T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/661 Esas
KARAR NO : 2024/1259
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/07/2023
KARAR TARİHİ : 06/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 20/01/2025
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında arasında 14 Ocak 2019 tarihinde satış sözleşmesi akdedildiğini, bu satış sözleşmesiyle 1 adet 2 Nozullu 5-30 Lt Debimetreli Dolum Makinası, 1 adet 4.500 mm Endüstriyel Paletli Konveyör, 1 adet Kapak Sıkma Ünitesi, 1 adet Tek Taraflı h: 250mm Etiketleme Ünitesi satın alındığını, satın alınan makinada sorunlar ortaya çıktığını, davalı taraf ücreti mukabil makinada dolum hattı revizyonu yaptığını, davalı tarafça 31.08.2022 tarihinde kesilen fatura ile müvekkilinin KDV dahil toplam 10.030,00 USD ödeme yapılacağına dair anlaşıldığını ve kur üzerinden TL'ye çevrilerek ödeme yapıldığını, ancak makinenin sürekli sürekli arıza vermeye devam ettiğini, verimli çalışmadığını, müvekkilinin pek çok kez servis hizmeti talep ettiğini, davalı yanca müdahale edilmişse de makina 1-2 gün gibi çok kısa bir zaman diliminin ardından tekrar arızalandığını, bu durumun birçok kez tekrar ettiğini, tekrar servis talep edildiğinde ise “Şehirde dışındayız, çok yoğunuz, müsait değiliz.” gibi mazeretlerle servis hizmeti verilmediğini, davalı şirkete Bakırköy .... Noterliğinden 01.02.2023 tarihinde .... yevmiye numaralı ihtarname çekildiğini, çekilen ihtarname ile Türk Borçlar Kanunu'nun '' Ayıptan sorumluluk '' başlıklı 219.Maddesi uyarınca müvekkilin sahip olduğu yasal haklar hatırlatılarak müvekkile satılan makinelerle ilgili 31.08.2022 tarihinde yapılan tamiratta takılan parçanın geri alınmasını ve davalıya ödenen parça bedelinin iadesinin talep edildiğini, müvekkilinin deliller yok olmadan kayıt altına alınması ve sahip olduğu yasal hakları kullanması için HMK m. 400 vd. gereğince delil tespiti için İstanbul Anadolu ... Sulh Hukuk Mahkemesine başvurmuş ve .... D. İş dosyasıyla beraber mahkeme eliyle delil tespiti yaptırdığını, bilirkişi tarafından 06.03.2023 tarihinde yerinde inceleme yapılarak: "Makine aksamlarının bazılarında çürüme ve küf oluşumları meydana geldiği, dolum ünitesi debimetresinin giriş ve çıkışlarında farklı iç çapa sahip boru montajı yapıldığı, keşif esnasında dolum ünitesinin arızalı olduğunu, konveyör hattı ile debi metre kapasitelerinin uyumsuz olduğu belirtilmiş ve bu durumlar nedeniyle çok sık arızalar meydana geldiği tespit edilmiştir." Şeklinde rapor düzenlendiğini, raporda yapılan tespitten de anlaşılacağı üzere satın alınan makinanın arızalı olduğu, davalı tarafça yapılan revizyonun hatalı olduğu, farklı çapta boru montajı yapıldığı, debimetre kapasitelerinin uyumlu şekilde yapılmadığı, makinanın ve verilen servis hizmetinin de ayıplı olduğunun sabit hale geldiğini, incelemeler ve bilirkişi raporu ile müvekkili şirkete satılmış olan makinelerin tamiratı için takılan parçanın standartların çok altında bir kalitede oldukları, hatalı olduğu, ayıplı olduğunun net olarak anlaşılmış ve müvekkili şirketin maddi olarak zarara uğramış olduğunu, açıklanan nedenlerle ... Makina A.Ş. Tarafından 14.01.2019 tarihli sözleşme ile müvekkil şirkete satılan makinelerle ilgili 31.08.2022 tarihinde yapılan tamiratta takılan parça bedelinin şimdilik 100 USD'sinin 31.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davacı şirkete 14 Ocak 2019 tarihlisatış sözleşmesi ile 1 adet 2 Nozullu 5-30 Lt Debimetreli Dolum Makinası, 1 adet 4.500 mm Endüstriyel Paletli Konveyör, 1 adet Kapak Sıkma Ünitesi, 1 adet Tek Taraflı h: 250mm Etiketleme Ünitesi satıldığını, bu makina 2019 tarihinden 2022 yılı ağustos ayına kadar sorunsuz kullanıldığını, bu dönem zarfında müvekkil firma tarafından davalı şirkete defalarca makinaların günlük temizlik ve bakımının yapılmasını, zira makinanın asitle çalışmakta olduğunu, makinanın asitle temas halinde olması sebebiyle mutlaka günlük temizlenmesi ve bakımımın yapılması gerektiğinin söylendiğini, ancak davalı şirketin buna uymadığını, bu süreçte makinayı hor kullandığını, günlük bakımlarını yapmadığını, bu haliyle ağustos 2022 yılına kadar sorunsuz çalıştığını, davalı şirket tarafından makinanın günlük temizlenmemesi ve bakımlarının yapılmaması sebebiyle makinaların randımanı düşmüş ve çalışamaz hale gelmiş olduğunu, davalı şirketin makinaların bazı parçalarını değiştirmeye karar verdiğini, davacı şirket makinalar üzerinde bir revizyon yapmadığını, sadece bozulan parçaları değiştirmek istemiş ve bu taleple müvekkil şirketten bahsi geçen parçaları aldığını, müvekkilinin 10 yıl süreyle yedek parça ve teknik bakım hizmeti vermeyi taahhüt etmiştir ve taahhütleri kapsamında yedek parça sattığını, davacı müvekkil firmanın pek çok kez servis hizmeti talep ettiğini, talep uyarınca bakıma gelindiğini, servis hizmeti verildiğini açıkça dilekçelerinde kabul ettiklerini, ancak bu durumun bir çok kez tekrarlandığını, tekrar servis talep edildiğinde ise "şehir dışındayız, çok yoğunuz, müsait değiliz" gibi mazeretlerle servis hizmeti verilmediği iddia ettiğini, davacının bu iddiasının gerçek olmadığını, garanti süresi içerisinde makinelerin hemen hemen hiç arıza vermediğini, servis için çağrılmadıklarını, ancak ilerleyen zamanlarda makinanın yıpranması, yedek parça ve teknik bakım gerektirmesi sebebiyle garanti süresinin bitiminden sonra ancak yedek parça ve teknik bakım hizmeti süresi içerisinde SERVİS HİZMETİ ve BAKIM İÇİN çağrıldığını, müvekkilini itinayla bu hizmet ve bakımı ifa ettiğini, davacı 31.08.2022 tarihinde müvekkil firmadan yedek parça almış ve servis hizmeti görerek kullanmaya başladığını, taraflarınca gıyaplarında yapılan incelemeye ve düzenlenen rapora itiraz edildiğini, firmalarının teknik çalışanlarının da hazır bulunduğu bir incelemenin makina imalatı konusunda uzman bir bilirkişi marifetiyle yeniden inceleme yapılması taleplerinin sonuç vermediğini, incelemelerin eksik ve hatalı olduğunu, makine üzerinde parçalar değişmiş ise de boyut ve şekil olarak farklı parçalarla değiştirilmediğini, değişen parçaların tamamının aynı boyutta ve çapta olduğunu, 2019 yılından beri kullanılan makinanın bazı parçalarının yıpranması ve kullanılamaz hale gelmesi sebebiyle bu parçalar aynı boyut ve ebatlarda ancak daha kaliteli malzemelerle değiştirildiğini, teknolojiye bağlı olarak daha kaliteli malzemelerden yapılan parçalar takıldığını, dolayısıyla parçaların değiştirilmesinin bu arızalara sebep olmadığını, olmasının da mümkün olmadığını, zira 2019 dan beri bu makinaların sorunsuz bir şekilde çalıştığını, debimetrenin sağlıklı gramaj sayabilmesi için debimetrenin içi ürünle dolu olması gerektiğini, içinde sıkışacak şekilde ürünle dolu olması gerektiğini, delil isteyen pompa sonrasındaki hava tankını kullanmamış olmaları nedeni ile debimetre hatalı saymaya sebep olduğunu, tespit isteyenin ısrarla hava tankını kullanmadığını, açıklanan nedenlerle davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana bırakılmasını iddia ve talep ettiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, taraflar arasında 14/01/2019 tarihli sözleşme ile davacı tarafa satışı yapılan ve davacı tarafa teslim edildiği ihtilafsız olan 1 adet 2 nozullu 30 litre dolum makinesi, 1 adet 4500 mm endüstriyel paletli konveyör, 1 adet kapak sıkma ünitesi, 1 adet tek taraflı etiketleme ünitesinin ilgili makinede dolum hattı revizyonu yapıldığı, bu süreçte verimli çalışmaması nedeniyle birden fazla kez servis talep edildiği ve bu kapsamda sözleşme kapsamındaki makineye 31/08/2022 tarihli revizyonda takılan parçanın ayıplı olduğu iddiası ile parça bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
-Mahkememizce servis kayıtları, İstanbul Anadolu .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin .... Değişik İş Sayılı Dosyası celp edilerek dosya arasına alınmış, keşif icra edilmiş, taraf delilleri toplanmıştır.
-Tarafların iddia ve savunmalarının incelenmesinde; davacı ile davalı arasında 14/01/2019 tarihli satış sözleşmesi uyarınca 1 adet 2 Nozullu 5-30 Lt Debimetreli Dolum Makinası, 1 adet 4.500 mm Endüstriyel Paletli Konveyör, 1 adet Kapak Sıkma Ünitesi, 1 adet Tek Taraflı h: 250mm Etiketleme Ünitesi'nin satışının yapıldığı ihtilafsızdır.
-Davacı tarafın dava dilekçesindeki iddialarının incelenmesinde ilgili makinelerde dolum hattı revizyonu yapıldığı, bu süreçten verimli çalışmaması nedeniyle birden fazla kez servis talep edildiği ve sözleşme kapsamında makineye 31/08/2022 tarihli revizyonda takılan parçanın ayıplı olduğu iddiası ise parça bedelinin tahsilini talep ettiği görülmektedir.
-Her ne kadar yargılama sürecinde sözleşme kapsamında makinenin ayıplı olduğu iddia edilerek bu yönde inceleme yapılması talep edilmiş ise de davacı tarafın dava dilekçesinde 31/08/2022 tarihli revizyonda takılan parçanın ayıplı olduğu iddiası ile parça bedelinin tahsilini talep ettiği, yine davacı tarafın dava dilekçesinde yer verdiği ihtarnamede 31/08/2022 tarihli revizyondaki parça bedelinin ayıplı olduğu iddiası ile iade talep ettiği anlaşılmakla, bu doğrultuda inceleme yapılarak sonuca gidilmiştir.
-Mahkememizce ön inceleme duruşmasında; davacı vekiline davalı taraftan servis talebinde bulunulduğuna ilişkin ve bu servis talebine dayanak olan bilgi ve belgeleri ibraz etmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde beyanda bulunulmaması halinde bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtarına, taraf vekillerine dava konusu makineye yapılan bakımlara ilişkin 31/08/2022 tarihinde yapıldığı belirtilen revizyon kapsamında yapılan işlere veya davalı tarafından davacı tarafa bozulan parçalar kapsamında satışı yapıldığı iddia edilen parçalara ilişkin bilgi, talimat ve faturalar ile bu kapsamda düzenlenen servis kayıtlarını ibraz etmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde ibraz edilmemesi halinde bu hususta tekrar delil bildirme haklarından vazgeçmiş sayılacağının ihtarına karar verilmiş, tarafların verilen sürede bir kısım belge ve delilleri dosyaya ibraz ettiği görülmüştür.
-Tarafların yukarıda yer verilen iddia ve savunmaları naza alınarak; 31/08/2022 tarihli revizyonda takılan parçanın ayıplı olup olmadığının irdelenmesi amacıyla keşif icra edilmiş, keşif mahallinde yapılan incelemeler ve tespit dosyası nazara alınarak tarafların ticari defter ve belgelerinin incelenmesi, taraflar arasındaki 14/01/2019 tarihli sözleşme ile davacı tarafa satışı yapılan ve davacı tarafa teslim edildiği ihtilafsız olan 1 adet 2 nozullu 30 litre dolum makinesi, 1 adet 4500 mm endüstriyel paletli konveyör, 1 adet kapak sıkma ünitesi, 1 adet tek taraflı etiketleme ünitesinde yapılan revizyonların tarafların iddia ve savunmaları ile dosyada mevcut delil tespiti raporu kapsamında belirlenmesi, ilgili makinelerde yapılan revizyonların taraflar arasındaki anlaşmaya uygun olup olmadığı, dosyaya sunulan servis kayıtları ve taraflarca verilen talimatlar doğrultusunda ilgili tamirat ve/veya revizyon kapsamında davalı tarafça yapılan işlemlerin ilgili makineye ve davacının talimatlarına uygun olup olmadığı, yaşanan arızaların davalının iş ve işlemleri veya davacı tarafın talimatlarından kaynaklanıp kaynaklanmadığının belirlenmesi, davalı tarafça yapılan tamirat ve revizyonlarda ortaya çıkabilecek sorunlar yönünden basiretli bir tacir sıfatıyla davacı tarafa gerekli uyarı ve bilgilendirmelerin yapılıp yapılmadığı, yine davalı tarafın iddiaları nazara alınarak varsa ilgili revizyon ve/veya tamirat nedeniyle kaynaklanan sorunların/arızaların davacının bakım ve kullanımındaki ihmallerinden kaynaklanıp kaynaklanmadığının belirlenmesi, neticeten dava dilekçesinde iddia edilen 31/08/2022 tarihli tamirat / revizyonda takılan parçanın iadesini gerektirir bir husus olup olmadığı ile bu kapsamda davacı tarafın talep edebileceği parça bedelinin belirlenmesi amacıyla dosya 2 makinesi mühendisi ve 1 SMMM bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilerek rapor düzenlenmesi istenmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 10/01/2024 tarihli raporda özetle; davacı şirketin 6102 sayılı T.T.K. nun ilgili maddeleri ile ilgili 222. md.ne göre 2029-2020 yıllarına ait Ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarını zamanında yaptırdığı, dolayısıyla, T.T.K.'nun amir hükümlerine göre, davacı şirketin Ticari Defterleri lehine delil teşkil ettiği, davalı şirketin ise 2019-2020 yıllarına ait ticari defterlerinin açış onaylarınız zamanında yaptırdığı, kapanış tasdikine tabi olan yevmiye defterinin kapanış onayını yaptırmadığı, dolayısı ile davalı şirketin Ticari Defterleri lehine delil teşkil edip etmediği hususundaki takdirin mahkemeye ait olduğu, davacının, revizyonun hatalı olduğunu iddia ettiği ve yapılan tamiratta takılan parçanın geri alınmasını ve ödenen parça bedelinin iadesini talep ettikleri 31.08.2022 tarihli revizyon ve diğer tarihli (20/07/2022, 02/02/2022, 24/09/2020) revizyonlar incelendiğinde, ağırlıklı olarak nozul ve kapsamını içeren revizyonların olduğunun görüldüğü, makinanın ve verilen servis hizmetinin ayıplı olduğunun iddia edildiği,11.12.2023 tarihli keşifte, nozullerin yerinde olmadığı görülmüş ve davacı taraf nozulların nerede olduğunu bilmediklerini beyan ettikleri, bu nedenle, 31/08/2022 tarihli tamirat / revizyonda takılan parçanın iadesini gerektirir bir husus olup olmadığı değerlendirilemediği, nozullerin yerinde bulunmaması nedeniyle bir değerlendirme yapılamadığı, bu esnada dolum hattının çalıştırılması istenmiş ve hattın sorunsuz çalıştığının görüldüğü; davalının cevabında, satılmış olan makinaların 2019 tarihinden 2022 yılı ağustos ayına kadar sorunsuz çalıştığını, makinalar asitle çalıştığı için aside en dayanıklı madde olan PVC ile üretildiğini, makinanın asitle temas halinde olması sebebiyle, günlük temizlik ve bakımının yapılmasını gerektiği konusunda davacı tarafın uyarıldığını, davacı tarafın bu uyarıları dikkate almadığını, bu süreçte makinaların hor kullanıldığını ve günlük bakımlarının yapılmadığını, garanti süresi içerisinde makinaların hemen hemen hiç arıza vermediğini, garanti süresi döneminde servis için çağırılmadıklarını iddia ettikleri, davalı devamında, makina üzerinde parçalar değiştirilmişse de boyut ve şekil olarak farklı parçalarla değiştirilmediğini, dolayısıyla parçaların değiştirilmesinin bu arızalara sebep olmadığını, debimetrenin sağlıklı gramaj sayabilmesi için debimetre içinin ürünle dolu olması gerektiğini, pompa sonrası hava tankı kullanılması gerektiği konusunda gerekli uyarılar yapılmasına rağmen konu davacı tarafın sistemde hava tankı kullanmadığının iddia edildiği; sözleşme tarihi 14/01/2019 olan makinaların revizyonu 24/09/2020 tarihinde başladığı, 24/09/2020 tarihli revizyon içeriği incelendiğinde (Tablo 4, 4.madde), nozul kapsamlı revizyonlar da görülmekte, davalı yukarıda özetlenen uyarıları yaptığını iddia etmekte olup, ancak makine tesliminde veya sonrasında makinalarla ilgili KULLANIM KLAVUZU, revizyon süreçlerinde veya öncesinde kullanımda alınması gereken tedbirleri davacı tarafa bildiren TUTANAK, BİLGİ NOTU, EMAİL, WHASUP/MESAJ vb bir belgeye rastlanmamış olup, davalı yukarıda özetlenen uyarı iddialarını DELİLLENDİREMEMİŞ, SOMUTLAŞTIRAMAMIŞ olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Düzenlenen rapor akabinde Mahkememizce davalı vekiline bilirkişi raporunun 7. Sayfasında yer alan servis formlarının okunaklı birer suretini sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde ilgili belgelerin sunulmaması halinde bu hususta tekrar delil bildirme hakkından vazgeçmiş sayılacağının ihtarına karar verilmiş, davalı tarafça teknik servis formlarının ibraz edilmesi akabinde dosyanın daha önce rapor veren bilirkişi heyetine tevdi edilerek dosyada mevcut tespit dosyasında yer alan tespit ve değerlendirmeler dikkate alınarak ve yalnızca 31/08/2022 tarihinde yapılan revizyon ile bağlı kalmak kaydıyla; revizyon sırasında takılan parçaların ayıplı olup olmadığı, takılan parçanın makinenin olağan çalışma akışına ve/veya revizyon ile elde edilmek istenen yararı sağlayacak nitelikte olup olmadığı, yine bu parçanın taraflar arasındaki fatura ve piyasa rayiçleri dikkate alınarak değerinin tespiti ile tarafların ticari defter ve belgelerinde 31/08/2022 tarihli revizyon yönünden alacak borç kaydının bulunup bulunmadığı hususlarının tespit edilerek ek rapor düzenlenmesinin istenmesine karar verilmiş, düzenlenen 17/04/2024 tarihli ek raporda özetle; 11.12.2023 tarihli keşif sürecinde nozullerin yerinde olmamaması nedeniyle bir değerlendirme yapılamamış, dolum hattında/ konveyör sisteminde ise herhangi bir ayıba rastlanmadığı,31/08/2022 tarihli genel revizyon ve kapsamı incelendiğinde, olağan çalışma akışına katkı yapacağı ve uygun olduğu, 31/08/2022 tarihli revizyon TL karşılığının, 16.04.2024 itibariyle 336.303,0936 TL olabileceği, tarafların ticari defter kayıtlarında 31.08.2022 tarihli revizyon faturası yönünden herhangi bir borç-alacak bakiyesinin kalmadığı, revizyon faturaları bedelinin tamamının ödendiğinin tespit edildiğinin bildirildiği görülmüştür.
-Ek raporun incelenmesi akabinde Mahkememizce davalı şirkete davacı tarafın 29/02/2024 tarihli dilekçesi ekinde sunduğu bilgi ve belgeler ile dava konusu nozulların davalı yana teslim edildiği iddialarına ilişkin beyanda bulunmak üzere tebliğden itibaren 2 haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş, kesin süre içerisinde sunulan beyan dilekçesinde; "davacı tarafça müvekkil firmaya bakım yapılmak üzere teslim edilen nozulların davacı firmaya teslim edildiği, müvekkilinin nozulların davacı teslim edildiğine ilişkin belgeyi bulamadıklarını, bu sebeple bu belgeyi ibraz edemediklerini, İstanbul Anadolu ..... Sulh Hukuk Mahkemesince .... D. İş dosyasıyla delil tespiti yapılmış olup, tespitin yapıldığı tarih itibariyle nozulların makinalarda bulunup bulunmadığı hususun tespiti açısından keşif esnasında çekilen ve bilirkişi raporunu eklenen resimlerin net şekilde celbini talep ettiklerini" bildirdiği görülmüştür.
-Sunulan bilgi ve belgeler kapsamında dosyada mevcut değişik iş tespit dosyasında yer alan fotoğraflar ve tespitlerde davaya konu nozulların, tespit anında bulunup bulunmadığı, tespit anında mevcut ise ilgili nozulların fotoğrafları üzerinden inceleme yapılıp yapılamayacağı, inceleme yapılamıyor ise buna ilişkin teknik gerekçelerin açıklanması, ilgili tespit dosyasında yer alan bilgi ve belgelere göre 31/08/2022 tarihinde yapılan revizyon kapsamında bir ayıbın bulunup bulunmadığı, varsa revizyon kapsamında takılan parçanın makinenin olağan çalışma akışına ve/veya revizyon ile elde edilmek istenen yararı sağlayacak nitelikte olup olmadığı hususların tespiti, bu hususlar tespit edilemiyor ise teknik gerekçelerine yer verilerek bu doğrultuda ek rapor düzenlenmesi düzenlenmesi amacıyla dosya yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 12/10/2024 tarihli ek raporda özetle; .... d.iş kapsamında sunulan resimler üzerinden (yani nozul geometrisi üzerinden) nozuller hakkında ve görevini ifa edip edemeyecekleri hususlarında teknik değerlendirme yapılamayacağı;,.... D.İş tespit raporu değerlendirmelerinden yola çıkarak, 3/08/2022 tarihinde yapılan revizyon kapsamında bir ayıbın bulunup bulunmadığı ve revizyon kapsamında takılan parçanın makinenin olağan çalışma akışına ve/veya revizyon ile elde edilmek istenen yararı sağlayacak nitelikte olup olmadığı hususlarında tespit/değerlendirme yapmanın mümkün olmadığı görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda 14/01/2019 tarihli sözleşme kapsamında makinelerin satışının yapıldığı, yine iş bu makineler üzerinden farklı tarihlerde revizyonların yapıldığı sabit olup, davacı tarafın somut talebi 31/08/2022 tarihli revizyona dayanmaktadır.
-Somut olayda davacı iş sahibi yapılan revizyonda takılan nozulun ayıplı olduğunu ileri sürmekte, buna karşılık olarak davalı yüklenici davacının makineyi hor kullandığını, bakımların talimatlara uygun olarak yapılmadığını, makineler üzerinde revizyon yapmadığını yalnızca bozulan parçaların değiştirilmesi istendiğinden bahsi geçen parçaları yedek parça ve teknik bakım kapsamında hizmet verildiğini, servis hizmetinin görülmesi neticesinde parçaların davacı tarafça kullanıldığını iddia etmiştir.
-Bu kapsamda öncelikli olarak taraflar arasındaki sözleşmenin nitelendirilmesi gerekmektedir.
-Bir sözleşme ilişkisinin eser sözleşmesi mi yoksa hizmet alımına dair sözleşme mi olduğunun belirlenmesi yönünden; Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında hizmet alım sözleşmesi emek ağırlıklı iken, eser sözleşmesi beceriye dayalı sonuç ağırlıklıdır.
-Hizmet alımına dair sözleşmede ortaya konan emek nedeniyle ücrete hak kazanılır. Eser sözleşmesinde ise ortaya konan beceri ile oluşturulan eser nedeniyle ücret alınır. Hizmet alım sözleşmesinde; zamana bağlı süreç ağırlıklı çalışma söz konusu iken, eser sözleşmesinde sonuca bağlı çalışma esastır.
-Eser sözleşmesinde yüklenici, iş sahibinin istemi üzerine kural olarak bir şey meydana getirmeyi ve bedel karşılığında teslim etmeyi üstlenmektedir. Sözleşmede beceriye dayalı sonuç unsuru yerine emek verilmesi üstün ise eser sözleşmesi değil, hizmet alımına dair sözleşme söz konusu olacaktır.
-Bu doğrultuda davalı tarafın 31/08/2022 tarihli revizyon ile davaya konu parçaların monte edilmesi ve yine ilerleyen süreçlerde makineye takılan yeni parçaların çalışmasını vaat ettiği, bu yönüyle yüklenici sıfatına sahip olduğu ve taraflar arasındaki ihtilafın eser sözleşmesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kuşkusuzdur.
-Bu haliyle davacı tarafın parça bedelini ödediği sabit olduğundan, davalı tarafın makineler üzerine takılan parçalar ve bu kapsamda verilen hizmet yönünden edimini ifa ettiğini, parçaların servis bakım hizmeti kapsamında yapıldığını, takılan parçalarda ayıp ya da eksiklik bulunmadığını ispat külfeti bulunmaktadır.
-Mahkememizce yukarıda yer verilen açıklamalar nazara alınarak keşif icra edilmiş, keşif mahallinde yapılan tespite göre revizyona konu nozulların keşif mahallinde bulunmadığı tespit edilmiştir.
-Bu kapsamda taraflara kesin süre verilerek beyanları alınmış, davacı taraf nozulların bakım ve kontrol amacıyla davalı yana teslim edildiği belirtilmiş, davalı taraf da bu hususu inkar etmemiş ancak nozulların davacı yana geri verildiğini iddia etmiştir. Ancak yine davalı tarafın bu yöndeki teslim belgesini sunamadığı, tespit dosyası nazara alınarak karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 470. maddesinde “yüklenicinin bir eser meydana getirmesi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşme” olarak nitelendirilmiş, sözleşmenin tarafları yüklenici ve iş sahibi olarak isimlendirilmiştir.
-Sözleşmeye ilişkin bu temel unsurlar yanında her sözleşme türünün kendine özgü unsurları bulunmaktadır. Eser sözleşmesinin de kendine özgü olan iki temel unsuru vardır. Bunlar eser ve bedeldir. Bu sözleşme ile bir taraf (yüklenici) istenen özellikle sonucu (eser) meydana getirmeyi, diğer taraf (iş sahibi) ise bu çalışma karşılığında ivaz ödemeyi (bedel) üstlenmektedir.
-Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, 6098 sayılı TBK'nın 474-478. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Ayıp eserde olması gereken lüzumlu vasıfların veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların eksikliğini ifade etmektedir.
-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun eserin kabulü başlıklı 477. Maddesinde, eserin açıkça veya örtülü kabulünden sonra yüklenicinin her türlü sorumluktan kurtulacağı, ancak yüklenici tarafından kasten gizlenen ve usulüne uygun gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek ayıplar için yüklenicinin sorumluluğunun devam edeceği düzenlenmiştir.
-Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi hükmü uyarınca; Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer.6100 sayılı HMK 'nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
-Bu ilkeler doğrultusunda kural olarak eksik işlerin - ayıbın varlığını iş sahibi, giderildiğini ise yüklenici ispatlamalıdır. ( Örn Yargıtay 15 HD 10/02/2014 tarih 2013/626 Esas 2014/801 Karar ) Ancak bununla beraber yüklenicinin eserin teslim edildiğini ispat yükü de devam edecektir.
-Eserin teslimi ve kabulü ayrı kavramlardır. Eserin teslimi sözleşmenin konusu olan işlerin iş sahibine verilmesi-teslim edilmesidir. Yüklenici teslim ile sözleşme ile üstlendiği edimi ifa etmiş olur ancak sözleşmeden doğan yükümlülüklerinden kurtulmaz. Yüklenicinin sorumluluktan kurtulması teslim edilen eserin iş sahibi tarafından açıkça ya da örtülü kabulü ile olur.
-Yapılan açıklamalar doğrultusunda somut olayın değerlendirilmesinde; davalı tarafça taraflar arasındaki anlaşma uyarınca 31/08/2022 tarihli anlaşma kapsamında makineye bir kısım yeni parçaların takıldığı ve bu parçaların makine üzerine uygulamasının yapıldığı sabit olup, bu hususta taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır.
-Teslim hususunun ihtilafsız olduğunun kabul edilmesiyle, eserin eksik olduğu veya eksikliklerin davalı iş sahibi tarafından giderildiğinin, eksik iş olgusundan lehine hak çıkarmaya çalışan, davacı iş sahibi tarafından ispatlanması gerekmektedir.
-Yukarıda da belirtildiği üzere eserin tesliminden sonra yüklenicinin açık ve gizli ayıplardan sorumluluğu devam etmekte olup, yine bu kapsamda davacı yüklenici tarafından adli makamlar aracılığı ile tespit yaptırıldığı ve iş bu tespitte makinenin aksamlarında arızaların meydana geldiği, yine makinenin bu arızalar kapsamında sık arızalandığının tespit edildiği görülmektedir. Ayrıca iş bu tespit dosyasında alınan raporun davalı yana tebliğ edildiği ve davalının rapora karşı itirazlarını sunduğu da tespit dosyasından anlaşılmaktadır.
-Yine davalı yüklenicinin de kabulünde olduğu üzere; davacının ilgili revizyon kapsamında sık arıza olduğunu belirtmesi üzerine davalı tarafından davacı yana servis hizmeti verildiği ve yine bu kapsamda 31/08/2022 tarihli revizyonda takılan parçaların davalı tarafça incelenmek üzere davacı yandan teslim alındığı sabittir. Yine Mahkememizce yapılan keşif incelemesinde ilgili nozulların / parçaların davacı uhdesinde bulunmadığı belirlenmiştir.
-Her ne kadar davalı tarafa verilen kesin süre içerisinde sunulan beyan dilekçesinde "müvekkilinin nozulların davacı teslim edildiğine ilişkin belgeyi bulamadıklarını ve tespit dosyasında yer alan hususların dikkate alınmasını" talep ettiği görülmüş ise de davalı tarafın ilgili parçaları teslim aldıktan sonra davacı iş sahibine eksiksiz ve ayıpsız olarak teslim ettiğini ve uygulama yaptığını ispat külfeti bulunduğu, bu durumun aksinin davalı yanca ispat edilemediği sabit olduğundan davalı yanın bu yöndeki beyanlarına Mahkememizce itibar edilmemiştir.
-Delil tespitinde yer almayan ayıpların varlığını ve kendisi tarafından giderildiğini ise is sahibi ispatlamalıdır. Bu konuda ileride ispat güçlükleriyle karşılaşmamak için için delil tespiti tutanağı ve bilirkişi raporu iyi incelenmeli, rapordaki eksik ve hatalı değerlendirmelerle ilgili gerekli itirazlar yapılarak ek rapor alınması istenmelidir. Ayıplı mallar bilirkişi incelemesine sunulamamış veya ayıplar giderildiği için incelenememiş olsa bile öncesinde yaptırılmış delil tespiti var ise bundan da yararlanılarak ayıbın varlığı ve niteliği belirlenmelidir. (Örnek: Yargıtay 15. HD. 13.12.2016 T. 2015/6039 E. 2016/5128 K)
-Delil tespiti sonucu alınan bilirkişi raporunun varlığına rağmen ayıpların giderilmiş olduğu veya ayıplı malların bilirkişi incelemesine sunulamadığı gerekçesiyle ayıbın ispatlanmadığı sonucuna varılamaz. Zira iş sahibine, dava sonuçlanana kadar eseri ayıplı haliyle muhafaza etme yükümlülüğü yüklenmesi hayatin olağan akışıyla bağdaşmaz. Hayatın gereksinimleri ve ticari hayatin gerekleri ayıplı haliyle muhafazayı değil, ayıp da olsa ihtiyaçlar doğrultusunda tasarrufu gerektirdiğinden ispat yükü bakımından da bu sonuca ulaşılmalıdır. ( Muammer Öztürk - Zeki Gözütok, Eser Sözleşmesi Uygulaması, Ankara 2019 )
-Bu kapsamda davacı tarafından yapılan tespit dosyasında yer alan hususlar, davalı tarafın revizyon kapsamında takılan parçaları incelenmek üzere sunmamış olması, yine Mahkememizce alınan raporlarda yer verildiği üzere davalının bakım ve kontrollere ilişkin özel talimatlarını davacı yana bildirdiğini ispat edemediği sabit olduğundan, ilgili parçaların delil tespiti ile belirlendiği üzere gizli ayıplı olduğu ve davacının parça değişimi ile elde edilmek istediği amacı karşılamaya elverişli olmadığı sabittir. Yine davacı tarafça davalı yandan birden fazla kez servis talep edildiği ancak anlaşma kapsamında takılan parçalar teslim alınmasına rağmen yeniden ayıpsız şekilde davacı yana parçaların teslim edilerek montajının yapılmadığı görülmektedir. Tüm bu hususlar nazara alınarak, davacı iş sahibi tarafından yapılan işlerin ayıplı olduğunun ispat edildiği, ilgili parçaların davacı uhdesinde olmadığı, davalı yüklenicinin ispat külfetini yerine getirmediği, bu nedenle davacı tarafın parça bedelinin iadesi talebinin yerinde olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir.
-Yine Mahkememizce alınan raporda yer verildiği üzere ilgili revizyon kapsamında 31/08/2022 tarihli revizyon TL karşılığının, 16.04.2024 itibariyle 336.303,0936 TL olduğu belirlendiğinden, taleple bağlı kalınarak sabit olan 100,00 USD alacağın davalıdan tahsiline karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın taleple bağlı kalınarak KABULÜ ile;
-Sabit olan 100,00 USD alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı kanun uyarınca devlet bankalarının dolar cinsinden açılmış 1 yıllık vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70- TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90-TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama sırasında yatırılan 179,90-TL başvurma harcı, 20.000,00-TL bilirkişi ücreti, 3.150,00 TL keşif yol ücreti, 1.912,35-TL keşif harcı ve 706,00-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 25.948,25-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 2.602,69- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca İstanbul Arabuluculuk bürosunun .... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,
Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin e-duruşma ortamında ve davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/12/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır