T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/715 Esas
KARAR NO: 2024/148
DAVA: Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 23/11/2016
KARAR TARİHİ: 20/02/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 01/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Çek Cumhuriyetinde bulunan firmadan satın almış olduğu 1 adet dişli taşlama makinesi ve aksesuarlarının Türkiyeye getirilmesi işlemi için dava dışı ...... Lojistik ile 14/10/2015 tarihli sözleşme imzaladıklarını, sözleşme bedelini ödediklerini, sözkonusu malzemelerin Türkiyeye gelmesi kararlaştırılan 5 tırdan 2 tanesinde bulunan ürünlerini bir türlü teslim alamayınca yaptıkları araştırmalar neticesinde bu iki tırın alt taşımayı yapan davalıya ait olduğunu tespit ettiklerini, alt taşıma işinin ...... Lojistik tarafından verildiğini, davalı ile aralarında ticari münasebet bulunmadığını, müvekkili şirketin faturalı ürünlerinin alınması için görüşme yapmasına rağmen sonuç alamadıklarını, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının ...... soruşturma sayılı dosyasında soruşturmanın devam ettiğini, Gebze ....... sulh Hukuk Mahkemesinin ..... değişik iş sayılı dosyası ile makinelerin halihazırdaki durumunun tespit edildiğini belirterek davanın kabulü ile 100.000,00 TL maddi zararın davalıdan tahsiline, faturalı ürünlerin tedbiren davacıya teslimine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinin gerektiğini, dava dışı ...... Lojistike karşı dava açılması gerekirken sadece müvekkiline karşı dava açıldığını, müvekkili firmanın menkulleri Çek Cumhuriyetinde teslim aldığını, 5 araçlık taşıma işinin müvekkili şirket tarafından yapıldığını, ücretinin muaccel hale gelmesine rağmen ödemenin yapılmadığını, öncelikle taşıma ücretinin ödenmesi gerektiğini, müvekkilinin hapis hakkını kullandığını, davacının iddialarının yersiz olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, Hizmet Sözleşmesinden kaynaklanan Tazminata ilişkindir.
Gebze CumhuriyetBaşsavcılığı'nın ..... soruşturma nolu dosyasının uyap suretleri, Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Esas sayılı dosyasının fotokopisi, Küçükçekmece ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas sayılı dosyasının fotokopisi ve delil niteliğindeki tüm bilgi ve belgeler dosyamız içerisine aldırılmıştır.
Dosyanın taşıma uzmanı bilirkişiler ...... ve ......’a tevdii ile teslimin yapılmamasının “bilerek kötü hareket” olarak kabul edilip edilmeyeceği, taşıma sözleşmesi nedeniyle davalıya bedelin ödenip ödenmediği, ödemeyle kimin sorumlu olduğu, taşıma sözleşmesine taraf olmayan fiili taşıyıcının bedelin ödenmediğinden bahisle taşımaya konu mallar üzerinde hapis hakkı kullanıp kullanamayacağı, dava dışı alıcıya davacı tarafından ceza şart ödenip ödenmediği, ödenmiş ise cezai şartın davalıdan tahsilinin istenip istenemeyeceği, istenebilecekse miktarı hususlarında hususlarında bilirkişi raporu tanziminin istenmesine karar verilmiş olup, bilirkişi ..... 24.11.2017 tarihli raporlarında özetle; davalının iki tır yükü teslim etmemesinin bilerek kötü hareket olarak kabul edilmeyeceğini, taşıma sözleşmesi nedeniyle davalıya navlun alacağının ödenmediğini, bu bedelden gönderen ve alıcı-gönderilenin de sorumlu olduğunu, dava dışı ..... firması ile dahi anlaşma yapılmış olması, davalının davacıdan navlun talep edebileceğini, taşıma sözleşmesine taraf olmayan fiili taşıyıcının bedelin ödenmediğinden bahisle taşımaya konu mallar üzerinde hapis hakkı kullanabileceğini, dava dışı alıcıya davacı tarafından 100.000,00 TL cezai şart ödendiğini ve bunun sözleşmeye uygun olduğunu, ihtiyati tedbir talebi ile davalının navlun alacağının teminat altına alınması halinde veya navlun alacağının ödenmesi halinde, davalının 2 tır yükünü tam ve sağlam olarak davacı yana teslim etmesi gerektiğini, Navlun alacağını alması halinde; davalının malı teslim edememesi halinde, ödenen 100.000,00 TL cezai şart bedelinin tamamının davalıdan talep edebileceğini, davalının malı tam ve sağlam olarak teslim ettiği takdirde; cezai şart ödemesinden sorumlu tutulamayacağını bildirmişlerdir.
Dosyanın taraf itirazları irdelenmek üzere ek rapor tanzimi için bilirkişiye tevdiine karar verilmiş olup, kök raporu sunan bilirkişi heyeti 15/05/2018 tarihli ek raporlarında özetle; yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde, kök raporda sonuç ve kanaatlerini değiştirecek yeni bir sonuç ve kanaate ulaşılmadığını, dava dışı ..... firmasının akdi taşıyıcı, taşıma işleri komisyoncusu veya sair ne adla hareket ederse etsin; acente sıfatı dışında navlunu tahsil etmiş olmasının davalının navlunu tahsil etmiş olduğu gibi yorumlanamayacağını, davalının tahsil etmediği navlunu gerekçe göstererek hapis hakkını kullanmakta haklı olduğunu bildirmişlerdir.
Tüm dosya kapsamı ve yapılan yargılama neticesinde özellikle dosya içerisinde mevcut bilirkişi kök ve ek raporu dikkate alındığında; davacının 5 tırlık bir taşıma işinin olduğu, davalının 3 tır için akdi taşıyıcı olduğu, 2 tır için ise fiilen taşımayı yapan alt taşıyıcı olduğu, 3 tır için düzenlenen faturanın davalı tarafça, davacı tarafa düzenlendiği, davacı ve dava dışı ..... firması arasında imzalanan taşıma sözleşmesinde sözleşmenin taraflarının açıkça yazılmadığı, navlun miktarı ve ödeme şekline ilişkin bilgilerin yer almadığı, buna göre davalının sözleşme hükümleri ile bağlı olmasının kabul edilemeyeceği, sözleşmenin davalı tarafı bağlamadığı, buna göre davanın dava dışı ...... Firmasına yapmış olduğu ödemenin, davalı tarafa yapılmış ödeme şeklinde kabul edilemeyeceği, ayrıca dava dışı ...... Firmasına yapılan ödemelerin de yapılan taşımalardan hangisine yapıldığına dair bir bilgi yer almaması nedeniyle taşımalar ile bağlantısının kurulamadığı, navlun alacağının yükün tesliminde muaccel hale geleceği kabul edildiğinde ve davalının taşıma ilişkisi nedeniyle navlun alacağını alamadığı dikkate alınarak hapis hakkını kullanmasında yasal bir engel bulunmadığı, taraflar arasında taşıma sözleşmesi ilişkisinin varlığı sabit ve çekişmesiz olduğu, davacı ile davalı taşıyıcı tarafından emtialar için uluslararası taşıma niteliğindeki uyuşmazlığa CMR hükümlerinin uygulanması gerektiği, davalı taşıyıcının üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirerek taşımayı gerçekleştirdiği, navlun alacağına hak kazandığı ve navlun alacağının dava dışı ...... Firmasına yapıldığı yönündeki iddaların ise davalıyı bağlamadığı, cezai şartın davalı taşıyıcının kusurundan kaynaklanmadığı, tüm dosya kapsamı ile sabit görülerek subut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkememizin 18/02/2019 tarih ve ..... Esas ..... Karar sayılı ilamı İstinaf edilmiş olmakla; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesi'nin 15/10/2020 tarih ve ..... Esas ..... Karar sayılı ilamı ile; HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesinin; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapıldığı, davanın, haksız hapis hakkı kullanılmasından kaynaklandığı ileri sürülen maddi zararın tahsili istemine ilişkin olduğu, mahkememizce davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı tarafça istinaf başvurusunda bulunulmuş olduğu, dosyada mevcut deliller, bilirkişi raporu ve Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Esas sayılı dosyası kapsamına göre; davacı şirketin, Çek Cumhuriyetinde mukim ..... firmasından satın aldığı emtianın taşınması ve alıcı davalıya (ve onun talimatı ile GMS firmasına) teslim edilmesi hususunda davacı ile dava dışı ..... Lojistik firması arasında sözleşme yapıldığı, ...... Lojistik firmasının da sözkonusu 5 tırlık taşıma işinin yapılması için davalı ile anlaştığı, davalının da bu 5 tır taşıma işinin 3 tırlık kısmı yönünden dava dışı ...... Nakliyat firması ile anlaştığı, ...... Nakliyat firmasınca 3 tır emtianın taşınarak alıcısına teslim edildiği, davalı tarafça taşınan 2 tır emtianın ise taşıma ücretinin ödenmediği iddiası ile hapis hakkının kullanıldığı belirtilerek alıcıya teslim edilmediği, emtianın teslim edilmemesi nedeniyle davacının dava konusu makineleri sattığı ..... Makine End. San. Tic. A.Ş firmasınca davacı ile yapılan sözleşmenin feshedildiği, sözleşmenin feshi nedeniyle davacı tarafça adı geçen firmaya 100.000,00 TL cezai şart bedeli ödendiğinin anlaşıldığı, davacı tarafça, taşıma ücretinin tamamının dava dışı ..... Lojistik Firmasına ödendiği, bu nedenle hapis hakkı kullanımının haksız olup cezai şart bedelinden davalının sorumlu olduğunun ileri sürüldüğü, davalı tarafça 5 tır taşıma için davacı şirkete fatura düzenlenerek, taşıma ücretinin ödenmediği, bu nedenle haklı olarak hapis hakkının kullanıldığının savunulduğu, Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacının ..... Uluslararası Nak ve Tic A.Ş., davalının ..... Makina San Tic ve Ltd Şti olduğu, davacı tarafça, davalı şirkete ait emtianın Çek Cumhuriyeti’nden Türkiye’ye taşındığı ancak taşıma ücretinin ödenmediği, ödeme yapılmamış olması nedeniyle hapis hakkını kullandığı, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının itirazı ile durduğu belirtilerek, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesinin talep ve dava edildiği, davalı tarafça, taraflar arasında hiçbir anlaşma bulunmadığı, müvekkilinin taşıma işini dava dışı ...... Lojistik firması ile akdettiği sözleşme uyarınca bu firmaya yaptırdığı ve taşıma bedelinin bu firmaya ödendiği belirtilerek davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın davalı tarafça istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesinin ...... Esas ...... Karar sayılı kararı ile; ilk derece mahkemesi kararının HMK 353(1)b-2 maddesi gereği kaldırılmasına; "davanın pasif husumet yokluğundan reddine” karar verildiğinin anlaşıldığı, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının ...... soruşturma sayılı dosyası ile; davacı tarafça davalı şirket ve dava dışı ...... Firması ve yetkilileri hakkında işbu davaya konu uyuşmazlıkla ilgili olarak şikayetçi olduğu, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan yapılan soruşturma sonucunda; müşteki ve şüpheliler arasındaki ilişkinin hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu gerekçesi ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, davacı tarafın karara itirazı üzerine Gebze ....... Sulh Ceza Hakimliği'nin ...... D.İş sayılı kararı ile; itirazın kabulü ile takipsizlik kararının kaldırılmasına, dosyanın Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı'na iadesine karar verildiği, karar tarihi itibarı ile soruşturmanın devam ettiğinin görüldüğü, taraflar arasındaki uyuşmazlık uluslararası kara taşımacılığından kaynaklandığından, uyuşmazlığın çözümünde CMR ( Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyat İçin Mukavele Sözleşmesi) hükümlerinin uygulanması gerektiği, CMR 13.m. “(1)Yükün teslimi için belirtilen yere varışından sonra alıcı, makbuz karşılığında kendisine sevk mektubunun ikinci nüshasını ve yükü teslim etmesini istemek hakkına sahiptir. ......(2)Bu maddenin 1. paragrafında kendisine sağlanan haklardan yararlanan alıcı, sevk mektubundan doğan ödemeleri ödemekle yükümlüdür. Fakat bu konuda bir anlaşmazlık çıktığında taşımacı, alıcı tarafından teminat gösterilmedikçe yükü teslim etmek zorunda değildir.” şeklinde düzenleme mevcut olduğu, Yargıtay ...... Hukuk Dairesi’nin 26.04.2016 tarihli ...... E., ...... K. sayılı ilamında belirtildiği üzere, davalının navlun ücretini, ancak kendi akidi olan dava dışı ..... Lojistik firmasından talep edebileceği anlaşılmakla birlikte, CMR 13/2.maddesi uyarınca fiili-alt taşıyıcı olduğu sabit olan davalı şirketin, taşıma bedeli ödenmedikçe alıcıya karşı hapis hakkını kullanabilecek olduğu, dolayısıyla hapis hakkının kullanılabilmesi için taşıma ücretinin ödenmemiş olması zorunlu koşul olup, davacı tarafça taşıma ücretinin ödendiği ...... Lojistik firması tarafından davalıya ödeme yapılıp yapılmadığının kesin olarak tespit edilmesi gerektiği, zira, hapis hakkı kullanılmasının haksız olup olmadığının bu şekilde anlaşılacak olduğu, davalı tarafça gerek bu dosyada gerekse Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Esas sayılı dosyasında dava konusu taşıma bedelinin kendilerine ödenmediğinin beyan edildiği, davacı tarafça, taşıma ücretinin dava dışı ...... Lojistik firmasına ödendiği belirtilmekte, davalının, taşıma ücretini dava dışı firmadan tahsil ettiği yönünde herhangi bir iddia ya da bu hususun araştırılması yönünde herhangi bir talep bulunmadığı, taraflarca ticari defter ve kayıtlara (davalı tarafça "Ticari defterler ve kayıtlara takibe konu edilen faturaların henüz ödenmediğinin delili olarak dayanılmıştır şeklindeki beyan ile) delil olarak dayanılmış ise de, mahkememizce ticari defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı (Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Esas sayılı dosyasında sadece işbu dosyada davacı şirkete ait defterler üzerinde inceleme yapılmıştır.) mahkememizce alınan bilirkişi raporuna karşı sunulan beyanlarda, taraflarca bu yönde bir itirazda bulunulmadığı ve bu hususun istinaf itirazı olarak da ileri sürülmediği dikkate alındığında, davalının taşıma ücretini almadığı, bu hususun aksinin davacı tarafça iddia ve ispat edilmediğinin kabulü gerektiği, bu durumda taşıma ücretini tahsil edemeyen davalının, CMR 13/2. maddesi uyarınca taşıdığı emtialar üzerinde hapis hakkını kullanabileceği (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2013/13251 Esas 2014/5169 Karar sayılı ilamı), dolayısıyla davacının ödediği cezai şart bedelinden davalının sorumlu tutulamayacağı, mahkememizce verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunun, davacı istinaf itirazlarının yerinde olmadığının anlaşıldığı, davacı vekili, Dairelerine ibraz ettiği 25/09/2020 tarihli dilekçesi ile; davalı tarafça rehin yolu ile icra takibi dahi başlatılmadığını, müvekkiline ait makine ve parçalarının davalının elinde çürüdüğünü, emtianın gerekli şekilde muhafaza edilmediğini belirterek, müvekkiline ait makinenin ve parçalarının ivedilikle tedbiren müvekkiline verilmesi hususunda tedbir kararı verilmesini talep etmiş ise de; işbu davanın, ödenen cezai şart bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkin olduğu, HMK 389(1) maddesi uyarınca ancak uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, davacıya ait makine ve parçalarının uyuşmazlık konusu olmadığı, dolayısıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesi için gerekli koşulların oluşmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği, sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkememiz kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; mahkememiz kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun temyiz yolu açık olmak üzere HMK 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin koşulları oluşmadığından REDDİNE" karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesi'nin 15/10/2020 tarih ve ..... Esas ..... Karar sayılı ilamı temyiz edilmiş olmakla; Yargıtay ...... Hukuk Dairesi'nin 25/05/2022 tarih ve ..... Esas ..... Karar sayılı ilamı ile; "Bilindiği üzere, TTK. m 88/1 ve 6100 sayılı HMK 222/1 maddesinde; "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.” düzenlemesi mevcut olduğu, somut olayda, davacının navlun bedelini ödediği ve buna rağmen emtianın teslim edilmeyerek haksız olarak hapis hakkının kullanıldığı iddia edildiğine göre, tarafların ticari defter ve kayıtları da incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, navlun bedelinin ödenip ödenmediği ayrıca, taşıyıcının hapis hakkını taşıma ücreti ile orantılı başka bir anlatım ile taşıma ücretine göre aşkın bir miktar üzerinde kullanıp kullanmadığı tespit edilmeden eksik inceleme ve araştırmaya dayalı yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği, bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerektiği, SONUÇ OLARAK: yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE" karar verilmiştir.
Yargıtay ...... Hukuk Dairesi'nin 25/05/2022 tarih ve ..... Esas ..... Karar sayılı ilamı uyarınca dosya İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi'nce mahkememize gönderilmiş ve dosya mahkememizin ..... Esasına kaydı yapılmıştır.
Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin 25/05/2022 tarih ve ...... Esas ..... Karar sayılı ilamı uyarınca yargılamaya devam edilmiştir.
Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek, Yargıtay bozma ilamında belirtilen hususlarda ve tarafların Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde 20/02/2023 günü saat 14:00'da Mahkememiz duruşma salonunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, bilirkişi heyetine bir SMMM bilirkişisi eklenmesine karar verilmiş olup, SMMM bilirkişi ..... ve kök rapor sunan taşıma bilirkişi ...... 21/05/2023 tarihli raporlarında özetle; Kök ve ek raporda yapılan inceleme tespit ve kanaat tamamen aynı kalmak
kaydı ile;
davacı tarafın 2015-2016 yıllarına ait Ticari defterlerinin incelemesi yapılmış
olup, defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının kanuni süresinde olduğu ve lehinde
delil niteliği taşıdığı kanaatine varılmış olduğunu, davacının ticari defterlerinde Dava dışı ..... Lojistik ......
adına ödemeler yapıldığının, bu ödemelerin 159.01.006 Verilen sipariş Avansları
hesabında takip edildiğinin, 31.12.2016 tarihi ticari defter kapanış kaydına göre toplam
56.190,00 TL ödeme yaptığının tespit edilmiş olduğunu, davacının Ticari defterlerinin incelenmiş davacı ticari defterlerinde davalı
yönünden herhangi bir kayıt tespit edilememiş olduğunu, davalının davacıya toplam 36.850,00 EURO tutarında üç adet fatura
düzenlediğinin tespit edilmiş, ancak bu faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı
olmadığının tespit edilmiş olduğunu, taşıma sözleşmesine taraf olmayan fiili taşıyıcının alacak (taşıma-navlun alacağı) bedelinin ödenmediğinden bahisle, taşımaya konu malları üzerinde hapis hakkı
kullanabileceği kanaatine varılmış olduğunu bildirmişlerdir.
Dosyanın davacı tarafın beyan ve itirazları ve bozma ilamında belirtilen taşıyıcının hapis hakkının taşıma ücreti ile orantılı miktar üzerinden kullanıp kullanmadığı hususlarının tespiti yönünde ek rapor tanzim edilmek üzere bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmiş olup, ek rapor sunan bilirkişi heyeti 01/01/2024 tarihli 2.ek raporlarında özetle; davalının navlun alacağı bakımından BAM kararı kesin hüküm teşkil ettiği için, akdi olarak davacıdan talep ve dava edilemeyeceğini, malı almak isteyen davacının taşıma bedeli ve masrafları ödemeksizin malı teslim
almak istediğinde ya ödemeleri yapması ya da teminat yatırması şart olduğunu, teminat yatırmadığı ve ödeme yapmadığı sürece taşıyıcının malı tutmak ve rehnin
paraya çevrilmesi suretiyle takip yapma hakkı olduğunu, davacının malı teslim talepli dava için davalı yanın talep ettiği 20.000 EURO taşıma
bedelini ödemesi veya teminat olarak depo etmediği için malı alamayacağını, davalının ise taşıma bedeli ve masrafları davacıdan akdi olarak talep edemeyeceğini,
ancak mal üzerinde rehin hakkına dayanarak takipte bulunabileceğini, davacının teminat yatırmadığını, davalının rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip
yapmadığı için malın depoda kaldığını, her iki tarafın da kendilerine tanınan hakkı
gereği gibi kullanmadığının değerlendirildiğini, somut olayda CMR m.13 gereği kullanılan hakkın tüm malı tutma ve teslimden
kaçınma imkanı verdiğini, bu nedenle taşıma bedeli veya masrafla orantılı olması
şartının aranmayacağını, davalı yanın talebinin 20.000 EURO olduğunu, ancak bu miktarla sınırlı rehnin
paraya çevrilmesi suretiyle takip ve yasal yolların kullanılmamasından dolayı
oluşan zarardan sorumlu tutulabileceğini bildirmişlerdir.
Davacı vekili sunmuş olduğu 03/7/2023 tarihli ıslah dilekçesinde özetle müvekkil şirkete teslimi yapılmayan makinelerin taşıma işi yapan firma tarafından satilması veya zayi olma ihtimalinin yüksek olduğunu, müvekkili șirkete acil olarak teslimi gerektiğini, işbu makinalar için ..... Uluslararası Naklíyat Tıc A.ș tarafından müvekkil fimaya icra takibi yapıldığını, yapılan itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasının İstanbul Bölge Adlíye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesinin ..... E. Ve ..... K. Numarası ile sonuçlandığını, kararın Yargitay ...... Hukuk Dairesi'nin ..... E. Ve ..... K. Numaralı karar ile onandığını, müvekkili firmaya ait makinanın 2015 ten bu yana haksız yere ..... ULUSLARARASI NAKLIYAT IC A.S firması tarafından el konulduğunu, makinenin korunaksız bir şekilde muhafaza edildiğinden çürümüş ve kullanılamaz durumda olduğunu, davalının adresinde ve makinenin diğer parçalarının bulunduğu adreste keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak, makine parçalarının tespiti, parçaların kullanılabilirlik durumu ve haksız el koyma nedeniyle işbu tarihe kadar olan zararımızın mahkeme kanalıyla tespiti ve tazmini gerektiğini, makinenin tarafımıza teslim edilmesi hususunda da bilirkişi incelemesi yapılması talepleri bulunduğunu, bu nedenlerle davanın kabülü ile, makine parçalarının davalının "...... Mah...... Cad. No: ..... İç Kapı No:1 Büyükçekmece" adresinde ve diğer parçaların bulunduğu adreste tespit edilmesini, haksız yere teslim edilmeyen makine parçalarına ilişkin kullanılabilirlik durumunun tespiti, Makine parçalarının kullanılabilir olması durumunda kullanılması için gerekli masrafların tespiti ve kısmi olarak masrafların şimdilik 200 TL'nin davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesine, makine paraçaları ve makinede oluşan değer kaybının tespitini, şimdilik 200 TL değer kaybının davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesini, makinenin ve parçalarının müvekkile teslimine, ivedilikle tedbiren teminatlı veyahut teminatsız bilirkişi incelemesi akabinde teslimine karar verilmesini, müvekkil tarafından dava dışı ..... Makine End.San.Tic.A.Ş firmasına cezai şart ödemesi nedeniyle, 100.000 TL tazminatın davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesine, müvekkil tarafından makinenin halen kullanılamaması nedeniyle, 2015 yılından günümüze kadar olan, makinenin çalıştırıldığı varsayıldığında ticari iş ve kazanç kaybının tespiti ile, şimdilik 200 TL zararın davalıdan tahsili ile müvekkil şirkete ödenmesine, mahkeme masrafları ve ücreti vekaletin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Öncelikle davacı vekilinin ıslah talebi yönünden gerekli belirtmelerin yapılması gerekmektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ( 6100 sayılı Kanun) 176 ncı maddesine göre ıslah tamamen veya kısmen olmak üzere iki şekilde yapılabilmektedir. Tamamen ıslahta davacı, davasını baştan (dava dilekçesinden) itibaren ıslah eder ve bir hafta içerisinde yeni bir dava dilekçesi verir (HMK m. 180). Davanın tamamen ıslahı yoluna, dava dilekçesinden (dava dilekçesi dahil) itibaren (HMK m. 179/2 de sayılanlar hariç) bütün usul işlemlerinin yapılmamış sayılması için başvurulur (HMK m. 179/1). Bu hâlde dava dilekçesinden itibaren yapılmış olan usul işlemlerinin (HMK m. 179/2 de sayılanlar hariç) tamamının yapılmamış sayılması (ıslah edilmesi, düzeltilmesi) söz konusu olduğu için buna davanın tamamen ıslahı denir (Kuru, B.: İstinaf Sistemine Göre Yazılmış Medeni Usul Hukuku, Ankara 2019, s. 424). Başka bir anlatımla davacı tamamen ıslah ile yeni bir dilekçe vererek davasını baştan itibaren usule müteallik bütün işlemlerini değiştirebilir. Yani davacı bu yolla dava sebebini ve talep sonucunu tamamen değiştirip genişletebileceği gibi, davalı da tam ıslah ile savunmasını tamamen değiştirip genişletebilecektir. Davanın kısmen ıslahında ise; davada yapılmış olan belli bir usul işlemi ıslah edilir (HMK m. 181) (düzeltilir) ve bundan sonraki usul işlemlerinin (ıslah edilen usul işlemi ile ilgili oldukları ölçüde) yapılmamış sayılması sağlanır (Kuru, s. 4014). Somut olayda davacı tarafın talebi taşımeye konu ürünlerin teslim edilmemesine bağlı olarak zarar tanzimine ilişkin iken ıslahta dilekçesinde makine parçalarının davalının "..... Mah....... Cad. No:462/1 İç Kapı No:1 Büyükçekmece" adresinde ve diğer parçaların bulunduğu adreste tespit edilmesini, haksız yere teslim edilmeyen makine parçalarına ilişkin kullanılabilirlik durumunun tespiti, makine parçalarının kullanılabilir olması durumunda kullanılması için gerekli masrafların tespiti ve kısmi olarak masrafların şimdilik 200 TL'nin davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesine, makine paraçaları ve makinede oluşan değer kaybının tespitini, şimdilik 200 TL değer kaybının davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesini, makinenin ve parçalarının müvekkile teslimine, ivedilikle tedbiren teminatlı veyahut teminatsız bilirkişi incelemesi akabinde teslimine karar verilmesini, müvekkil tarafından dava dışı ..... Makine End.San.Tic.A.Ş firmasına cezai şart ödemesi nedeniyle, 100.000 TL tazminatın davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesine, müvekkil tarafından makinenin halen kullanılamaması nedeniyle, 2015 yılından günümüze kadar olan, makinenin çalıştırıldığı varsayıldığında ticari iş ve kazanç kaybının tespiti ile, şimdilik 200 TL zararın davalıdan tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesi talebinde bulunmuştur. Islaha konu her bir talep asıl davada verilecek kararın sonucu olarak talep edilebilecek taleplerdir. Her bir talep yönünden ayrı yargılama yapılması gerekir. Bu nedenle Mahkememiz 14/11/2023 tarihli 1 nolu ara kararı uyarınca ıslah talebine konu hususların ayrı bir davanın ve yargılamanın konusunu oluşturması nedeniyle ıslahın yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, Yargıtay bozma ilamı ve alınan ek ve asıl bilirkişi raporlarının bir arada değerlendirilmesinde bozma ilamı uyarınca yapılan defter incelemesi sonucu davacı tarafın defterlerinin lehinde
delil niteliği taşıdığı, davacının ticari defterlerinde dava dışı ..... Lojistik .....
adına ödemeler yapıldığı, 31.12.2016 tarihi ticari defter kapanış kaydına göre toplam
56.190,00 TL ödeme yaptığının tespit edilmiş olduğu, davacının Ticari defterlerinde davalı
yönünden herhangi bir kayıt tespit edilememiş olduğu, davalının davacıya toplam 36.850,00 EURO tutarında üç adet fatura
düzenlediği, ancak bu faturaların davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığının tespit edildiği, teknik yönden yapılan incelemede ise, taşıma sözleşmesine taraf olmayan fiili taşıyıcının alacak (taşıma-navlun alacağı) bedelinin ödenmediğinden bahisle, taşımaya konu malları üzerinde hapis hakkı kullanabileceği, CMR m.13 gereği kullanılan hakkın tüm malı tutma ve teslimden
kaçınma imkanı verdiği, bu nedenle taşıma bedeli veya masrafla orantılı olması
şartının aranmayacağı, yapılan tespitlerin dosya kapsamına uygun düştüğü, buna göre davalı tarafın CMR hükümleri uyarınca hapis hakkını kullanmasına engel bulunmadığı, Mahkememiz eski tarihli kararında belirtilen kanaatin değişmediği, bu nedenlerle açılan davanın reddine karar verilmiş ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN REDDİNE;
1-Alınması gereken 427,60 TL harcın peşin alınan 1.707,75 TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 1.280,15 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
2-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
3-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde mahkememize müracaatla YARGITAY yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. 20/02/2024
Katip .....
Hakim .....
¸