T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/672 Esas
KARAR NO : 2024/1258
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/07/2023
KARAR TARİHİ : 06/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 03/01/2025
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; 19/11/2022 tarihinde davalı ... Petrol Gıda adına trafikte kayıtlı iken sürücüsü diğer davalı ... olan ... plakalı aracın müvekkiline ait ... plakalı araca çarpması sonucu müvekkiline ait araçta eksper raporuna göre 99.699,37 TL, tamir faturasına göre 104.262,95 TL'lik maddi zararla sonuçlanan hasar meydana geldiğini, aracın daha önce boyanan, değişen parçası olmadığı gibi herhangi bir kazaya da karışmadığını, değer kaybı, araç mahrum kalma bedeli ve kazanç kaybına ilişkin zararın tazmini için sigorta şirketine yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığını, tüm bu sebeplerle şimdilik 1.000 TL değer kaybı, 1.000 TL araç mahrumiyet bedeli, 1.000 TL kazanç kaybı tazminatının haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin yalnızca kazaya karışan ... plakalı aracın sigortalısı olduğunu, araç ruhsatında da ruhsat sahibinin .... İşletmeleri Tic. A.Ş. olduğunun açıkça görüleceğini, dava konusu kazaya karışan .... plakalı aracın... Otobüsü olmakla birlikte davacının iddiasının aksine müvekkiline ait olmadığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının taleplerine değer atfedilmesi halinde, huzurdaki davanın işbu tazminat kalemlerinden sorumlu olan ruhsat sahibi ... İşletmeleri Tic. A.Ş.'ye ve ... sigorta Şirketi'ne yöneltilmesi gerektiğini, yalnızca dava konusu kazaya karışan aracın sigortalısı konumundaki müvekkiline atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığının açık olduğunu, bu doğrultuda davanın husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı taraf dava konusu kazada .... plakalı aracın %100 kusurlu olduğunu iddia etmişse de işbu iddiaların gerçeği yansıtmadığını, dosyada mübrez kaza tespit tutanağında da sigorta Ekspertiz raporunda da .... plakalı aracın %100 kusurlu olduğunun açıkça ifade edilmemiş olmakla birlikte davacı tarafa ait ... plakalı aracın trafik kurallarına uygun park yapıp yapmadığının inceleme konusu edilmediğini, hatalı park halindeki ... plakalı aracın dava konusu olayda kusurlu olduğunın açık olacağını, dava konusu trafik kazasına ilişkin SBM raporu ve kaza fotoğraflarını havi dosyanın .... sigorta Şirketi'nden celbi akabinde dosyanın kusur incelemesi bakımından bilirkişiye tevdiini talep ettiklerini, davacının aracında meydana geldiği iddia olunan değer kaybının, dava konusu kaza neticesinde meydana geldiği iddiası hiçbir şekilde gerçekleri yansıtmadığını, bilindiği üzere, kazaya karışan ve değer kaybı olduğu iddia edilen aracın, dava konusu kazadan önce herhangi bir kazaya karışmış olabileceği gözetildiğinde, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybından müvekkilinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, bu itibarla davacının değer kaybına ilişkin talebinin, iddia olunan değer kaybından müvekkilinin sorumlu tutulamayacağı göz önüne alınarak reddi gerektiğini, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde, dava konusu araçta başkaca kaza ve onarımların olup olmadığının tespiti için davacıya ait .... plakalı aracın tramer kayıtlarının celbini talep ettiklerini, diğer yandan davacı tarafından, sigorta şirketine değer kaybı, araç mahrum kalma bedeli ve kazanç kaybına ilişkin başvuruda bulunulduğu ve 15 gün içerisinde işbu başvurunun cevaplanmadığı ve daha sonra mail yoluyla ''Araç başına maddi sigorta limitinin tamamıyla kullanılması sebebiyle talebinizin değerlendirilemediği'' bilgisi alındığının ifade edildiğini, bilindiği üzere sigorta başvurusuna yasal süresi içinde cevap verilmemesi halinde sigorta şirketi de dahil edilerek dava açma yoluna gidilebileceğini, dolayısıyla davacı tarafından sigorta şirketine husumet yöneltilmeksizin dava ikame edilmesinin usule aykırı olduğunu, davacı taraf, dava dilekçesi ile hem ikame araç bedelini hem de kazanç kaybı talep etmekte olup işbu iki talebin kabulü davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açtığını, davacının ticari işlerde kullandığını iddia ettiği aracının yerine ikame araç sağlanmış olması halinde davacı ticari işlerine devam edebilecek ve dolayısıyla kazanç kaybı meydana gelmeyeceğini, davacının aracın tamirat nedeniyle kendisinde olmadığı tarihlerde çalışamadığı ve kazanç kaybına uğradığı varsayılırsa da davacı tarafından ikame araç kullanıldığının kabulü mümkün olmadığından açık olduğundan ikame araç bedeli talep edilmesinin mümkün olmayacağını, kaldı ki, davacının ikame araç kullanıp kullanılmadığı dava dilekçesinde açıkça ifade edilmemiş olup davacının ikame araç talep hakkı bulunurken talep etmeyerek kazanç kaybına sebebiyet vermesi davacının kendi kusuru olduğunu, bu doğrultuda davacının kendi kusuru ile sebebiyet verdiği iddia olunan zarardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, açıklanan nedenlerle; davanın müvekkili yönünden husumet yokluğundan usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, davacının maliki olduğu ... plakalı araç ile davalıların maliki ve kaza anında sürücüsü olduğu ... plakalı araçlar arasında 19/11/2022 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında davalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu iddiası ile davacıya ait araçta meydana geldiği belirtilen değer kaybı bedeli ile araç mahrumiyet bedeli ve kazanç kaybının tahsili istemine ilişkindir.
-Mahkememizce araç tescil kayıtları, hasar kayıtları, sigorta dosyası, emsal kira araştırmaları ve kazaya ilişkin diğer bilgi ve belgeler celp edilerek dosya arasına alınmış, kazayı gören tanıklar dinlenmiş, taraf delilleri toplanmıştır.
-Trafik kazaları sonucu uğranan zararın tazmini hususunda temel dayanak haksız fiil sorumluluğudur.
-Trafik kazasından kaynaklanan tazminat davalarında, zarar veren taraf, kusuru oranında, gerçek zarardan sorumlu olur.
-Davacı tarafın dava dilekçesi ile dava konusu kaza nedeniyle meydana geldiğini belirttiği değer kaybı, kazanç kaybı ve mahrumiyet bedelini tahsili amacıyla , davalıların kaza anında maliki ve sürücüsü olduğu aracın kusurlu olduğu iddiasıyla iş bu davayı ikame ettiği görülmektedir.
-Her ne kadar davalı tarafça dava konusu kaza nedeniyle davacının tazminat taleplerinin sigorta şirketinden sigorta poliçesi kapsamında talep etmesi gerektiği iddia edilmiş ise de maddi hasarlı trafik kazasında sigorta şirketi, araç işleteni ile sürücüsünün sorumluluğu müşterek sorumluluk kapsamında bulunduğundan davacı tarafın haksız fiil hükümleri kapsamında davalıdan talepte bulunabileceği kuşkusuzdur.
-Değer kaybı, aracın hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır.
-Sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararların tazmini gerekmektedir. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir.
-Mahkememiz dosyası dava konusu kazadaki kusur durumunun tespiti amacıyla Ankara Adli Tıp Kurumu'na gönderilmiş, düzenlenen 11/03/2024 tarihli raporda özetle; davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki otobüs ile gündüz vakti sola dönüş manevrasıyla caddeye giriş yapacağı sırada yola gereken dikkatini vermeyip manevra alanını kontrolü altında bulundurmamış olup giriş yaptığı caddenin sağ tarafında park halinde olan otomobile çarptığı olayın oluşumunda, asli kusurlu olduğu, .... plakalı otomobil durur vaziyette olup sola dönüş manevrası yaparak caddeye giriş yapan otobüsün çarpmasıyla hasarlandığı dava konusu olayın oluşumunda kusur atfı uygun görülmediği, davalı sürücü ...’ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Mahkememiz dosyası dosyada mevcut servis, hasar ve tramer kayıtları da nazara alınarak davacıya ait araçta kaza nedeniyle değer kaybının mevcut olup olmadığı, varsa bu değer kaybı bedelinin belirlenmesi, dava konusu aracın kazadan sonra serviste kalmış olduğu sürenin kazanın ve hasarın oluş şekline uygun olup olmadığının tespiti ile bu doğrultuda makul sürenin belirlenmesi, belirlenen bu süre ve dava tarihindeki piyasa rayiçleri üzerinden araç mahrumiyet bedelinin hesaplanması amacıyla makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 08/03/2024 tarihli raporda özetle; dosyada mevcut servis, hasar ve tramer kayıtları da nazara alınarak davacıya ait
araçta kaza nedeniyle değer kaybının mevcut olup olduğu, bu değer kaybı bedelinin 39.600,00 TL olduğu,
dava konusu aracın kazadan sonra serviste kalmış olduğu sürenin kazanın ve hasarın oluş şekline uygun
olmadığı, bu doğrultuda makul sürenin18 gün olduğu, belirlenen bu süre ve dava tarihindeki piyasa
rayiçleri üzerinden araç mahrumiyet bedelinin 15.390,00 TL olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Mahkememiz dosyası daha önce rapor veren makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilerek tarafların değer kaybı ve mahrumiyet bedeline ilişkin hukuki nitelikte olmayan teknik itirazlarının değerlendirilerek ek rapor düzenlenmesi istenmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 20/06/2024 tarihli ek raporda; kök rapordaki görüş ve kanaatlerde değişiklik olmadığının bildirildiği görülmüştür.
-Bilirkişi kök ve ek raporları taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, tarafların bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını ibraz ettikleri görülmüştür.
-Mahkememizce alınan raporlar dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.
-Dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile alınan bilirkişi raporu kapsamında yapılan incelemede; ... ve .... plakalı araçlar arasında maddi hasarlı trafik kazasının gerçekleştiği ihtilafsızdır. Dosyada mevcut tescil kayıtlarına göre kazaya karışan ... plakalı aracın malikinin davalı şirket, kaza anında sürücüsünün davalı .... plakalı aracın malikinin davacı olduğu sabittir.
-Her ne kadar davalı şirket tarafından sunulan cevap dilekçesinde .... aracın maliki ve işleteni olmadığı, aracın ruhsatının .... Otobüsü olması nedeniyle ... Tic. A.Ş adına kayıtlı olduğu belirtilmiş ise de araç malikinin davalı şirket olduğu, yalnızca kullanım şeklinin özel halk otobüsü olarak tescil edildiği görülmektedir. Bu haliyle davalı şirketin işleten sıfatının malik olarak devam ettiği anlaşılmakla davalı şirketin bu yöndeki iddiaları yerinde görülmemiştir.
-Buna göre alınan bilirkişi kusur raporunda da yer verildiği üzere; 19.11.2022 günü saat 12:24 sıralarında sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki .... plakalı otobüs ile olay yeri kavşak mahallinde ... Caddesinden Yolu Caddesine sola dönüşle giriş yapacağı sırada, aracının sağ yan kısımlarıyla, No:129/B sayılı yer önünde park halinde bulunan ... plakalı otomobilin sol yan kısımlarına çarpmasının etkisiyle .... plakalı otomobilin sağ yan kısımlarının mesken önündeki merdivenlere çarpması ı neticesinde maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği görülmektedir.
-Bu kapsamda davalıya ait .... plakalı aracın sürücüsü ...'ın sevk ve idaresindeki otobüs ile gündüz vakti sola dönüş manevrasıyla caddeye giriş yapacağı sırada yola gereken dikkatini vermeyip manevra alanını kontrolü altında bulundurmamış olup giriş yaptığı caddenin sağ tarafında park halinde olan otomobile çarptığı olayın oluşumunda asli kusurlu olduğu, avacı araç sürücüsünün ise kazada kusurunun bulunmadığı Mahkememizce kabul edilmiştir.
-Makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen ve mahkememizce olayın oluş şekline uygun olduğu kabul edilen bilirkişi raporuna göre, mevcut kazada davacı tarafın aracında meydana gelen hasarın sağ sol yan ve ön tarafta kaporta, mekanik elektrik parçalarında meydana geldiği, iş bu hasarlar nedeniyle aracın makul servis süresinin 18 gün olması gerektiği, meydana gelen hasarın niteliği nazara alındığında bu sürenin makul ve yeterli olduğu, dava konusu araca benzer araçların kaza tarihinde kiralama bedelinin ortalama 900,00 TL seviyelerinde olduğu, amortisman kazancı %5 olarak uygulandığında mahrumiyet zararının 15.390,00 TL olduğu sabittir. Ayrıca davacı tarafın tacir olması, dava konusu aracın ticari vasıflı araç olması nedeniyle ticari faaliyetlerinin bulunduğu, bu nedenle aracın serviste kaldığı gün sayısı doğrultusunda dava konusu aracı ticari faaliyetlerinde kullanamadığı sabit olup, bu kapsamda davacı tarafın aracı hangi faaliyetlerde kullanamadığı hususunda ayrıca ispat külfeti bulunmadığı Mahkememizce kabul edilmiştir.
-Davacının değer kaybı talebi yönünden yapılan değerlendirmede; yine alınan bilirkişi raporuyla sabit olduğu üzere davacıya ait aracın piyasa tetkiklerinden hasarsız ve benzer hasarlı araçların piyasa rayiç değerleri
araştırıldığında, .... plakalı aracın 19/11/2022 tarihinde piyasa rayiç değerinin 332.512,00 TL olduğu, aracın kaza tarihinden önce eskiye dönük hasar kaydı bulunduğu, bu nedenle rayiç piyasa değerinin 330.000,00 TL olarak kabul edildiği, aracın 2. El bayi fiyatları, piyasa fiyatları ve internet ilanları nazara alındığında benzer hasarlar ve hasarsız bedelleri arasındaki farkın %12 oranın tespit edildiği, oran değerinin aracın km'si, meydana gelen hasar ve özelliklere uygun olduğu, bu haliyle dava konusu araçtaki değer kaybı bedelinin 39.600,00 TL olduğu görülmektedir.
-Bu kapsamda davalı şirketin maliki olduğu aracın dava konusu kazaya tam kusuru ile sebebiyet verdiği, davacının bilirkişi raporuyla belirlenen mahrumiyet ve değer kaybı bedelini işleten ve sürücü sıfatıyla davalı yandan talep etmesinin yerinde olduğu kanaatine varıldığından, davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
-Mahkememizce davacı vekiline davaya konu aracın kaza tarihi itibariyle hangi amaçla kullanıldığına ilişkin varsa bu konudaki emsal fatura, sözleşme vb belgelerin asıllarını ibraz etmek üzere 1 aylık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde beyanda bulunulmaması halinde bu hususta tekrar delil bildirme hakkından vazgeçmiş sayılacağının ihtarına karar verilmiş, davacı tarafça kesin süre içerisinde bir kısım fatura ve irsaliyelerin ibraz edildiği görülmüştür. Ancak her ne kadar davacı tarafça dava dilekçesinde kazanç kaybı talep edilmiş ise de davacı tarafın kazanç kaydı bedeli talep ettiği aracın özel kullanıma tahsisli bir araç olmadığı, davacının tamir süresince ikame araç temin ederek ticari faaliyetine devam etme imkanı bulunduğu, bu nedenle yalnızca ikame araç / mahrumiyet bedelinin talep edilebileceği, haksız fiil kapsamında davacı tarafın kazanç kaybı talep etmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, davacı tarafın bu yöndeki taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
-Yapılan açıklamalar doğrultusunda davalı ...'ın kaza anında sürücüsü olduğu ... plakalı aracın dava konusu kazaya asli kusuru ile sebebiyet verdiği, davacının bilirkişi raporuyla belirlenen değer kaybı bedelini sürücü ve araç malikinden kusurları oranında talep edebileceği, yine yukarıda yer verilen mahrumiyet bedelinin kazaya asli kusur ile sebebiyet veren davalı araç sürücüsünden ve malikinden talep edilmesinin yerinde olduğu kanaatine varıldığından, davanın davacının sunduğu değer arttırım dilekçesi doğrultusunda kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
-Sabit olan 15.390,00 TL mahrumiyet bedelinin 19/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
-Sabit olan 39.600,00 TL değer kaybı bedelinin 19/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
-Fazlaya ilişkin taleplerin reddine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.756,37-TL karar ve ilam harcından peşin harç ve ıslah harcı olarak alınan 1.059,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.696,47- TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından peşin harç ve ıslah harcı olarak yatırılan toplam 1.059,90-TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama sırasında yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 5.29400 TL bilirkişi ücreti, 3.375,00 TL Atk Fatura Bedeli, 706,00-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere 9.460,90-TL yargılama giderinden davanın kabul red oranına (%98,21) göre hesap edilen 9.291,93-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yargılama sırasında sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine,
7-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddine karar verilen miktar üzerinden hesap edilen 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ne verilmesine,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'nun ... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen 3.120,00 TL'nin davanın kabul red oranına (%98,21) göre hesap edilen 3.064,28-TL'sinin davalı ...'nden, 55,72-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,
Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin e-duruşma ortamında ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06/12/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır