T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/702 Esas
KARAR NO : 2024/1056
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/07/2023
KARAR TARİHİ : 18/10/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 20/11/2024
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarından " ihracat kayıtlı " olmak üzere tekstil/ konfeksiyon ürünleri satıldığını, satışı gerçekleştirilen ürünlerin davalı şirket tarafından ihraç edildiğini, satışı yapılan ürün bedellerinin ödenmemesi üzerine Bakırköy .... İcra Dairesi ... Esas dosyasından dosya alacağının Fiili Ödeme Günkü Türklirası Karşılığının ödenmesi talepli olarak icra takibi başlatıldığını, takip konusu alacak likit olup davalı borçlunun suiniyetle borca itiraz ettiğini, açıklanan nedenlerle Bakırköy ... İcra Dairesi'nin .... Esas dosya alacağına ( Fiili Ödeme Günkü Türklirası Karşılığının ödenmesi.) yapılmış itirazın iptali ile takibin devamını, % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini, reeskont avans faizi işletilmesini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin de ödenmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; TTK’nın 5/A maddesi uyarınca, ticari nitelikteki itirazın iptali davalarında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması zorunlu olup bu husus dava şartı niteliğinde olduğunu, dava şartının tamamlandığına ilişkin imzalı arabuluculuk son tutanağının dosyaya sunulması gerektiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde arabuluculuğa başvurulduğunu ve anlaşmanın sağlanmadığını belirtmişse de imzalı arabuluculuk son tutanağını dosyaya sunmadığını, dava şartının yerine getirildiğine ilişkin ispat yükünün davacı üzerinde olup davacı süresi içerisinde dava şartını eksikliğinin giderildiğine dair imzalı arabuluculuk son tutanağını dosyaya sunmadığından davanın dava şartı yokluğu sebebiyle reddini talep ettiklerini, icra takibine konu borcun yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, Bakırköy .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasının takip talebi, ödeme emri ve takibe dayanak olarak sunulan belgeler incelendiğinde, dayanak olarak sunulan belgeler ile ödeme emrinde belirtilen borç bilgilerinin birbiri ile uyuşmadığı, ödeme emrinde bildirilen borca ilişkin herhangi bir dayanak sunulmadığının görüleceğini, ödeme emrinde belirtildiği gibi bir borç mevcut olmadığını, ,cra takibine dayanak olarak 2 adet farklı fatura sunulmuş ve bu faturaların numaraları ... şeklinde olduğunu, ödeme emrinde 2 adet fatura olduğuna ilişkin bir bilgi verilmediği gibi "..." şeklinde fatura numarası yazılmış olup bu bilgiler de dayanak olarak sunulan faturalardan hiçbiri ile uyuşmadığını, dayanak olarak sunulan faturaların bedelleri 15.547,79GBP ve 2.309,58GBP şeklinde olduğunu, fakat yine görüleceği üzere ödeme emrinde belirtilen borç bilgisi '9.687,00-GBP' şeklinde ve bu faturaların hiçbiri ile uyuşmamakta olduğunu, açıklanan nedenlerle davacının haksız ve hukuka aykırı davasının, öncelikle dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddini, davacının alacaklı olduğunu iddia ettiği borcu ispatlayamaması nedeniyle esastan reddini, davacı aleyhine yüzde yirmiden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
-Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile 25/01/2023 tarihli faturaya dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
-Davacının yargılama aşamasında sunduğu 24/06/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile; itirazın iptali şeklinde açmış oldukları davayı ıslah ederek alacak davası olarak devam ettiklerini, davalının 9.787,16GBP(£ ) İngiliz Sterlini( Fiili Ödeme Günkü Türklirası Karşılığını) ödemesini, icra Takibinin tebliğ tarihinden itibaren faizi işletilmesini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretini ödemesine karar verilmesini talep ettiği görülmektedir.
-Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır.
-Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı takip borçlusu tarafından davalı takip alacaklısı aleyhine 9.687,00 GBP alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının "25/01/2023 Tarihli ... nolu fatura" olduğu, davalı borçlu tarafından takibe süresi içerisinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür.
-Tarafların iddia ve savunmaları ile takip dayanağı fatura ve belgeler nazara alındığında somut olayda davacı tarafın davalı ile aralarında ticari ilişki kapsamında davalı yana tekstil ürünlerinin satışının yapıldığını, fatura konusu mallar teslim edilmesine rağmen davalı tarafından fatura bedellerinin ödenmediğini iddia ettiği görülmektedir.
-Davaya konu alacağın incelenmesinde; alacağın taraflar arasındaki satış sözleşmesi ilişkisine dayandığı anlaşılmaktadır.
-Satış sözleşmesi Türk Borçlar Kanununun 207 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan hükümlere göre satım, satıcının satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır. Satış sözleşmesinin geçerli olabilmesi için icap ve kabul iradelerinin birleşmesi gerekli ve yeterlidir. Sözleşmenin yazılı yapılması geçerlilik için şart değildir. Yazılı yapılması ispat bakımından önem taşımaktadır. Buna göre, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça ve aksine bir adet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler. Karşılıklı edimlerin ifasında, satıcı malı teslim ettiğini önce kanıtlamalıdır. Bu ispatlandığında bedelin alıcı tarafından alıcı tarafından ödendiği ispatlanmalıdır. 6100 sayılı HMK’nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, anında özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Yine aynı Yasanın 200/1 maddesi gereğince eldeki davanın değer ve miktar itibariyle yazılı belgeyle ispat edilmesi gerekmektedir.
-Bu kapsamda davacı tarafın öncelikle sözleşme ilişkisini, akabinde sözleşme kapsamında faturaya konu ürünlerin davalı yana teslim edildiğini ispat külfeti bulunmaktadır.
-Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir.
-6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir.
-Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir.
-Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı ilamı).
-Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (Özçelik, Volkan; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.).
-Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.
-Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).
-Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2015 tarih 2015/3302 Esas 2015/12272 Karar sayılı ilamı).
-Mahkememiz dosyası yukarıda yer verilen hususlarda ticari defterlerin incelenmesi amacıyla SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 07/04/2024 tarihli raporda özetle; Tarafların 2022-2023 yıllarına ait Ticari defter ve belgelerinin incelemesi yapılmış olup, defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının kanuni süresinde olduğu ve taraf defterlerinin kendi lehlerinde delil niteliği taşıdığı, tarafların Türk Lirası Cari hesap hareketleri bazında genel olarak mutabık oldukları Takip tarihi itibariyle davacının hesap bakiyesinin TL olarak 232.806,88 TL davalı alacaklı, Davalının hesap bakiyesi ile takip tarihi itibariyle 232.876,58 TL davacı borçlu şeklinde kayıtlı olduğu, durumun döviz kur değerlemesi yapılmadığından kaynaklandığı, hesapların genel itibariyle hem 2022 yıl başı hem de 2023 yılı başı itibariyle mutabık oldukları (önemsiz küçük farklar hariç) tespit edildiği, taraflar arasında görülen iş bu itirazı iptali davasında taraflar arasında bulunan ticari ilişki nedeni ile düzenlenen faturalar ile yapılan ödemelerin incelenmesi sonucunda davacının davalıdan olan alacağının 9.797,16 GBP olduğu, davalının da davacıya aynı tutarda borçlu olduğu tespit edilmiştir. davacının Takipteki talebi ise 9.687,00 GBP olduğu, davacı 2023 yılında 4 adet belge ile davalıya 634.766,57 TL satış beyan etmiş, davalıdan alım beyan etmediği, davalı da aynı şekilde 2023 yılında BA formu ile davacıdan 4 adet belge ile 634.766,57 TL alım beyan etmiş, satım beyan etmemiş olduğu, dolayısı ile tarafların BA-BS bildirim formlarının mutabık olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Mahkememiz dosyası takibe dayanak olan 25/01/2023 tarihli ... nolu faturanın tarafların ticari defter ve belgelerinde kayıtlı olup olmadığı, varsa bu faturaya ilişkin diğer kayıtlarının dökümünün yapılması ve ilgili faturanın tarafların ba-bs kayıtlarında yer alıp almadığının tespiti ile bu doğrultuda ek rapor düzenlenmesi amacıyla yeniden bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 11/06/2024 tarihli ek raporda özetle; davacının davalıya düzenlediği 25.01.2023 tarihli fatura ...
numaralı, 2309,58 GBP tutarlı ve karşılığı 53.503,27 TL ödenecek toplam
tutarlı 234 ADET 10,50 GBP birim fiyatlı Erkek Örme Eşofman Altı açıklamalı e fatura olduğu, bu faturanın hem davacının hemde davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının 4 adet e-faturayı davalıya düzenlediği, ticari defterlerine kaydettiği, davalının da aynı faturaları kaydettiği, davacı tarafın 2023 yılında 4 adet belge ile
davalıya 634.766,57 TL satış (BS) beyan etmiş, davalıdan alım beyan
etmediği, davalının da aynı şekilde 2023 yılında BA formu ile davacıdan 4 adet
belge ile 634.766,57 TL alım beyan ettiği, satış beyan etmediği, ba-bs formlarında tarafların mutabık oldukları, davacının davalıya düzenlediği 25.01.2023 tarihli fatura ....
numaralı, 2.309,58 GBP tutarlı ve karşılığı 53.503,27 TL ödenecek toplam
tutarlı 234 ADET 10,50 GBP birim fiyatlı Erkek Örme Eşofman Altı açıklamalı e
fatura’nın takipte dayanak yapılan fatura olup olmadığı hususundaki takdirin
Mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Bilirkişi kök ve ek raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, tarafların bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını ibraz ettikleri görülmüştür.
-Mahkememizce alınan raporlar dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.
-Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerin usulüne uygun tutulup takibe konu alacak kalemlerinin de bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına ve fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır.
-Ancak her iki tarafın ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişisi incelemesi yaptırılmak suretiyle alınan gerekçeli raporda dava konusu faturalardan kaynaklı alacağın davacı defterlerinde kaydının bulunduğu, buna karşılık bu bedelin davalının kabul görmüş muhasebe ilkelerine göre tutulan defterlerinde usulüne uygun olarak kaydedildiği belirlenmiştir.
-Takibe ve davaya konu faturaların davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması halinde veya davalının bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğüne BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların veya hizmetin davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekmektedir. (Yargıtay 19. HD' nin 2015/12329 E., 2016/6138 K. ve 2014/11846-15110 E.K. sayılı kararları da bu yöndedir.)
-Bu doğrultuda taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin kayıtları usulüne uygun olduğundan davacı lehine delil vasfı taşıdığı, vergi dairesi kayıtları ve bilirkişi raporuyla sabit olan 9.787,16-GBP tutarındaki alacağın davacı tarafça ispatlandığı Mahkememizce kabul edilmiştir.
-Her ne kadar davacı tarafça dava konusu takipte 25/01/2023 Tarihli .... nolu faturaya dayanılarak takip başlatılmış ve akabinde itirazın iptali davası ikame edilmiş ise de davacı tarafın ıslah dilekçesi ile davayı tam ıslah yoluyla alacak davasına çevirdiği, bu haliyle takipte konu edilmeyen ve tarafların ticari defterlerinde yer alan faturalar yönünden kabule bir engel bulunmadığı görülmekle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;
-Sabit olan 9.717,16 GBP alacağın 10/04/2023 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanun uyarınca devlet bankalarınn GBP cinsinden açılmış 1 yıllık vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 27.865,63-TL karar ve ilam harcından peşin harç ve ıslah harcı olarak alınan 5.798,71-TL harcın mahsubu ile bakiye 22.066,92- TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından peşin harç ve ıslah harcı olarak yatırılan 5.798,71-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama sırasında yatırılan 269,85 TL başvurma harcı, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti, 272,00 TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere 5.541,85-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından sarf edilen yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 65.189,35- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun ... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,
Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/10/2024
Katip ... Hakim ...
E-imzalıdır E-imzalıdır