T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/110 Esas
KARAR NO: 2023/992
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 03/02/2023
KARAR TARİHİ: 10/10/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 23/10/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Sigorta A.Ş ile dava dışı sigortalı .... Sanayi ve Ticaret A.Ş arasında .... numaralı ve 01/08/2019 - 01/08/2020 vade tarihli Nakliyat Emtia Abonman Sigorta Poliçesi imzalanmış ve taşımaya konu emtianın ... (A) ile müvekkili şirket tarafından güvence altına alınmış olduğunu, dava dışı sigortalı tarafından Almanya'da yerleşik .... firmasına 16.01.2020 tarih ve ... nolu fatura kapsamında 36.000 adet (Net: 864,00 Kg) elektronik hız sensörü cinsi emtia satılmış olup, emtianın Türkiye'den Almanya'ya kadar olan karayolu taşıma işi için parsiyel taşıma şeklinde davalı .... Ticaret Ltd. Şti. firması ile anlaşılmış olduğunu, Parsiyel taşımacılığın; aynı taşıma güzergahında bulunan farklı göndericilerin orta ve küçük ölçüdeki eşyalarının birleştirilerek tek bir araç ile taşınması anlamına geldiğini, CMR Belgesi'nde görüleceği üzere emtia, hasarsız ve eksiksiz olarak taşıma işini üstlenen firma tarafında teslim alınmış olup, 16.01.2020 tarihinde ... - ... plakalı araç ile taşıma işlemi başlamış, 31.01.2020 tarihinde ise, alıcı firma tesislerine ulaşılmasının akabinde yapılan kontrollerde 2 palet emtianın (4.800 adet) hasarlı olduğunun tespit edilmiş olduğunu, sigortalı firma tarafından, konu emtia hasarının alıcı firma tesislerinde tespit edilmesi üzerine 12.02.2020 tarihinde taşıyıcı/ davalıya ihtar çekilmiş, akabinde sigortalı firma yetkilileri ile görüşülerek eksper ataması yapılmış ve eksper tarafından gerekli incelemeler yapılarak zararın kapsamının tayin edilmiş olduğunu, söz konusu taşıma sırasında meydana gelen hasar neticesinde sigortalı ürünlerin uğradığı zarar nedeniyle müvekkili şirket tarafından, dosya kapsamında alınan 28.02.2020 tarih ve ... no'lu ekspertiz raporu doğrultusunda dava dışı sigortalıya 08.04.2020 tarihinde 10.452,00-Euro tazminat ödemesi yapılmış olduğunu, davaya konu hasarın dava dışı sigortalıya ait ürünlerin Türkiye'den Almanya'ya taşınması sırasında taşıyıcı davalı şirketin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ederek neden olduğunun anlaşılmış olduğunu, ürünlerin hasarlı teslim edildiğine ilişkin CMR belgesi üzerine “2 palet hasarlı” notu düşülmüş, ekspertiz raporu ile "söz konusu hasarın, nakliye esnasında parsiyel olarak yüklenen paletlerin üzerine daha ağır paletlerin yüklenmesi ve ezilmesi sonucu'' meydana geldiği tespit edilmiş olup, araç içi hasar fotoğraflarının da bu tespiti doğrulamakta olduğunu, alacağın tahsili amacıyla davalı/ borçlu aleyhine, İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılmış, davalı/ borçlu tarafından yetkiye itiraz edilmesi üzerine dosyanın yetkili Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esasına kaydedilmiş olduğunu, davalı/ borçlu tarafından ödeme emrine, takibe, borca ve tüm fer'ilerine itirazda bulunulmuş ve yapılan haksız itiraz neticesinde takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde de davalı taraf ile anlaşma sağlanamamış olduğunu, davalı/borçlunun itirazlarının hukuka aykırı ve mesnetsiz olduğunu, CMR konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerektiğini, CMR Konvansiyonu m.17/1 gereğince davalı taşıyıcının hasardan sorumlu olduğunu, dolayısıyla davalı/borçlu her ne kadar haksız itirazında müvekkili sigorta şirketine borcunun olmadığına ilişkin itirazda bulunmuşsa da, CMR Konvansiyonunun taşıyanın sorumluluğuna ilişkin maddeleri incelendiğinde görüleceği üzere, uyuşmazlığa konu hasarın meydana gelişinde sorumluluğunun kanun ve mevzuat gereği olduğunu, kanunun, taşıma sözleşmesinin tarafları olan gönderen ile taşıyıcı açısından her birinin temsil ettiği alanlarda onlara isnat edilebilir olayların meydana gelmesi halinde, bu olayları onların riziko alanı olarak görmekte olduğunu, bunun yanında taşıma sözleşmesinin taraflarından biri için meydana gelen bir olay, onlara izafe edilebilir bir olay değilse bile, taraflardan birinin kusuru bu olaya sebep olmuşsa, yine o tarafın riziko alanı içinde olduğunun kabul edilmekte olduğunu, TTK'daki riziko ilkesine ilişkin hem gönderene hem de taşıyıcıya, karşılıklı haklar ve borçlar bakımından riziko alanı içerisinde gerçekleşecek olaylara ilişkin külfetler yüklemiş olduğunu, uyuşmazlığa konu emtianın, Türkiye'den ... - ... plakalı araçlar ile Almanya'ya yapılan nakliyesinde, yükün üzerine daha ağır bir yük konulması sonucu ezilme şeklinde hasar meydana gelmiş olup, CMR Konvansiyonu 4. Bölümünde uluslararası eşya taşımasında, taşıyıcının sorumluluğuna ilişkin düzenlemeler yer almakta olduğunu, buna göre CMR.m.17/1 hükmü gereği taşıyıcının, eşyayı teslim alması anından başlayarak eşyayı gönderilene teslim ettiği ana kadar geçen süre boyunca yükte meydana gelebilecek zıya ve hasardan yahut gecikmeden doğabilecek zararlardan sorumlu olacağının düzenlenmiş olduğunu, davaya konu emtianın sağlam ve taşımaya uygun olarak davalıya teslim edilmiş olduğunu, taşıyanın, CMR.m.8 gereğince yükü kontrol ve varsa CMR.m.9 gereğince çekincelerini CMR belgesi üzerine şerh düşülmek suretiyle bildirme yükümlülüğü bulunduğunu, davaya konu taşıma işinde ise davalı/ taşıyıcı tarafından CMR senedine herhangi bir kayıt konulmamış olup, yükün taşıyıcı tarafından sağlam ve taşımaya uygun olarak teslim alınmış olduğunun tartışmasız olduğunu, davaya konu olayda parsiyel taşıma söz konusu olduğunu, parsiyel taşımada farklı türde farklı gönderici ve alıcılara ait yüklerin aynı araçta taşınmakta olduğunu, aracın tamamen dolması öncesi her gönderenin yükleme, alanına gelip yükünü bizzat yüklemesi, istiflemesi ve sabitlemesi söz konusu olamayacağı için sefer sırasında yükün araç içindeki yeri ve yükün sabitlemesindeki ihtimam, taşıyanın yüke özen borcu haricinde ayrıca taşıyanın asli ifasını gerektirdiğini, parsiyel yük taşımacılığı her ne kadar önemli bir maliyet avantajı yaratsa da elleçleme ve dağıtımın doğru yapılmaması halinde, ciddi gecikmelere ve dolayısıyla da zarara neden olabileceğini, bu nedenle taşıma aracında birden fazla firmanın yükü olduğundan elleçleme, LIFO (Last in First out ) yöntemiyle, yani son yüklenen ilk çıkacak şekilde yapıldığını ve güzergaha dayalı bir yükleme gerçekleştirileceğini, parsiyel taşımada; araç içi yükleme, boşaltma ve araç içi sabitleme işinin taşıyanın sorumluluğunda bulunduğunu, dolayısıyla somut olayda dava dışı sigortalıya ait yüklerin üzerine daha ağır yükler yüklenmesi suretiyle oluşan hasardan taşıyıcının sorumlu olduğunu, işbu davaya konu