T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/802 Esas
KARAR NO : 2024/734
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 07/09/2022
KARAR TARİHİ : 09/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 15/08/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalılardan ....... Araç Kiralama Hiz. A.Ş.'nin, dava dışı işçinin çalıştığı alt işverenlerden ..... Temizlik ve İlaçlama Hiz. Org. Tur. İnş. Bilgi ve Dan. Tic. A.Ş. ile ..... Turizm Tic. A.Ş.'nin devrolma silsilesiyle devrolduğu son bilinen şirket durumunda olduğunu, ..... Temizlik Ve İlaçlama Hizmetleri Organizasyon Turizm İnşaat Bilgisayar ve Danışmanlık Ticaret Anonim Şirketi'nin, ..... Ticaret Anonim Şirketi'ne 19/03/2019 tarihinde devrolunmuş olduğunu, ..... Ticaret Anonim Şirketi'nin, .... Temizlik ve Hijyenik Ürünler Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine 13/05/2019 tarihinde devrolunmuş olduğunu, .... Temizlik ve Hijyenik Ürünler Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin, ..... Araç Kiralama Hizmetleri Anonim Şirketi'ne 30/05/2019 tarihinde devrolunmuş olduğunu, dava dışı işçinin açmış olduğu davanın ise, diğer alt işverenlerin birleşme serüveni başlamadan önce kendilerine ihbar edilmiş, bu doğrultuda, dava dışı işçinin iş ortaklıklarında çalışmış olduğu bu iki şirket yönünden huzurdaki davanın, bu iki şirketin birleşmiş oldukları .....Araç Kiralama Hiz. A.Ş.'ye karşı yöneltilmiş olduğunu, müvekkili şirketin, dava dışı ...... Başkanlığı ile arasında akdedilmiş olan sözleşme ve alınan ihale kapsamında yürüttüğü temizlik işinin konusu ve işin gereği alt işveren olarak birçok işçi çalıştırmış olduğunu, bu işçilerin asıl işvereninin Belediye, alt işvereninin ise müvekkili şirket olduğunu, bu hususun kesinleşmiş mahkeme ilamlarıyla da sabit olduğunu, bu şekilde ihale konusu işte çalıştırılan işçilerden birinin de ..... isimli işçi olduğunu, dava dışı bu işçinin, işçilik alacaklarının tahsili istemiyle Bakırköy ..... İş Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyasıyla dava açmış ve taleplerini sadece müvekkili şirket ve Belediyeye karşı yöneltmiş olduğunu, Bakırköy ..... İş Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyası kapsamında alınan Bilirkişi Raporunda, dava dışı işçinin çalışma süresinin 03/03/2006 - 16/02/2009 tarihleri arasında 2 yıl 11 ay 13 gün, 07/02/2009 - 31/08/2009 tarihleri arasında 6 ay 24 gün, 01/09/2009 - 31/05/2013 tarihleri arasında 3 yıl 8 ay 29 gün, 01/06/2013 - 30/09/2014 tarihleri arasında 1 yıl 3 ay 29 gün, 01/10/2014 - 31/10/2017 tarihleri arasında 3 yıl 1 ay, 01/11/2017 - 31/03/2018 tarihleri arasında 4 ay 27 gün olmak üzere toplam 12 yıl 5 gün olduğunun belirtilmiş olduğunu, Bilirkişi Raporu incelendiğinde, işçinin 03/03/2006 tarihinden itibaren farklı alt işverenler nezdinde çalıştığının görülmüş olduğunu, bu doğrultuda, dava dışı işçinin, 03/03/2006 - 16/02/2009 tarihleri arasında, davalı ...... Şirketinde, 07/02/2009 - 31/08/2009 tarihleri arasında, davalı ..... Peyzaj Şirketinde, 01/09/2009 - 31/05/2013 tarihleri arasında, davalı ..... Şirketinde, 01/06/2013 - 30/09/2014 tarihleri arasında, davalı .... Peyzaj Şirketinde, 01/10/2014 - 31/10/2017 tarihleri arasında, davacı müvekkil nezdinde, 01/11/2017 - 31/03/2018 tarihlerinde, ..... Temizlik ve İlaçlama Hiz. Org. Turz. İnş. Bilgi ve Dan. Tic. A.Ş. - ..... Tur. Tic. A.Ş. İş Ortaklığı (davalı .... Araç Kir. Hiz. A.Ş.) nezdinde çalıştığının görülmekte olduğunu, Bakırköy ...... İş Mahkemesinin de yürüttüğü yargılama neticesinde, dava dışı işçinin çalıştığı kurum ve tarihleri bu şekilde bildiren Bilirkişi Raporunu hükme esas alarak, 19/06/2019 tarihli ve ..... Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar vermiş, bu karara göre de, davacı işçinin talep ettiği ve kabulüne karar verilen işçilik alacaklarından ...... ve müvekkili şirketin müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulmuş olduğunu, bahsi geçen Bakırköy ..... İş Mahkemesinin ..... Esas sayılı dosyasında verilen 19/06/2019 tarihli ve .... karar sayılı ilamıyla; 45.892,12- TL net kıdem tazminatı, 5.992,45- TL net ihbar tazminatı, 3.270,90- TL net fazla mesai ücreti alacağı, 2.699,08- TL yıllık izin ücreti alacağı, 551,86- TL yargılama gideri, 6.714,00- TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 1.207,60- TL harcın muhtelif tarihlerden itibaren muhtelif oranlarda işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine hükmedilmiş olduğunu, yine ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi tarafından verilen kararlar doğrultusunda toplamda 2.971,79- TL'lik harcın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına karar verilmiş ve bununla ilgili ilk derece mahkemesinde muhtelif tarihlerde düzenlenen harç tahsil müzekkereleri ile tahsil için Vergi Dairesine bildirimde bulunulmuş, bu harcın da müvekkili şirketçe ödenmiş olduğunu, yukarıda detaylı bilgileri verilen Mahkeme ilamları doğrultusunda davacı/alacaklı yanca müvekkili şirket ve dava dışı ..... Başkanlığı aleyhine Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı dosyasıyla ilamlı icra takibi başlatılmış, her ne kadar ..... Başkanlığı ile müvekkili şirket açısından bu icra takibinde müşterek ve müteselsil sorumluluk hali söz konu olsa da, ........ Başkanlığının asıl işveren sıfatıyla çalıştırmış olduğu dava dışı işçinin hak ve alacaklarını kanuni süre içerisinde ödememesi ile birlikte alacaklı yanın müvekkili şirkete karşı haciz talep edebilecek duruma gelmiş olduğunu, bu sebeple derkenar sunmak ve mehil vesikası almak suretiyle ilgili icra dosyasına 18/02/2020 tarihinde müvekkili şirket tarafından 110.151,00- TL'lik nakit teminat ödemesi yapılmış olduğunu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesinin ...... Esas, ..... karar sayılı ve 30/04/2021 tarihli kararı ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne kesin olarak karar verilmiş olduğunu, bahsi geçen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesinin ...... esas, ...... Karar sayılı ve 30/04/2021 tarihli ilamıyla davacı müvekkili şirketin tüm alacaktan sorumlu tutulmaması gerektiği gerekçesiyle dava dışı işçinin işçilik alacaklarının miktarında değişiklik yapılmadan müvekkilinin sorumluluk miktarlarının değiştirilmiş olduğunu, kararın istinafta kesinleşmesi ile birlikte alacaklı ..... tarafından ilam bilgisinin ilgili icra dosyasına sunulmuş ve güncel kapak hesabı yapılması ile dosyada bulunan nakit teminatın reddiyatının yapılarak kendisine gönderilmesi talep edilmiş olduğunu, talep üzerine İcra Müdürlüğü'nün, 110.151,00- TL'lik nakit teminat üzerinden gerekli harçlar yönünden kesinti uyguladıktan sonra, 26/07/2021 tarihinde 103.779,15- TL'yi dava dışı işçinin vekilinin banka hesabına göndermiş olduğunu, söz konusu ödemenin, dava dışı işçinin ilamda yazılı tüm alacaklarını ve icra takibinden doğan giderler, harçlar ve ücret-i vekaleti de kapsar şekilde yapılan hesaplamaya (ödeme tarihindeki kapak hesabına) dayanmakta olduğunu, dava dışı ..... Başkanlığı'nın, dava dışı işçinin çalıştığı işin ihale makamı olup, "Asıl İşveren" olduğunu, yapılan işin denetimi, kontrolü, işteki aksaklıklar ve eksiklikler nedeniyle yaptırım uygulanması gibi birçok hususta Belediye'nin söz sahibi olduğunu, Belediye'nin dava dışı işçinin tüm çalışma döneminde, yani müvekkili şirketteki dönemde olduğu gibi müvekkili şirketten önceki çalışma döneminde de asıl işveren konumunda olduğunu, gerçekten, bu hususun Bakırköy ...... İş Mahkemesinin ..... Esas sayılı dava dosyası kapsamında verilmiş kesin hüküm ile de sabit olduğunu, dava dışı işçinin, müvekkili ile birlikte dava dışı Belediyeye karşı açmış olduğu işçilik alacaklarının tahsili istemli dava kapsamında alınan ve hükme dayanak teşkil eden Bilirkişi Raporları ve dosya kapsamına alınan SGK kayıtları incelendiğinde dava dışı işçinin hak ve alacaklarının hesaplandığı çalışma dönemlerinin yalnız müvekkili şirketin alt işveren olduğu döneme ait olmadığı, Belediyenin asıl işveren olduğu şekilde başka alt işverenler nezdinde çalıştığı dönemlerin de hesaplamaya dahil edildiğinin görülmekte olduğunu, bir başka deyişle, müvekkilinin müşterek ve müteselsilen ödemekle sorumlu tutulduğu alacakların, yalnızca işçinin müvekkili nezdindeki çalışmasına istinaden değil, diğer alt işverenlerdeki çalışmasına istinaden de hesaplanmış olduğunu, müvekkilinin yalnızca kendi dönemindeki çalışma sürelerinden doğan işçilik alacaklarından, asıl işveren-alt işveren ilişkisi de gözetilerek yapılacak hesaplamayla sorumlu tutulması gerekliliği kanuni bir gereklilik olduğu gibi, aynı zamanda hakkaniyet gereği olduğunu, bu doğrultuda, davalılar ve diğer alt işverenlerin, dava dışı işçinin kendi dönemlerindeki çalışmalarından kaynaklanan hak ve alacaklarının tamamından ve her halükarda yargılama ve takip harç ve masraflarıyla, yargılama ve icra vekalet ücretlerinden de asıl alacak yönünden sorumlu oldukları miktar nisabında sorumlu tutulması gerektiklerini, dava dışı işçinin, açmış olduğu davada lehine işçilik alacağı hesaplaması yapılan ve hükmedilen çalışma döneminde, 01/10/2014 - 31/10/2017 tarihleri arasında olmak üzere toplam 3 yıl 1 aylık kısmını müvekkili şirket bünyesinde geçirmiş olduğunu, ekte sunulan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, dava dışı işçinin diğer çalışmalarının ise dava dışı asıl işveren Belediyenin alt işvereni olarak faaliyet gösteren başka alt işverenler bünyesinde gerçekleştirmiş olduğunu, işçinin çalışmasındaki kalan çalışma süresindeki işveren sıfatını haiz olan davalıların ise dava dışı işçiyi alt işveren olarak kendi bünyesinde çalıştırmış oldukları çalışma döneminden kaynaklanan işçilik alacaklarından ve her halükarda tüm davalıların da yargılama ve takip harç ve masraflarıyla, yargılama ve icra vekalet ücretlerinden de asıl alacak yönünden sorumlu oldukları miktar nisabında sorumlu tutulması gerektiğini, izah edilen bu olgu ve olaylar doğrultusunda, davalıların dava dışı işçiye yapması gereken ödemeleri de üstlenmek zorunda kalıp, mahkeme ilamı gereği ve cebri icra marifetiyle dava dışı işçiye huzurdaki mahkememiz davalıları adına yapılan ödemelerle birlikte toplam 110.151,00- TL ödeme yapmak zorunda kalan müvekkili şirket aleyhine oluşan haksız durumun düzeltilmesi ve müvekkili şirketin zararının giderilmesi maksadıyla huzurdaki davayla rücuen tazminat isteminde bulunmak gerektiğini, gerçekten de, bu dava doğrultusunda dava dışı işçinin tüm çalışma dönemini kapsar şekilde işçilik alacaklarının ödemesini yapmak zorunda kalan müvekkili şirketin ödediği miktar yönünden huzurdaki davanın davalılarının da sorumlulukları bulunduğundan, hangi davalının veya davalıların ne oranda sorumlu olduklarının belirlenmesi ve sorumlu oldukları kısmın bu davalı ya da davalılardan alınarak müvekkili şirkete ödenmesi gerektiğini, dava dışı işçinin işçilik alacaklarının tahsili istemiyle açmış olduğu mezkur dava dosyası kapsamında alınan Bilirkişi Raporunda da belirtildiği gibi, dava dışı işçinin farklı işyeri numaraları ile başka alt işverenler nezdinde çalıştığının sabit olduğunu, yukarıda detaylıca da izah edildiği üzere, dava dışı işçinin, davalılar nezdinde muhtelif tarihlerde çalışmış olduğunu, dava dışı işçinin asıl işveren ...... Başkanlığının işinde, davalı alt işverenler nezdinde çalışarak işçilik alacaklarına hak kazandığı ortadayken, bu alt işverenlerdeki çalışmalardan doğan işçilik alacaklarının tamamından, tıpkı davalılar gibi alt işveren olan müvekkili şirketin, sorumlu tutulmasının beklenemeyeceğini, nitekim böyle bir durumun hukuka, hakka ve hakkaniyete aykırı olacağını, bu doğrultuda tüm alt işverenlerin kendi sorumluluklarına katlanması gerekmekte olup, müvekkilinin diğer alt işverenlerdeki çalışmalardan doğan işçilik hak ve alacaklarına istinaden yapmış oldukları ödemelerin (vekalet ücreti, takip/yargılama gideri gibi ferilerden de asıl işçilik alacağı nisabında sorumluluk gözetilerek), ilgili alt işverenlerden rücuen tahsili talep edilmekte olduğunu, müvekkili şirketin, cebri icra tehdidi altında dava dışı işçinin kıdeme esas tüm çalışma dönemini kapsayacak şekilde hesaplanan işçilik alacaklarını ve buna bağlı faiz ve ferileri ödemek zorunda kalmış, ancak yerleşik Yargıtay içtihatlarında da vurgulandığı üzere, her bir alt işverenin kendi dönemi ile ilgili kıdem tazminatı, yıllık izin ücret alacağı v.b. tüm işçilik alacaklarından sorumlu tutulması gerektiğini, davacı müvekkilinin davalı yanlarla, dava konusu uyuşmazlıkla ilgili olarak gerçekleştirmiş olduğu arabuluculuk görüşmesinin olumsuz sonuçlanmış olduğunu beyanla; fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla, HMK m.107 uyarınca, davanın kabulü ile, müvekkili şirket tarafından dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının davalıların kendi dönemlerindeki çalışmalarından kaynaklanan sorumluluk miktarları kadarı ile miktarları davalıların asıl işçilik alacaklarından sorumluluk nisapları dikkate alınarak belirlenecek şekilde asıl alacaklara işlemiş faiz ve yargılama/icra vekalet ücreti, yargılama/icra giderleri, yargılama/icra harçları gibi ferilerin davalılardan rücuen tazminiyle, HMK m.107 uyarınca şimdilik 100,00- TL'nin, müvekkilinin ödeme tarihi olan 26/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan ayrı ayrı alınarak davacı müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ile karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir ve tayin edilecek ücret-i vekaletin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ..... Peyzaj.....Ltd. Şti. ile ...... İnşaat.....Ltd. Şti. vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkili şirketlerden bir alacağı bulunmadığını, Kıdem Tazminatı açısından işçi ...... 'ın 01.06.2013-30.09.2014 arası ...... şirketinde çalışması olup, bu dönemler açısından çalışan işçinin işçilik alacaklarına ilişkin ücret, fazla çalışma ücreti de dahil olmak üzere tüm hak edişlerinin ödenmiş olduğunu, işçinin, yıllık izinlerini kullanmış olduğunu, maaşlarının, fazla mesai ücreti ve AGİ de içerisinde olmak üzere davalı şirket tarafından ödenmiş olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği üzere dava dışı işçinin, asıl işveren ...... Başkanlığının işinde, müvekkili şirketlerin nezdinde çalışarak işçilik alacaklarına hak kazanmış, alt işverenin sorumlu olduğu alacaklarının, işçilerin fiili çalışmasına bağlı ücret, mesai, SGK, yol, yemek vb. gibi hak ve alacaklarına dair olduğunu, işçinin fiili çalışması ile ilgili alacakları olduğunu, işe iade davası, ücret, pirim, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, iş kazası tazminatı, sigorta primlerinin ödenmesi gibi tüm işçi alacak ve haklarından sorumluluğun yalnızca asıl işverene ait olacağını, hatta bu durumun varlığı halinde alt işverenin davalarda davalı olarak dahi kabul edilmeyecek, alt işverene karşı açılan davalarda mahkemenin davanın asıl işverene yöneltilmesi için süre vereceğini, iş bu sebepten ötürü Kıdem Tazminatından ..... Belediyesi'nin sorumlu olacağına şüphe bulunmadığını, yıllık izin konusunda işçi ...... ’ın işyeri dosyasına bakıldığında 08.09.2014 tarihi itibariyle toplam 12 gün yıllık izin kullandığının anlaşılmakta olduğunu, 4857 sayılı İş Kanunu madde 59’a göre “Yıllık izin sürelerinin ücrete dönüşmesi ve bu ücretin muaccel hale gelmesinin ancak artık izin kullandırma olanağının kalmadığı iş akdinin sona ermesi halinde gerçekleşir.” iş bu sebepten ötürü devreden işveren döneminde doğmuş bir işçi alacağı söz konusu olmadığını, ücrete dönüşen yıllık ücretli izin hakkının devralan işveren tarafından ödendiğini, bu sebeple davacının müvekkili şirketten bir alacağı bulunmadığını, müvekkili bakımından tüm işçilik alacaklarından sorumluluk talebinin yerinde olmadığını, davacının rücu hakkının 2 yıl içinde düşmekte olduğunu, kısmi dava tarihi ve ıslah tarihine göre davanın zamanaşımına uğramış olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun ...... Esas; ...... Karar sayılı ilamına göre müvekkilinden talebin mümkün olmadığını, müvekkilinin davaya konu rücu alacaklarından sorumlu tutulabilmesinin mümkün olmadığını, dolayısıyla davanın reddi gerektiğini, idari şartname ve sözleşmede kıdem tazminatına ilişkin hüküm yer almadığını, 6098 Sayılı Kanunda açıkça düzenlendiği üzere tutarın ödendiği ve sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten sonra zamanaşımı süresi iki yıl olup, tazminatı ödeyen kişinin bu bildirimi iki yıl süre dolmuş olup davacı alacaklarının zamanaşımına uğramış olduğunu beyanla; davanın reddi ile yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..... Araç Kiralama Hiz. A.Ş.'ye usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap verilmediği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, Mahkeme ilamına bağlı rücuen tazminata ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının davalı olarak yer aldığı Bakırköy ...... İş Mahkemesinin ..... E.- ..... K Sayılı dosyası nedeni ile dava dışı işçiye ödemiş olduğu işçilik alacaklarından ve buna bağlı harç ve yargılama giderlerinden davalıların sorumluluğunun olup olmadığı, davalılar ..... Peyzaj ve ..... yönünden talebin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, davalıların sorumlu olması halinde her birinin sorumlu olduğu miktarın tespiti ile davalılardan rücuen tazmini gerekip gerekmediği hususlarındadır.
Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek, davacının davalı olarak yer aldığı Bakırköy ..... İş Mahkemesinin ..... E.- ...... K Sayılı dosyası nedeni ile dava dışı işçiye ödemiş olduğu işçilik alacaklarından ve buna bağlı harç ve yargılama giderlerinden davalıların sorumluluğunun olup olmadığı, davalılar ...... Peyzaj ve ..... yönünden talebin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, davalıların sorumlu olması halinde her birinin sorumlu olduğu miktarın tespiti ile davalılardan rücuen tazmini gerekip gerekmediği hususlarının tespiti için dosya üzerinden GÜNSÜZ bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup, İş Hukuku Uzmanı bilirkişi ....... 12/04/2023 tarihli raporunda özetle; uyuşmazlık konusuna ilişkin, Yargıtay ...... Hukuk Dairesi'nin yerleşik hale gelmiş içtihatları yol gösterici nitelikte olup, uyuşmazlığın çözümünde öncelikle taraflar arasındaki sözleşme hükümleri, aynı sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkla ilgili verilmiş mahkeme kararları ve genel hukuk prensipleri dikkate alınarak bir sonuca gidilmesi gerektiğinin ifade edilmekte olduğunu, bu hale eğer sözleşme hükümlerinde, işçilerin iş sözleşmelerinden doğan alacaklarına ilişkin kimin ne oranda sorumlu olacağına dair düzenleme var ise, anılan hükmün uygulanması gerektiği, eğer bu yönde bir düzeleme yok ise de "tacir olan davalının çalıştırdıkları işçilerin fiili işçilik dışında sair tazminat haklarından sorumlu olacaklarını bilebilecek durumda oldukları ancak, davacı Bakanlığın da asıl işveren durumunu muhafaza etmesi nazara alındığında doğan zararlardan tarafların yarı yarıya sorumlu olduğunun kabulü gerekeceği"nden hareketle sonuca gidilmesi gerektiğinin belirtildiğini, öte yandan, yıllık izinler kullanılmadığı takdirde iş szöleşmesinin feshi ile ücrete dönüştüğü, sözleşmeyi feshedenin de son yüklenici olması ve yıllık izinlerin de fesih ile ücrete dönüşmesi nedeniyle yıllık izin ücreti ile ihbar tazminatından son yüklenicinin sorumlu olacağı, bunların dışında kalan kıdem tazminatı, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan ise yüklenicilerin işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sorumlu olacaklarının, yargı kararlarında ifade edilmekte olduğunu, somut olayda, dava dışı işçinin çalışmış olduğu işin, hizmet alımı yolu ile temin edildiği anlaşılsa da, ihale makamı olan Belediye ile hizmet veren konumunda olan alt işverenler arasındaki sözleşmenin dosyada mevcut olmadığını, davalı ..... Peyzaj ve ...... İnşaat şirketleri vekili, cevap dilekçesinde İdari Şartnamenin 25.maddesinde teklif fiyatına dahil olan giderlerin tek tek sayıldığını, bu teklif fiyatına kıdem tazminatının dahil olmadığını beyan etmiş olduğunu, dosya içeriğindeki belgelerden, dava dışı işçinin iş mahkemesindeki davasına konu ettiği ve hüküm altına alınan toplam 4422 günlük çalışmasının olduğunun tespit edilmiş olduğunu, davacı (borçlu) ..... İnşaat tarafından, tehiri icra kapsamında yatırılan 110.151,00 TL’lik
nakit teminatın, 26.07.2021 tarihinde dava dışı işçi vekiline reddiyatının yapıldığının
görülmekte olduğunu, davacı ..... İnşaatın, icra emrindeki 97.280,23 TL’lik toplam alacak
tutarının 68.310,81 TL’lik kısmından sorumlu olmasına rağmen, neden 110.151,00 TL’lik
teminat yatırıp, bunun reddiyatının yapılmasını sağladığının anlaşılamamış olduğunu, zira bu şirketin
sorumluğunun icra dosyasının toplam kapak hesabı kadar olmadığını, bu borçlunun sorumluğu BAM
kararında belirtildiği üzere sınırlı olduğundan, ödenmesi gereken tutarın da bu doğrultuda tespit
edilmesi gerektiğini, ...... İnşaatın fazladan ödediği kısımlara ilişkin, alt işverenlere rücu
edemeyeceği, gerçekte sorumlu olduğu tutar kadar rücu edebileceğinin düşünülmekte olduğunu SONUÇ OLARAK: mahkememizin davalıların, davacı ...... İnşaat tarafından ödenen tutarın tamamından
sorumlu olduğuna kanaat getirilmesi halinde,
...... Ltd.Şti. 30.526,92 ₺ , ...... Peyzaj Ltd.Şti. 8.631,24 ₺ ve ..... Temizlik (devir nedeniyle ..... Araç Kiralama A.Ş.) 1.880,69 ₺
...... Temizlik A.Ş.’nin, sırasıyla ..... Tic.A.Ş.’ye, sonra bu şirketin ..... Temizlik San. Tic. Ltd. Şti’ye, son olarak 21.05.2019 da davalılardan ..... Araç Kiralama Hizm. A.Ş.’ye devredildiği, işbu davaya ilişkin dava açılış tarihinde ve halen şirketin ünvanın ........ Araç Kiralama Hizm. A.Ş olduğu
görülmekle, şayet ...... Temizlik’e bir sorumluluk yüklenecekse, devralan şirket sıfatıyla ...... Araç
Kiralamanın sorumlu olduğu kanaatine varılmış olduğunu, mahkememizin davalıların, davacı ...... İnşaat tarafından ödenmesi gereken tutardan sorumlu olduğuna kanaat getirilmesi halinde,
...... Ltd.Şti. 47.540,74 ₺
ve ..... Peyzaj Ltd. Şti. 13.441,75 ₺
olabileceği (bu ihtimalde davalılardan ...... Araç Kiralama A.Ş.'nin sorumluluğunun bulunmadığı) bildirilmiştir.
Dosyanın tarafların beyanları ve itirazları doğrultusunda ek rapor tanzim edilmek üzere bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, kök rapor sunan bilirkişi 15/08/2023 tarihli ek raporunda özetle;
kök raporda, rücu davalarında hesaplamalarda esas alınan içtihatlardan ve uygulamadan
bahsedilmiş olup, aşağıdaki gibi bir yöntem benimsendiğinin görülmekte olduğunu, “eğer sözleşme hükümlerinde, işçilerin iş sözleşmelerinden doğan alacaklarına ilişkin kimin ne
oranda sorumlu olacağına dair düzenleme var ise, anılan hükmün uygulanması gerektiği;
eğer bu yönde bir düzenleme yok ise de “tacir olan davalının çalıştırdıkları işçilerin fiili
işçilik dışında sair tazminat haklarından sorumlu olacaklarını bilebilecek durumda
oldukları ancak, davacı Bakanlığın da asıl işveren durumunu muhafaza etmesi nazara
alındığında doğan zararlardan tarafların yarı yarıya sorumlu olduğunun kabulü
gerekeceği”nden hareketle sonuca gidilmesi gerektiği belirtilmektedir.” Yargıtay ..... Hukuk
Dairesi’nin 22.02.2018 tarih, ..... E., .... K, Yargıtay ...... Hukuk Dairesi’nin 10.5.2018
Tarih, ..... E., ..... K.
davalıların itirazlarının hesaplamaya yönelik olmayıp, daha ziyade hukuki itirazlar olduğunu, ayrıca bahsi geçen itirazların iş mahkemesi yargılamasında ileri sürülebilecek itirazlar olup,
hesaplamaları ve kanaati değiştirecek bir husus bulunmadığını, zira işyeri devrinde kabul
edilen 2 yıllık hak düşürücü sürenin, şirketlerin kendi aralarındaki sorumluluğu açısından
değil şirketlerin işçiye olan sorumlulukları açısından getirilmiş bir hüküm olduğunu, alt işverenler arası rücu davalarında zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğunu, faizin, icra masraflarının hesaplamaya dahil edilemeyeceğine dair itiraza ise, bu kalemlerin
işçiye ödenen toplam tutar içerisinde yer aldığından itibar edilmeyecek olduğunu, davacı vekilinin raporun sonuç kısmındaki, ½ lik indirimin neden yapıldığına dair
açıklamanın yer almadığına dair itiraz incelendiğinde, buna ilişkin açıklama yapılmadığının görülmekte olduğunu, içtihatlar gereği, İdare ile alt işveren arasında, sorumluluğun nasıl
olacağına dair anlaşma yapıldığında bu oran, bir sorumluluk oranı belirlenmemişse iç
ilişkide yarı yarıya sorumluluğun esas alınacağının kabul edilmekte olduğunu, bu nedenle idare ile
davacı ..... İnşaat’ın yarı yarıya sorumlu olduğu kabul edilirse, kök rapordaki sonuçların ½ sinin geçerli olacağını, bu hususla ilgili hukuki nitelendirmenin mahkememize ait olduğunu SONUÇ OLARAK: davacının
taleplerinde haklı görülmesi halinde davalıların sorumu olabileceği tutarların,
mahkememizin davalıların, davacı ...... İnşaat tarafından ödenen tutarın tamamından
sorumlu olduğuna kanaat getirilmesi halinde,
1. ...... Ltd. Şti. 1/2 si 30.526,92 ₺ Tamamı 61.053,84 ₺
, ...... Ltd. Şti. 1/2 si 8.631,24 ₺ Tamamı 17.262,47 ₺
ve ...... Temizlik (devir nedeniyle ...... Araç Kiralama A.Ş.) 1/2 si 1.880,69 ₺ Tamamı 3.761,38 ₺ ..... Temizlik A.Ş.’nin, sırasıyla ...... Turizm Tic.A.Ş.’ye, sonra bu şirketin ..... Temizlik
San. Tic. Ltd. Şti’ye, son olarak 21.05.2019 da davalılardan ....... Araç Kiralama Hizm.A.Ş.’ye devredildiğini, işbu davaya ilişkin dava açılış tarihinde ve halen şirketin ünvanın ....... Araç Kiralama Hizm. A.Ş. olduğu
görülmekle, şayet ...... Temizlik’e bir sorumluluk yüklenecekse, devralan şirket sıfatıyla ......
Kiralamanın sorumlu olduğu kanaatine varılmış olduğunu, mahkememizin davalıların, davacı ...... İnşaat tarafından ödenmesi gereken tutardan
sorumlu olduğuna kanaat getirilmesi halinde,
2. ........ Ltd. Şti. 1/2 si 23.770,37 ₺ Tamamı 47.540,74 ₺
ve ...... Ltd. Şti. 1/2 si 6.720,88 ₺ Tamamı 13.441,75 ₺
olabileceği, (bu ihtimalde davalılardan ..... Araç Kiralama A.Ş’nin sorumluluğunun bulunmadığı )
bildirilmiştir.
Davacı vekili 25/12/2023 tarihli bedel artırım dilekçesi ile, davalıların, mezkur bilirkişi raporuyla, davacı müvekkilinin, dava dışı işçi ...... 'a yaptığı muhtelif işçilik alacakları ile faiz, yargılama gideri, vekalet ücreti gibi ferileri ödemesine istinaden, kendi dönemlerine düşen miktarlardan %100 sorumlu tutulması gerektiklerini, bu doğrultuda, müvekkilinin, her alt işverenin kendi çalışma dönemlerine göre yüzdesel olarak hesaplanan miktarlardan %100 sorumlu olacak şekilde, dava dışı işçiyi müvekkilinden evvel alt işveren olarak istihdam eden davalı ..... 'den 47.540,74- TL ve davalı ....... 'den 13.441,75- TL olmak üzere toplam 60.982,49- TL alacağı olduğunun tespit edilmiş olduğunu, bu nedenle, HMK m.107 doğrultusunda belirsiz alacak davası olarak ikame edilmiş huzurdaki davada, alacağın belirli hale gelmesi üzerine işbu talep (bedel) artırımı gerçekleştirmek gerekmiş ve bu doğrultuda; davalı ..... İnş. Tur. Gıda Oto. İş Mak. Pet. Ür. Tem. San. ve Tic. Ltd. Şti.'den 100,00- TL olan alacak taleplerini 47.440,74- TL artırarak, yalnız bu davalı yönünden ve bu davalıdan alınarak müvekkiline verilmek üzere 47.540,74- TL'ye, davalı ..... Peyzaj Temizlik İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'den 100,00- TL olan alacak taleplerini 13.341,75- TL artırarak, yalnız bu davalı yönünden ve bu davalıdan alınarak müvekkiline verilmek üzere 13.441,75- TL'ye, davalı ..... Araç Kiralama Hizmetleri A.Ş.'den 100,00- TL olan alacak taleplerini 3.661,38- TL artırarak, yalnız bu davalı yönünden ve bu davalıdan alınarak müvekkiline verilmek üzere 3.761,38- TL'ye; artırmakta olduklarını beyanla; fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla, toplam 64.743,87- TL'nin; davalı şirketlerden ..... İnş. Tur. Gıda Oto. İş Mak. Pet. Ür. Tem. San. ve Tic. Ltd. Şti.'den, 100,00- TL olan alacak taleplerinin 47.440,74- TL artırılması neticesinde, 47.540,74- TL'sinin yalnız bu davalıdan; davalı şirketlerden ...... Peyzaj Temizlik İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.'den, 100,00- TL olan alacak taleplerinin 13.341,75- TL artırılması neticesinde, 13.441,75- TL'sinin yalnız bu davalıdan; davalı şirketlerden ...... Araç Kiralama Hizmetleri A.Ş.'den, 100,00- TL olan alacak taleplerinin 3.661,38- TL artırılması neticesinde, 3.761,38- TL'sinin yalnız bu davalıdan; ayrı ayrı olacak şekilde alınarak davacı müvekkiline, müvekkilinin huzurdaki rücu istemine konu ödemeyi Bakırköy ..... İcra Müdürlüğünün ..... Esas sayılı dosyasına ödeme tarihi olan 26/07/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte ödenmesine; her halükarda, yargılama giderleri ile karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (A.A.Ü.T.) m.3/1 hükmü de gözetilerek takdir ve tayin edilecek ücret-i vekaletin, ihtiyari dava arkadaşı olan davalı yanlara ayrı ayrı tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dosyanın bilirkişiye tevdii ile davacı vekilinin beyanı ve ...... Başkanlığı'nın cevabi yazısı dikkate alınarak uyuşmazlık konularının tespiti hususunda ek rapor tanziminin istenilmesine karar verilmiş olup, kök ve ek rapor sunan bilirkişi 18/04/2024 tarihli 2. ek raporunda özetle; ..... tarafından sunulan ve belediye ile ..... İnşaat Taah. San. Tic. A.Ş. ile
imzalanan hizmet alım sözleşmeleri incelendiğinde, madde. 22de yüklenicinin sözleşme konusu iş
ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları hüküm altına alınmış ve madde 22.1de,
“Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları, ilgili
mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Genel Şartnamenin 6. Bölümünde
belirlenmiş olup, yüklenici bunları aynen uygulamakla yükümlüdür.” şeklinde ifadelere yer verildiğinin görülmekte olduğunu,
...... Belediyesinden celp edilen ihale şartnamelerinin incelenmesinin bu davaya
herhangi bir katkısının olmadığı, zira işbu davanın konusunun asıl işverenin yükleniciye
rücusu değil, yüklenicinin ödediği tutarlar için daha önceki yüklenicilere rücusu olduğu
nun düşünülmekte olduğunu, içtihatlar ve dosyada bulunan emsal kararlar gereği, her yüklenicinin
sorumluluğunun kendi çalıştırdığı dönemle sınırlı olduğu kabulü ile, işçiye ödenen alacak
kalemlerinin, davalı şirketlerdeki (önceki yükleniciler) hizmet süresine göre paylaştırılmasının yapılacak olduğunu, davacı (borçlu) ...... İnşaat tarafından, tehiri icra kapsamında yatırılan 110.151,00 TL’lik
nakit teminatın, 26.07.2021 tarihinde dava dışı işçi vekiline reddiyatının yapıldığının görülmekte olduğunu, davacı ..... İnşaatın, icra emrindeki 97.280,23 TL’lik toplam alacak
tutarının 68.310,81 TL’lik kısmından sorumlu olmasına rağmen, neden 110.151,00 TL’lik teminat yatırıp, bunun reddiyatının yapılmasını sağladığının anlaşılamamış olduğunu, zira bu şirketin
sorumluğunun icra dosyasının toplam kapak hesabı kadar olmadığını, bu borçlunun sorumluluğu BAM
kararında belirtildiği üzere sınırlı olduğundan, ödenmesi gereken tutarın da bu doğrultuda tespit
edilmesi gerektiğini, ...... İnşaatın fazladan ödediği kısımlara ilişkin, alt işverenlere rücu
edemeyeceği, gerçekte sorumlu olduğu tutar kadar rücu edebileceğinin düşünülmekte olduğunu SONUÇ OLARAK: mahkememizin davalıların, davacı ..... İnşaat tarafından ödenen tutarın tamamından
sorumlu olduğuna kanaat getirilmesi halinde,
..... Ltd. Şti. 30.526,92 ₺ , ...... Peyzaj Ltd. Şti. 8.631,24 ₺
ve ..... Temizlik (devir nedeniyle .... Kiralama A.Ş.) 1.880,69 ₺ , mahkememizin davalıların, davacı ..... İnşaat tarafından ödenmesi gereken tutardan
sorumlu olduğuna kanaat getirilmesi halinde,
...... Ltd. Şti. 47.540,74 ₺
ve ....... Ltd. Şti. 13.441,75 ₺
olabileceği (bu ihtimalde davalılardan ...... Kiralama A.Ş’nin sorumluluğunun bulunmadığı )
bildirilmiştir.
Davacının talebi, alt işveren olarak çalıştırılan işçiye ödenen işçilik alacaklarının yine alt işveren konumunda olan davalıların sorumlu olduklar tutarların tespiti ile davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Davacı taraf, dava dışı ..... Başkanlığı ile aralarında akdedilen temizlik işi yüklenici sözleşmesi kapsamında alt işveren olarak bir çok işçi çalıştırdığını, davalıların taşeron olarak çalıştırdığı dava dışı işçi ...... 'ın işçilik alacaklarından kaynaklı açtığı dava uyarınca Bakırköy ...... İş Mahkemesi ...... E. ...... K. Sayılı ilamının İstnabul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi ..... E. ..... K. Sayılı ilamı ile kesinleştiği ve de Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... E. Sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiği anlaşılmıştır. Dava dışı işçinin vekili hesabına davacı taraf ödemede bulunmuştur.
4857 sayılı İş Kanununun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır.
Dava konusu olayda da, davacı ile davalı şirket arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o iş yeri ile ilgili olarak İş Kanunu’ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle alt işverenlerle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müteselsilen sorumludurlar. Bu düzenleme, işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla yapılmış olup, sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise iş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir.
Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen, “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır.” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir.
Müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rucüen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir.(T.C.YARGITAY13. Hukuk Dairesi E.: 2016/17309 K: 2018/10319 )
Hizmet sözleşmelerinde, ihale evraklarında teknik ve idari şartnamelerde ve diğer taraflar arasında karşılıklı düzenlenen belgelerde yüklenici şirketin sorumluluğuna ilişkin açık hüküm olan hallerde, asıl işveren ödemiş olduğu miktarın tamamını, ilgili alt işverenden rücuen tahsilini talep edebilirken alt işverenin, asıl işverenden rücu imkanı yoktur. Sözleşme değerlendirilirken işçinin çalıştığı dönemlere ilişkin sözleşme hükümleri dikkate alınmalıdır. Buna göre, son alt işverenin alacağın tamamından sorumlu tutulamayacağı, tamamından sorumlu olmasının İş Kanunu gereği yalnız işçiye karşı olduğu, işçiyi çalıştırmış olan alt işverenlerin her birinin dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemi kapsayan kısmından sınırlı sorumlu olacağı, ayrıca işçilik alacakları davası neticesinde davacının ödediği yargılama giderleri, faiz ve vekalet ücreti yönünden de alt işverenlere rücu edilecek işçilik alacağı miktarına göre bir oranlama yapılarak davacının alt işverenlerden bu alacak kalemi ile ilgili talep edebileceği miktar da açıkça belirlenmelidir. (Y.13. HD. 24/05/2018 T, 2015/38873 E.-2018/6205 K. ve yine aynı Dairenin 31.5.2018 T, 2016/2779 E.- 2018/6452 K. ve 11/05/2017 tarih, 2016/7790 E. 2017/5936 K. sayılı ilamları)
Dava dışı işçiye ödenen işçilik ücretlerinin karara bağlandığı Bakırköy ...... İş Mahkemesi ..... E. ..... K. Sayılı kararın istinaf edilmesi üzerine İstnabul Bölge Adliye Mahkemesi ...... Hukuk Dairesi ..... E. .... K. Sayılı ilamı ile davacı şirketin kendisinden sonraki çalışmalardan sorumlu olmadığına karar verildiği anlaşılmakla dava dışı işçilik davacı şirketten bünyesinde ve diğer alt işverenler bünyesindeki çalışma süreleri alınan bilirkişi raporu ile hesaplanmıştır.
Her ne kadar davacı şirket tarafından Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... E. Sayılı icra dosyasında sorumlu olduğu tutarın fazlasının ödendiği görülmüş ise de rücu edilebilecek tutar ödenmesi gereken miktar üzerinden hesaplanmış ve Mahkememizce de yapılan bu hesap uyarınca hüküm kurulmuştur.
Davacı ve davalılar ayrı yükleniciler olup dava dışı işçiye ödenen tutardan kendi dönemlerine isabet eden tutar kadar sorumlu olacağı, dosya kapsamında uygun ve gerekçeli bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere davalı ..... Araç Kiralamanın ödenen tutardan sorumlu olmadığı, davalı ...... Ltd. Şti.'nin ödenmesi gereken tutarın 47.540,74 TL'sinden ve davalı ..... Peysaj ... Ltd. Şti. 'nin ödenmesi gereken tutarın 13.441,75 TL'sinden sorumlu olması gerektiği anlaşılmakla davalı ..... Araç Kiralama ... A.Ş. yönünden açılan davanın reddine, davalı .... Ltd. Şti. yönünden açılan davanın kabulü ile 47.540,74 TL rücuen tazminat alacağının 26.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı .... Ltd. Şti.'den tahsili ile davacı tarafa verilmesine, davalı ..... Ltd. Şti. Yönünden açılan davanın kabulü ile 13.441,75 TL rücuen tazminat alacağının 26.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı ..... Ltd. Şti.'den tahsili ile davacı tarafa verilmesine karar verilmiş ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davalı ..... Kiralama ... A.Ş. yönünden açılan davanın REDDİNE,
2-Davalı ...... Ltd. Şti. Yönünden açılan davanın KABULÜ İLE 47.540,74 TL rücuen tazminat alacağının 26.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı ..... Ltd. Şti.'den tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
3-Davalı ..... Ltd. Şti. Yönünden açılan davanın KABULÜ İLE 13.441,75 TL rücuen tazminat alacağının 26.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalı ...... Ltd. Şti.'den tahsili ile davacı tarafa VERİLMESİNE,
4-Alınması gereken 4.165,71 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL peşin harç ile 1.105,66 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.186,36 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.979,35 TL eksik harcın davalılar ..... Ltd. Şti. ve ...... Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir KAYDINA,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinden kabul oranı ret oranı dikkate alınarak hesaplanan 1.507,04 TL'nin davalılar ..... Ltd. Şti. ve ..... Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak, 92,96 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
6-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 161,40 TL ile ıslah harcı 1.105,66 TL olmak üzere toplam 1.267,06 TL'nin davalılar ..... Ltd. Şti. ve ...... Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafça sarf edilen bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 2.451,00 TL yargılama giderinden kabul oranı (%94,19) ret oranı (%5,81) dikkate alınarak hesaplanan 2.308,60 TL'nin davalılar .... Ltd. Şti. ve ..... Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davalılar ..... Ltd. Şti. ve ..... Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
9-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
Dair davacı vekilinin ve davalılar .... ve .... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.09/07/2024
Katip .....
Hakim ....