T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/941 Esas
KARAR NO : 2024/810
DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
DAVA TARİHİ : 19/10/2022
KARAR TARİHİ : 19/07/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/08/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; 14.07.2022 tarihinde davalı sürücü ..... idaresindeki ..... Plakalı ..... marka 2013 model aracın İncirtepe .mahallesi, ..... Caddesi ..... önünde park halinde olan araç geri gelerek müteveffa ......’a çarptığını, müteveffanın annesi ve başka kişiler aracın durması için bağırmışlarsa da sürücünün arkasına bakmadan geri geri sürerek durmadığını ve müteveffaya çarparak, onu aracın altına alarak ezdiğini, kaza sonucunda, 14.07.2022 tarihinde ..... Hastahanesi Yoğun Bakım Ünitesi Servisinde tedavi altına alındığını, bilinci kapalı olan müteveffanın 28.07.2022 tarihinde henüz 21 yaşında vefat ettiğini, sürücü davalı ..... ’nin (kamera kayıtları incelendiğinde aracın başka bir bayan tarafından kullanıldığı anlaşılacaktır.) arkaya bakmadan geri geri gelerek yayaya ilk geçiş hakkını vermemek ve aracın hızını azaltmamak kurallarını ihlal ettiğini, her ne kadar kaza tespit tutanağında sürücü %80 kusurlu bulunsa da soruşturma dosyası kapsamında trafik ekiplerince yapılan ölçümlerde de belirtildiği üzere sürücü ..... 'nin sevk ve idaresindeki ..... plakalı aracın kaza sırasında aşırı derecede şüpheye yer vermeyecek şekilde kusurlu olduğunu gözler önüne serdiğini, maktulün ölümüne sebebiyet veren ..... plakalı .... marka ..... model araç, davalı ..... Sigorta A.Ş. tarafından hem Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (..... )nolu poliçe ile hem de İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası( .... nolu poliçe) ile sigortalandığını, yine ölüme sebebiyet veren ..... plakalı araç aynı zamanda poliçe ile Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Katılım Sigorta Poliçesi ile de sigortalanmış olduğundan, bu poliçe gereğince de davalının tazminat ödeme yükümlülüğü bulunduğunu, kazada vefat eden .....’ın desteğinden mahrum kalmış bulunan müvekkillerinin davalı sigorta şirketine poliçede belirtilen limit dahilinde maddi tazminat talepli başvuruda bulunduklarını, geri dönüş sağlanmadığını, ölen müteveffanın annesi olan müvekkili .... nezdinde oluşan gerçek zararın (destekten yoksun kalma) poliçelerde yer alan bedelleri dahi aşar nitelikte olduğunu, ölenin ölüm tarihi olan 28.07.2022 tarihinden itibaren hesaplanıp tespit edilecek tazminat miktarının bu aşamada bilinmesi mümkün olmadığından, açıklanan nedenlerle haklı davalarının kabulü ile, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla trafik kazasında yaşanan ölüm nedeniyle desteğini oğlunu kaybeden davacılar baba ..... ve anne ....., için 6100 sayılı Yasa’nın 107. Maddesi uyarınca şimdilik her bir davacı için ayrı ayrı 5.000,00-TL olmak üzere TOPLAM 10.000,00-TL maddi tazminatın ve cenaze ile hastane giderlerin olay tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsilini, trafik kazasında yaşanan ölüm nedeniyle davacılar baba ..... için 250.000.00 TL , ....., için 250.000,00-TL, ..... için 250.000.00 TL ve ..... için 250.000.00 TL olmak üzere toplamda 1.000.000.00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek faizi ile davalı ......’den tahsilini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
CEVAP
Davalı ..... Anonim Şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın dava dilekçesinde 10.000,00 TL’lik maddi tazminat talebinin içerisinde destekten yoksun kalma tazminatının yanında cenaze ve hastane giderlerine ilişkin masraflarını talep ettiğini, ; davacı tarafından talep edilen maddi tazminatın neye ilişkin olduğunun müphem olduğunu, talep sonucu açık değilse, 6100 sayılı HMK’nın 31. maddesi uyarınca mahkemenin davacı tarafa talep sonucunun açıklattırılması gerektiğini, kazanın oluşumunda müvekkili şirket tarafından sigortalanan aracın sürücüsünün kusuru bulunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte; huzurdaki davada davacıların müteveffanın desteğine muhtaç olup olmadığının belli olmadığını, bu durumun Mahkeme tarafından araştırılması gerektiğini, davacı tarafın talep ettikleri cenaze giderleri ilgili herhangi bir delil sunmadığını, KTK'nın 92/f maddesine göre manevi tazminat talebinin zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışında olduğunu, davacı temerrüt faizi olarak ticari avans faizi uygulanmasını talep ettiğini ancak Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre temerrüt faizinin yasal faiz olması gerektiğini, dava dilekçesinde tazminata kaza tarihinden itibaren faiz işlemesinin talep edildiğini ancak müvekkili şirketin temerrüdünün başlangıcı KTK'nın 98. ve 99. maddesine göre belirleneceğinden davacının bu talebinin hukuka aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın reddi ile, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür.
Davalı ..... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça dava dilekçesinde iddia edilen olayda % 100 oranında müvekkilinin kusurlu olduğunun iddia edildiğini, ancak müvekkilinin müteveffanın vefatında bırakalım kusuru en ufak bir şekilde dahli dahi bulunmadığını, bırakalım kazayı davacıya aracı ile hiçbir şekilde temas dahi etmediğini, bu hususta müvekkilin Sulh Ceza Hakimliğinde samimi olarak vermiş olduğu ifadesinde "Geri geri gelirken çığlık sesini duyunca panikle aşağıya indim. Arkadaki araca dokunduğumu hissedince durdum. Kaldırımın kenarında bir kadın "ben ne yaptım" diye bağırıyordu. Çocuğun halini görünce ben hemen ambulansı aradım. Etraf kalabalık olmaya başladı, etraftaki insanlar çocuğu ayıltmak için yüzüne vuruyorlardı. Ben çocuğa hiçbir şekilde dokunmadım. Ambulans geldikten sonra görevliler hayati tehlikesi olmadığını söyledi. Polis alkol testi yaptılar. Ben oğlumu çocuk için yapabileceğimiz bir şey var mı diye hastaneye gönderdim. Aileyle irtibata geçtiğimde neden hastaneye götürmediğimi sorguladılar. Ancak ben hemen ambulansa haber verdim. Ben çocuğa kesinlikle çarpmadım, suçsuzum, benim aracımın çocukla bir teması olmamıştır, tutuksuz yargılanmayı talep ederim," şeklinde beyanda bulunduğunu, hatta yaşanan olay sonrasında bölgedeki esnafın dahi çarpmadığına dair gerek aileye gerekse de müvekkiline beyanda bulunduğunu, geri geri gelen müvekkilin sağ ön çamurlukla birine çarpmasının mantık dışı olduğunu, müteveffanın yakınları tarafından müvekkilin aracının ön kısmına zarar verildiğinden dolayı tutanakta ön çamurlukta çarpıldığına dair yazıldığını, müvekkilinin aracında geri görüş kamerası olduğunu, müvekkilinin kameradan bakarak aracı park ettiğini, arabayı park ederken müvekkilinin gelinin de orada olduğunu ancak onun da kimseyi görmediğini, araç içinde başkalarının da bulunduğunu, herkesin bu duruma şahit olduğunu, vefat günü çocuğun kolunun alçıda olduğunu, olay anında dengesini kaybetmiş olma durumunun yüksek olduğunu, araç ile düşülen yer arasında ciddi bir mesafe olduğunu, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili aleyhine bir hüküm kurulması halinde aynı bedellerin davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep ettiklerini, huzurdaki davada davacıların müteveffanın desteğine muhtaç olup olmadığının belli olmadığını, davacıların müteveffanın desteğine muhtaç olmadığının aşikar olduğunu, davacıların talep etmiş olduğu manevi tazminatın fahiş olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte bir tazminata hükmedilmesi halinde dahi davalı sigorta şirketinin de bu tutardan sorumlu tutulması gerektiğini, açıklanan nedenlerle davanın reddini, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, trafik kazası neticesinde ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, taraflar arasında çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; olayın gerçekleşmesindeki kusur durumu, davalıların kusurlu olup olmadığı, davacıların maddi ve manevi tazminat talep etme şartlarının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarının belirlenmesi noktasındadır.
-Mahkememizce kaza tutanakları, araç tescil kayıtları, sosyal ve ekonomik durum araştırması, poliçe ve sigorta evrakları celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
-Somut olayda .... plakalı araç ile davacıların murisi olan müteveffa ..... arasında ölümlü trafik kazasının meydana geldiği, davalı sigorta şirketinin ZMMS ve İMM kapsamında ..... plakalı aracın sigortacısı olduğu, diğer davalının ise kazaya karışan ...... plakalı aracın kaza anında maliki ve sürücüsü olduğu görülmektedir.
-818 sayılı Borçlar Kanunun haksız fiili düzenleyen 41. maddesi: "Gerek kasten ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik haksız bir suretle diğer kimseye bir zarar ika eden şahıs, o zararın tazminine mecburdur.." şeklindedir. Bu maddenin karşılığı 6098 Sayılı Türk Borçlar kanunun 49. Maddesidir. Bu madde hükmü ise şu şekildedir. “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür” Buna göre bir kişi kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle (kasten, ihmal ederek, tedbirsiz davranarak) bir başkasını zarara uğratırsa zarar tazmini ile yükümlüdür. Zararın türü maddi ve manevi olabilir.
-6098 Sayılı Yeni Türk Borçlar Kanununun 54. maddesi ise bedensel zararların kapsamını şu şekilde tayin etmiştir.
“Bedensel zararlar özellikle şunlardır:
1. Tedavi giderleri.
2. Kazanç kaybı.
3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.
4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar."
-Yukarıdaki yasa maddelerinden de görüleceği üzere; trafik kazası sonucu şayet ölüm meydana gelmişse defin ve cenaze masrafları ile vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının talep edebileceği destek yoksun kalma tazminatı talep edilebilecek zarar kalemlerini oluşturur. Trafik kazası sonucu yaralanma halinde ise tedavi giderleri, tedavi sırasında çalışılamayan günlere ilişkin zararlar, kalıcı bir maluliyet varsa, kalıcı maluliyetin getirdiği maddi gelir kaybı en önemli maddi tazminat kalemleridir. Ölümü halinde ise defin cenaze masrafları ve vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının zarar talep edebilecek tazminat kalemleridir. Trafik kazasında mağdur olan kişinin kaza sırasında araç kullanıyor olması halinde aracında yada başka bir eşyasında kaza sebebi ile zarar meydana gelmişse bunlarda talep edebilecek tazminat kalemleri arasında sayılacaktır.
-Destekten yoksun kalma tazminatı 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 45/II. maddesinde (6098 Sayılı BK'nın 49 vd. maddeleri) düzenlenmiş olup "Ölüm neticesi olarak diğer kimseler müteveffanın yardımından mahrum kaldıkları takdirde onların bu zararını da tazmin etmek lazım gelir." şeklinde hükme bağlanmıştır. TBK 53. maddesi (BK'nun 45/2. md.) gereği, ölüm neticesi olarak diğer kimseler müteveffanın yardımından mahrum kaldıkları takdirde, onların bu zararını da tazmin etmek lazım gelir. Yasa metninden de anlaşılacağı gibi destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Destekten yoksunluk zararının hesabında, müteveffanın gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 05/07/2017 tarih 2014/25056E. 2017/7233K. Sayılı kararı; Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 29/05/2017 tarih 2014/23164E. 2017/6027K. Sayılı kararı ).
-Müteveffa ..... 'ın iş bu kaza sonrasında vefat ettiği, davacıların müteveffanın ebeveyni ve kardeşi oldukları, davacıların destekten yoksun kaldıkları iddiası ile destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemiyle bu davayı açtıkları anlaşılmaktadır. Bu bakımdan davacılar ..... ve ......'ın kazada vefat eden murisin anne ve babası olması nedeniyle destek tazminatı talep hakkının olduğu görülmektedir.
-Dava konusu kazada kusur durumuna ilişkin yapılan incelemede dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile ATK tarafından düzenlenen kusur raporuna göre; 14.07.2022 günü saat 20:45 sıralarında davalı sürücü ....., sevk ve idaresindeki ...... plaka sayılı otomobil ile Esenyurt İlçesi ..... Caddesi üzerinde yer alan ..... Market isimli işletme önlerine geldiği ve idaresindeki aracı yol kenarına park etmek üzere geri manevra yaptığı sırada aracının sağ yan kısımlarıyla; gidiş istikametine göre sağ gerisinden kaplamaya girerek karşıdan karşıya geçmek isteyen müteveffa yaya .....'a çarpması sonucu dava konusu trafik kazanın meydana geldiği görülmektedir. Bu kapsamda ceza dosyası, kaza tutanakları ve taraf beyanlarına göre davalı sürücü ..... 'nin sevk ve idaresindeki otomobili park etmek ve yol kenarına yanaştırmak üzere geri manevra yaptığı süre zarfında, geri görüş alanını kontrolü altında tutması, sağ gerisinden kaplamaya giren müteveffa yayanın varlığını gözeterek kazayı önlemek adına idaresindeki aracı zamanında durdurması gerekirken bunu yapmadığı, trafik akışının tersi istikametine doğru geri manevra yaptığı sırada müteveffa yayaya çarptığı anlaşılmakla gerçekleşen kazada asli ve tam kusurlu olduğu, müteveffa yaya .....'ın ise yolun karşısına geçmek üzere kaplamaya girdiği sırada, trafiğin tersi yönünde geri manevra yapan davalı sürücü idaresindeki aracın çarpmasına uğradığı bu öngörülemez kazada, atfı kabil bir kusurunun bulunmadığı Mahkememizce kabul edilmiştir.
-Tazminat miktarına esas gelir yönünden yapılan incelemede; yapılan sosyal ve ekonomik durum araştırmasına göre murisin vefatından önce herhangi bir SGK kaydı veya ücret bordrosunun bulunmadığı, murisin gelir durumu ve diğer hususlar nazara alındığında gelirinin asgari ücret seviyesinde olduğu kabul edilmiştir.
-Mahkememiz dosyası mevcut bilgi ve belgeler, sosyal ve ekonomik durum araştırması sonuçları, nazara alınarak destekten yoksun kalma tazminatı miktarının hesaplanması amacıyla aktüerya bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 27/11/2023 tarihli raporda özetle; davacı baba ...... için 561.514,78 TL ,
davacı anne .... için 941.896,18 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı,
davalı sigorta şirketinin kaza tarihindeki ZMM Sigortası Poliçe limitinin 1.000.000 TL ve İMM (bedeni ve
maddi ayrımı yapılmaksızın yıllık) 250.000 TL olduğu, davacıların toplam tazminat alacakları ZMM
sigortası poliçe limitini aştığından İMM poliçe limitinin devreye gireceği,böylece davalı sigorta şirketinin
toplam 1.250.000,00 TL limitle sorumlu olacağı,
davacıların toplam tazminat alacağının ZMM ve İMM poliçe limitini aştığından limitin taraflar arasında
garameten paylaştırıldığı, garameten paylaştırma sonucunda;
davacı babanın toplam 561.514,78 TL olan tazminat alacağının 466.867,34 TLsinden davalıların müştereken
ve müteselsilen sorumlu olduğu, 94.647,44 TL sinden davalı sürücü ...... ’nin tek başına sorumlu
olduğu,
davacı annenin toplam 941.896,18 TL olan tazminat alacağının 783.132,66 TLsinden davalıların müştereken
ve müteselsilen sorumlu olduğuna, 156.763,52 TL sinden davalı sürücü ..... ’nin tek başına sorumlu
olduğu, cenaze ve hastane giderlerinin hesaplanmasının uzmanlık alanımız dışında olması sebebiyle hesaplama
yapılamadığı görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Aktüerya bilirkişi tarafından tarafların beyan ve itirazları doğrultusunda düzenlenen 23/02/2024 tarihli ek raporda özetle; davacı baba ..... için 819.237,87 TL,
davacı anne ..... için 1.386.428,93 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı, davalı sigorta şirketinin kaza tarihindeki ZMM Sigortası Poliçe limitinin 1.000.000 TL ve İMM (bedeni ve
maddi ayrımı yapılmaksızın yıllık) 250.000 TL olduğuna, davacıların toplam tazminat alacakları ZMM
sigortası poliçe limitini aştığından İMM poliçe limitinin devreye gireceği, böylece davalı sigorta şirketinin
toplam 1.250.000,00 TL limitle sorumlu olacağı, davacıların toplam tazminat alacağının ZMM ve İMM poliçe limitini aştığından limitin taraflar arasında
garameten paylaştırıldığı, garameten paylaştırma sonucunda;
davacı babanın toplam 819.237,87 TL olan tazminat alacağının 464.280,16 TL sinden davalıların müştereken
ve müteselsilen sorumlu olduğu, 354.957,71 TL sinden davalı sürücü .....’nin tek başına sorumlu
olduğu,
davacı annenin toplam 1.386.428,93 TL olan tazminat alacağının 785.719,84 TL sinden davalıların müştereken
ve müteselsilen sorumlu olduğu, 600.709,09 TL sinden davalı sürücü ......’nin tek başına sorumlu
olduğu, cenaze ve hastane giderlerinin hesaplanmasının uzmanlık alanı dışında olması sebebiyle hesaplama
yapılamadığı görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen 07/05/2024 tarihli ek raporda özetle; düzenlenen 23/02/2024 tarihli ek rapordaki görüşlerin değiştirilmesinin gerektirir bir itiraz bulunmadığının bildirildiği görülmüştür.
-Davacılar vekilinin 27/06/2024 tarihli dilekçesi ile; alacak ve dava değerini talep arttırım ile birlikte 2.195.666,8TL TL arttırarak 2.205.666,8 TL tazminat talep ettiklerini, davamızın hem maddi hem de manevi tazminat yönünden 14.07.2022 tarihli kaza tarihinden işleyecek işletilecek en yüksek faizin uygulanması ile tüm miktarlar üzerinden kabulünü,14.07.2022 tarihli kaza tarihinden itibaren arttırılan miktarlar için de 14.07.2022 tarihli kaza tarihinden itibaren işletilecek en yüksek faizin uygulanmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine müştereken ve müteselsilen bırakılmasını talep ettiğini bildirdiği görülmüştür.
-Bu kapsamda Mahkememizce yapılan değerlendirmede; mevcut kaza tutanakları, ceza dosyası ve diğer tüm bilgi ve belgeler ile sabit olduğu üzere davaya konu 14/07/2022 tarihli kazada davalı sürücü ..... 'nin otomobili park etmek ve yol kenarına yanaştırmak üzere geri manevra yaptığı süre zarfında, geri görüş alanını kontrolü altında tutması, sağ gerisinden kaplamaya giren müteveffa yayanın varlığını gözeterek kazayı önlemek adına idaresindeki aracı zamanında durdurması gerekirken bunu yapmadığı, trafik akışının tersi istikametine doğru geri manevra yaptığı sırada müteveffa yayaya çarptığı olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları tam kusuru ile kazaya sebebiyet verdiği sabittir. Her ne kadar davalı tarafça kazada davalı sürücünün kusurunun bulunmadığı iddia edilmiş ise de olayın yukarıda yer verildiği şekilde gerçekleştiği, ceza dosyasındaki tanık beyanlarının da bu hususu doğruladığı, davalı sürücünün soruşturma aşamasında verdiği beyanlar da araç ile geri manevra yaptığı sırada bir şeye çarptığını fark ederek durduğunu beyan ettiği, bu nedenle davalı tarafın müteveffaya çarpmadığı yönündeki iddiaların alınan ifadelere ve hayatın olağan akışına uygun olmadığı anlaşılmakla, davalı tarafın bu yöndeki beyanlarına itibar edilmemiştir.
-Bu durumda, davalı sigorta şirketinin ZMMS Genel Şartları, İMM poliçesi kapsamında araç maliki ve sürücü olan davalının ise haksız fiil hükümleri nedeniyle dava konusu tazminat miktarlarından sorumlu olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre davacılar ..... ile ...... 'ın müteveffa ..... 'ın vefatı nedeniyle destekten yoksun kaldıklarının kabulü ile, davacı tarafın dava ve değer arttırım dilekçesi ile bilirkişi raporu doğrultusunda davacının maddi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.
-Davacının manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı Kanunun 56. maddesine göre bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda zarara uğrayana hakim bir miktar manevi tazminat verir. Yine aynı Kanunun 58. maddesine göre kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir.
-Davaya konu manevi tazminat, 22.06.1966 tarih ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da açıklandığı üzere, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarar uğrayanın manevi ısdırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araçtır. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
-Somut olayda davacı tarafın manevi tazminat talebi trafik kazası nedeniyle anne, baba ve kardeşlerin duyduğu acı ve elemin giderilmesine dayanmaktadır Alınan raporlar ile de sabit olduğu üzere davalı araç sürücüsünün kusurlu davranışlarıyla dava konusu kazanın meydana geldiği, davacıların murisi müteveffanın kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığı sabittir. Buna göre davaya konu olayda davalı araç malik ve sürücüsünün haksız fiil hükümlerine göre, manevi tazminat yönünden davacılara karşı sorumlu olduğunun kabulü gerekmektedir.
-Mahkememizce manevi tazminatın belirlenmesinde davacı yanın maddi gücü, yaşı, davalı tarafın maddi durumu ve davaya konu trafik kazasında kusur oranları göz önüne alınarak tazminat miktarının tespiti cihetine gidilmiştir. Bir tarafın zenginleştirilip diğer tarafın fakirleştirilmemesi gerektiği hususu nazara alınmış, bunun yanında manevi tazminatın caydırıcı ve cezalandırıcı boyutunun da olduğu göz önünde tutulmuş, bütün bunlar toplu halde biri diğerine üstün tutulmaksızın tüm ilkeler birlikte değerlendirilmek suretiyle manevi tazminatın hüküm kısmında belirtildiği şekilde takdir edilmesi uygun görülmüştür. Bu bağlamda davacı yanın manevi tazminat talepleri kısmen yerinde olduğundan kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davacılar ...... ve .....’ın maddi tazminat taleplerinin KABULÜ İLE;
-Davacı ...... yönünden 1.386,428,93 TL, davacı ..... yönünden 819.237,87 TL olmak üzere toplam 2.205.666,80 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ..... yönünden kaza tarihi olan 14/07/2022 tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden 25/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılar ..... ve .....’a verilmesine, (Davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti olan 1.250.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydı ile )
2-Davacıların manevi tazminat taleplerinin KISMEN KABULÜ İLE;
-Davacı ..... yönünden 150.000,00 TL, davacı ..... yönünden 150.000,00 TL, davacı ..... yönünden 75.000,00 TL, davacı ..... yönünden 75.000,00 TL olmak üzere toplam 450.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 14/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...... den tahsili ile davacılara verilmesine,
-Fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine,
A) Maddi Tazminat Yönünden;
1-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 150.669,10-TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, (Davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti olan 1.250.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydı ile )
2-Davacılar ..... ve ..... kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 248.283,34-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılar .... ve .....'a verilmesine, (Davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti olan 1.250.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydı ile )
B) Manevi Tazminat Yönünden;
1-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 30.739,50-TL karar ve ilam harcının davalı ......’den tahsili ile hazineye gelir kaydına,
2-Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 69.000,00-TL vekalet ücretinin davalı .....’den alınarak davacılara verilmesine,
3-Davalı ..... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 10/2. gereğince reddine karar verilen manevi tazminat miktarı üzerinden hesap edilen 69.000,00-TL tek vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ...... 'ye verilmesine,
C) Yargılama Gideri Yönünden;
1-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'nun ...... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen 3.260,00-TL'nin davalı ..... Şirketi'nden tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafın adli yardım talebi kabul edildiğinden yargılama süresince suç üstü ödeneğinden karşılanarak sarf edilen 13.000,00 TL bilirkişi ücreti, 2.250,00 TL ATK fatura bedeli, 1.092,50 TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere 16.352,50 TL'den ibaret yargılama giderinin davanın kabul/red oranına (%82,84) göre hesaplanan 13.546,41TL’sinin davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına, bakiye ( %17,16 ) 2.806,09-TL'nin ise davacılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.
19/07/2024
Başkan .....
¸e-imzalıdır
Üye .......
¸e-imzalıdır
Üye ......
¸e-imzalıdır
Katip ....
¸e-imzalıdır