T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/13 Esas
KARAR NO : 2025/288
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 04/01/2023
KARAR TARİHİ : 21/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 09/05/2025
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; olay günü olan 28.12.2020 tarihinde saat 11:40 sıralarında sürücü ...sevk ve idaresinde olan, ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi adına kayıtlı ... plakalı araç ile İstanbul, ..., ... Caddesinde ( ana caddede ) geri geri gelerek o sırada yaya geçidinden kontrolü bir şekilde geçmekte olan müvekkili ... ( T.C ... )'e çarptığını, sürücünün % 100 kusurlu olduğunu kaza tespit tutanağı ile sabit olduğunu, bu kaza sonucu .... Hastanesi’ de beyin içi kanama nedeni ile acil ameliyat olmuş ve uzun süre yoğun bakımda tedavisinin sürmüş olduğunu, hastanede 4 ay kaldığını, kaza nedeni ile SGK nın karşılamadığı tedavi giderlerini de karşılamak zorunda kaldığını, müvekkilinin trafik kazası nedeni ile %99 engelli ve yatalak olduğunu, Bakırköy .... Sulh Hukuk Mahkemesi ... sayılı 13.12.2021 tarihli karar ile kızı ... vasi tayin edildiğini, müvekkilinin evde bakımının yapıldığını, gastrostomi ve trakeostomi raporlarının mevcut olduğunu, trakeostomiden easybreath ile solunum cihazına bağlı ve oksijen desteği almakta olduğunu, PEG den mama ile beslenmekte ve ilaç tedavisi almakta olduğunu, yatalak vaziyette olduğunu, evde kendisine bakıcı ve hemşirenin zor baktığını, evde yattığı odanın hastane odası şeklinde düzenlendiğini, maddi masraflarını ailesi zar zor karşılamaya çalıştığını, ailenin maddi ve manevi olarak çok zor durumda olduğunu, aylık masrafının yaklaşık 20.000 -25.000 TL civarında olduğunu, harcanan hastane masrafları ve diğer masraflarının 450.000 TL yi geçtiğini, tedavi giderleri ve manevi tazminat tespitinde bu hususların dikkate alınmasını talep ettiklerini, müvekkilinin yaşamının alt üst olması kendisinin ve ailesinin duyduğu acı elem, uğradığı manevi zarar, yaşadığı ve yaşamaya devam ettiği sıkıntılar, üzüntüler ve destekten yoksun kalmaları nedeni ile davalıların maddi ve manevi tazminat ödenmesi gerektiğini, somut olayda 2918 Sayılı KTK madde 85/1-f ye göre araç işletenin iş bu maddi tazminat bakımından kusursuz sorumluluğu olduğunu, sürücünün de haksız fiil sorumluluğu olduğunu, araç sürücü ... ve ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi’nin maddi, manevi zararlardan müştereken ve mütesellilen sorumlu olduğunu, davalı ... Sigorta A.Ş. , talebimize rağmen ödeme yapmadığı için poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere maddi ve manevi tazminattan sorumlu olduğunu, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre poliçe limiti ile hasat bakıcı giderleri tazminatından da sorumlu olduğunu, davalı ... Sigorta şirketinin de poliçe teminat limitinin tamamı bakımından ödeme yaptığını düşünmediklerini, poliçe limiti ile hasta bakıcı gideri tazminatından da sorumlu olduğunu, sayınlarla sınırlı olmamak kaydıyla muayene, tahlil, teşhis, tedavi, taksi vb taşıma giderleri ile ameliyat, hastane ,ilaç, bakım vb tüm giderler tedavi giderleri kapsamı içerisinde olduğunu, bunlardan başka ihlalin tedavi dışında yol açtığı masraflar da zarar kapsamına girdiğini, hastaneye gidiş, geliş masrafları devamlı bir kişinin yardımına muhtaç olmanın getirdiği masraflar ile tespiti mümkün olan müstakbel masrafların da dikkate alınması gerektiğini, tedavi giderlerinin resmi bir kurum tarafından ödenmiş olmasının ek zararın istenmesine engel olmadığını, tedavi giderlerinin sosyal güvenlik kurumlarından biri tarafından (T.C. Emekli Sandığı, SSK., Bağ-Kur) ödenmiş olması veya kişinin devlet ve üniversite hastanelerinde ücretsiz tedavi görmesi, fazladan yapılması olası (belgeli-belgesiz) bir takım ek harcamaların tazminat sorumlularından istenmesine engel olmadığını, Bağ-Kur tarafından yapılan ödemelerin dışında bir harcama yapılıp yapılmadığı, bunlara gereksinim olup olmadığı, hastane dışı alınan ilaçların neler olduğu, ne miktar yol masrafı yapıldığı araştırılıp, bu giderlerin bilirkişilerce incelenmesi ve değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkilinin iyileşmesini sağlamak için bir çok ilaç kullandığını, bunun yanında muayene, tahlil, teşhis, tedavi, bakım , hemşire, bakıcı ve taşıma giderleri ile hastane, ilaç v.b. masrafları da kaza nedeniyle ve kaza anından bu yana yapıldığını, bir kısım masraflar için belge alınamadığını, çarpan aracın Zorunlu Trafik Sigortasının ... Sigorta Şirketi olduğunu, kaza yapan aracın davalı ... Sigorta nezdinde .... no lu poliçe ile kasko /ihtiyari mali mesuliyet sigortasının mevcut olduğunu, müracaat etmelerine rağmen taraflarına herhangi bir ödeme yapılmadığını, açıklanan nedenlerle müvekkilinin kaza sebebiyle uğradığı maddi tazminat yönünden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve özellikle davalı sigorta şirketlerinin poliçede yazılı üst sınırla sorumlu olması ve müvekkile yapılan ödeme düşülmek kaydı ile belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 50.000,00 (5.000,00 TL sürekli iş görmezlik tazminatı, 30.000,00 TL bakıcı -hemşire v.s. giderleri tazminatı, 15.000,00 TL tedavi giderleri , medikal malzemeler v.s.) maddi Tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, müvekkilinin kaza sebebiyle acı, elem ve ıstırap duymuş olması hayat düzenin alt üst olması halen de iyileşmemiş olması kaza sebebiyle ileride olması yüksek muhtemel ve çekeceği izdirap ve tıbbi şifasının olmaması, davalı sürücünün mal ve can güvenliğini tehlikeye sokması gibi özel durumlar nazara alınarak, davalı ... Sigorta Şirketinin manevi tazminattan sorumluluğu sorumluluk limiti ile sınırlı olmak üzere davalılardan 200.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan ... ,... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi Ve ... Sigorta A.Ş.’den müştereken ve müteselsilen tahsilini, mahkeme masrafları ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından dosyaya sunulan ve sözde maluliyet oranlarını gösterdiği ileri sürülen raporların, yargılama neticesinde müvekkili şirket aleyhine verilecek olası bir hükme esas teşkil etmesinin hukuken mümkün olmadığını, bu nedenle maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu .... İhtisas Kurulu marifetiyle tespit ettirilmesi gerektiğini, müvekkilinin Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. Maddesi Ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMSS) uyarınca, sigortalısının kusuru ile 3. şahıslara verdiği zararı, poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tazmin etmekle mükellef olduğunu, kusur oranlarının tespitinin zorunlu olduğunu, hem adli tıp trafik ihtisas dairesi’nden hem de karayolları genel müdürlüğü fen heyeti’nden seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için aksi düşünülür ve başvuru konusu kaza nedeniyle tazminat hesabı yapılmasına karar verilir ise; haksız eylem sonucu yaralanma ve maluliyet sebebiyle yapılacak başvurularda, tazminatın denkleştirilmesi kuralı gereğince, olay sebebiyle elde edilen kazanımların tazminat tutarından indirilmesi ile haksız eylem sonucu gerçekleşen gerçek zararın belirlenmesi ve ona göre tazminata hükmedilmesi gerektiğini, bu kapsamda tazminat hesabı da uzmanlık gerektirdiğinden, hazine müşteşarlığı tarafından kabul edilen bir aktüer uzmanı seçilerek anılan hesaplamalar yaptırılmalı, bu konuda uzman olmayan hukukçulara bu görev tevzi edilmemesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber, bir an için başvurunun haklı olduğu varsayılsa bile, müvekkilinin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu, avans faizi taleplerinin haksız nitelikte olduğunu, şirket poliçe dahilinde başvuranın geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi giderlerinden sorumlu olmadığını, açıklanan nedenlerle davanın reddi ile mahkeme masrafları ve vekalet ücretine ilişkin masrafların davacı taraf üzerinde bırakılmasını iddia ve talep ettiği görülmüştür.
Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; tarafların delilleri tebliğ edilmemiş olduğundan beyanda bulunma haklarını saklı tuttuklarını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, KTK 97 uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, talebe konu poliçede dain-i mürtehin kaydı bulunduğunun mahkemece göz önünde bulundurulması gerektiğini, hiçbir şekilde davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte manevi tazminat takdirinin yargıtay uygulamaları esas alınarak yapılması gerektiğini, davayı hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle beraber müşterek müteselsil sorumluluk çerçevesinde hüküm kurulmasını kabul etmediklerini, davacının maluliyetinin tespiti ve bu hususun kaza ile illiyet bağı tespit edilmesi gerektiğini, tazminat hesaplaması aktüer sıfatına sahip bilirkişiler tarafından ZMMS genel şartlarına çerçevesinde yapılması gerektiğini, hesaplamalara 2918 SAYILI KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU uyarınca genel şartlar ile belirlenen TRH-2010 mortalite tablosu ve %1.65 teknik faiz oranının esas alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi gideri tazminatı poliçe kapsamında olmadığını, meydana gelen kazanın davacı bakımından iş kazası olup olmadığı araştırılmalıdır. hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte mükerrer ödemeye mahal vermemek adına, davacının hak kazanmış olduğu sgk ödemesinin hesaplanan tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, ayrıca geçici iş göremezlik süresince davacının kurumdan rücuya tabi ödeme alıp almadığının araştırılması gerektiğini, kusur oranının tespiti gerektiğini, davacının ceza yargılaması sırasında şikayetlerinden vazgeçmeleri ya da uzlaşma bildirimleri mahkemece ceza dosyasından tetkik edilerek araştırılması gerektiğini, faizin hatalı talep edildiğini, davacının yargılama giderleri ve vekalet ücreti taleplerinin reddi gerektiğini, açıklanan nedenlerle davanın yetkili mahkemede açılmaması nedeniyle reddini, başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle reddini, dosyada kusur tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesini, esas incelemesi yapılacak ise alanında uzman bilirkişilerce poliçe tanzim tarihi uyarınca geçerli mortalite tablosu dikkate alınarak azami poliçe limitleri ve aktüeryal kurallar gözetilerek hesaplama yapılmasını, manevi tazminat talebinin öncelikle ZMMS poliçe teminatından ödenmesi gerektiğinden reddini, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmasını, usule aykırı başvuru nedeniyle müvekkil şirket temerrüde düşmediğinden müvekkil şirket aleyhine faize hükmedilmemesini, aleyhlerine hüküm kurulmaması halinde, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini iddia ve talep ettiğini görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, 28/12/2020 tarihinde davacı ile ... plakalı araç arasında gerçekleşen yaralamalı trafik kazası nedeniyle davacının kazada yaralandığı iddiasıyla, davacının sürekli iş göremezlik, tedavi ve bakıcı giderlerini içeren maddi tazminat talebi ile manevi tazminat talebinin yerinde olup olmadığının belirlenmesi ve varsa bu taleplere ilişkin tazminat miktarlarının tespiti ile bu bedellerden davalıların araç şoförü, işleten, ZMMS ve Kasko poliçeleri kapsamında sorumluluklarının bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkindir.
-Gerçek kişi tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırma yapılmış, araç tescil kayıtları, kaza tutanağı, davacının hastane kayıtları, SGK kayıtları, ceza dosyası ile tarafların dayandıkları tüm kayıtlar ilgili yerlerden celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
-Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5 vd. maddelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır.
-818 sayılı Borçlar Kanunun haksız fiili düzenleyen 41. maddesi: "Gerek kasten ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik haksız bir suretle diğer kimseye bir zarar ika eden şahıs, o zararın tazminine mecburdur.." şeklindedir. Bu maddenin karşılığı 6098 Sayılı Türk Borçlar kanunun 49. Maddesidir. Bu madde hükmü ise şu şekildedir. “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür” Buna göre bir kişi kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle (kasten, ihmal ederek, tedbirsiz davranarak) bir başkasını zarara uğratırsa zarar tazmini ile yükümlüdür. Zararın türü maddi ve manevi olabilir.
-6098 Sayılı Yeni Türk Borçlar Kanununun 54. maddesi ise bedensel zararların kapsamını şu şekilde tayin etmiştir.
“Bedensel zararlar özellikle şunlardır:
1. Tedavi giderleri.
2. Kazanç kaybı.
3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.
4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar."
-Yukarıdaki yasa maddelerinden de görüleceği üzere; trafik kazası sonucu şayet ölüm meydana gelmişse defin ve cenaze masrafları ile vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının talep edebileceği destek yoksun kalma tazminatı talep edilebilecek zarar kalemlerini oluşturur. Trafik kazası sonucu yaralanma halinde ise tedavi giderleri, tedavi sırasında çalışılamayan günlere ilişkin zararlar, kalıcı bir maluliyet varsa, kalıcı maluliyetin getirdiği maddi gelir kaybı en önemli maddi tazminat kalemleridir. Ölümü halinde ise defin cenaze masrafları ve vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının zarar talep edebilecek tazminat kalemleridir. Trafik kazasında mağdur olan kişinin kaza sırasında araç kullanıyor olması halinde aracında yada başka bir eşyasında kaza sebebi ile zarar meydana gelmişse bunlarda talep edebilecek tazminat kalemleri arasında sayılacaktır.
-Trafik kazasından kaynaklanan tazminat davalarında, zarar veren taraf, kusuru oranında, gerçek zarardan sorumlu olur.
-Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
-Sigortacının sorumluluğu, izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir.
-Mahkememiz dosyası dava konusu kazadaki kusur durumunun belirlenmesi amacıyla Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmiş olup düzenlenen 11/07/2024 tarihli raporda özetle; davalı sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahalde gündüz vakti orta refüj ile bölünmüş yol olan ... Caddesini takiben seyirle geldiği olay yerinde, yol üzerinde kısmen sağa yaklaşarak duruşa geçip, sonrasında hatalı tehlikeli kurallara aykırı biçimde kontrolsüzce geri manevraya başlayarak sağ gerisinde kalmış olan .... Sokağa doğru geri manevra yaptığı, bu haliyle gerisinde orta refüjden yaya geçidi yer çizgileri üzerinden yola girerek ... Sokağa doğru karşıdan karşıya geçmekte olan yayaya tehlikeli biçimde yaklaşıp aracının arka kısımları ile çarpmasıyla meydana gelen olayda kusurlu olduğu, davacı Yaya ...’in meskun mahalde gündüz vakti bölünmüş yol olan ... Caddesi üzerinden kurallara uygun biçimde yaya geçidi ve kavşak mahallinde karşıdan karşıya geçiş yapmakta olduğu sırada, bölünmüş yolun araç gelme beklentisi olmayan tarafından geri manevrayla gelen otomobilin arka kısımlarının çarpmasına maruz kalmasıyla meydana gelen mevcut koşullardaki olayda kazaya etken kural ihlali bulunmadığından sonuçta atfı kabil kusuru bulunmadığı, neticeten davalı sürücü ...’ın %100 oranında kusurlu, davacı yaya ...’in kusursuz olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Mahkememiz dosyası varsa davacının trafik kazası nedeniyle varsa iş göremezlik oranının tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumu ... İhtisas Dairesi'ne gönderilmiş, düzenlenen 11/06/2024 tarihli raporda özetle; davacı ...'in 28.12.2020 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliği,Kulak Burun Boğaz; G.Çiğneme Ve Yutma:……………..%50, Zihinsel, Ruhsal, Davranışsal Bozukluklar; Geçici Fonksiyon Kaybına Neden Olan Ruhsal Hastalıklar, B- Beyin Hasarı, Beyin İşlev Bozukluğuna Bağlı Davranış Bozuklukları: Tedavi ile İşlevselliği Düzelmeyen:………………..%70, Kas İskelet Sistemi, Tablo 4.1 Ağır %80, Tablo 4.2.a Ağır %60,Baltazard Formülüne göre (%50, %70, %80, %60) %98,8 olduğu, kişinin tüm vücut engellilik oranının %99 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 24 aya kadar uzayabileceği, kişinin başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Mahkememiz dosyası düzenlenen kusur ve iş göremezlik raporları ile tarafların gelir durumu ve yaşları nazara alınarak iş göremezlik iş göremezlik tazminatı yönünden hesaplama yapılması amacıyla aktüerya ve doktor bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilmiş, düzenlenen 16/10/2024 tarihli raporda özetle; ödeme tarihindeki verilere göre yapılan inceleme neticesinde davacıya yapılan sürekli iş göremezlik maddi zarar tazminat ödemesinin davacının sürekli iş göremezlik maddi zararını fazlasıyla karşıladığı sonucuna varıldığı; bu duruma göre Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin 30.04.2013 T. ...E. .... K. sayılı kararı ile 11.10.2012 T. .... E. ... K. sayılı kararları nazara alınarak güncel verilere göre sürekli iş göremezlik maddi zarar hesabı yapılmasına yer olmadığı, ödeme tarihindeki verilere göre fazla ödeme yapılmış olması hasebiyle davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının kalmadığı, dava dilekçesinde geçici iş göremezlik maddi zarar talebi olmadığından talep ile bağlı kalınarak geçici iş göremezlik maddi zarar hesabına yer olmadığı kanaatine varılmakla birlikte Mahkemenin 12.09.2024 tarihli ara kararında işgöremezlik-maluliyet maddi zararlarının hesabı istendiğinden davacının geçici iş göremezlik maddi zararının hesaplandığı; bu durumuma göre davacının nihai ve gerçek geçici iş göremezlik maddi zararının 88.975,84 TL olduğu, ödeme tarihindeki verilere göre yapılan inceleme neticesinde davacıya yapılan bakıcı gideri maddi zarar tazminat ödemesinin yetersiz olduğunun tespit edildiği, davacının talep edebileceği bakıcı gideri maddi zararının 542.716,79 TL olduğu, 263.444,86 TL bakiye tedavi gideri teminat limiti kadar davalı ... Sigorta Şirketi’nin sorumluluğuna gidilebileceği, ZMSS tedavi gideri teminatını aşan (542.716,79 TL -263.444,86 TL) = 279.271,93 TL için davalı ... Sigorta A.Ş.’nin sorumluluğuna gidilebileceği, davacının 18.07.2017 tarihli trafik kazası sonrası BELGELİ TEDAVİ GİDERİNİN 294.363,16 -TL ve BELGESİZ TEDAVİ GİDERİ harcamasının ise toplam 47.000,00 -TL olmak üzere toplam da 341.363,16 TL olabileceği; bu tutarın (400.000 TL - 279.271,93 TL) = 120.728,07 TL için davalı ... Sigorta A.Ş.’nin sorumluluğuna gidilebileceği, temerrüt başlangıcının davalı ... Sigorta Şirketi yönünden 04.01.2023 dava tarihi; davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 30.03.2022 tarihi ve faiz nev’inin yasal faiz olduğu, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen İMM poliçesinin manevi tazminat yönünden 100.000,00 TL teminatı bulunduğu, Sayın Mahkemece manevi tazminat yönünden hüküm kurulması halinde, 100.000,00 TL teminat tutarı ile sınırlı olarak davalı ... Sigorta A.ş.’nin sorumluluğuna gidilebileceği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Mahkememiz dosyası tarafların hukuki nitelikte olmauyan itirazlarını değerlendrilmesinin, tedavi giderleri ve bakım giderleri yönünden davacının sunduğu bilgi ve belgeler doğrultusunda hesaplama yapılması, yapılacak hesaplamada dava tarihinden sonraki masrafların ayrı kalem halinde belirlenmesi amacıyla yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 18/12/2024 tarihli ek raporda özetle; ödeme tarihindeki verilere göre yapılan inceleme neticesinde davacıya yapılan sürekli iş göremezlik maddi zarar tazminat ödemesinin davacının sürekli iş göremezlik maddi zararını fazlasıyla karşıladığı sonucuna varıldığı; bu duruma göre Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin 30.04.2013 T. ...E. .... K. sayılı kararı ile 11.10.2012 T. ... E. ... K. sayılı kararları nazara alınarak güncel verilere göre sürekli iş göremezlik maddi zarar hesabı yapılmasına yer olmadığı, ödeme tarihindeki verilere göre fazla ödeme yapılmış olması hasebiyle davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının kalmadığı, dava dilekçesinde geçici iş göremezlik maddi zarar talebi olmadığından talep ile bağlı kalınarak geçici iş göremezlik maddi zarar hesabına yer olmadığı kanaatine varılmakla birlikte 12.09.2024 tarihli ara kararında iş göremezlik-maluliyet maddi zararlarının hesabı davacının geçici iş göremezlik maddi zararının hesaplandığı; bu durumuma göre davacının nihai ve gerçek geçici iş göremezlik maddi zararının 88.975,84 TL olduğu, ödeme tarihindeki verilere göre yapılan inceleme neticesinde davacıya yapılan bakıcı gideri maddi zarar tazminat ödemesinin yetersiz olduğunun tespit edildiği, davacının talep edebileceği bakıcı gideri maddi zararının 535.937,27 TL olduğu, 263.444,86 TL bakiye tedavi gideri teminat limiti kadar davalı ... Sigorta Şirketi’nin sorumluluğuna gidilebileceği, ZMSS tedavi gideri teminatını aşan (535.937,27 TL -263.444,86 TL) = 272.492,41 TL için davalı ... Sigorta A.Ş.’nin sorumluluğuna gidilebileceği, davacının 18.07.2017 tarihli trafik kazası sonrası BELGELİ TEDAVİ GİDERİNİN 531.795,89 -TL ve BELGESİZ TEDAVİ GİDERİ harcamasının ise toplam 57.000,00 -TL olmak üzere toplam da 588.795,89 TL olabileceği; du tutarın (400.000 TL - 272.492,41 TL) = 127.507,59 TL için davalı ... Sigorta A.Ş.’nin sorumluluğuna gidilebileceği, davalı sürücü ve işletenin yukarıda tespit edilen maddi zararların tamamında sorumlu olduğu, temerrüt başlangıcının davalı ... Sigorta Şirketi yönünden 04.01.2023 dava tarihi; davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 30.03.2022 tarihi; davalı sürücü ve işleten yönünden 28.2.2020 kaza tarihi ve faiz nev’inin yasal faiz olduğu, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen İMM poliçesinin manevi tazminat yönünden 100.000,00 TL teminatı bulunduğu, Sayın Mahkemece manevi tazminat yönünden hüküm kurulması halinde, 100.000,00 TL teminat tutarı ile sınırlı olarak davalı ... Sigorta A.ş.’nin sorumluluğuna gidilebileceği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Mahkememizce alınan raporlar dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.
-Bu kapsamda alınan raporlar ile tarafların iddia ve beyanlarına göre Mahkememizce kusura ilişkin yapılan incelemede; 28.12.2020 günü saat 11:40 sıralarında sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile orta refüj ile bölünmüş yol olan ... Caddesini takiben Soğanlı istikametinden ... istikametine seyirle geldiği olay yerinde yol üzerinde kısmen sağa yaklaşarak duruşa geçip sonrasında geri manevraya başlayarak sağ gerisinde kalmış olan .... Sokağa doğru geri manevra ile hareket etmekte olduğu sırada, aracının arka kısımlarıyla, orta refüjden yaya geçidi yer çizgileri üzerinden yola girerek ... Sokağa doğru ilerleyip (yaya geçidi mahallinde karşıdan karşıya geçerek kavşak başına doğru ilerleyen) karşıdan karşıya geçmekte olan davacı ...’e çarpması neticesinde dava konusu yaralanmalı trafik kazasının meydana geldiği sabittir.
-Bu kapsamda hatalı tehlikeli kurallara aykırı biçimde kontrolsüzce geri manevraya başlayarak karşıdan karşıya geçmekte olan yayaya tehlikeli biçimde yaklaşıp aracının arka kısımları ile çarpmasıyla asli kusurlu olduğu, davacı tarafın ise kurallara uygun biçimde yaya geçidi ve kavşak mahallinde karşıdan karşıya geçiş yapmakta olduğu halde kazaya engel olmasının mümkün olmadığı, davacı tarafa atfedilebilecek bir kusur bulunmadığı görülmektedir. Bu nedenle iş bu kabulün olaya ve maddi gerçeğe uygun olduğu, Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenen kusur oranlarının yerinde olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir.
-Dosyada mevcut tün tedavi evraklarının incelenmesi neticesinde Adli Tıp Kurumu .... İhtisas Daresi tarafından düzenlenen rapor ile sabit olduğu üzere kaza tarihine göre yürürlükte bulunan ve somut olayda uygulanması gereken Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik uyarınca; tkişinin tüm vücut engellilik oranının %99 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 24 aya kadar uzayabileceği, kişinin başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olduğu görülmektedir.
-Bu kapsamda düzenlenen iş göremezlik raporunda Adli Tıp Kurumu tarafından yer verilen tespitlerin yasal mevzuata ve olayın oluş şekline uygun olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir.
-Kusur oranları ve Adli Tıp Kurumu tarafından belirlenen iş göremezlik oranları, kusur oranları ile sigorta şirketi tarafından yapılan ödemeler ve davacı tarafa ön ödeme kapsamında yapılan ödemeler nazara alındığında, davacı tarafın dava tarihi itibariyle talep edebileceği 535.937,27 bakıcı gideri, 280.515,61 TL tedavi giderinin bulunduğu, her ne kadar kök ve ek raporda fazlaya ilişkin tedavi gideri hesaplaması yapılmış ise de dava tarihi olan 04/01/2023 tarihi sonrasındaki yapılan masrafların iş bu davada dikkate alınamayacağı anlaşılmakla, talep edilebilecek toplam 816.452,61 TL maddi tazminattan, ön ödeme kapsamında tahsil edildiği belirtilen 20.000,00 TL'nin mahsubu, davalı sigorta şirketleri tarafından yapılan ödemeler ile iş bu bedellerin güncellenerek mahsup edilmesi akabinde bakiye 796.452,61 TL maddi tazminat talebinin yerinde olduğu, fazlaya ilişkin iş göremezlik tazminatı yönünden ise davacı tarafın dava tarihinden önce almış olduğu ödemeler nedeniyle bakiye alacağının bulunmadığı Mahkememizce kabul edilmiştir.
-Her ne kadar mahkememizce sehven geçici iş göremezlik bedeli hesabına raporda yer verilmesi istenmiş ise de davacının dava dilekçesinde bu yönde bir talebi bulunmadığından bu husus ayrıca inceleme konusu yapılmamıştır.
-Somut olayda davacı ile davalıların sürücüsü, maliki olduğu araçlar arasında yaralamalı trafik kazasının meydana geldiği, davalı sigorta şirketlerinin ZMMS ve İMM kapsamında kusur oranlarıyla sınırlı kalmak üzere sorumlu olduğu, diğer davalıların da araç maliki ve sürücü sıfatıyla sorumlu oldukları sabit olduğundan; sigorta şirketlerinin ZMMS ve İMM Genel Şartları hükümleri gereğince, araç malikinin ve işletenin kusuru nedeniyle haksız fiil hükümleri kapsamında dava konusu maddi tazminat miktarlarından sorumlu olduğu sabit olduğundan maddi tazminat taleplerinin değer arttırım dilekçesi kapsamında kabulüne karar vermek gerekmiştir.
-Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Aynı Kanunun 56. maddesine göre bedensel bütünlüğün zedelenmesi durumunda zarara uğrayana hakim bir miktar manevi tazminat verir.
-Davaya konu manevi tazminat, 22.06.1966 tarih ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da açıklandığı üzere, ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Zarar uğrayanın manevi ısdırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araçtır. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, TMK.'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
-Somut olayda davacı tarafın manevi tazminat talebi dava konusu trafik kazası nedeniyle uğramış olduğu bedeni zarara ve sonrasında gerçekleşen ıstıraba dayanmaktadır. Alınan raporlar ve mevcut belgeler ile de sabit olduğu üzere davalı araç sürücünün asli kusurlu davranışlarıyla dava konusu kazanın meydana geldiği sabittir. Buna göre davaya konu olayda davalı araç sürücüsü ile araç maliki işleten davalının haksız fiil hükümlerine göre, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ise İMM poliçesi kapsamında 100.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydı ile davacılara karşı sorumlu olduğunun kabulü gerekmektedir.
-Mahkememizce manevi tazminatın belirlenmesinde davacı yanın maddi gücü, davalı tarafın maddi durumu, davacının uğramış olduğu zararın niteliği ve davaya konu trafik kazasında kusur oranları göz önüne alınarak tazminat miktarının tespiti cihetine gidilmiştir. Bir tarafın zenginleştirilip diğer tarafın fakirleştirilmemesi gerektiği hususu nazara alınmış, bunun yanında manevi tazminatın caydırıcı ve cezalandırıcı boyutunun da olduğu göz önünde tutulmuş, bütün bunlar toplu halde biri diğerine üstün tutulmaksızın tüm ilkeler birlikte değerlendirilmek suretiyle manevi tazminatın hüküm kısmında belirtildiği şekilde takdir edilmesi uygun görülmüştür. Bu bağlamda davacı yanın manevi tazminat talepleri kısmen yerinde olduğundan kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının maddi tazminat talebinin kısmen KABULÜ ile;
-Sabit olan 535.937,27 TL bakıcı gideri, 280.515,61 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 816.452,61 TL maddi tazminattan davacıya ön ödeme olarak ödenen 20.000,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 796.452,61 TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta Şirketi yönünden 04/01/2023, davalı ... Sigorta A.Ş. Yönünden 30/03/2022, diğer davalılar ... ve ... San. Tic. Ltd. Şti. yönünden 28/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine ( Davalı ... Sigorta Şirketi'nin bakıcı giderinden 263.444,86- TL, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin bakıcı giderinden 272.492,41-TL, tedavi giderinden 127.507,59-TL ile sınırlı olmak kaydı ile )
-Fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine
2-Davacının manevi tazminat talebinin KABULÜ İLE;
-200.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş. Yönünden 30/03/2022, diğer davalılar ... ve ... San. Tic. Ltd. Şti. yönünden 28/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ile birlikte davalılar ... Sigorta, ... ve ... San. Tic. Ltd. Şti.'den tahsili ile davacıya verilmesine, ( davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 100.000,00 TL manevi tazminat ile sınırlı olmak kaydı ile )
3-Maddi tazminat talebi yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 54.405,68-TL karar ve ilam harcından 853,88-TL peşin harç ile 2.637,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 3.490,88-TL harcın mahsubu ile bakiye 50.914,80-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Manevi tazminat talebi yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 13.662,00-TL karar ve ilam harcının davalılar ... Sigorta, ... ve ... San. Tic. Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafça peşin harç ve ıslah harcı olarak yatırılan toplam 3.490,88-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Kabul edilen maddi tazminat miktarı yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' ne göre hesap edilen 123.467,89- TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Kabul edilen manevi tazminat miktarı yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi' ne göre hesap edilen 32.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... Sigorta, ... ve ... San. Tic. Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine,
9-Davacı tarafından yargılama süresince sarf edilen 179,80 TL başvurma harcı, 21.000,00 TL bilirkişi ücreti, 7.465,00 TL ATK fatura bedeli, 1.138,00 tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 29.782,80 TL yargılama giderinin davanın kabul/red oranına (%99,50) göre hesaplanan 29.634,10-TL’sini davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
10-Davalılar tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
11-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'nun ... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen 3.200,00 TL'nin davanın maddi tazminat talebi yönünden kabul red oranına (%99,50) göre hesap edilen 3.184,02-TL'sinin davalılar ... Sigorta Anonim Şirketi ve ... Sigorta Şirketi'nden, 15,98-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
12-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,
Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 21/03/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim .....
e-imzalıdır