T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/528 Esas
KARAR NO : 2025/978
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 08/06/2022
KARAR TARİHİ : 21/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, 16.12.2020 tarihinde yaya olarak yolun karşı tarafına geçmekte iken; sürücü ...’nun sevk ve idaresindeki, sigorta ettiren ... A.Ş. adına davalı şirket tarafından zorunlu mali mesuliyet poliçesi yapılmış olan ... plakalı aracın, ... cad. iki şeritli yolun sol şeridinden .... yolu istikameti yönünde ilerlerken müvekkiline çarpmış, çarpma sonucunda meydana gelen tek taraflı trafik kazası neticesinde müvekkilinin ağır şekilde yaralanmış ve hayati tehlike geçirmiş olduğunu, kazanın meydana geldiği yer itibariyle mahkememizin işbu davada yetkili olduğunu, meydana gelen kaza neticesinde müvekkilinin ciddi şekilde yaralanmış, vücudunda kırıklar ve ciddi yaralanmalar oluşmuş olduğunu, müvekkilinin ilk olarak .... Hastanesi'nde, daha sonra ... Hastanesi ve ... Hastanelesinde ameliyatlar olmuş, devamında tedavi görmüş olduğunu, (Büyükçekmece Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan raporda müvekkilinin yaralanmasının kişinin hayatını tehlikeye sokacak nitelikte olduğu ve basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olmadığının belirtilmiş olduğunu) ekte bu raporu sunuyor olduklarını, müvekkilinin, kaza sonrasında uzun süre fizik tedavisi görmek zorunda kalmış ve koluna platin takılmış olduğunu, müvekkilinin, meydana gelen kaza nedeni ile ameliyat olmuş, uzunca süre hastanede kalmış ve sonrasında uzun süreli raporlar almış ancak gerçekleştirilen ameliyat ve tedaviler sonucunda da sağlığına kavuşamamış olduğunu, öncelikle gerekli muayeneler ve tetkikler yapılarak müvekkilinin maluliyet halinin tespiti yapılması hususunda talepleri bulunduğunu, müvekkilinin yaya olması ve her türlü dikkati göstermesi sebebiyle kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını, kazanın meydana geldiği ve kazanın oluşumunda asli kusurlu olan tarafın iradesindeki ... plaka sayılı aracın, .... Poliçe no.su ile zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi gereği davalı tarafça sigortalanmış olup Kara Yolları Trafik Kanunu gereği müvekkilinin uğramış olduğu zarar ve ziyandan davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin sorumlu olduğunu, yine Türk borçlar kanununun ilgili hükümleri ve Karayolları Trafik Kanunu’nun md. 85/1 madde hükmü gereği aracın işleteni de kaza nedeniyle doğan zararlardan sorumlu olduğundan davalı ... Anonim Şirketi'ninde araç işleteni olarak zarar ve ziyandan sorumlu olduğunu, yine kaza sırasında aracı sevk ve idaresinde bulunduran asli kusurlu sürücü ...'nun da aracın sürücüsü olarak zarar ve ziyandan sorumlu olduğunu, müvekkilinin kaza tarihinde Büyükçemece Belediyesi'nde, .... San. Tic. A.Ş. unvanlı işyerinde sigortalı olarak “TEMİZLİK İŞÇİSİ” olarak çalışmakta olup; net 4.500 TL ücret, ücrete ek olarak AGİ, yol, yemek ve diğer sosyal haklar karşılığı çalışmakta olduğunu, ücretlerin tamamının banka kanalıyla ödenmekte olduğunu, müvekkilinin ailesinin geçimini sağlayan tek kişi olup 44 yaşında iken geçirmiş olduğu kaza neticesinde ameliyat olmuş, uzunca süre hastanede kalmış ve sonrasında uzun süreli raporlar almış ancak gerçekleştirilen ameliyat ve tedaviler sonucunda da sağlığına kavuşamamış olduğunu, müvekkilinin söz konusu kaza sebebiyle, yaşadığı tedavi sürecinin yıpratıcılığı, sonrasında eski sağlığına dönememiş olması ve ailesine bakan tek kişi olarak ailesinin bakımını sağlayamamış olması nedeniyle çok ciddi elem ve ızdırap yaşamış, uzun süre psikolojik tedavi görmüş, manevi olarak yıpranmış olduğunu, bu nedenle müvekkilinin acısının bir nebze olsun dindirilebilmesi için manevi tazminat talep etme gereği de hasıl olduğunu, müvekkilinin davalı sigorta şirketine kaza nedeniyle uğramış olduğu zararlarının giderilmesi için başvurmuş olup, davalı şirketçe taraflarına 28.607,28 TL ödenmiş olduğunu, söz konusu miktarın fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak, ihtirazi kayıtla kabul edilmiş olduğunu, davalı sigorta şirketi ve diğer davalılar müvekkilinin maddi ve manevi zararının tamamını karşılamadığından dolayı işbu davanın açılması gereği hasıl olduğunu, dava konusu alacak tutarları, başta belirsiz olduğundan işbu davanın belirsiz alacak davası olarak açılmış olduğunu, alacaklarının belirgin hale gelmesini müteakip gerekli artırım ve ıslah işlemlerinin taraflarınca yapılacak olduğunu beyanla; işbu davanın belirsiz alacak davası olduğu hususu göz önüne alınarak, fazlaya ilişkin hakları ve artırım hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik; gerekli muayeneler ve tetkikler yapılarak müvekkilinin maluliyet halinin tespitine, 5.000 TL Maddi Tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ( sigorta şirketi poliçe dahilindeki limitleri ile sorumlu olmak kaydı ile), 30.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılar ... Anonim Şirketi ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, (Bu kalem için davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nden bir talepleri bulunmadığını beyan etmiştir.) yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ... A.Ş. ve ... vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin zaman aşımına uğramış olduğunu, bu sebeple öncelikle zaman aşımı nedeni ile davanın reddini talep ediyor olduklarını, davacının kazanın meydana geliş şekline ilişkin olarak iddialarının mahkememize yanıltmaya yönelik olduğunu, müvekkillerinden ...'nun karakolda vermiş olduğu ifadesin de belirttiği gibi, müvekkilinin sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı araç ile .... üzerinde ışıklarda geri dönüş yaparak ikametine doğru sol şeritte 60-70 km hızla gitmekte iken .... ışıklara 100 metre kala davacının, sol taraftan yani yolun reflüj kısmından araç önüne atlamış, müvekkilininde davacıya çarpmamak adına direksiyonu sağ tarafa kırarak frene basmış ancak arada çok az mesafe kaldığından aracın sol çamurluğu ile önüne aniden ve tedbirsizce atlayan davacıya çarpmış olduğunu, kazanın oluş şeklinin içeriğinden de anlaşılacağı üzere kazanın oluşumunda asıl kusurlu olan tarafın davacının bizzat kendisi olduğunu, meydana gelen iş bu kazada davacının asli kusurlu olduğunun yetkili polis memurları tarafından kaza sonrasında olay yerinde tutulan KAZA TESPİT TUNAĞI ile de ortaya konmuş olduğunu, kaza tespit tutanağının; ".. Bu kazanın oluşumunda sürücü beyanı ile yapılan inceme araştırma neticesinde /YAYA ... K.T.K'NIN -B MADDESİNİ İHLAL ETTİĞİNDENASLİ KUSURLU OLDUĞU..." şeklinde olduğunu, dolayısı ile hem kaza tespit tutanağının içeriği hemde müvekkili ...'nun karakolda vermiş olduğu ifadesinin içeriği bir bütün olarak incelendiğinde meydana gelen kazaya ilişkin olarak müvekkillerine kusur izafe edilemeyeceğini, müvekkilleri ne yaparsa yapsın davacının kusurlu davranışı sebep olduğu ile bu kazanın önüne geçemeyeceği, bütün kusurun davacıya ait olduğu açık olup müvekkillerine yöneltilen huzurdaki davanın reddi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde temizlik işçisi olduğunu kaza sonucu uzun süre tedavi gördüğünü iddia ederek 5.000,00 TL maddi tazminat talebinde bulunmuş olduğunu, kazanın oluş tarihi dikkate alındığında, davacının maddi tazminat taleplerinin içerisine tedavi giderleri de dahil edilmişse, bu giderleri müvekkillerine yöneltmesi hukuken mümkün olmayıp Sosyal Güvenlik Kurumundan talep etmesi gerektiğini, dilekçesinde belirttiği sebeplerden ötürü kazanın vuku bulmasında müvekkillerinin hiçbir kusuru bulunmadığını, müessif kazanın davacının trafik kurallarına riayet etmemesi sebebiyle meydana gelmiş olduğunu, işbu sebeple müvekkillerinden tedavi giderleri dışında da maddi tazminat talebinde bulunulmasının hukuken mümkün olmadığını, müvekkillerinin olayda kusurlu bulunduğunu kabul anlamına hiçbir suretle gelmemek kaydı ile, bir an için maddi tazminat sorumluluğu bulunduğu kabul edilse dahi, bu durumda maddi tazminatın hesaplanması konusunda; gerek özel sigorta şirketleri gerekse SGK tarafından davacıya dava konusu kaza nedeni ile yapılan ödemelerin tespit edilmesi ve belirlenecek tazminat tutarından tenzil edilmesi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde sigorta şirketinden 28.607,28 TL para aldığını ikrar etmiş olduğunu, tazminatın hesabında davacının hastane raporları ve tedaviye ilişkin belgelerinin de dikkate alınması gerektiğini, davacının dava dilekçesinde 44 yaşında iken geçirmiş olduğu kaza nedeni ile ameliyat olduğunu, uzun sürü hastanede kaldığını ve rapor aldığını, hala sağlığına kavuşamadığını ve ailesinin bakımını sağlayamadığını çok ciddi elem ve ızdırap yaşadığını, uzun süre psikolojik tedavi gördüğünü iddia ederek 30.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuş olduğunu, manevi tazminat tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de, hakimin bu takdir hakkını kullanırken ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, TARAFLARIN KUSUR DURUMU, olay ağırlığı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması gerektiğini, manevi tazminatın bir ceza olmadığını, işbu sebeple cezalandırıcı nitelikte manevi tazminata hükmedilemeyeceğini, gerek Yargıtay İBK gerekse yukarıdaki diğer açıklamalar dikkate alındığında, davacı tarafça talep edilen toplam 30.000 TL manevi tazminatın hak ve nesafet kuralları ile bağdaşmayan bir tutar olduğunun orta olduğunu, kaldı ki dava konusu kazada müvekkillerinin kusuru dahi bulunmadığını, açıklanan sebeplerle davacı tarafın haksız ve yerinde olmayan manevi tazminat talebinin reddini talep ediyor olduklarını, dava dilekçesinde her ne kadar elmacık kemiğinde halen kırık olduğu ifade edilmişse de, bu hususu doğrulayan herhangi bir raporun taraflarına tebliğ edilmemiş olduğunu, manevi tazminata hükmedilmesi durumunda işbu hususun da mahkememizce gözetilmesini talep ediyor olduklarını, davacı ... dava dilekçesinde de belirttiği şekli ile dava konusu kaza nedeni ile Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma numaralı dosyası ile tahkikat başlatılmış olduğunu, bu dosyanın huzurda açılan iş bu tazminat davasında bekletici mesele yapılmasını talep ediyor olduklarını beyanla; soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılmasına, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; kabul anlamına gelmemek kaydı ile sigorta şirketi olarak sorumluluklarının, sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, bu nedenle öncelikle kusur oranının tam olarak belirlenmesi gerektiğini, kaza neticesinde kolluk görevlileri tarafından oluşturulan kaza tespit tutanağı ve akabinde yürütülen cezai soruşturması kapsamında tespit edilen kusur oranlarının hukuk hakimini bağlamayacağı ilkesi göz önünde bulundurularak itirazlarını kapsar biçimde kusur oranlarıınn yeniden belirlenmesi gerektiğini, nitekim sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğu iddialarını kesin suretle kabul etmiyor olduklarını, müvekkili şirket tarafından davacı tarafa sigortalı araç sahibinin kusuru oranında 28.607,28 TL ödeme yapılmış olduğunu, kaza sonrası taraflarına yapılan başvuru sonucunda uzman kişiden aktüer raporu alınarak, kusur oranları doğrultusunda ödenecek tazminatın hesaplanmış olduğunu, davacının tüm hakedişleri karşılanmış olup, müvekkili şirketin başkaca sorumluluğu bulunmadığını, mahkememiz aksi kanaatte ise davacıya SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı veya gelir bağlanıp bağlanmadığının tespiti için müzekkere yazılması gerektiğini, ayrıca davacının herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna başvurması halinde geçici veya daimi iş göremezlik ödeneği alıp almadığının da öncelikle araştırılması gerektiğini, bu nedenle, SGK’ya müzekkere yazılarak; davacıya iş göremezlik tazminatı veya maaşı başlanıp bağlanmadığının, bağlandı ise ne miktarda ödeme yapıldığının ve maaş bağlama tarihi itibariyle peşin sermaye değerinin ne olduğunun, maaş bağlanmadı ise davacının müracaatı halinde maaş almaya hak kazanıp kazanmadıklarının sorulması gerektiğini, davacının sürekli iş göremez şekilde malul kaldığı yönündeki iddialarının taraflarınca kabul edilemez olduğunu, asla davayı ve talebi kabul anlamına gelmemesi kaydıyla huzurda ki davada, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ve eki olan “TRH 2010 tablosu” ve 1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, müvekkili tarafından da işbu tekniğe uygun olarak hazırlanan raporun esas alınarak ödeme yapılmış olduğunu, davacı tarafından kaza tarihinden itibaren ticari temerrüt faiz talebinin de haksız olduğunu, davaya konu hadise haksız fiil teşkil ettiğinden davacı tarafça talep edilen faizin yasal bir dayanağı olmadığı gibi “kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi”ne ilişkin talebin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bilindiği üzere haksız fiillerden meydana gelen uyuşmazlıklarda işletilecek olan faizin borçlunun temerrüde düşürüldüğü tarihten işletildiğini, önceden temerrüde düşürülmemişse, dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, tazminat talebinin haksız fiilden kaynaklanmakta olduğunu, KTK’ nın tazminatın biçimi ile ilgili borçlar kanunun haksız fiil hükümlerine yollama yaptığı ve borçlar kanununda düzenlenen haksız fiil sorumluluğunda uygulanacak faizi sadece sorumluların ödemesi gerektiğini, bu nedenle, faiz talebinin reddini talep ediyor olduklarını beyanla; usul ve esasa ilişkin itirazlarının kabulü ile davanın reddine, yargılama giderleri ve yasal vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava konusu kazada tarafların kusur durumları, davacının, geçici veya kalıcı iş göremezlik zararının bulunup bulunmadığı, zararı bulunmakta ise miktarı, davacının dava konusu kaza nedeni ile manevi zararının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarı hususlarındadır.
Dosyanın kazanın oluşumuna ilişkin belgeleri ve ceza dosyası ile birlikte ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderilerek tarafların olay nedeniyle kusur durumlarının tespiti ile rapor tanziminin istenmesine karar verilmiş olup, ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 23/02/2023 tarih ve ... sayılı raporunda özetle; 10/12/2020 günü saat 19:30 sıralarında davalı sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile ... istikametinden ... yönüne ... caddesini takiben sol şerit üzerinde seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde aracının sol ön ve yan kısımlarıyla; seyir istikametinin solundan kaplamaya girerek karşıdan karşıya geçmeye çalışan davacı yaya ...'na çarpması neticesi dava konusu trafik kazasının meydana gelmiş olduğu, dosya içerisinde olayın oluş şeklini ve olay yeri özelliklerini anlatır trafik kazası tespit tutanağı bulunduğu, olay mahallinin meskun mahal dışı, tek yönlü yol olup devlet yolu sınıfında olduğunun, havanın bulutlu, zeminin asfalt kaplama ve yüzeyi ıslak ve nemli, vaktin gece ve aydınlatma bulunan, yatay güzergah düz ve düşey güzergah eğimsiz olduğunun, çarpma noktasının .... istikametinde sol şeritte olduğu ve çarpma noktasına 150 metre mesafede yaya geçidi bulunduğunun belirtilmiş olduğu, bilirkişi raporunda yapılan incelemede ... caddesinin yerleşim yeri içerisinde olduğu, azami hız limitinin 50 km/s olduğunun belirtilmiş olduğu, davacı yaya ...'nun 31/12/2020 tarihli ifadesinde özetle; "... İkametime gitmek üzere yola çıktım. Olayda yaralandığım için olayaın oluş anını ve zamanını tam olarak hatırlamıyprum..." şeklinde belirtmiş olduğu, davalı sürücü ...'nun 16/12/2020 tarihli ifadesinde özetle; "... Aracım ile çatalca yolu üzerinde ışıklarda geri dönüş yaparak ikametime gitmek üzere yola devam ederken iki şeritli yolda sol şeritte buluyordum. .... ışıklara yaklaşık 100 metre kala tahminen süretimde bu arada 60-70 km.idi. Bir anda yol çok karanlıktı ve ilk başta karartı şeklinde gördüğüm önümde sol tarafımdan yani yolun refüj kısmından bir şahıs aniden önüme yola atladı. Bende aramızda çok kısa. bir mesafe olduğundan şahısa çarpmamak için direksiyonumu sağ tarafa kırıp hemen frene basmama rağmen aramızda çok az mesafe kaldığından aracımın sol yan çamurluğu ile o arada önüme atlayan şahısa çarptım. Şahıs sonrada benim aracımın ön camına çarpıp yere düştü..." şeklinde belirtmiş olduğu, 30/10/2021 tarihinde Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'na sunulan ...'un bilirkişi raporunda; sürücü ...'nun 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 52/a ve 52/b maddelerini ihlal ettiğinin, yaya ...'nun aynı kanunun 68/b ve 138/b-3 maddelerini ihlal ettiğinin belirtilmiş olduğu, tüm dosya kapsamı, taraf dilekçeleri, ceza mahkemesi iddianame içeriği, davacı ve davalı ifadeleri, kaza tespit tutanağı, bilirkişi raporu ve dosya içerisindeki tüm veriler bir bütün halinde incelendiğinde kazanın yukarıda ''Olay'' kısmında açıklandığı biçimde gerçekleştiğinin anlaşılmış olduğu, mevcut bulgulara göre; davalı sürücü ...'nun, sevk ve idaresindeki otomobil ile gece vakti aydınlatma bulunan meskun mahalde seyri sırasında hızını aracının teknik özellikleri, mevcut hava, yol, zemin şartları ile mahaldeki hız limitine göre düzenlemesi ve seyrini daha dikkatli sürdürmesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği, beyanında da belirttiği üzere mahal şartlarının üzerinde bir hızla seyrettiği sırada seyir istikametinin solundan refüj üzerinden kaplamaya girerek karşıdan karşıya geçmek isteyen davacı yayaya çarptığı olayda kusurlu olduğu, davacı yaya ....'nun, yaya girişlerinin beton bariyerle engellendiği yola girmemesi gerektiği, karşıdan karşıya geçiş yaptığı olay mahallinde taşıt yoluna girmeden önce yolu yeterince kontrol etmesi, gelen araçların seyir durumlarını dikkate alması, ilk geçiş hakkını taşıt yolu üzerinde seyir halinde olan araçlara vermesi gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği, kendi can güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde refüjdeki beton bariyer üzerinden kaplamaya girerek geçişini sürdürdüğü sırada sol şerit üzerinden gelen ve ilk geçiş hakkına sahip davalı sürücü idaresindeki aracın kendisine çarptığı olayda kusurlu olduğu SONUÇ OLARAK: dava konusu olayda; davalı sürücü ...'nun %15 (yüzde on beş) oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ...'nun %85 (yüzde seksen beş) oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir.
Sağlık kuruluşlarına yazılan müzekkerelere ikmalen cevap verildiğinde davacının ATK ... İhtisas Kurulu’na sevki ile dava konusu olay nedeniyle geçici ve sürekli işgörmezlik durumunun tespiti ile rapor tanziminin istenmesine karar verilmiş olup, ATK .... İhtisas Kurulu 27/11/2024-... Karar ve ... A.T.Nolu raporda özetle; ... Hastanesi’nin 16.12.2020 giriş, 22.12.2020 çıkış tarihli epikrizinde; araç dışı trafik kazası sonrası getirildiği, şuur bulanıklığı ve ajitosyonu olduğu, bilinç açık olduğu, oryantasyon ve kooperasyon tam kurulamadığı, ajite, ta: 100/60 mmhg, nb:92/dk, sp02:98 ölçüldüğü, IR +/+, pupiller izokorik, sağ göz lateralde frontotemporal bölgede 2 adet 3’er cm, 1 adet 5 cm’lik, vertikal uzanımlı cilt kesileri mevcut olduğu, sağ klavikula proksimalde ödem ve hassasiyet (+), solunum sesleri bilateral eşit olduğu, batın rahat, sag dirsekte ödem ve deformite mevcut olduğu, sağ diz anteromedial ve lateralde dermabrazyon mevcut olduğu, çekilen BT de humerus distal metafizi ve medial epikondilde parçalı deplase fraktür imajları tespit edildiği, kontrastsız kranial BT de sağ frontal skaplte cilt altında hematom, nazal kemik sol yarımında şüpheli fraktür imajları, sağda verteks düzeyinde anteriomedialde milimetrik boyutta hemoraji plakları, torakal BT de arkus aorta ve LAD trasesi distalde milimetrik cidar kalsifikasyonu, bilateral pnömotoraks, sağda minimal hemorajik vasıfta plevral effüzyon, sağ akciğer üst lobda buzlu cam dansiteleri izlendiği, bilinci konfü olan hastanın yoğun bakımlarında takip edildiği, takip BT’lerinde beyinde SAK izlendiği, bilinç durumunda düzelme gözlenmeyen hastanın sağ klavikula proksimal kırığı ve sağ humerus suprakondüler kırık tanıları ile dış merkeze sevk edildiği, ... Hastanesi’nin 22.12.2020 giriş ve çıkış tarihli epikrizinde; trafik kazası sonrası sağ klavikula ve sağ humerus distal fraktürü, sağ 5. ve 6. Kot fraktürleri, beyin SAK tanıları ile getirilen kişinin beyin BT de her iki frontal lobda 8 mm çaplı ve çevresinde vazojenik ödem bulunan hemorajik odaklar izlendiği, hastanelerinde beyin cerrahı olmadığı için beyin cerrahisi bulunan bir merkeze sevk edildiği, ... Hastanesi’nin 22.12.2020 giriş, 18.08.2021 çıkış tarihli epikrizinde; Dış merkezden ortopedi bakımı açısından sevk edilen kişinin bilinç bulanıklığı olması nedeniyle beyin cerrahiden görüş istendiği, yapılan muayenesinde genel durumu orta, bilinci açık, semikoopere olduğu, pupiller izokorik, IR +/+; GKS: 15, S1 (+), S2 (+), KTA: 110 /dk, TA: 130/70 mmHg, SPO2:98 olduğu, solunum seslerinin azaldığı, batın rahat olduğu, rebound - defans olmadığı, çekilen Kranial BT’de frontalde kontüzyon ve kanama alanlarında artış saptandığı, kontrol BT’lerinde sol frontal kontüzyonun belirgin düzeldiğinin görüldüğü, beyin cerrahisi açısından müdahale gerektirecek durum saptanmadığı, sağ humerus distal kırığının dış merkezde atele alınmış olduğu, 29.12.2020 tarihinde ortopedi tarafından opere edildiği, post op komplikasyon gözlemeyen kişinin taburcu edildiği, ... Hastanesi’nin 06.06.2024 tarihli Sağlık Kurulu raporunda; Ortopedi ve Travmatoloji: Sağ omuz ve dirsek kırığı tanısı ile opere, Sol – Sağ F:110/150 - 110/160, E: 35/35 – 30/35, ABD: 90/110 – 90/110, ADD: Tam – Tam, İR: 50/70 – 25/50, ER:60/70 – 50/70, Dirsek:F: 120/125 – 85/95 (35 derece fleksiyon kaybı), E: Tam – 0/(-35°, Sağ dirsek fleksiyon postrüründe olduğu), SÜP: 40/50 – 10/30, PRO: 40/50 – 40/50, El Bileği: F: 50/60 – 40/50, E:50/60 – 40/55, RD: 15/25 – 20/30, UD:10/25 - 10/20 derece ölçüldüğü, Genel Cerrahı: Patoloji saptanmadı, İç Hastalıkları: Daha önceden dahili hastalık öyküsü yoktur, Göz Hastalıkları: Vizyon tsh 1.0/1.0 BİO: Sağ Sol Doğal, F: sağ sol OD maküla doğal, Göğüs Hastalıkları: Astım KOAH öyküsü yok, 3 yıl önce ADTK geçirmiş, akciğer operasyonu hikayesi yok, göğüs tüpü hikayesi yok FM doğal, SATO2:99, AC grafisi: Normal, SFT: Normal (FVC:%99, FEV1:%94, FEV1/FVC: %99), Fiziksel Tıp Ve Rehabilitasyon: 2020 yılında araç dışı trafik kazası sonucu sağ dirsek kırığı nedeniyle opere olmuş. Nöroloji: 2020 yılında araç dışı trafik kazasından sonra ayda 3-5 kez tekrarlayan JTK nöbetleri başlamış. Leptica 500mg 2x1 kullanıyor. Haftada 1 nöbet öyküsü var. İlaç düzenlenmesi için kontrol önerildi. Nöbetlerinde farkındalığı kayboluyor, düşüyor, tüm vücudunda kasılması oluyor. 2-3 dakika sürüyor. Sağ dirsek kırığı nedeniyle opere olmuş. EEG: Bu bulgular; normal bir EEG'nin varlığını göstermektedir. MR: Derin ve subkortikal ak maddede milimetrik ve subsantimetrik boyutlu birkaç adet sekel gliotik T2A hiperintens odaklar izlenmiştir. Her iki periventriküler ak maddede frontal ve okspital hornlarda daha belirgin gliotik T2 ağırlıklı ve FLAIR görüntülerde sinyal artışı izlendi. Kan İlaç Düzeyi: 0.7. bazı günlük aktiviteleri etkileyen sık nöbet tedavi düzenlenmesi önerildi. 1 yıl süreli verilmesi sonrasında tekrar değerlendirilmesi uygundur. Ruh Sağlığı Ve Hastalıkları: kişinin halihazırda e-nabızda psikiyatrik takibi bulunmamaktadır. 1 kez 2022 yılında olanzapin 15mg/gün, vortioksetin 10mg/gün reçetesi mevcut onun dışında tedavi geçmişi yok. Düzenli psikiyatri takip ve tedavi önerildi. KBB: Normal, dosyaya ekli grafilerin Kurullarının radyoloji uzmanlarınca yapılan incelemesinde,16.12.2020 tarihli BBT, dirsek BT incelemelerinde sağ humerus medial epikondil, interkondiler, medial suprakondiler parçalı kırık, BBT ‘nin tek imaj olup değerlendirmeye uygun olmadığı, 17.12.2020 ve 22.12.2020 tarihli Toraks BT de sağ klavikula medialde seplase kırık, sağ 1,4 -5, sol kotlarda kırık, 22.12.2020 tarihli BBT, Servikal BT’ de Bilateral parenkimal, sağ parietalde parankimal kontüzyon, bilateral frontoparietal subdural effüzyon, nazal kemikte daha ziyade eski kırık ile uyumlu görünüm izlendiği SONUÇ OLARAK: ...'nun 16.12.2020 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre; Sinir Sistemi, Epilepsi -3a:%20, kas İskelet Sistemi, Üst Ekstremite Şekil 2.6 %2, %KE:%1, Şekil 2.7 %KUD%2, Şekil 2.8 %KF:%26, Şekil 2.9 %KS:%2, Şekil 2.10 %KF: %2, Şekil 2.12 %KİR: %2, Tablo 2.3:%20, Baltazard Formülü (%20 + %20)= %36 olduğuna göre; davacı ....'nun tüm vücut engellilik oranının %36 (yüzdeotuzaltı) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 12 (oniki) aya kadar uzayabileceği, davacının başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 3 (üç) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği bildirilmiştir.
Dosya üzerinden GÜNSÜZ bilirkişi incelemesi yapılarak dosyanın aktüerya bilirkişisi ...'a tevdine karar verilmiş olup, Tazminat Hesap Uzmanı bilirkişi ... 17/03/2025 tarihli raporunda özetle; 20.07.1976 doğumlu olan davacı ...'nun 16.12.2020 kaza tarihi itibarı ile (44) yıl (4) ay (26) günlük
olup, (44) yaşında kabul edilerek TRH-2010 Erkek yaşam tablosuna göre muhtemel bakiye ömrünün (31) yıl ve (75)
yaşına kadar yaşayacak olduğunu, buna göre; davacının (44-60) yaşları arasında zarar gördüğü bakiye aktif dönemi (16)
yıl ve (60-75) arasında zarar gördüğü bakiye pasif dönemi (15) yıl olduğunu, davacının kaza tarihinde hizmet akdi ile işçi olarak çalıştığının dosyadaki ücret bordrosu ve SGK Hizmet Cetvelinden
görülmüş olduğunu, davacıya ait SGK Hizmet Cetvelinden 2020/Aralıkta 12 günlük brüt ücretinin 2.204,89 TL olduğunun görülmüş olduğunu, buna göre 2020/Aralıkta aylık brüt ücret 30 x (2.204,89 TL/12) = 5.512,20 TL tespit edilmiş olduğunu, brüt ücretten %15
(826,83 TL) SGK primi; kalanından %15-%27 (887,55 TL) gelir vergisi; %o759 (41,84 TL) damga vergisi tenzil
edilip, AGİ (220,73 TL) ilave edilerek davacının kaza tarihi olan 2020/Aralıktaki net ücretinin 3.976,71 TL tespit
edilmiş olduğunu, davacının [2021-2025] yıllarındaki ücretleri bilinmediğinden bizzarur 2020/Aralık 3.976,71 TL aylık ortalama
net ücret ile aynı dönemdeki 2.103,98 TL tutarındaki net asgari ücret kıyaslanacak (3.976,71 TL /2.103,98 TL) =
(1,89 katı) kıyaslama oranı davacının [2021-2025] yıllarındaki ücretinin tespitinde kullanılacak olduğunu, davacının 16.12.2020 – 16.12.2025 arasındaki net ücretleri asgari ücret ile kıyaslanarak 16.12.2020 01.01.2021 2.103,98 TL X 1,89 = 3.976,71 TL, 01.01.2021 01.01.2022 2.557,59 TL X 1,89 = 4.834,07 TL,
01.01.2022 01.07.2022 4.253,40 TL X 1,89 = 8.039,31 TL, 01.07.2022 01.01.2023 5.500,35 TL X 1,89 = 10.396,15 TL, 01.01.2023 01.07.2023 8.506,80 TL X 1,89 = 16.078,61 TL, 01.07.2023 01.01.2024 11.402,32 TL X 1,89 = 21.551,40 TL, 01.01.2024 01.01.2025 17.002,12 TL X 1,89 = 32.135,52 TL, 01.01.2025 16.12.2025 22.104,67 TL X 1,89 = 41.779,80 TL
şeklinde bulunmuş olduğunu,
16.12.2020-16.12.2021 arasındaki (12) aylık geçici iş göremezlik döneminde kazançları (12) aylık işlemiş aktif devredeki net kazançlar 12 AY = 57.605,88 TL
olduğunu,
16.12.2021 – 16.12.2025 arasındaki (4) yıllık işlemiş aktif devrede net kazançları, (4) yıllık işlemiş aktif devre net kazançları toplamı 56 ay = 1.206.012,17 TL
olduğunu, 16.12.2025-den itibaren işleyecek dönem sonuna kadar Yargıtay 4., 9., 10., 17. ve 21. Hukuk Dairelerinin bu
konudaki Yerleşmiş içtihatlarında belirtilen hususlar da nazara alınarak ortalama yıllık kazanç esasına göre değil,
her yıl için ayrı-ayrı %10 Artış ve yine her yıl için ayrı ayrı %10 iskontolama esasına göre değerlendirme ve
hesaplama yapılacak olduğunu, kazalının işleyecek aktif dönem hesabına esas net aylık ücreti 41.779,80 TL ve pasif dönem hesabına esas net
aylık ücreti 22.104,67 TL olduğuna göre;
işleyecek aktif devre başında yıllık net kazanç = 41.779,80 TL x 12 Ay = 501.357,60 TL, işleyecek pasif devre başında yıllık net kazanç = 22.104,67 TL x 12 Ay = 265.256,04 TL olduğunu, (11) yıllık işleyecek aktif devre kazançlarının peşin değeri = 5.514.933,60 TL, (15) yıllık işleyecek pasif devre kazançlarının peşin değeri = 3.978.840,60 TL
olduğunu, davacının geçici iş göremezlik maddi zararı = 57.605,88 TL, davacının sürekli iş göremezlik maddi zararları toplamı = 3.851.923,09 TL
olduğunu, Yargıtay .... Hukuk Dairesi 08.03.2011 tarih ve ... Esas, .. K. sayılı kararında ve diğer bu
konudaki yerleşmiş içtihatlarında, bakıcı gideri brüt asgari ücretlere göre belirlenmesi gerektiği belirtildiğinden;
davacının bakıcı giderleri brüt yasal asgari ücretlere göre, bakıcı gideri nedeniyle maddi tazminatı hesaplanacak olduğunu, davacının (3) aylık bakıcı gideri toplamı 3 Ay = 10.434,29 TL
olduğunu, olayın meydana gelmesinde davacı %85 oranında kusurlu ve davalı %15 oranında kusurlu olduğundan davalının
%15 kusuruna isabet eden maddi zarar tutarı davacı yararına maddi tazminat olarak nazara alınacak olduğunu, SGK Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün Sayın Mahkemenin müzekkeresine verdiği cevap eklerinden
davacıya yapılan iş göremezlik ödemeleri olduğu görülmüş olduğunu, davacıya yapılan geçici iş göremezlik ödemesinin
davalının %15 kusuruna isabet eden tutarı hesaplanan geçici iş göremezlik maddi zararından tenzil edilecek olduğunu, bununla birlikte somut olayın iş kazası olmaması hasebiyle davacıya SGK tarafından sürekli iş göremezlik geliri
bağlanabilmesi mümkün olmadığı kanaatine varılmış olduğunu, davacıya SGK tarafından yapılan geçici iş göremezlik
ödemelerinin 22.12.2021 03.02.2021 3.501,61 TL, 04.02.2021 05.03.2021 2.693,55 TL, 25.03.2021 21.04.2021 2.572,35 TL, 21.06.2021 20.07.2021 2.752,82 TL, 27.07.2021 25.08.2021 2.628,50 TL, 26.08.2021 04.09.2021 961,65 TL, 06.09.2021 05.10.2021 2.703,26 TL, 06.10.2021 04.11.2021 2.842,56 TL, 03.12.2021 07.12.2021 441,62 TL, 08.12.2021 10.12.2021 147,21 TL Toplam 21.245,13 TL
olduğunu, tarafların ikrar ve beyanlarından davacıya dava öncesinde 28.607,28 TL sürekli iş göremezlik maddi zarar
ödemesi yapıldığı hususunda bir uyuşmazlık bulunmadığının anlaşılmakta olduğunu, dava dosyasında ödeme makbuzu
mevcut olmadığı gibi tarafların ödeme tarihine ilişkin bir beyanı da bulunmadığını, yapılan ödemenin ödeme
tarihinden işbu rapor tarihine kadar güncellenerek hesaplanan sürekli iş göremezlik maddi zarar tutarından tenzili
gerekmekte ise de ödeme tarihi bilinmediğinden bizzarur güncellenmeden sadece ana para tenzili yapılacak olduğunu, davacının nihai ve gerçek geçici iş göremezlik maddi zararı = 5.454,11 TL, davacının nihai ve gerçek sürekli iş göremezlik maddi zararı = 549.181,18 TL ve davacının nihai ve gerçek bakıcı gideri maddi zararı = 1.565,14 TL
olduğunu, ... plakalı aracın kaza tarihinde geçerli ZMSS poliçesi ile davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığı
hususunda bir uyuşmazlık bulunmadığını, kaza tarihi itibarı ile Hazine Müsteşarlığınca belirlenmiş olan ZMSS poliçe limitleri şahıs başına ölüm ve sakatlık yönünden 410.000,00 TL; tedavi gideri yönünden 410.000,00 TL olduğunu, davacıya yapılan 28.607,28 TL ödeme neticesinde sakatlık bakiye teminat limiti 381.392,72 TL olduğunu, davacının geçici iş göremezlik maddi zararı 5.454,11 TL ve bakıcı gideri maddi zararı 1.565,14 TL olmak üzere
tedavi gideri teminatı kapsamında değerlendirilen maddi zararları toplamı 7.019,25 TL olup, 410.000,00 TL
tutarındaki tedavi gideri teminat limitinin altında kalmakta olduğunu, davacının sürekli iş göremezlik maddi zararı 549.181,18 TL olup, 381.392,72 TL tutarındaki sakatlık bakiye teminat limitini aşmakta olduğunu, bu durumda; davacının sürekli iş göremezlik maddi zararı için 381.392,72 TL sakatlık
bakiye teminat limiti kadar davalının sorumluluğuna gidilebileceği kanaatine varılmış olduğunu, dosyadaki belgelerden dava öncesinde davalı sigorta şirketine başvuru yapılmış olduğu anlaşılmakla birlikte;
ihtarnamenin hangi tarihte tebliğ edildiğine dair belge görülememiş olduğunu, bu durumda kısmi ödeme tarihinin davalı
sigorta şirketi yönünden temerrüt başlangıcını teşkil edeceği kanaatine varılmış olduğunu, davalı sürücü ve işleten
yönünden ise temerrüt başlangıcı haksız fiilin başlangıcı olan 16.12.2020 kaza tarihi olduğunu, sigortalı aracın tescil belgesinde kullanım amacının hususi olduğunun belirtilmiş olması hasebiyle faiz nev’inin
yasal faiz olduğu kanaatine varılmış olduğunu SONUÇ OLARAK: tarafların ikrar ve beyanlarından davacıya dava öncesinde 28.607,28 TL sürekli iş göremezlik maddi zarar
ödemesi yapıldığı hususunda bir uyuşmazlık bulunmadığının anlaşıldığını, ancak; dosyada ödeme makbuzu
ve/veya ibranamenin mevcut olmadığını, ödeme tarihinin bilinemediğini, bu nedenle yapılan ödemenin
tenzilinin güncellenmeden yapıldığını, ibranamenin olmaması hasebiyle bu aşamada ödeme yeterliliği
incelemesine yer olmadığını, davacının müşterek ve müteselsilen talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 5.454,11 TL
olduğunu, davacının müşterek ve müteselsilen talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 549.181,18
TL olduğunu, ancak davacının sürekli iş göremezlik maddi zararı yönünden 381.392,72 TL sakatlık bakiye
teminat limiti kadar davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilebileceğini, davacının müşterek ve müteselsilen talep edebileceği bakıcı gideri maddi zararının 1.565,14 TL olduğunu, temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden kısmi ödeme tarihi, davalı sürücü ve işleten
yönünden 16.12.2020 kaza tarihi ve faiz nev’inin yasal faiz olduğunu bildirmiştir.
Dosyanın daha önce rapor veren aktüerya bilirkişisine tevdi edilerek tarafların hukuki nitelikte olmayan itirazlarının değerlendirilerek ve ödeme iddiaları yönünden değerlendirme yapılarak ek rapor düzenlenmesinin istenmesine karar verilmiş olup, kök rapor sunan bilirkişi 11/06/2025 tarihli ek raporunda özetle; davalı ... Sigorta A.Ş. vekilince sunulan itiraz dilekçesinde özetle; ödeme tarihindeki verilere göre inceleme
yapılarak ödemenin yeterli olup olmadığı yönünde tespit yapılmadığı belirtilerek itiraz edilmekte olduğunu, kök raporda da belirtildiği gibi kök rapor düzenlenmeden önce yapılmış olan ödemeye ilişkin makbuz ibraz
edilmemiş olduğunu, makbuz ibraz edilmediğinden ödeme tarihinin tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, bu
nedenle yapılan ödeme güncellenmeden hesaplanan maddi zarar tutarından tenzil edilebilmiş olduğunu, bununla birlikte;
ödemenin yeterli olup olmadığının tespitinin ödeme tarihi bilinmeden mümkün olmadığını, ayrıca; hem İstanbul BAM ...
HD.’nin ... E. ... K. 24/06/2024 T. sayılı kararı hem de ödeme tarihinin bilinmiyor olması
hususları birlikte değerlendirilerek ödeme yeterliliği incelemesi yapılamamış olduğunu, dosya ek rapor düzenlemek üzere tevdii edilmekle yapılan yeniden incelemede davacının dava aşamasında ve
20.07.2024 tarihinde vefat ettiğinin görülmüş olduğunu, bu durumda müteveffa davacının maddi zararının 20.07.2024
tarihine kadar ve işlemiş (bilinen) dönem ile sınırlı olarak hesaplanması gerekeceğinden herhangi bir hesap
yöntemi seçimine de lüzum bulunmadığını, 20.07.1976 doğumlu olan müteveffa davacı ....'nun 16.12.2020 kaza tarihi itibarı ile (44) yıl (4) ay
(26) günlük olup, (44) yaşında kabul edilerek TRH-2010 Erkek yaşam tablosuna göre muhtemel bakiye ömrü (31)
yıl ise de; davacının dava aşamasında ve 20.07.2024 tarihinde vefat ettiği fiili gerçeği mevcut olduğunu, hal böyle
olunca; davacının zarar gördüğü bakiye ömrünün 16.12.2020 kaza tarihi ile 20.07.2024 vefat tarihi arasında
geçen (3,6) yıl olduğu fiili gerçeğine göre hesaplama yapılacak olduğunu, buna göre kaza tarihinde (44) yaşında olan
müteveffa davacının aktif döneminin (3,6) yıl olduğunu, davacının kaza tarihinde hizmet akdi ile işçi olarak çalıştığının dosyadaki ücret bordrolsu ve SGK Hizmet Cetvelinden
görülmüş olduğunu, davacıya ait SGK Hizmet Cetvelinden 2020/Aralıkta 12 günlük brüt ücretinin 2.204,89 TL olduğunun görülmüş olduğunu, buna göre 2020/Aralıkta aylık brüt ücret 30 x (2.204,89 TL/12) = 5.512,20 TL tespit edilmiş olduğunu, brüt ücretten %15
(826,83 TL) SGK primi; kalanından %15-%27 (887,55 TL) gelir vergisi; %o759 (41,84 TL) damga vergisi tenzil
edilip, AGİ (220,73 TL) ilave edilerek davacının kaza tarihi olan 2020/Aralıktaki net ücreti 3.976,71 TL tespit
edilmiş olduğunu, davacının [2021-2025] yıllarındaki ücretleri bilinmediğinden bizzarur 2020/Aralık 3.976,71 TL aylık ortalama net ücret ile aynı dönemdeki 2.103,98 TL tutarındaki net asgari ücret kıyaslanacak (3.976,71 TL/2.103,98 TL) =
(1,89 katı) kıyaslama oranı davacının [2021-2025] yıllarındaki ücretinin tespitinde kullanılacak olduğunu, davacının 16.12.2020 – 16.12.2025 arasındaki net ücretleri asgari ücret ile kıyaslanarak 16.12.2020 01.01.2021 2.103,98 TL X 1,89 = 3.976,71 TL, 01.01.2021 01.01.2022 2.557,59 TL X 1,89 = 4.834,07 TL, 01.01.2022 01.07.2022 4.253,40 TL X 1,89 = 8.039,31 TL, 01.07.2022 01.01.2023 5.500,35 TL X 1,89 = 10.396,15 TL, 01.01.2023 01.07.2023 8.506,80 TL X 1,89 = 16.078,61 TL, 01.07.2023 01.01.2024 11.402,32 TL X 1,89 = 21.551,40 TL, 01.01.2024 01.01.2025 17.002,12 TL X 1,89 = 32.135,52 TL, 01.01.2025 16.12.2025 22.104,67 TL X 1,89 = 41.779,80 TL
olarak tespit edilmiş olduğunu, 16.12.2020-16.12.2021 arasındaki (12) ay = (1) yıllık geçici iş göremezlik döneminde kazançları (1) yıllık işlemiş aktif devredeki net kazançlar 12 AY = 57.605,88 TL
olduğunu, 16.12.2021 – 20.07.2024 arasındaki (2,6) yıllık işlemiş aktif devrede net kazançları (2,6) yıllık işlemiş aktif devre net kazançları toplamı 31,14 ay = 553.008,75 TL
olduğunu, davacı dava aşamasında ve işlemiş dönem içerisinde vefat ettiğinden işlemiş (bilinen) dönemle sınırlı olarak maddi
zarar hesabı yapılması gerekecek olup, işleyecek aktif ve pasif dönem kazanç tespitine yer olmadığı kanaatine varılmış olduğunu, davacının geçici iş göremezlik maddi zararı = 57.605,88 TL, davacının sürekli iş göremezlik maddi zararları toplamı = 199.083,15 TL
olduğunu, davacının (3) aylık bakıcı gideri toplamı 3 Ay = 10.434,29 TL olduğunu, olayın meydana gelmesinde davacı %85 oranında kusurlu ve davalı %15 oranında kusurlu olduğundan davalının
%15 kusuruna isabet eden maddi zarar tutarı davacı yararına maddi tazminat olarak nazara alınacak olduğunu, SGK Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün mahkememizin müzekkeresine verdiği cevap eklerinden
davacıya yapılan iş göremezlik ödemeleri olduğunun görülmüş olduğunu, davacıya yapılan geçici iş göremezlik ödemesinin
davalının %15 kusuruna isabet eden tutarı hesaplanan geçici iş göremezlik maddi zararından tenzil edilecek olduğunu, bununla birlikte somut olayın iş kazası olmaması hasebiyle davacıya SGK tarafından sürekli iş göremezlik geliri
bağlanabilmesi mümkün olmadığı kanaatine varılmış olduğunu, davacıya SGK tarafından yapılan geçici iş göremezlik
ödemelerinin toplam
21.245,13 TL
olduğunu, dosyadaki ödeme makbuzundan dava öncesinde 05.01.2022 tarihinde davacıya 28.607,28 TL sürekli iş
göremezlik maddi zarar ödemesi yapıldığının anlaşılmakta olduğunu, (Davalı sigorta şirketinin cevap dilekçesi ile bilirkişi
raporuna itiraz dilekçelerindeki tedavi gideri ve geçici iş göremezlik maddi zararlarının teminat dışı olduğu iddiaları
birlikte değerlendirilerek yapılan ödemenin sürekli iş göremezlik maddi zararına ilişkin olduğunun kabulü
gerektiğini) Yargıtay ... HD 24/11/2021 T., ... E., ... K. sayılı emsal kararı nazara alınarak davacıya yapılan
ödemenin; ödeme tarihinden işbu rapor tarihine kadar güncellenerek hesaplanan sürekli iş göremezlik maddi zarar tutarından tenzili gerekeceğini, işlemiş faiz toplamı = 13.247,13 TL, yapılan ödemenin güncellenmiş tutarı = 41.854,41 TL olduğunu, davacının nihai ve gerçek geçici iş göremezlik maddi zararı = 5.454,11 TL, davacının nihai ve gerçek sürekli iş göremezlik maddi zararı = KALMAMIŞ, Davacının nihai ve gerçek bakıcı gideri maddi zararı = 1.565,14 TL olduğunu, ... plakalı aracın kaza tarihinde geçerli ZMSS poliçesi ile davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığı
hususunda bir uyuşmazlık bulunmadığını, kaza tarihi itibarı ile Hazine Müsteşarlığınca belirlenmiş olan ZMSS poliçe limitleri şahıs başına ölüm ve sakatlık yönünden 410.000,00 TL; tedavi gideri yönünden 410.000,00 TL olduğunu, davacıya yapılan 28.607,28 TL ödeme neticesinde sakatlık bakiye teminat limiti 381.392,72 TL olduğunu, müteveffa davacının geçici iş göremezlik maddi zararı 5.454,11 TL ve bakıcı gideri maddi zararı 1.565,14 TL
olmak üzere tedavi gideri teminatı kapsamında değerlendirilen maddi zararları toplamı 7.019,25 TL olup,
410.000,00 TL tutarındaki tedavi giderinin teminat limitinin altında kalmakta olduğunu, yapılan ödeme neticesinde müteveffa davacının sürekli iş göremezlik maddi zararı kalmadığından müteveffa
davacının sürekli iş göremezlik maddi zararı yönünden davalıların sorumluluğuna gidilemeyeceği kanaatine
varılmış olduğunu,
dosyadaki belgelerden dava öncesinde davalı sigorta şirketine başvuru yapılmış olduğu anlaşılmakla birlikte; ihtarnamenin hangi tarihte tebliğ edildiğine dair belge görülememiş olduğunu, bu durumda 05.01.2022 kısmi ödeme
tarihinin davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt başlangıcını teşkil edeceği kanaatine varılmış olduğunu, davalı sürücü ve
işleten yönünden ise temerrüt başlangıcı haksız fiilin başlangıcı olan 16.12.2020 kaza tarihi olduğunu, sigortalı aracın tescil belgesinde kullanım amacının hususi olduğunun belirtilmiş olması hasebiyle faiz nev’inin
yasal faiz olduğunu SONUÇ OLARAK: davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 5.454,11 TL olduğunu, davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının kalmadığını, davacının talep edebileceği bakıcı gideri maddi zararının 1.565,14 TL olduğunu, temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 05.01.2022 kısmi ödeme tarihi, davalı sürücü ve
işleten yönünden 16.12.2020 kaza tarihi ve faiz nev’inin yasal faiz olduğunu bildirmiştir.
Davacı vekili 11/07/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile; fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak; davalı ... A.Ş. ve ... yönünden; sürekli iş görmezlik tazminatından------------3.950 TL lik taleplerini---------------------3.950,00 TL'ye, geçici iş görmezlik tazminatından-------------1.000 TL lik taleplerini---------------------5.454,11 TL'ye, tedavi giderleri alacağından-----------------------50 TL lik taleplerini----------------------1.565,14 TL'ye, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden; sürekli iş görmezlik tazminatından------------3.950 TL lik taleplerini---------------------3.950,00 TL'ye, geçici iş görmezlik tazminatından-------------1.000 TL lik taleplerini---------------------5.454,11 TL'ye, tedavi giderleri alacağından-----------------------50 TL lik taleplerini----------------------50 TL'ye ıslah ediyor olduklarını, ıslah ettikleri alacak miktarları üzerinden fazlaya dair haklarını saklı tutulmak suretiyle kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
6098 Sayılı Türk Borçlar kanunun 49. Maddesi uyarınca kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Buna göre bir kişi kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle (kasten, ihmal ederek, tedbirsiz davranarak) bir başkasını zarara uğratırsa zarar tazmini ile yükümlüdür. Zararın türü maddi ve manevi olabilir.
6098 Sayılı Yeni Türk Borçlar Kanununun 54. maddesi ise bedensel zararların kapsamını şu şekilde tayin etmiştir.
“Bedensel zararlar özellikle şunlardır:
1. Tedavi giderleri.
2. Kazanç kaybı.
3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.
4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar."
Yukarıdaki yasa maddelerinden de görüleceği üzere; trafik kazası sonucu şayet ölüm meydana gelmişse defin ve cenaze masrafları ile vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının talep edebileceği destek yoksun kalma tazminatı talep edilebilecek zarar kalemlerini oluşturur. Trafik kazası sonucu yaralanma halinde ise tedavi giderleri, tedavi sırasında çalışılamayan günlere ilişkin zararlar, kalıcı bir maluliyet varsa, kalıcı maluliyetin getirdiği maddi gelir kaybı en önemli maddi tazminat kalemleridir. Ölümü halinde ise defin cenaze masrafları ve vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının zarar talep edebilecek tazminat kalemleridir. Trafik kazasında mağdur olan kişinin kaza sırasında araç kullanıyor olması halinde aracında yada başka bir eşyasında kaza sebebi ile zarar meydana gelmişse bunlarda talep edebilecek tazminat kalemleri arasında sayılacaktır.
Trafik kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle ortaya çıkan zararın tayininde zarar görenin elde ettiği gelir önem arz eden hususlardandır. Zarar miktarı tespit edilirken göz önünde bulundurulacak olan gelir, zarar verici olayın meydana geldiği andaki gelir olmakla birlikte bu gelire zarar görenin ileriki yıllarda elde edeceği terfileri, ücret ve maaş yükselmeleri gibi gelir artışları da eklenmelidir.
16.10.2020 tarihinde davacının yaya olarak yolun karşı tarafına geçmekte iken .... caddesi iki şeritli yolun sol şeridinden .... yönünde ilerlerken davalı ... tarafından kullanılan, davalı şirket adına kayıtlı ve davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS si,gortası ile sigortalı ... plakalı aracın davacıya çarpması sonucu davacının yaralandığı ve belirtilen trafik kazası nedeni ile alınan ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 23/02/... tarih ve .... sayılı raporunda dava konusu olayda; davalı sürücü ...'nun %15 (yüzde on beş) oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ...'nun %85 (yüzde seksen beş) oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmüştür.
Davacı yönünden düzenlen ATK .... İhtisas Kurulu 27/11/2024-.... Karar ve .... A.T.Nolu sayılı raporu ile; ....'nun 16.12.2020 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre; Sinir Sistemi, Epilepsi -3a:%20, kas İskelet Sistemi, Üst Ekstremite Şekil 2.6 %2, %KE:%1, Şekil 2.7 %KUD%2, Şekil 2.8 %KF:%26, Şekil 2.9 %KS:%2, Şekil 2.10 %KF: %2, Şekil 2.12 %KİR: %2, Tablo 2.3:%20, Baltazard Formülü (%20 + %20)= %36 olduğuna göre; davacı ....'nun tüm vücut engellilik oranının %36 (yüzdeotuzaltı) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 12 (oniki) aya kadar uzayabileceği, davacının başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 3 (üç) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği tespit edilmiştir.
Davacı hakkında düzenlenen ATK raporları ve kusura ilişkin yukarıda yapılan tespitler, SGK ödemeleri dikkate alınarak davacının talep edebileceği maddi tazminatlarının hesabı yapılmış olup buna göre davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 5.454,11 TL olduğu, davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının kalmadığı, davacının talep edebileceği bakıcı gideri maddi zararının 1.565,14 TL olduğu tespit edilmiştir.
Dosya arasında mevcut sigorta poliçesi uyarınca davalı sigorta şirketinin ... plaka sayılı aracın kaza tarihindeki ZMMS sigortacısı olduğu ve yine kaza tespit tutanağı uyarınca aracın davalı ...'nun sevk ve idaresinde olduğu, trafik tescil kayıtları uyarınca aracın davalı ... A.Ş. Adına kayıtlı olduğu anlaşılmakla davalı ...'nun, ... A.Ş. Ve sigorta şirketinin teminat limiti ile sınırlı olmak kaydı ile davacının maddi tazminat taleplerinden sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır.
Yapılan bu açıklamalar ve davacı vekilinin harçlandırılmış ıslah dilekçesi uyarınca, davalı sigorta şirketinin bakıcı gideri talebi yönünden 50,00 TL ile sınırlandırıldığı, davalılar ...'nun ve ... A.Ş.'nin olay tarihi itibari, davalı sigorta şirketinin ise kısmi ödeme tarihi itibari ile mütemerrit sayılması gerektiği sonucuna varılarak maddi tazminat davası yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile; sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, geçici iş göremezlik talebinin kabulü ile 5.454,11 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalılar ... ve ... A.Ş. yönünden kaza tarihi olan 16.12.2020 tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden kısmi ödeme tarihi olan 05.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile) ile davacıya verilmesine, bakıcı gideri talebinin kabulü ile 1.565,14 TL bakıcı giderinin davalılar ... ve ... A.Ş. yönünden kaza tarihi olan 16.12.2020 tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden kısmi ödeme tarihi olan 05.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 50,00 TL ile ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile) ile davacıya verilmesine karar vermek gerektiği kanaatine varılmıştır.
Davacıların manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı Kanunun 56. maddesine göre bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda zarara uğrayana hakim bir miktar manevi tazminat verir. Yine aynı Kanunun 58. maddesine göre kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir.
Davaya konu manevi tazminat, 22.06.1966 tarih ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da açıklandığı üzere, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarar uğrayanın manevi ısdırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araçtır. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkında hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Somut olayda davacıların manevi tazminat talebi dava konusu trafik kazası nedeniyle uğramış olduğu bedeni zarara ve sonrasında gerçekleşen ıstıraba dayanmaktadır. Alınan raporlar ve mevcut belgeler ile de sabit olduğu üzere davalı araç sürücüsünün tali düzeyde kalan kusurlu davranışlarıyla dava konusu kazanın meydana geldiği sabittir. Buna göre davaya konu olayda davalı araç sürücüsünün haksız fiil hükümlerine göre davacıya karşı sorumlu olduğunun kabulü gerekmektedir.
Mahkememizce manevi tazminatın belirlenmesinde davacıların maddi gücü, davalı tarafın maddi durumu, davacıların uğramış olduğu zararın niteliği ve davaya konu trafik kazasında kusur oranları göz önüne alınarak tazminat miktarının tespiti cihetine gidilmiştir. Bir tarafın zenginleştirilip diğer tarafın fakirleştirilmemesi gerektiği hususu nazara alınmış, bunun yanında manevi tazminatın caydırıcı ve cezalandırıcı boyutunun da olduğu göz önünde tutulmuş, bütün bunlar toplu halde biri diğerine üstün tutulmaksızın tüm ilkeler birlikte değerlendirilmek suretiyle manevi tazminatın hüküm kısmında belirtildiği şekilde takdir edilmesi uygun görülmüştür. Bu bağlamda davacı ... manevi tazminat talepleri kısmen yerinde olduğundan kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Her ne kadar gerekçeli kararın yazımı aşamasında davalı ...'nun adının hükümde sehven ... olarak yazıldığı anlaşılmış ise de, hatanın maddi hata niteliğinde olduğu, gerekçeli kararın henüz taraflara tebliğ edilmediği, yazım aşamasında olduğu anlaşılmakla hükümden sonra gelmek üzere maddi hata düzeltme yolunda gidilmiş ve hükümde ... olarak geçen yerlerin ... olarak düzeltilmesi yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
A)MADDİ TAZMİNAT DAVASI YÖNÜNDEN;
Açılan davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;
1-Sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin REDDİNE,
2-Geçici iş göremezlik talebinin KABULÜ İLE 5.454,11 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalılar ... ve ... A.Ş. yönünden kaza tarihi olan 16.12.2020 tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden kısmi ödeme tarihi olan 05.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile) ile davacıya VERİLMESİNE,
3-Bakıcı gideri talebinin KABULÜ İLE 1.565,14 TL bakıcı giderinin davalılar ... ve ... A.Ş. yönünden kaza tarihi olan 16.12.2020 tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden kısmi ödeme tarihi olan 05.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun 50,00 TL ile ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile) ile davacıya VERİLMESİNE,
4-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 119,55 TL peşin harç ile 102,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 221,55 TL harcın mahsubu ile bakiye 393,85 TL eksik harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir KAYDINA, (davalılar ... ve ... A.Ş.'nin tamamından, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 308,82 TL ile sınırlı sorumluluklarına)
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 7.019,25 TL ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, (davalılar ... ve ... A.Ş.'nin tamamından, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 5.503,79 TL ile sınırlı sorumluluklarına)
6-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden davalılar yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 3.950,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
B)MANEVİ TAZMİNAT DAVASI YÖNÜNDEN;
Açılan davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;
1- 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 16.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... A.Ş.'den tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Alınması gereken 683,10 TL harcın davalılar ... ve ... A.Ş.'den tahsili ile hazineye gelir KAYDINA,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 10.000,00 TL ücreti vekaletin davalılar ... ve ... A.Ş.'den tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
4-Davalılar ... ve ... A.Ş. kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden bu davalılar yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 10.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak bu davalılara VERİLMESİNE,
C)YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN;
1-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 200,25 TL ile ıslah harcı 102,00 TL olmak üzere toplam 302,25 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, (davalılar ... ve ... A.Ş.'nin tamamından, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 236,99 TL ile sınırlı sorumluluklarına)
2- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinden kabul oranı ret oranı dikkate alınarak hesaplanan 648,02 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, 911,98 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, (davalılar ... ve ... A.Ş.'nin tamamından, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 508,11 TL ile sınırlı sorumluluklarına)
3-Davacı tarafça sarf edilen bilirkişi ve ATK ücreti, tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 16.299,00 TL yargılama giderinden kabul oranı (%41,54) ret oranı (%58,46) dikkate alınarak hesaplanan 6.770,60 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, (davalılar ... ve ... A.Ş.'nin tamamından, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 5.308,83 TL ile sınırlı sorumluluklarına)
4-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
Dair davacı vekilinin ve davalı ... Sigorta vekilinin yüzüne karşı, (davacı vekiline e-duruşma ortamında) diğer davalı tarafların yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.21/10/2025
Katip ...
¸
Hakim ....
¸
MADDİ HATA DÜZELTME KARARIDIR
Mahkememizin 21/10/2025 tarihli kısa kararında sehven hükmün Maddi Tazminat Davası Yönünden 2 nolu bendinin 2. Satırında ve 3 nolu bendinin 2. Satırında, yine Manevi Tazminat Davası Yönünden 1 nolu bendinin 2. satırında "........." şeklinde yazılmış olduğu, söz konusu hatanın maddi hata olup, HMK 304 maddesi kapsamında düzeltilmesi gerektiği anlaşılmakla;
Mahkememizin ... Esas, ... Karar sayılı ilamında hükmün Maddi Tazminat Davası Yönünden 2 nolu bendinin 2. Satırının ve 3 nolu bendinin 2. Satırının yine Manevi Tazminat Davası Yönünden 1 nolu bendinin 2. Satırının "... ......" şeklinde değiştirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 21/10/2025
Katip ... Hakim ...
e-imzalıdır. e-imzalıdır.