T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/636 Esas
KARAR NO : 2024/807
DAVA : Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 23/06/2023
KARAR TARİHİ : 12/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 29/08/2024
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki neticesinde cari hesap alacağı ve davalı tarafın sözleşmeye aykırı eylemleri nedeniyle müvekkil şirket nezdinde maddi zarar doğduğunu, davacı tarafın müvekkilinin sipariş ettiği ürünlerin bedelini ödemeyi, davalı şirketin ise sipariş edilen ürünleri anlaşılan zamanda ve kalitede üretmeyi yüklendiğini, ancak müvekkilinin şirket sipariş ettiği ürünlerin bedellerine ilişkin tüm ödemeyi yaparak üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmiş olmasına rağmen karşılığında anlaşılan adet ve kalitede ürün teslim edilmediği gibi, ayıplı olarak üretilen ürünlerin tespit edildiğini, tarafların 2.600 adet triko ürünün üretilmesi konusunda anlaştıklarını, müvekkilinin 25/05/2022 tarihli mailinde davalı şirkete ".... Pantolon modelleri maliyet tabloları ektedir." şeklinde açıklama ile mail göndermiş olup, taraflar arasındaki süre gelen ticari ilişkiye dayanarak işbu mail ekindeki maliyet tablosuna uygun olarak 2.600 adet ürünün üretilmesini istediğini, ürünlerin anlaşılan sürede üretilmediğini ve temerrüde düşülmek suretiyle müvekkil şirketin zor durumda bırakıldığını, müvekkilinin yaptığı kontrollerde hata ve eksiklik tespit etmesi sebebiyle davalı şirkete belli aralıklarla mail ve ... üzerinden gerekli uyarı ve geri bildirimde bulunmuş olduğunu, ayrıca .... tarafından ürünlere ilişkin kontrolde fark edilen hata ve ayıplar da müvekkili şirkete mail aracılığıyla bildirildiğini, ürünlerde; “kemerlerde dokuma hatası, etiketlerde hata, kapşon dikişlerinde hata, iplik temizliğinin düzgün yapılmaması, cep dikişlerinde hata, 400 adet üründe ütü-paket işlemlerinin yapılmaması, 178 adet ürünün ikinci kalite olması gibi eksik ve ayıpların olduğunu, davaya konu ürünlerin makul sürede üretilmediğini ve geciktiğini, müvekkilinin bu nedenle ticari faaliyetleri ve anlaşma sağladığı işlerinin sekteye uğradığını ve marka güvenilirliği ve saygınlığının zarar gördüğünü, bu nedenle müvekkilinin .... 'i daha fazla bekletmemek ve söz verdiği şekilde teslimleri gerçekleştirmek için davalı şirketten geç de olsa anlaşılan şekil ve kalitede ürün tesliminin gerçekleştirilmesini istediğini, anlaşılan ve ödemesi yapılan 2.600 adet ürün yerine 2.222 adet ürün üretildiğini ve bunların da yalnızca 2.044 adedinin nihai müşterilerine fatura edilebildiğini, ancak müvekkilinin 2.600 adet ürün için ödeme yaptığını, davalı şirketin ise 378 adet eksik ürettiğini, bu ürünlerin içerisinde ikinci kalite üretildiğinden imha edilmek zorunda kalınan 178 adet ürün bulunduğunu, ayrıca ütü-paket işlemleri yapılmayan 400 adet ürün olduğunun tespit edildiğini, 400 adet ürünün ise ütü-paket işlemleri başka bir firmaya bedel ödenerek yaptırıldıktan sonra satışının yapılabildiğini, müvekkilinin 2.600 adet ürünüm teslimi için anlaşılmışken 2.044 adet ürün teslim edebildiğini, davalı tarafa ödemesi yapılan 556 adet ürünün fatura edilemediğini (378 adet eksik + 178 adet ikinci kalite ürün) , açıklanan nedenlerle müvekkilinin cari hesaptan kaynaklanan 50.000-TL alacağının ve sözleşmeye aykırılık sebebiyle meydana gelen maddi zararlarının tazmini için şimdilik 1.000-TL'nin dava tarihinden itibaren hesaplanacak aylık faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT:
-Davalı tarafa dava dilekçesi, ekleri ve tensip tutanağı usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafça cevap süresinin dolmasından sonra cevap dilekçesinin ibraz edildiği, davalının cevap dilekçesinde özetle davanın reddini talep ettiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, davacı tarafın cari hesap alacağının ödenmediği ve davalı tarafın taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı davranarak davacı tarafı zarara uğrattığı iddiası ile alacak istemi ile zararın tazmini istemine ilişkindir.
-Mahkememizce vergi dairesi kayıtları celp edilmiş, tarafların ticari defter ve belgelerin incelenmiş, keşif icra edilmiş ve taraf delilleri toplanmıştır.
-Tarafların iddia ve savunmaları nazara alındığında taraflar arasında 2.600 adet triko ürünün üretilmesi konusunda bir sözleşmenin bulunduğu ihtilafsızdır. Somut olayda davacı tarafın iddiası 2.600 adet ürünün üretilmesi kararlaştırılmış olmasına rağmen davalı tarafça yalnızca 2.222 adet ürün üretildiği ve yine bu ürünlerden 2.044 adetinin dava dışı şirkete teslim edilebildiği, kalan ürünler yönünden eksik ve ayıpların bulunduğu hususlarına dayanmaktadır.
-Davalı tarafın yargılama sırasındaki beyanlarında 2.600 adet olarak kararlaştırılan ürünlerden 2.482 tanesinin davacı yana teslim edildiğini, adet 118 adet ürünün ise bildirim yapılmasına rağmen davacı tarafça teslim alınmadığını iddia etmiştir.
-Taraflar arasındaki uyuşmazlığın eser sözleşmesi kapsamında değerlendirilmesi ve bu doğrultuda ilkelerin somut olaya uygulanması gerekmektedir.
-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 470. maddesinde “yüklenicinin bir eser meydana getirmesi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşme” olarak nitelendirilmiş, sözleşmenin tarafları yüklenici ve iş sahibi olarak isimlendirilmiştir.
-Sözleşmeye ilişkin bu temel unsurlar yanında her sözleşme türünün kendine özgü unsurları bulunmaktadır. Eser sözleşmesinin de kendine özgü olan iki temel unsuru vardır. Bunlar eser ve bedeldir. Bu sözleşme ile bir taraf (yüklenici) istenen özellikle sonucu (eser) meydana getirmeyi, diğer taraf (iş sahibi) ise bu çalışma karşılığında ivaz ödemeyi (bedel) üstlenmektedir.
-Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, 6098 sayılı TBK'nın 474-478. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Ayıp eserde olması gereken lüzumlu vasıfların veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların eksikliğini ifade etmektedir.
-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun eserin kabulü başlıklı 477. Maddesinde, eserin açıkça veya örtülü kabulünden sonra yüklenicinin her türlü sorumluktan kurtulacağı, ancak yüklenici tarafından kasten gizlenen ve usulüne uygun gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek ayıplar için yüklenicinin sorumluluğunun devam edeceği düzenlenmiştir.
-Eserin teslimi ve kabulü ayrı kavramlardır. Eserin teslimi sözleşmenin konusu olan işlerin iş sahibine verilmesi-teslim edilmesidir. Yüklenici teslim ile sözleşme ile üstlendiği edimi ifa etmiş olur ancak sözleşmeden doğan yükümlülüklerinden kurtulmaz. Yüklenicinin sorumluluktan kurtulması teslim edilen eserin iş sahibi tarafından açıkça ya da örtülü kabulü ile olur.
-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 474/1 maddesinde; "İş sahibi eserin teliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz, eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır. " hükümlerine yer verilmiştir. Eski Borçlar Kanunu'nda da benzer şekilde düzenlemeye verilmiştir.
-Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir.
-6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir.
-Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir.
