T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1211
KARAR NO : 2025/156
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/12/2018
KARAR TARİHİ : 19/02/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/02/2025
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle: müvekkili ile davalının dava dışı .... Ltd.Şti yönetim kurulu üyesi iken davalının 04/08/2016 tarihli hisse devir sözleşmesi ile müvekkiline devrettiğini, davalının 04/09/2016 tarihinde sözleşme ile şirketin iştigal konusuna giren işlere dair rekabet yasağı hükümlerini ihlal ederek ... isimli şirketi kurduğunu belirterek 100.000 USD cezai şart bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle:
davanın şirket adına açılması gerekirken davacı tarafından açılması nedeniyle davanın husumet nedeniyle ve süresinden sonra açılmakla zamanaşımı nedeniyle reddini, müvekkilinin haksız rekabete konu eyleminin bulunmadığını, sözleşme hükümlerinin TBK 25 hükmüne aykırı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
CEVABA CEVAP: Davacı vekili tarafından sunulan cevaba cevap dilekçesinde özetle: sözleşmeyi davacı ve davalının imzaladığını, tarafların ortak oldukları şirkete ilişkin kaşe, imza bulunmadığını, sözleşmenin kişiler arasında yapıldığını belirterek davanın kabulünü talep etmiştir.
İKİNCİ CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan ikinci cevap dilekçesinde özetle: davanın şirket tarafından açılması gerektiğinden bahisle reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Mahkememizden verilen 08/05/2019 tarih ve ... Esas ... sayılı kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin 19/10/2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla kaldırılmasına karar verilmiş olup, dava Mahkememizin .... esasına kaydı yapılmıştır.
Dosyanın 2 kişilik bilirkişi heyetine tevdii ile uyuşmazlık konularına ilişkin bilirkişi raporu tanzimine karar verilmiş olup, Bilirkişi SMMM ... ve Hukukçu Prof. Dr. ....'nın 01/07/2024 tarihli kök raporunda özetle; Davacının cezai şart talebinin dayanağı, davacı ile davalı arasında imzalanan 04.09.2016 tarihli sözleşme olduğundan davacının aktif husumet ehliyetinin bulunduğunu, davacının cezai şart talebinin dayanağı, davacı ile davalı arasında imzalanan 04.09.2016 tarihli sözleşme olduğundan davalının pasif husumet ehliyetinin bulunduğunu, huzurdaki dava TTK m. 56 hükmünde sayılan davalardan (tespit davası, men davası, maddi durumun ortadan kaldırılması davası, tazminat davası) olmayıp alacak (cezai şart alacağı) davası olduğundan, TTK m. 60 hükmündeki zamanaşımı sürelerinin huzurdaki davada uygulanma olanağı bulunmadığını, dava konusu (akdi) rekabet yasağının sınırlarının tespiti bakımından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (“TBK”) (hizmet sözleşmesi-m. 445), TTK (acentelik-m.123/1), Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un (“RKHK”) 4. maddesine istinaden (Rekabet Kurulu tarafından) çıkarılan 2022/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği (m. 5) ve 05.04.2018 tarihli Birleşme ve Devralmalarda İlgili Teşebbüs, Ciro ve Yan Sınırlamalar Hakkında Kılavuz (m. 53 vd.) hükümlerinin uygulanamayacağını, öte yandan dava konusu (akdi) rekabet yasağı düzenlemesinin ahlaka veya davalının kişilik haklarına (TBK m. 27) aykırı olup olmadığının takdirinin Mahkemeye ait olduğunu, Mahkemece dava konusu (akdi) rekabet yasağı düzenlemesinin geçerli olduğu kanaatine varılması halinde; davalının, 2016 yılında dava dışı ... Ltd. Şti.'ndeki paylarını devretmesini müteakip ... Ltd. Şti. ile aynı iş kolunda ... A.Ş.'nde kurucu ortak olmasının dava konusu rekabet yasağına aykırılık teşkil ettiğini, dava dışı ... Ambalaj şirketinin müşterisi olan ve aynı zamanda davacı ve davalı arasındaki sözleşmede adı geçen firmalara, dava dışı .... şirketinin 2016 yılında 17.731,89-TL, 2017 yılında 2.961.473,77-TL, 2018 yılında 14.082.054,66-TL'lik satış yaptığını, incelenen yıllarda en yüksek olacak şekilde 2018 yılında .... şirketinin 8.982.705,31-TL satış yaptığı firmalara .... şirketinin 14.082.054,66-TL satış yaptığı tespit edildiğini, dolayısıyla davalının, hisse devir tarihinden itibaren 5 yıl süre ile şirket ile ... şirketin müşteri portföyünü olumsuz yönde etkileyecek veya başka bir şirkete kaydıracak hiçbir fiilde bulunmayacağını şeklindeki taahhüdüne aykırı davrandığını, dava konusu rekabet yasağı hükmünde davalı, “... şirketin madden kaybına veya ticari itibar kaybına neden olabilecek sözleşmede yer almasa dahi her türlü fiilden kaçınacağını” da taahhüt etmekte ise de ve her ne kadar “işçi ayartma” şirketin madden kaybına yol açabilecek bir fiil olarak nitelendirilebilecek olsa da, dava dosyasında davalının, davacıya ait (dava dışı) ... Ltd. Şti.'ndeki işçileri ayartmak suretiyle kendi firmasında istihdam ettiğine dair bir delile rastlanılmadığını, dosya içeriğinde, davacının, davalının piyasadaki mevcut rakip firmalarla işbirliği içerisinde bulunmak suretiyle 04.09.2016 tarihli sözleşmedeki rekabet yasağı hükmünü ihlal ettiği yönündeki iddiasını destekler bir belgeye rastlanılmadığını, aşırı yararlanmada bir yıllık sürenin, zarar görenin düşüncesizlik veya deneyimsizliği öğrendiği tarihten başladığını, somut uyuşmazlıkta bir yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu, ancak takdirin Mahkemeye ait olduğunu bildirmişlerdir.
