T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1141 Esas
KARAR NO : 2024/767
DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/11/2023
KARAR TARİHİ : 11/07/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından 28/10/2022 tarihinde haksız ve hukuka aykırı olarak müvekkili şirket aleyhine Bakırköy .... İcra Dairesinin .... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını ve 02/11/2022 tarihinde ödeme emri düzenlenerek tebliğe çıkartıldığını, tebliğe çıkartılan ödeme emrinin 11/11/2022 tarihinde iade edildiğini ve akabinde 30/11/2022 tarihinde TK 35.'e göre ödeme emrinin tebliğe çıkarıldığını, ödeme emrinin 08/12/2022 tarihinde 35. Maddeye göre müvekkili şirketin ikamet etmediği ve kullanmadığı adresteki kapıya yapıştırılarak hukuka aykırı ve usulsüz olarak tebliğ edildiğini, müvekkili şirketin söz konusu tebligattan süresi içinde haberdar olmaması sebebiyle usulsüz olarak takibi kesinleştirebilen davalı tarafça 08/02/2023 tarihinde müvekkili şirkete ait ..... plakalı araç kaydına haciz işlenmesinin talep edildiğini ve bu talep doğrultusunda müvekkili şirkete ait araç üzerine haciz şerhi işlendiğini, araca konulan haciz üzerine takipten haberdar olan müvekkili şirketin davalı tarafla iletişime geçtiğini, yapılan görüşmeler sonunda müvekkili şirketin alacaklıya borçlu olmadığı ve icra takibinin sehven yapıldığının ortaya çıktığını, bunun üzerine davalı vekili tarafından 13/06/2023 tarihinde dosyadaki tüm alacaklarından ve icra takibinden açıkça feragat ettiğine yönelik olarak dosyanın kapatılması talebinde bulunulduğunu, ancak davalı ... 13/06/2023 tarihli talebine rağmen Bakırköy .... İcra Dairesinin tarafından kurulan aynı tarihli karar tensip tutanağında her ne kadar alacaklının feragati dosyaya girmişse de dosyanın kapatılması sebebiyle talebin reddedildiği yönünde karar kurulduğunu, müvekkili şirketin hiçbir zaman borçlusu olmadığı bir alacağın takibe konulduğu söz konusu icra dosyası nedeniyle üstelik alacaklı olarak görülen davalı ... feragatine rağmen .... plakalı aracındaki haczin kaldırılmaması ve hakkındaki haksız icra takibinin devam etmesi gibi risklerle karşı karşıya kaldığını, İİK m. 72 kapsamında ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, dosyada müvekkili şirketin borçlu görünmeye devam etse de dosya içerisinde takibe ve tahsile yetkisi olan hiçbir kimse kalmadığı dosya kapsamında sabit olduğundan işbu davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile müvekkili şirketin Bakırköy ..... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası bakımından davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitini, kötü niyetli ve haksız şekilde müvekkili şirket aleyhine icra takibi başlatan davalı hakkında dava konusunun %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf, usulüne uygun yapılan tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına konu 67.500,00 bedelli ve 130.464,00 TL bedelli faturaya dayalı menfi tespit istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, davalının, takip konusu edilen fatura sebebiyle davacıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, varsa yapılan ödemeler, ödeme konusundaki tarafların beyan ve itirazları nazara alındığında davalının alacağının kalıp kalmadığı, sonuç olarak davacının Bakırköy ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına konu 67.500,00TL bedelli ve 130.464,00 TL bedelli fatura sebebiyle davalıya borçlu olup olmadığının tespitine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Davalı şirket yetkilisi .... tarafından mahkememize sunulan 21/02/2024 tarihli dilekçe ile daha önce kesinleşen icra davasında şirket yetkilisi Avukat ... ve davacı yetkilisi Avukat .... e-imza altında imzaladıkları protokolü kabul ettiklerini, 100.000 TL (YüzBin Türk Lirası) ödenmesi halinde davadan feragat ettiğine ilişkin beyan dilekçesi sunmuştur.
Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi hükmü uyarınca; Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. 6100 sayılı HMK 'nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Mahkememizin 04/04/2024 tarihli duruşma da verilen ara karar ile bilirkişi incelemesine ilişkin karar verilmiş olup bilirkişi ücretinin verilen kesin süre içerisinde yatırılmadığı taktirde bilirkişi deliline başvurmaktan vazgeçmiş sayılacağına dair ara karar verildiği ara kararın bu şekilde davacı vekiline ihtar ediliği gerekli ihtaratlar yapılmış olup ispat yükü kendi üzerinde olan davacı tarafın ihtarata rağmen bilirkişi ücretini 2 haftalık kesin süre içerisinde yatırmadığı, bu durumda bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçilmiş sayıldığı sonucunun doğduğu, dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerle de ispat yükü kendi üzerinde olan davacı tarafın davasını ispatlayamadığı anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine dair karar vermek gerektiği kanaatine varılarak aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN REDDİNE,
1-Alınması gereken 427,60-TL harçtan peşin alınan 3.881,39-TL'nin mahsubu ile bakiye 3.453,79-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
2-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
3-Taraflarca dosyaya yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının olması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 11/07/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır