T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/139 Esas
KARAR NO : 2025/858
DAVA : Borçtan Kurtulma Davası
DAVA TARİHİ : 14/02/2023
KARAR TARİHİ : 23/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 31/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Borçtan Kurtulma Davası davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında servis taşımacılığından kaynaklı alacak borç ilişkisi bulunduğunu, alacak borç ilişkisinin faturaya dayalı olduğunu, davalının alacaklı sıfatı ile Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası ile icra takibi başlatmış olduğunu, ancak müvekkili Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasındaki borcu davalı alacaklının hesabına ödemiş ise de bu borcun icra müdürlüğü dosyasına bildirilmemiş olduğunu, yapılan ödemeler sonucunda müvekkilinin davalıya borcunun 8.360,00 TL kalmış olduğunu, ekte sunmuş oldukları cari hesap mutabakatına göre toplam 103.926,00 TL para ödenmiş olup, cari hesaba göre 112.322,00 TL alacak bulunduğunu, kalan borcun 8.396,00 TL olduğunu, davalı-alacaklının ise Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasında yapılan bu ödemeleri görmeyerek daha fazla alacak talebinde bulunmuş olduğunu beyanla; davanın kabulü ile Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasındaki davalı alacaklıya ait ana para borcunun cari hesap mutabakatındaki ödemeler, ödeme tarihleri itibariyle düşürülerek bakiye 8.396,00 TL olarak tespitine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
Davalı şirkete usulüne uygun tebligat yapıldığı, ancak davaya cevap verilmediği görülmüştür.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, borçtan kurtulma davası olup, uyuşmazlık; davacı hakkında başlatılan Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı takip dosyası nedeni ile davacı tarafın davalı tarafa borçlu olduğu mikarın tespiti, davacı tarafın iddiası uyarınca kısmi yapılan ödeme rağmen yapılan ödemelerin icra dosyasına bildirilip bildirilmediği, kısmi yapılan ödemeler sonucu takip ve dava tarihi itibari ile kalan borç tutarının tespitine ilişkindir.
Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya uyap sistemi üzerinden mahkememize gönderilmiş olup, davalı şirket tarafından davacı şirket aleyhine 49.396,00 TL cari hesap alacağı, 2.263,98 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 51.659,98 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı anlaşıldı.
Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek, davacı hakkında başlatılan Bakırköy .... İcra Dairesi ... E. Sayılı takip dosyası nedeni ile davacı tarafın davalı tarafa borçlu olduğu mikarın tespiti, davacı tarafın iddiası uyarınca kısmi yapılan ödeme rağmen yapılan ödemelerin icra dosyasına bildirilip bildirilmediği, kısmi yapılan ödemeler sonucu takip ve dava tarihi itibari ile kalan borç tutarının tespiti için tarafların Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde 30/10/2023 günü saat 14:00'da Mahkememiz duruşma salonunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, Mali Müşavir bilirkişi ... 06/06/2024 tarihli raporunda özetle; davalı şirketin ticari defterleri ile ilgili olarak; 2020, 2021, 2022 ve 2023 yılları ticari defterleri ve cari hesap ekstreleri müteaddit defalar istenilmesine rağmen sunulmadığından dava tarihi itibariyle borç/alacak tespiti yapılamamış olduğunu, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi (19.10.2020) itibariyle davacının davalıya 53.950,00 TL borcunun bulunduğu tespit edilmekle birlikte davacının ticari defterlerinde 2019 yılında yapılan ödemelerin kayıtlı olmadığının tespit edilmiş olduğunu, bu itibarla davacının ticari defterlerinde kayıtlı olan faturalar ve dosyaya mübrez ödeme dekontları üzerinden hesaplama yapılmış olduğunu, dava konusunun, davacının, davalı tarafa kısmi yapılan ödemeler sonucu takip
ve dava tarihi itibari ile kalan borç tutarının tespiti talebinden ibaret olduğunu, davacının 2019, 2020, 2021, 2022 ve 2023 yılları ticari defterlerinin
lehine delil niteliğinin bulunduğunu, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi (19.10.2020) itibariyle
davacının davalıya 53.950,00 TL borcunun bulunduğunu, davacı ... takip tarihi itibariyle bakiye borcu 112.322,00 – 64.926,00 =
47.396,00 TL olarak hesap edildiğini, davacı ... dava tarihi itibariyle bakiye borcunun 21.716,73 TL olarak
hesap edildiğini bildirmiştir.
Dosyanın bilirkişiye tevdii ile davalı vekilinin belirtmiş olduğu adreste yerinde inceleme yapılarak davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinin istenilmesine, buna göre davacı taraf ticari defter ve belgeleri de karşılaştırılarak ek rapor tanziminin istenilmesine karar verilmiş olup, alınan bilirkişi ek raporunda özetle; Davalı yandan ticari defter ve belgelerin incelenmeye sunulması müteaddit
defalar istenmesine rağmen incelemeye sunulmadığından kök rapordaki kanaati
değiştirecek bir hususa rastlanmadığı kanaati bildirilmiştir.
Davacı vekiline bilirkişi incelemesine sunulan ödeme dekontlarını tarih, tutar ve banka olarak bildirmek üzere 2 hafatlık kesin süre verilmesine, ikmalen tamamlandığında ödeme dekontlarının incelenerek uyuşmazlık konusunun tespiti hususunda bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, alınan bilirkişi 2. ek raporunda özetle; Davalının 2019, 2020 ve 2022 yılları Defter-i Kebir ve Envanter
defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu ancak Yevmiye defteri
kapanış tasdiki yaptırılmadığından lehine delil niteliğinin bulunmadığı,
2021 yılı ticari defterleri ibraz edilmediğinden lehine delil niteliği
konusunda değerlendirme yapılamadığı,
davalının ticari defterlerine göre; 31.12.2020 itibariyle davalının
davacıdan 114.342,00-TL alacaklı olduğu,
davalı şirket tarafından davacı şirkete 10 adet toplamda 112.322,00-TL
fatura düzenlendiği,
bankalardan gelen müzekkere cevapları ve davacı şirket tarafından
dosyaya sunulu dekontlar kapsamında davacı şirket tarafından davalı
şirkete toplamda 103.926,00-TL ödeme yapıldığı,
davacı şirket tarafından yapılan ödemeler incelendiğinde; takip tarihinden
dava tarihine kadar da ödeme yapıldığı ve bu ödeme dekontlarının
bankalarca da müzekkere cevabı olarak dosyaya sunulduğu ancak davalı
şirket ticari defterleri detaylı olarak incelenemediğinden mezkur
ödemelerin davalı şirket kabulünde olup olmadığının tespit edilemediği,
neticeten, terditli olarak; davacı şirket tarafından yapılan ödemelerin davalı şirket tarafından
düzenlenen faturalardan mahsup edilmesinin Mahkemece
kabulü halinde; davacının davalıya 8.396,00 TL (112.322,00 TL
davalı faturaları – 103.926,00 TL davacı ödemeleri) borçlu olduğu,
davacı şirket tarafından yapılan ödemelerin davalı şirket tarafından
düzenlenen faturalardan mahsup edilmesinin Mahkemece
kabul edilmemesi halinde; davacının davalıya 49.396,00 TL (takip
talebi tutarı) borçlu olduğu
kanaatine varılmıştır.
Davacının talebi hakkında başlatılan Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasındaki borcun 8.396,00 TL olarak tespiti istemine ilişkindir. Taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu ve bu kapsamda davalı tarafından faturalar düzenlendiği hususu dosya kapsamı ile sabittir. Davacı tarafın iddiası takibe konu borç nedeni ile ödemeler yapılmış olmasına rağmen davalı tarafın yapılan ödemeleri düşmeden tabibin başlatılmış olduğuna ilişkindir. Davalı taraf, devam eden yargılama aşamalarında ticari defter ve belgelerini sunmamış, sonrasında sunulan ticari defter ve belgelerinde ise cari ilişkinin devam ettiği yılların tamamı sunulmadığından davalı taraf defterleri üzerinde yapılan tespitler hükme esas alınmamıştır. Davacı tarafın beyanları üzerinde yapılan ödemelere ilişkin dekont örnekleri dosya arasına alınmış olup yapılan ödemelerin incelenmesinde bir kısmının takip tarihinden önce, bir kısmının takip tarihinden sonra olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı tarafından takip tarihinden sonra yapılan ödemelerin BK m. 100 uyarınca önce alacağın ferilerinden düşülerek hesap yapılmış olduğu ve buna göre davacının dava tarihi itibari ile bakiye borcunun 21.716,73 TL olduğu anlaşılmış ise de sehven kısa kararda borcun dava tarihi itibari ile 8.396,00 TL olarak belirtildiği görülmüştür. Ne var ki gerekçeli karar ile kısa karar arasında çelişki yaratılmaması adına herhangi bir düzeltme yoluna gidilmemiştir. Buna göre açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken sehven kabulüne karar verildiği gerekçeli kararın yazımı aşamasında anlaşılmış ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE;
1-Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında davacının davalı tarafa olan borcunun DAVA TARİHİ İTİBARİYLE 8.396,00-TL olarak tespitine,
2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
4-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 359,80 TL ile bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 3.479,75 TL olmak üzere toplam 3.839,55 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğince takdir edilen 8.396,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
Dair davacı şirket yetkilisinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.23/09/2025
Katip ..
¸
Hakim ...
¸