T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1043
KARAR NO : 2025/265
DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ : 11/01/2018
KARAR TARİHİ : 19/03/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/03/2025
DAVA; Davacılar vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle: müvekkillerinin davalı şirketin ortakları olduğunu davalı şirketin 14/12/2017 tarihinde yapılan genel kurulunda alınan bazı kararların iptali gerektiğini zira toplantının TTK nın 414 ve 1524. Maddesinde belirtilen usüle uymadan yapıldığını usülsüz olarak alınan toplantının 6, 7, 8, 9 ve 11 nolu maddelerinin iptali gerektiğini, yönetim kurulu başkanı ....'ün ibrasına ilişkin kararın usulsüz olduğunu TTK nın 436. Maddesi gereğince oydan yoksun olmasına rağmen kendisinin de oylamaya katıldığını bu sebeple alınan kararın iptali gerektiğini, Davalı şirketin her 4 ayda bir yönetim kurulu seçtiğini, yönetim kurulunun görev süresi devam ederken yeniden seçim yapılmasının yasaya aykırı olduğunu, uzun zamandır kar payı dağıtılmamasına karşın yönetim kurulu üyelerine fahiş ücret ödemesine karar verildiğini, kar payı dağıtılmamasında tamamen kötü niyetli ve sermaye şirketlerinin amacına aykırı olduğunu, pay sahiplerine TTK'nın 395 ve devamı maddeleri gereğince izin verilmesinin de yasaya aykırı olduğunu, pay sahiplerinin kendisi ve bir kısım yakınlarıyla ilgili alınan kararlarda oy kullanamayacağını, buna rağmen ...'ün oy kullandığını bu sebeple TTK'nın 436. Maddesine aykırı olması nedeniyle iptali gerektiğini, yine toplantının yapılması ve usulüne ilişkin bir takım kurallarına uyulmaması nedeniyle sair sebeplerle iptali gerektiğini, toplantı çağrısı ve ilanların usulüne uygun yapılmadığını, yasa gereğince zorunlu olmasına karşın bir internet sitesi açılmadığını, müvekkilinin alınan kararlara muhalif kalarak muhalefet şerhinin tutanağa geçirdiğini belirterek alınan genel kurul kararlarından 6, 7, 8, 9 ve 11 nolu kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle: açılan davanın aksi usulen aykırı olduğunu, davadaki taleplerin net olarak dile getirilmediğini müvekkili şirketin zararlarını karşılamak için teminat gösterilmesi gerektiğini, 6 nolu maddede alınan kararlar ...'ün kendi adına oy kullanmadığını, ... Yönetim AŞ yi temsilen oy kullandığını, bu şirketi temsil yetkisi bulunduğunu bu yetkiyi istinaden oy kullandığını bu sebeple yasaya aykırı bir durum bulunmadığını, yönetim kurulu üyelerinin seçime ilişkin alınan kararın ihtarı taleplerinin yerinde olmadığını bu yetkinin genel kurula ait olup genel kurulun bu yetkisi her zaman kullanabileceğini, yönetim kurulu üyelerine ücret verilmesinin TTK'nın 394. Maddesinde öngörüldüğünü iptal istemenin yerinde olmadığını, genel kurula kar dağıttırmayıp olağanüstü yedeklerde bekletilmesine karar verildiğini, kararın oy birliğiyle alındığını bu sebeple iptal istemenin yerinde olmadığını, yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 495 ve devamı maddelerinde gereğince izin verilmesinin de yasaya uygun olduğunu, maddede kastedilenin her bir yönetim kurulu üyesinin kendisiyle ilgili karara katılmaması gerektiğine ancak diğer yönetim kurulu üyeleriyle ilgili oylamaya katılmasında bir engel bulunmadığını bu haliyle bu yöndeki iptal isteminde yerinde olmadığını, davacı tarafın sair iptal sebebi olarak ileri sürdüğü hususlarında yerinde olmadığını, toplantının usulüne uygun olarak ilan edildiğini, pay sahiplerine iadeli taahhütlü mektupla bildirimde bulunulduğunu, pay sahiplerinin de toplantıda hazır olduğunu, iptal istemlerinin kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, genel kurul kararının iptali istemli olup, taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şirketin 14/12/2017 tarihli genel kurulunda alınan gündem 6,7,8,9 ve 11 nolu maddelerinin usul ve yasa ile esas sözleşmeye aykırı olup olmadıkları, davacının usulüne uygun olarak muhalefet şerhini tutanağa geçirip geçirmediği, iptal koşullarının bulunup bulunmadığı, TTK 1524.maddesi gereğince genel kurul ilanının internet sitesinde yapılmamasının iptal sebebi olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususlarında olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizden verilen 07/10/2020 tarih ve .... Esas ... sayılı karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 12/10/2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla kaldırılmasına karar verilmiş olup, dava mahkememizin .... esasına kaydı yapılmıştır.
Yargılama aşamasında dosya 24/01/2024 tarihinde HMK m.150 gereğince işlemden kaldırılmış, 21/02/2024 tarihinde ise yenilenmiştir.
Dosyanın kök raporu hazırlayan bilirkişi heyetine tevdii ile huzur hakkına ilişkin 8 nolu gündem maddesine yönelik genel kurulun yapıldığı dönemde şirketin ortaklık yapısı ile finansal durumu, şirketin geçmiş uygulamaları, davacı şirketle aynı-benzer durumda bulunan şirketlerin yöneticilerinin aldığı emsal ücretler de göz önünde bulundurulup karşılaştırılarak yönetim kuruluna ödenmesine karar verilen huzur hakkının, sarfedilen emek ve mesai ile orantılı olup olmadığı, pay sahiplerinin kardan pay alma haklarını ihlal edecek nitelikte bulunup bulunmadığı; karın dağıtımına ilişkin 9 nolu gündem maddesi kapsamında davalı şirketin uzun ve kısa vadeli borçlarının bulunup bulunmadığı, şirketin yatırım giderlerini nasıl karşıladığı, geçmiş dönem kârlarının da şirket yatırımlarında kullanılıp kullanılmadığı, davalı şirketin yasal yükümlülükler ayrıldıktan sonra kâr dağıtımının şirket sermayesinin düşmesi sonucunu doğurup doğurmayacağı, dağıtılması öngörülen kâr payı dışında kalan kısmın şirketin devamlı gelişmesi ve düzenli kâr payı dağıtılmasının temini bakımından uygun ve yeterli olup olmadığı hususlarında taraf itirazlarını da karşılayacak şekilde ek rapor tanzimine karar verilmiş olup; Bilirkişi SMMM ... ve Hukukçu Prof. Dr. ...'in 02/01/2025 tarihli raporunda özetle; davalı şirket ticari defterleri, dosyaya mübrez belge, bilgi ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; yönetim kuruluna ödenmesine karar verilen huzur hakkının, sarf edilen emek ve mesai ile orantılı olduğunu, ancak şirketin uzun süredir kar dağıtmadığı dikkate alındığında eşitlik ilkesine aykırılık nedeniyle iptal edilebileceğini, davalı şirketin karlılık oranları ve dönem net karları yıllara sari olarak oldukça iyi olduğu gözlenmekle birlikte, şirketin kaynak yapısında yabancı kaynak ağırlığının oldukça yüksek olduğunu, bu nedenle yıllara sair kârların da içinde olduğu özkaynakların şirketin kaynak yapısında (1/3 seviyelerinin altında) düşük kaldığını, karların dağıtılması durumunda özvarlıkların kaynakların içerisindeki payının daha da azalacağını, bununla birlikte karın dağıtılmamasına ilişkin karar kanuna veya şirket esas sözleşmesine aykırılık teşkil etmemekle birlikte, karın dağıtılmaması gerekçesi davalı şirket tarafından ikna edici biçimde ortaya konulmadığını, daha önceki yıllarda davacıların kar dağıtılmaması kararlarında olumlu oy kullanmış olmaları da karın dağıtılmamasına haklı gerekçe oluşturmayacağı dolayısıyla bu kararın dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiği ve iptali koşulunun oluştuğunu bildirmişlerdir.
Davacılar mahkememizin 24/01/2024 tarihli ve 19/03/2025 tarihli duruşmalarına mazeretsiz olarak katılmadığı, davalı tarafça takip edilmeyen dosyada yenilemeden sonra ikinci kez takipsiz bırakıldığından davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
DAVANIN HMK MADDE 150/1,5 VE 320/4 MADDELERİ UYARINCA AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
1-Alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 35,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 579,50-TL eksik harcın davacılardan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
3-Davalı tarafından yapılan 250,00-TL yargılama giderinin davacılardan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
4-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine İADESİNE,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı davacının yokluğunda, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. 19/03/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır