T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/739 Esas
KARAR NO : 2024/728
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 28/07/2023
KARAR TARİHİ : 05/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 29/07/2024
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketi tarafından ..... no'lu Trafik Sigortası Poliçesi ile sigorta edilen ve davalının maliki olduğu ..... plakalı aracın, 12.03.2022 tarihinde 8/8 kusurlu olarak ALKOLLÜ sürücüsü sevk ve idaresinde iken ...... ve ..... plakalı araçlara çarpmış ve hasarlanmalarına sebebiyet verdiğini, Sözkonusu kaza sebebiyle; müvekkili şirketinin- ..... plakalı araç sigorta şirketi ..... Sigorta A.Ş.'ye 29,07.2022 tarihinde 14,699,08.-TL Hasar tazminatı ve malikine ise 31.08.2022 tarihinde 3.246,00.-TL, Değer Kaybı Tazminatı,- ..... plakalı araç sigorta şirketi ..... Sigorta A.Ş.'ye 30.05.2022 tarihinde, 43.402,48.-TL Hasar tazminatı ve malikine ise; 12.05.2022 tarihinde 6.435,00.-TL, Değer Kaybı tazminatı ve de ...... plakalı araç maliki tarafından müvekkili şirketine Sigorta Tahkim Komisyonu ..... E. sayılı dosyası ile açmış olduğu Değer Kaybı Tazminatı davası nedeniyle verilen kararın İstanbul ..... İcra Müdürlüğü ...... E. sayılı dosyasına 07.03.2023 tarihinde 29.894,87.-TL Değer Kaybı Tazminatı olmak üzere; dava konusu kaza ile ilgili toplam 97.677,43.-TL tazminat ödemesi yapıldığını, Müvekkili şirketinin, Trafik Sigortasi Poliçesi Genel Şartları B.4/c bendi hükmüne göre; yaptığı ödeme nedeniyle kendi sigortalısına rücu hakkı bulunduğundan Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... E. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığını, davalının yapılan icra takibine itiraz etmesi ile takibin durduğunu beyan ederek itirazın iptali ile takibin devamına, davalının kötüniyetli itirazları sebebiyle aleyhlerine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; huzurda bulunan davaya konu müvekkiline ait olan aracın uzun süreli olarak İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü'ne kiralandığını, müvekkili şirketinin malik sıfatını yitirdiğini, bu nedenle işbu davadan ve davacının taleplerinden sorumlu tutulamayacağının her türlü izahtan vareste olduğunu, müvekkilinin işleten sıfatını kaybetmiş olduğundan işbu dava kapsamında hukuki herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, bu nedenle davacı tarafından Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... E. Sayılı dosyası açıkça kötü niyetli ve sebepsiz zenginleşme saiki ile ikame olunduğunu, davacının arz ettiği Kusur oranları ve diğer tazminat hesaplamalarının da fahiş olduğunui, sorumluluklarının olmadığına ilişkin beyanları tekrarla, kusur oranları ve tazminat hesaplamaları yönünden de tekrar değerlendirilme yapılması gerektiğini beyan ederek Huzurda bulunan davanın müvekkili şirketi yönünden husumet yokluğundan reddine, Davanın İstanbul İl Sağlık Müdürlüğüne ihbar edilmesine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine,
KANITLAR VE GEREKÇE:
Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı takip dosyası ile davacının ZMMS kapsamında sigortacısı, davalının maliki ve sigortalısı olduğu ..... plakalı aracın 12/03/2022 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında davalıya ait araç sürücüsünün alkollü ve kusurlu olduğu iddiası ile dava dışı üçüncü kişilere ödenen bedelin sigortalı sıfatıyla davalıdan rücuen tahsili istemine dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
-Mahkememizce hasar dosyası, sigorta tahkim dosyası, servis kayıtları, icra dosyası ve kazaya ilişkin tutanaklar celp edilerek dosya arasına alınmış, taraf delilleri toplanmıştır.
-Bakırköy ...... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 97.677,43 TL asıl alacak ve 9.545,53 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 107.222,96-TL alacak üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığı, takip dayanağının "müvekkil şirkete Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalı ve borçlunun maliki olduğu ..... plakalı aracın 12.03.2022 tarihinde ALKOLLÜ sürücü ..... sevk ve idaresinde iken ..... ve ..... plakalı araçlara çarpması sonucu; çarptığı araçlar için ödenen hasar ve değer kaybı tazmİnatının T.S.G.Ş. B.4/c gereğince rücuen tahsili talebi" olduğu, davalı borçlu tarafından süresinde itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir.
-2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir.
-İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı).
-Dava konusu uyuşmazlıkta çözümlenmesi gereken hukuki sorun, davalı araç malikinin dava konusu trafik kazası nedeniyle dava dışı 3. Kişilere poliçe ve sigorta tahkim komisyonu kararı uyarınca ödenen tazminattan Genel Şartların B.4 maddesi uyarınca sorumlu olup olamayacağı noktasında toplanmaktadır.
-Sigortacının rücu hakkı, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95-(2) maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddede; "Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
-Sigorta ettirene ödeme yapan sigorta şirketi halefi olarak zarar görenlerden ödediği tazminatı rücuen tahsilini talep edebilir. Rücu edilebilecek tazminat tutarı sigortalıya ödenen miktar olmayıp ancak zarar görenin gerçek zararı kadardır. Yine rücu edilebilecek tazminat miktarı tayin edilirken zarara sebep olanın kusuru da nazara alınmalıdır.
-Hangi hâllerin sigortalıya rücu hakkı vereceği Genel Şartlar’ın “Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve İşletene Rücu Hakkı” başlıklı B.4. maddesinde düzenlenmiş ve bu madde ile de sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin Kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hâllerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği bir kez daha vurgulanmıştır. Bu maddede sayılan durumlardan herhangi biri mevcut değilse, sigorta şirketi rizikonun gerçekleşmesi sonucu meydana gelen zarara kendi katlanmak durumundadır.
-2918 sayılı KTK'nın 48. maddesinde, alkollü içki alması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu ifade edilmiştir.
-Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin "Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı" başlıklı 97/1. maddesinde, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu açıklandıktan sonra, bu konu ile ilgili olan "b-2" bendinde, alkollü içki almış olarak araç kullandığı tesbit edilen diğer araç sürücülerinden kandaki alkol miktarı 0.50 promil üstünde olanların araç kullanamayacakları belirtilmiştir.
-Öte yandan, davaya konu kazanın meydana geldiği tarih itibariyle yürürlükte olan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.4.d. maddesinde, tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak verildiği kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olay yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa, sigortacının sigorta ettirene rücu hakkı olduğu açıklanmıştır.
-Bununla birlikte, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.4.d. maddesinin dayanağını teşkil eden KTK'nın 48. maddesinin yasaklamayı düzenleyen ilk fıkrasında, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli araç sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmeleri yasaklanmış olup, aynı maddenin 2. fıkrasındaki yönetmelik düzenlenmesine olanak tanıyan hükümde, yasaklama yetkisi yönetmeliğe bırakılmış olmadığından, Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 97. maddesinde, yukarıda anılan yasa hükmü tekrarlandıktan ve müteakip, uyuşturucu veya keyif verici maddeler ile alkollü içkilerin oranlarının ne şekilde saptanacağı belirlendikten sonra, yasada yer alan hükmü dikkate almadan salt 0.50 promilin üstünde alınan alkol miktarına göre araç kullanma yasağı getirilmesinin yasal dayanağı bulunmadığından geçersizdir. Geçersiz yönetmelik hükümlerinin yasaya aykırı bir şekilde genel şart olarak kabulü de mümkün değildir.
-O halde, hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığını ispat yükü, TTK'nın 1409. maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir.
-Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin belirlenmesi durumunda, oluşan hasarın poliçe teminatı dışında kalacağından davanın kabulüne, aksi halde reddine karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir (YHGK 23.10.2002 gün ve 2002/11-768-840; YHGK 7.4.2004 gün ve 2004/11-257-212; YHGK 2.3.2005 gün ve 2005/11-81-18; YHGK 14.12.2005 gün ve 2005/11-624-713; YHGK 10.12.2014 gün ve 2013/17-1199 E. 2014/1018 K. sayılı ilamları).
-Mahkememiz dosyası dava konusu kazadaki kusur durumunun belirlenmesi, dava dışı araç sürücüsünün alkollü olmasının dava konusu kazaya münhasıran sebebiyet verip vermediğinin belirlenmesi ve dava konusu kaza nedeniyle davacı tarafça, dava dışı üçüncü kişilere ödenen bedellerin dava konusu kazanın oluş şekline, meydana gelen hasara ve dönem piyasa rayiçlerine uygun olup olmadığının belirlenmesi ve varsa fazladan yapılan ödeme miktarının hesaplanması amacıyla bir makine mühendisi, bir sigortacı, bir adli trafik alanında uzman bilirkişi ve bir nörolog bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 29/01/2024 tarihli raporda özetle; ..... plakalı aşırı alkollü kamyonet sürücüsü ......’ın maddi hasar ile neticelenen dava konusu trafik kazasında %100 (yüzde yüz) oranında asli derecede kusurlu park halinde bulunan ...... plakalı minibüs maliki ve ..... plakalı otomobil malikinin maddi hasar ile neticelenen dava konusu trafik kazasında kusursuz olduğu, dava konusu trafik kazasında Mahkemenizin ara kararı doğrultusunda kusur oranı tespiti yapılmış ise de, 6754 sayılı bilirkişi kanunu 6. Maddesi kapsamında Bakanlık tarafından 07.09.2020 tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27. Maddesi gereği (asli kusurlu, tali kusurlu, kusur oranı, müterafık kusur ve hatır taşıması durumu) tespitinin hakim yetkisinde olduğu, ..... plakalı araç sürücüsü ......’ın kendi asli kusuru ile gerçekleştirdiği trafik kazasının münhasıran sürücünün alkollü olması nedeniyle meydana geldiği; ..... plaka sayılı araçta 14.699,08 TL hasar miktarı, 3.246,00 TL değer kaybı zararı, ..... plaka sayılı araçta 43.378,87 TL hasar miktarı, 20.583,00 TL değer kaybı zararı mevcut olup dava konusu kaza nedeniyle davacı tarafça, dava dışı üçüncü kişilere ödenen bedellerin dava konusu kazanın oluş şekline, meydana gelen hasara ve dönem piyasa rayiçlerine uygun olduğu, davacı ..... Sigorta Şirketi tarafından sigortacı sıfatı ile ..... plaka sayılı aracın maliki, davalı ..... Otomotiv San. ve Tic. A.Ş.’nin hukuki sorumlulukların teminat altına alınması maksadıyla 31.12.2021 başlangıç 31.12.2022 bitiş tarihlerini kapsayacak şekilde ...... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinin tanzim edildiği; gerçekleşen zararın, davacı ..... Sigorta Şirketi tarafından sigortacı sıfatı ile .....plaka sayılı aracın maliki, davalı ..... Otomotiv San. ve Tic. A.Ş.’nin hukuki sorumluluklarının teminat altına alınması maksadıyla 31.12.2021 başlangıç 31.12.2022 bitiş tarihlerini kapsayacak şekilde tanzim edilen, ..... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi hükümleri gereğince, poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla teminat kapsamında olduğu; dava konusu kaza tarihinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin Maddi Tazminat Teminat limitinin kaza başına 100.000,00-TL, olduğu, davacı ..... Sigorta Şirketi‘nin, poliçe teminat limiti tutarına kadar gerçekleşen toplam tazminat tutarından sorumlu olduğu; artan bakiyenin poliçe teminatı kapsamında değerlendirilemeyeceği; gerçekleşen kaza sebebi ile dava dışı ..... Yönetim Hizmetleri A.Ş.’nin mülkiyetinde bulunan ..... plaka sayılı ve dava dışı ..... Otomotiv Turizm Taş. İnş. Müh. Tic. ve San. Ltd. Şti.’nin mülkiyetinde bulunan ..... plaka sayılı araçlarda meydana gelen maddi ve değer kaybı zarar toplamının davacı ..... Sigorta Şirketi tarafından sigortacı sıfatı ile düzenlenen ..... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi hükümleri gereği, Maddi Tazminat Teminat limitinin kaza başına 100.000,00-TL tutarındaki poliçe teminat limitini aşmadığı; 12.03.2022 tarihinde meydana gelen kaza sonucunda oluşan zararın, poliçenin başlangıç ve bitiş tarihleri arasındaki vadesi içerisinde gerçekleştiği; davalı ..... Otomotiv San. ve Tic. A.Ş.’nin maliki olduğu ...... plaka sayılı araç sürücüsü dava dışı ......’ın %100 oranındaki kusuru nispetinde, .... ve ..... plaka sayılı araçlarda gerçekleşen 81.906,95-TL tutarındaki zararın Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı sıfatı ile davacı ..... Sigorta Şirketi tarafından zarar gören ..... plaka sayılı aracın maliki dava dışı ..... Yönetim Hizmetleri A.Ş.’ne ve .... plaka sayılı aracın maliki dava dışı ..... Otomotiv Turizm Taş. İnş. Müh. Tic. ve San. Ltd. Şti.’ne ödenmesine engel teşkil edecek bir hususun bulunmadığı; ..... plaka sayılı aracın sürücüsü dava dışı ..... ’ın kaza anında en az 1,68(birvirgülaltmışsekiz) promil ALKOLLÜ olduğu, mevzuat hükümlerine göre belirlenen seviyenin üzerinde alkollü olarak araç kullandığı, alkolün etkisiyle güvenli araç sürüş yeteneğini kaybettiği, kazanın meydana gelmesinde heyetimizde bulunan trafik kazaları analiz uzmanı bilirkişi tarafından kusur yönünden yapılan değerlendirmeye göre %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, kazanın gerçekleşmesinde alkol dışında faktörlerin rol oynamadığı(yol, iklim, araç, karşı araç, yaya vb.), sürücü dava dışı .....’ın güvenli sürüş yeteneğini kaybetmesi nedeniyle kazaya neden olduğu, heyetimizde bulunan tıp doktoru nöroloji uzmanı bilirkişi tarafından gerçekleşen kazanın münhasıran alkolün etkisine bağlı olarak meydana geldiğinin değerlendirildiği; ....
plaka sayılı aracın sürücüsü dava dışı .....’ın ilgili mevzuat hükümlerine göre belirlenen seviyenin üzerinde ALKOLLÜ olduğu, gerçekleşen kazanın münhasıran alkolün etkisine bağlı olarak gerçekleştiği, alkollü araç kullanımı sebebiyle oluşan zararların Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Tebliğinin B4/c maddesi gereğince sigortalıya karşı rücu etme hakkını doğurduğu, bu sebeple davacı ..... Sigorta Şirketi‘nin 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 95/1 kapsamında ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Tebliğinin B4/c maddelerine dayanarak, mezkûr olayda zarar gören dava dışı ..... Yönetim Hizmetleri A.Ş.’nin mülkiyetinde bulunan ..... plaka sayılı ve dava dışı ..... Otomotiv Turizm Taş. İnş. Müh. Tic. ve San. Ltd. Şti.’nin mülkiyetinde bulunan ..... plaka sayılı araçlarda gerçekleşen 81.906,95–TL tutarındaki hasar bedelini ..... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı bulunan ...... plaka sayılı aracın maliki sigortalısı davalı ..... Otomotiv San. ve Tic. A.Ş.’na karşı, ödediği tazminat tutarı ile sınırlı olmak kaydı ile halefiyet hakkına dayanarak rücuen tazminat talep şartlarının gerçekleşeceği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
-Alınan bilirkişi raporu mahkememizce dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.
-Alınan raporlar ve dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile sabit olduğu üzere davalı şirkete ait araç sürücüsünün kaza anında alkollü olduğu görülmektedir. Yine alınan raporda da yer verildiği üzere kazanın ..... plaka sayılı aracın sürücüsü .....'in kaza anında en az 1,68 promil alkollü olması, aldığı alkol nedeniyle güvenli sürüş yeteneği kaybetmesi nedeniyle münhasıran alkol etkisi altında gerçekleştiği ve yine bu sürücünün kazanın gerçekleşmesinde tam kusurlu olduğu görülmektedir.
-Bu haliyle ..... plakalı araç sürücüsünün münhasıran alkol etkisinde kazaya sebebiyet verdiği sabit olduğundan davacı tarafın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın B.4.d. Rücu talebinin yerinde olduğu, aşağıda yer verilen miktarların rücuen tazminata konu edilebileceği Mahkememizce kabul edilmiştir.
-Dosyada mevcut bilgi ve belgeler ile davacı tarafın talepleri nazara alındığında davacı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi kapsamında
..... plakalı araç sigorta şirketi ..... Sigorta A.Ş.'ye 29,07.2022 tarihinde-14,699,08.-TL Hasar tazminatı ve malikine ise 31.08.2022 tarihinde 3.246,00.-TL
...... plakalı araç sigorta şirketi ...... Sigorta A.Ş.'ye 30.05.2022 tarihinde 43.402,48.-TL Hasar tazminatı ve malikine ise; 12.05.2022 tarihinde 6.435,00.-TL Değer Kaybı tazminatı
..... plakalı araç maliki Sigorta Tahkim Komisyonu ..... E. sayılı dosyası ile açmış olduğu Değer KaybıTazminatı davası nedeniyle verilen kararın İstanbul ..... İcra Müdürlüğü ..... E.sayılı dosyasına 07.03.2023 tarihinde 29.894,87.-TL Değer Kaybı Tazminatı olmak üzere dava konusu kaza nedeniyle 97.677,43.-TL tazminat ödemesinin yapıldığının bildirildiği görülmüştür.
-Yukarıda yer verilen açıklamalarda belirtildiği üzere davacı sigorta şirketinin yapmış olduğu ödemeler kapsamında rücuen talep edebileceği miktar zarar görenin gerçek zararı ile sınırlıdır.
-Bu kapsamda Mahkememizce alınan bilirkişi raporlarında da yer verildiği üzere kazanın oluş şekli, meydana gelen hasarlar ve dönem piyasa rayiçleri nazara alınarak davacı tarafın talep edebileceği gerçek zarar miktarının;
..... plakalı araca ilişkin hasar bedeli yönünden talep edebileceği gerçek zarar miktarının 14.699,08 TL olduğu,
...... plakalı araca ilişkin değer kaybı bedeli yönünden talep edebileceği gerçek zarar miktarının 3.246,00 TL olduğu,
....... plakalı araca iişkin hasar bedeli yönünden talep edebileceği gerçek zarar miktarının 43.378,87 TL olduğu,
....... plakalı araca ilişkin değer kaybı bedeli yönünden talep edebileceği gerçek zarar miktarının 20.583,00 TL olduğu görülmektedir.
-Bu doğrultuda Mahkememizce yukarıda ayrıntılarına yer verilen gerçek zarar miktarlarının toplamı olan 81.906,95 TL asıl alacak ve iş bu miktarların dava dışı 3. Kişilere ödeme tarihlerinden takip tarihine kadar işlemiş faiz miktarı olan 7.810,41 TL bedel üzerinden takibin devamına karar vermek gerekmiştir.
-Ancak her ne kadar davacı sigorta şirketi tarafından rücuen tazminat istemini içerek takip Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından belirlenen bedel, yargılama giderleri ve vekalet ücreti talepli olarak başlatılmış ve bu bedeller üzerinden rücuen tazminat isteminde bulunulmuş ise de dava dışı 3. kişinin Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurmasından sonra kendisine ödeme yapan davacı sigorta şirketi aleyhine Sigorta Tahkim Komisyonunca hükmolunan vekalet ücretinden ve yargılama giderlerinden davalı sorumlu tutulamayacaktır. (Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 2022/567 Esas 2022/594 Karar sayılı ilamı)
-Yine yapılan hesaplamalarda Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından verilen karar, itiraz sonucu verilen karar ile tavzih/tashih kararları nazara alınarak hesaplama yapılmış, yapılan ödemelerin hesabında gerçek zarar miktarı dikkate alınmış, bu doğrultuda 81.906,95 TL asıl alacak ile işlemiş faiz talebi yönünden takibin devamına karar vermek gerekmiştir.
-Her ne kadar davalı tarafça cevap dilekçesi ile yargılama aşamasında sunulan beyanlarda uzun süreli kiralama sözleşmesinden bahisle işleten sıfatının bulunmadığı iddia edilerek davanın reddi talep edilmiş ise de dosyaya celp edilen İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü kayıtlarına göre ...... plakalı aracın hizmet alım sözleşmesi kapsamında kaydının bulunmadığının bildirildiği görülmüştür. Bu kapsamda davalı tarafça bu hususta ispata elverişli başkaca bir bilgi ya da belgenin ibraz edilmediği görülmekle davalı tarafın bu yöndeki iddialarına Mahkememizce itibar edilmemiştir.
-Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
-Buna göre davalı borçlu tarafından hasar dosyası, sigorta tahkim komisyonu kararı ve ödeme belgesi ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
-Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... esas sayılı takip dosyasında davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 81.906,95 TL asıl alacak, 7.810,41 TL işlemiz faiz olmak üzere toplam 89.717,35 TL alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz üzerinden devamına,
-Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen miktarın %20'si üzerinden hesap edilen 17.943,47 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 6.128,59-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.295,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.833,59- TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.295,00-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama sırasında yatırılan 269,85 TL başvurma harcı, 16.000,00 TL bilirkişi ücreti, 97,75-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere 16.367,60-TL yargılama giderinden davanın kabul red oranına (%83,67) göre hesap edilen 13.695,37-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafça sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddine karar verilen miktar üzerinden hesap edilen 17.505,61-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca İstanbul Arabuluculuk Bürosu'nun ..... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen 3.120,00 TL'nin davanın kabul red oranına (%83,67) göre hesap edilen 2.610,62-TL'sinin davalıdan, 509,38-TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,
Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.05/07/2024
Katip .....
e-imzalıdır
Hakim .....
e-imzalıdır