T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/108 Esas
KARAR NO : 2024/1057
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/10/2021
KARAR TARİHİ : 18/10/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 30/10/2024
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Tekirdağ ..... Noterliği'nin 22.03.2021 tarih ve ..... yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile davalıdan ..... plakalı ..... motor numaralı, ...... şasi nolu ..... marka, 2015 model yıllı, çekici BC yarı römork için çekiciyi ikinci el olarak satın aldığını, satış bedelinin 420,000 TL ve 6,500 USD olduğunu, bu aracın 09.04.2021 tarihinde İstanbul Esenyurt ilçesinde bulunan ....... Sitesinde motor arızası yaptığını ve hareket etmediğini, daha sonra aracın kasko sigortacısı .... Sigorta Aş'nin çekicisi ile 11.04.2021 tarihinde İkitelli Organize Sanayi Bölgesinde bulunan ..... Motor Yenileme Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne ait servise çekildiğini, burada gerekli onarım işlemlerinin yapıldığını, arıza neticesi 53.831 TL onarım masrafı olduğunu, aracın 10 gün kadar kullanılmamış olması sebebiyle kira kaybı zararı olduğunu, bunun yanında aracın önemli parçası olan motorunda yapılan bu ciddi onarım nedeniyle araçta değer kaybı oluştuğunu beyanla araçta onarım bedeli olarak 53.831 TL ile 500 TL kira kaybı ve 500 TL değer kaybı olmak üzere şimdilik 1.000,00 TL tazminatın ihtarname tebliğ tarihi olan 28.04.2021 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde, 22/03/2021 tarihinde müvekkili şirketten 420.000 ve 6.500 USD karşılığında çekici satın alındığı, 09/04/2021 tarihinde araçta hasar meydana geldiği, hasarın ayıptan kaynaklandığı, onarım bedelinin 54.831 TL olduğu ve bu ayıbın 20/04/2021 tarihli ihtarname ile müvekkil şirkete bildirildiğinin iddia edildiğini, dava konusu aracın satış bedelinin 420.000 TL ve 6500 USD olduğu ve aracın ayıplı olduğu iddiaları gerçeği yansıtmadığını, araçta meydana geldiği iddia edilen hasar ile müvekkili şirketin herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacı müvekkilinin tacir olduğunu, bu neden uyuşmazlığın çözümünde Türk Ticaret Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiğini, Türk Ticaret Kanununun 23/c maddesinde açıkça belirtildiği üzere malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcının iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiğini, açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olduğunu, Türk Ticaret Kanununun 23/c maddesi ayrıca Türk Borçları Kanununun 223.maddesine atıf yaptığını; bu maddede de belirtildiği üzere alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılacağını, davacının bahse konu aracı 22/03/2021 tarihinde satın almış; ilgili kanunlarda belirtilen süreler içerisinde (2 ve 8 günlük süreler) gözden geçirme ve ihbar etme yükümlülüğünü yerine getirmemiş olduğunu, dava konusu aracın ayıplı olduğunu kabul etmemekle birlikte davacının satılanı kabul ettiği ve müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığının açıkça ortada olduğunu, dava konusu aracın ayıplı olduğunu ve müvekkili şirketin iddia edilen zarardan sorumlu olduğunu kabul etmemekle birlikte davacı inceleme ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmemiş; dava konusu satılanı o şekilde kabul etmiş olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın reddini, yargılama gideri, arabuluculuk yargılama gideri, ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, taraflar arasında alım satım yapılan 2015 model ..... marka, yarı romörk-çekici cinsindeki aracın satıştan önce ayıplı olduğu iddiasıyla onarım masrafı, değer kaybı, kira kaybı bedellerinin tahsili istemine ilişkindir.
-Mahkememizce araç tescil kayıtları, sigorta evrakları, servis kayıtları, tramer kayıtları celp edilerek dosya arasına alınmış, dava konusu araç üzerinde keşif icra edilmiş, taraf delilleri toplanmıştır.
-Tarafların iddia ve savunmaları nazara alındığında taraflar arasında 2015 model ..... marka aracın satışının gerçekleştiği, iş bu satışın 22.03.2021 tarihinde gerçekleştiği hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Çözümlenmesi gereken uyuşmazlık satıştan sonra ortaya çıkan arızalardan davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
-Her iki tarafın da tacir olduğu nazara alındığında uyuşmazlığın ticari nitelikteki satım sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle olaya sayılı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
-Kural olarak satış öncesinde davacı alıcıyı aracın hasarlı olduğu konusunda bilgilendirdiğini veya davacının bu hususu bildiğini ispat yükü davalı satıcıdadır.
-Türk Borçlar Kanunu’nun satım sözleşmesine dair hükümlerinin (TBK m. 207 vd) esasen tacirler arasında yapılan satım sözleşmelerine de uygulanması benimsenmiştir. Bununla birlikte satım sözleşmesinde malın ayıplı olması halinde özel hükümler öngörülmüştür (TTK m. 23/1-c). Dolayısıyla tacirler arası satım sözleşmelerine Borçlar Kanunu hükümleri ile birlikte TTK m. 23/1-c hükmü de uygulanacaktır.
-Türk Borçlar Kanunu'nunda ayıp durumunda alıcının seçimlik hakları 227. maddesinde düzenlenmiştir. Madde hükmüne göre ''Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.
Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.
Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.
İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.
-Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir.
-Ticari satımlarda muayene ve ihbar külfeti olay tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nın 23/1-c maddesinde düzenlenmiştir. Bu hükme göre; Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Ancak ayıp ihbarının bu süre içinde satıcıya ulaşması şart değildir. Bu süre içinde satıcıya ulaşmasa bile alıcı haklarını korumuş olur.
-TTK 23/1-c. maddesinde gizli ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde Türk Borçlar Kanunun 223. maddesinin uygulanacağı belirtilmiştir. Türk Borçlar Kanunun 223. Maddesine göre; alıcının, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorunda olduğu, alıcının gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal etmesi halinde, satılanı kabul etmiş sayılacağı, ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hükmün uygulanmayacağı, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmesi gerektiği; bildirmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir.
-Satım sözleşmelerinde ayıp nedeniyle satıcının sorumluluğu bakımından zamanaşımı süresi TBK'nın 231.maddesi uyarınca iki yıl olmakla birlikte aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca satıcı satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz.
-TBK'nun 231/1.maddesi hükmüne göre, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü davanın ayıp sonradan ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak 2 yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağı ve alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak 2 yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan defi hakkının bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmayacağı, aynı maddenin 2.fıkrasında ise, satıcının satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu olması halinde 2 yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamayacağı; TBK'nun 146.maddesinde ise kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça her alacağın 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu düzenlenmiştir.
-Değer kaybı, aracın hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır.
-Mahkememiz dosyası yukarıda yer verilen hususlarda ayıpların mevcut servis kayıtları ve diğer belgeler ile tespiti amacıyla araç üzerinde keşif icra edilmesi akabinde; dava konusu edilen araçta satıştan sonra yapılan tamiratların hangi sebepten kaynaklandığı, iş bu arıza ve eksikliklerin olağan kullanımdan ve/veya araç yaşından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, ilgili arızaların satış aşamasında basit kontrol ve/veya ekspertiz muayenesi ile ortaya çıkabilecek, çıplak gözler görülüp saptanabilecek ve/veya kullanım sırasında ya da kullanım sırasında gelişen durum nedeniyle ortaya çıkabilecek nitelikte arızalardan olup olmadığı, yukarıda yer verilen tespitler doğrultusunda dava konusu aracın satış tarihi itibariyle ayıplı olup olmadığının tespiti, davacı tarafın dosyaya sunulan araç tamir faturalarının araçtaki arıza/ayıplara ve dönem piyasa rayiçlerine uygun olup olmadığının belirlenmesi, dava konusu aracın serviste kaldığı sürenin araçtaki arıza ve ayıplar nazara alındığından makul olup olmadığının belirlenmesi, dava konusu aracın serviste kalması gereken süre nazara alınarak dönem piyasa rayiçleri uyarınca ikame araç kiralama bedelinin belirlenmesi, dava konusu aracın taraflar arasındaki satış tarihi itibariyle rayiç değerinin belirlenmesi amacıyla makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 30/04/2024 tarihli raporda özetle; 24 Ocak 2024 tarihinde ,araçta satıştan sonra yapılan tamiratın ..... Motor Yenileme (Motor Rektefiye atelyesi) atelyesinde dava konusu aracın silindir kafası yani motor bloğu üst kısmı olan silindir kapağı üzerinde satıh taglama işlemi yapıldığı, biyel kolu yani piston kollarının burçlarının değiştirildiği, geçmite uygulanan aynı işlemin yetersiz yapıldığı (Muhtemelen, rektefiye yapılmadan sadece silndir kapak contası ve yağ değiĢimi ile yapıldığı),silindir kapak ve piston kollarına zarar verdiği tespit edilmiş, akabinde motorla toplanmak üzere mekanik atölyesine gönderildiği, 20 Ocak 2024 tarihinde,4.425.50TL”lik, Rutin Bakım malzeme faturası bulunduğu, aracın alınmasının takiben 18 gün sonra meydana gelen motor arızası netice olarak Arkadaş oto tamirhanesinde motor rektefiyesini müteakip, piston gömlek ve sekmanlar toplanıp monte edilerek çalışır vaziyete getirildiği, aracın mazot alım fişleri tarihine göre (...... Bey Beyanı) km.sayacının 06.04.2021 tarihinde 538.505.km.olduğu, dolayısı ile araçta meydana gelen arızanın yaşından değil geçmiş kullanımlar sırasında yapılması gereken doğru servis ve bakım eksikliklerinden kaynaklandığı, bu tip motor arızalarının, satış aşamasında basit kontrol veya ekspertiz muayenesi ile ortaya çıkabilecek arızalardan olmadığını, bu tip motorların düzgün ve doğru servis bakımı ile 1.200.000-1.500.000 km”ye kadar yol yapabileceği, araçta henüz 500.bin kilometrelerde bu motor arızasının meydana gelmesi normal olmayıp, gerek kullanımdan gerekse bakım eksikliğinden kaynaklandığı yer verilen tespitler doğrultusunda dava konusu aracın satış tarihi itibarı ile henüz 18 gün gibi az bir müddet zarfında ve normal 900-1000km civarı bir km sayacı gerçekleştirmesine müteakip meydan gelen arızadan ötürü ayıplı olduğu, davacı tarafın dosyaya sunulan araç tamir faturalarının araçtaki arıza/ayıplara ve dönem piyasa rayiçlerine uygun olduğu, davacı tarafından belirtilen aracın tamirde kalma süresinin 10 gün olmasının olaya uygun olduğu, piyasa rayiçleri uyarınca ikame araç kiralama bedelinin belirlenmesi yönünden güncel olarak yapılan günlük çekici araç kiralarının 6.000.-7.000.-TL bandında olduğu, 2021 Nisan ayı itibarı ile bu rakamın 2.000.-TL/günlük olduğunun tespit edildiği, dolayısı ile dava tarihi itibarı ile, 10 gün X 2.000.-TL= 20.000.-TL araç ikame bedeli olacağı, dava konusu aracın taraflar arasındaki satış tarihi itibarı ile dosyasındaki kayıtlı davalı tarafından Tekirdağ ...... Noterliği'nin 22.03.2021 tarih ve ..... yevmiye numaralı araç satış sözleşmesine istinaden sözleşmedeki satış bedelinin 250.000.-TL olduğu , fakat dava dilekçesinde 420.000.-TL ve 6.500.-Dolar ödendiğinin belirtildiği, araç satış web sitelerinde yapılan araştırmalarda benzer araçların güncel fiyatlarının ortalama 2.400.000.-TL olduğu, bu fiyat baz alındığında dava konusu aracın taraflar arasındaki satış tarihi itibarıyla rayiç değerinin 491.976.00 TL olduğu, neticeten davacının satın almış olduğu ..... Marka ..... motor numaralı, ...... şasi nolu 2015 model yılı, ..... , ..... plaka sayılı Çekici aracın “Ayıplı olarak satılmış olduğu, davacının maldan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi ve ekonomik eksiklik içermesi nedeniyle gizli ayıplı olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Mahkememiz dosyası davalı tarafın kök rapora ilişkin hukuki nitelikte olmayuan teknik itirazlarının değerlendirilmesi amacıyla daha önce rapor veren bilirkişiye tevdi edilerek ek rapor düzenlenmesi istenmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 16/06/2024 tarihli ek raporda özetle; kök raporda yer alan teknik olarak görüş ve kanaatlerinde bir değişikliği olmadığının bildirdiği görülmüştür.
-Bilirkişi kök ve raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, mahkememizce alınan raporlar dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.
-Davacı vekilinin 07/05/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile araçta onarım bedeli 53.831 TL, Kira kaybı (ikame bedeli) 20.000 TL, Değer kaybı 49.990 TL olmak üzere 123.821 TL üzerinden davayı ıslah ettiğini bildirdiği görülmüştür.
-Yukarıda yer verilen açıklamalar, keşif mahallinde yapılan tespitler ve dosyada mevcut servis kayıtlarıyla da sabit olduğu üzere dava konusu araçtaki arızaların davacının kullanımlarından dolayı meydana gelmediği, araçta meydana gelen arızanın yaşından değil geçmiş kullanımlar sırasında yapılması gereken doğru servis ve bakım eksikliklerinden kaynaklandığı, davacı tarafından aracın satın alınması akabinde aracın yalnızca 18 gün geçmesine ve 900-1000 km yol yapılmasına rağmen araçtaki arızaların meydana geldiği, bu haliyle bu tip bir aracın henüz toplamda 538.505 km'de iken meydana gelen arızalar yönünden davacının sorumluluğunun bulunmadığının kabulü gerekmiştir.
-Yapılan bu tespitler ışığında davacının satın almış olduğu ..... Marka ..... motor numaralı, ...... şasi nolu 2015 model yılı, ..... , .... plaka sayılı aracın, davacı tarafından satın alınması sonrasında ortaya çıkan arızaların davacının maldan beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi ve ekonomik eksiklik içermesi nedeniyle gizli ayıp niteliğinde olduğu ve yine bu ayıpların basit muayene ve/veya gözden geçirme ile ortaya çıkabilecek ayıplardan olmadığı Mahkememizce kabul edilmiştir.
-Bu doğrultuda davacının seçimlik hakkını "Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme" yönünden kullandığı ve araç tamiratını gerçekleştirdiği, bilirkişi raporuyla meydana gelen arızalara ve piyasa rayiçlerine uygun olduğu belirtilen 53.831,00 TL tamirat bedelinin davalıdan talep edilmesinin yerinde olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir.
-Yukarıda yer verilen açıklamalar da da belirtildiği üzere ayıbın varlığı halinde alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.
-Davacı tarafın tacir olması, dava konusu aracın ticari vasıflı araç olması nedeniyle ticari faaliyetlerinin bulunduğu, bu nedenle aracın serviste kaldığı gün sayısı doğrultusunda dava konusu aracı ticari faaliyetlerinde kullanamadığı sabit olup, bu kapsamda davacı tarafın aracı hangi faaliyetlerde kullanamadığı hususunda ayrıca ispat külfeti bulunmamaktadır. Bu kapsamda araçtaki arıza ve ayıpların niteliği nazara alınarak dava konusu aracın 10 gün süreyle tamirat gördüğü, davacının bu nedenle 20.000 TL mahrumiyet bedeli talep etmesinin yerinde olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir.
-Davacı tarafın değer kaybı talep yönünden yapılan değerlendirmede; aracın hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasında değer farkının mevcut olduğu, dava konusu ayıpları kusurlu davranışıyla gizleyen davalı satıcının iş bu nedenle sorumlu olduğu anlaşılmakla davacı tarafın 49.990 TL değer kaybı bedelini talep etmesinin yerinde olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir.
-Her ne kadar davalı yanca davacının iddia ve taleplerinin zamanaşımına uğradığı iddia edilmiş ise de satım sözleşmelerinde ayıp nedeniyle satıcının sorumluluğu bakımından zamanaşımı süresi TBK'nın 231.maddesi uyarınca iki yıl olmakla birlikte aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca satıcı satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz.
-Somut olayda ise alınan bilirkişi raporu ile sabit olduğu üzere aracın satış aşamasında ayıplı olduğu, araçtaki arızaların davalının eylemlerinden kaynaklandığı, bu durumda ortaya çıkan gizli ayıp nedeniyle davalının ağır kusurlu olduğu ve ayıbın hile ile davacıdan gizlendiğinin kabulü gerekmektedir. Bu nedenle davalının zamanaşımı bakımından iki yıllık süreden yararlanamayacağı, dolayısıyla on yıllık zamanaşımı süresinde tabi olduğu sonucuna varıldığından davalının bu yöndeki iddiaları yerinde görülmemiş, davanın ıslah dilekçesi doğrultusunda kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;
-Sabit olan 53.831,00 TL tamirat bedeli, 20.000,00 TL mahrumiyet bedeli ve 49.990,00 TL değer kaybı bedeli olmak üzere toplam 123.821,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 8.458,21-TL karar ve ilam harcından peşin harç ve ıslah harcı olarak alınan toplam 2.136,38-TL harcın mahsubu ile bakiye 6.321,83- TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından peşin harç ve ıslah harcı olarak yatırılan toplam 2.136,38-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama sırasında yatırılan 59,30-TL başvurma harcı, 3.030,30 TL keşif harcı, 6.000,00-TL bilirkişi ücreti, 2.280,00 TL yol ücreti ve 621,00 TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 11.990,60-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 30.000,00- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Büyükçekmece Arabuluculuk bürosunun ,...... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,
Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin e-duruşma ortamında yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/10/2024
Katip ...... Hakim ......
E-imzalıdır E-imzalıdır