Samsun ATM'ye talimat yazılarak dava dışı ... Ambalaj San.Tic. A.Ş.'nin ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi tarafından inceleme yapılarak rapor tanzimine karar verilmiş olup, Bilirkişi SMMM ....'nın 10/06/2024 tarihli raporunda özetle; dava dosyası kapsamında bulunan bilgi, belgeler ve dava dışı 3. Kişi şirket vekilinin bildirmiş olduğu adreste şirketin 2016, 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yılları ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme ve tespitlere göre; dava dışı 3. Kişi ... Ambalaj San.Tic. A.Ş.'nin 2016, 2017, 2018, 2019, 2020 ve 2021 yılları ticari defterlerinin 3568 Sayılı Kanun'da belirtilen Tek Düzen mubasebe uygulama tebliğlerine, Muhasebe Standartlarına, Türk Ticaret Kanunu ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununda belirtilen esaslâr çerçevesinde usulüne uygun olarak tutulduğu ve birbirini doğruladığını, dava dışı 3.kişi şirketin ticari defterlerinin lehine delil sayılmasının takdirinin Mahkemeye ait olduğunu bildirmiştir.
Bilirkişi raporuna itiraz edilmesi akabinde dosyanın ek rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmiş olup, Bilirkişi SMMM .... ve Hukukçu Prof. Dr. ...'nın 10/09/2024 tarihli ek raporunda özetle; Kök raporda vardıkları tespitleri değiştirecek nitelikte bir bilgi/belgeye rastlanmadıklarından kök raporda vardıkları sonuçları muhafaza ettiklerini bildirmişlerdir.
Dava, rekabet yasağına aykırılık nedeniyle tazminat istemine ilişkin olup, davacı gerçek kişinin .... Ambalaj Limited şirketinin ortağı ve yetkilisi olup taraflar arasında imzalanan rekabet yasağına ilişkin sözleşmeye aykırılık nedeniyle tazminat istemine bulunulduğu anlaşılmıştır.
Pozitif hukukumuzda, hizmet sözleşmelerinde yer alacak rekabet yasağı ve buna bağlı cezai şart konusunda özel düzenleme yapılmışsa da (TBK m. 420, 444, 445, 446) bunun dışındaki sözleşmeler yönünden, bu konuda özel düzenleme bulunmamaktadır. Bu durumda, somut olaydaki hisse devir sözleşmesinde yer alan rekabet yasağı sözleşmesine, sözleşme sınırlarına ilişkin genel hükümlerin uygulanması gerekir.
TBK'nın 26. maddesi uyarınca, taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilir. Bu düzenlemeye göre, kanuni sınırlar içinde kalmak kaydıyla, taraflara sözleşme içeriğini özgür iradeleriyle belirleme yetkisi verilmiştir.
TBK'nın 27. maddesinde ise sözleşme özgürlüğünün sınırları belirlenmiştir. Buna göre, "Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkânsız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür. Sözleşmenin içerdiği hükümlerden bir kısmının hükümsüz olması, diğerlerinin geçerliliğini etkilemez. Ancak, bu hükümler olmaksızın sözleşmenin yapılmayacağı açıkça anlaşılırsa, sözleşmenin tamamı kesin olarak hükümsüz olur." Bu yasal düzenlemeye göre, kanunun emredici hükümleri, kamu düzeni, genel ahlak ve kişilik hakları, sözleşme özgürlüğünün sınırlarını oluşturmaktadır.
Yanlar arasında akdedilen sözleşmenin rekabet yasağına ilişkin hükmünde "hisse devir tarihinden itibaren 5 yıl süre ile şirket ile aynı iş kolunda iştigal eden başkaca bir şirkette kurucu veya ortak sıfatı ile yer alamayacağını" taahhüt ettiği görülmektedir. Sözleşme hükmünün TBK'nın 27. maddesi anlamında batıl olup olmadığının tespiti gerekir. Tarafların hisse devir sözleşmelerinde rekabet yasağı koymaları ve bunu cezai şart yaptırımına bağlamaları, genel olarak ahlaka ve kamu düzenine aykırı değildir. Ancak rekabet hakkının, çalışma hürriyetinin aşırı sınırlandırılması, kişilik haklarını ihlal eder nitelikte ise butlandan söz edilebilir. Çalışma hak ve özgürlüğü Anayasamızın 48 ve 49.maddelerinde teminat altına alınmıştır. Anayasamızın 13. maddesine göre, temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz. TBK'nın 27.maddesindeki sözleşme özgürlüğünün sınırının bu bağlamda değerlendirilmesi gerekir. Anayasanın 48. maddesinde teminat altına alınan sözleşme hürriyetinin ve 48-49.maddelerinde teminat altına alınan çalışma hak ve hürriyetinin karşılıklı bir denge içinde yorumlanması gerekir. Somut olayda, rekabet yasağı belirlenirken, hangi coğrafi alanda rekabet yasağı getirildiği açık olarak belirlenmemiş, alan sınırlandırılması yapılmamıştır. Davalının çalışma hak ve özgürlüğünü, özüne zarar verecek derecede sınırlandırmış olmasının kabul edilemeyeceği ve batıl sayılması gerektiği anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN REDDİNE,
1-Alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 8.965,69-TL'den mahsubu ile bakiye kalan 8.350,29-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
2-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
3-Davalı tarafça sarf edilen 5.051,50-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına A.A.Ü.T.gereğince takdir edilen 82.750,00-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine İADESİNE,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı davacı vekilinin yokluğunda, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.
19/02/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır