T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/616 Esas
KARAR NO: 2023/1285
DAVA: Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 21/05/2021
KARAR TARİHİ: 15/12/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 15/12/2023
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalılardan ... ve ...'in daha önceden tanışıklıkları bulunduğunu, müvekkilinin davalıların işletmiş oldukları lokantaya davetleri üzerine birkaç kez gittiğini ve orada yemek yediğini, bu ziyaretlerden birinde, davalıların lokantalarının zor durumda olduğunu, bu zor durumdan kurtulmaları halinde para kazanacağını dile getirdiklerini, çeşitli vaatler ileri sürerek müvekkilini aldatmak suretiyle batık durumda olan .... Sanayi Ticaret A.Ş. şirketinin %50 ortağı olması hile ve hataya düşürülmek sureti ile sağlandığını, gerek davalıların telkinleri, gerek müvekkilin davalıları daha önce tanıyor olması, müvekkiline "abla" şeklinde hitap etmeleri ve müvekkilinin de taraflara güvenmesi ile davalılarca planlı ve bilinçli bir şekilde, söz konusu şirkete ilk olarak %100 ortak olacağının söylediğini ve sonra da şirketin %50'sine ortak yaptırıldığını, davalıların, müvekkilin kendilerine olan güvenini de kullanarak,... Sanayi Ticaret A.Ş. hakkında yanıltıcı bilgiler verdiklerini, davalılardan ...'in "şirketin bir takım borçlarının olduğunu, bu borçlar yüzünden işlerini yapamadıklarını, eğer şirkete ortak olup, şirketin 100.000.-TL'ye yakın borcun ödenmesi halinde, iyi para kazanacağını, şirketin bu borçlarının çok acil bir şekilde ödenmesi gerektiğini, şirketin değerinin 2 milyon olduğunu" belirtmesi üzerine müvekkilinin de aradaki arkadaşlıklarına güvenerek şirkete ortak olduğunu ve şirketin borçlarını ödemeye başladığını, müvekkiline her ne kadar ilk etapta şirketin %100 vaat edilmiş ise de notere gidildiğinde "abla, lokantayı ben işleteceğim için, resmi işlemlerle her seferinde seni yormayalım, şirketin ½'si senin ½ bizim üstümüze olsun, her ikimizde münferiden yetkili olalım. Biz sana güveniyoruz, sen de bize güveniyorsun" şeklinde telkinlerle müvekkilinin kandırıldığını ve göstermelik olarak şirketin ½ ortağı yaptıklarını, bu süreçten sonra müvekkiline söylenen şirketin borçlarının ardı arkasının kesilmemeye başladığını ve her hafta aranarak; "abla, acil haciz geliyor, icra dosyasına şu kadar meblağ göndermen lazım, haciz dosyası açılacak şu kişiye şu kadar bu kişiye bu kadar ödemen lazım yoksa lokanta iş yapamaz, çevreye karşı itibar kaybı olur" şeklinde ifadeler kullanıldığını ve sürekli müvekkiline şirket borcu ödetildiğini, müvekkilinin şirketin borcunun 100 bin olmadığını yaklaşık 1 milyon olduğunu bilseydi şirkete kesinlikle ortak olmayacağını, davalıların kasten, bilerek ve planlı şekilde müvekkilini aldattığını, müvekkilinin ödediği miktarların her geçen gün artması ve davalıların bu miktarları müvekkile ödeyemeyecek duruma gelmesi nedeniyle "bu borcun ödenmesi halinde şirketin yüksek kazanç elde edeceği, borcun ödenmemesi halinde, itibar kaybedeceği, şirket için şimdiye kadar ödediklerinin heba olacağını" belirterek yine müvekkile baskı altında şirketin borçları ve işleyişi için gereken giderlerinin ödetilmeye devam edildiğini, şirketin tüm giderlerinin müvekkiline yüklendiğini, davalıların müvekkilin ortak yapılmadan önceki borçlarının ödetilmesi için fikir birliği içerisinde kalarak müvekkiline tuzak kurduğunu, şirketin faal olduğu adresteki lokantayı da başkasına satarak müvekkilini mağdur ettiklerini, bugüne kadar müvekkilinin her defasında şüpheli ortaklarca "abla, şirket kazanacak biz kazanacağız, şirkete verdiğin her kuruşunu fazlası ile ödeyecek ödeyemezse biz öderiz" şeklinde telkinlerde bulunularak oyalandığını, müvekkilinin "artık yeter paramı ödeyin" şeklindeki talepleri karşısında davalı ortaklardan, ... müvekkili lokantadan kovarak "seni öldürmekten beter ederim, sen sokaklarda dolaşamazsın, bilbordlarda fotoğraflarını yayınlayacağım, şerefsiz vb." gibi hakaret ve tehditlerde bulunduğunu, müvekkilinin resmi ortağı olduğu şirkete giriş-çıkışı engellendiğini ve şirketin tüm demişbaşları ile birlikte diğer ortaklar tarafından müvekkilin haberi dahi olmadan başkasına satılıp devredildiğini, müvekkilinin şirket borçlarının tamamına yakını kadar ödeme yaptığını, ortaklardan ...'in yurt dışına kaçtığını, şirketin ticari defter ve kayıtları incelendiğinde, şirket adına başlatılan İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı Dosyası, Küçükçekemece .... İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı Dosyası,üçükçekemece .... İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı Dosyasıüçükçekemece .... İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı Dosyaları ile henüz tespiti yapılamamış diğer icra dosyalarına ödemeler yapıldığını, ancak sadece bu ödemeler değil müvekkilinin kandırılarak ortak yaptırıldığı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde üzerinde yapacakları kapsamlı araştırma neticesinde söz konusu iddialarının sübuta ereceğini, açıklanan nedenlerle, fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı davanın kabulünü, müvekkilinin dolandırılmak suretiyle davalılara vermiş olduğu tüm paraların tespiti ile, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik1.000,00.-TL alacağın avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini, kötü niyetli davalılara karşı %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasının 16/06/2023 tarihli celsesinde ... nolu ara karar ile; "Davalı ... yönünden açılan davanın işbu dosyadan tefriki ile yeni bir esasa kaydedilmesine, davalı ... yönünden yargılamaya tefrik edilen dosya üzerinden devam edilmesine" karar verildiği ve tefrik kararı sonrasında davalı ... aleyhine açılan davanın Mahkememiz yukarıdaki esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.
-Mahkememizin tefrik kararı verilen ... esas sayılı dosyasında davalı ... yönünden adres araştırmaları yapılmış, davalının yurt dışında bulunduğunun belirlenmesi nedeniyle yurt dışı tebligat işlemlerinin yerine getirilmesi amacıyla ilgili konsolosluğa müzekkere yazılmış ve fakat davalı ... tebliğ yerine getirilememiştir.
-Tefrikten sonra davalı ...'ın tebligata elverişli adresinin adres araştırmalarına rağmen tespit edilemediği, bu nedenle ilgilinin adresinin meçhul olduğu anlaşılmakla, tebligat işlemlerinin iş bu davalı yönünden ilanen tebligat yolu ile yerine getirilmesine, davalı ...'a dava dilekçesi, tensip zaptı ve ön inceleme duruşma gününü bildirir davetiyenin ilanen tebliğ yolu ile tebliğine, bu hususta tebligat masrafının celse arasında hesaplatılarak davacı vekiline bu hususta muhtıra tebliğine karar verilmiş, akabinde belirlenen ilanen tebligat masrafının yatırılması hususunda davacı vekiline muhtıra çıkartılmıştır.
-Tebliğ edilen muhtıra ile "dosyada Basın İlan Kurumu tarafından belirlenen 20.160,00 TL ilanen tebligat masrafı için yeterli gider avansının bulunmadığı anlaşılmakla, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/1-g maddesi gereğince ilanen tebligat masraflı olarak kullanılacak eksik olan 20.160,00 TL gider avansını yatırmak üzere tarafınıza iş bu muhtıranın tebliğinden iki haftalık kesin süre verildiği" ihtar edilmiş, kesin süre içerisinde eksik delil avansının ikmal edilmediği görülmüştür.
-Dava şartları, mahkemenin davanın esası hakkında yargılamanın devamı için gerekli olan şartlardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları, dava açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu şartlardır.
-6100 sayılı Kanun'un 115/2 maddedeki kurala göre ise “Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder”.
-İş bu düzenleme gereğince, eksik olan bir dava şartı, belirli bir süre verilerek giderilebilecek ise, hakim tarafından eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilmesi gerekir. Bu süre içinde dava şartı eksikliği tamamlanmaz ise dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmelidir.
-6100 sayılı Kanun'un 120. maddesinde gider avansı düzenlenmiştir. Buna göre “Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir”.
-Anılan düzenlemelerden ve dava şartı müessesesinden gider avansının davanın açılması sırasında alınmasının şart olmadığı, mahkemenin sonradan bu eksikliği kesin süre vererek ikmal ettirebileceği anlaşılmaktadır.
-Davanın açıldığı tarihte eksik veya hiç gider alınmamış olsa bile gider avansı dava şartı olmakla hüküm verilinceye kadar ikmal ettirilebilir. İster gider avansı isterse tamamlama avansı olarak tanımlansın ikmal edilmesi gereken paranın hukuk yargılamasındaki nitelemesi dava şartı olarak gösterilen gider avansıdır. Gider avansının yatırılmaması veya ikmal edilmemesi halinde dava usulden reddedilecektir.
-Mahkememizce davalı ...'ın adresinin meçhul olması nedeniyle ilanen tebligat masrafı olan gider avansının ikmali için yukarıda ayrıntılarına yer verildiği şekilde davacı tarafa muhtıra tebliğ edilmiş, ancak davacı tarafın verilen süreye ve ihtara rağmen eksik gider avansını tamamlamamış olduğu görülmüştür.
-Bu doğrultuda 6100 sayılı HMK.nun 114/1-g, 120/2 ile 115/2.maddesi gereğince verilen kesin süre içerisinde dava şartı noksanlığı giderilmediğinden dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı ...'a yönelik açılan davanın USULDEN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Karar kesinleştiğinde bakiye gider avansının ilgili tarafa derhal iadesine,
Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda karar verildi.15/12/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır