T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/791 Esas
KARAR NO: 2023/1129
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/09/2022
KARAR TARİHİ: 03/11/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 03/11/2023
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sabit olan alacağına ilişkin olarak Bakırkoy ... İcra Müdürlüğü'nin ... Esas sayılı ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, takip konusu alacaklarının 31/10/2021,30/11/2021, 31/12/2021 ve 31/03/2022 tarihli faturalar itibari ile sabit olduğunu, davaya konu icra takibinin alacağı ispatlayan faturadan da anlaşılacağı üzere haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, davalı borçlu şirkete ait 2021 ve2022 yılına ilişkin tüm BA BS formlarının celbini talep ettiklerini, açıklanan nedenlerle davanın kabulü ile davalı borçlu şirketin icra dosyasına vaki haksız ve kötü niyetli itirazının iptalini, takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeni ile davalı borçlu şirketin %20 oranında icra inkâr tazminatına mahküm edilmesini, yargılama giderleri ile ücret-i vekâletin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı tarafa dava dilekçesi, ekleri ve tensip tutanağı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafça cevap dilekçesi ibraz edilmediği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava,davacı tarafından davalı aleyhine Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile 4 adet faturaya dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
-Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır.
-Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine 9.606,60 TL asıl alacak, 421,74 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 10.028,34 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "4 adet fatura" olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür.
-2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir.
-İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).
-Somut olayda davacı taraf davalı ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında fatura düzenlendiğini, iş bu fatura bedelinin ödenmediğini iddia etmekte iken, davalı tarafın ise yargılama sırasındaki beyanlarında dava konusu borcun ödendiğini iddia ettiği görülmektedir.
-Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi hükmü uyarınca; Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer.6100 sayılı HMK 'nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
-Davalı tarafça açıkça dava konusu borcun ödendiğinin iddia edilmiş olması karşısında ödeme yükümlülüğünü ispat yükü davalı tarafa geçmiş olup davalı ödeme yaptığı hususunu kanıtlamakla yükümlü hale gelmiştir. Başka bir ifadeyle, davalı tarafın fatura tebliği ya da faturaya konu edimin ifasına yönelik herhangi bir itirazı olmayıp, bizzat ödeme iddiasında bulunan tarafın bu aşamadan itibaren takibe konu fatura bedelini ödediği hususunu ispat etmesi gerekmektedir. İspat yükü kendisinde olan davalı taraf borcunu ödediğini uyuşmazlığın miktarı gereğince yazılı delillerle ispat etmelidir.
-Mahkememizce taraflara ticari defter ve belgeleri incelenmiş, düzenlenen 21/01/2023 tarihli raporda özetle; davacı tarafın 2021-2022 yıllarına ait Ticari defter ve belgelerinin açılış ve kapanış onaylarının kanuni süresinde olduğu ve lehinde delil niteliği taşıdığı, davacının ticari defterleri üzerinde yapılan incelemeler neticesinde davacının takip tarihi itibariyle davalıdan olan fatura (asıl alacak) alacağının 11.157,96 TL olduğu, BA-BS bildirimi yapılması için Alım- Satım faturalarının bir ay içerisindeki toplam tutarı KDV hariç 5.000,00 TL ve üzeri olanların beyan edileceği VUK.396 maddesinde belirtildiğini, davacının davalıya düzenlediği faturaların aylık dönemler itibari ile KDV hariç 5.000,00 TL olan bildirim sınırı altında olduğundan taraflarca BA-BS bildirim formlarında herhangi bir bildirim yapılmadığı, faturaların açık fatura olarak düzenlendiği, 2021 yılı tarihindeki faturaların kağıt fatura olarak düzenlendiği, 2022 tarihli faturanın ise e-arşiv fatura olarak düzenlendiği faturalardaki yemeğin teslim edilip edilmediğinin teslim edilemediğini, 2021 yılındaki kağıt faturaların davalıya teslim ve tebliğ edilip edilmediği, ancak 2022 yılında düzenlenen e-arşiv faturasının GİB E-Arşiv fatura sisteminden davalının GİB e-arşiv sistemine iletildiği, davalı tarafından 8 günlük yasal süre içerisinde faturalara karşı yapılmış bir itiraz belgesinin dosyaya sunulmadığını, davacı yanın takipte fatura tarihinden itibaren 27.06.2022 tarihine kadar yasal %9 yasal faiz hesaplamış ve talep etmiş olduğu, takip sonrası için de yasal faiz talep ettiği, davacının davalı ile ilgili alışverişine konu borçların ödeme tarihlerinin yazılı olduğu bir sözleşme sunulmadığı, takip öncesi borçluya çekilmiş herhangi bir ihtarname bulunmadığı görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Yukarıdaki açıklamalarda ayrıntılarına yer verildiği üzere davalı tarafın dava konusu uyuşmazlıkta ödeme iddiası bulunmaktadır.
-Mahkememizce ticari defter kayıtları dışında davalının talebi doğrultusunda banka kayıtları celp edilmiş, incelenen banka kayıtlarında, davalı tarafından davacıya gönderilmiş bir kısım ödemelerin mevcut olduğu, ancak iş bu ödemelerin açıklamasında dava konusu edilen faturalara yer verilmediği, ayrıca yapılan ödeme miktarı ile fatura bedellerinin birbiri ile uyumlu olmadığı görülmüştür.
-Bu kapsamda davalı tarafın ödeme iddiasını 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 202'nci maddesi uyarınca yazılı delil ile ispatlaması gerekirken ispatlamayamadığı, açıklama yer almayan banka dökümlerinin ve dekontoların dava konusu fatura borçlarının ödendiğine ilişkin yazılı belge olarak kabul edilemeyeceği, ödemeye ilişkin bir kaydın davacı yan ticari defterlerinde yer almadığı, kanaatine varıldığından davalı tarafın ödeme iddialarına Mahkememizce itibar edilmemiştir.
-Her ne kadar davacı taraf takip talebinde asıl alacakla birlikte işlemiş faiz talebinde bulunmuşsa da davalı borçlunun icra takibinden önce temerrüde düşürülmemiş olduğu anlaşıldığından, takip talebindeki işlemiş faize ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
-Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
-Buna göre davalı borçlu tarafından fatura ve ticari defter kayıtları ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
-Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin 9.606,60 TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz üzerinden devamına,
-Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen miktarın %20'si üzerinden hesap edilen 1.921,32 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 656,23-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 121,12-TL harcın mahsubu ile bakiye 535,11-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan toplam 121,12-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama sırasında yatırılan 80,70 TL başvurma harcı, 1.500,00 TL bilirkişi ücreti, 120,75-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere 1.701,45-TL yargılama giderinden davanın kabul red oranına (%95,79) göre hesap edilen 1.629,90-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafça yargılama sırasında sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 9.606,60-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 421,74-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'nun ... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen 1.560,00 TL'nin davanın kabul red oranına (%95,79) göre hesap edilen 1.494,39-TL'sinin davalıdan, 65,61-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
03/11/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır