T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/503 Esas
KARAR NO : 2024/729
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/05/2023
KARAR TARİHİ : 05/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/09/2024
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı şirket hakkında Bakırköy ...... İcra Dairesi ...... E. Sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, müvekkili ile davalı firma arasında tedarik içerikli hizmet sözleşmesi düzenlendiğini, bu sözleşme gereğince müvekkilinin sözleşmede kendi üstüne düşen edimler gereği davalı firmaya pantolon içerikli ürünleri eksiksiz olarak teslim ettiğini ve verilen mal ve hizmet karşılığı olarak 30.07.2022 tarihli ...... fatura numaralı 81.374,72 TL bedelli, 16.08.2022 tarihli ..... fatura numaralı 34.476,29 TL bedelli, 05.08.2022 tarihli ..... fatura numaralı 94.783,24 TL bedelli ve ..... fatura numaralı 26.019,84 TL bedelli toplam 4 fatura kesildiğini, faturaların davalı firma tarafından da kabul edilip herhangi bir iadesinin yapılmadığını, ürünlerin müvekkili firma tarafından eksiksiz ve kusursuz bir şekilde teslim edildiğini, davalı firma tarafından da kontrol edilip onay verildiğini, davalı firma tarafından faturalar kabul edilip herhangi bir iptal ve iade işlemi olmamasına rağmen sadece toplam 150.000,00 TL ödeme gerçekleştiğini, oysaki bu faturalardan kaynaklı toplam ödeme bedelinin 236.654,09 TL olduğunu, geriye kalan ödeme bakiyesinin 86.654,09 TL’nin ödemesinin yapılmadığını, davalı firmaya Bakırköy ..... Noterliği aracılığıyla 26.09.2022 tarih ve ...... yevmiye numarasıyla kalan bakiyenin ödenmesine ilişkin ihtarname gönderilmişse de davalının kalan bakiyesini ödemediğini, davalı firma tarafından müvekkili firmaya gönderilen 135.648,15 TL tutarındaki 20.09.2022 tarihli ...... nolu reklamasyon faturasının 22.09.2022 tarihinde müvekkili firma elektronik fatura sistemine düştüğünü, taraflar arasında mal iadesini veya iskontoyu içeren bir anlaşma yada sözleşme bulunmadığını, ayrıca taraflarına bildirilen herhangi bir kusurlu ve ayıplı mal bildirimi de bulunmadığını, müvekkili firmaca bu faturanın karşıya iade edildiğini, dava ve itiraz konusu alacağın likit olduğunu, davalının haksız şekilde itiraz ettiğini, davalının yüzde 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesi gerektiğini, zira yapılan itirazın kötü niyetli olduğunu ve haksız olarak ödemeyi geciktirme kastıyla yapıldığını, İcra İflas Kanunu madde 67/2 gereği icra inkar tazminatı verilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamını, davalı tarafın yüzde 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı vekilinin cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında cins nevi ve dikim modelleri fason sözleşmesinde belirtildiği şekliyle erkek pantolonu dikilip imal edilmek üzere fason dikim hususunda eser sözleşmesi yapıldığını, bu anlaşma çerçevesinde müvekkili şirketçe davacıya 150.000 TL'lik kısmi ödeme yapıldığını, bu anlaşma sonucunda lacivert 77 adet, haki 109 adet, camel 333 adet gabardin erkek pantolon ile lacivert 36 adet, kahve 55 adet kadife olmak üzere adedi 17 Euro olan toplam 610 adet erkek pantolonun hatalı ve ayıplı olarak dikildiğinin taraflarınca ve asıl iş sahibi ünlü İtalyan marka ..... dispeççisi tarafından tespit edildiğini, davalı şirketin dikimindeki hatasından kaynaklı aynı ürünün paçalarından birisi düzgün iken diğer paçada dönme meydana gelmiş, yüzeydeki dikiş birleşme noktalarında kıstırma/kaptırma sonucu delikler, ağ ve cep dikiş bölgelerinde dikiş patlakları oluşmuş olduğunun tespit edildiğini, söz konusu malları ayıp sebebiyle İtalyan marka ..... firmasının kabul etmediğini, ayıplı malların müvekkiline iade edildiğini, davacının ayıplı imalatı sebebiyle müvekkilinin fevkalade zarara uğradığını, ayıbın müvekkili şirket tarafından davacı karşı davalıya ihbar edilerek bildirildiğini, İtalyan marka ..... ayıplı ürünleri kabul etmediğinden müvekkili şirketçe oluşan zarar yönünden reklamasyon faturası kesilerek ...... 'e gönderildiğini, davacı tarafça müvekkiliin zararı giderilmediği gibi sanki ortada hatalı ve ayıplı bir imalat yokmuşcasına kötü niyetli olarak müvekkilinden dikim ücreti istendiğini, davacının davasının bütün yönleri ile hukuka aykırı olduğunu, davacının kötü niyetli ve haksız kazanç elde etmek gayesiyle işbu davayı ikame ettiğini, telafisi güç ve tespiti imkansız sonuçların engellenmesi bakımından Bakırköy ...... Sulh Hukuk Mahkemesi ...... E. sayılı dosyasında delil tespiti yoluna gidildiğini ve ürünler üzerinde yapılan incelemeler sonucunda 30.10.2022 tarihli bilirkişi raporu ile ürünlerdeki tüm ayıpların tespit edildiğini, söz konusu sözleşmenin bir eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu, somut olayımızda olduğu gibi yüklenicinin, imâlini yüklendiği eserin ayıplı olması durumunda iş sahibi, TBK'nın 475. maddesinde tanınan haklardan yararlanabildiğini, Borçlar Kanunu'nun 475. maddesi gereğince, eser; eser sahibinin kullanamayacağı veya nesafet kurallarına göre kabule zorlanamayacağı ölçüde kusurlu veya sözleşmeye önemli ölçüde aykırı olursa eser sahibi, bu eseri kabulden kaçınabildiğini, davacı tarafın tam ve ayıpsız ifa sorumluluğunu yerine getirmediği gibi ayıplı malların tamirinin de mümkün olmadığını, dava dışı firmanın davacının hatalı ve ayıplı dikim işlerinden kaynaklanan ayıplı ürünleri kabul etmemesi sebebiyle müvekkilinin zarara uğradığını, müvekkilinin fason dikim yaptırdığı için hem kumaş tedarik ettiğini hem de dikimi gerçekleşen ürünlerin ..... firmasına satılmasıyla elde edeceği kardan mahrum kaldığını, ayrıca ticari itibarının zedelendiğini, davacı sebebiyle İtalya ve Avrupa'da tanınan ünlü İtalyan marka .... firmasıyla yıllardır devam eden ticari ilişkisi zarar gördüğünü, müvekkili firmaya duyulan güvenin yerle bir olduğunu, müvekkilinin davacı - karşı davalı şirketten aldığı ayıplı ürünlere istinaden tekrardan kumaş tedarik edip başka bir firmaya fason diktirmiş olduğu ürünler sebebiyle zarara uğramasının yanı sıra itibar ve müşteri kaybı yaşaması ve her zaman devamlı bir işleyiş halinde olan firmasında dava konusu ayıplı ürünler sebebiyle belli bir süre işlerin akışının durması dolayısıyla zarara uğradığını, ayrıca İtalyan marka ...... 'ye 610 adet ürünün tanesini 17 Euro'ya satacakken ürünlerdeki ayıplar dolayısıyla bu ürünler elinde kaldığını, bu işten elde edeceği kazançtan olduğunu, elde edeceği kardan mahrum kaldığını, zarara uğradığını, bu zararlarının giderilmesi gerektiğini, belirterek, davanın reddini, ikame ettiği karşı davanın kabulüne, fazlaya dair tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı-karşı davalının ayıplı ifası sebebiyle 3.kişiden yeniden kumaş temini, dikimi ve tekrar satışa arzı için uğranılan zarar için 1.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacı müvekkile verilmesini, davacı-karşı davalının ayıplı ifası sebebiyle asıl alıcı tarafından kabul görmeyen ürünlerin asıl alıcıya satılamaması sebebiyle zaman, emek, kazanç itibar müşteri kaybı gibi zararlarımızdan dolayı 1.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacı müvekkile verilmesini, %20'den aşağı olmamak üzere hesaplanacak kötü niyet tazminatının davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacı müvekkiline verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı-karşı davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, asıl dava yönünden davacı tarafından davalı aleyhine Bakırköy ..... İcra Diresi'nin ..... esas sayılı takip dosyası ile faturaya dayanılarak b aşlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine; karşı dava yönünden ise Bakırköy ..... İcra Dairesi'nin ..... esas sayılı takip dosyasına dayanak olan faturaya konu edilen ürünlerin ayıplı olduğu iddiası ile ayıplı olduğu iddia edilen ürünlerin yeniden temini, dikimi nedeniyle uğranılan zarar ile aynı ayıp nedeniyle davalı-karşı davacının zaman, kazanç, itibar ve müşteri kaybına ilişkin zararının var olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.
-Mahkememizce vergi dairesi kayıtları, tespit dosyası celp edilmiş, tarafların ticari defter ve belgeleri incelenmiş, keşif icra edilmiş ve taraf delilleri toplanmıştır.
-Bakırköy ...... İcra Dairesi'nin ...... esas sayılı sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı karşı davalı tarafından davalı karşı davacı aleyhine 86.654,09 TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının " Fatura bedelleri toplamından yapılan ödemeler düşüldükten sonraki arda kalan ödenmeyen bakiye" olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür.
-2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir.
-İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).
-Somut olayda davacı yan davalı-karşı davacı ile aralarında ticari ilişki bulunduğunu, pantolon içerikli ürünleri eksiksiz olarak teslim ettiğini ve bu nedenle bakiye fatura bedelinin ödenmediğini iddia etmekte iken, davalı-karşı davacı taraf, 150.000 TL'lik kısmi ödeme yapıldığını, bu anlaşma sonucunda lacivert 77 adet, haki 109 adet, camel 333 adet gabardin erkek pantolon ile lacivert 36 adet, kahve 55 adet kadife olmak üzere adedi 17 Euro olan toplam 610 adet erkek pantolonun hatalı ve ayıplı olarak dikildiğini ve dava dışı firmaya bu ürünler teslim edilemediğinden iddia edilen ürünlerin yeniden temini, zaman, kazanç, itibar ve müşteri kaybına ilişkin zararının oluştuğunu iddia etmektedir.
-Tarafların iddia ve savunmalarına göre aralarında bir ticari ilişkinin mevcut olduğu ihtilafsızdır. Taraflar arasında çözümlenmesi gereken uyuşmazlık, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında bakiye-borç alacak durumunun tespiti ve davalı tarafından siparişi verilen ürünlerin teslimi ile bu teslim sonrasındaki eksik iş- ayıp iddialarının değerlendirilmesi noktasında toplanmaktadır.
-Buna göre taraflar arasındaki uyuşmazlığı eser sözleşmesi kapsamında değerlendirilmesi ve bu doğrultuda ilkelerin somut olaya uygulanması gerekmektedir.
-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 470. maddesinde “yüklenicinin bir eser meydana getirmesi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşme” olarak nitelendirilmiş, sözleşmenin tarafları yüklenici ve iş sahibi olarak isimlendirilmiştir.
-Sözleşmeye ilişkin bu temel unsurlar yanında her sözleşme türünün kendine özgü unsurları bulunmaktadır. Eser sözleşmesinin de kendine özgü olan iki temel unsuru vardır. Bunlar eser ve bedeldir. Bu sözleşme ile bir taraf (yüklenici) istenen özellikle sonucu (eser) meydana getirmeyi, diğer taraf (iş sahibi) ise bu çalışma karşılığında ivaz ödemeyi (bedel) üstlenmektedir..
-Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, 6098 sayılı TBK'nın 474-478. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Ayıp eserde olması gereken lüzumlu vasıfların veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların eksikliğini ifade etmektedir.
-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun eserin kabulü başlıklı 477. Maddesinde, eserin açıkça veya örtülü kabulünden sonra yüklenicinin her türlü sorumluktan kurtulacağı, ancak yüklenici tarafından kasten gizlenen ve usulüne uygun gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek ayıplar için yüklenicinin sorumluluğunun devam edeceği düzenlenmiştir.
-Eserin teslimi ve kabulü ayrı kavramlardır. Eserin teslimi sözleşmenin konusu olan işlerin iş sahibine verilmesi-teslim edilmesidir. Yüklenici teslim ile sözleşme ile üstlendiği edimi ifa etmiş olur ancak sözleşmeden doğan yükümlülüklerinden kurtulmaz. Yüklenicinin sorumluluktan kurtulması teslim edilen eserin iş sahibi tarafından açıkça ya da örtülü kabulü ile olur.
-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 474/1 maddesinde; "İş sahibi eserin teliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz, eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır. " hükümlerine yer verilmiştir. Eski Borçlar Kanunu'nda da benzer şekilde düzenlemeye verilmiştir.
-Bilindiği gibi açık ayıp meydana gelen eserde basit bir muayene ile ve çıplak gözle tespit edilebilen ayıplardır. Açık ayıplarda iş sahibi, eserim tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre eseri gözden geçirip varsa açık ayıpları tespit ve ayıpları uygun süre içerisinde iş sahibine bildirmek zorundadır. Eski Borçlar Kanunu ve yeni Türk Borçlar Kanunu'nda muayene ve ihbar süreleri açıkça belirlenmemiş olup işin niteliği ve olayın özelliği ve imal edilen şeyin büyüklüğü, genişliğine göre süreler farklı olacak ve olayın niteliğine göre belirlenecektir. Muayene ve gözden geçirmeyi iş sahibi bizzat yapabileceği gibi 818 sayılı Borçlar Kanunu 359/2 ve Türk Borçlar Kanunu 474/2 maddesi hükümlerine göre mahkeme aracılığı ile tespit ettirebilir.
-Açık ayıplarda iş sahibi muayene ve ihbar yükümlülüğünü ihmal ederse eseri kabul etmiş sayılır ve yüklenici açık ayıplarla ilgili sorumluluktan kurtulur.
-Gerek 818 sayılı BK gerekse 6098 sayılı TBK'da eserdeki açık ve gizli ayıpların yükleniciye ihbarının şekli ile ilgili bir düzenleme yapılmamıştır. Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılmış olması ihbar kolaylığı sağlar ise de sözleşmede veya eklerinde bu husus kararlaştırılmamışsa taraflar tacir olsa dahi ayıp ihbarının her türlü delille, tanık beyanı ile de ispatlanabileceği Yargıtay tarafından içtihatlar ile kabul edilmiştir. ( Örn. Yargıtay. 15 H.D 13/05/2011 2010/7511 Esas 2011/2896 Karar sayılı ilamı )
-Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir.
-6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir.
-Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir.
-Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı ilamı).
-Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).
-Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2015 tarih 2015/3302 Esas 2015/12272 Karar sayılı ilamı).
-Yüksek Mahkeme içtihatlarına göre fatura düzenlenmesiyle imalatın yapıldığı ve eserin teslim edildiği kanıtlanamaz. Faturaya itiraz edilmemesi de akdi ilişkiyi ve teslim olgusunu kanıtlamaz. İtiraz edilmeyen fatura ticari defterlere kaydedilmiş ise bu kez faturanın delil olması hükümlerine göre değil ticari defterlerin delil olması hükümlerine gidileceğinden kesin delillerden olan ticari defterler ile akdi ilişkinin ve teslim olgusunun ispatlanması mümkündür.
