısmen yerinde olduğundan kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafın maddi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile;
-1.457.578,92 TL kalıcı iş göremezlik, 30.863,43 TL geçici iş göremezlik, 5.423,10 TL tedavi gideri, 6.621,75 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 1.500.487,20 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden 21/12/2021 tarihinden; diğer davalılar ...... ve ..... Örme Tekstil Sanayi Ticaret Anonim Şirketi yönünden 07/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine (davalı sigorta şirketi yönünden bakiye poliçe limiti olan 410.000,00 TL ile sınırlı kalmak kaydıyla),
-Fazlaya ilişkin taleplerin reddine,
2-Davacının manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile;
-35.000,00 TL manevi tazminatın 07/02/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...... ve ..... Örme Tekstil Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
-Fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine,
3-Maddi tazminat talebi yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 102.498,28-TL karar ve ilam harcından davacı tarafında yatırılan 80,70-TL peşin harç ile 5.120,82-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 5.201,52-TL harcın mahsubu ile bakiye 97.296,76-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, (davalı sigorta şirketi yönünden 26.585,81 TL ile sınırlı kalmak kaydıyla),
4-Maddi tazminat talebi yönünden davacı tarafça peşin harç ve ıslah harcı olarak yatırılan toplam 5.201,52-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketi yönünden 1.421,29 TL ile sınırlı kalmak kaydıyla),
5-Manevi tazminat talebi yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.390,85-TL karar ve ilam harcının davalılar .... ve ..... Örme Tekstil Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'nden tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Kabul edilen maddi tazminat miktarı yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' ne göre hesap edilen 222.068,21- TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketi yönünden 60.678,94 TL ile sınırlı kalmak kaydıyla),
7-Kabul edilen manevi tazminat miktarı yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' ne göre hesap edilen 30.000,00-TL tek vekalet ücretinin davalılar ..... ve ..... Örme Tekstil Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine
8-Reddine karar verilen manevi tazminat miktarı yönünden davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' ne göre hesap edilen 15.000,00-TL tek vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar .... ve ..... Örme Tekstil Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'ne verilmesine
9-Davacı tarafından yargılama süresince sarf edilen 80,70 TL başvurma harcı, 18.000,00-TL bilirkişi ücreti, 9.375,00-TL Atk fatura bedeli, 2.527,00- TL tebligat gideri ve posta masrafı olmak üzere toplam 29.982,70-TL yargılama giderinin davanın kabul/red oranına (%99,03) göre hesaplanan 29.692,63-TL’sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
10-Davalılar tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
11-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'nun ..... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen 800,00 TL'nin davanın maddi tazminat talebi yönünden kabul red oranına (%100,00) göre hesap edilen 800,00-TL'sinin davalı ...... Sigorta Anonim Şirketi'nden tahsili ile hazineye irat kaydına,
12-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,
Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı ...... Örme vekilinin e-duuruşma ortamında yüzlerine karşı, diğer davalıların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/07/2025
Katip ......
e-imzalıdır
Hakim .....
e-imzalıdır