T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1143 Esas
KARAR NO : 2024/780
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/11/2023
KARAR TARİHİ : 12/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 22/07/2024
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili firma ile davalı arasında cari hesap ilişkisi şeklinde ticari alışveriş bulunduğunu, müvekkilinin davalıya çeşitli tarihlerde faturalı şekilde ürün satmış ve fatura etmiş olduğunu, davalı tarafın ticari ilişki çerçevesinde düzenlenip kendisine tebliğ edilen faturalara yasal süresinde herhangi bir itirazda da bulunmadığını, tarafların bağlı bulundukları vergi dairesine müzekkere yazılarak, davalının ticari satıma konu faturalara ilişkin bildirdiği BA formlarının dosyaya celbini talep ettiklerini, cari hesap ilişkisinden bakiye 2.585,85 USD borcu ödememesi üzerine Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün .... E. sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalının bu takibe haksız olarak itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, itirazın kötü niyetli ve zaman kazanmak amacıyla yapıldığını, açıklanan nedenlerle davalının Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyasına vaki itirazının iptalini ve takibin asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile devamını, davalı aleyhine takipte asıl alacağın yüzde % 20'sinden az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf ile davalı taraf arasındaki ticari ilişkide cari hesap hareketleri olduğunu, taraflar arasında, kur farkı ile ilgili veya alım-satım ile ilgili bir sözleşme mevcut olmadığını, cari hesap ekstrasından anlaşılacağı üzere TL cinsinden çalışıldığını, davacı tarafın, faturaları usd olarak kesip, o günün kur üzerinden TL cinsine çevirmiş olması ve kayıtlara da TL olarak girmiş olmasının davacının alacaklı olduğunu göstermeyeceğini, diğer yandan, taraflar arasındaki ticari alış-verişte kur farkı ödeneceğine ilişkin bir sözleşme olmadığı gibi bir teamül de olmadığını, tüm bunalar rağmen, davacı taraf, hiç bir şerh düşmeden ve ihtirazı kayıt koymadan cari hesap alacaklarına karşılık müvekkili şirketten alacaklarını TL cinsinden düzenlenen çekler imza karşılığı almış olup, çeklerin USD üzerinden düzenlenmesi yönünden bir talepte bulunmadığından kur farkı talep edemeyeceğini, açıklanan nedenlerden dolayı, davacı tarafın açmış olduğu itirazın iptali davasının reddini, davacı tarafın asıl alacağın %20 oranı kadar icra-inkar tazminatına mahkum edilmesini, masraf ve ücretin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Bakıröy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile cari hesap alacağına dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
-Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait banka kayıtları, çek ödeme bilgileri, Ba-Bs formları, dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır.
-Bakıröy .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı takip borçlusu tarafından davalı takip alacaklısı aleyhine 2.585,85 USD alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "Cari hesap alacağı" olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür.
-2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir.
-İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).
-Somut olayda davacı tarafın takip talebinde cari hesap alacağına dayanarak icra takibi başlattığı, iş bu cari hesap alacağının kur farkı faturalarından kaynaklandığı görülmüştür.
-Mahkememiz dosyası davalı ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 26/04/2024 tarihli raporda özetle; davacı tarafın dava konusu yıllara ilişkin tutulması gereken ticari defterleri e-defter ortamında tutulduğu, envanter defterinin kağıt ortamında tutulduğu ve açılış kaydının 6102 TTK kanununa göre usule uygun yapıldığı, davacı ile davalı arasında mal ve hizmet alım ve satımına ilişkin herhangi bir sözleşme ibraz edilmemekle birlikte; davacı davalıya emtia satışlı yaptığı yapılan emtia satışlarına ilişkin fatura düzenleyip kanuni defterlerine kayıt ettiği, davacı davalıya düzenlemiş olduğu faturaların USD üzerinden olup fatura tanzim tarihindeki döviz kuru üzerinden TL e dönüştürdüğü TL olarak defter kayıtlarında yer aldığı. Dava takip tarihinden önce davacının davalıdan 2603.89 USD alacağı ve bu alacağın TL karşılığı 33.611.79 TL olduğu tekdüzen hesap planı 120.01 hesabın borcuna, 600.01 hesabın alacağına kayıt edilerek muhasebe kayıt ilkeleri prensiplerine uyulduğu, davacı tarafından kesilen kök ve kur farkı faturaların da yapılan işlemlere ve ilgili dönem döviz kurlarına uygunluğun sağlandığı, davalı kurum defter ve belgeleri incelemeye ibraz etmediği tek taraflı incelemede davacının davalıdan 2603.89 USD ve 33.611.79 TL dava takip tarihi itibariyle alacağı olduğu tespiti yapılmış olmakla takdiri sayın Mahkemeye ait olmak üzere taraflar arasındaki ticari ilişkiden dolayı tek tarafın defter kayıtları ile yansımakta olduğu, davacının ticari defter ve belgelerinin tetkik ve tespiti neticesinde dava takip tarihi itibariyle davalıdan 2,603,89 USD ve USD karşılığı 33,611,79 TL alacaklı olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Alınan bilirkişi kök ve ek raporları taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, Mahkememizce alınan raporlar dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.
-Kural olarak kur farkı alacağının talep edilebilmesi için taraflar arasında akdedilen sözleşmede hüküm bulunması ya da faturaya konu malların döviz karşılığı satımının yapılmış olması gerekir. Kur farkında vade farkı istemleri gibi teamülün olup olmadığı önemli değildir. (Yargıtay 19.HD, 2017/3549 Esas, 2018/4033 Karar sayılı ilamı )
-İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas .... Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 6098 Sayılı TBK'nun 99/1 fıkrası uyarınca konusu para olan borç Ülke parası ile ödenir. Maddenin 99/2 fıkrasına göre borcun yabancı para birimi ile ödenmesi kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç değer üzerinden ülke parası ile ödenir. Maddenin 99/3 fıkrası uyarınca yabancı para alacaklısı, sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen başka bir ifade bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi halinde, alacağının aynen, veya vade tarihinde yahut fiili ödeme tarihinde rayiç olan kur üzerinden ülke parası ile ödenmesini talep edebilir. Bu halde yabancı para alacaklısına seçimlik bir yetki tanınmıştır. TBK'nun 99/2 fıkrası uyarınca kur farkı alacağının talep edilebilmesi için; satış sözleşmesinde satış bedelinin yabancı para cinsinden kararlaştırılması veya faturaya konu malların yabancı para karşılığı satımının yapılmış olması yeterli olup, kur farkında vade farkından farklı olarak teamül aranmaz. Vergi mevzuatı gereği faturalarda yabancı para cinsinden bedel yanında, faturanın tanzim tarihindeki TL cinsinden bedelin de yazılması zorunlu olduğundan, bu yazım biçimi döviz alacağını TL alacağına çevirmez. Dolayısıyla yabancı para borçlusu faturada yazılı TL tutarını ödemiş ise ve fiili ödeme tarihindeki kur tanzim tarihindeki kurdan yüksek ise, yabancı para alacaklısı, TBK'nun 99/2 fıkrası uyarınca tanzim tarihi ile fiili ödeme tarihi arasındaki kur farkını talep edebilir. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere bu hususun tek istisnası çekle yapılan ödemelerdir. Çek bir ödeme aracı olduğundan, çekle yapılan ödemeler için TBK 99/2 fıkrasına göre kur farkı talep edilemez. Zira çekin üzerine fiili ödeme tarihindeki TL karşılığın yazılması zaten mümkündür (bkz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2020/3819 esas, 2021/2489 karar sayılı, 16/03/2021 tarihli, 2020/4821 esas, 2021/65 karar sayılı ilamları, 18/01/2021 tarihli ilamları).
- Somut olayda taraflar arasındaki ticari ilişkiye konu fatura bedelleri yabancı para cinsinden olup, davacı yan borcuna mahsuben davalı tarafından verilen Türk Lirası üzerinden düzenlenmiş çekleri, herhangi bir çekince ileri sürmeden kabul ederek bedellerini tahsil etmiştir.
- Çek bir ödeme vasıtası olup, döviz üzerinden düzenlenmesi mümkün olduğu gibi, bedel hanesinin verildiği andaki döviz satış kuru üzerinden hesap edilerek Türk Lirası üzerinden de doldurulması mümkündür. Ödemeyi Türk Lirası üzerinden düzenlenmiş çek olarak kabul eden davacının, bu aşamadan sonra kur farkı isteyemeyeceği sabittir.
-Açıklanan nedenlerle taraflar arasındaki ticari ilişkiye mahsuben ödemelerinin çek vasıtası ile yapıldığı, bu hususun ticari defter kayıtları ve banka kayıtları ile doğrulandığı, davacı tarafın takip dayanağı cari hesaba dayanak olan kur farkı faturaları nedeniyle talebinin yerinde olmadığı kanaatine varıldığından davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİ ile;
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.052,95-TL harçtan mahsubu ile bakiye 625,35-TL harcın davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun ... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,
Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/07/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ....
e-imzalıdır