-Ticari defterlere kaydedilen faturanın teslimi kanıtlamasının nedeni faturanın hukuki niteliği ile doğrudan bağlantılıdır. Zira TTK 21 ve Vergi Usul Kanunu 229. Maddesi gereğince fatura malın teslimi veya işin yapılması üzerine düzenlenmesi gereken belge olduğundan, düzenlenen ve defterlere kaydedilen bu belge teslimi de kanıtlamış olacaktır. Kesin delillerin aksinin yazılı veya kesin deliller ile ispatı gerektiğinden bu karinenin aksinin tanık veya diğer takdiri delillerle de ispatı mümkün değildir.
-Yüklenici bu doğrultuda eseri teslim edildiğini kanıtlamış ancak eserin eksik ya da ayıplı olması nedeniyle yükleniciye iade edildiği savunulmakta ise bu iade olgusundan lehine hak çıkarmaya çalışan taraf iş sahibi olacağından eserin eksik veya ayıp sebebiyle iade edildiğini iş sahibi ispatlamalıdır. ( Örn: Yargıtay 15. H.D 23.12.2015 Tarih 2015/1090 Esas 2015/6779 Karar Sayılı İlamı )
-Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda, davalı karşı davacının bildirdiği adreste keşif icra edilmiş, akabinde taraflar ticari defter ve belgelerinin incelenmesi amacıyla dosya SMMM ve Tekstil Mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 02/01/2024 tarihli raporda özetle; davalı işyerinde 13.11.2023 tarihinde yapılan keşfen incelemede davacının fason dikim
işlemi yapmış olduğu 333 adet camel kadife pantolon, 107 adet haki kadife pantolon, 84
adet lacivert kadife pantolon, 55 adet kahverengi gabardin pantolon ve 26 adet lacivert
gabardin pantolon olmak üzere toplam 605 adet pantolonun tamamının incelendiği,
yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda 278 adet kadife pantolon ve 71 adet gabardin
pantolonun davacı – karşı davalının kusurlu fason dikim işçiliği nedeniyle ayıplı hale
geldiğinin tespit edildiği, tespit edilen ayıpların tamamının çıplak gözle incelemeyle
anlaşılabilecek açık ayıp olduğu, tespit edilen ayıplardan kadife pantolonlardan sadece
40 adetinin tamir edilebileceği, 238 adet kadife pantolon ve 71 adet gabardin pantolonun
tamir edilemeyeceği, dikimden kaynaklanan ayıplar nedeniyle davalı – karşı davacının
57.538,94 TL zararının oluştuğu ve reklamasyon faturasının ayıplı ürünleri içerdiği,
davalı karşı davacı ....... Giyim Tic. Ltd. Şti.’nin incelenen 2022-2023 takvim yıllarına
ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğu,
davalı Karşı Davacı ....... Giyim Tic. Ltd. Şti.’nin incelenen ticari defter ve belgelerinde,
Davacı Karşı Davalı ...... Tekstil Ltd. Şti. .....E17 Hesap Kodu ile Satıcılar
hesabında hareket gördüğü, davacı şirketçe düzenlenen 4 adet toplam 236.654,08 TL
bedelli alış faturalarının kayıt altına alındığı ve buna mukabil toplam 150.000,00 TL
ödeme yapıldığı, davacı karşı davalı şirkete düzenlenen 20/09/2022 tarihli
146.500,00 TL bedelli reklamasyon faturası sonrasında davalı karşı davacı şirketin
davacı karşı davalı şirketten toplam 59.845,92 TL alacaklı göründüğü görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Mahkememizce davacı-karşı davalı tarafa ticari defterlerini ibraz etmek üzere usulüne uygun bildirim yapılmasına rağmen ticari defter ve belgelerini incelemeye esas olmak üzere belirlenen gün ve saatte hazır etmediği görülmüştür.
-Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, tarafların bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını ibraz ettikleri görülmüştür.
-Akabinde tarafların hukuki nitelikte olmayan itirazlarının değerlendirilmesi amacıyla ek rapor alınmasına karar verilmiş, dosyanın niteliği gereği bilirkişi ek rapor ücretinden davacı - karşı davalı yan ile davalı-karşı davacı yanın eşit oranda sorumlu olmasına karar verilmiş, taraflarca kesin süre içerisinde ek rapor ücreti ikmal edilmediğinden ek rapor alınmadan mevcut deliller kapsamında yargılamaya devam olunmuştur.
-Mahkememizce 24/01/2024 tarihli ara karar ile davalı karşı davacı tarafa -"zaman, emek, kazan, itibar, müşteri kaybı gibi" şeklinde nitelendirdiği soyut taleplerini somutlaştırmak, varsa bu hususa ilişkin açıklamada bulunmak üzere iş bu ara kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde bildirimde bulunulmaması halinde bu hususta tekrar talepte bulunmak hakkında vazgeçmiş sayılacağının ihtarına,- karar verilmiş, davalı karşı tarafça kesin süre içerisinde beyanda bulunulmadığı görülmüştür.
-Bu haliyle Mahkememizce yapılan değerlendirmede; alınan bilirkişi raporu, davalı karşı davacı tarafın lehine / aleyhine delil teşkil eden ticari defterler nazara alındığında, taraflar arasındaki ticari ilişki-eser sözleşmesi kapsamında davacı karşı davalı tarafından düzenlenen toplam 236.654,08 TL bedelli 4 adet faturanın, davalı karşı davacı şirket tarafından ticari defterlere kaydedildiği sabittir. Yine iş 4 adet fatura yönünden 150.000,00 TL ödemenin yapıldığı da ihtilafsızdır. Bu haliyle iş bu faturalar yönünden davacı karşı davalının teslim hususunun ayrıca ispat külfeti bulunmamaktadır.
-Davalı karşı davacı taraf ise teslim edilen bu ürünlerden bir kısmının ayıplı olduğunu iddia etmiş ve bu kapsamda delil tespiti dosyasına delil olarak dayanmış ve ayıplı ürünlerin bulunduğu adresi bildirmiştir.
-Mahkememizce yapılan keşif sonucu düzenlenen raporda davalı karşı davacı tarafından sunulan ürünlerden "278 adet kadife pantolon ve 71 adet gabardin
pantolonun davacı – karşı davalının kusurlu fason dikim işçiliği nedeniyle ayıplı olduğu", "espit edilen ayıpların tamamının çıplak gözle incelemeyle
anlaşılabilecek açık ayıp olduğu", "tespit edilen ayıplardan kadife pantolonlardan sadece
40 adetinin tamir edilebileceği, 238 adet kadife pantolon ve 71 adet gabardin pantolonun
tamir edilemeyeceği, dikimden kaynaklanan ayıplar nedeniyle davalı – karşı davacının
57.538,94 TL" olduğu tespit edilmiştir.
-Bu haliyle her ne kadar davalı karşı davacı tarafça KDV dahil 146.500,00 TL tutarında reklamasyon faturası düzenlenen davacı karşı davalı tarafa iade edilmiş ise de iş bu iade faturasından kaynaklı, davalı karşı davacı tarafından ispat edilebilen ayıplı ürünlerden kaynaklı zararın 57.538,94 TL olduğu görülmektedir. Davalı karşı davacı tarafça sunulan delil tespiti dosyası ile Mahkememizce yapılan keşifte yapılan incelemeler de bu hususu doğrulamaktadır.
-Bu doğrultuda taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında 236.654,08 TL bedel karşılığı ürünün davalı karşı davacıya teslim edildiği, bu fatura bedellerine ilişkin 150.000,00 TL ödeme yapıldığı ve yine teslim edilen ürünlerde ayıptan kaynaklı zararın 57.538,94 TL olduğu, davacı karşı davalı tarafın sözleşmeden kaynaklı bakiye alacağının 29.115,14 TL olduğu Mahkememizce kabul edilmiş, iş bu bedel üzerinden takibin devamına karar vermek gerekmiştir.
-Her ne kadar davalı karşı davacı tarafın sözleşme kapsamında teslim edilen ayıplı ürünler nedeniyle zarar talebi yerinde olsa da ""zaman, emek, kazan, itibar, müşteri kaybı gibi" şeklinde nitelendirdiği soyut taleplerini somutlaştırmak, varsa bu hususa ilişkin açıklamada bulunmak üzere" kesin süre verilmesine rağmen zarar taleplerinin somutlaştırılmadığı görüldüğünden, soyut beyanlara ve iddialara dayanan iş bu zarar kalemleri yönünden ayrıca inceleme yapılmamıştır.
-Davacı-karşı davalı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
-Buna göre davalı borçlu tarafından fatura ve ticari defter kayıtları ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl Davanın KISMEN KABULÜ ile;
-Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı takip dosyasında davalı takip borçlusu ....... Giyim Sanayi İthalat İhracat Limited Şirketi tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 29.115,14 TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz üzerinden devamına,
-Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen miktarın %20'si üzerinden hesap edilen 5.823,02 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Karşı Davanın ESASTAN REDDİNE,
3-Asıl Dava Dosyasında;
a)Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.988,86-TL karar ve ilam harcından davacı-karşı davalı tarafça peşin olarak yatırılan 1.046,57-TL harcın mahsubu ile bakiye 942,29- TL harcın davalı-karşı davacı ....... Giyim Sanayi İthalat İhracat Limited Şirketi'nden tahsili ile hazineye irat kaydına,
B)Davacı-karşı davalı tarafından peşin harç olarak yatırılan 1.046,57-TL harcın davalı-karşı davacı ....... Giyim Sanayi İthalat İhracat Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine,
c)Davacı tarafından yargılama süresince sarf edilen 179,80 TL başvurma harcı, bilirkişi ücreti, keşif harcı, yol ücreti, posta ve tebligat gideri 6.016,20 TL olmak üzere toplam 6.196,10-TL yargılama giderinin davanın kabul/red oranına (%33,59) göre hesaplanan 2.081,84-TL’sinin davalı-karşı davacı ....... Giyim Sanayi İthalat İhracat Limited Şirketi'nden alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
d)Kabul edilen miktar yönünden davacı-karşı davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 17.900,00- TL vekalet ücretinin davalı-karşı davacı ....... Giyim Sanayi İthalat İhracat Limited Şirketi'nden alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine,
e)Reddine karar verilen miktar yönünden davalı-karşı davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacı-karşı davalı ..... Tekstil Konfeksiyon Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'nden alınarak davalı karşı davacıya verilmesine,
4-Karşı Dava Yönünden
a)Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının davalı-karşı davacı tarafından peşin harç ve ıslah harcı olarak yatırılan toplam 1.184,85-TL harçtan mahsubu ile bakiye 757,25-TL harcın davalı karşı davacı ....... Giyim Sanayi İthalat İhracat Limited Şirketi'ne iadesine,
b)Davalı karşı davacı ....... Giyim Sanayi İthalat İhracat Limited Şirketi tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
c)Davacı-karşı davalı tarafça karşı davada sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
d)Davacı-karşı davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddine karar verilen miktar üzerinden takdir edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalı karşı davacı ....... Giyim Sanayi İthalat İhracat Limited Şirketi'nden alınarak davacı karşı davalı Ellateks Dyr Tekstil Konfeksiyon Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi'ne verilmesine,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'nun ....... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen 3.120,00-TL'nin davalı karşı davacı ....... Giyim Sanayi İthalat İhracat Limited Şirketi'nden tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,
Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı - karşı davalı vekilinin (e-duruşma ortamında) ve davalı karşı davacı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/07/2024
Katip .....
e-imzalıdır
Hakim .....
e-imzalıdır