T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1070 Esas
KARAR NO : 2024/1064
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/11/2023
KARAR TARİHİ : 22/10/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 22/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin davalı taraftan alacağının tahsili için, davalı aleyhinde Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ...... Esas sayılı dosyasından ilamsız icra takibi başlatmış olduğunu, davalı borçlunun, borcu olmadığını beyan ederek; borca, faize ve ferilerine itiraz etmiş olduğunu, borçlunun itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacı müvekkilinin davalı taraftan; 14.08.2023 düzenleme tarihli, 14.08.2023 faiz başlangıç tarihli 2.200.640,02 TL tutarında cari hesap alacağı mevcut olup bu alacağın davaya konu icra takibine şimdilik olmak koşulu ile 500.000,00 TL'lik kısmının konu edinmiş olduğunu, bu cari ilişkiden kaynaklı borcun müvekkiline ödenmesi gerekirken davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmamış olduğunu, bunun üzerine davalı taraf aleyhine Küçükçekmece İcra Dairesi ..... Esas sayılı dosyası ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak koşulu ile, cari hesap alacağından kaynaklı 500.000,00 TL tutarında genel haciz yoluyla takip yapılmış; davalının 24/08/2023 tarihinde borca itiraz ederek takibi durdurmuş olduğunu, davalının, icra takip dosyasına konu cari hesaptan kaynaklı olarak davacı müvekkiline karşı borçlu bulunduğunu, davalının, itirazında müvekkiline borcu olmadığından bahisle borca itiraz etmiş, ancak icra takip dosyasına konu cari hesap ile ilgili herhangi bir açıklama getirmemiş ve geçerli bir ödeme belgesi de sunmamış olduğunu, Arabuluculuk görüşmeleri dahilinde ve haricen duyduklarına göre, davalı yan işbu borcunu çek vererek ödediğini söylemiş ise de bu hususun gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirket yöneticisinin işbu davaya konu borcun karşılığı olarak almış olduğu herhangi bir çek ve senet olmamakla birlikte yargılamanın seyri içerisinde davalı tarafından böyle bir evrakın sunulması durumunda her türlü şikayet haklarının saklı olduğunu bildiriyor olduklarını, davalı borçlunun bu itirazının tamamen kötü niyetli olup, alacağı sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu, müvekkili şirket ile davalı borçlu şirketler arasında, alacağın ispatı niteliğinde faturalar da mevcut olup, işbu faturaların mahkememize sunulacak olduğunu, davaya konu alacağın bir para alacağı olduğunu, davaya konu alacağın rehinle teminat altına alınmamış olduğunu, ihtiyati haciz talep edilen alacağın vadesi gelmiş ve alacağın muaccel olduğunu, alacağa ilişkin ve ihtiyati haciz talebinin haklı olduğuna ilişkin delillerin mevcut olduğunu, borçlu şirket yetkilisi aleyhine başlatılacak olası bir icra takibine karşı haksız bir biçimde itirazda bulunacak ve yargılama süresi içerisinde alacaklının alacağına kavuşmakta zorlanacağı gibi borçlunun muvazaalı işlemlerle mal kaçırma eylemlerine başvuracağını somut durum incelendiğinde, icra takibine, haksız itirazda bulunan davalı tarafın asli maksadının borçlarını ödememek ve alacaklıyı zor durumda bırakmak olduğunun açık olduğunu, davalı yanın mal kaçırma kastı içerisinde olduğunun ve hukuka aykırı fiiller ile alacağı sürüncemede bırakmaya çalıştıklarının aşikar olduğunu, İcra İflas Kanunu'nun 257.maddesi gereği rehinle temin edilmemiş alacaklarına ilişkin borçlunun kaçma ve mallarını gözleme tehlikesi bulunduğundan ve buna ilişkin hazırlık eylemleri yapıldığından, alacağın tahsilinin imkansız hale gelme tehlikesi ile karşı karşıya olunduğuna mahkememizce kanaat getirilmesi ve buna binaen mahkememizce ihtiyati hacze karar verilmesinin usul, yasa ve içtihatlara uygun olacağını, işbu sebepten ötürü mahkememizden borçlunun mal kaçırma ve adres değiştirme ihtimali bulunduğundan öncelikle teminatsız, mahkememiz aksi kanaatte ise uygun görülecek bir teminat karşılığı, şimdilik dava değeri olan 150.000,00 TL üzerinden borçlunun, borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3.kişilerdeki hak ve alacaklarının haczi ve menkullerinin muhafazası için ihtiyati haciz talep etme zarureti hasıl olduğunu beyanla; ihtiyati haciz taleplerinin dava değeri üzerinden; borçlunun, borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3.kişilerdeki hak ve alacaklarının haczi, menkullerinin muhafazası için öncelikle teminatsız, mahkememiz aksi kanaatte ise uygun ve makul bir teminat karşılığında teminatlı kabulüne, haksız ve kötü niyetle takibe itiraz eden davalının takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesi incelendiğinde, davacı tarafın, alacağın mevcudiyetine, takibin dayanağı faturalara ve cari hesaba dair hiçbir açıklama yapmadığı gibi alacağının dayanağı olduğunu ileri sürdüğü belgeleri ne icra dairesinde ne de huzurdaki davada sunmadığının açıkça görülmekte olduğunu, davacı yan, alacağın varlığına dair maddi veya hukuki hiçbir delil sunamadığı gibi alacağına dair hiçbir emare dahi sunamamış olduğunu, üstelik, davacı tarafın amacının salt, davalı aleyhine ihtiyati haciz kararı almak olduğunun, dava dilekçesinden açıkça anlaşılmakta olduğunu, zira davacı tarafın, mevcut olmayan bir alacağı, ihtiyati haciz baskısı ve tehdidi ile almayı, haksız kazanç elde etmeyi amaçlamakta olduğunu, bu nedenlerle de, davacının ihtiyati haciz talebinin reddinin hukuka ve yasalara uygun olduğunu, zira davacı yanın, müvekkili şirketten hiçbir hak ve alacağının olmadığının, yargılama sürecinde kanıtlanacak olduğunu, davacı tarafın, davalı müvekkili şirket aleyhine, Bakırköy ...... Noterliğin'in ..... yevmiye sayılı ve 26 Ocak 2023 tarihli işlemi ile keşide ettiği ihtarnamede, özetle; "Davacı şirketçe tedarik edilen ürünlerin karşılığı para borcunun bir iş günü içesinde ödenmesini" ihtar etmiş olduğunu, davacı tarafça keşide edilen ihtarname içeriğinde, teslim edilen ürünlere ilişkin düzenlenen otuz yedi (37) adet fatura bedelinin ödenmediği iddia edilerek, fatura detaylarına yer verilmiş olduğunu, davacı tarafın, ihtarına konu ettiği ve ödenmediğini iddia ettiği otuz yedi (37) adet faturanın toplam tutarının ise 23.804.984.88.TL olduğunu, taraflarından Beyoğlu ..... Noterliği' nin ..... Yevmiye Sayılı ve 31.01.2023 tarihli işlemi ile keşide edilen cevabi ihtarnamede; "Müvekkil şirketin, davacı şirkete faturalardan kaynaklı hiçbir borcunun olmadığı, tüm fatura bedellerini ödediği ve başkaca bir borcunun olmadığı..." hususları ihtar edilmiş olduğunu, üstelik, mal/ürün teslim edildiği halde, peş peşe otuz yedi adet fatura bedeli ödenmediği halde, mal satışına devam edilmesinin basiretli bir tacirden beklenemeyeceği gibi, ticari hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, kaldı ki, davacı tarafın bu miktarda bir alacağı çevirecek nicelikte bir sermayesinin olmadığının da ticaret sicil kayıtları ile sabit olduğunu, müvekkili şirkete ihtarname keşide eden ve toplam 23.804.984.88.TL' lik fatura bedellerinin ödenmediğini iddia ve talep eden davacı tarafın, aradan geçen yedi (7) aydan sonra dava konusu icra takibini başlatmış olduğunu, Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ...... Esas sayılı dosyası üzerinden taraflarına tebliğ edilen edilen ödeme emrinde ise; 2.200.640,02.-TL (İki Milyon İki Yüz Bin Altı Yüz Kırk Türk Lirası İki Kuruş) cari hesap alacağından şimdilik 500.000,00.-TL (Beş Yüz Bin Türk Lirası) alacağının olduğu iddiası ile icra takibi başlatmış olduğunu, davacı tarafın, huzurdaki itirazın iptali davasında ise, 150.000,00.-TL (Yüz Elli Bin Türk Lirası)' nin tahsilini talep ve dava etmiş olduğunu, davalı müvekkili şirketin, davacı şirkete hiçbir borcu bulunmadığını, delilleri arasında ve dilekçe ekinde sunacakları, davacı şirket ile davalı şirket yetkililerinin ıslak imzalarını içeren cari hesap mutabakat metni ile 17.03.2023 tarihi itibariyle cari hesap bakiyesinin olmadığı (cari hesap alacak/borç bakiyesinin sıfır olduğu) konusunda tarafların mutabakata varmış olduklarını, cari hesap bakiyesinin olmadığına dair mutabakattan sonra da, taraflar arasında hiçbir ticari ilişki de olmadığını, bir başka ifade ile davalı şirketin, davacı şirkete cari hesaptan kaynaklanan hiçbir borcu bulunmadığını, yine, davacı şirket yetkilisi tarafından 17.03.2023 tarihli ibraname başlıklı belge ile müvekkili şirketin ibra edilmiş olduğunu, tarafların ISLAK imzasını taşıyan İbraname başlıklı belgede; "Davacı şirket tarafından keşide edilen ve yukarıda anılan ihtarname ile 37 adet fatura bedeli olarak toplam 23.804.984.88.TL (Yirmi Üç Milyon Sekiz Yüz Dört Bin Dokuz Yüz Seken Dört Türk Lİrası Seksen Sekiz Kuruş)' nin ödenmesinin ihtar edildiği, davalının cevabi ihtarnamesinde yer alan iddiaları üzerine, şirketimiz mali kayıtları ile verilen çekler ve yapılan ödemeler yeniden incelenmiştir. Netice olarak iddialarınızın doğru olduğu, şirketimiz ihtarnamesinin hatalı düzenlendiği, herhangi bir borcunuzun bulunmadığı tespit edilmiştir. Bu sebeple 03.03.2023 TARİHİ İTİBARİYLE ŞİRKETİMİZ CARİ HESAP BAKİYE ALACAĞININ 0 (SIFIR) OLDUĞUNU, BU TARİH İTİBARİYLE ŞİRKETİNİZDEN HİÇBİR HAK VE ALACAĞIMIZIN BULUNMADIĞINI KABUL BEYAN VE İBRA EDERİZ." ifadeleri ile davalı şirketin hiçbir borcu olmadığı ve davacı şirket tarafından ihtara konu tüm faturalar ve cari hesap yönünden ibra edildiğinin açıkça yer almakta olduğunu, gerek "cari hesap mutabakatı" ve gerekse davacının davalı şirketi ibra ettiğini açıkça beyan ettiği 17.03.2023 tarihli "ibraname" başlıklı belge ile sabit olduğu üzere, davalı müvekkili şirketin davacı tarafa hiçbir borcu bulunmadığını, davacı tarafın, icra takibinde ve huzurdaki davayı ikamede haksız ve kötü niyetli olduğunu beyanla; davacı tarafın haksız ve kötü niyetli davasının reddine, icra takibinde haksız ve kötü niyetli olan davacı aleyhine, takip konusu alacağın %20' sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık; taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, davalı tarafın savunmasına göre taraflar arasında cari hesap mutabakatı yapılıp yapılmadığı ve ibraname düzenlenip düzenlenmediği, varsa yapılan ödemeler, ödeme konusundaki tarafların beyan ve itirazları nazara alındığında davacının alacağının kalıp kalmadığı hususlarındadır.
Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır.
Küçükçekmece İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmiş olup, davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine 500.000,00 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı şirketin vekili aracılığıyla takibe itiraz ettiği anlaşıldı.
Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek, taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise davacının, davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, davalı tarafın savunmasına göre taraflar arasında cari hesap mutabakatı yapılıp yapılmadığı ve ibraname düzenlenip düzenlenmediği, varsa yapılan ödemeler, ödeme konusundaki tarafların beyan ve itirazları nazara alındığında davacının alacağının kalıp kalmadığı hususlarının tespiti için tarafların Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde 12/02/2024 günü saat 14:30'da Mahkememiz duruşma salonunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, Mali Müşavir bilirkişi ..... 11/07/2024 tarihli raporunda özetle; davacı 2021 ve 2022 yılları yevmiye defteri kapanış tasdikini
yaptırılmadığından lehine delil niteliğinin bulunmadığını, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının
davalıdan 2.200.640,02 TL alacağının bulunduğunu, davalının 2021, 2022 ve 2023 yılları ticari defterlerinin lehine delil
niteliğinin bulunduğunu, davalının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davalının
davacıya borcunun bulunmadığını, taraf cari ekstreleri arasında yapılan karşılaştırmada taraflar
arasındaki cari farkın davalı yan tarafından davacı yana keşide edilen
çeklerden 10.08.2022 tarihli ..... no.lu
“V.25.09.2022 ..... TİCARET LTD.ŞTİ.” açıklamalı
598.164,00 TL tutarlı çek kaydının davacı ticari defterlerinde
“alacak” sütununda kaydedilmesi gerekirken borç sütununda
kaydedilmesinden, 10.10.2022 tarihli ..... no.lu “V.
05.12.2022 ..... PASLANMAZ TİCARET LTD.ŞTİ.” açıklamalı
999.428,00 TL tutarlı davacı ticari defterlerinde “alacak” sütununda
kaydedilmesi gerekirken borç sütununda kaydedilmesinden ve
davacı yanın ticari defterlerinde davacı aleyhine kayıtlı olan
20.10.2022 tarihli ..... no.lu “V. 12.12.2022 .....
PASLANMAZ TİCARET LTD.ŞTİ.” açıklamalı 994.544,00 TL tutarlı
çek kaydının davalı defterlerinde bulunmamasından kaynaklandığını, taraflar arasındaki cari farkın davacı yan ticari defterlerinde yapılan
muhasebesel hatalardan kaynaklandığını, davalı yanın dosyaya sunmuş olduğu delil dilekçesinin ekinde taraflar
arasında, davalı yanın borcunun bulunmadığına dair 17.03.2023
tarihli mutabakat mektubunun ve ibranamenin bulunduğunu NETİCETEN: davacı yanın takip tarihi itibariyle davalı yandan herhangi
bir alacağının bulunmadığını bildirmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz....... (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur" hükümlerine yer verilmiştir.
Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı ilamı).
Somut olayın değerlendirilmesinde her ne kadar davacı tarafça davalı ile aralarında yer alan cari hesap ilişkisi gereği davalı taraftan alacaklı olduğunu iddia etmiş ise de, tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ile tespit edildiği üzere davacı tarafın defterlerinin lehine delil niteliği taşımadığı, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının
davalıdan 2.200.640,02 TL alacağının bulunduğu, davalının ticari defterlerinin lehine delil
niteliğinin bulunduğu, davalının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davalının
davacıya borcunun bulunmadığı, taraf cari ekstreleri arasında yapılan karşılaştırmada taraflar
arasındaki cari farkın davalı yan tarafından davacı yana keşide edilen
çeklerden 10.08.2022 tarihli ..... no.lu
“v.25.09.2022 ..... Ticaret Ltd.şti.” açıklamalı
598.164,00 TL tutarlı çek kaydının davacı ticari defterlerinde
“alacak” sütununda kaydedilmesi gerekirken borç sütununda
kaydedilmesinden, 10.10.2022 tarihli ..... no.lu “V.
05.12.2022 ..... Ticaret Ltd.şti.” açıklamalı
999.428,00 TL tutarlı davacı ticari defterlerinde “alacak” sütununda
kaydedilmesi gerekirken borç sütununda kaydedilmesinden ve
davacı yanın ticari defterlerinde davacı aleyhine kayıtlı olan
20.10.2022 tarihli ..... no.lu “V. 12.12.2022 ...... Ticaret Ltd.şti.” açıklamalı 994.544,00 TL tutarlı
çek kaydının davalı defterlerinde bulunmamasından kaynaklandığı, taraflar arasındaki cari farkın davacı yan ticari defterlerinde yapılan
muhasebesel hatalardan kaynaklandığı, mevcut durum itibari ile davacı tarafın alacağın HMK m.222'de belirtilen "eksiksiz ve usulüne uygun tutulmuş" ticari defterler ile kanıtlanamadığı gibi davalı tarafın ticari defter ve belgelerinde de borcunun bulunmadığı, ödeme yönündeki savunmasının davalı taraf ticari defter ve belgeleri ile ispatlandığı, bu doğrultuda davacının davalı taraftan cari hesap alacağı bulunduğunun usulüne uygun delillerle kanıtlanamadığı kanaatine varıldığından açılan davanın reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin davacının kötü niyetli yönünde ispat bulunmadığından reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekil hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN REDDİNE;
1-Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin şartlar oluşmadığından REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
4-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalı tarafça sarf edilen 20,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 30.000,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine İADESİNE,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.22/10/2024
Katip .....
......
Hakim .....