T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/668 Esas
KARAR NO : 2025/197
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 19/07/2022
KARAR TARİHİ : 28/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 08/04/2025
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davalılardan ...... 'nın, adına kayıtlı ve diğer davalı, ..... Sigorta AŞ, şirketine ait ...... no’lu poliçe ile sigortalanmış ..... plakalı sayılı ...... marka 2021 model, ..... motosiklet ile, kusurlu ve aşırı hızlı kullanılması sebebiyle müvekkiline, uzunca bir süre iş görmeyecek şekilde çarptığını, müvekkilinin ağır yaralandığını, müvekkilinin ameliyattan sonra müşade altına alındığını, buna bağlı olarak ...... Bahçeşehir hastanesinde 48.000,00 TL tedavi ve ameliyat masrafına, 1.144.00 TL kontrol pansuman ve bakım hizmetine, 1.066,00 TL kontrol pansuman bakım hizmetine, 624,00 TL pansuman hizmetine ve bu süreçte taksi kullandığından 2.000,00 TL taksiye ilişkin ödeme yaptığını beyan ederek faize ve fazlaya ilşkin tüm haklarının saklı kalması kaydıyla, tahkikat sonucunda müvekkilinin zararının değrinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere; davacı müvekkilinin uğramış olduğu iş gücü kaybı ve diğer maddi kayıpları(kazanç kaybı, hasta bakım giderler, hastane giderleri) nedeni ile (hmk m107 uyarınca) şimdilik 52.834,00 TL maddi ve kaza sonucunda yaşamış olduğu acı ve ızdırabın telafisi için 50.000,00 TL manevi tazminat,52.834,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan kaza tarihi olan 18.01.2022 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte(davalılardan ....... aş yönünden poliçe limitiyle sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsiline,50.000,00 TL manevi tazminatın ise ...... ’dan , kaza tarihi 18.01.2022 den itibaren yasal faizi ile tazmin ve tahsili ile davacı müvekkiline talepler doğrultusunda ödenmesine, fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmasına, dava sonunda oluşacak tazminat tutarının tahsilini teminen davalı adına kayıtlı ..... plaka sayılı vasıtanın kaydına ihtiyaten tedbir konulması, yargılama giderlerini ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı ...... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketinin yerleşim yerinin İstanbul Üsküdar olup söz konusu davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, SGK tarafından karşılanması beklenen bakıcı, tedavi ve geçici iş göremezlik giderlerinin müvekkilinden talep olunmasında hukuka uyarlık olmadığını, ilgili bakıcı gideri tazminatı talebinin SGK yerine müvekkili kuruma yöneltilmesi hukuka ve de hakkaniyete aykırı olduğunu, kusur durumunun şüpheye mahal vermemesi adına İstanbul Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi tarafından kusur raporu düzenlenmesi gerektiğini, müvekkili şirketinin sorumluluğunun teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, kabul anlamına gelmemek ile birlikte tazminat hesabı yapılacaksa TRH-2010 mortalite tablosuna uygun hesaplama yapılması gerektiğini beyan ederek davanın usulden reddini, kusur durumunun şüpheye mahal vermemesi adına ceza dosyanın celbini,ilgili dosya eksikliği tamamlandıktan sonra dosyanın kül halinde İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne sevkine karar verilmesini, aleyhe karar verilmesi halinde güncel mevzuata uygun (MUAYENELİ) maluliyet raporu alınması için İstanbul Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Dairesi’ne sevkine karar verilmesini, müvekkili şirketinin kaza tarihi itibariyle sorumluluğunun tespiti açısından satış belgelerinin talep edilmesine karar verilmesini, aksi takdirde haksız ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacak nitelikteki talebinin esastan reddi ile yargılama masraf ve vekâlet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
..... Teslimat Hizmetleri Ve Lojistik Anonim Şirketi vekilinin beyan dilekçesinde; tebliğ edilen dava dilekçesinin incelenmesi üzerine davanın ..... DANIŞMANLIK İLETİŞİM VE SATIŞ TİCARET A.Ş. ( .... Grup") aleyhine açıldığı ancak tensip tutanağının müvekkili şirket için düzenlendiğini, bunun maddi bir hatadan kaynaklandığının düşünüldüğünü, .... Grup ve müvekkilinin farklı tüzel kişilikleri haiz dolayısıyla taraf değişikliğine konu olamayacak şirketler olduğunu, dava dilekçesinde ..... Grup'un taraf gösterilmesi dolayısıyla dosya evrakının davalı olan ..... Grup'a tebliğini talep ettiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, 18/01/2021 günü Esenyurt ilçesi,..... Mahallesi'nde ..... plakalı motosikletin davacıya çarparak yaralamalı trafik kazasına sebep olduğu iddiasıyla davacı tarafın bu kaza nedeniyle meydana gelen kazanç kaybı, hastane giderleri, bakım giderleri ve iş gücü kaybını içerir maddi tazminat taleplerinin tahsili istemine ilişkindir.
-Davacı tarafın maddi tazminat taleplerinden bakım giderleri, kalıcı iş gücü kaybı, geçici iş gücü kaybı ve kazanç kaybına ilişkin taleplerin işbu dosyadan tefrik edilmiş ve mahkememizin ...... esas sayılı dosyası üzerinden iş tazminat talepleri yönünden yargılamaya devam olunmuştur.
-..... Hızlı Teslimat Hizmetleri Ve Lojistik Anonim Şirketi'nin yargılama sırasındaki beyanlarında dava dilekçesinde kendilerinin husumet gösterilmediğini, bu hususun maddi hatadan kaynaklanmadığını ve davanın usulden reddi gerektiğini beyan etmiş ise de davacı tarafından şirketin yanlış olarak bildirilmesinin maddi hatadan kaynaklandığı anlaşılmakla Hukuk Muhakemeleri Kanunu 124/3 maddesi gereğince davalı tarafın bu yöndeki taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
-Mahkememiz dosyasında kusur durumunun tespiti amacıyla keşif icra edilmiş, keşif neticesinde düzenlenen 27/12/2023 tarihli raporda özetle; davacı yaya Tayfun Kılıç’ın 2918 Karayolu Trafik Kanunun 68/1- A - B ile C maddelerini ile birlikte aynı kanuna ait yönetmeliğin 138. Maddesinde yer alan yollarda güvenli geçiş hususlarını ihlal etmekle Cadde üzerinde bulunduğu sürece yaya kaldırımı üzerinde bulunması ve burayı kullanması ve kaplama üzerinde karşıdan karşıya geçmek istemesi durumunda, görüş mesafesi açık yol üzerinde, havanın alacakaranlık olduğu zaman dilimi içerisinde, görüş mesafesi açık görüşe engel hali bulunmayan düz yol üzerinde, olay yerinde yapılan keşif incelemesi doğrultusunda tarafların gösterdiği çarpma noktası itibarıyla, çarpma noktasının yakın çevresinde basit bir dikkat ile görmesi mümkün olan yaklaşık 35 metre uzaklıkta bulunan ve sürücülerin kendisini, karşıdan karşıya geçişi esnasında daha rahat görebilecekleri ve kendisinin de araçların hareketini tam olarak daha rahat biçimde görebileceği ve araçların kendisine ilk geçiş hakkını vermek zorunda olduğu dikey ve yatay işaretlemesi yapılmış yaya geçidi noktasından, yollarda güvenli geçiş hususlarına uyarak karşıdan karşıya geçmesi ve geçişi sırasında araçların hızları ile uzaklıklarına dikkat ederek yollarda güvenli geçiş hususlarına uyarak geçişi boyunca uyanık davranarak hareket etmesi ve ani hareketlerden veya gereğinden yavaş hareketlerden kaçınarak karşıdan karşıya geçmek üzere kaplama üzerine inmesi ve ilerleyişi esnasında uyanık davranışlar göstermesi gerekirken; Dosya içeriğinde bulunan bilgiler ve olay mahallinde mahkeme heyeti ile gerçekleştirilen keşif incelemesi doğrultusunda tüm bu hususlara yeterince uymadan, başta kaplama üzerinde görüş mesafesi içerisinde yayaların karşıdan karşıya geçişi için belirlenmiş yaya geçidi noktasından kaplama üzerinde karşıdan karşıya geçişini yapmayarak ve devamında bulunduğu noktadan karşıdan karşıya geçişi esnasında, olay noktasında plakası bilinmeyen İETT otobüsünden inerek ve bu otobüsün önünden geçerek yolun karşısında ulaşmak üzere kaplama üzerinde karşıdan karşıya geçiş hareketlerinde bulunduğu esnada, yollarda güvenli geçiş hususlarına uyarak basit bir dikkat ile kendisine tehlike oluşturabilecek bulunduğu noktaya duramayacak kadar yaklaşmakta olan araçlara ilişkin kaplama üzerini, trafik akışının çift yön olduğu yolda etkin şekilde kontrol etmeyerek ve sol tarafından gelmekte olan araç varlığını yeterince etkili olarak kontrol etmeyerek ve bulunduğu noktaya yaklaşmakta olan ve doğru kontrollerle basit bir dikkat ile görmesi mümkün olan yol üzerinde ilerleyen ve çarpma noktasına duramayacak kadar yaklaşmakta olan davalı sürücü sevk ve idaresinde bulunan motosikletin hızı ve ulunduğu noktaya olan uzaklığı hakkında doğru öngörüde bulunmadan, taşıt yolu içerisinde davalı sürücünün geldiği istikamete bakmadan ani, kontrolsüz ve dikkatsiz şekilde kaplama üzerinde, yollarda güvenli geçiş hususlarına uymadan kendi can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde karşıdan karşıya geçişe başladığı esnada davalı sürücünün idaresindeki motosikletin kendisine çarpmasına maruz kalmasıyla gerçekleşen ve kendisinin yaralanmasıyla sonuçlanan bu yaralanmalı trafik kazasının oluşumunda yola ve yol üzerinde bulunan araçlara, asgari düzeyde tüm yol ve hava şartlarını dikkat alarak yeterince göstermesi gereken dikkat ve özeni asgari oranda dahi göstermemesi, yollarda güvenli geçiş hususlarına uymadan ve görüş mesafesi içerisi bulunan yaya geçidi noktasını kullanmadan karşıdan karşıya geçiş yaptığı esnada gerçekleşen bu olayın hazırlanması ve oluşumunda 1. dereceden asli düzeyde kusurlu olduğu, sigortalı ...... plaka sayılı motosiklet sürücüsü davalı ...... 2918 Karayolu Trafik Kanunun 52/1-A ve 52/1-B maddesindeki kuralları ihlal etmekle seyri sırasında şehir içi sınırları içerisinde yer alan ve yaklaşmakta olduğu basit bir dikkat ile görmesi mümkün olan yaya geçidi nedeniyle aracının hızını bu noktada ve bu nokta öncesinde bulunan İETT durak noktasında bulunabilecek yaya varlığını etkin şekilde kontrol edebilecek düzeyde azaltarak ve yine mahal ve hava şartları ile motosikletinin teknik şartlarına uygun olarak aracının hızını uygun halde getirerek yol üzerinde oluşabilecek tehlikelere karşı, müteyakkız davranarak ve olay noktası istikametine 35 metre sonrasında bulunan dikey ve yatay işaretlemesi yapılmış yaya geçidini zamanında fark ederek aracının hızını azaltma eğilimi göstererek ve aracının hızını uygun hadde getirerek müteyakkız şekilde ilerlemesi gerekirken; aracıyla yola ve yol üzerinde bulunan tüm yol kullanıcılarına alacakaranlık olan havada yeterince dikkat ve özeni göstermemesi ve aracının hızını mahal hava şartları ile idaresindeki motosikletin teknik şartlarına uygun olarak yeterince azaltmaması İETT durak noktasında karşıdan karşıya geçiş yapan ve bulunduğu yol şeridi üzerinde karşıdan karşıya geçişine başlamadan önce taşıt yolu üzerinde yeterince kontroller sağlamayan davacı yayayı zamanında fark etmeyerek, aracının varlığına ilişkin davalı yaya aracının sesli ve ışıklı cihazlarıyla uyarılarda bulunmadan ve çarpmanın hemen öncesi manevra kabiliyeti oldukça yüksek olan motosiklet ile doğru tedbirleri zamanında almayarak veya aldığı fren ve manevra tedbirlerinin motosikletinin hızına bağlı olarak yetersiz gelmesiyle birlikte davacı yayaya idaresindeki motosikletin ön kısımlarıyla çarpmasıyla gerçekleşen ve çarpmanın etkisi ve şiddeti ile kaplama üzerine savrularak düşen davacı yayanın vücudunda kemik kırıkları olacak şekilde yaralanmasıyla neticelenen bu olayda, sevk ve idaresinde bulunan aracın hızını yeterince ve etkili olarak zamanında, istenmeyen sonuç gerçekleşmeden önce uygun hadde düşürmeyerek ve yaklaşmakta olduğu yaya geçidi noktası öncesi yeterince uyanık davranmayarak ve davalı yayaya zamanında aracının sesli işaretleriyle uyarılarda bulunmayarak davacı yayaya motosikletiyle çarpmasıyla gerçekleşen bu yaralanmalı trafik kazasının hazırlanması ve oluşumunda 2. dereceden alt düzeyde tali düzeyde kusurlu olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Kusura ilişkin düzenlenen 30/03/2023 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda özetle; davalı sürücü ...... 'nın idaresindeki motosiklet ile seyir halinde iken mahal şartlarındaki hız limitini (30 km/s) , kavşak yaklaşımını ve otobüs durağını dikkate alarak seyrini müteyakkız bir şekilde sürdürmesi, yolun sağında duran otobüsün önünde çıkan yayaya karşı etkin tedbir alabilmesi gerekirken bu hususlara riayet etmemesi sonucu etkin tedbir alamayarak yayaya çarpıp savurduğu kazada kusurlu olduğu, davacı yaya ...... un olay mahalli yakınında yaya geçidini kullanması gerekirken bu hususlara riayet etmemiş, duran otobüsün önünden, davalı motosiklet sürücüsünün görüş alanı dışından, kendi can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde taşıt yoluna girdiği esnada solundan gelen motosikletin sadmesine maruz kalarak savrulduğu kazada kusurlu olduğu, neticeten ilgili olayda davalı sürücü ...... 'nın %15 oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ...... 'ın %85 oranında kusurlu olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Mahkememiz dosyası davacı tarafın dosyaya sunduğu ve maddi tazminat talebine dayanak olan ameliyat ücreti, muayene ücreti ve pansuman ücretlerinin kazanın oluş şekline ve kazadan sonra meydana gelen hasara uygun olup olmadığının belirlenmesi ve varsa fazladan yapılan ödemelerin hesaplanması amacıyla bir Ortopedi ve Travmatoloji alanında Uzman Bilirkişi ve bir sağlık ekonomisi alanında uzman bilirkişi tevdi edilerek heyet halinde rapor düzenlenmesi istenmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 28/11/2024 tarihli raporda özetle; Davacı hastanın muayene bulgularında detaylı tarif edilen kırıkları ve ameliyat notunda detayları verilen kırık tespit prosedürleri göz önüne alındığında; yapılan ameliyatların ve kullanılan malzemelerin tıbbın gerektirdiği şekilde olduğu, geçirilen kaza ile uygulanan tedavinin illiyet bağının sağlanabildiği, yapılan işlemlerin hizmet kodlarının doğru şekilde kaydedilip faturalandırıldığı, bununla beraber davacı hastanın ..... Hospital Hastanesi ACİL TIP Bölümünde SGK’lı hasta statüsünde 18.01.2022’de verilen sağlık hizmet/işlemlerine dair 18.01.2022 tarihli 1.144,03-TL’lık fatura düzenlendiği faturanın içeriğini gösteren “Hizmet Dökümü Detaylı” adlı belgedeki hizmet guruplarına SUT hükümleri ve Ek listeleri çerçevesinde bakıldığı, davacı hasta .....’ın “Acil Hal”i sona ermesi nedeniyle Sağlık Uygulama Tebliğinin (EK-1/D) formu 18.01.2022‘de hasta yakını tarafından imzaladığı görülmekte olup, bundan sonra sunulacak sağlık hizmetlerine dair, SGK tarafından belirlenen usul ve esaslara göre “İlave Ücret” ödemeyi kendi istekleri ile kabul ettikleri, davacı hastanın ORTOPEDİ VE TRAVMATOLOJİ Bölümünde 18.01.2022’den taburcu edildiği 24.01.2022 tarihinde kadar (7 gece) verilen sağlık hizmet/işlemlerine dair 27.01.2022 tarihli 48.000,00-TL’lık fatura düzenlendiği, faturanın içeriğini gösteren “Hizmet Dökümü Detaylı” adlı belgedeki hizmet guruplarına SUT hükümleri ve Ek listeleri çerçevesinde bakıldığı, “İlave Ücret”e konu olan SGK’ya faturalandırma kapsamında verilen sağlık hizmetlerine yönelik olarak, SGK Sağlık Uygulama Tebliğinde yer alan SUT tedavi kodlarından hareketle özel sağlık kuruluşları sundukları hizmete mukabil ek ücret alabildiği, “İlave Ücret” in sınırları ise yukarıda mevzuat metni olarak da izah ettikleri 5510 SAYILI SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU’nun “Sağlık hizmetlerinin sağlanma yöntemi ve sağlık giderlerinin ödenmesi” başlıklı MADDE 73/2; “Kamu idaresi sağlık hizmeti sunucuları dışındaki vakıf üniversiteleri dahil sözleşmeli sağlık hizmeti sunucularınca, Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonunca belirlenen sağlık hizmetleri bedeline ek olarak, genel sağlık sigortalısı ve bakmakla yükümlü oldukları kişilerden sağlık hizmeti sunucularının giderleri ve ürettikleri sağlık hizmetlerinin maliyetleri, yapılan sübvansiyonlar gibi kriterler dikkate alınarak bu bedellerin iki katına kadar alınabilecek ilave ücretin tavanını belirlemeye Cumhurbaşkanı yetkilidir. Bu tavan dahilinde alınabilecek ilave ücret oranları Kurumca belirlenir….” hükmü ile SOSYAL GÜVENLİK KURUMU SAĞLIK UYGULAMA TEBLİĞİ “1.9- İlave ücret 1.9.1 - İlave ücret alınması” başlıklı (1) (Değişik:RG-18/3/2014-28945) İlave ücret alınması uygulamasında; a) Kurumla sözleşmeli; vakıf üniversiteleri ile özel sağlık kurum ve kuruluşlarınca; Kurumca belirlenen oranı geçmemek kaydıyla kişilerden ilave ücret alınabilir. b) …. c) (a) ve (b) bentlerinde belirtilen sağlık hizmeti sunucularınca SUT ve eklerinde yer alan sağlık hizmetleri işlem bedellerinin tamamı üzerinden Kuruma fatura edilebilen tutarlar esas alınarak kişilerden ilave ücret alınabilir. Ancak SUT eki EK-2/B, EK-2/C, EK-2/Ç listelerinde yer alan işlemlerin bedellerine ilave olarak Kuruma ayrıca faturalandırılabilen (Değişik ibare: RG-24/12/2014-29215) tıbbi malzeme, ilaçlar ve kan bileşenleri ile SUT eki EK-2/A Listesindeki tutarlara dahil olan işlemler için ayrıca ilave ücret alınamaz” Hükmü esas alındığında, SGK MEDULA kayıtlarına göre; *Davacı hastanın 18.01.2022’de trafik kazası nedeniyle Acil Servisin Yeşil Alan bölgesindeki tedavi işlemleri için ..... Hastanesince SGK’ya 117,63-TL fatura ettiği görüldüğünden, en fazla bunun iki katı olan 2 x 117,63 = 235,26-TL “İlave Ücret” alabileceği anlaşılmaktadır. Fakat, Hastanenin “İlave Ücret” için düzenlediği 18.01.2022 tarihli dava konusu fatura 1.144,03-TL’dir. Fark 908,77-TL olduğu, davacı hastanın 18.01.2022- 24.01.2022 tarihlerinde yatarak tedavi gördüğü Ortopedi ve Travmatoloji Servisindeki işlemler için ise; ...... Hospital Hastanesince SGK’ya EK-2/C (Tanıya Dayalı işlem Puan Listesine) göre 3.264,99-TL ve EK-3/F-4 (Ortopedi Ve Travmatoloji Branşı Travma Ve Rekonstrüksiyon Alan Grubuna Ait Tıbbi Malzemeler Listesi) göre 6.735,34-TL olmak üzere toplam 10.000,03-TL fatura edildiği dolayısıyla sadece SGK’ya EK-2/C (Tanıya Dayalı işlem Puan Listesine) göre fatura ettiği 3.264,99-TL’nin en fazla iki katı olan 6.529,98-TL “İlave Ücret” alabileceği anlaşılmaktadır. (SGK ya fatura edilen Tıbbi Malzemeler için “İlave Ücret” alınamaz. Nitekim ........ hastanesince alınmamıştır.) fakat, Hastanenin “İlave Ücret” için düzenlediği 27.01.2022 tarihli iki faturaya ait “Hizmet Dökümü Detaylı” belgesine bakıldığında ise; bu işlemler için 20.262,13 +11.396,37 + 5.631,51 = 37.290,00-TL tahsil ettiği, farkın 30.760,02-TL olduğu, ayrıca, 18.01.2022- 24.01.2022 tarihlerinde yatarak tedavisine yönelik Otelcilik Hizmeti için 10.710,00-TL tahsil ettiği, 18.01.2022 ve 27.01.2022 tarihli faturaların haricinde; davacı vekilinin 02/12/2022 tarihli dava dilekçesindeki, maddi tazminat taleplerini arasında saydığı 624,00-TL’lık pansuman ücreti ve 1.016,00-TL’lık hastane masrafına dair, İSTİNYE ÜNİVERSİTESİ ........ HASTANESİ'nin 19.08.2024 tarihli .... sayılı cevabi yazısı ekinde yer alan belgelere bakıldığında; davacı hasta ....... ’ın GSS prim gün sayısı dolmadığı için SGK tarafından provizyon verilmemesi nedeniyle “Ücretli Hasta” statüsünde 05.02.2024 tarihinde kontrol amaçlı olarak müracaat ettiği ve aşağıdaki “Hizmet Dökümü Detaylı” listesinden de Muayene Hizmeti ve Radyoloji Hizmeti için 624,00-TL masraf yaptığı, aynı şekilde Davacı hasta .......’ın GSS prim gün sayısı dolmadığı için SGK tarafından provizyon verilmemesi nedeniyle “Ücretli Hasta” statüsünde 24.02.2024 tarihinde kontrol amaçlı olarak müracaat ettiği ve aşağıdaki “Hizmet Dökümü Detaylı” listesinden de Muayene Hizmeti ve Radyoloji Hizmeti için 1.016,00-TL masraf yaptığı, davacının sözkonusu hizmetleri aldığında SGK kapsamında olmadığı için, kendisinden SUT hükümleri doğrultusunda herhangi bir “İlave Ücret” tahsilatı yapılmasına zaten imkân olmadığı görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, tarafların bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını ibraz ettikleri görülmüştür.
-Mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.
-2918 sayılı yasanın 98. maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Yasanın 59. maddesinde, “Trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın "Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı", Yasanın geçici 1. maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, söz konusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59. maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği" öngörülmüştür.
-2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-1. maddesinde, sigortacı poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği düzenlenmiştir. Karayolları Trafik Kanuna göre, zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorunludur. Sigorta poliçesinde belirtilen, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle sigorta şirketi zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı yasa ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluk, dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu'na geçmiştir. Buna karşın belgesiz tedavi giderlerinden sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün sorumlulukları devam etmektedir.
-01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5 maddesinin "Sağlık Giderleri teminatı" başlıklı (b) maddesinde " Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." ifadesi ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkanı bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında saymıştır. Bir başka ifade ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar,
1-Tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri,
2-Tedaviyle ilgili diğer giderler,
3-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler,
-Sağlık giderleri kapsamında sayılarak Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu düzenlenmiştir. Oysa 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu üniversite hastaneleri ile resmi ve özel sağlık kurumları tarafından trafik kazası sonucu yaralanan kişilerin tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmeti giderleri ile sınırlandırılmıştır.
-Bu düzenleme gereği ZMSS Genel Şartlar A.5 (b) maddesi ile yaralının tedavisine başlanmasından maluliyet raporu alınıncaya kadarki süre içindeki; 1-Bakıcı giderleri 2-Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler (geçici iş göremezlik kayıpları) 3-Sağlık hizmeti giderleri kapsamında sayılarak 6111 sayılı torba Kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesi ile sınırları belirlenen sağlık giderleri teminatı kapsamını genişletmiştir. Bu nedenle bir kanun maddesinin kapsamı idarenin bir düzenlemesi olan genel şartlar ile genişletmesi ve daraltması düşünülemez. Böyle bir durum varsa kanuna aykırı genel şart maddesi, tebliğ vs uygulanması kanunun ilgili maddesine aykırılık teşkil eder.(Trafik kazalarından doğan cismani zararlar ve tazmini- Konya Barosu Yayınları. Shf 7-8 Yargıtay üyesi: Hüseyin TUZTAŞ)
- Trafik Kazaları Nedeniyle İlgililere Sunulan Sağlık Hizmet Bedellerinin Tahsiline İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin "Trafik kazalarından kaynaklanan sağlık giderleri" başlıklı 4/1 maddesi "Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları tedavinin gerektirdiği tüm sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Kurum tarafından Sağlık Uygulama Tebliğinde (SUT) yer alan hükümler doğrultusunda karşılanır." hükmünü içermekteyken Danıştay .... Dairesinin 16/03/2016 tarih ve ...... Esas ....... Karar sayılı ilamı ile anılan Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. bendinde yer alan "...Sağlık Uygulama Tebliğinde (SUT) yer alan hükümler doğrultusunda" ibaresinin iptaline karar verilmiştir.
-Yukarıda yer verilen açıklamalar ve alınan raporlar doğrultusunda davacı tarafın talebinin değerlendirilmesinde; davacının taleplerinin dava konusu kaza nedeniyle gerçekleştirilen ameliyat ücreti, muayene ücreti, pansuman ücreti ve diğer hastane masraflarına ilişkin olduğu, davacının ...... Hospital Hastanesi acil tıp bölümünde kaza sonrası SGK'lı hasta statüsünde tedavi ve işlemlerinin gerçekleştirildiği, akabinde hasta yakınından acil halinin sona ermesi nedeniyle ilave ücret ödemeyi kendi istekleri ile kabul ettiklerine dair formu imzaladıkları, ancak kaza tarihi ile aynı gün düzenlenen evrakta hastanın acil hali ve sonrasına ilişkin ayrıntılı bilgilendirme yapılmadığı, hastanın devlet ya da üniversite hastanelerine sevk veya tedavisinin gerekli olup olmadığı hususunda bilgilendirme yapılmadığı, yalnızca ilave ücretler yönünden hasta yakınının bilgilendirildiği, kaza ile aynı tarihte imzalanan ve acil kodu ile hastaneye girişi yapılan hastanın mevcut şartlar altında bu hususta onay vermemesinin beklenemeyeceği, davacı hastanın akabinde aynı gün içerisinde hastanenin Ortopedi ve Travmatoloji birimine sevk edildiği ve yatışının yapıldığı, yapılan tedavi ve işlemlerin yine dava konusu kaza ile doğrudan ilgisinin bulunduğu ve özel hastane tarafından ek ücret talep edildiği, yine bu aşamada davacının bir başka devlet ya da üniversite hastanesine sevkine dair olumlu ya da olumsuz bir karar alınmadığı, ....... Hospital Hastanesi tarafından ek ücret olarak tahsil edilen tutarların kaza tarihi olan 18/01/2022 ile taburcu tarihi olan 27/01/2022 tarihleri arasındaki tedavi ve malzemelere ilişkin olduğu, yine hastane tarafından otelcilik hizmeti adı altında ücretlerin tahsil edildiği, yine daha sonraki tedavi ücretlerinin de davacının GSS prim gün sayısının dolmaması nedeniyle ücretli hasta olarak tanımlanarak dava konusu edilen bedellerin tahsil edildiği görülmektedir.
-Bu haliyle her ne kadar davacı tarafça iş bu bedellerin dava konusu kazaya kusurlarıyla sebebiyet verdiği belirtilen davalılar ve sigorta şirketinden tahsili istemi ile iş bu dava ikame edilmiş ise de yukarıda belirtildiği şekilde davacı tarafından talep edilen bedellerin tedavi süresince ortaya çıkan tedavi ve bakım giderlerine ilişkin olduğu, bu bedellerin sağlık giderleri kapsamında sayılarak Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğuna gidilebileceği, davacı yakını tarafından imzalanan ek ücret alınacağına dair belgenin hukuki yönden bir geçerliliğini bulunmadığı, kaza günü imzalatılan ve herhangi bir ek bilgilendirme içermeyen bu belgenin hukuki geçerliliğinin bulunmadığı, 6111 sayılı Yasa kapsamında kalan belgeli tedavi giderlerinden SGK'nın sorumlu olduğu, kazaya sebebiyet veren aracın ZMMS sigortacısı olan davalı şirketin bir sorumluluğunun bulunmadığı kanaatine varıldığından davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİ ile;
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 351,23-TL harcın mahsubu ile bakiye 264,17- TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı ....... Hızlı Teslimat Hizmetleri Ve Lojistik Anonim Şirketi tarafından sarf edilen 350,00 TL tebligat ve posta giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3/2. maddesine göre hesap edilen 30.000,00-TL tek vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ..... Hızlı Teslimat Hizmetleri Ve Lojistik Anonim Şirketi ve .... Sigorta Anonim Şirketi'ne verilmesine,
6-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun ..... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin, davalı ...... vekilinin ve davalı ....... yüzlerine karşı, diğer davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.28/02/2025
Katip ......
e-imzalıdır
Hakim ......
e-imzalıdır