T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/726 Esas
KARAR NO: 2023/1335
DAVA: Zayi Belgesi Verilmesi
DAVA TARİHİ: 24/06/2022
KARAR TARİHİ: 26/12/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 02/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kendisine ait .... Mah. .... Sok. No:6/1 Bahçelievler/İstanbul adresinde yer alan iş yerinde ticari faaliyetlerine devam etmekte olduğunu, 20/06/2022 tarihinde ... Mah. ... Sok. No:6/1 Bahçelievler/İstanbul adresinde yer alan işyerinde su baskını meydana gelmiş ve müvekkilinin saklamakla yükümlü olduğu ve bu adreste sakladığı ticari defterlerden 2016-2017-2018-2019 envanter, yevmiye ve kebir defterleri ve kayıtları zayi hale gelmiş olduğunu, müvekkili şirketin dava konusu zayi kararı verilmesi istenen 2016-2017-2018-2019 envanter, yevmiye ve kebir defterleri ve kayıtlarının da yer aldığı iş yerinin su ile belirli seviyeye kadar dolmuş olduğunu, bu bakımdan müvekkilinin saklamakla yükümlü olduğu ticari defter, kayıtlar ile bir kısım satışa hazır medikal malzemelerin de su baskını sonucu zayi olduğunu, oluşan su baskını nedeniyle tutulan ticari defterlerin kullanılamaz hale gelmiş ve zayi olmuş olduğunu, iş bu davanın süresi içerisinde açılmış olduğunu beyanla; fazlaya ilişkin her türlü hukuki ve cezai talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile, 2016-2017-2018-2019 envanter, yevmiye ve kebir defterleri hakkında zayi kararı verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, TTK'nun 82/7 maddesine istinaden açılmış zayi belgesi istemine ilişkindir.
6102 Sayılı Kanunun 82/7. Maddesinde bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebileceği belirtilmektedir.
Davacının söz konusu düzenlemeden yararlanabilmesi için bir taraftan defterlerin ve belgelerin korunması amacı ile gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunması, diğer taraftan da ziya uğramanın onun iradesi dışında elinde olmayan bir neden ile meydana gelmiş olması gerekmektedir. İleri sürülen mücbir sebebin de defter ve belgelerin yok olması veya elden çıkması sonucunu doğuracak nitelik ve yoğunlukta olması, başka bir deyişle davacının iradesi dışında defter ve vesikaların tamamen veya kısmen kaybı yahut yok olması gerekmektedir.
Dava, işyerinde meydana gelen su baskını nedeniyle zayi olan 2016, 2017, 2018, 2019, 2020 yılı envanter, yevmiye ve kebir defterlerinin ziyaı nedeniyle TTK'nın 82/7. maddesi gereğince açılan zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
Somut olayda; davacı tarafça işletmeye ait 2016, 2017, 2018, 2019, 2020 yılı envanter, yevmiye ve kebir defterlerinin su baskını nedeniyle zayi olduğu ileri sürülmüştür. Tacirin TTK'nun 82/7. maddesindeki düzenlemeden faydalanabilmesi için öncelikle ticari defterlerin korunması amacıyla gerekli dikkat ve ihtimamın göstermiş olması gerekmektedir. Tacirin ticari defterlerini korumada gerekli dikkat ve özeni göstermediği hallerde zayi belgesi verilmesi talep edilemez. Davacı taraf dilekçe ekinde, su baskınının lavabo borusunun patlaması neticesinde meydana geldiğini ileri sürmüş, mahkememizce ilgili kurumlara yazılan müzekkerelere ise belirtilen tarihte su baskını yaşandığına dair kayıt bulunmadığından bahisle cevap verildiği görülmüştür. Bu durumda davacı tarafın zayiinin ne şekilde gerçekleştiğine dair somut kanıt ibraz edemediği, zayii olayının mücbir sebeb neticesi gerçekleştiğinin ispat edilemediği, zayi belgesi verilmesi koşullarının mevcut olmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkememizin 19/07/2022 tarih ve ... Esas .... Karar sayılı ilamı İstinaf edilmiş olmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin 13/07/2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile; " TTK'nın 82/7. maddesinin; "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir." şeklinde düzenlendiği, mahkememizce tensip zaptı ile "5-Davacı ... için Kocasinan Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak davacının vergi uyuşmazlığının olup olmadığı hususunun sorulmasına,
6-S.G.K. Başkanlığı İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davacı ...'ın borcunun bulunup bulunmadığı hususunun sorulmasına,
7-İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı İtfaiye Dairesi Başkanlığı'na müzekkere yazılarak, ... Mah. ... Sok. No:6/1 - Bahçelievler/İstanbul adresinde 20/06/2022 tarihinde meydana gelen su baskınına ilişkin tutulan tüm tutanakların ve varsa fotoğrafların onaylı bir suretinin mahkememize gönderilmesinin istenilmesine,
8-Davacı tarafa dava dilekçesinde dayandığı tüm delilleri sunmak ve dava dilekçesinin sonuç kısmını açıklamak(noter bilgileri, matbaa bilgileri, tarih, sayı ve numara bildirmek suretiyle) üzere 2 haftalık süre verilmesine, bildirildiğinde ilgili yerlere müzekkere yazılmasına," karar verildiği, tensip zaptının davacı vekiline 04/07/2022 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin 07/07/2022 tarihli delil dilekçesi sunduğu, hem dava hem de delil dilekçesinde, mahkemece dinlenilmesine karar verilmesi halinde isim ve adresleri daha sonra bildirilmek üzere tanık deliline dayandığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yazılan yazıya 01/07/2022, Vergi Dairesi'ne yazılan yazıya 06/07/2022 tarihinde cevap verildiği, mahkememizce dosyanın 19/07/2022 tarihinde re'sen ele alındığı ve davacının su baskınının lavabo borusunun patlaması neticesinde meydana geldiğini ileri sürdüğü, ilgili kurumlara yazılan müzekkerelere ise belirtilen tarihte su baskını yaşandığına dair kayıt bulunmadığından bahisle cevap verildiği, bu durumda davacı tarafın zayiinin ne şekilde gerçekleştiğine dair somut kanıt ibraz edemediği, zayii olayının mücbir sebeb neticesi gerçekleştiğinin ispat edilemediği, zayi belgesi verilmesi koşullarının mevcut olmadığı, gerekçesi ile dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda davanın reddine karar verildiğinin anlaşıldığı, SGK'ya yazılan yazıya ise karar tarihinden sonra 01/08/2022 tarihinde cevap verildiğinin görüldüğü, gelen yazı cevaplarından davacının SGK prim ve Vergi borcu bulunmadığının anlaşıldığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yazılan yazıya ise, su baskını ile ilgili herhangi bir başvuru bulunmadığı yönünde cevap verildiğinin görüldüğü, davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde; 20/06/2022 tarihli su baskınına ilişkin iş yeri sahibi ... ve şahit Nuray Şahin'in imzasının bulunduğu, dökümü yapılan hasta bezlerinin ve 2016,2017,2018,2019 yılları ticari defterlerinin lavabo patlaması neticesinde zayi olup kullanılamaz hale geldiğine dair kayıt içerir tutanak sunulduğunun anlaşıldığı, gerek TTK'nun 82/7 fıkrası, gerekse 6100 Sayılı HMK'nun 385/2 fıkrası uyarınca; çekişmesiz yargı işi mahiyetindeki zayi belgesi talepli iş bu davada delillerin toplanması bakımından re'sen araştırma ilkesinin geçerli olduğu(bkz. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 12/05/2016 T. - 2015/16774 Esas - 2016/5820 Karar sayılı ilamı), somut olayda mahkememizce dosyaya kazandırılması için ara karar oluşturulan delillerin celbi amacıyla yazılan tüm yazılara cevap verilmesi beklenmeksizin, davacının tanık deliline dayanmış olmasına karşın, tanık dinlenip dinlenmeyeceği hususunda olumlu olumsuz bir karar verilmeksizin, re'sen araştırma ilkesi gereğince dava dilekçesi ekinde sunulan tutanakta imzası yer alan tanıkların, iddia olunan su baskınına ilişkin bilgi ve görgülerine başvurulmaksızın, davacının su baskını ile ilgili İstanbul İtfaiyesi'ne başvurduğuna dair yazılı bir beyanı olmamasına rağmen, yalnızca İBB'den gelen yazı cevabına dayalı olarak, su baskını veya başka bir mücbir sebebin gerçekleştiği iddiasının ispat olunamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinin, Anayasa'nın 36 maddesinde ifadesini bulan adil yargılanma hakkının ve bu ilkenin içkin olduğu HMK'nun 26 maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkının ihlali mahiyetinde olup, eksik incelemeye yönelik davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde bulunduğu, yukarıda izah edilen gerekçelerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkememiz kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, kaldırma kararı doğrultusunda tahkikatın tamamlanması için dosyanın mahkemmeize İADESİNE" karar verilmiştir.
Mahkememizin 28/11/2023 tarihli celsesinde davacı tanığı ...'ın hazır bulunduğu tanığın; "ben su basması olayına birebir şahit olmadım, olayın nasıl meydana geldiğine ilişkin herhangi bir görgüm ve bilgim bulunmamaktadır, olay günü çalışanlar iş yerine geldiklerinde boru patlaması nedeniyle su baskını meydana geldiği ve bir kısım defterlerin ve bir kısım emtiaların zayi olduğunu görmüşlerdir, benim olaya ilişkin görgüm çalışanların iş yerinde biriken suları tahliye etmesinden sonrasına ilişkindir, ben iş yerine geldiğimde temizlik devam ediyordu, dosyalar ayrı bir yere çekilmişti, zayi nedeniyle kullanılamaz haldeydi, ayrıca tanıklık ücreti talebim yoktur, defterler okunamaz haldeydi" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşıldı.
Davacı vekilince bildirilen tanık ...'ın adresi itibariyle Ereğli Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazıldığı ve tanığın Ereğli .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/56 Talimat sayılı dosyasından ifadesi alındığında; "Ben davacının İstanbul Bahçelievler'deki medikal üzerine kurulu işyerinde hasta bezi ürünü satmak üzere pazarlamacı olarak 2009-2022 yılları arasında çalıştım. 2022 yılında yağmurdan dolayı iş yerini su bastı. O dönemde işyerinde kullanılamaz hale gelen eşyalar, evraklar atıldı. Benim bildiğim iş yerinde mevcut olan ve kullanılamaz hale gelen tüm evraklar, belgeler zayi olmuştu. Gözümle görmedim. Ancak az yukarda dediğim gibi tüm evrak ve belgeler yağmurdan dolayı işe yaramaz hale geldiği için davacının ticari faaliyetine ilişkin tüm ticari defter, belge, envanterlerinin de bu baskından dolayı zayi olduğunu biliyorum" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşıldı.
SGK İl Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabının incelenmesinde davacıya ait borç bulunmadığının Mahkememize bildirildiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin 13/07/2023 tarih ve .... Esas ... Karar sayılı ilamının bir arada değerlendirilmesinde davacının bildirilmiş olduğu tanık ifadelerinin incelenmesinde ...'ın su basması olayına birebir şahit olmadığı, olayın nasıl meydana geldiğine ilişkin herhangi bir görgü ve bilgisi bulunmadığı şeklinde beyanda bulunduğu, tanık ...'ın ise davacının iddiasının aksine olayın yağmurdan dolayı su basması şeklinde meydana geldiğine ilişkin beyanı dikkate alındığında dava dilekçesinde belirtilen su basması olayının davacı tarafından her türlü şüpheden uzak deliller ile kanıtlanamadığı, ilgili kurumlara yazılan müzekkere cevaplarında da su basması olayına ilişkin herhangi bir kaydın yer almadığı, buna göre Mahkememiz önceki tarihli kararında da belirtildiği üzere tacirin TTK'nun 82/7. maddesindeki düzenlemeden faydalanabilmesi için öncelikle ticari defterlerin korunması amacıyla gerekli dikkat ve ihtimamın göstermiş olması gerektiği, gerekli dikkat ve özeninin göstermediği hallerde zayi belgesi verilmesi talep edilemeyeceği, davacı tarafın zayiinin ne şekilde gerçekleştiğine dair somut kanıt ibraz edemediği, zayii olayının mücbir sebep neticesi gerçekleştiğinin ispat edilemediği, zayi belgesi verilmesi koşullarının mevcut olmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
AÇILAN DAVANIN REDDİNE;
1-Alınması gereken 269,85 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 189,15 TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
2-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
3-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/12/2023
Katip ...
¸
Hakim ...
¸