T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1057 Esas
KARAR NO : 2024/746
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/11/2023
KARAR TARİHİ : 09/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 23/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalılardan ... Sigorta Anonim Şirketince, 15.01.2022 tanzim tarihli ve ... poliçe nolu poliçesi ile sigortalı ... (T.C.: ... ) adına kayıtlı ... plaka sayılı aracın, sürücü ... sevk ve idaresinde iken 18.08.2022 günü müvekkili ... 'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracına arkadan çarparak müvekkilinin yaralanmasına ve aracında maddi hasara sebebiyet vermiş olduğunu, sürücü ... 'in bu kazanın oluşumunda tam kusurlu olup müvekkilinin bir kusuru bulunmadığını, müvekkilinin bu kazadan dolayı vücudunda yaralanmalar meydana gelmiş aracınında tamir süresince kullanılamaz haline gelmiş olduğunu, aracın şasesinde boya ve işlem yapılmış olması kaportada boya yapılması ve kayıtlara hasarlıdır kaydı işlediğinden piyasa rayiç değerinden 50.000 TL değer kaybına uğramış olduğunu, ekte sunulu kaza tespit tutanağına göre de meydana gelen olayda müvekkilinin herhangi bir kusuru olmayıp tüm kusurun davalılardan ... 'de olduğunun anlaşılmakta olduğunu, sigorta şirketine yaptıkları başvurudan bir sonuç alınamamış olduğunu, araçta meydana gelen değer kaybı nedeniyle dava şartı arabuluculuk kapsamında arabuluculuğa başvurulmuş ancak arabuluculuk süreci sonunda anlaşmaya varılamamış olduğunu, müvekkili aracını her ne kadar yaptırmış isede hali hazırda aracın, özellikle şase ve direk tabir edilen kısımlarında onarım, tamirat, işlem ve araçta boya olduğundan ayrıca kayıtlarına hasarlıdır kaydı işlendiğinden, kazalı hali ile kazası bulunmayan aynı marka model araçlar arasında piyasa rayiç bedellerine göre müvekkilinin aracında yaklaşık 50.000 TL değer kaybı meydana gelmiş olduğunu beyanla; fazlaya dair her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla; müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybının tazminine karar verilerek şimdilik 20.000 TL tazminatın 18.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (sigorta şirketi yönünden teminat limitiyle sınırlı olarak) müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline verilmesine, şimdilik 10.000 TL geçici ödemenin TBK 76 ve 114/II uyarınca, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkili davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı .... vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; kaza tarihinde davalı ... 'in talebiyle Trafik Şube aranıp tutanak tutulmasına gerekçe olarak ... plakalı arcın önündeki ticari aracın kazaya sebebiyet verip olay yerinden kaçması sebebiyle mağdur olmamak kaydıyla Trafik Şubeyi aramış olduğunu, nitekim gelen Trafik Şubenin olayı dinlemeden görüntüye istinaden ... plakalı araç ile .... plakalı ... yönetimindeki aracın hafif sürtme olarak kazada durmuş olduğunu, ... plakalı aracın arkasından gelen ..... plakalı ... yönetimindeki aracın dikkatsizliği ve hızı sebebiyle hızlı bir şekilde ..... plakalı araca vurma sebebiyle .... plakalı araca tekrar ve sert bir şekilde vurmasına sebep verilmiş olduğunu, bu ifadeyi trafik polislerine beyan etmelerine rağmen ticari aracın olay yerinde olmadığını belirterek ..... ve ..... plakalı araç sürücülerine 56/1-C maddesine istinaden kusur vermiş olduğunu, kaza yapan araçlar veya kazaya karışan araçların tamamının yaşı ve modeli eski araç olması ile birlikte daha önceden plaka sorgusu yapıldığından farklı tarihlerde kazalar yapma sebebiyle zaten değer kaybı oluşmuş olduğunu, bu değer kayıplarının neye göre kime göre belirlenecek olduğunu, zaten davalı ...'in sigorta şirketi ... Sigorta A.Ş.'nin davacının tüm tamir masraflarını karşılamış olduğunu, hız limitlerine uyarak giden müvekkilinin önünde bulunan davacıya ait aracın ani freni nedeniyle gerçekleşen kazada %100 asli kusurlu olduğunun kabul edilmesinin de mümkün olmadığını, bu kapsamda kusur tespiti yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ediyor olduklarını, arabuluculuğa başvuru yapıldığını, ancak şahsına ve sigorta firmasına arabuluculukla ilgili bir bilgi ve görüşme talep edilmemiş olduğunu, müvekkilinin sigorta teminat limitinin büyük bir kısmının dolmamış olması ve dava neticesine göre sorumluluk durumu gözetilerek davanın müvekkilinin ilgili kaza tarihindeki sigorta şirketi olan .... Sigorta Anonim Şirketine ihbarına karar verilmesini talep ediyor olduklarını beyanla; davanın ... Sigorta A.Ş.'ye ihbarına, davacının öncelikle usulden, aksi kanaat hasıl olması durumunda esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. Vekilinin süresinde cevap dilkeçesi sunmamış olduğu, süresinde sonra sunmuş olduğu dilekçesinde özetle; dava konusu .... plaka sayılı aracın, müvekkili ..... Sigorta A.Ş. nezdinde 15.01.2022 - 15.01.2023 tarihleri arasında .... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi ile sigortalı olduğunu, dava konusu talebin zaman aşımına uğramış olduğunu, davanın kısmi dava olarak kabulü halinde ise, kabul anlamına gelmemek kaydıyla ileride ıslah edilecek kısım bakımından zaman aşımı def'i ileri sürme haklarını saklı tutuyor olduklarını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, huzurdaki davanın, belirsiz alacak davası olarak açılmış olduğunu, ancak 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, değer kaybı tespitine ilişkin kriterlerin somut olarak belirlemiş olduğunu, anılan sebeple, davacıların haricen tespit edebileceği değer kaybı tazminatı tutarı belirlenebilir iken davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacıların hukuki yararının mevcut olmadığını, dava öncesinde yapılan başvuru kapsamında müvekkili şirket tarafından davacı taraf için araç hasar bedeli ve değer kaybı tazminatı ödenmiş olduğunu, davacının zararının tamamı karşılandığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, huzurdaki davadan önce davacı tarafça müvekkili şirkete başvuru yapılmış ve başvuru kapsamında .... numaralı hasar dosyası açılarak davacı tarafın talebinin değerlendirmeye alınmış, bunun neticesinde davacı tarafa 08.12.2022 tarihinde 3.768,56 TL tutarında değer kaybı tazminatı ödenmiş olduğunu, bununla birlikte davacı tarafa 18.347,20-TL tutarında aracın onarımına dair işçilik bedeli de ödenmiş olduğunu, yine araç onarımı için tedarikçiye 20.152,29-TL yedek parça bedeli ödenmiş olduğunu, davayı ve bakiye teminata dair sorumluluğu kabul anlamına gelmemek kaydıyla, ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi'nin kaza tarihindeki bakiye araç başı teminat limitinin 57.731,95- TL olarak kalmış olduğunu, (100.000,00 -20.152,29- 18.347,20-3.768,56 = 57.731,95-TL). yukarıda izah edildiği üzere, müvekkili şirket tarafından değer kaybı tazminatına ve aracın onarım bedeline yönelik tüm zarar giderilmiş ve davacı tarafın bu yöndeki zararının tamamının karşılanmış olduğunu, bu sebeple, davacı tarafça ikame edilen huzurdaki davanın haksız ve mesnetsiz olup davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, davayı ve bakiye değer kaybı tazminatı taleplerini hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, daha önce yapılan değer kaybı tazminatı ve araç hasar bedeline yönelik ödemelerden sonra müvekkil şirketin davacılara yönelik azami sorumluluğunun ise araç başı bakiye maddi hasar teminatı olan 57.731,95 TL ile sınırlı olduğunu, dava konusu kaza sonrası hasar gören aracın detaylı ekspertizi yapılarak eksper tarafından fotoğraflandırılmış olduğunu, hasarlı olan aracın, yedek parça ve işçilikleri tespit edilerek araç üzerinde yenilenmesi ve onarılması gereken parçaların tek tek tespit edilerek, çalışmaların tamamlandırılmış olduğunu, yapılan çalışmalar sonucunda, yedek parça ve işçilikleri konusunda aracın onarımını gerçekleştiren servis yetkilisi ile mutabık kalınarak onarım çalışmalarının nihayete erdirilmiş olduğunu, parçalar müvekkili şirket tarafından tedarik edilmiş olup işçilik hususunda servisle mutabık kalınmış olduğunu, bunun üzerine işçilik bedeli için 18.347,20-TL ödeme yapılmış olduğunu, yine aracın onarımı için gerekli yedek parça tutarlarının tedarikçilere müvekkili şirket tarafından ödenmiş olup fatura karşılığı KDV dahil toplam 20.152,29-TL araç onarımı için yedek parça bedeli ödemesinin TEDARİKÇİYE yapılmış olduğunu, bu meyanda, toplam 38.499,49-TL tutarında araç hasar bedeli ödemesi yapılmış olduğunu, bu durumda, görevlendirilen eksper tarafından gerekli incelemeler yapılmış olup aracın onarımını gerçekleştiren servisten istenecek işçilik ücreti öğrenilmiş ve yedek parça ve işçilik olmak üzere toplam 38.499,49-TL ödeme yapılarak aracın eski haline getirilmiş olduğunu, sigorta şirketinin sorumluluğunun, sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, bu sebeple, dava kapsamında öncelikle kusur tespiti yapılması gerektiğini, kusur tespiti yapılabilmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesini talep ediyor olduklarını, davayı ve bakiye değer kaybı tazminatı taleplerini hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ekinde yer alan kriterlere göre değer kaybı tazminatı hesaplaması yapılması gerektiğini, kazaya karışan araçların kusur durumlarının, davacılara ait aracın yaşının, daha önce yapmış olduğu kazaların ve ikinci el olup olmadığı hususlarının tespiti gerektiğini, bilindiği üzere, üç yıl ve üç yıldan eski araçlarda onarım sırasında dahi yıpranmış parçalarının değişmekte olduğunu, bu sebeple, dava konusu aracın yaşı ve ikinci el olup olmadığının oldukça önem taşımakta olduğunu, değer kaybına neden olan zararın dava konusu kazadan önce meydana gelmiş hasarlardan kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespiti ile bu hususlarının tümüyle araştırılması gerektiğini, değer kaybı tazminatı taleplerinin, maddi teminat limitlerinin en fazla %15'ine kadar teminata dahil olduğunu, her ne kadar sigorta şirketlerinin değer kaybı ödemelerine bir sınırlama getirilmiş olsa da, zarar görenin gerçek zararına ilişkin bakiye alacağını zamanaşımı süreleri dahilinde her zaman kazaya sebebiyet veren karşı araç malikinden isteyebilecek olduğunu, bu durumda zarar görenin mağduriyetinden de söz edilemeyecek olduğunu, müvekkili şirket temerrüde düşmediğinden, kaza tarihinden itibaren faiz talep edilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, huzurdaki davadan önce davacı tarafça müvekkili şirkete başvuru yapılmış ve başvuru kapsamında ..... numaralı hasar dosyası açılarak davacı tarafın talebi değerlendirmeye alınmış ve gerek araç hasar bedeli (işçilik bedeli ve yedek parça bedeli) gerekse değer kaybı tazminatının ödenmiş, dolayısıyla dava öncesi başvuru kapsamında incelemelerini tamamlayarak ödeme yapan müvekkili şirketin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'ndan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'ndan ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'ndan doğan tüm yükümlülüklerini yerine getirmiş olup temerrüde düştüğünden söz edilemeyeceğini, temerrüde düşmeyen müvekkili şirket için kaza tarihinden itibaren faiz talep edilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, mahkememizce faize hükmedilecek olunsa dahi faiz sorumluluğunun başlangıç tarihinin davacı tarafa değer kaybı tazminatının ödendiği tarih olarak kabul edilmesi gerekeceğini beyanla; davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası nedeni ile araçta meydana gelen değer kaybı tazminatı istemine ilişkin olup, uyuşmazlık; 18/08/2022 tarihinde meydana gelen kazada tarafların kusur durumları, kaza nedeni ile davacının aracında değer kaybı meydana gelip gelmediği, dava öncesinde davalı sigorta şirketi tarafından değer kaybı bedeli olarak davacı tarafa ödeme yapılıp yapılmadığı, ödeme yapılmış ise belirtilen miktarın hükmedilecek tazminattan düşülmesi gerekip gerekmediği, davalıların meydana gelen değer kaybından sorumlu olup olmadığı, sorumlu olmaları halinde miktarı hususlarındadır.
Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek, 18/08/2022 tarihinde meydana gelen kazada tarafların kusur durumları, kaza nedeni ile davacının aracında değer kaybı meydana gelip gelmediği, dava öncesinde davalı sigorta şirketi tarafından değer kaybı bedeli olarak davacı tarafa ödeme yapılıp yapılmadığı, ödeme yapılmış ise belirtilen miktarın hükmedilecek tazminattan düşülmesi gerekip gerekmediği, davalıların meydana gelen değer kaybından sorumlu olup olmadığı, sorumlu olmaları halinde miktarı hususlarının tespiti için dosya üzerinden GÜNSÜZ bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup, Makine Mühendisi bilirkişi ... ve Adli Trafik bilirkişisi ... 24/05/2024 tarihli raporlarında özetle;
dava konusu Maddi Hasarlı Trafik kazasının oluşu ve davacıya ait ... plaka sayılı otomobilin arka kısımlarında meydana gelen hasarın meydana gelişinde;
davalı .... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ'ne sigortalı ..... plaka sayılı
otomobil sürücüsü davalı .... 'in davacıya ait ... plaka
sayılı otomobilin arka kısımlarında meydana gelen hasarın oluşumunda % 50
(YÜZDE ELLİ) ORANINDA KUSURLU OLDUĞU görüş ve kanaatine
varılmış olduğunu, ..... plaka sayılı otomobil sürücüsü .... 'ın davacıya ait
... plaka sayılı otomobilin arka kısımlarında meydana gelen hasarın oluşumunda % 50 (YÜZDE ELLİ) ORANINDA KUSURLU OLDUĞU görüş ve
kanaatine varılmış olduğunu, .... plaka sayılı otomobil sürücüsü davacı .... idaresindeki
aracın arka kısımlarında maddi hasar oluşmasıyla sonuçlanan bu trafik
kazasının hazırlanması ve oluşumunda ATFA KABİL BİR KUSURUNUN
BULUNMADIĞI görüş ve kanaatine varılmış olduğunu, kaza nedeniyle davacının aracında değer kaybı meydana gelmiş olduğunu, dava öncesinde davalı sigorta şirketi tarafından değer kaybı bedeli olarak davacı tarafa ödeme yapılmış olup miktarının 3.768.56 TL olduğunu, ödeme yapılmış olup hükmedilecek tazminata esas hesaplanan değer kaybının baz
alınması gerektiğini, davalıların meydana gelen maddi hasarlı ve yaralanmalı kazasına istinaden dava
konusu araçta meydana gelen değer kaybından sorumlu olduklarını, değer kaybında ... ve .... Sigorta A.Ş.'nin sorumlu olduğunu, .... 'in sorumluluğunun 14.500.00 TL, ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun 10.731.56 TL olduğunu bildirmişlerdir.
Trafik kazasından kaynaklanan tazminat davalarında, zarar veren taraf, kusuru oranında, gerçek zarardan sorumlu olur. Davacı tarafın dava dilekçesi ile dava konusu zarara sebebiyet verdiği iddiası ile davalı araç sürücüsünden ve aracın ZMMS sigortası şirketten haksız fiil hükümleri çerçevesinde değer kaybı bedelinin tahsili istemiyle iş bu davayı ikame ettiği görülmektedir.
Değer kaybı, aracın hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır.
Her ne kadar davalı araç işleteni tarafından dava konusu kaza nedeniyle davacının tazminat taleplerinin sigorta şirketinden sigorta poliçesi kapsamında talep etmesi gerektiği iddia edilmiş ise de maddi hasarlı trafik kazasında sigorta şirketi, araç işleteni ile sürücüsünün sorumluluğu müşterek sorumluluk kapsamında bulunduğundan davacı tarafın haksız fiil hükümleri kapsamında davalıdan talepte bulunabileceği kuşkusuzdur.
Her ne kadar davalı araç işleteni tarafından dava konusu kaza nedeniyle davacının tazminat taleplerinin sigorta şirketi tarafından karşılanmış olduğu belirtilmiş ise de, davalı sigorta şirketince yapılan ödemelere ilişkin belgeler dosya arasına alınmış, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin aracın gerçek değer kaybını karşılayıp karşılamadığı hususunda yapılan bilirkişi incelemesi uyarınca karar tesis edilmiştir.
Dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile alınan bilirkişi raporu kapsamında yapılan incelemede; ..... plakalı araç ile ... plakalı araçlar arasında maddi hasarlı trafik kazasının gerçekleştiği ihtilafsızdır. Dosyada mevcut tescil kayıtlarına göre kazaya karışan araçların malikinin davacı ve davalı şahıs olduğu sabittir.
Buna göre alınan bilirkişi kusur raporunda da yer verildiği üzere; davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı ..... plaka sayılı
otomobil sürücüsü davalı .... 'in davacıya ait ... plaka
sayılı otomobilin arka kısımlarında meydana gelen hasarın oluşumunda % 50 oranında kusurlu olduğu, ..... plaka sayılı otomobil sürücüsü .... 'ın davacıya ait
... plaka sayılı otomobilin arka kısımlarında meydana gelen hasarın oluşumunda % 50 oranında kusurlu olduğu, ... plaka sayılı otomobil sürücüsü davacı ... idaresindeki
aracın arka kısımlarında maddi hasar oluşmasıyla sonuçlanan bu trafik
kazasının hazırlanması ve oluşumunda atfa kabil bir kusurunun bulunmadığı, bu kapsamda davacıya ait ... plakalı araç sürücüsünün kazada kusurunun bulunmadığı Mahkememizce kabul edilmiştir.
Makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen ve mahkememizce olayın oluş şekline uygun olduğu kabul edilen bilirkişi raporuna göre, mevcut kazada davacı adına kayıtlı aracın hasar görmesi sonucu oluşan değer kaybı bedelinin 29.000,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Her ne kadar bilirkişi raporunun sonuç kısmının oluşan değer kaybı ikiye bölünmek sureti ile ve davalı sigorta şirketinin yapmış olduğu ödemede düşülerek her bir davalı yönünden ayrı ayrı belirtme yapılmış ise de, maddi hasarlı trafik kazasında sigorta şirketinin ve araç işleteni ile sürücüsünün sorumluluğunun müşterek sorumluluk olması nazara alındığında yapılan hesabın yerinde olmadığı ve davalıların meydana gelen hasarın tamamından müşterek müteselsil sorumlu olacakları kanaatine varılmıştır.
Bu kapsamda davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olan ve kaza tarihi itibari ile davalı gerçek kişinin aracının sebebiyet verdiği kaza nedeni ile davacı adına kayıtlı ... plaka sayılı araçta 29.000,00 TL değer kaybı meydana geldiği, aracı adına kayıtlı araç sürüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı, davacının talebinin yerinde olduğu kanaatine varılmıştır.
Her ne kadar davalı sigorta şirketi tarafından davadan önce davacı tarafa 3.768,56 TL değer kaybı ödemesi yapılmış olduğu anlaşılmış ve hükümde sehven davacı tarafça talep edilen değer kaybının 20.000,00 TL olmasına ve tespit edilen değer kaybı bedelinin de 29.000,00 TL olmasına rağmen kısa kararda sehven "3.768,56 TL yönünden davalı sigorta şirketi tarafından dava açılmadan önce ödeme yapıldığından bu miktar yönünden tahsilde tekerrüre sebebiyet vermemek ve" ifadelerine yer verildiği gerekçeli kararın yazımı aşamasında fark edilmiş ise de, hatanın maddi hata niteliğinde olması nedeni ile hükmün 2. satırında yer alan "3.768,56 TL yönünden davalı sigorta şirketi tarafından dava açılmadan önce ödeme yapıldığından bu miktar yönünden tahsilde tekerrüre sebebiyet vermemek ve" ifadeleri hükümden çıkarılmış ve bu hususta hükmün altına şerh düşülmek sureti ile düzeltme yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE;
1-20.000,00 TL değer kaybının (3.768,56 TL yönünden davalı sigorta şirketi tarafından dava açılmadan önce ödeme yapıldığından bu miktar yönünden tahsilde tekerrüre sebebiyet vermemek ve sigorta teminat limiti ile sınırlı olmak kaydı ile) 18.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa VERİLMESİNE,
2-Alınması gereken 1.366,20 TL harçtan peşin alınan 341,55 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.024,65 TL eksik harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir KAYDINA,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir KAYDINA,
4-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 611,40 TL ile bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 8.125,50 TL olmak üzere toplam 8.736,90 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının talep halinde davacıya İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda İstinaf yasa yolu yargısal miktar sınırının altında kalmakla kesin olarak verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/07/2024
Katip
Hakim
MADDİ HATA DÜZELTME KARARIDIR
Mahkememizin 09/07/2024 tarihli kısa kararında sehven hükmün ikinci satırında "3.768,56 TL yönünden davalı sigorta şirketi tarafından dava açılmadan önce ödeme yapıldığından bu miktar yönünden tahsilde tekerrüre sebebiyet vermemek ve"... şeklinde yazılmış olduğu anlaşılmakla;
Söz konusu hatanın maddi hata olup, HMK 304 maddesi kapsamında düzeltilmesi gerektiği anlaşılmakla;
Mahkememizin .... Esas, ... Karar sayılı ilamının hükmün 2. Satırında yer alan son paragrafının "3.768,56 TL yönünden davalı sigorta şirketi tarafından dava açılmadan önce ödeme yapıldığından bu miktar yönünden tahsilde tekerrüre sebebiyet vermemek ve" ifadelerinin hükümden çıkartılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi.
Katip .... Hakim ....
e-imzalıdır. e-imzalıdır.