T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/681 Esas
KARAR NO : 2025/855
DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/03/2017
KARAR TARİHİ : 23/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 28/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili davacı şirket hakkında Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatmış olduğunu, davacının takip alacaklısı davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, aksine takibe konu olan çek bedeli kadar ve daha da fazla miktarda takip alacaklısı-davalıdan muavin deftere dayalı olarak alacaklı olduğunu, davalı başka bir ilişkiye dayandığı yolunda savunma yapar ise iş bu davada takas mahsup taleplerinin olduğunu beyanla; öncelikle takibin teminatsız olarak durdurulmasına yada mahkemece takdir edilen teminat karşılığı takibin durdurulmasına, bu talepleri kabul edilmez ise, teminat karşılığı icra dosyasındaki paranın alacaklıya ödenmesinin engellenmesine ve akabinde iptaline, davacı müvekkili şirketin davalıya borcu olmadığının tespitine, Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından yapılan takibin iptaline, terditli olarak, davalı başka bir ilişkiye dayandığı yolunda savunma yapar ise, mahsup taleplerinin kabulüne, Küçükçekmece .... İcra müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından yapılan takibin takas mahsup sebebi ile iptaline, bu talepleri kabul edilmez ise takas mahsup hususunda karar verilmesine, davalının %20 tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davaya konu ve Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe konu çekin yetkili ve meşru hamili olduğunu, müvekkilinin çekin vade tarihi itibariyle bankaya gitmesiyle çek ile ilgisi ve tarafı olmayan kişilerce ödeme yasağı aldığını öğrenmiş olduğunu, bunun üzerine vade tarihi gelen çek ile ilgili muhataplara icra takibi başlatmış olduğunu, müvekkili şirketin ticari işlemlerindeki ödemelerini ve alım satım işlemlerini çoğunlukla çek ile yapmakta olduğunu ve söz konusu hamili olduğu davaya konu çekin ticari alışveriş karşılığında müvekkiline verilmiş olduğunu ve faturaları mevcut olduğunu, davacı tarafın açmış olduğu davanın mesnetsiz ve başlatılan icra takibini sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu beyanla; davanın reddine, davacı tarafın talep ettiği takibin durdurulması talebinin takibi sürüncemede bırakmaya yönelik olması nedeniyle reddine, davacı tarafın müvekkilinden alacaklı olduğu bahsiyle haksız ve mesnetsiz mahsup talebinin reddine, davacı borçlu tarafa takip meblağının %20sinden az olmayacak şekilde tazminata, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe:
Dava, kambiyo senedine dayalı icra takibine konu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve terditli olarak takas-mahsup istemine ilişkindir.
Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının celbi talep edilmiş, dosya mahkememize uyap sistemi üzerinden gönderilmiş olup; davalı takip alacaklısı tarafından davacı takip borçlusu ve dava dışı ... Tic. Ltd. Şti. Aleyhine 45.000,00 TL asıl alacak, 2.028,75 TL geçmiş gün faizi, 135,00 TL komisyon, 4.500,00 TL çek tazminatı olmak üzere toplam 51.663,75 TL üzerinden kamsiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığı anlaşıldı.
İkitelli Vergi Dairesi cevabi yazısı, Güneşli Vergi Dairesi cevabi yazısı, Başakşehir Sosyal Güvenlik Merkezi cevabi yazısı, Bağcılar Sosyal Güvenlik Merkezi cevabi yazısı ve delil niteliğindeki tüm bilgi ve belgeler dosyamız içerisine alınmıştır.
Tarafların ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde 16/04/2018 günü saat 15:00'da mahkememiz duruşma salonunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup; SMMM bilirkişi .... 02/08/2018 tarihli raporunda özetle; davacı tarafın 2016 ve 2017 yılı yasal defterlerinin birbirini doğruladığını, kanunlara uygun şekilde tutulduğunu, tüm ticari defterlerin eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğunu, defterlerin açılış ve yevmiye defterinin kapanış onaylarının yapılmış olduğunu, 2017 yılı kapanış onaylarının bulunmadığını, tüm bunlar dikkate alındığında davacı tarafın defterlerinin sahibi lehine delil niteliğinin bulunduğunu, davacı tarafça ibraz edilen yasal defterlerin HMK md. 222 uyarınca davacı lehine delil niteliğinin bulunduğunu, davacı defterlerinde davalının takip ve dava tarihleri itibari ile 44.801,44 TL'si alacakıl olduğu ancak menfi tespit davasına konu olan 45.000,00 TL'lik çekin dava dışı ... Ticaret adına keşide edilmiş olduğunu, davalının dava konusu çeki dava dışı ... Ticaret'ten aldığının belirlendiğini, davalının inceleme gününde yerinde inceleme talep ettiğini ancak yapılan tüm mail yazışmalarına karşın evrakların hazır edilmemesi dolayısıyla yerinde inceleme kararının icra edilemediğini, menfi tespit konusu yapılan çekin davalı adına keşide edilmediği dikkate alındığında davacının iş bu çek ile ilgili borçlu olmadığına ilişkin menfi tespit talebinin reddinin gerektiğini, davacının davalıdan mal alımı yaptığına dair defterlerine kayıt yaptığı, söz konusu alımlar karşılığında davalı tarafa iş bu dava konusu çek haricinde ödemeler yaptığını, davalının iş bu ödemelerinin davacı defterlerine göre 44.801,44 TL'si fazla olduğunun belirlendiğini, tüm bu değerlendirme ve açıklamalar doğrultusunda davacı defterlerinde kayıtlı olan 44.801,44 TL'sinin davacının iş bu davada konu ettiği 51.663,75 TL'lik takibinden mahsup edilmesine ilişkin talebinin ve taraflarca talep edilmiş olan tazminatın değerlendirmesinin mahkemenin takdirinde olduğunu bildirmiştir.
Davalı vekili tarafından ticari defter ve belgelerin Beylikdüzü Vergi Dairesinde olduğunun bildirildiği, mahkememizce ek ücret takdiri ile yerinde inceleme yapılmasına karar verildiği halde yerinde inceleme yapılmadığı anlaşılmakla dosyanın yeniden bilirkişiye tevdii ile davalı ticari defterlerinin mahallinde incelenerek rapor tanziminin istenmesine karar verilmiş olup; kök raporu hazırlayan bilirkişi 07/09/2019 tarihli ek raporunda özetle; davalının defterlerinin vergi müfettiş yardımcısı ... tarafından iade edilmiş olduğunu, davalı şirket ortaklarıyla irtibat kurulmaya çalışılmış olduğunu, ancak irtibat kurulamamış olduğunu, bu itibarla davalının defterleri Beylikdüzü Vergi Dairesinde bulunmadığından incelemesinin yapılmadığını, tüm bu hususlar dikkate alındığında kök raporda ki görüş ve kanaatinde herhangi bir değişiklik olmadığını bildirmiştir.
Dava her ne kadar menfi tespit talepli açılmış ise de, terditli alacak ve mahsup isteminin de bulunduğu, Dosyada mevcut bilirkişinin çeke yönelik inceleme yaptığı ve sadece davacı ticari defter ve kayıtlarında cari hesap sonucuna ilişkin inceleme yaparak, mevcut cari hesabın hangi faturadan kaynaklı olduğu, faturalara ilişkin davacının elinde başka belge bulunup bulunmadığı, tebliğlerinin ve sevk irsaliyelerinin bulunup bulunmadığına yönelik inceleme yapılmadığı, davacının mahsup edilmesini istediği miktar kadar alacağının bulunup bulunmadığının tespitinde, bilirkişinin hazırladığı raporun yetersiz kaldığı anlaşılmakla dosyanın yeni bir bilirkişiye tevdiine, bilirkişinin .... olarak belirlenmesine, davacının davaladan alacaklı olup olmadığı, davacı alacaklı ise miktarının tespiti, mahsup halinde kalacak miktarın tespiti için ticari defter ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, rapor tanziminin istenmesine, davacının iddiası, ticari defter ve kayıtlar ile tüm dosya kapsamına göre tarafların Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde 02/12/2019 günü, saat 14:30'de Mahkememiz duruşma salonunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup; Mali Müşavir bilirkişi .... 05/03/2020 tarihli raporunda özetle; davalı şirkete ciro edilerek intikal ettiği anlaşılan 45.000,00 TL'lik çekle ilgili icra takibine mukabil, cari hesap bakiyesi olarak, 44.801,44 TL'lik davacı alacağının tespit edilmiş olduğunu, dava menfi tespit talepli açılmış ise de terditli alacak ve mahsup istemi de olduğunu, anacak davalı vekilinin "davacı tarafın müvekkilinden alacaklı olduğundan bahsiyle haksız ve mesnetsiz mahsup talebinin reddine..." yolundaki ifadesinin, 44.801,44 TL'lik "davacı alacağını" kabul etmediği yönünde olduğunu, ancak bunu ispat ve teyit eder bir belge ve en önemlisi ticari defterlerini tetkike ibraz etmemiş olduğunu sonuç olarak; davacı vekilinin terditli alacak olarak ibraz ve ispat ettiği 44.801,44 TL'lik cari hesap alacağının, takas mahsup yoluyla Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından yapılan takibe mahsup edilmesinin mümkün görüldüğünü bildirmiştir.
Davacı iddia ve delilleri, davalı savunma ve delilleri ile tüm dosya kapsamı tümel olarak değerlendirildiğinde, davacı tarafın talebinin kambiyo senedine dayalı icra takibine konu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ve terditli olarak takas-mahsup istemine ilişkin olduğu, her ne kadar davacı taraf defterleri üzerinde yapılan incelemede davacı tarafın davalı taraftan alacaklı olduğu tespit edilmiş ise de, çekin bir ödeme vasıtası olması, çekin verilmesinin ödemenin yapıldığına karine teşkil etmesi, aksini iddia eden tarafın aynı mahiyette delille ispat etmesi gerektiği, çekle ödeme yapıldığına göre işin yapıldığının kabul edilmesi, aksinin aynı ölçüde delille ispat edilmesi gerektiği, ne var ki davacı tarafında bu nitelikte bir delilin dosyaya sunulmadığı, bu nedenlerle davanın reddine karar vermek gerektiği,
Davalı taraf kötü niyet tazminatı talebinde bulunmuş ise de, davanın kötü niyetli olarak açılmış olduğu iddiası ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerektiği kanaati ile açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkememizin 29/09/2020 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı İstinaf edilmiş olmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin 22/06/2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile; "Davanın; davacı aleyhine başlatılan kambiyo takibine konu çekten ötürü davalıya borçlu olunmadığının tespiti, menfi tespit isteminin kabul edilmemesi halinde davacının davalıdan olan bakiye açık hesap alacağının, takip konusu davalı alacağı ile takas edilmesi istemlerine ilişkin olduğu, mahkememizce davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresinde kanun yoluna başvurulduğu, dava konusu takip dosyası ve dayanak çek incelendiğinde; davalının, keşidecisi davacı, lehdarı dava dışı ... Ticaret Ltd. Şti. olan ve ciro yolu ile devraldığı, 07/10/2016 keşide tarihli, 45.000,00-TL bedelli çeke dayalı olarak davacı ve dava dışı ... Ticaret Şirketi aleyhine çek bedeli ve fer'ileri ile birlikte toplam 51.663,75-TL nin tahsili amacıyla kambiyo takibi başlattığının anlaşıldığı, davalının takip dayanağı çeki lehdardan ciro yolu ile devralmış olup, kambiyo senetleri sebepten mücerret olduklarından, imza inkarında bulunmayan davacının, lehdar ile arasındaki temel ilişkiden doğan şahsi def'ileri davalıya karşı ileri süremeyecek olduğu, bu nedenle davacının doğrudan senede dayalı menfi tespit isteminin dinlenemeyeceği, ancak davacı ..., davalı şirket ile ayrı bir ticari ilişkilerinin bulunduğunu, bu ticari ilişkiye istinaden takip tarihi itibariyle davalıdan takibe konu edilen çek tutarından daha yüksek tutarda alacaklı olduğunu, icra takibine konu edilen kambiyo alacağına karşı takas mahsup haklarını kullandıklarını, bu nedenle borçlu olmadıklarını ileri sürmüş olduğu, takas ve mahsubun iki farklı hukuki kurum olup, takas'ın, birbirine karşı bir miktar para veya aynı cins alacağa sahip kişilerden birinin karşı tarafın kabulüne ihtiyaç duymaksızın tek taraflı beyanı ile bu alacakları az olanı tutarında sona erdiren yenilik doğurucu bir hukukî işlem olduğu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 139. maddesinde takasın koşullarının düzenlendiği, bu düzenlemeye göre; “ İki kişi, karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise her biri alacağını borcuyla takas edebilir. Alacaklardan biri çekişmeli olsa bile takas ileri sürülebilir. Zamanaşımına uğramış bir alacağın takası, ancak takas edilebileceği anda henüz zamanaşımına uğramamış olması koşuluyla ileri sürülebilir”. hükmünden anlaşılacağı üzere; takasın söz konusu olabilmesi için iki tarafın karşılıklı olarak birbirinden alacaklı olması, takasa konu edimlerin aynı cinste veya özdeş olmaları, her iki borcun muaccel (ifasının istenebilir) olması, tarafların alacak ve borçlarının geçerli ve ifa edilebilir olması gerektiği, taraflardan birinin alacağı muaccel olduğu hâlde, karşı tarafa olan borcu için bir vadeden yararlanıyorsa, bu alacak talep edildiğinde diğer tarafın henüz muaccel olmayan kendi alacağını takas olarak ileri süremeyeceği, yenilik doğuran bir hak olan takasın, davadan önce ve dava sırasında alacak sahiplerinden her biri tarafından ileri sürüleceği gibi, bu yola gitmeksizin kişilerin alacaklarını ayrıca dava konusu edebilecekleri, alacaklardan biri çekişmeli olsa bile takas ileri sürülebileceği, Hâkim'in anlaşmazlığı çözerek sonucuna göre takas def’i talebini red veya kabul edeceği, mahsubun ise bir alacağı doğuran olayla ilgili olarak alacaklının elde ettiği bazı menfaatlerin ya da borçlunun katlandığı bazı külfetlerin, bu alacaktan indirilmesini ifade edeceği, mahsup yenilik doğuran bir hakkın kullanılması olmayıp sadece alacağın gerçek miktarını belirlemek üzere yapılan bir işlem olduğu, burada ayrı ve müstakil iki alacak bulunmadığı, mahsup savunmasını, alacak miktarının indirilmesinde yararı olan herkesin ileri sürebileceği ve borcu sona erdiren durum olması nedeniyle hâkim tarafından re'sen nazara alınacağı (bkz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2019/(22)9-267 Esas, 2021/1463 Karar sayılı, 18/11/2021 tarihli ilamı), somut olayda; takip konusu çek bakımından davacı ile davalı arasındaki ilişkinin yukarıda açıklandığı üzere kambiyo ilişkisinden ibaret olduğu, zira bu çekin davalıya ciro yolu ile geçmiş, davacı tarafından davalıya bir borcun ifası uğruna verilmemiş olduğu, bu nedenle davacının icra takibine karşı açtığı menfi tespit davasında, davalı ile aralarındaki ticari satış ilişkisinden doğduğunu iddia ettiği bakiye açık hesap alacağının, takibe konu kambiyo alacağından fazla olması