T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1048 Esas
KARAR NO : 2025/845
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 27/10/2023
KARAR TARİHİ : 19/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 29/09/2025
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; 20.12.2021 tarihinde ..... plakalı araç sürücüsü ...... 'ın trafik kazasına sebebiyet verdiğini, ..... plakalı araç sürücüsü ...... 'ın D100 Kuzey yanyoldan Haramidere istikametine doğru seyir halinde iken, ..... önüne geldiği sırada sağ tarafa doğru girdiği sırada yanında seyir etmekte olan müvekkiline ait ..... plaka sayılı aracın önüne doğru direksiyonunu kırması sonucunda sağ şeridinde seyir eden müvekkiline çarptığını, bu kaza nedeniyle ..... plakalı araç sürücüsü müvekkilinin ağır derecede yaralanmasına sebep olduğunu, bu kazada ..... plakalı araç sürücüsü ..... 'ın gerekli dikkat ve özen göstermemiş, kullanmış olduğu aracı dikkatli bir şekilde kullanmaktan imtina edip etrafını izlemiş, hızını yola, trafik durumuna göre ayarlamamış ve bu nedenle söz konusu kazanın gerçekleştiğini, davalı sürücü şirketinin sigortalayanının asli kusurlu olduğunu, müvekkilinin kazanın ardından tedavi amaçlı ..... Hastanesi'ne kaldırıldığını, bu kaza neticesinde hem bedenen hem de ruhen yıpranmış olup uzun süre kazanın etkilerinden kurtulmak için uğraştığını ve tedavi gördüğünü, ...... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan sağlık kurulu raporuna göre müvekkilinin sürekli iş göremezliği diğer bir deyişle maluliyet oranı %13 olduğunu, ayrıca müvekkilinin adına 270 gün geçici iş göremezlik süresi tespit edildiğini, ve geçici bakıcı süresi ise 135 gün olarak tespit edildiğini, davanın kabulüne, müvekkili ...... 'ın 20.12.2021 tarihinde trafik kazası neticesinde oluşan maluliyeti sebebiyle davalıdan TBK m.54 uyarınca; kaza tarihinden itibaren itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 5,000-TL tutarında çalışma gücündeki kaybın tümünün tahsilini, tüm yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı tarafa dava dilekçesi, ekleri ve tensip tutanağı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafça cevap dilekçesi ibraz edilmediği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, davacının maliki olduğu ..... plakalı araç ile davalı sigorta şirketinin ZMMS kapsamında sigortacısı olduğu ..... plakalı araçlar arasında 20/12/2021 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasında dava dışı ...... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu iddiasıyla kalıcı-geçici iş göremezlik ile bakıcı giderine ilişkin maddi tazminat istemine ilişkindir.
-Gerçek kişi tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırma yapılmış, araç tescil kayıtları, kaza tutanağı, davacının hastane kayıtları, SGK kayıtları ile tarafların dayandıkları tüm kayıtlar ilgili yerlerden celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
-Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5 vd. maddelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır.
-818 sayılı Borçlar Kanunun haksız fiili düzenleyen 41. maddesi: "Gerek kasten ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik haksız bir suretle diğer kimseye bir zarar ika eden şahıs, o zararın tazminine mecburdur.." şeklindedir. Bu maddenin karşılığı 6098 Sayılı Türk Borçlar kanunun 49. Maddesidir. Bu madde hükmü ise şu şekildedir. “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür” Buna göre bir kişi kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle (kasten, ihmal ederek, tedbirsiz davranarak) bir başkasını zarara uğratırsa zarar tazmini ile yükümlüdür. Zararın türü maddi ve manevi olabilir.
-6098 Sayılı Yeni Türk Borçlar Kanununun 54. maddesi ise bedensel zararların kapsamını şu şekilde tayin etmiştir.
“Bedensel zararlar özellikle şunlardır:
1. Tedavi giderleri.
2. Kazanç kaybı.
3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.
4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar."
-Yukarıdaki yasa maddelerinden de görüleceği üzere; trafik kazası sonucu şayet ölüm meydana gelmişse defin ve cenaze masrafları ile vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının talep edebileceği destek yoksun kalma tazminatı talep edilebilecek zarar kalemlerini oluşturur. Trafik kazası sonucu yaralanma halinde ise tedavi giderleri, tedavi sırasında çalışılamayan günlere ilişkin zararlar, kalıcı bir maluliyet varsa, kalıcı maluliyetin getirdiği maddi gelir kaybı en önemli maddi tazminat kalemleridir. Ölümü halinde ise defin cenaze masrafları ve vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının zarar talep edebilecek tazminat kalemleridir. Trafik kazasında mağdur olan kişinin kaza sırasında araç kullanıyor olması halinde aracında yada başka bir eşyasında kaza sebebi ile zarar meydana gelmişse bunlarda talep edebilecek tazminat kalemleri arasında sayılacaktır.
-Trafik kazasından kaynaklanan tazminat davalarında, zarar veren taraf, kusuru oranında, gerçek zarardan sorumlu olur.
-Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
-Sigortacının sorumluluğu, izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir.
-Mahkememizce kusura ve iş göremezliğe ilişkin Adli Tıp Kurumu raporları alınmış ve taraflara tebliğ edilmiştir.
-Mahkememizin 09/05/2025 tarihli duruşmasında; dosyada alınan iş göremezlik raporunun uyuşmazlığın çözümü bakımından hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu anlaşılmakla, yeniden rapor alınmasına yer olmadığına, dosyanın bilirkişi listesinden resen seçilecek bir aktüerya bilirkişisine tevdii ile; davacının talep edebileceği maddi tazminat miktarının hesaplanmasının istenilmesine, aktüerya bilirkişisine emek ve mesaisine karşılık olmak üzere 8.000,00 TL ücret taktirine, dosyada bilirkişi incelemesi için yeterli delil avansının bulunmadığı anlaşılmakla 8.000,00 TL eksik delil avansının ikmal edilmesi husunda davacı vekiline iki haftalık kesin süre verilmesine, verilen kesin sürede delil avansının ikmal edilmemesi halinde 6100 s. HMK m. 324/2 gereğince başvurulan aktüerya bilirkişi raporu delilinin ikamesinden vazgeçilmiş sayılacağının ve dosya kapsamına göre karar verilebileceğinin davacı vekiline ihtarına, ihtaratın duruşma zaptının davacı vekiline tebliğ çıkartılarak yapılmasına karar verilmiştir.
-Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin 21/10/2014 tarihli, ..... Esas, ...... Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 324. maddesinde delil ikamesi avansı, 325. maddesinde ise re'sen yapılması gereken işlemlerde giderler düzenlenmiştir.
-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 324. maddesinde “Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır” düzenlemesine yer verilmiştir.
-Aynı Kanun'un 325. maddesinde ise “Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde, hâkim tarafından resen başvurulan deliller için gereken giderlerin, bir haftalık süre içinde taraflardan birisi veya belirtilecek oranda her ikisi tarafından ödenmesine karar verilir. Belirlenen süre içinde bu işlemlere ait giderleri karşılayacak miktarda avans yatırılmazsa, ileride bu gideri ödemesi gereken taraftan alınmak üzere Hazineden ödenmesine hükmedilir”. düzenlemesine yer verilmiştir.
-Tanık dinlenmesi, bilirkişi raporu alınması ve keşif gideri gibi delil ikamesine yönelik giderlerin delil avansı kapsamın değerlendirilmesi gerekmektedir. Ayrıca delil ikamesi avansının da ispat külfetine göre taraflara yükletilmesi gerekir. Diğer yandan örneğin resen hesap raporu alınacaksa giderin 325. maddesi kapsamında değerlendirilmesi isabetli olacaktır.
-Ancak, yukarda açıklandığı üzere dava şartı olarak öngörülen müessesenin davanın reddine yol açması sebebiyle mahkemece gider avansı ile delillerin ikamesine yönelik avans ayrılmalı, gider avansının da nelerden ibaret olduğu net olarak belirlenmeli ve tarafa da hem gider avansının hem de delil ikamesi avansının hukuki sonuçları konusunda uyarı yapılmalıdır.''
-Mahkememizin 09/05/2025 tarihli duruşma ara kararı ile davacı tarafa; bilirkişi incelemesinde kullanılmak üzere delil avansının eksik olduğu anlaşılmakla, eksik olan 14.000,00 TL delil avansının yatırılması için davacı vekiline ara kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde eksik delil avansını yatırmadığı takdirde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçileceği ve dosyanın mevcut diğer deliller ile karara çıkarılacağı hususunun ihtarına karar verilmiş, kesin süre içerisinde delil avansının ikmal edilmemesinin sonuçları davacı tarafa ihtar edilmiştir.
-Davacı tarafça kesin süre içerisinde eksik delil avansının ikmal edilmediği görülmüştür.
-Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi hükmü uyarınca; Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. 6100 sayılı HMK 'nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
-Bu haliyle davacı tarafın belirlenen kesin süre içerisinde eksik delil avansını ikmal etmediği, davacı tarafın tazminat iddialarını hesaplanması yönünden iddialarını ispat külfeti bulunduğu, bu hususların tespitinin ancak bilirkişi incelemesi ile mümkün olduğu, bu hususlarının tespitinin teknik incelemeyi gerektirdiği, davacı tarafın talep ve iddialarını mevcut delillerle ispat edemediği kanaatine varıldığından, ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİ ile;
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir edilen 5.000,00-TL tek vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca İstanbul Anadolu Arabuluculuk bürosunun ...... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,
Dair; tarafların yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi.19/09/2025
Katip .....
e-imzalıdır
Hakim .....
e-imzalıdır