-Mahkememizce icra edilen keşif akabinde tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesi, taraflar arasında fatura ve cari hesaba konu edilen 2.600 Adet trikoya ilişkin teslimi yapılmadığı iddia edilen 378 adet ürünün keşif mahallinde yer alıp almadığı, varsa bu ürünlere ilişkin davalı tarafça teslim işleminin eksiksiz yerine getirilip getirilmediği, davalı tarafça teslim edildiği belirtilen 178 adet ürünün keşif mahallinde yapılan incelemeler ve dosyadaki bilgi ve belgeler ile bağlı kalmak kaydı ile ayıplı olup olmadığı, varsa bu ürünlerin taraflar arasındaki anlaşmaya uygun olarak üretilip üretilmediği, davacı tarafın ürünün ikinci kalitede olduğuna ilişkin iddialarının yerinde olup olmadığı, varsa bu kapsamda davacı tarafın talep edebileceği indirim bedelinin belirlenmesi, davacı tarafın dava dilekçesinde yer verdiği ütü-paket işlemi yapılmamış 400 adet ürünün keşif mahallinde yapılan incelemeler ve dosyadaki bilgi ve belgeler ile bağlı kalmak kaydı ile ütü-paket işleminin yapılıp yapılmadığı, taraflar arasında böyle bir anlaşmanın bulunup bulunmadığı, taraflar arasında bu yönde bir anlaşma yok ise benzer ticari işler kapsamında ütü-paket işlemlerinin yapılması hususunun bir teamül bulunup bulunmadığı, varsa bu kapsamda davacı tarafça sunulan belgelerle bağlı kalınmak kaydı ile davacı tarafça yapılan masrafların piyasa rayiçleri doğrultusunda belirlenmesi, nihai olarak dava/takip tarihi itibariyle taraflar arasındaki alacak borç durumunun belirlenmesi amacıyla dosya SMMM bilirkişi ile tekstil mühendisi bilirkişide oluşan heyete tevdi edilmiş, düzenlenen raporda özetle; ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin kontrolü yapıldığında; Davacı tarafın yasal fiziki
tasdikleri ile yasal e-defter beratlarının uygun olduğu görülmüştür. Davalı taraf, fiziki tasdiklerinin
uygun olduğu, defter kayıtlarının defterlerinin birbirini doğrulama şartı ve sahibi lehine delil olma şartını sağladığı, davalı tarafın avans, kısmi veya tam bir cari hesap son bakiyesi bedeli ödemesi yaptığını gösterir bir
belge mevcut olmadığı, davacı tarafın yevmiye defterlerinde cari hesap son bakiyesi bedellerinin ödendiğini gösteren bir
kayda rastlanılmadığı, faturaların tesliminin gerçekleştiği ve açık faturalar
olduğu, Davacı ve Davalı tarafların Form BA-BS kayıtlarında dava konusu alacaklara ait faturaların görüldüğü, bilirkişi incelemesine 1 adet .... model bej kazak ve 1 adet ... model bej pantolon
sunulduğu, incelemeye sunulan 2 adet ürünün pas lekesi ve dikiş açılması hataları nedeniyle ayıplı
olduğu, pas lekesi ve dikiş açılması ayıplarının çıplak gözle incelemeyle anlaşılabilecek açık ayıp
olduğu, 2 adet ürünün ayıplı olması tekstilde kabul edilebilir fire kapsamında olduğu, 2 adet ürünün
ayıplı olmasının diğer ürünlerin de ayıplı olduğunu göstermeyeceği, 2 adet ürün dışında başka
herhangi bir ürünün ayıplı olduğunu gösteren tarafsız kişi veya kurumlarca düzenlenmiş tespit raporu
da sunulmadığından davacının ayıp iddiasının ispata muhtaç olduğu,
davalının ütü paket işçiliğini yapmadığı 400 adet ... model triko pantolonun kemer söküm,
montaj ve ütü paketi işçiliği için davacının ... – ... Tekstil’e 14.336,00 TL ödediği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, tarafların bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını ibraz ettikleri görülmüştür.
-Mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.
-Mahkememizce davalı vekiline davacıya teslim edildiğini belirttiği 2482 adet ürünün teslimine ilişkin bilgi ve belge asıllarını ibraz etmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş, davalı tarafça kesin süre içerisinde beyan dilekçesi ve eklerinin ibraz edildiği görülmüştür.
-Tarafların iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre Mahkememizce yapılan değerlendirmede, yukarıdaki açıklamalar da yer verildiği üzere taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında 2.600 adet trikonun üretiminin kararlaştırıldığı ve davalı tarafın yüklenici sıfatıyla bu ürünlerin üretimini üstlendiği kuşkusuzdur.
-Yine davacı tarafın iddia ve savunmalarında bu ürünlerden 2.222 adetini teslim aldığını kabul ettiği görülmektedir. Davalı taraf ise iddialarında 2.482 adet ürünü teslim ettiğini ve fakat kalan 118 adet ürünün davacı tarafça teslim alınmadığını iddia etmektedir.
