T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/1274
KARAR NO : 2025/686
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/12/2023
KARAR TARİHİ : 09/07/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında 2023 yılı Nisan ayından itibaren ticari alım-satım ilişkisi devam ettiğini, işbu ticari ilişki kapsamında davalı şirket tarafından 27.04.2023 tarihinde müvekkili şirket 5.921.31.100 (....), 5.919.31.104 (...), 5.919.31.106 (...) ve 5.911.11.210 (....) ürün numaralı endüstriyel bıçak siparişi verildiğini, müvekkili şirket, davalı şirket tarafından 27.04.2023 tarihinde sipariş edilen endüstriyel bıçak malzemelerini davalı şirket merkez adresi olan “Brescia/İlalya”ya 28.04.2023 tarihi itibariyle gümrük işlemlerini tamamlayarak gönderdiğini, taraflar ürün satış bedelinin teslimat süresinden sonraki 4 gün içerisinde ödenmesi hususunda anlaşma yaptığını, müvekkili şirket tarafından sözleşmesel edim yükümlülükleri yerine getirilmişse de, davalı şirket tarafından müvekkili şirketin banka hesabına herhangi bir ödeme gerçekleştirilmediğini, devam eden ticari ilişki kapsamında ödeme vadesi gelmesine rağmen davalı şirket sözleşmesel edim yükümlülüğünü yerine getirmediğinden müvekkili şirket davalı şirket ile iletişime geçtiğini, davalı şirket tarafından yapılan dönüşte, şirketlerin muhasebe birimleri arasında yapılan görüşmeler neticesinde şirketinize mail gönderilerek ... Bank-.... Şubesi, .... İBAN numaralı banka hesabına ödemenin gönderilmesinin istenildiği ve bu hesaba ödemenin gönderildiği yönünde dönüş yapıldığını, ancak müvekkil şirket tarafından davalı şirkete farklı bir banka hesabına ödeme yapılması yönünde bir talep, talimat gönderilmediğini, müvekkili şirket, Türkiye'de ve yurtdışında herhangi bir temsilciliği, şubesi de bulunmadığını, davalı şirketin müvekkili şirketten satın almış olduğu ürünlerin kaşe-imzali faturada belirtilen banka hesabına ödenmediğini, Litvanya'da başka bir hesaba ödeme yapıldığı anlaşıldığını, müvekkili şirketin ...Bank-.... Şubesi, ... IBAN numaralı banka hesabı bulunmadığını, hali hazırda müvekkili banka uhdesinde 27.04.2023 tarihli siparişe istinaden 32.901,30 Euro tutarında bir ödeme de mevcut olmadığını, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla fiili ödeme günündeki döviz efektif satış kuru üzerinden 32.901,30 EURO alacak için işleyecek mevduata kamu bankalarınca fiilen uygulanan azami ticari faizi birlikte) davalı şirketten ticari alacağın tahsili talepli davalarının kabulünü, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
CEVAP;
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin tamamen davacı şirketin bilgisi dahilinde ve davacı şirket tarafından herhangi bir itiraz öne sürülmeksizin, taraflar arasındaki ticari ilişkiyi yürüten ve Fatura’da dahi e-posta bilgisi yer alan davacı şirket personeli tarafından paylaşılan bilgilere istinaden Fatura bedeli ödemesini eksiksiz biçimde gerçekleştirildiğini, dava konusu alacak yönünden davacı şirket tarafından müvekkili ile aralarındaki ticari ilişkin kapsamında sipariş detayları ve teslimatına ilişkin uyuşmazlık bulunmadığını, her ne kadar faturada, fatura bedelinin davacı şirkete ait ... Bankası A.Ş. ... şubesindeki .... kodlu ve .... IBAN numaralı banka hesabına ödeneceği kararlaştırılmış olsa da davacı şirket tarafından 29/05/2024 tarihinde Müvekkil Şirket’e gönderilen e-postada (EK-1) davacı şirket personeli .... (“İlgili Personel”), bugüne kadar kendisi tarafından kullanılan “...” uzantılı e-posta adresinden Fatura ödemesinin ... Bank – .... şubesindeki .... IBAN numaralı banka hesabına (“Litvanya Hesabı”) yapılmasının talep edildiğini, bu talebin üzerine faturada yer alan banka hesap bilgileri de İlgili Personel tarafından revize edildiğini ve revize fatura da müvekkili ile paylaşıldığını, talep üzerine müvekkili tarafından bedel ödemesinin Litvanya Hesabı’na gerçekleştirildiğini ve ödemenin gerçekleştirildiğine ilişkin gerekli bilgilerin de davacı şirket ile paylaşıldığını, ancak ilgili personel tarafından gönderilen e-posta incelendiğinde, ilgili personelin fatura ödemesinin Litvanya hesabına gerçekleştirilmesine ilişkin talebine karşı davacı şirketin hiçbir itirazda bulunmadığının görüleceğini, üstelik faturaya konu sipariş haricinde daha evvelki siparişlerde de ilgili personele ait “....” uzantılı e-posta adresi üzerinden davacı şirket ile müzakerelerin yürütüldüğünü ve gerekli teyitlerin alındığını, üstelik ilgili personele ilişkin e-postalar incelendiğinde, ilgili personelin davacı şirketin ihracat sorumlusu olduğuna dair ibarelerin de yer aldığının açıkça görülebileceğini, faturaya konu sipariş de dahil olmak üzere taraflar arasında bugüne kadar devam eden ticari ilişki kapsamında verilen tüm siparişlere ilişkin sipariş formlarında da, iletişim adresi olarak ilgili personelin kullanmış olduğu “...” uzantılı e-posta adresine yer verildiğini, müvekkilinin davacı şirket tarafından sipariş formlarında dahi iletişim adresi olarak özellikle belirtilen ve yetkilendirilen ilgili personelin e-posta adresi üzerinden bilgi ve teyitlere istinaden sipariş ve ödeme süreçlerini takip ettiğini, müvekkili şirketin fatura ödemesini Litvanya hesabına gerçekleştirmesinin davacı şirketin rızası dahilinde olduğunu ve sonrasında davacı şirket tarafından bu duruma ilişkin öne sürülen inkar beyanlarının kötü niyetli ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, kendi kusuru olmaksızın olası bir dolandırıcılık olayına karşı İtalya’da suç duyurusunda dahi bulunduğunu, ilgili personelin kendi adına değil, davacı şirket adına hareket ettiğini, daha evvel müvekkili şirket tarafından verilen siparişlerde ve yapılan ödemelerde de, davacı şirketin bilgisi ve izni dahilinde davacı şirket personeli olarak İlgili Personel ile iletişime geçildiğini, açıklanan nedenlerle haksız ve hukuka aykırı şekilde, usule ve esasa aykırı biçimde ikame edilen davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücreti masraflarının davacı şirket üzerine bırakılmasını iddia ve talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, ticari ilişkiden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Taraflar iddia ve savunmalarının irdelenmesinde taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, ürün siparişi ve ürünlerin davalıya teslim edildiği hususlarnda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı görülmektedir.
Taraflar arasında çözümlenmesi gereken uyuşmazlığın; davalı tarafından ödemenin yapıldığı banka hesabının davacı tarafından davalıya bildirilip bildirilmediği, geçerli ödeme olup olmadığı, davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı hususlarında olduğu görülmektedir.
Mahkememizce SGK kayıtları celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Mahkememiz dosyası tarafların bilişim sistemleri üzerinde inceleme yapılması, belirtilen tarihlerde taraflar arasında gönderilen mail kayıtlarının incelenerek ilgili maillerin davacı şirket kayıtlarında bulunup bulunmadığının belirlenmesi davacı tarafın uygun tarihlerde mail adreslerinin siber saldırı yoluyla 3. Kişiler tarafından kullanıldığı iddiasının irdelenerek rapor düzenlenmesi amacıyla bilişim uzmanı bilgisayar mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 15/05/2025 tarihli raporda özetle; davacının internet sitesi ve alan adı kayıt bilgilerinin incelemesinde, davacının internet sitesinde e-posta adresi olarak “....” adresinin belirtildiği, internet sitesinin alan adı kaydının .... San. ve Tic. A.Ş. kullanılarak yapıldığı ve hosting (yer sağlayıcısın) .... A. Ş.(...) olduğu, davacının e-postaları üstünden yapılan incelemelerde, davaya konu e-postaya ait herhangi bir yazışmanın bulunmadığı, dava dilekçesinde bulunan yazışma ile taraflar ile daha önceden yapılmış olan yazışmaların olduğu, ava dilekçesinde bulunan e-postanın özelliklerinin yüklenmediği, örnek olarak seçil e-posta özelliklerine bakıldığında ise e-postanın ....A. Ş. (....)sunucuları üstünden gönderilmiş olduğu, davalının e-posta yazışmalarının incelemesinde davacıdan davalıya gönderilmiş olan e-postaların .... adresinden gönderilmiş olduğu, davaya konu e-postanın özellikleri incelendiğinde, e-postaların ... A.Ş. (...) sunucuları üstünden gönderilmiş olduğu, Siber saldırı/hacklenme açısından Davacının e-posta hesaplarında natro.com'dan hacklanmeye ait herhangi bir bildirim yapılmamış olduğu, Mahkeme yoluyla ... A. Ş.(....)'den sunucu log kayıtları istenilse bile sunucu hizmeti veren firmalar log kayıtlarını 6 aydan fazla tutmadığı için bu bilgilere erişilemeceği, davaya konu e-postanın kaynağının ve e-postada belirtilmiş olan banka bilgilerinin kimlik bilgilerinin ancak Mahkemeye yoluyla davalının parayı yollamış olduğu bankadan temin edilebileceği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
TTK'nın 18/3. Maddesine göre, tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılmalıdır. Elbetteki bu düzenleme bir geçerlilik şartı getirmemekle birlikte bir ispat kuralı getirmektedir.
Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığı ve yine bu ticari ilişki kapsamında ürünlerin davalı yana teslim edildiği ve iş bu ürün bedellerinin davalı tarafça Litvanya'da bulunan hesaba gönderdiği sabittir.
Davacının iddiası davalının yaptığı ödemenin kendisinin emir ve talimatıyla yapılmadığı, sibel saldırının söz konusu olabileceği, davalının belirttiği şekilde kendilerince mail yoluyla talimat verilmediği hususlarına dayanmaktadır.
Mahkememizce tarafların bilişim kayıtları incelenmiş, SGK kayıtları celp edilmiş, bu incelemeler kapsamında yapılan tespitlerde davacının bilişim sistemlerinin siber saldırıya uğradığı, yine bu sistemlere davacı dışında 3. Kişiler tarafından ulaşım sağlanarak maillerin gönderildiğine ilişkin bir kayda rastlanılmadığı görülmektedir.
Yine davacı tarafın mail ve sistemlerinin sibel saldırıya uğradığına ilişkin adli makamlarca yapılan bir tespit ya da raporu ibraz etmediği görülmektedir.
Bunun yanında bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamındaki tüm yazışmaların " ...." ile yine bu doğrultuda tahsis edilen sürücüler vasıtasıyla yapıldığı sabittir.
İncelenen mail kayıtlarında davacı tarafından davalıya açık bir şekilde taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında ödemelerin davacı adına kayıtlı .... Bank hesabına yapılmasının istendiği, iş bu e-mailin de taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında tüm yazışmaların yapıldığı adresten gönderildiği görülmektedir.
Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır.
Bu haliyle her ne kadar davacı tarafça davalı yana teslim edilen ürünler karşılığında ödemenin eksik yapıldığı iddia edilerek alacak isteminde bulunulmuş ise de davalı tarafın ticari ilişki kapsamındaki edimlerini davacının talimatları doğrultusunda istenilen hesaba göndererek ifa ettiği, davalı tarafın bu ödemeyle borçtan kurtulduğu, davacı tarafın sunucularının siber saldırı altında bulunduğuna ve bu durumdan davalının haberdar edildiğini ispata elverişli bir belgenin dosyaya ibraz edilmediği, tarafların tacir olduğu bir ticari ilişkide davalının, davacı ile aralarındaki yazışmalarda düzenli olarak kullanılan e-mail adresinin kimler tarafından kontrol edildiği hususunda bir denetim ya da gözetim yükümlülüğünün bulunmadığı, tacir olan davacının TTK'nın 18. maddesi uyarınca basiretli davranma yükümlülüğü altında olduğu, davacının davalı ile aralarındaki tüm ticari ilişkilerinin kurulmasında, yürütülmesinde kullanılan mail adresini şirketi temsile yetkili olmayan kişilere kullandırmasının basiretli tacir sıfatına ve hayatın olağan akışına uygun olmadığı Mahkememizce kabul edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle taraflar arasındaki dava konusu ticari ilişki nedeniyle davalının davacının bildirdiği adrese gönderilen bedel ile borcunu ifa ederek borçtan kurtulduğu, davacının alacağının bulunmadığı kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-AÇILAN DAVANIN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının peşin olarak alınan 18.402,77-TL harçtan mahsubu ile bakiye 17.787,37-TL harcın davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir edilen 162.864,44-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk Bürosunun .... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, anlatıldı.09/07/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır