T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/776 Esas
KARAR NO : 2025/228
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 28/08/2022
KARAR TARİHİ : 06/03/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Davalı sürücü ..... 'un sevk ve idaresinde bulunan ve ..... adına kayıtlı ...... plakalı aracın, 15.10.2021 tarihinde İstanbul ili, ..... ilçesi, ..... caddesi üzerinde (..... AVM arkası) yaya halde bulunan ve karşıdan karşıya geçmekte olan müvekkili ...... 'a çarptığını ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrasında araç sürücüsünün olay yerinde beklemediğinden kaza tespit tutanağı tutulamadığını, kazaya sebep olan aracın dava konusu kaza tarihini de kapsayan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi davalı ..... Sigorta Anonim Şirketi tarafından yapıldığını, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları uyarınca sigortacının, sigortalısının üçüncü kişilere vermiş olduğu maddi ve bedeni zararlara karşı teminat limitleri dahilinde kalmak kaydıyla, müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduğunu, kaza sonucu müvekkilinin sol orta parmağının derin bir şekilde kesildiğini, 10'a yakın dikiş atıldığını, halihazırda yarası iyileşmesine rağmen parmağı tam kapanmamakta ve parmağın hareket yetisinin ciddi anlamda kaybolduğunu, ayrıca yaralanma ve dikiş sonrasında parmakta kalıcı izler oluştuğunu, müvekkilinin ilk tedavisinin ..... Hastanesi'nde yapıldığını, daha sonra..... Hastanesinde (Samatya) de bazı tedavileri yapıldığını, ilgili hastanelerden tedavi evraklarının celbi ile geçici ve daimi işgücü kaybının tespiti için müvekkilinin Adli Tıp Kurumu'na sevki ile maluliyet raporu aldırılmasını talep ettiklerini, müvekkilinin 10.08.2015 doğumlu olduğunu, bedensel zararlara uğradığını ve hastane masraflarına katlanmak zorunda kaldığını, müvekkilinin tedavisinin halen devam ettiğini, geçici olarak iş göremez duruma geldiği gibi, sürekli işgücü kaybına da uğradığını, Yargıtay içtihatlarında, sürekli işgücü kaybının yanında, çocukların geçici işgücü kaybının da hesaplanması gerektiğinin vurgulandığını, bu konuda yargılama sonucu bilirkişi raporuyla belirlenecek tazminat tutarının tamamını hüküm altına aldırmak üzere şimdilik 1.000 TL bedensel zararlar(işgücü kaybı) için, 100 TL hastane masrafları için maddi tazminat talep ettiklerini, müvekkilinin gördüğü tedaviler nedeniyle de fiziki ve ruhsal acılar çektiğini, davacının yaşadığı manevi ızdırabın bir nebze olsun giderilmesi bakımından 100.000 TL manevi tazminat talep ettiklerini, müvekkilinin (velayeten anne ve babası) yardıma muhtaç olduğunu, işbu yargılamada harç ve masrafları ödeme gücü olmadığını, yapılacak sosyal ve ekonomik durum araştırması sonucunda bu hususun ortaya çıkacağını, belirtilen sebeplerle adli yardım talebinin kabulünü talep ettiklerini, bu nedenlerle adli yardım talebinin kabulüne, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla; trafik kazasında yaralanan ve bedensel zarara uğrayan davacı müvekkili için, 6100 sayılı yasanın 107. maddesi uyarınca şimdilik 1.000 TL işgücü kaybı için, 100 TL hastane masrafları için toplam 1.100 TL maddi tazminat ile 100.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi, yargılama gideri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine (davalı sigorta şirketinin; sigorta limitiyle sınırlı olarak, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, yargılama gideri ve avukatlık ücretiyle birlikte maddi tazminat ödemekle yükümlü tutulmasına) karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı ..... Sigorta A.Ş vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın dava dilekçesinde 1.000,00-TL tutarında iş gücü kaybı tazminatı talep ettiğini, ancak maddi tazminatın içeriğini (sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri) HMK Md.119 gereği açık bir şekilde belirtmediğini, bu nedenle davacının maddi tazminata ilişkin talebini açık bir şekilde belirtmesi için süre verilmesini, işbu süre içerisinde eksiklik giderilmezse davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili şirketin, tazmin sorumluluğunu belirlemek için, davacının müvekkili şirkete başvurusu üzerine sunulan ve dosyada da mübrez bulunan tüm hastane evraklarını ve sağlık kurulu raporunu maluliyet oranını belirleme adına medikal firmaya gönderdiğini ve medikal firma ..... Sağlık Yönetimi ve Danışmanlık Hizmetleri tarafından yapılan değerlendirme neticesinde davada maluliyet bulunmadığının tespit edildiğini, bu nedenle davacı tarafından sunulan raporda gösterilen maluliyet oranının hatalı olduğundan rapora itibar edilmemesini ve itirazlar doğrultusunda Adli Tıp Kurumundan maluliyet bilirkişi raporu aldırılmasını talep ettiklerini, adil ve güvenilir bir yargılama için, maluliyet oranının usulüne uygun şekilde belirlenmesi gerektiğini, bunun için Yargıtay kararlarında belirtildiği şekilde üniversite hastanelerinin adli tıp ana bilim dalı bölümlerinden seçilmiş adli tıp anabilim dalı uzmanlarından evraklar üzerinden yapılacak inceleme ile değil bizzat kişinin muayenesi sonucu genel şartlara uygun Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet oranının belirlenmesini talep ettiklerini, itirazlar baki kalmak kaydıyla her halükarda tazminat tutarının TRH-2010 tablosu ve %1,8 Teknik Faiz esas alınarak hesaplanması gerektiğini, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi gideri tazminatının trafik poliçesi teminatı kapsamında olmadığından davacının taleplerinin reddi gerektiğini, davacının talebine konu geçici iş görmezlik, geçici bakıcı ve tedavi gideri tazminatının Trafik Sigortası Genel Şartları A.5.b maddesi gereği, sağlık gideri teminatı kapsamında olduğunu ve sağlık gideri teminatının ise SGK’nın sorumluluğunda bulunduğunu belirttiklerini, kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığını, bu nedenlerle davacının maddi tazminata ilişkin talebini açık bir şekilde belirtmesi için süre verilmesini, işbu süre içerisinde eksiklik giderilmezse davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini, taraflar arasında maluliyet oranı hususunda da uyuşmazlık bulunduğundan davacının maluliyet oranının kesin ve net olarak tespit edilebilmesi adına Adli Tıp Kurumu marifetiyle inceleme yaptırılmasını, itirazların baki kalmak kaydıyla her durumda TRH 2010 Tablosu’na göre %1,8 teknik faiz uygulanarak hesaplama yapılmasını, davacının SGK’dan geçici iş göremezlik ödemesi alıp almadığının kesin ve net olarak tespit edilmesi, ödeme alınması durumunda mükerrer ödemeye mahal vermemek için davacının taleplerinin reddini, her halükarda geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi gideri tazminatına ilişkin taleplerin teminat dışı olması nedeniyle reddini, sorumluluğa esas kusur oranlarının tespit edilebilmesi adına dosyanın ATK’ya gönderilmesini, davacının manevi tazminat istemleri sigorta poliçesi teminatı kapsamında bulunmadığından müvekkil şirketin bakımından reddini, muaccel bir alacağın doğmadığı dikkate alınarak müvekkili şirketin yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmilini, açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP; Davalı ..... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın iddialarının gerçeğe aykırı olup, kazanın meydana gelmesinde müvekkiline isnad edilebilecek hiç bir kusur bulunmadığını, 15.10.2021 tarihinde, müvekkilinin iş çıkışı ..... plakalı aracı ile ..... İlçesi, ..... AVM arkası ..... Caddesi'nde normal hızıyla seyir halinde iken, davacı yolun sağ tarafından hızla fırlayarak müvekkilinin aracının sağ ön çamurluğuna çarptığını, müvekkilinin davacıya çarpmadığını, davacının müvekkilinin kullandığı araca çarptığını, davacının kaza tarihinde henüz 6 yaşında olduğunu, o yaştaki bir çocuğun yanında hiç bir büyüğü olmadan dışarıda koşturması ve birden bire caddeye fırlamasının müvekkilinin ön görebileceği bir kaza olmadığını, ... Caddesinin bir ara cadde olup genişliği büyük olmayan bir cadde olduğunu, dolayısıyla trafikte önüne bakan ve 35-40 km seyir hızında olan müvekkilinin, sağ taraftan yola hızla fırlayan davacıya aracın sağ ön çamurluğuna çarpması neticesinde oluşan kazada kazayı önleyebilmek için alabileceği hiç bir tedbir olmadığını, bu sebeple müvekkilinin tamamen kusursuz olduğunu, müvekkilinin seyir hızı düşük olduğundan, hemen frene bastığını ve durduğunu, ayrıca kaza sonrası aracından inerek çocuğa, parmağının kanadığının görülmesi üzerine çevredekilerle birlikte ilk müdahale yapıldığını ve müvekkilinin 112 Acil servisi ararken, davacı çocuğun hızla olay yerinden kaçtığını, müvekkilinin arama yaptığı 112 hattından aranan polis ise, çocuğun olay yerinde olmaması nedeniyle tutanak için gelemeyeceklerini belirttiğini, müvekkilinin olay yerinde esnafa çocuğu tanıyıp tanımadıklarını sorduğunu ancak tanımadıklarını beyan etmeleri üzerine, davacı çocuğun ailesiyle birlikte geri gelebileceği ihtimaline karşın bir süre olay yerinde beklediğini, kimsenin gelmemesi üzerine de oradan ayrıldığını, yani davacının iddia ettiği gibi, müvekkilinin olay yerinden kaçmadığını, davacı tarafın, bu söylemiyle müvekkiline kusur isnadında bulunmaya çalıştığını, kolluk tarafından alınan CD incelemesi yapıldığında müvekkilinin olay yerinde beklemediği iddiasının gerçeğe aykırı olduğu anlaşılacağını, ayrıca, davacının yaşı itibariyle geçici işgücü kaybının oluşmasının mümkün olmadığını, kaldı ki, davacı tarafın tedavi giderlerine ilişkin herhangi bir makbuz sunmadığını, bu talebinin reddini talep ettiklerini, yine müvekkilinin kaza nedeniyle kusuru olmaması nedeniyle davacının manevi tazminat isteminin de yerinde olmayıp, taleplerinin reddedilmesini talep ettiklerini, müvekkili adına kayıtlı ..... plakalı aracın, ...... sigorta A.Ş. Tarafından ..... no'lu poliçe ile kasko sigortası ile sigortalandığını, davanın ......sigorta A.Ş. 'ye de ihbarını talep ettiklerini, bu nedenlerle, öncelikle, müvekkilinin aracının ..... kasko poliçe no'ile kaskolandığından, kasko şirketi ...... sigorta A.Ş. 'ye davanın ihbarını, davacının haksız ve hukuka aykırı tüm maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi ile yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Davanın trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın dava konusu kazada tarafların kusur durumları, davacının, işgücü kaybı zararının bulunup bulunmadığı, zararı bulunmakta ise miktarı, davacının dava konusu kaza nedeni ile maddi ve manevi zararının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarı hususlarında olduğunun tespit edilmiştir.
Adli Tıp Kurumu Başkanlığından alınan 05/11/2024 tarihli maluliyet raporunda özetle; ...... oğlu, 10.08.2015 doğumlu, ......’ın 15.10.2021 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik dikkate alındığında;
-Kas-İskelet Sistemi, Üst Ekstremiteye ait sorunlar, parmak eklemi hareket kısıtlılığı, Şekil 2.3’e (%5) ve Şekil 2.4’e (%6) göre toplam parmak engellilik oranı Balthazard formülü ile %11, Tablo 2.1’e göre el engellilik oranı %2, Tablo 2.2’ye göre üst ekstremite engellilik oranı %2 olup Tablo 2.3’e göre;
1. Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %1 (yüzdebir) olduğu,
2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 1 (bir) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunmuştur.şeklinde rapor düzenlemişlerdir.
Davacı vekilinin Uyap sisteminden 12/02/2025 tarihli HMK 123 maddesine dayanılarak davanın geri alınması dilekçesi ibraz ettiği, davanın geri alınması dilekçesinin davalı ...... vekiline tebliğ ediliği, ..... vekilinin 04/03/2025 tarihli UYAP sisteminden sunduğu dilekçesi ile davacı tarafın davayı geri alma dilekçesine muvafakat ettiklerini, davacı taraftan vekalet ücreti talebinin bulunmadığını, davalı ...... Sigorta A.Ş. vekiline tebliğ edildiği, ..... Sigorta A.Ş. vekilinin UYAP sisteminden sunduğu 13/02/2025 tarihli dileçesi ile davacı tarafın davayı geri alma dilekçesine muvafakat ettiklerini, davacı taraftan vekalet ücreti talebinin bulunmadığını beyan etmiştir.
6100 sayılı HMK nın 123.maddesinde "Davacı, hüküm kesinleşinceye kadar, ancak davalının açık rızası ile davasını geri alabilir. Bu takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir." düzenlenmesi mevcut olup davacı vekilinin sunmuş olduğu 12/02/2025 tarihli dilekçesi ile davasını geri aldığı, davalı vekillerince ayrı ayrı davanın geri alınması talebine açık muvafakat ettikleri bildirdiklerinden dava davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
DAVANIN HMK 123. MADDESİ GEREĞİNCE AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
1-Alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 345,31-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 270,09-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
3-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
4-Tarafların karşılıklı vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin, ihbar olunan ...... vekilinin, İhbar olunan İBB vekilinin e-duruşma ortamında yüzlerine karşı, davalıların yokluğunda yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 06/03/2025
Katip .....
¸e-imzalıdır
Hakim .....
¸e-imzalıdır