T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/703 Esas
KARAR NO : 2025/1164
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/07/2023
KARAR TARİHİ : 11/12/2025
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Davalı ile ..... Motor arasında davaya dayanak iş sözleşmesi ve ilgili eklerinin imzalanmış olduğunu, işyeri devri suretiyle iş akdinin aynen davacı müvekkili şirkete geçmiş bulunduğunu, müvekkili ile davalı arasında belirsiz süreli iş sözleşmesi imzalandığını, davalının herhangi bir haklı gerekçe ileri sürmeksizin istifa dilekçesi ile iş akdini sona erdirdiğini ve çok kısa bir süre sonra müvekkili ile benzer alanda faaliyet gösteren dava dışı firmada çalışmaya başladığını, bir diğer ifade ile rakip firmaya transfer olduğunu, davalının kanun ve taraflar arasında akdedilen sözleşmeye aykırı hareket ettiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşme hükmünün kanun hükümlerine uygun olduğunu, davalının sözleşmeye aykırı hareket ettiğinin ortada olduğunu ve sonuçlarına katlanması gerektiğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile davalının rekabet yasağına aykırı davranışı sebebiyle sözleşme hükmü uyarınca son brüt ücretinin 12 katı olan cezai koşulu bedelinin şimdilik 1.000 TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle;
Davacının müvekkili ile imzalandığı iddia olunan rekabet yasağı ve buna bağlı cezai şarta ilişkin sözleşmede yer alan maddelerin müvekkiline açıklanmaksızın imzalatıldığını, müvekkili ile akdedilen iş akdinin rekabet yasağına ilişkin hükümlerinde yer alan şartların müvekkili açısından oluşmadığını, davacının traktör üretimi ile ilgilenen ve seri üretim yapan bir firma olduğunu, müvekkilinin daha sonra işer girdiği .... şirketinin ise elektrikli otobüs tasarlayan bir firma olduğunu, tarafların iştigal ettikleri iş alanlarının birbirinden farklı olduğunu, bu nedenle rekabet yasağına ilişkin şartların uygulama alanı bulunmadığını, bu nedenlerle açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Açılan davanın TTK m.54 ve devamı maddeleri uyarınca açılan haksız rekabetin tespiti ve cezai şart istemine ilişkin olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davalının davacı şirketten ayrıldıktan sonra başka bir şirket bünyesinde çalışması nedeniyle haksız rekabet hükümlerinin ihlal edilip edilmediği, bu kapsamda davacının cezai şart talebinde bulunup bulunamayacağı, bulunabilecekse miktarı, haksız rekabet davası şartlarının oluşup oluşmadığı hususların da olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Mahkememizin 25/01/2024 tarihli celsesinde alınan tanık ... beyanında; Ben ..... firmasında mühendis olarak görev yapmaktayım, ben davacı şirketi bilmem, ben davalı tarafı bilirim, ben ..... firmasında davalı tarafla 2022-2023 yılı arasında yaklaşık 1 sene sürede davalı ... ile birlikte çalıştım, ben davalının kıdemlisi olarak çalıştım, davalı ... Elektrik Mühendisidir, ben de Elektrik Elektronik Mühendisiyim, görevimiz nedeniyle her sektörden mühendisliğimiz kapsamında işler gelmekte ve bu konuda onlara tasarım hizmeti vermekteyiz, yaklaşık 6 ay önce davalı ... bizden ayrıldı ve ... firmasına geçti, tanıklık ücreti talebim yoktur, davalı ... ..... firmasında benden yaklaşık 3-4 ay önce başlamıştır, daha önce .....'da çalıştığını biliyorum, ..... firması olarak müşteri bizden ne talep ederse biz o konuda tasarım hizmeti veririz ancak traktör üzerine ne o çalışma döneminde ne sonrasında bir tasarım hizmeti yapılmamıştır, traktör yapımı konusunda da herhangi bir bilgi veya belgeye ihtiyacımız da olmamıştır, şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizin 25/01/2024 tarihli celsesinde alınan tanık ... beyanında; Ben ..... firmasında 2020 Mart ayından beri çalışmaktayım, davalı ...'in takım yöneticisiyim, ben Elektrik Elektronik Mühendisiyim, davalı ... Elektrik Mühendisidir, mühendislik ve tasarım hizmeti sunmaktayız, bu sektörde bir çok farklı alan vardır, bildiğim kadarıyla davalı ... Ağustos 2023 tarihinde ..... firmasından ayrıldı ve daha sonrasında da ... firmasında başladığını biliyorum, davalı ...'i hatırladığım kadarıyla 2022 Mart ayında işe alan kişi benim, daha öncesinde ..... firmasında çalıştığını biliyorum, tanıklık ücreti talebim yoktur, bizim yaptığımız iş mühendislik ve tasarım işidir, davalı ... çalıştığı dönemde yurtdışı otobüs projelerinde yer aldı, davalı ...'in yurtdışı otobüs projeleri haricinde başka projelerde çalışıp çalışmadığı hatırlamıyorum, bildiğim kadarıyla ..... firması traktör üzerine çalışmaları vardır, şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizce alınan 14/11/2024 tarihli Bilirkişi Raporunda özetle;
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı bünyesinde çalışan davalının davacı ile imzaladığı iş sözleşmesi ve Rekabet Yasağı ve Sır Saklama Yükümü Sözleşmesinde düzenlenen çalışma ilişkisinin sona ermesinden sonraki döneme ilişkin rekabet yasağına dair hükmü ihlal edip etmediği noktasında toplanmaktadır.
Rekabet etmeme borcu, iş akdinin sonuçlarından olan; işçinin, işverene sadakat borcunun olumsuz yönünü ifade eder. TBK m.444’te düzenlenen rekabet yasağı asli yükümlülük doğuran bir sözleşme değildir, iş akdine bağlı olarak fer'i nitelikte bir yükümlülük doğurmaktadır. Bu yasak taraflar arasındaki hizmet ilişkisi sona erdikten sonra hükümlerini doğuran bir borçtur. İş ilişkilerinden doğan rekabet yasağının düzenlenmesinin dayanağı iş ilişkisidir. Rekabet yasağı sözleşmesi, işçinin iş sözleşmesi devam ederken işverenin müşterilerini tanıması ya da iş sırlarını öğrenmesi sebebiyle, iş ilişkisi sona erdikten sonra belirli bir faaliyet alanında, belirli bir coğrafi alanda ve belirli bir zaman diliminde işverenle rekabet teşkil edebilecek herhangi bir faaliyette bulunmaması hususunu içeren sözleşmedir.
TBK m.444/I’e göre, “fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir”.
TBK m.444/2’ye göre, “rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir”.
Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, bir iş sözleşmesinin bulunması, işçinin fiil ehliyetine sahip olması, iş sahibinin menfaatinin bulunması, yasağın sınırlı olması, sözleşmenin yazılı olması ve rekabet yasağının zaman, yer ve konu bakımından sınırlandırılması gerekir2. Tüm bu koşulların hepsinin gerçekleşmiş olması şarttır ve bu koşullar emredici nitelikte olduklarından bu koşullardan herhangi birisinin bulunmaması halinde sözleşme batıl olacaktır. Bu şartlar şu şekildedir
a.Bir İş Sözleşmesinin Bulunması. Rekabet yasağı sözleşmesinin ya da rekabet yasağı kaydının geçerli olabilmesi için öncelikle işçi ile işveren arasında bir iş sözleşmesinin olması gerekir. Bu sözleşmenin belirli veya belirsiz süreli olması önem taşımaz. BK m.444/1 hükmüne göre, rekabet yasağına dair yapılacak sözleşmelerin ya da rekabet şartının yazılı olması şarttır.
b. İşçinin Fiili Ehliyetine Sahip Olması. TBK m.444/1’de ise reşit olma şartı yerine işçinin fiil ehliyetine sahip olmasının gerektiği kabul edilmiştir.
c. İşverenin Menfaatinin Bulunması. TBK m.444/2’ye göre, rekabet yasağına dair olan şart, ancak işçinin müşterileri tanımasından veya sırlara nüfus etme imkanından yaralanarak iş sahibine bir zarar vermeye sebebiyet vermelidir. Yani, rekabet yasağına ilişkin şart, ancak işçinin müşterileri tanımasından veya iş sırlarını öğrenmesinden yararlanarak işverene hissolunacak derecede bir zarar verebilecek derecede ise geçerli olacaktır. Yani iki şartın gerçekleşmesi gerekir;
aa. İşçinin Müşterileri Tanıması Veya İş Sırlarını Öğrenmesi.
Müşteri, bir işyeri ile az veya çok süre ile ilişki kurarak, işveren tarafından üretilen mal veya hizmetleri alan kimsedir4. Rekabet yasağı sözleşmesi çerçevesinde müşteri çevresine ait bilginin tespitinde, işçinin o işletme ile ilgili olan ticari ve şahsi ilişkileri bilmesi ve bu bilgileri kendi adına ekonomik menfaat elde edebilecek şekilde kullanması hususu önemli olup 5, işçinin ilgili müşterilerle kişisel ilişki içinde olması veya müşterilerin ihtiyaçları, kendine has özellikleri, talepleri gibi hususları öğrenmesi halinde müşteri çevresine hakim olduğu kabul edilecektir. İş sırrı ise, işverenin özellikle rakip firma tarafından bilinmemesinde çıkarı bulunan şekil, usul ve vasıtaların tümünü ifade eder. İşverenin önemli bir zarar tehlikesi ile karşı karşıya kaldığı sır teknik ya da ticari iş sırrı olabilir6. Yalnız burada önemli olan iş sırrının işletmeyle ilgili olmasının gerekmesidir. Bu bağlamda, işletmeyle ilgili olan ticari, teknik ve personele ilişkin olan sırlar, örneğin, işletmenin “herkes tarafından bilinmeyen” organizasyon biçimi, kredi olanakları, personel yönetimi, stok bilgileri, müşteri listeleri, tüketici alanları fiyat bilgileri, formül, icat, metod, teknik ve yöntemler, yeni desen ve modeller, üretim teknolojisi, teknik bilgi (know-how) iş sırı kapsamında nitelendirilebilir. Çalışanların işletmede çalışırken elde ettikleri mesleki bilgi ve beceriler, tecrübeler ticari sır kapsamına girmez.
bb. İşverenin Önemli Bir Zarar Görmesi İhtimali. Yukarıda da ifade ettiğimiz üzere işçinin müşterileri tanıması veya iş sırlarını öğrenmesi yeterli değildir. Aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması halinde işverenin önemli bir zarara uğrama ihtimali de söz konusu olmalıdır. Zararın ne zaman önemli sayılacağını hakim her somut olayın özelliğine göre takdir edecektir.
c. İlliyet Bağı. Rekabet yasağına dair şartın geçerli olabilmesi için işçinin iş sözleşmesi sona erdikten sonra müşteri çevresi hakkında öğrendiği bilgiyi ya da is sırlarını kullanması ile işverenin önemli bir zarara uğraması arasında bir illiyet bağının da olması gerekir. Bu illiyet bağı varsa işçinin rekabet sözleşmesi yapması için haklı bir menfaati de vardır. İşçinin haklı menfaati, işçinin bu bilgileri kendisiyle rekabet teşkil edecek şekilde kullanarak önemli bir zarara sebebiyet vermesi ihtimalini kaldırmayı gerektirir.
d. Rekabet Yasağının Zaman, Yer ve Konu Bakımından Sınırlandırılması. TBK m.445/I hükmüne göre, rekabet yasağının geçerli olabilmesi için, işçinin iktisadi menfaatini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye sokacak şekilde olmamalı, zaman, yer ve işin türü noktasında uygun bir sınır dahilinde kararlaştırılmış olmasına bağlıdır. Sınırlamaların işin ve hatta işçinin niteliğine göre belirlenmesi gerekir;
aa. Rekabet Yasağının Zaman Bakımından Sınırlandırılması. TBK m.445/1 hükmüne göre, rekabet yasağının zaman bakımından işçinin iktisadi menfaatini hakkaniyete aykırı tehlikeye sokmayacak şekilde olmaması gerekir. TBK m.445/1’e göre bu süre özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamayacaktır.
bb. Rekabet Yasağının Yer Bakımından Sınırlandırılması. TBK. 445/1 hükmüne göre, rekabet yasağının yer bakımından başka bir deyişle coğrafi alan
bakımından işçinin iktisadi menfaatini hakkaniyete aykırı tehlikeye sokmayacak şekilde
olması gerekir. Bu çerçevede işverenin haklı bir menfaatinden söz edilemeyeceği açık
Olan işverenin iş ilişkisi dışındaki bir coğrafi alanda işçinin rekabet edemeyeceği şeklinde
bir yasak geçerli olmayacaktır. Başka bir deyişle yasak kapsamındaki coğrafi alan,
işverenin faaliyet gösterdiği yer ve müşteri çevresi ile ilgili olmalıdır 8. Yargıtay
uygulamasına göre, Türkiye sınırları içinde rekabet etmeme yönünden öngörülen
düzenlemelere geçerlilik tanınmamıştır. Yargıtay’a göre, işçinin işten ayrıldıktan sonra 2
yıl süre ile Türkiye’deki tüm bankalarda çalışması şeklinde getirilen rekabet yasağı
düzenlemesi süre yönünden hakkaniyete aykırı değilse de yer ve banka açısından
sınırsız olduğundan geçersizdir.
cc. Rekabet Yasağının Konu Bakımından Sınırlandırılması. TBK
m.445/1 hükmüne göre, rekabet yasağının konu bakımından başka bir deyişle coğrafi
alan bakımından işçinin iktisadi menfaatini hakkaniyete aykırı tehlikeye sokmayacak
şekilde olması gerekir. Bu bağlamda rekabet yasağının konusu, işverene ait faaliyet alanı
ve işçinin öğrendiği mesleki bilgi ile sınırlanmalı ve ayrıca onun çalışma ve sözleşme
özgürlüğünü aşırı bir şekilde sınırlandırmamalı, işverenin daha önce terk ettiği faaliyetler
veya işverenin iş sözleşmesi sona erdikten sonra uğraştığı işler rekabet yasağı
kapsamına sokulmamalıdır.
Öncelikle dosyada 2 adet rekabet yasağı sözleşmesi söz konusudur.
Biri davalı ile imzalanan tarihsiz iş sözleşmesinin 10 uncu maddesi diğeri ise Rekabet
Yasağı ve Sır Saklama Yükümü Sözleşmesinin 2 inci maddesidir. İş Sözleşmesinin 10/2.
Maddesi hükmüne göre,
“İşçi, işten kendi isteği ile ayrıldığı veya 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25,
maddesi’nde belirtilen ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan haller ve
benzeri hallerdeki tavırları ile sözleşmenin feshine sebebiyet vermesi
halinde; iş konusunun önemi, işverenin üretim ve iş ilişkileri açısından gizli
bilgilerini ve sırlarını öğrenmesi ve bu bilgilerin kullanılması halinde işverenin
önemli bir zarara uğraması ihtimalinin varlığından ötürü; 1 (Y/bir) yıl süre
ile, Marmara bölgesi ve Ankara, İzmir ve Adana illerinde; iş tanımına uyan
işlerde ve benzer Motor Geliştirme alanlarındaki tüm işlerde hiçbir şirket
yahut şahıs işletmesinde faaliyet gösteremez, çalışamaz, danışmanlık vb.
çalışmalar yapamaz ve bu şirketlere ortak olamaz. İşverenin rekabet ilişkisi
içerisinde olduğu şirketler ile menfaat ilişkisine giremez. İşbu hususları
bildiğini ve rekabet yasağı sözleşmesini kabul ettiğini beyan ve taahhüt
eder. Aksi halde; işverenin doğan tüm zararını tazmin etmekle yükümlüdür.
Bu maddeye aykırı davranılması halinde, işçi son brüt maaşının 12 aylık
tutarı kadar tazminat ödemeyi taahhüt eder”. Ayrıca Dosyada mübrez Rekabet ve Sır Saklama Sözleşmesinde ise 2 yıl
süre ile İç Anadolu Bölgesi yönünden rekabet yasağı öngörülmüştür.
Dosya kapsamından, davalının ilk önce ..... Motor şirketinde
10.02.2020 ila 04.04.2021 tarihleri arasında çalıştığı işten çıkışının 34 kodu ile yani işyeri
devri suretiyle yapıldığı, davalının bilahare davalı şirkette 05.04.2021 tarihinde işe girdiği
ve davalı şirketten 3 kodu ile istifa ederek ayrıldığı anlaşılmaktadır. İş Kanunu m. 6
gereğince “İşyeri veya işyerinin bir bölümü hukukî bir işleme dayalı olarak başka birine
devredildiğinde, devir tarihinde işyerinde veya bir bölümünde mevcut olan iş sözleşmeleri
bütün hak ve borçları ile birlikte devralana geçer." Davalının gerek ..... MOTOR AŞ gerekse davalı şirkette giriş
bildirgesine göre mühendis, iş sözleşmesine göre Elektrik Elektronik Sistemler Müdürlüğü
bölümünde Alt Sistemler Mühendisi olarak çalıştığı, 18.3.2022 tarihinde istifa dilekçesi
verdiği, çıkışının istifa koduyla yapıldığı, davalının 28.3.2022 tarihinde....
Mühendislik ve Tasarım AŞ’nde işe girişi bildirgesindeki açıklamaya göre mühendis
olarak çalışmaya başladığı görülmektedir.
Dosyada mübrez Ticaret sicil kayıtlarına göre davacının iştigal alanının;
“Teknoloji ve mühendislik konularında ARGE faaliyetlerinde bulunmak, yeni ürünler
geliştirmek, prototiplerin yapmak, teknik danışmanlık yapmak, yazılım geliştirmek, Milli
Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve diğer kamu kurumları ile yurtiçi ve yurtdışı
savunma sanayi şirketlerinin açtığı ihalelere katılmak suretiyle ve ihalelere uygun olarak
gerektiğinde ilgili mercilerden izin almak kaydıyla savunma sanayine yönelik her türlü
araç, gereç, ekipman, donanım, silah ve silah parçalarının üretimini, bakımını, alım ve
satımını, ithalatını, ihracatını ve ticaretini yapmak...ve ana sözleşmesinde yazılı olan
diğer işler” şeklinde iken davalının işe girdiği ......şirketinin iştigal alanının “Şirketin
amacı yürürlükteki ilgili mevzuata uygun olarak muhtelif modellerde araç prototipi
üretmek, geliştirmek, tasarlamak, ilgili mühendislik faaliyetlerinde bulunmak, teknoloji,
yazılım ve donanım geliştirme konularında çalışmak ve bu mal ve hizmetlerin pazarlama
ve alım satım, ithalat ve ihracatıyla uğraşmaktır ” olarak yani davacı ile benzer iş alanı ve
ayrıca rekabet yasağında belirtilen iş alanlarına benzer alanlar olduğu görülmektedir. Bu bilgiler çerçevesinde sözleşmenin “Rekabet Etme Yasağı” başlıklı hükmü ile rekabet yasağı ve sır saklama taahhütnamesi değerlendirildiğinde davacının davalı şirkette çalıştığı pozisyon itibariyle işyeri sırlarına vakıf olup onu
kullanma ihtimali ve zarara sebebiyet verme ihtimali de söz konusu olabileceğinden
TBK 444 anlamında bu koşulun davaya konu şartlarının gerçekleştiği kanaatine
Varılmıştır. Ancak sözleşmenin “Rekabet Etme Yasağı” başlıklı hükmü ile Sır
Saklama ve Rekabet Yasağı Taahhüdünün coğrafi kapsam açısından geniş olduğu
Ve TBK 444’e aykırılık teşkil edeceği kanaati hasıl olmuştur. Buna mukabil TBK 44 5/2
hükmü gereğince hakim aşırı gördüğü aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve
koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de
hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir. Bu çerçevede Sayın Mahkemece coğrafi yer yönünden
rekabet yasağını sınırlandırılması kanaati hasıl olduğunda bu sınırlandırmaya uygun
olarak da TBK 182/2’deki "hâkim aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir"
şeklindeki hüküm dikkate alınarak hak ve nesafet kuralınca sözleşmede kararlaştırılan
brüt ücretin 10 katı tutarında cezai şarttan tenkis yapılıp yapılmayacağı TBK m. 182
uyarınca Sayın Mahkemenin takdirindedir.
SONUÇ: Yukarıda yapılan açıklamalar muvacehesinde, Takdiri Sayın
Mahkemeye ait olmak kaydıyla; Dava konusunun, rekabet yasağı sözleşmesinden kaynaklanan
cezai şart talebinden ibaret olduğu, Sözleşmenin “Rekabet Etme Yasağı” başlıklı hükmü ile
rekabet yasağı ve sır saklama taahhütnamesi değerlendirildiğinde davacının davalı
şirkette çalıştığı pozisyon itibariyle işyeri sırlarına vakıf olup onu kullanma ihtimali ve
zarara sebebiyet verme ihtimali de söz konusu olabileceğinden TBK 444 anlamında
bu koşulun davaya konu şartlarının gerçekleştiği, ancak sözleşmenin “Rekabet Etme
Yasağı” başlıklı hükmü ile Sır Saklama ve Rekabet Yasağı Taahhüdünün coğrafi
kapsam açısından geniş olduğu ve TBK 444’e aykırılık teşkil edeceği, buna mukabil
TBK 445/2 hükmü gereğince Sayın Mahkemece coğrafi yer yönünden rekabet yasağını
sınırlandırılması kanaati hasıl olduğunda TBK 182/2’deki "hâkim aşırı gördüğü ceza
koşulunu kendiliğinden indirir" şeklindeki hüküm dikkate alınarak hak ve nesafet
kuralınca sözleşmede kararlaştırılan brüt ücretin 10 katı tutarında cezai şarttan tenkis
yapılıp yapılmayacağı hususunun TBK m. 182 uyarınca Sayın Mahkemenin takdirinde
Olduğu, şeklinde rapor düzenlemişlerd
Mahkememizce alınan 18/07/2025 tarihli Bilirkişi Ek Raporunda özetle;
Dava konusunun, rekabet yasağı sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart talebinden ibaret olduğu, Sözleşmenin “Rekabet Etme Yasağı” başlıklı hükmü ile rekabet yasağı ve sır saklama taahhütnamesi değerlendirildiğinde davacının davalı şirkette çalıştığı pozisyon itibariyle işyeri sırlarına vakıf olup onu kullanma ihtimali ve zarara sebebiyet verme ihtimali de söz konusu olabileceğinden TBK 444 anlamında bu koşulun davaya konu şartlarının gerçekleştiği, ancak sözleşmenin “Rekabet Etme Yasağı” başlıklı hükmü ile Sır Saklama ve Rekabet Yasağı Taahhüdünün coğrafi kapsam açısından geniş olduğu ve TBK 444’e aykırılık teşkil edeceği, buna mukabil TBK 445/2 hükmü gereğince Sayın Mahkemece coğrafi yer yönünden rekabet yasağını sınırlandırılması kanaati hasıl olduğunda TBK 182/2’deki "hâkim aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir" şeklindeki hüküm dikkate alınarak hak ve nesafet kuralınca sözleşmede kararlaştırılan brüt ücretin 10 katı tutarında cezai şarttan tenkis yapılıp yapılmayacağı hususunun TBK m. 182 uyarınca Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, şeklinde rapor düzenlemişlerdir.
Davacı vekili 12/11/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile davalının davacı şirketteki son brüt ücretinin 11.385,93-TL olması karşısında Sözleşmede kararlaştırılan 12 aylık ceza koşulu toplamının 136.631,16- TL karşılık gelmekte olup; kısmi dava olarak 1.000,00-TL üzerinden açmış olduğumuz davamızı 135.631,16-TL ıslah ile artırarak, davalının müvekkil şirket nezdindeki son brüt ücretinin 12 aylık tutarına isabet eden 136.631,16-TL tutarındaki cezai şart bedeline arttırdıklarına ilişkin beyanda bulunmuştur.
TÜM DOSYA KAPSAMI HEP BİRLİKTE DEĞERLENDİRİLMESİNDE ;
Açılan davanın TTK m.54 ve devamı maddeleri uyarınca açılan haksız rekabetin tespiti ve cezai şart istemine ilişkin olup dosyada alınan bilirkişi raporunda davalının ilk önce ..... Motor şirketinde
10.02.2020 ila 04.04.2021 tarihleri arasında çalıştığı işten çıkışının 34 kodu ile yani işyeri
devri suretiyle yapıldığı, davalının bilahare davalı şirkette 05.04.2021 tarihinde işe girdiği
ve davalı şirketten 3 kodu ile istifa ederek ayrıldığı anlaşılmaktadır. İş Kanunu m. 6
gereğince “İşyeri veya işyerinin bir bölümü hukukî bir işleme dayalı olarak başka birine
devredildiğinde, devir tarihinde işyerinde veya bir bölümünde mevcut olan iş sözleşmeleri
bütün hak ve borçları ile birlikte devralana geçer." Davalının gerek ..... Motor AŞ gerekse davalı şirkette giriş
bildirgesine göre mühendis, iş sözleşmesine göre Elektrik Elektronik Sistemler Müdürlüğü
bölümünde Alt Sistemler Mühendisi olarak çalıştığı, 18.3.2022 tarihinde istifa dilekçesi
verdiği, çıkışının istifa koduyla yapıldığı, davalının 28.3.2022 tarihinde ....
Mühendislik ve Tasarım AŞ’nde işe girişi bildirgesindeki açıklamaya göre mühendis
olarak çalışmaya başladığı iş yerlerinin aynı il sınırları içerisinde olduğu , davacı ile benzer iş alanı ve
ayrıca rekabet yasağında belirtilen iş alanlarına benzer alanlar olduğu“Rekabet Etme Yasağı” başlıklı hükmü ile rekabet yasağı ve sır saklama taahhütnamesi değerlendirildiğinde
TBK 444 anlamında davaya konu şartlarının gerçekleştiği sonucuna varılmıştır.
Türk Borçlar Kanunu'nun 182/son maddesi uyarınca, fahiş ceza koşulunun tenkisi gerekir. Ceza koşulunun fahiş olup olmadığı tarafların ekonomik durumu, özel olarak borçlunun ödeme kabiliyeti ile beraber borcunu yerine getirmemiş olması nedeniyle sağladığı menfaat, borçlunun kusur derecesi ve borca aykırı davranışının ağırlığı ölçü olarak alınarak tayin edilmeli ve hüküm altına alınacak ceza miktarı hak, adalet ve nesafet kurallarına uygun olarak tespit edilmelidir (Yargıtay 3. HD'nin 2022/1283 E- 2022/9035 K sayılı, 29.11.2022 tarihli emsal kararı).
Somut olayda, tarafların sözleşmede kararlaştırdıkları ceza koşulunun miktarı, sözleşmenin sona eriş şekli, davalının eylemleri, davalının çalışma süresi ve çalışması sırasında elde ettiği gelir durumu ve davalının davacı şirketteki son brüt ücretinin davalının davacı şirketteki son brüt ücretinin 11.153,87 TL olması Sözleşmede kararlaştırılan 12 aylık ceza koşulu toplamının 133.846,44 - TL olması dikkate alındığında, son bir yılda elde ettiği net yıllık gelirinin (ücret, prim ve kanunda ücret niteliğinde sayılan tüm hak ve menfaatler) brüt tutarı kadar ceza şart talebinin hakkaniyete uygun olmadığı düşünülerek TBK182/son madde hükmü uyarınca cezai şarttan indirim yapılması yoluna gidilmiş olup bu kapsam da açılanaçılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; TBK 182/son maddesi uyarınca takdiren %90 oranında tenkis sonucu belirlenen TBK'nın 182/son maddesi uyarınca takdiren %90 oranında tenkis sonucu belirlenen 13.384,64 TL cezai şart alacağının 1.000,00 TL'lik kısmının dava tarihi olan 19/07/2023 tarihinden, 12.384,64 TL'lik kısmının ise ıslah tarihi olan 12/11/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Mahkemece takdiri indirim yapıldığından davalı lehine ve davacı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği düşünülerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
Açılan davanın KISMEN KABUL-KISMEN REDDİNE,
1-) TBK'nın 182/son maddesi uyarınca takdiren %90 oranında tenkis sonucu belirlenen 13.384,64 TL cezai şart alacağının 1.000,00 TL'lik kısmının dava tarihi olan 19/07/2023 tarihinden, 12.384,64 TL'lik kısmının ise ıslah tarihi olan 12/11/2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 914,30 TL karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
-Davacı tarafından fazla yatırılan 1.671,81 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvurma harcı, 269,85 TL peşin harç ve 2.316,26 TL ıslah harcının toplamı: 2.855,96 TL harçtan, davacıya iadesine karar verilen 1.671,81 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.184,15 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 8.303,00 TL yargılama giderinin tarafların kazanıp kaybetme oranları nazara alındığında toplam: 813,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Dava konusu cezai şarttan takdiren indirim yapıldığından davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL yargılama giderinin tarafların kazanıp kaybetme oranları nazara alındığında 306,00 TL miktarın davalıdan, 2.814,00 TL miktarın da davacıdan alınarak HAZİNEYE gelir KAYDINA,
8-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 13.385,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
9-Taraflarca yatırılıp kullanılmayan gider avansı var ise karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin e-duruşma ortamında yüzlerine karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 11/12/2025
Katip ... Hakim ...
E-imzalıdır E-imzalıdır