hasarın meydana geliş şekli, tespiti ve hasara ilişkin sunmuş oldukları belge münderacatlarına dikkat edildiğinde, mevcut hasarın parsiyel yük taşımasını gerçekleştiren taşıyanın ağır kusuru sonucu gerçekleştiğinin asl-ü esas olacağını, taşıyıcının yükü çekincesiz olarak teslim alması ve yükün parsiyel taşıma şeklinde taşınması sebebiyle taşıyan tarafından yüklenmesi /istiflenmesi/elleçlemesi ve son olarak mevcut hasarın yüke has bir özellikten ileri değil taşımaya ilişkin kusurdan ileri gelmiş olması sebebiyle, CMR.m.17/2 vd gereğince öngörülen şartların hiçbirinin sağlanmamış ve kurtuluş beyyinelerinin ispatının ise davalıya ait olduğunu, davalının sınırlı sorumluluktan (SDR) faydalanamayacak olduğunu, taşımaya konu emtianın taşıyana eksiksiz ve hasarsız olarak teslim edilmiş olduğunu, taşıyıcının, sözleşmeden ve konvansiyondan doğan hiçbir özen sorumluluğunu yerine getirmemiş olduğunu, taşıyıcının, sorumluluktan kurtulabilmek için basiretli bir taşıyıcıdan beklenenin de üzerinde, en üst düzeyde özen göstermesi halinde dahi sonucun kaçınılmaz olduğunu ispat etmesi gerektiğini, CMR Konvansiyonu'nun 29. Maddesi ile düzenlenmekte olan bu hususta madde hükmünde hasarın taşımacının kendi kötü hareketinden veya isteyerek kötü harekete eşdeğer sayılan kusurundan ileri gelmesi halinde taşımacının sorumluluğu sınırlayan yahut kanıt yükünü karşı tarafa yükleyen hükümlerden yararlanamayacağının belirtilmekte olduğunu, taşıyıcının kendisinden beklenilen özen yükümlülüğüne aykırı hareket etmesinin pervasızca hareket anlamına geleceğini, bu durumda somut olayda pervasızca hareket ile hasara sebebiyet verildiğinden davalının sınırlı sorumluluktan yararlanamayacak olduğunu, Halefiyet ilkesi gereği rücu taleplerinin haklı olduğunu, müvekkili .... Sigorta A.Ş.'nin dava dışı sigortalısının zararlarını tazmin etmiş, dolayısıyla TTK'nın 1472 ve 1481 maddelerine dayanarak halefiyet ilkesi gereği zararın ortaya çıkmasına sebep olan davalıya bu zararın tazmini için rücu etme hakkına haiz olduğunu, müvekkili şirketin, yapmış olduğu ödeme nedeniyle, davalının ödeme tarihinden 08.04.2020 itibaren işleyecek faizle söz konusu tutarı ödemesi gerektiğini, davalı tarafın, yasal evraklar, ekspertiz raporu ve banka ödemesi ile likit bir alacağa karşı kötüniyetli olarak borcu olmadığı yönünde itiraz ederek müvekkilinini alacağını tahsil etmesine gecikmeye sebebiyet vermiş olduğunu beyanla; davanın kabulüne, davalı/borçlunun ödeme emrine, takibe, borca ve tüm ferilerine ilişkin haksız tüm itirazlarının iptaline, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü .... E. sayılı dosyası ile başlatılan takibin asıl alacağa ödeme 08.04.2020 tarihinden itibaren işletilecek faiz üzerinden devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirkete usulüne uygun tebligat yapıldığı, ancak davaya cevap verilmediği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın rücuen TTK’nun 1472.maddesi gereğince sorumlularından tahsili istemiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık; emtianın hasarlanmasında davalı taşıyıcının kusurunun bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise kusur oranının tespiti, emtia hasarı için ödenen bedelin gerçek zarar bedeli olup olmadığı, ödenen tazminatın davalıdan rücuen tazmininin talep edilip edilemeyeceği hususlarına ilişkindir.
Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmiş olup, davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 60.303,78 TL hasar tazminatı, 7.928,29 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 68.232,07 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı takip borçlusunun vekili aracılığıyla takibe itiraz ettiği anlaşıldı.
Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek, emtianın hasarlanmasında davalı taşıyıcının kusurunun bulunup bulunmadığı, bulunmakta ise kusur oranının tespiti, emtia hasarı için ödenen bedelin gerçek zarar bedeli olup olmadığı, ödenen tazminatın davalıdan rücuen tazmininin talep edilip edilemeyeceği hususlarının tespiti için dosya üzerinden GÜNSÜZ bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, Elektrik Elektronik Müh. Bilirkişi ..., Hukuksal Kurama Destek bilirkişisi ... ve Uluştırma ve Lojistik Uzmanı bilirkişi .... 11/09/2023 tarihli raporlarında özetle; davacı sigorta şirketi tarafından ... poliçe numaralı Nakliyat Abonman Sigortası Poliçesine bağlı
... numaralı seferlik nakliyat poliçesi ile teminatta iken dava dışı sigortalıya ait emtianın ...-
... plakalı araç ile Türkiye’den Almanya’ya sevki sırasında aracın dorsesinin içindeki sigortalı
emtianın hasarlanması ve/veya zayi olması nedeniyle hasar dosyası kapsamında yapılan tespitler sonucu
davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalı şirkete ödenen 10.452,00 Euro tazminat bedelinin
davalının kusurlu olduğu gerekçesiyle rücuen tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali
talebinden ibaret olduğunun anlaşılmakta olduğunu, davacı ... Sigorta şirketi nezdinde dava dışı ... adına ..
numaralı 01.08.2019-01.08.2020 vadeli Nakliyat Blok Abonman Sigortasına bağlı ... nolu
Nakliyat Sigortası tanzim edildiğini, 31.01.2020 tarihinde meydana gelen hasarın poliçe vadesinde ve
Poliçe şartı ... (A) gereği teminat kapsamında olduğunun değerlendirilmiş olduğunu, davacı sigorta şirketi tarafından hasar ihbarı üzerine; ... nolu hasar dosyası kapsamında yapılan
tespitler sonucu 10.452,00 Euro toplam hasar tespit edildiğini ve davacı sigorta şirketince hasarın nakliyat emtia sigorta poliçesi teminatı kapsamında olduğunun tespit edilmiş olduğunu, dosyaya sunulan ödeme dekontuna göre davacı ... Sigorta tarafından ... hasar dosyası ödemesi açıklamasıyla davacı sigorta şirketi tarafından 08.04.2020 tarihinde dava dışı sigortalısı ... hesabına 10.452,00 EURO ödendiğinin anlaşılmakta olduğunu, davacı sigorta şirketinin geçerli bir sigorta poliçesi olduğu, hasarın poliçe teminat kapsamında olduğu, hasar tazminatı ödendiğini ve hasarın taşıma sırasında meydana geldiği tespit edildiğinden ... halefiyet prensibi koşullarının oluşacağını, davacı sigorta şirketinin tespit edilen davalı taşıyıcının sorumlu olacağı tutarı rücuen talep edebileceğini, davacı ödemesi toplam 36.000 adet taşınan otomotiv elektronik aksamının 4.800 adedinin zayii-
kullanılamaz şekilde hasarlanmasından kaynaklı zararın tazmini için 10.452,00 EURO dosyada sunulu
taşıma sevk evrakı ile sigorta ekspertiz raporunun uyumlu olduğunu, hesaplanan zararın somut olaya uygun ihracat
fiyatları ile uyumlu olduğunun değerlendirilmiş olduğunu,
davaya konu taşımacılığın parsiyel taşımacılık olması nedeniyle; CMR m.17/1 ve m.17/4 ile sayılan
sebepler ve bunların zarar oluşumunda katkısı bakımından ortak eylem veya karşılıklı fiiller söz konusu
olmadığından CMR m.17/1 kapsamında hasar oluştuğundan davalı taşıma şirketinin oluşan hasardan tek başına sorumlu olduğunun, Dava Dışı Sigortalı Firmanın Taşıma Sırasında Oluşan Hasardan Kusurunun olmadığının değerlendirilmekte olduğunu, taşımaya alınan toplam 36.000 adet ürünün paletlerinden 2 adedinde hasar CMR taşıma senedine şerh edilmiş, bunun incelenmesinde de 4.800 adet emtia zayi mertebesinde hasarlı bulunmuş olduğunu, bu durumda, toplam 864 kg bürüt miktarında olan 36.000 adet emtianın 4.800 adedinin (864 kg /36.000 x 4.800 hesabı ile) 115,20 kg bürüt miktarında eşya hasarı üzerinden CMR m.25 ve m.23/3 hesabı gerektiğini, zira, davacı ... ileri sürdüğü şekilde, somut olayda davalının CMR m.29 ve bunun atfı ile TTK m.886 manasında ağır kusur iddiasının sabit olmadığını, CMR m.23 hükümlerine uygun bulunan zarar ve davalının talebi 60.303,78 TL asıl alacak tazminat miktarı aşılmamak üzere, davalının sorumluluğu CMR m.23/3 gereği birim bürüt zayi kg başına 8,33 SDR ile sınırlı olarak hesaplanmak gerektiğini, bu durumda, 115,20 kg x 8,33 SDR = 959,62 SDR sınırlı sorumluluk limiti hesaplandığını, davacının icra takibinde talebi 60.303,78 TL asıl alacak olup; 959,62 SDR karşılığı TL miktarında tazminattan davalının sorumlu tutulabileceğini, bunun da mahkememizce hüküm tarihi SDR7TL kurlarından hesabı ve ona göre hükmedilmesi gerektiğinin mahkememiz takdirinde olduğunu, örnek teşkil etmesi bakımından, işbu rapor tanzim tarihi 07.09.2023 tarihinde 1 SDR = 35,4308 TL hesabı ile 959,62 SDR x 35,4308 = 34.000,10 TL sınırlı sorumluluk limiti hesaplanmakta olduğunu SONUÇ OLARAK; davacı ödemesinin sigorta poliçesi ve alınan sigorta ekspertiz raporu ile uyumlu olduğunu, davacının TTK m.1472 gereği aktif husumet ehliyetine haiz olduğunu, Uluslararası Karayolu ile eşya taşıma sürecinde, parsiyel araç yükü emtianın hasarlanmasında davalı taşıyıcının CMR m.17/1 gereği sorumlu olduğunu, davalının kusurunun CMR m.29 ve TTK m.886 kapsamında olduğuna dair dosyada herhangi bir delil yer almadığını, davacının rücu ettiği tazminat tutarı 60.303,78 TL miktarının somut olaya uygun gerçek zarar bedeli için sigorta poliçesi tahtında yapılan ödeme olduğunu, ödenen tazminatın davalıdan rücuen tazmininin talep edilebileceği, ancak davalının sorumluluğunun 959,62 SDR ile sınırlı bir tazminat miktarında olabileceğini, davacının takip konusu ettiği alacağın, rücuen tazminat alacağı olduğunu, kusur, zarar, sorumluluk ve tazminat hususlarında yargılamayı gerektirdiği gözetilerek, davacı ... sair taleplerinin mahkememizce değerlendirilmesi gerektiğini bildirmişlerdir.
Dava, sigorta şirketi tarafından açılan rücuen tazminat ödemesi istemine ilişkindir. Davacı şirket ile ödeme yapıldığı iddia olunan sigortalı şirket arasında geçerli bir sigorta ilişkisi bulunduğu, hasarın teminat kapsamında olduğu ve davacı şirketin sigortalısına ödeme yaparak haklarına halef olduğu dosya kapsamı itibari ile sabittir. Davalı vekili 10/10/2023 tarihli duruşmada süre uzatım taleplerinin kabul edilmiş olmasına rağmen taraflarına tebliğ edilmediğini, uyaptan öğrenme şeklinde bir usul bulunmadığını, mutlaka tebliğ gerektiğini, bu nedenle davaya cevap verme süresinin uzatılması talep etmiştir. Mahkememiz 09/03/2023 tarihli ara kararı uyarınca talebin kabulüne karar verildiği, davaya cevap için 2 hafta daha ek süre verildiği, ek sürenin iki haftalık sürenin bitiminden itibaren başlatılmasına karar verildiği, davalı tarafın masrafı bulunmadığından kararın taraflara tebliğ edilemediği görülmüştür. Mahkememiz ara kararında da belirtildiği üzere verilen ek süre, cevap süresinin bitimi tarihinden itibaren başlayacak olup devam eden yargılama aşamasında davalı vekilince cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmakla talebin reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamına uygun ve gerekçeli bilirkişi raporu ile davacı ödemesinin sigorta poliçesi ve alınan sigorta ekspertiz raporu ile uyumlu olduğu, davacının TTK m.1472 gereği aktif husumet ehliyetine haiz olduğu, Uluslararası Karayolu ile eşya taşıma sürecinde, parsiyel araç yükü emtianın hasarlanmasında davalı taşıyıcının CMR m.17/1 gereği sorumlu olduğu, davalının kusurunun CMR m.29 ve TTK m.886 kapsamında olduğuna dair dosyada herhangi bir delil yer almadığı, davacının rücu ettiği tazminat tutarı 60.303,78 TL miktarının somut olaya uygun gerçek zarar bedeli için sigorta poliçesi tahtında yapılan ödeme olduğu, ödenen tazminatın davalıdan rücuen tazmininin talep edilebileceği, ancak davalının sorumluluğunun 959,62 SDR ile sınırlı bir tazminat miktarında olabileceği tespit edilmiştir. Hasarın parsiyel taşıma sırasında gerçekleşmiş olduğu hususu dosya kapsamı ile sabittir. Ekspertiz raporunda ibraz edilen fotoğraflara istinaden nakliye sırasında parsiyel olarak yüklenen paletlerin üzerine muhtemelen daha ağır paletlerin yüklenmesi sonucu hasarın oluştuğu kanısına varıldığı belirtilmiştir. Buna göre CMR m.29'da belirtilen hasar, taşımacının kendi kötü hareketinden ileri gelmiş ise taşımacı, sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan yahut da kanıt yükünü karşı tarafa yükleyen bu maddenin hükümlerinden yararlanamaz hükmü gereğince davalı taşıyıcı hakkında sorumluluğun sınırlandırılmasına ilişkin hükümler uygulanmayacaktır. Bilirkişi raporunda bu yönde yapılan tespit yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu nedenlerle davacının aktif husumet ehliyetinin bulunduğu, davalı taşıyıcı şirketin meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, sorumluluğun sınırlandırılmasına ilişkin hükümlerin somut olay bakımından gerçekleşmediği kanaati ile açılan davanın kabulüne, alacağın varlığı ve miktarı yapılan yargılama ile tespit edildiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE;
1-Davalı tarafın Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİNE, takibin 60.303,78 TL üzerinden DEVAMINA, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz İŞLETİLMESİNE,
2-İcra inkar tazminatı talebinin şartlar oluşmadığından REDDİNE,
3-Alınması gereken 4.119,35 TL harçtan peşin alınan 1.029,84 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.089,51 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
5-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 1.209,74 TL ile bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 7.696,50 TL olmak üzere toplam 8.906,24 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
Dair taraf vekillerinin karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/10/2023
Katip ....
¸
Hakim ....
¸