T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/466 Esas
KARAR NO: 2023/1112
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/05/2022
KARAR TARİHİ: 31/10/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 13/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı aleyhine başlatılan İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... Esas ve ... Esas sayılı icra takiplerine davalı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilmiş olduğunu, itiraz edilen icra takiplerinin dayanağının, İstanbul Arabulucuk Bürosu ... Başvuru, ... Arabuluculuk numaralı arabuluculuk anlaşma tutanağına ilişkin olarak davalı adına kesilen faturalara ilişkin olduğunu, dolayısıyla davalının tarafı olduğu arabuluculuk anlaşma tutanağında yer alan anlaşma şartlarına aykırı olarak icra takiplerine itiraz etmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu gibi kötü niyet barındırmakta olduğunu, icra takiplerine konu, İstanbul Arabulucuk Bürosu'nun ... Başvuru, ... Arabuluculuk numaralı arabuluculuk anlaşma tutanağının düzenlenmesine neden olay uyuşmazlığın; İhbar olunan ...'nın davalı yanında işçi olarak çalıştığı sırada yüksekten düşerek iş kazası geçirmesinden kaynaklı olarak maddi ve manevi tazminat talebi nedeniyle ihbar olunan ... tarafından davalı ... Sanayi Tic. Ltd. Şti. ve işbu dava dışı üst işveren ... Dış Tic. A.Ş. 'ye karşı başlatmış olduğu arabuluculuk sürecinde ihbar olunan ...'nın tedavi giderlerinin müvekkili tarafından karşılandığı ve davalı ... Sanayi Tic. Ltd. Şti. tarafından tedavi ve giderlerinin karşılanacağı hususunda anlaşma sağlanmış olduğunu, ihbar olunanın (başvurucu) tedavilerinin müvekkili tarafından gerçekleştirildiği ve davalı tarafından da bu giderlerin karşılanacağına dair anlaşma maddesinin; ''Başvurucu iş kazası nedeni ile gördüğü tedavi giderlerinin karşı taraf alt işveren .... San. Ve Tic. Ltd. Şti. Tarafından karşılanacağı, tedavinin ...-Sağlık Hizmetleri tarafından uygulandığı, başvurucunun iş kazası nedeni ile işbu anlaşma tarihine kadar gördüğü tedavi ve klinik giderleri için karşılık ... Sağlık Hizmetleri tarafından karşı taraf .... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne fatura düzenlediği/ düzenleyeceği, bu fatura bedellerinin başvurucu işçi ...'nın borçlu olarak sorumlu olmayacağı, tedavi giderleri ve faturalardan, işbu anlaşma tarihine kadar olanlardan karşı .... Ltd. Şti'nin sorumlu olduğu/ olacağı taraflarca beyan edilmiştir''. şeklinde olduğunu, taraflar arasında akdedilen anlaşma tutanağında davalının, ihbar olunanın geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle uygulanan tedavi giderlerinden sorumlu olduğu ve bu tedavilerin davacı müvekkili tarafından karşılandığı konusunda herhangi bir tereddüt söz konusu olmadığını, yani davalının izaha bile muhtaç olmayan işbu dava konusu borçlardan dolayı icra takiplerine itirazının hukuka aykırı ve kötü niyetli olduğunu, müvekkili tarafından ...'nın gördüğü tedavi giderlerine karşılık davalı tarafın süresinde ve detaylı şekilde bilgilendirilmiş davalı adına faturalar düzenlenmiş olduğunu, müvekkili tarafından ...'nın gördüğü tedavi giderlerine ilişkin olarak; 08.07.2021 tarihli 4.306,00 TL tutarında, 17.07.2021 tarihli 12.204,00 TL tutarında ve 08.10.2021 tarihli 20.233,80 TL tutarında üç adet faturanın davalı adına düzenlenmiş olduğunu, davalı tarafından faturalara konu alacaklar ödenmediği için icra takip yoluna başvurulmuş, hali hazırda üç adet takip dosyası ile başlatılan icra takip sürecinde davalı tarafından işbu dava konusu iki adet icra takibine itiraz edilerek takibin durdurulmuş olup bir adet icra takip dosyasının devam etmekte olduğunu, 08.07.2021 tarihli 4.306,00 TL tutarındaki alacak için alacaklısı davacı müvekkili, borçlusu davalı olan, İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takip süreci başlatılmış usulüne uygun tebliğ edilen ödeme emrine borçlu davalı tarafından itiraz edilmeyerek takibin kesinleşmiş olduğunu, 17.07.2021 tarihli 12.204,00 TL tutarındaki alacak için alacaklısı davacı müvekkili, borçlusu davalı olan, İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takip süreci başlatılmış, usulüne uygun tebliğ edilen ödeme emrine borçlu davalı tarafından haksız, hukuka aykırı ve kötü niyetli olarak itiraz edilerek takibin durdurulmuş olduğunu, 08.10.2021 tarihli 20.233,80 TL tutarındaki alacak için alacaklısı davacı müvekkili, borçlusu davalı olan, İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile icra takip süreci başlatılmış usulüne uygun tebliğ edilen ödeme emrine borçlu davalı tarafından haksız, hukuka aykırı ve kötü niyetli olarak itiraz edilerek takibin durdurulmuş olduğunu, işbu izah edilen üç adet seri numaralı icra takip dosyasının aynı tarihte(01.12.2021) açılmış olup borçlu tarafından İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına itiraz edilmeyip takibin kesinleşmesinin davalının söz konusu müvekkilinin alacağını kabul ettiğinin göstergesi olduğunu, buna rağmen dava konusu icra takiplerine itiraz edilmesinin açıkça kötü niyeti ortaya koyduğunu, belirtilen üç adet faturanın davalı ... Sanayi Tic. Ltd. Şti adına düzenlenmiş olduğunu, ihbar olunan ile davalı arasındaki anlaşma tutanağının düzenlendiği tarihten çok önce ihbar olunan ...'nın tedavisine ilişkin hizmetlerin müvekkili tarafından gerçekleştirilmiş olup işbu durumun açıkça taraflar arasındaki anlaşma tutanağında da kabul edilmiş, ayrıca müvekkili tarafından gerçekleştirilen ...'nın tedavisinin taraflar arasındaki arabuluculuk sürecinden önce sonlandırılmış olduğunu, davalı tarafın da tüm süreci bildiğini, özellikle müvekkili tarafından kesilen faturaların davalı adına olup söz konusu arabuluculuk anlaşma tutanağından önce olduğunu, yani tek başına bu durumun bile davalının söz konusu tedavi giderlerinden sorumlu olduğunun kabulünü ispatlamakta olduğunu, ihbar olunan ile davalı arasındaki anlaşmanın şartlarını incelendiğinde özellikle ''tedavinin ...-Sağlık Hizmetleri tarafından uygulandığı, başvurucunun iş kazası nedeni ile işbu anlaşma tarihine kadar gördüğü tedavi ve klinik giderleri için karşılık ... Sağlık Hizmetleri tarafından karşı taraf ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne fatura düzenlediği/ düzenleyeceği...'' hükümlerinden de anlaşıldığı üzere davalı tarafın açıkça müvekkili tarafından gerçekleştirilen tedavilerden ve anlaşma tarihinden önce kesilen 08.07.2021 tarihli ve 17.07.2021 tarihli faturalardan haberdar olduğunu, ayrıca anlaşma hükmüne bakıldığı zaman anlaşma tarihine kadar iş kazası nedeniyle görülen tedavi ve klinik giderler için fatura düzenleneceği dolayısıyla anlaşma tarihinden üç gün sonra kesilen faturaya ilişkin giderlerden de haberdar olduğu noktasında şüphe bulunmadığını, tüm bu açıklanan durumlara rağmen davalı tarafından uyuşmazlık konusu icra takiplerine itiraz edilmesinin, Açıkça Hakkın Kötüye Kullanılması yasağına, hakkaniyete aykırı olduğunu, ayrıca icra takipleri belirli olan fatura alacaklarına ilişkin olduğu için kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin ihbar olunan ... ya ilişkin tedavi hizmetleri ve faturaları vakit geçirmeksizin davalının belirtmiş olduğu mail adresine ve ayrıca müvekkilinden edinilen bilgiye göre davalının şirket yetkililerinin yönlendirdiği davalının yanında çalışanına ... uygulaması aracılığı ile düzenli şekilde bilgi verilmiş olduğunu, müvekkilinin, hasta bakımı ve sağlık hizmetleri konusunda uzun yıllara dayanan mesleki tecrübesi ve tanınırlığı ile kişilere hizmet vermekte olduğunu, müvekkilinin ihbar olunanın geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle ihtiyacı olan tedavi hizmetlerini eksiksiz olarak yerine getirerek ihbar olunanın iyileşmesini sağlamış olmasına rağmen gerek ihbar olunan gerekse ihbar olunanın işvereni davalı tarafından mağdur edilerek hakkı olan alacağına bugüne kadar kavuşamamış olduğunu, davalı yanın vakit kazanmak adına oyalama taktikleri ile davacının ciddi zararı söz konusu olduğunu, müvekkilinin alacağına kavuşmak için davalı taraf ile aralarındaki görüşmelerden sonuç alamayınca en doğal hakkı olan icra takip yoluna başvurmasına rağmen davalı tarafça hukuka, hakkaniyete aykırı ve kötü niyetli bir şekilde icra takiplerine itiraz edilmiş olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin hukuk düzeni tarafından korunmayan davalının hakkın kötüye kullanılması yasağına aykırı davranışları ile bir kez daha zarara uğratılmış olduğunu beyanla; davanın kabulüne, davalının İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... Esas ve İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... Esas dosyalarına yapmış olduğu itirazların reddi ile takiplerin devamına, davalı aleyhine takip konusu alacak miktarlarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına ayrı ayrı hükmedilmesine, yargılama gideri, vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının tüm iddialarının haksız ve kötü niyetli olup gerçek dışı olduğunu, davacı yan'ın, dava dilekçesinin ekinde dava dışı taraflar arasında yapıldığını iddia ettiği arabuluculuk anlaşma tutanağını sunmuş olduğunu, ancak arabuluculuk anlaşmalarında ve sürecinde katı bir biçimde gizlilik esas olup dava dışı anlaşma tutanağının delil olarak dosyaya ibrazının mümkün olmadığını, davacının sunmuş olduğu İst. Arab. Bürosu ... numaralı anlaşmanın hükme esas alınamayacağını, kaldı ki, işbu tutanağın dosyaya sunulmasının dahi suç oluşturmakta olduğunu, bu sebeple şikayet hakları baki kalmak kaydı ile tutanağın dosyadan çıkarılmasını talep ediyor olduklarını, tutanağı kabul anlamına gelmemek kaydı ile aksi durumun kabulü halinde dahi davacı yan'ın hizmet sunulduğunu ispat etmesi gerektiğini, davacı tarafından müvekkili şirkete sunulmuş bir hizmet söz konusu olmadığını, davacı yan'ın usulsüz ve karşılığı olmayan faturalar düzenleyerek müvekkilini kötü niyetli olarak borç altına sokmaya çalıştığını, dolayısıyla hem arabuluculuk süreç gizliliğini ihlal ederek suç işlemekte hem de müvekkiline usulsüz faturalar düzenleyerek menfaat temin etmeye çalışmakta olduğunu, bu sebeple de davacının tüm taleplerinin reddi gerektiğini, davacı tarafça açılan bu mesnetsiz davaya konu icra takiplerine sunulan faturaların 8 günlük yasal süresinde müvekkili şirkete tebliğ edilmemiş olduğunu, davacı tarafça dosyaya mail yazışmaları ve ... mesaj kayıtları sunulmuş olduğunu, ancak bu kayıtlara kesin olarak itiraz ediyor olduklarını, mail ve mesaj kayıtları olarak dosyaya ibraz edilen evrakların faturanın tebliğ edildiğine delalet etmediğini, kaldı ki, dosyaya sunulan mail kayıtlarında müvekkiline ait mail adresi bulunmadığını, mail kayıtlarının kime ait olduğu belli olmayıp ilgili kayıtların bilgisayar ortamında düzenlenmiş olması muhtemel kayıtlar olduğunu, diğer bir yandan ... kayıtları olarak dosyaya ibraz edilen kayıtlara da itiraz ediyor olduklarını, bu kayıtların da bilgisayar ortamında ortalama zekada biri tarafından oluşturulması mümkün olan kayıtlar olduğunu, mahkememize "delil" adı altında sunulan kayıtların müvekkiline atfedilebilir yanı bulunmamakla faturanın müvekkiline tebliğ edilmediğinin gün gibi ortada olduğunu, dolayısıyla müvekkili şirketin, ödeme emrinin tebliği ile haberdar olunan faturalara haklı olarak itiraz etmiş olduğunu, yasal 8 günlük sürede tebliğ edilmeyen işbu faturaların TTK anlamında da ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, faturaların usulsüz olduğunu, kabul anlamına gelmemekle beraber hizmet sunumunu içeren faturaların hizmet süresinin akabinde 7 gün içinde kesilmesi gerektiğini, bu şekilde düzenlenmeyen faturaların düzenlenmemiş sayıldığını, faturaya ve içeriğine tamamıyla itiraz ettiklerini yineleyerek, ilgili faturaların içerik itibariyle de usulsüz olduğunu, hizmet sunumuna ilişkin faturaların, sunulduğu iddia edilen hizmetin akabinde 7 gün içerisinde düzenlenmesi gerektiğini, ancak davacı tarafın bu yükümlülüğe de uymamış olduğunu, kesinlikle hizmet sunumu/alımını kabul anlamına gelmemekle beraber; davacı yan'ın dilekçesinde detaylı olarak sunulduğu iddia olunan hizmetlere ilişkin bilgiler vermiş olduğunu, bu bilgiler incelendiğinde fatura içeriğinin usulsüz düzenlendiğinin ortada olduğunu, sunulduğu iddia olunan hizmetten sonra 7 gün içinde düzenlenmesi gereken faturanın, iddia olunan hizmetin sunumundan çok sonra düzenlendiğinin ortaya çıkmakta olduğunu, davacının usulsüz fatura düzenlediğini ikrar etmekte olduğunu, davacının beyanları ile dosyaya sunmuş olduğu faturaların yok hükmünde olduğunu, fatura içeriğinin usulsüz olduğuna ve müvekkili tarafından hizmet alınmadığına ilişkin beyanlarının davacı tarafın ikrarı ile çekişmeli olmaktan çıkmış olduğunu, dolayısıyla bu hususta delil ikamesine gerek de kalmadığı gibi mezkur faturaların da davaya delil teşkil etmeyecek olduğunu, davacının da hizmet sunumunun yapıldığı zamana ilişkin ikrarı dosya kapsamında değerlendirildiğinde geçerli bir faturadan bahsedilemeyeceğinden, delil olduğu iddia edilen faturaya dayalı yapılan takibin dayanaksız kalmış olup, müvekkilinin borcu bulunmadığını, bu itibarla davacının iddialarının bu yönüyle de usulsüz olduğunu, müvekkilin usulsüz kesilen faturadan sorumluluğu bulunmadığını, kesinleşen takibin İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası olup, her ne kadar dosya kesinleşmişse de borcu kabul etmiyor olduklarını, dosyanın usulsüz olarak kesinleşmiş olduğunu, ilgili dosyada tebligatın usulsüz olup müvekkili şirket ile bağlantısı bulunmayan ... adındaki şahsa-daimi çalışan sıfatııyla- yapılmış göründüğünü, bahsi geçen şahsın müvekkilin çalışanı olmadığı gibi, müvekkilince de tanınmadığını, dolayısıyla usulsüz tebligat sebebiyle müvekkili şirketçe takipten haberdar olunmadığından şirket hesaplarının haczi ile borçtan haberdar olunmuş, ticari faaliyetlerin sekteye uğramaması açısından ilgili dosya borcunun icra dairesine ödenmiş olduğunu, işbu ödeme nedeniyle istirdat davası açma haklarının saklı olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin borcu kabulü söz konusu olmadığını, icra tehtidi altında icra dairesine yapılan ödemenin borcu kabul anlamına gelecek şekilde yorumlanamayacağını beyanla; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacının subut bulmayan yersiz ve yasal dayanaktan yoksun olan davasının reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, faturaya dayalı itirazın iptali davası olup, uyuşmazlık; davacı tarafın dava dışı ...'ya tedavi hizmeti verip vermediği, verilen hizmetten davalı tarafın sorumlu olup olmadığı, verilen hizmetin söz konusu arabuluculuk anlaşma tutanağı kapsamında verilip verilmediği, davacının davalı taraftan alacaklı olup olmadığı, alacaklı olması halinde miktarı hususlarındadır.
İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmiş olup, davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 20.233,80 TL (08.10.2021 tarihli faturaya istinaden hasta bakım hizmeti, fizik tedavi alacağı), 501,41 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 20.735,21 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı davalı takip borçlusu tarafından takibe itiraz edildiği anlaşıldı.
İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmiş olup, davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 12.204,00 TL (17.07.2021 tarihli faturaya istinaden hasta bakım hizmeti, ambulans nakil, fizik tedavi alacağı), 767,26 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 12.971,26 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı davalı takip borçlusu tarafından takibe itiraz edildiği anlaşıldı.
Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek, davacı tarafın dava dışı ...'ya tedavi hizmeti verip vermediği, verilen hizmetten davalı tarafın sorumlu olup olmadığı, verilen hizmetin söz konusu arabuluculuk anlaşma tutanağı kapsamında verilip verilmediği, davacının davalı taraftan alacaklı olup olmadığı, alacaklı olması halinde miktarı hususlarının tespiti için tarafların Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde 12/12/2022 günü saat 14:00'da Mahkememiz duruşma salonunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, SMMM bilirkişi .... 15/12/2022 tarihli raporunda özetle; taraflardan davacı tarafın duruşma salonunda yapılan incelemeye gelmiş 2021
yılı işletme defteri e-beyan sureti sunmuş, davalının ise incelemeye
gelmemiş olduğunu, evrak belge Ticari defter sunmamış olduğunu, davacının vergi dairesinden davacının Bilanço esasına tabi defter tuttuğu beyan edilmiş olmasına rağmen davacının 2021 yılı işletme defteri e-beyan sureti sunmuş olduğunu, sunulan işletme defteri e-beyan suretinin özelliği gereği her zaman kağıt çıktı alınıp sunulabilen, gerekirse istenildiği gibi değiştirilebilen nitelikte bir belge olduğunu, bu belgenin yani davacının incelemeye sunduğu işletme defteri beyan suretinin Vergi dairesinden istenmesi gerektiğini, 2021 yılı işletme defteri beyan suretinin vergi dairesinden istenilmesi ve davacının 2021 yılı Mali döneminde işletme defterine mi Bilanço esasına mı tabi olduğunun sorulması hususundaki takdirin tamamen mahkememize ait olduğunu, inceleme esnasında sunulan 10.12.2022 tarih ve 13.24 saatinde üretilmiş olan işletme defteri e-beyan suretinin tarafınca incelenmiş olduğunu, davacının incelemeye sunduğu işletme defteri e-beyan suretinin incelenmiş olduğunu, davacının işletme defterine 6-7 ve 17. satırına davalıya düzenlediği üç adet faturayı kaydettiğinin tespit edilmiş olduğunu, yapılan incelemede davacının iki adet dava konusu faturayı davalıya düzenlediğinin, işletme defterine kaydettiğinin, işletme defterinin şekli ve yapısı gereği varsa alınan ödemelerin işletme defterine kaydedilmeyeceğini, bu nedenle alınan ödeme olup olmadığının ticari defter üzerinden tespit edilememiş olduğunu, davacının alacaklı olduğunu iddia ettiği, davalının fatura bedelini kabul etmemekle birliktle ödeme yaptığına dair herhangi bir belge dosyaya sunmadığı, tüm bu anlatılanlar nedeni ile davacının davalıdan iki fatura bedeli olan 32.437,80 TL fatura tutarı kadar İşletme defteri kayıtlarına göre asıl alacaklı olduğunun tespit ve kanaatine varılmış olduğunu, takip öncesi herhangi bir temerrüt oluşmadığından, davacının takip tarihinden itibaren yasal faiz talep edebileceği kanaatine varılmış olduğunu bildirmiştir.
Davacı tarafın bağlı bulunduğu vergi dairesine müzekkere yazılarak 2021 yılı işletme defteri beyan suretinin ve BA-BS kayıtlarının istenilmesine, davalı tarafın bağlı bulunduğu vergi dairesine müzekkere yazılarak 2021 yılı BA-BS kayıtlarının istenilmesine, yazılacak müzekkerelere ikmalen cevap verildiğinde dosyanın ek rapor tanzim edilmek üzere bilirkişiye tevdiine karar verilmiş olup, kök raporu sunun bilirkişi 25/05/2023 tarihli ek raporunda özetle; işletme defterinin incelenmesinde; kök raporda davacı tarafından incelemeye sunulan işletme defterinin özelliği gereği her zaman üretilebilir ve değiştirilebilir nitelikte olduğundan vergi dairesinden davacı tarafından beyan edilen defter suretinin istenebileceğinin tarafınca belirtilmiş, mahkememizce dosyaya istenmiş olduğunu, işletme defterinin vergi dairesi müdürlüğünce gönderilmiş olduğunu, dosyada mübrez olduğunu ve incelenmiş olduğunu, davacının incelemeye sunduğu işletme defteri ile vergi dairesinden dosyaya sunulan işletme defteri suretinin aynı olduğunu, BA-BS bildirim formlarının incelenmesinde; V.U.K. 396 Sayılı tebliğine göre "bir ay içindeki, bir kişi veya kuruma katma değer vergisi hariç 5.000 TL ve üzerindeki Mal ve Hizmet Alış/Satışlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Ba/Bs) ile bildirilecektir." denilmekte olduğunu, davacının davalıya düzenlediği 3 adet fatura ile tarafların beyan etmesi gereken BA-BS tutarının 34.022,04 TL olduğunun tespit edilmiş olduğunu, davalının 2021 yılı BA-BA bildirimlerinin vergi dairesince dosyaya sunulmuş olduğunu ve incelenmiş olduğunu, davalının davacı ... 'dan 2021 yılında 3 adet belge ile 34.022,04 TL tutarında alım yaptığı hususunda BA bildiriminde bulunduğunun tespit edilmiş olduğunu, davacının BA-BS formu vergi dairesince 2022 yılına ait BA-BS bildirim formları mahkemeye gönderildiğinden davacının 2021 yılı BA-BS bildirimi yönünden herhangi bir tespit yapılamamış olduğunu, E-Arşiv faturaların GİB Portal sistemi hakkındaki yapılan açıklamaların; Mayıs 2021 yılı itibariyle tarafların düzenledikleri e-arşiv faturaların GİB e-arşiv portalı üzerinden fatura alıcısının kendisine düzenlenen e-arşiv faturalardan haberdar olabilmekte olduğunu, bu sistemin hangi tarihten itibaren işlerlik kazandığının Gelir İdaresi Başkanlığı'ndan sorulup sorulmaması hususunun mahkememiz takdirinde bulunduğunu bildirmiştir.
Dava, ilamsız icra takiplerine davalı tarafından itiraz edilmesi üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Takibe konu faturaların dava dışı ..., .... ... A.Ş. ve davalı arasında düzenlenen arabuluculuk anlaşma tutanağı kapsamında tanzim olunduğu ve bu arabuluculuk anlaşma tutanağında davacının tedavilerin uygulanmasını yapacağının kararlaştırıldığını ve belirtilen anlaşmada tedavi giderlerinin davalı tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığı görülmüştür. Davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde fatura konusu hizmetlerin sunulmadığını beyan etmiştir. Ne var ki dosya arasında yer alan taraflara ait BA-BS kayıtlarının incelenmesinde takibe konu faturaların davalı tarafın BA kayıtlarında yer aldığı görülmüştür. Tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesine karar verilmiş olup davalı taraf yapılan ihtarlı tebliğe rağmen defter ve belge ibraz etmemiştir. Davacı tarafın sunmuş olduğu işletme defterinde de takibe konu faturaların yer aldığı görülmüştür. Buna göre davacı tarafa ait işletme defterinde yer alan kayıtlar ve tarafların BA-BS kayıtları itibari ile davacı tarafın fatura konusu hizmetin davalı tarafa sunmuş olduğu kabul edileceğinden, aksinin veya borcun ödendiğinin davalı tarafça ispatlanması gerektiğinden, her ne kadar icra takiplerinde işlemiş faiz talebinin yer aldığı görülmüş ise de davalının takip öncesi temerrüde düşürüldüğü hususu dosya kapsamı ile ispatlanamadığından açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine, icra inkar tazminatı talebinin alacağın belirlenebilir olması nedeni ile kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Açılan davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;
2-Davalı tarafın İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... esas ve İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyalarında yapmış olduğu itirazın KISMEN İPTALİNE, takiplerin asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacaklara takip tarihinden itibaren avans faizi UYGULANMASINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
3-İcra inkar tazminatının kabulü ile asıl alacaklar toplamının %20'sine tekabül eden 6.487,56 TL'nin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa VERİLMESİNE,
4-Alınması gereken 2.215,83 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL peşin harç ile 600,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 680,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.535,13 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinden 1.501,34-TL'nin davalıdan 58,66-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
6-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 161,40 TL ile tamamlama harcı 600,00 TL olmak üzere toplam 761,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafça sarf edilen bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 1.318,50-TL yargılama giderinden kabul oranı (%96,24) ret oranı (%3,76) dikkate alınarak hesaplanan 1.268,92-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 1.268,67 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
10-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 31/10/2023
Katip ...
¸
Hakim ...
¸