nedeniyle borcu kalmadığına yönelik iddiasının, mahsup itirazı değil, yenilik doğurucu nitelikteki takas hakkının kullanımı mahiyetinde olduğu, mahkememiz tarafından, davacının takasa tabi bakiye alacağı bulunup bulunmadığının tespiti için davacı ve davalı şirketlerin 2015-2017 yılları ba-bs formları celbedilmiş, davacının sunduğu 2016 yılı cari hesap dökümünde yer alan fatura ve ödeme kayıtlarının dayanaklarının ibrazı sağlanmış, taraf şirket defterleri üzerinde mali bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, davalının defter sunmaması nedeniyle davacının defterleri üzerinde iki ayrı mali bilirkişi tarafından inceleme yapılmış, her iki bilirkişi raporunda da davacının kendi defterlerine göre takip tarihi itibariyle davalıdan bakiye 44.801,44-TL alacaklı olduğunun göründüğünün tespit edilmiş olduğu, öte ... bilirkişi raporlarında dosya arasına alınan ba-bs formlarının incelenmediği, yine davacı tarafından sunulan 2016 yılına ilişkin cari hesap dökümü 2015 yılından devirle başlamasına rağmen 2015 yılı cari hesabının sunulmadığı, 2016 yılı cari hesabında yalnızca davacının davalıdan satın aldığı rulman ürüne ilişkin 02/02/2016 tarihli 30.045,75-TL tutarlı, bir örneği dosyaya mübrez satış faturasının bulunduğu, bu faturanın her iki şirket tarafından vergi dairesine beyan edildiklerinin dairemizce tespit edildiği, bunun dışındaki kayıtların tamamının karşılıklı ödeme kaydı olduğu, davalıdan gelen ve davacının yaptığı ödemelere ilişkin bir kısım dekont fotokopilerinin dosyaya sunulduğu, yine davacının davalıya verdiği 20/07/2016 tanzim tarihli bir adet çeke, davalının davacıya verdiği 19/01/2016 tarihli bir adet çeke ilişkin kayıtlar bulunduğu, bu çeklerin ödenip ödenmediklerinin mahkememizce araştırılmadığı, ezcümle davacının takip tarihi itibariyle takas hakkına konu edebileceği muaccel alacağının varlığı ve miktarı hususunda yeterli araştırma yapılmadığı gibi, gerekçeli kararda da bu hususta bir değerlendirmede bulunulmadığının anlaşıldığı, mahkememizce, menfi tespit davasının konusunu teşkil eden kambiyo takibinin dayanağı çekin taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden verilmediği, davalının ciro yolu ile bu çeke hamil olduğu gözden kaçırılarak, çekin bir ödeme vasıtası olduğu, çekin verilmesinin ödemenin yapıldığına karine teşkil ettiği, çekle ödeme yapıldığına göre işin yapıldığının kabul edilmesi, aksinin aynı ölçüde delille ispat edilmesi gerektiği gerekçeleri ile yanılgılı ve eksik değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesinin davacının takasa konu alacağının varlığı ve miktarı hususunda olumlu olumsuz bir değerlendirme yapılmamasının yerinde olmamış, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde bulunduğu SONUÇ OLARAK; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkememiz kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın kaldırma kararı doğrultusunda; davacı ile davalı arasındaki cari hesap dökümünün 2015 yılından takip tarihine dek olan kısmının, bu dökümlerde yer alan kayıtların dayanaklarının, çekle ödeme kayıtlarına konu çeklerin birer örneğinin dosyaya ibrazının sağlanması için davacıya sonuçları hatırlatılarak kesin süre verilmesi, bu çeklerin ödenip ödenmediklerinin muhatap bankalardan sorulması, akabinde davacının takip tarihi itibariyle takasa konu muaccel alacağının varlığı ve miktarının tespiti için mahkeme ve kanun yolu denetimine açık mali bilirkişi incelemesi yaptırılması, davacının yemin deliline dayandığının da gözden kaçırılmaması, elde edilecek sonuca göre davacı tarafından kullanılan takas hakkının, takibe konu alacağı sona erdirip erdirmediği veya ne tutarda erdirdiği hususunda bir değerlendirme yapılması amacıyla mahkememize İADESİNE" karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin 22/06/2023 tarih ve ... Esas ...Karar sayılı ilamı uyarınca yargılamaya devam edilmiştir.
Dosya kapsamı ve toplanan deliller hep birlikte değerlendirilerek, BAM kaldırma kararı uyarınca davacının takip tarihi itibariyle takasa konu muaccel alacağının varlığı ve miktarının tespiti için tarafların Ticari Defter ve belgeleri ile dosya üzerinde 04/11/2024 günü saat 14:00'da Mahkememiz duruşma salonunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, SMMM bilirkişi ... 18/12/2024 tarihli raporunda özetle; dava konusunun, taraflar arasında bulunan ticari ilişkiden kaynaklı davacının menfi tespit talebinden ibaret olduğunu, yapılan incelemeler sonucunda menfi tespit konusu yapılan keşide tarihinde bankaya ibraz edildiği ve tahsil edildiğinin görülmüş olduğunu, dosya ve ... Bankasından gelen müzekkere yazı cevabı ile BAM bozma kararı kapsamında yapılan incelemelerde davacı kayıtlarına göre davalı tarafın 03/04/2017 takip tarihi itibariyle 44.801,44 TL borçlu olduğunu bildirmiştir.
Dosyanın daha önce rapor veren bilirkişi ...'a tevdi edilerek; tarafların ticari defter ve belgeleri, çek ödeme bilgileri, vergi dairesi ba-bs kayıtları ile sunulan cari hesap dökümleri ayrı ayrı dikkate alınarak ve iş bu kayıtlar karşılaştırılarak davacının takip tarihi itibariyle takasa konu muaccel alacağının varlığı ve miktarının tespit edilmesi, dava tarihi itibariyle taraf kayıtlarında davacı ... dava konusu edilen çek dışında alacağının ne kadar olduğunun tespit edilmesinin istenmesine karar verilmiş olup, kök rapor sunan SMMM bilirkişi ... 10/04/2025 tarihli ek raporunda özetle; davacı tarafından sunulan davalı ... ait cari hesap ekstresi incelendiğinde davacı tarafın davalı ... 19/07/2016 tarihi itibariyle 149.969,76 TL alacaklı olduğunu, ancak her iki tarafında ticari defter ve belgeleri incelendiğini ve bilirkişi raporları ile tespit edilen alacak bakiyesinin 03/04/2017 takip tarihi itibariyle 44.801,44 TL olduğu tespit edildiğini, bu hususta davalı tarafın 03/04/2017 takip tarihi itibariyle 44.801,44 TL borçlu olduğunu, mahkememizce müzekkere ile taraflara ait BA-BS formları celp edildiği bu hususta yapılan incelemede faturaların 5.000 TL'den az olduğu bu sebeple BA-BS formlarına kaydedilmediğinin, takasa konu muaccel alacağının varlığı ve miktarının 44.801,44 TL olduğunun tespit edildiğini bildirmiştir.
Dava konu takip dosyası ve dayanak çek incelendiğinde; davalının, keşidecisi davacı, lehdarı dava dışı ... Ticaret Ltd. Şti. olan ve ciro yolu ile devraldığı, 07/10/2016 keşide tarihli, 45.000,00-TL bedelli çeke dayalı olarak davacı ve dava dışı ... Ticaret Şirketi aleyhine çek bedeli ve fer'ileri ile birlikte toplam 51.663,75-TL nin tahsili amacıyla kambiyo takibi başlattığı anlaşılmıştır.
Takas ve mahsup iki farklı hukuki kurum olup, takas, birbirine karşı bir miktar para veya aynı cins alacağa sahip kişilerden birinin karşı tarafın kabulüne ihtiyaç duymaksızın tek taraflı beyanı ile bu alacakları az olanı tutarında sona erdiren yenilik doğurucu bir hukukî işlemdir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 139. maddesinde takasın koşulları düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre; “ İki kişi, karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise her biri alacağını borcuyla takas edebilir.
Alacaklardan biri çekişmeli olsa bile takas ileri sürülebilir.
Zamanaşımına uğramış bir alacağın takası, ancak takas edilebileceği anda henüz zamanaşımına uğramamış olması koşuluyla ileri sürülebilir”.
Hükümden anlaşılacağı üzere; takasın söz konusu olabilmesi için iki tarafın karşılıklı olarak birbirinden alacaklı olması, takasa konu edimlerin aynı cinste veya özdeş olmaları, her iki borcun muaccel (ifasının istenebilir) olması, tarafların alacak ve borçlarının geçerli ve ifa edilebilir olması gerekmektedir Taraflardan birinin alacağı muaccel olduğu hâlde, karşı tarafa olan borcu için bir vadeden yararlanıyorsa, bu alacak talep edildiğinde diğer taraf henüz muaccel olmayan kendi alacağını takas olarak ileri süremez. Yenilik doğuran bir hak olan takas, davadan önce ve dava sırasında alacak sahiplerinden her biri tarafından ileri sürüleceği gibi, bu yola gitmeksizin kişiler alacaklarını ayrıca dava konusu edebilirler. Alacaklardan biri çekişmeli olsa bile takas ileri sürülebilir. Hâkim anlaşmazlığı çözerek sonucuna göre takas def’i talebini red veya kabul edecektir.
Mahsup ise bir alacağı doğuran olayla ilgili olarak alacaklının elde ettiği bazı menfaatlerin ya da borçlunun katlandığı bazı külfetlerin, bu alacaktan indirilmesini ifade eder. Mahsup yenilik doğuran bir hakkın kullanılması olmayıp sadece alacağın gerçek miktarını belirlemek üzere yapılan bir işlemdir. Burada ayrı ve müstakil iki alacak bulunmamaktadır. Mahsup savunmasını, alacak miktarının indirilmesinde yararı olan herkes ileri sürebilir ve borcu sona erdiren durum olması nedeniyle hâkim tarafından re'sen nazara alınır. (bkz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2019/(22)9-267 Esas, 2021/1463 Karar sayılı, 18/11/2021 tarihli ilamı)
Yapılan bu açıklamalar uyarınca somut olayın değerlendirilmesinde bozma öncesi mahkememiz gerekçesinde de belirtildiği üzere davacının takibe konu nedeniyle çek nedeniyle davalı tarafı borç olmadığını kabul edemeyeceği ne var ki davacının mahsup talebi uyarınca inceleme yapıldığında, davalı tarafın cevap dilekçesinde de beyan ettiği üzere takibi konu çekin ticari alışveriş karşılığında davalıya verildiği bozma öncesi alınan bilirkişi raporlarında ve bozma sonrası alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacının takip tarihi itibari ile davalı taraftan 44.801.44 TL alacaklı olduğu yönünden
davacının alacaklı olduğu bu tutar kadar menfi tespit talebinin kabulünü gerektiği, bakiye kalan kısım yönünden ise davacı tarafa yemin teklifi hususunda süre verildiği, ancak davacı vekilinin sunmuş olduğu beyan dilekçesinde davalı tarafa yemin teklif edilmeyeceğini belirtildiği görülmüştür. Açıklanan bu nedenlerle davacının terditli talebi uyarınca; Küçükçekmece .... icra müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasının 44.801,44 tl asıl alacak ve fer'ileri yönünden iptaline, takibin 198,56 tl asıl alacak üzerinden devamına, kötü niyet tazminatı talebinin şartlar oluşmadığından reddine karar verilmiş ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;
1-Davacının terditli talebi uyarınca;
-Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının 44.801,44 TL asıl alacak ve fer'ileri yönünden İPTALİNE, takibin 198,56 TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA,
2-Kötü niyet tazminatı talebinin şartlar oluşmadığından REDDİNE,
3-Alınması gereken 3.060,39 TL harçtan peşin alınan 882,29 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.178,10 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
4-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 913,69 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafça sarf edilen bilirkişi, tebligat ve posta masrafı 7.847,30-TL yargılama giderinden kabul oranı (%86,72) ret oranı (%13,28) dikkate alınarak hesaplanan 6.805,18-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
6-Davalı tarafça sarf edilen 100,00 TL yargılama giderinden ret oranı dikkate alınarak hesaplanan 13,28-TL'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davalı üzerinde BIRAKILMASINA,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı yararına A.A.Ü.T. gereğine takdir edilen 30.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı yararına A.A.Ü.T. gereğine takdir edilen 6.862,31 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
9-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 23/09/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