-Bu kapsamda davacı tarafın ikrar ve kabul içeren beyanları ile bilirkişi raporundaki fatura ayrıntılarında yer aldığı üzere toplam 2.258 adet ürünün dava dışı ... 'e teslim edildiği sabittir. Bunun yanında 178 adet ürünün de 2. Kalite olması nedeniyle imha edildiği, bu haliyle davacı tarafın davalı yandan 2436 adet ürünü teslim aldığı görülmektedir. Açıklanan nedenlerle davalı yüklenicinin 2436 adet ürünün teslimi yönünden ayrıca bir ispat külfetinin bulunmadığı kuşkusuzdur.
-Her ne kadar davacı tarafça teslim alınan ürünlerden 178 adetinin 2. Kalite olması nedeniyle ayıplı olduğu ve dava dışı şirkete teslim edilemediği iddia edilmiş ise de mahkememizce icra edilen keşif esnasında davacı tarafça iş bu ürünlerin incelemeye sunulmadığı görülmektedir. Yine tarafların defter ve kayıtlarında bu hususta düzenlenmiş ve usulüne uygun şekilde kaydedilen bir belgeye rastlanmamıştır.
-Bunun yanında ayıplı olduğu iddia edilen ürünler üzerinde teslimden sonra adli merciler tarafından yapılmış bir delil tespiti ya da inceleme dosyaya ibraz edilmemiştir.
-Yukarıdaki açıklamalarda ayrıntılarına yer verildiği üzere, davalı yüklenicinin taraflar arasındaki sözleşme doğrultusunda 2.436 adet ürünü davalı tarafa teslim etmiş olup, bu noktadan sonra eserin eksik ya da ayıplı olması nedeniyle yükleniciye iade edildiğinin davacı iş sahibi tarafından ispat edilmesi gerekmektedir. Ancak davacı yüklenici tarafından ayıplı olduğu iddia edilen 178 adet ürün yönünden ayıbın varlığını ispata elverişli bir delil dosyaya ibraz edilmemiştir.
-Yine davacı yüklenicinin iddia ve savunmalarında 400 adet ürünün teslim edilmesine rağmen, davalı yüklenici tarafından ütü-paket işlemlerinin yapılmadığı iddia edilmektedir. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı gibi, davalı tarafından üretim dışında ütü paket işlemlerini üstlendiğine dair bir belge de dosyaya ibraz edilmemiştir. Bilirkişiler tarafından yapılan tespitlerde de yer aldığı üzere bu hususta bir ticari teamül bulunmadığı görülmektedir. Yine davacı tarafça bu hususta bir tespit yaptırılmadığı gibi, yalnızca dava dışı 3. Kişi tarafından her zaman düzenlenebilecek nitelikte olan fatura ibraz edilmiştir. Bu haliyle davacı tarafın bu yöndeki iddialarını ispat edemediği Mahkememizce kabul edilmiştir.
-Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda davalı yüklenici tarafından davacı yana 2436 adet ürünün teslim edildiği, iş bu teslim edilen ürünler yönünden davacı tarafın ayıp ve eksik iddialarını ispatlayamadığı, davalı tarafın 2.482 adet teslim iddiaları ile arada oluşan farkın sektörel açıdan kabul edilebilir düzeyde olduğu, davacı tarafından yapılan ödemelerin teslim alınan ürünler ile orantılı olduğu, ürünler incelemeye sunulmadığından bu hususta bir değer tespitinin yapılamayacağı, ticari defter kayıtlarına göre cari hesap kapsamında davacının yaptığı fazladan ödeme bulunmadığı, davacı tarafın teslim tarihinin geciktiği yönündeki iddialarının ise yazılı bir sözleşme ile belirlenen vade tarihinin bulunmaması, vade tarihinin bulunmadığı hallerde ihtar ile temerrüde düşürülmesi gerekirken bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle yerinde olmadığı anlaşılmakla, davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİ ile;
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin olarak yatırılan 870,96-TL harçtan mahsubu ile bakiye 443,36-TL harcın davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Büyükçekmece Arabuluculuk bürosunun .... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
7-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,
Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/07/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır